İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/1100 E. 2024/397 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/1100
Karar No
2024/397
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/1100 KARAR NO : 2024/397

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/12/2024 KARAR TARİHİ : 31/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/01/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacı tarafın sunduğu dava dilekçesinde özetle; davalı ...’nin müvekkili şirket ile aralarındaki Özel Güvenlik Hizmet Sözleşmesi kapsamında faturanın tanzim edildiğini, söz konusu faturalardan kalan bakiye bedelinin tahsil edilememesi üzerine borçlu hakkından Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlu tarafından borca ve ferilerine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, icra takibinin durduğunu, davalının bu zamana kadar fatura içeriğine hiçbir itirazda bulunmadığını, bilirkişi tarafından müvekkili şirket ile davalı şirketin ticari defterlerinin bilirkişi aracılığı ile incelenmesini talep ettiğini, tarafların ticari defterleri üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesinde müvekkil şirketin davalı şirketten alacaklı olduğu ortaya çıkacağını, uyuşmazlığın çözümü adına usul ve yasaya uygun olarak arabuluculuk süreci başlatılmışsa bu süreçten de olumlu sonuç alınamadığın, açıklanan nedenlerle, diğer dava, talep ve faiz haklarımız saklı kalmak kaydıyla, borçlunun Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin devamına, davalının alacağın %20’ sinden az olmamak şartıyla İİK 67/2. Maddesi Gereğince icra inkar tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama gideriyle vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5. maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grupta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. "...Somut olayda; davacı günvenlik şirketi ile davalı ... arasında Güvenlik Hizmet Alım Sözleşmesinin imzalandığı, ancak davalı ... yönetiminin ödemesi gereken hizmet bedelini ödemediği, taraflar arasında anşalma protokolü düzenlendiği ve bu protokol kapsamında alacağın tahsili için icra takibi yapıldığı anlaşılmıştır. Davalı ... 6502 sayılı Kanun kapsamında tüketici olduğu, uyuşmazlığın temelinde hizmet sözleşmesi bulunduğu ve taraflar arasındaki sözleşmenin 6502 sayılı Kanun kapsamında tüketici işlemi olduğu anlaşıldığından, uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmedir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nun 21 ve 22. maddeleri gereğince Bakırköy Nöbetçi Tüketici Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesi ile, davacının açtığı davada dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3/1-k maddesi kapsamında tüketici vasfının bulunduğu.." İstanbul BAM .... Hukuk Dairesi, ... Esas, .... Karar. Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile davalı arasında Özel Güvenlik Hizmet Sözleşmesi kapsamında faturanın tanzim edildiğini, faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibine davalının itirazı üzerine huzurda görülen itirazın iptali davası açılmıştır. Davalı ... olup tacir sıfatını haiz değildir. Neticeten davanın,TTK'nun 4.maddesinde sayılan diğer anlatımla bu maddede 6098 sayılı TBK'na atıf yapan sözleşmelere ilişkin olmadığından mutlak ticari davalardan olmadığı ve tarafların tacir sıfatının bulunmadığı,diğer anlatımla her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hukuk davası(nispi ticari dava) niteliğinde değildir. Yargıtay .... Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı da dikkate alındığında davalı ... 6502 sayılı Kanun kapsamında tüketici olduğu, uyuşmazlığın temelinde hizmet sözleşmesi bulunduğu ve taraflar arasındaki sözleşmenin 6502 sayılı Kanun kapsamında tüketici işlemi olduğu anlaşıldığından, uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmekte olduğundan mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın dava şartı olan 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-c maddesinde düzenlenen görev yönünden usulden reddi ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde, dosyanın ve eklerinin yetkili ve görevli mahkeme olan BAKIRKÖY NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine, 4-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 2. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, dava dosyasının re'sen ele alınarak, açılmamış sayılmasına karar verilmesine, bu hususun taraflara ihtaratına, (Gerekçeli hükmün tebliği ile ihtaratına) 5- 6100 Sayılı HMK nın 331/2.nci maddesi 1. cümlesi uyarınca, bu dava dosyasına ilişkin harç ve yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkemede değerlendirilmesine, 6-Dava dosyasının kesinleşmesi üzerine, iki (2) haftalık yasal süre içerisinde, taraflardan herhangi birinin, ilgili mahkemeye dava dosyasının gönderilmesini talep etmemesi halinde, ilgili dava dosyasının mahkeme Yazı İşleri Müdürü tarafından mahkeme hakiminin önüne getirilmesine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.31/12/2024

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/1100, K. 2024/397, T. 31.12.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-1100-e-2024-397-k-778eb12e45f9