Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1178 E. 2024/2206 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1178
- Karar No
- 2024/2206
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1178 KARAR NO : 2024/2206
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/02/2024 NUMARASI : 2023/863 E. 2024/136 K. DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 25.12.2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 25.12.2024
İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.02.2024 tarih 2023/863 E. 2024/136 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacı vekili, davacının 13.06.2009 tarihinde davalı ... Kooperatifi Yönetim Kurulu başkanlığı'na seçildiğini, davacı başkanlığı döneminde kooperatifin yüklenici firması olan ... ile baştan uyumlu bir çalışma gösterdiğini, ancak ... yetkilileri kendi aralarında yaşamış oldukları anlaşmazlıklar ve nihayetinde ortaklıklarının feshi ile sonuçlanan olumsuzluklar gidişatında, inşaat işlerini aksattığını, uhdeleri altında bulunan taşeron firmalara ve malzeme aldıkları kuruluşlara ödemeleri kestiğini, ... borçlusu bulunduğu ve inşaatı yapmakta olan taşeron firma ve malzeme aldığı kurumlar alacaklarını kooperatif yetkililerinden istediğini, davacının taşeronlara ve malzemecilere yapmış olduğu şahsi ödemeler şahitlerle de ispatlanacağını, davacının finans ettiği bu alacak ... yetkilisi tarafından tanınmış ve borcuna yazılmak suretiyle belirli tarih aralıklarını kapsayarak makbuzlarla imza edildiğini, davacının akabinde bu makbuzları davalı kooperatifin muhasebesine kaydetmek istese de kooperatif muhasebecisi SMMM ...' in " Genel Kurul Kararı olmadan kooperatifi bu şekilde finanse edemezsiniz. Bu sebeple alacağınıza belge olan bu makbuzları muhasebeye girmem yasal değildir.” sözleriyle uyarması sonucu makbuzlar işlem görememiş; dolayısıyla da davacının kooperatif kasasına şahsi parasını finanse ettiği resmileşemediği gibi ...a resmi olarak çıkışı da yapılamadığını, davacının alacağı için kooperatif üyelerine müracaat etmesine fırsat verilmeden kötüniyetli şahıslar tarafından genel kurul yapılarak başkanlığı düşürüldüğünü, tüm bunlara bahisle davalı kooperatif yönetimi haksız şekilde menfaat sağlayarak sebepsiz zenginleştiğini, davacının alacağı İzmir 12. İcra Müdürlüğü 2015/13976 sayılı dosya ile ilamsız icra takibi yapılmış davalının kötüniyetli itirazları sonrasında takip dosyası durdurulduğunu beyan ederek, 248.500,00 TL alacağının icra takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/429 E. 2018/595 K. sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporlarında davalı kooperatifin davacıya herhangi bir borcu olmadığı tespit edildiğinı, mahkemece davacının davasının reddine karar verildiğini, davacının aynı alacak talebi ile İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/429 E. Sayılı dosyası ile ikame ettiği davada alınan 02.10.2018 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu alacak iddiasının kooperatif genel kurullarında gündeme gelmediği ve kooperatifin diğer davalı ...a bir borcunun olmadığı kesinlik kazandığını, kooperatifin ödeme sorumluluğu bulunmayan bedellerin kooperatiften talep edilmesinin mümkün olmadığını, davacı yan ...ın taşeronlarının kooperatiften para istediği yönündeki iddialarının hiçbir dayanağı bulunmadığını, yüklenici firmanın taşeronlarına karşı kooperatifin hiçbir surette sorumluluğu bulunmadığını, bu hususta genel kurulda alınan bir karar vs olmadığı gibi yine taşeronlar ile kooperatif arasında imzalanan bir sözleşme vs. bulunması gibi bir durumda söz konusu olmadığını, davacının alacaklı olduğunu iddia ettiği makbuzlar ve bu makbuz koçanı yönetim devri esnasında kooperatife teslim edilmediğini, kooperatifin sorumluluğunda olmayan ödemeleri kooperatiften habersiz şekilde kooperatifin antetli makbuzları ile yapan davacının bu makbuz koçanını da kooperatife devir ve teslim etmediğinin açıkça ortada olduğunu, davacı tarafından yeni yönetici ...'ın davacının alacağının ödeneceğini beyan ettiği şeklinde farazi bir beyanda bulunmuşsa da bu beyanı kabul etmediklerini, yeni yönetim tarafından böyle bir ödemenin kabul edilmesinin söz konusu olmayıp davacı tarafından da bu hususta hiçbir yazılı belge ibraz edilmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN ÖNCEKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava dilekçesi ile İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/295 esas sayılı dosyasının dava dilekçesinin tamamının aynı olduğu, her iki dosyadaki davacı istemlerinin ve istemlerin yöneltildiği davalıların aynı olduğu, İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/295 esas sayılı dosyasının henüz kesinleşmediği, bu haliyle mahkemenin önünde muhakeme edilen dava dosyası ile derdestlik konusunun gündeme geldiği, derdest davanın mahkemede de davacı tarafça muhakemesinin istendiği anlaşılmakla davanın 6100 Sayılı Yasanın 114/1-ı maddesi gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI : Dairemizce, dava dosyası içerisinde yer alan İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/429 Esas 2018/595 Karar sayılı dosyasında, davacı ... tarafından davalı kooperatif ve .... Ltd. Şti. aleyhine 09.09.2016 tarihinde açılan itirazın iptali davasının 22.11.2018 tarihli karar ile davanın reddine yönelik karara çıkmasına müteakip, vaki istinaf istemi sebebiyle Dairemize gönderildiği, Dairemizin 19.07.2019 tarih 2019/525 - 1156 E.K sayılı kararımız ile kararın görev yönünden kaldırıldığı, bilahare Mahkemenin 01.10.2019 tarihli 2016/429 Esas 2018/555 Karar sayılı ilamı ile davanın HMK 20/1 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına dair karar verilmiş olduğu, İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/513 Esas 2020/223 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı ... tarafından davalı kooperatif ve ... Ltd. Şti aleyhine 30.09.2019 tarihinde açılan alacak istemine ilişkin davanın 30.06.2020 tarihinde davalı ... Şti yönünden tefriki ile davalı kooperatif yönünden arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle dava şartı yokluğundan usulden reddine yönelik karar verildiği, yerel mahkemenin derdestlik gerekçesiyle vermiş olduğu istinafa konu karara dayanak İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/295 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde ise, davacı ... vekili tarafından davalı ... Ltd. Şti aleyhine (aynı Mahkeme'nin 2019/513 esas 2020/223 Karar sayılı tefrik kararına istinaden) 30.09.2019 dava tarihli alacak davasının Mahkemece verilen 09.07.2020 tarihli görevsizlik nedeniyle usulden verilen red kararı ile İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine yönelik olarak neticelendirildiği, görüldüğü üzere işbu davada davalının kooperatif olmayıp, ... Şti olduğu, bu nedenle İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/295 Esas sayılı dosyası yönünden derdestliğin mevcudiyetinden söz edilemeyeceği, açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; İDM tarafından davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme yapılarak davanın dava şartı yokluğundan usulden reddedilmesinin isabetli olmadığı, davacı vekilinin istinaf isteminin bu nedenle yerinde olduğu gerekçesiyle dava şartlarına aykırılık bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-4 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. DAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN SONRAKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davaya konu ettiği alacağının kooperatif muhasebesine kaydettirmediği, zaten dava dışı şirketin borçlarının ödenmesi konusunda da kooperatifçe alınan bir kararın da bulunmadığı, dava dışı bir şirketin borçlarını ödeyen davacının bunu hangi yetkiyle yaptığına dair ve davalı kooperatifin sorumluluğunu ispata yarar somut bir delil ileri sürmediği, davacının yaptığı ödemeler bağlamında dava dışı inşaat şirketi ile olan ilişkisinde davalı kooperatifin üçüncü kişi konumunda olduğu, bu ödemelerin kooperatiften tahsili talebinin yasal dayanağının da bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, kararın eksik inceleme sonucunda tanzim edildiğini, davacının 13.06.2009 tarihinde davalı ... Kooperatifi başkanlığına seçildiğini, davalı kooperatif ile yüklenici firma olan ... yetkilileri arasında iş ilişkilerinin mevcut olduğu ve yüklenici firmanın üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirme aşamasında dava dışı ... yetkililerinin kendi aralarında yaşamış oldukları anlaşmazlıklar ve nihayetinde ortaklıklarının feshi ile sonuçlanan olumsuzluklar gidişatında, inşaat işlerini aksatmış, uhdeleri altında bulunan taşeron firmalara ve malzeme aldıkları kuruluşlara ödemelerini gerçekleştiremediğini, ödemelerini alamayan taşeron firmalar alacaklarını tahsil amacıyla davalı kooperatife başvuruda bulunduğunu, akabinde aktif kooperatif başkanlığını yapan davacının davalı kooperatifte ödenek bulunmaması sebebiyle şahsi olarak ödemeleri gerçekleştirdiğini, sonra ki süreçte şahsi yaptığı ödemeleri finanse etmek amacıyla davalı kooperatif muhasebecisi SMMM ...'e başvuruda bulunmuş ancak genel kurul kararı olmadan kooperatifi bu şekilde finanse edemeyeceği gerekçesiyle makbuzlar işlem görmediğini, alacaklarını tahsil etmek amacıyla davacının davalı kooperatif hakkında icra takibi başlatmak zorunda kaldığını, dava konusu İzmir 12. İcra Müdürlüğü'nün 2015/13976 sayılı ilamsız takibi sonucunda davalı kooperatif tarafından kötü niyetli ve haksız olarak takibe itiraz edildiğini, mahkemece yapılan yargılamada gerekli incelemeler yapılmadan, kooperatife ait bilgi ve belgelerin temini sağlanmadan ilgili kurumlara bu hususta müzekkereler yazılmadan davanın reddine karar verilmesinin davacı hakkında ciddi mağduriyetlere sebebiyet verdiğini, davacının ödediği bedellerin tahsilini sağlayamadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, davalı kooperatifin eski yönetim kurulu başkanı olan davacının kooperatife yönelik alacak istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Dava, davacının davalı kooperatifin başkanlığını yaptığı dönemde, dava dışı inşaat şirketiyle varılan anlaşma yapıldığı ve inşaat şirketinin kendi iç meselelerinden kaynaklı kooperatifin inşaatının durma noktasına geldiğinden bahisle dava dışı inşaat şirketinin taşeron firmalarına ödeme yapamadığından, davacının inşaatın devamı için dava dışı inşaat şirketinin borçlarını bu taşeronlara ödediği iddiasına dayalı, davalı kooperatife yönelik alacak istemine ilişkindir. İDM'nin davacının davaya konu ettiği alacağının kooperatif muhasebesine kaydettirmediği, zaten dava dışı şirketin borçlarının ödenmesi konusunda da kooperatifçe alınan bir kararın da bulunmadığı, dava dışı bir şirketin borçlarını ödeyen davacının bunu hangi yetkiyle yaptığına dair ve davalı kooperatifin sorumluluğunu ispata yarar somut bir delil ileri sürmediği, davacının yaptığı ödemeler bağlamında dava dışı inşaat şirketi ile olan ilişkisinde davalı kooperatifin üçüncü kişi konumunda olduğu, bu ödemelerin kooperatiften tahsili talebinin yasal dayanağının da bulunmadığından davanın reddine yönelik kararında herhangi bir usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı değerlendirilmiştir. Her ne kadar davacı yanca kooperatif defter ve belgelerinin incelenmeksizin karar verildiği istinaf nedeni olarak ileri sürülmüşse de, yapılan ödemelerin kooperatif kayıtlarına geçirilmeksizin, herhangi bir kooperatifin organından alınan karar bulunmaksızın ödendiği hususu davacının da kabulünde olup, davalı yanca da genel kurulda alınan bir karar olmadığı, taşeronlar ile kooperatif arasında imzalanan bir sözleşme de bulunmadığı yönündeki beyanlara nazaran dosyada kooperatife ait defter ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasının dosyaya bir katkısının bulunmayacağı, kaldı ki davacı tarafın delillerinde kooperatif defter ve belgelerine dahi dayanmadığı görülmekle davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenler karşısında; tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde değildir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60-TL peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 25.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.