İlk Derece Mahkemesi · İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/780 E. 2025/49 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/780
Karar No
2025/49
Karar Tarihi

T.C.

İZMİR

6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/780 Esas

KARAR NO : 2025/49

DAVA : Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit)

DAVA TARİHİ : 09/06/2023

BİRLEŞEN İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

2023/887 ESAS 2025/37 KARAR SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN

DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)

DAVA TARİHİ : 14/11/2023

KARAR TARİHİ : 22/01/2025

Mahkememizde görülen Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) ve mahkememiz dosyası ile birleşen Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davalarının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili esas dava dosyasındaki İzmir Nöbetçi Tüketici Mahkemesine vermiş olduğu dava dilekçesiyle özetle; Müvekkilinin, bankacılık sektöründe müşterilerin kişisel bilgilerini elde ederek kötüye kullanan bir dolandırıcılık şebekesi tarafından 15.05.2023 tarihinde Türkiye saati ile 15:47, Almanya saati ile 14:47'de ... bank Genel Müdürlüğü Kurumsal Bankacılık Sorunlu İşlemler Bölümünden aradığını söyleyen ... tarafından ... nolu cep telefonundan müvekkilinin bankada kayıtlı olan ... nolu telefonunun defalarca aranması sureti ile dolandırıldığını, ... bank A.Ş. nezdindeki müvekkilinin hesaplarına ilişkin tüm kişisel bilgileri elde etmek sureti ile banka çalışanları olduklarını beyan ederek müvekkilini dolandırdığını, ... bank A.Ş.’de açılmış olan bir hesabı suç işlemekte kullanıldığını, müvekkilinin mobil bankacılığa girmeden önce bankacı olduğunu söyleyen kişinin müvekkilinin hangi hesapta ne kadar para, ne kadar gümüş, ne kadar dolar v.s olduğunu bildiğini ve müvekkiliyle paylaştığını, müvekkilinin şifresini yanlış girdiğinde yanlış şifre girdiğini 2 kez gördüğünü ve müvekkiline şifrenizi unuttuysa sonu ... ile biten business kartınızı kullanarak yeni şifre oluşturabileceğini söylediğini, yani kendini bankacı olarak tanıtan bu kişinin müvekkilinin tüm kişisel verilerini ve hesaplarını bildiğini, ancak gerek ... bank A.Ş. gerekse ... bank A.Ş. yetkililerinin söz konusu dolandırıcılık şebekesinin ortaya çıkarılması konusunda gerekli özeni göstermediğini, müvekkilinin mağduriyetinin giderilmesini, bankaların veya çalışanlarının kişisel verilerin de ötesinde tüm müşteri bilgilerini kötüye kullanmaları sonucunda müvekkilinin zarara uğradığını, müvekkilinin yaşadığı bu olayla ilgili olarak müteselsil sorumlulukları bulunan ... bank A.Ş. tarafından 240.000 TL tutarlı kredinin müvekkilinin işlemi olmadığını, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini ve kredi borcunun silinmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ...Ş. vekili esas dosyasında İzmir .... Tüketici Mahkemesine vermiş olduğu cevap dilekçesi ile özetle; davada taraf sıfatının olmadığı, dava konusu meblağlar banka uhdesinde değil 3. Kişi ... isimli şahsın ...bank A.Ş. deki hesabında olduğunu, ... hesabından sonrasında ... isimli 3.şahıslara aktarıldığını, ... ve ...'un ihbarını, dava dilekçesinde verilen bazı bilgilerin yanlış olduğunu, davacı tarafın internet bankacılığı sistemi üzerinden bir kredi başvurusu yapıldığı ve 240.000.-TL kredi kullandığını ve sonrasında da bu kredi tutarının ... bank A.Ş.'de bulunan bir hesaba aktarıldığını, davacı tarafın bu krediyi kendisinin kullanmadığını iddia ettiğini ancak bizzat davacının kendi şifresi ve kendi cep telefonuna gelen tek kullanımlık SMS'lerle davacı tarafından girişinin yapılması suretiyle gerçekleştiğini, davacı çağrı merkezi telefonu ile alakası olmayan bir numaradan arandığı halde gereken dikkat ve özeni göstermediğini, kendi mobil cihazını arayan 3.kişilerin ele geçirmesine imkan sağladığını, banka tarafından gönderilen mesajın başında büyük harflerle "Para Çıkışı" uyarısı devamında da hangi hesaptan hangi hesaba kaç lira göndermekte olduğuna dair açık bir metin olduğunu, davacının müvekkili banka ile imzalamış olduğu talimatta bankanın bir sorumluluğu olmadığını imzalayarak kabul ettiğini, davanın reddini talep etmiş ve savunmuştur.

İzmir .... Tüketici Mahkemesinin 11/06/2024 tarih ve ... Esas-... Karar sayılı kararı ile "...taraflar arasında 15/05/2023 tarihli 1 yıl vadeli 240.000,00-TL miktarlı davacı adına kullandırılan kredinin ticari kredi olarak düzenlendiği, bu durumun dosya içinde yer alan belgeler, beyanlar ve bilirkişi raporuyla sabit olduğu. taraflar arasında 6502 sayılı yasa kapsamında bir sözleşme ilişkisi bulunmadığı ve sigorta hukuku Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlendiğinden çekişmenin ticari dava niteliğinde olması nedeni ile yargılamanın ticaret mahkemeleri tarafından yapılması gerektiğinden ve görevli mahkemenin İzmir Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu anlaşıldığından mahkememizce görevsizlik kararı.." verilmiş, mahkememize tevzi edilmekle mahkememizin ... esas sırasına kaydı yapılmıştır.

Davacı vekili birleşen dosyada dava dilekçesiyle özetle; davalının telefon bankacılığı ile mobil onaylı Genel Kredi Sözleşmesi imzaladığını, bu mobil onaylı Genel Kredi Sözleşmesi ile müvekkili olan bankanın Halitziya Şubesi'nden 15/05/2023 tarihinde 240.000,00 TL bedelli Taksitli Ticari Kredi çektiğini, davalının kredi geri ödemelerini yapmaması üzerine aleyhine Gebze ... Noterliği'nin 10/08/2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi banka sistemin bildirdiği adresine keşide edildiğini, fakat ihtarname akabinde hiçbir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davalı borçlu aleyhine İzmir Banka Alacakları İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının borca itiraz ederek takibin durmasına neden olduğunu, davalı borçlunun takipteki borca, faize ve fer'ilerine yönelik itirazı haksız, dayanaksız ve kötüniyetli olduğundan iptalini talep ettiklerini, davalı borçlunun itiraz tarihinden sonra takip hesabına göndermiş olduğu 42.690,89 TL'si düşüldüğünü ve icra dosyasına da bildirildiğini, davalının itirazının haksız, hukuka aykırı ve dayanaksız olduğunu, hesap hareketleri ve ticari kredi kartı hesap özetlerinde davalının takibin dayanağı olan ihtarname ve takipte istenilen tutarları ödemediğinin görülebildiğini, talep edilmiş olan faiz oranları ve işlemiş faizler de sözleşme ve yasalara uygun olduğunu, bunlara ve fer'ilerine yönelik itirazların da haksız olduğunu, davalının taksitli ticari kredi hesap hareketleri ve ticari kredi kartı kullanımına ilişkin hesap hareketleri incelendiğinde şüpheli işlem görülmediğini, 15/05/2023 tarihinde 240.000,00 TL taksitli ticari kredi kullandığında hesabında 7.180,21 TL de bakiye olduğunu ve kredi tutarı hesabına yattıktan sonra kredi kullanım ücreti de düştükten sonra kalan 244.408,21 TL'sinin sadece 236.500 TL'lik kısmını virman yapıldığını ve virman yapılan hesaptan da 500,00 TL'sini ayırarak 236.000,00 TL'lik kısmını ... -... ev mart senet bedeli açıklaması ile gönderdiğini, ticari kredi kartı hesap özetlerinde ise 20/03/2023 tarihinde ... İNŞ- ... açıklaması ile 20.000,00 TL'lik taksitli çekim yaptırdığını, kredi kartında kullanılabilir limit olmasına rağmen peyderpey günlük az miktarlı kullanımlar yapıldığını, nakit avans limitinin dahi kullanılmadığını, davalının borçlarını ödemeyerek tümüne itiraz etmesinde internet dolandırıcılığı vs gibi bir iddiada bulunsa dahi samimi ve iyiniyetli olmadığını, davalının itirazın iptali davası yargılaması aşamasında mallarını kaçırması ve dolayısı ile müvekkili olan banka yönünden ileride telafisi mümkün olmayan zararlar oluşabileceği, bu nedenle davalının menkul ve gayrimenkul malları için teminat mukabilinde ihtiyati haciz karar verilmesini, mahkememiz bunu uygun görmezse, gerekirse %100 teminat mukabilinde sadece davalının adına kayıtlı olan taşınmazların kaydına ihtiyati haciz konulmasını, ihtiyati haciz nedeni ile taşınmazın icra dosyasından da satışı mümkün olamayacağından davalının da bir zararının oluşması söz konusu olmayacağını, davalının borçlarını ödemediği halde tümüyle inkar etmesi kötüniyetini ispatlamakta olup, tamamen haksız ve kötü niyetli, sırf haciz tehdidinden kurtulmak ve bankanın alacağını almasını geciktirmek amacıyla likit alacağa itiraz etmiş olduğundan itirazlarının iptali ile kötüniyetinden dolayı davalı aleyhine % 20’den aşağı olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalması kaydıyla davalarının kabulü ile davalının haksız yersiz ve mesnetsiz itirazlarının iptaline ve takibin devamına, kötüniyetli davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra-inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT:

Birleşen dosyada davacı vekilinin dava dilekçesindeki ihtiyati haciz talebi ile ilgili olarak mahkememizin 17/11/2023 tarihli ara kararı ile "...ihtiyati haciz isteyenin talebi kanuna uygun görülmüş olup, borcun vadesinin geçtiği ve rehinle temin edilemediği anlaşıldığından, İ.İ.K.'nun 257.maddesi uyarınca yukarıda ismi yazılı davalının yukarıdaki adreste ve alacaklı tarafça gösterilen adreslerindeki menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının alacak miktarı olan 255.618,52 TL borca yeter miktarının yasal sınırlamalar göz önünde tutularak İHTİYATEN HACZİNE, karşı tarafın ve 3. şahısların muhtemel zararlarına karşılık olarak % 15'i oranında takdir olunan (38.342,77 TL) nakit veya müddetsiz bir banka teminat mektubunun ibrazında kararın yerine getirilmesi için bir örneğinin İcra Müdürlüğü'ne tevdii edilmek üzere talep eden tarafa verilmesine.." karar verilmiştir.

Esas dosyada taraflarca ibraz ve talepleri üzerine celp edilen deliller bu bağlamda; 04/7/2023, 21/12/2023 ve 27/12/2023 tarihli ... bank AŞ.'nin müzekkere cevabı, 01/03/2024 tarihli ... Bankası müzekkere cevabı, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Bilişim Suçları Soruşturma Bürosu ... soruşturma sayılı dosyası, 26/04/2024 tarihli bilirkişi heyetinin raporu ve sair deliller incelenerek dosya içerisine konulmuştur.

İzmir ... Tüketici Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında 26/04/2024 tarihli bilirkişi heyetinden alınan bilirkişi raporundan özetle; dava konusu olayın davacının şüpheli işlemle Bankadan arandığına ikna edildiği, bu arama sonrasında farklı

cihaz ya da tarayıcı üzerinden ... bank internet bankacılığına giriş yapıldığı, buradan yüksek miktarda ticari kredi talebi yapıldığı, ilgili işlemlere dair banka tarafından sunulan SMS

kayıtlarında kredi işlemleri için SMS şifre bulunmadığı, para transferleri hakkında banka ifadelerinde uyumlu saatte SMS bulunduğu fakat banka tarafından

sunulan SMS kayıtlarında ilgili SMS’in bulunmadığı, fakat davacının EFT sırasında şifreyi gönderdiğini

belirttiği, Log kayıtlarının başladığı 15:29’dan paranın gönderildiği 15:57’ye kadar defalarca ... bank Mobil, ... bank internet, şube kanalından girişler yapıldığı, bu girişlere ait 618 adet log kaydı üretildiği, Banka sisteminin

bunu fark ettiği görülürken aynı anda mobil ve internet şube girişleri de devam ederken mobil şubeye giriş yapıldığı, bu şüpheli işlemler devam ederken yüksek miktarda kredi kullanımının tek kullanımlık şifre ile

yapıldığının kanıtlanamadığı, LOG kayıtlarında ilgili işlemlere dair kayıt tek kullanımlık şifre kontrolü

yapıldığına dair kayıt bulunmadığı, kısa sürede daha önce giriş kaydı bulunmayan farklı bir bilgisayardan yapılan yüksek miktarlı kredi

işlemlerin şüpheli işlem kategorisine alınarak davalı banka tarafından işlemin engellenmediği hususları tespit edilmiştir.

Esas dosyada davacın ... ile davalı banka arasında 15/05/2023 tarihli 1 yıl vadeli 240.000,00-TL miktarlı ticari kredi kullandığı anlaşılmıştır.

Esas dosyadaki dava, davacının davalı banka nezdinde bulunan hesabından bilgisi ve onayı olmaksızın yapılan işlemler esnasında kendisinin onayı ve imzasının alınmadığının tespiti ile tahsil edilen bedelleri davalıdan talep edip edemeyeceği ve davalının sorumlu olup olmadığına ilişkin menfi tespit talebine ilişkindir.

Birleşen dosyadaki dava; İİK'nın 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline ilişkindir.

Esas dosya davanın; davacının davalı banka nezdinde bulunan hesabından bilgisi ve onayı olmaksızın yapılan işlemler esnasında kendisinin onayı ve imzasının alınmadığının tespiti ile tahsil edilen bedelleri davalıdan talep edip edemeyeceği ve davalının sorumlu olup olmadığının tespitinden kaynaklanmaktadır.

Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; dosyaya sunulan hesap hareketleri incelendiğinde; davacının davalı bankadan kullandığı kredinin; mesleki mahiyette kullandırılan kredi sözleşmesine dayalı olduğu açık olması ve taraflar, Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunda tanımı yapılan tüketici kapsamında olmadığından, aralarındaki ilişkinin 6502 sayılı Kanun kapsamı dışında kaldığından bahisle mahkememize dosyayı göndermişse de,

6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un Diğer Tüketici Sözleşmeleri” başlıklı 5. bölümünde yer alan 49.maddesi, “Finansal hizmetlere dair mesafeli sözleşmeler” başlığını taşımaktadır. Bu maddenin 1. fıkrasına göre finansal hizmetler, her türlü banka hizmeti, kredi, sigorta, bireysel emeklilik, yatırım ve ödeme ile ilgili hizmetleri ifade eder. Finansal hizmetlere dair mesafeli sözleşme ise, finansal hizmetlerin uzaktan pazarlanmasına yönelik olarak oluşturulmuş bir sistem çerçevesinde, sağlayıcı ile tüketici arasında uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle kurulan sözleşmelerdir.

Yine aynı Kanun’un 73/1. maddesi, “Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara dair davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir.” hükmünü, 83. maddesi ise, “Bu Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde genel hükümler uygulanır. Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili, diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye dair hükümlerinin uygulanmasını engellemez.” hükmünü amirdir. Bütün bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki ilişkinin, tüketici işlemi kapsamında kaldığı ve bu ilişkiden kaynaklanan uyuşmazlıklarda Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu sonucuna varılmaktadır. Bu nedenle, mahkemece davaya bakmakla görevli olduğunun kabulüyle işin esasına girilip, gerekli araştırma ve değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir (Yargıtay .... Hukuk Dairesi - Karar: ...)

Davanın hali hazırda; davacının davalı ... AŞ. ... Şubesi nezdinde ... iban numaralı vadesiz mevduat hesabının bulunduğu, internet ortamında olmak üzere, 15.05.2023 tarihinde davalı banka tarafından, bilgisi ve rızası olmaksızın davacı adına 1 yıl vadeli olarak taksitler halinde tahsil edilmek üzere, 240.000 lira ticari kredi kullandırılmış olduğu, söz konusu kredinin, davacının davalı banka nezdinde yer alan vadesiz mevduat hesabına mahsubunun yapılmış olduğu, akabinde söz konusu hesaptan, aynı tarih itibariyle 2.772 lira kredi kullandırım ücreti tahsil edildiği, bahsi geçen kredinin davacının bilgi ve oluru dahilinde kullanılmadığı aynı şekilde yapılan 236.000 liralık EFT'nin de kendi bilgi ve oluru dahilinde yapılmadığı gerekçesi ile İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğu ve ... nodan soruşturmaya devam olunduğu,

Öncelikle taraflar arasındaki ilişkiye uygulanacak mevzuatın tespiti gerekir. 4822 sayılı yasayla değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 2 nci maddesinde "Bu kanunun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar" hükmüne yer verilmiş, yasanın 3 üncü maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.

Mahkememizce esas dosyada davacı, birleşen dosyada ise davalı olan Serap Akyüz Kalın'ın sıfatının tespiti bakımından yazılan müzekkerelere gelen cevabi yazılarda, Seferihisar Vergi Dairesinin 24/10/2024 tarihli yazısı ile "...söz konusu mükellefin 01.01.2021 tarihi itibariyle dairemizde yalnızca kira gelirleri yönünden mükellef olduğu (GMSİ), 6102 sayılı kanunun 11. maddesinde belirtilen şekilde ticari işletmesinin bulunmadığı dolayısıyla tacir sayılmadığı ve herhangi bir deftere tabi olmadığı tespit edilmiş.."; İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğinin 15/10/2024 tarihli cevabi yazısında "...konfeksiyoncu olarak kaydının bulunduğu.."; İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğünün 18/10/2024 tarihli cevabi yazısında "...Ticaret Sicil No: Merkez-... ... İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, Faaliyet Durumu: Faal.." olduğu bildirilmiştir.

Ülkemizde bankalarca bazen münhasıran vergi levhasının bulunması sebebi ile bazen de çekilen kredim miktarı sebebi ile krediye ticari kredi vasfı verilse dahi tacir gerçek kişi şeklindeki banka kabulünün de objektif, somut, denetlenebilir kriterlere ve unsurlara dayanmasının gerektiği, aksi halde hele ki dava konusu hadisede olduğu gibi3.şahıslarca gerçekleşen işlemler kaynaklı talep ve davalar da aynı zamanda müşteriyi bağlayacak ve sorumluluğuna gidilecek durumlar da müşterinini ticari yahut ferdi müşteri vasfında olup olmadığı önem arz etmektedir. ... bank a birleşen dosyada yazılan müzekkereye banka davalı müşterinini ticari müşteri olduğunu belirtmiştir. Buna mukabil ... bank Tüketici Mahkemesi ne sunduğu evrakta bireysel yahut ticari hesaba dair açıkça bir cevap vermemiş, hesap hareketi dökümü itibari ile de sonu 80,81 ve 31 ile biten 3 ayrı vadesiz hesabının mevcut olduğu, hangisinin ticari hangisinin bireysel olduğunun belirli olmadığı görülmüştür.

Bu hali ile uyuşmazlığın Tüketici Mahkemeleri nezdinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği değerlendirilerek bu kapsamda 6502 sayılı yasanın 3/1 maddesi ile 83 maddesi göz önüne alındığında yargılamanın ihtisas anlamında Bankacılık Mahkemesi olarak değilde genel hükümlere göre görülmesi gereken bir dava olduğu nazara alınarak mahkememizin görevsizliğine, işbölümü anlamında görev uyuşmazlığı hasıl olmakla dosyanın İzmir BAM 6/23 hukuk dairelerine tevdine karar verilmiştir.

HÜKÜM:

Yukarıda açıklanan nedenlerle,

1- Davanın göreve ilişkin dava şartı bulunmadığından HMKnın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden REDDİNE,

2-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,

3-Mahkememiz ile evveliyatta karar veren İzmir ... Tüketici Mahkemesi arasında görev uyuşmazlığı hasıl olmakla dosyanın İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6/23 HUKUK DAİRELERİNE TEVDİNE,

4-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi halinde harç ve yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine,

5-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmemesi halinde, 3b hükmüne göre karar verildiğinde talep halinde yargılama giderlerine mahkememizce hükmedilmesine,

6-Sair hususların görevli mahkemede değerlendirilmesine,

Dair; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren tarafların yokluğunda 6100 s. HMK'nın 341. v.d.maddeleri gereğince (2) hafta içerisinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/01/2025

Katip ...

e-imzalı

Hakim ...

e-imzalı

Atıf: İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/780, K. 2025/49, T. 22.01.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-780-e-2025-49-k-0528399ca343