İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/109 E. 2025/1007 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/109
Karar No
2025/1007
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/109 Esas KARAR NO : 2025/1007 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/02/2024 KARAR TARİHİ : 21/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait... plakalı aracın 27/10/2023 tarihinde trafikte seyir halindeyken karşı taraftan... maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı aracın (ticari plakalı) müvekkili şirket aracına çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumuna ... plaka numaralı aracın sürücüsünün kusurlu hareketlerinin neden olduğunu, kaza neticesinde müvekkili şirkete ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar bedeli, değer kaybı ve kazanç kaybının İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin... D.İş sayılı dosyası ile tespit ettirildiğini ve verilen verilen raporda 250.615,07-TL hasar onarım bedeli ve 70.000,00-TL değer kaybı ve 15 iş günü tamir süresi olduğunun tespit edildiğini, müvekkili şirketin faaliyet konusunun araç kiralama olduğunu, araç tamir süresince kiralanamadığından müvekkili şirketin kazanç kaybı oluştuğunu, müvekkilinin aracında meydana gelen hasar bedeli ve değer kaybı ile ilgili olarak ve poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere dava dışı ... Sigorta A.Ş 'ne 01.12.2023 tarihinde başvuruda bulunulduğunu ve sonrasında 26.12.2023 tarihinde ...umaralı dosya ile Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuruda bulunulduğunu, Sigorta Tahkim Komisyonu dosyasından taraflarına herhangi bir ödemenin henüz yapılmadığını belirterek müvekkili şirket alacağının yüksek olması, davalı aracının iyiniyetli 3. şahıslara satışı halinde alacağının tahsilin imkansız hale gelecek olması ve bu nedenle müvekkili şirketin mağduriyetine sebebiyet verilmemesi için davalı adına kayıtlı ...plakalı araç kaydına teminatsız İhtiyati tedbir konulmasına, dava tarihi itibariyle kusur durumunun ve alacak miktarının tam ve kesin olarak belirlenememesi ve bu durumun yapılacak yargılama sonucu ortaya çıkacak olması nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 100,00 TL hasar bedeli, 100,00-TL değer kaybı ve 50,00-TL kazanç kaybı olmak üzere toplam 250,00 TL alacağın 27.10.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, arabuluculuk görüşmesinin anlaşmazlık ile sonuçlanması nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesisinin 16/2-c maddesi gereğince arabuluculuk taraf vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalılar... vekili cevap dilekçesinde özetle; davada asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğunu, davacı şirketin taraf ehliyetinin bulunmadığını, davacı tarafça sunulan uzun süreli kira sözleşmesi uyarınca uyuşmazlık konusu olayın meydana geldiği tarihi de kapsayacak şekilde ... plakalı aracın işleten sıfatının dava dışı...Anonim Şirketine devredildiğinin görüldüğünü, bu nedenle 27.10.2023 tarihli kaza nedeniyle ... plakalı araçta meydana gelen hasar, değer kaybı ve kazanç kaybı tazminatına yönelik talepte bulunma hakkının işleten sıfatını devralan dava dışı ... Anonim Şirketine ait olduğunu, bu durumda davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, dava konusu alacaklar belirli olduğundan belirsiz alacak davası şeklinde açılan davanın reddinin gerektiğini, 27.10.2023 tarihli kazada müvekkilinin kusuru bulunmadığını, müvekkilinin uyuşmazlık konusu kazada kusuru bulunmadığından hasar ve değer kaybı tazminatına hükmedilmemesi gerektiğini, hasar ve değer kaybı tazminatı yönünden ... Sigorta A.Ş.'ye karşı 26.12.2023 tarihinde ... numaralı dosya ile Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuru yapıldığını, aynı taleple işbu dava da açılmış olup yargı ekonomisi ve mükerrer ödemeye sebebiyet verilmemesi için tahkim sürecinin bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, müvekkilinin uyuşmazlık konusu kazada kusuru bulunmadığından araç mahrumiyet tazminatına hükmedilmemesi gerektiğini, bahse konu hasarın giderilmesi için 15 günlük sürenin çok fazla olduğunu belirterek davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İhbar olunan... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın delillerinin taraflarına tebliğini talep ettiklerini, müvekkili şirketin ihbar edilen olduğunu ve HMK uyarınca taraf olmadığından aleyhe doğrudan hüküm kurulamayacağını, kesin hüküm itirazları ile poliçe teminatının tükenmesine ilişkin itirazlarının mevcut olduğunu, ihbarın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla davalıya ait ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde trafik sigortalı olduğunu, poliçeden davacıya ait araçta meydana gelen hasara ve değer kaybına ilişkin dosyalar açıldığını ve poliçe teminatının tükendiğini, davacı tarafın aracında meydana gelen hasar ve değer kaybı tazminatı talepli olarak müvekkili şirket aleyhine Sigorta Tahkim Komisyonu... Esas sayılı dosyası ile başvuru yaptığını, dosyada verilen karar sonrası 120.000,00-TL asıl alacak (poliçe teminatının tamamı) kesin olarak karar verildiğini, davacının zararının karşılandığını ve müvekkili şirketin sorumluluğunun kalmadığını, kesin hüküm sebebiyle davacının taleplerinin reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçede yazılı şartlarda ve limitle sınırlı olduğunu, araç mahrumiyet zararının dolaylı zarar niteliğinde kabul edilmesi sebebiyle Trafik Sigortası Genel Şartları gereğince poliçe teminatı dışında kaldığını, teminatın tek, hasar görenlerin birden fazla olması durumunda ilgili mevzuat gereğince teminatın paylaştırılması gerektiğini, ihbarın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin sigortalısına karşı sorumluluğunun ihbar tarihinden itibaren başlayacağını, müvekkili şiketin ihbar tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu belirterek müvekkili şirket ihbar edilen olduğunu ve poliçe teminatının tamamına kesin olarak tahkim tarafından karar verildiğinden müvekkili şirketin başkaca sorumluluğunun kalmadığını, davalı taraf olmadığından hakkında doğrudan hüküm kurulmamasına karar verilmesini talep etmiştir. DAVA KONUSU : Açılan dava, davacı şirkete ait... plakalı araç ile davalı...' in maliki ve sürücüsü olduğu... plakalı araç arasında 27/10/2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde meydana gelen kazanın oluşumunda kazaya karışan araç sürücülerinin kusur durumlarının belirlenmesi, davacı aracının bu kazadan kaynaklı hasara ve değer kaybına uğrayıp uğramadığı, kazanç kaybı talebinde bulunulup bulunulamayacağı, uğramış ise bedelinin tespiti ile tespit edilecek bedelden davalının sorumlu olması halinde ne şekilde ve ne surette sorumlu olacağı ve varsa dava dışı... Sigorta A.Ş tarafından dava açılmadan önce ödenen bedellerin mahsubu ile bakiye hasarın onarım, değer kaybı ve kazanç kaybı bedellerinin kaza tarihi olan 27.10.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tazmini ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır. Somut olay mahkememizce değerlendirilerek gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde dosya otomotiv uzmanı ve trafik uzmanı bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilmiş ve rapor aldırılmıştır. 08/12/2024 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; Trafik Kuralları İhlali Yönünden kazaya karışan ... sürücüsü ...un 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun asli kusurlardan Madde 84 “Kavşaklarda geçiş önceliğine uymama' ve diğer Madde 57 “Kavşaklarda geçiş hakkı" kurallarını ihlal ettiğinden dolayı bu kazanın oluşumunda ana etken olduğu, kazaya karışan 44 DU 695 plakalı araç sürücüsü...'in, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun diğer kusurlardan Madde 52 “Hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamak” kuralını ihlal ettiğinden dolayı bu kazanın oluşumunda etken olduğu; Hasar Onarım Bedeli Yönünden... plaka sayılı... 1.3 M.JET 95 E6D 2020 model otomobilde 27.10.2023 riziko tarihi itibarıyla meydana gelen hasar onarım bedelinin KDV dahil 250.615,07 TL olarak hesaplandığı; Değer Kaybı Bedeli Yönünden...plaka sayılı ... 1.3 MJET 95 E6D 2020 model otomobilde 27.10.2023 riziko tarihi itibarıyla dava konusu olaya bağlı olarak piyasa rayiçlerine göre 70.000,00 TL reel değer kaybı meydana geldiği; Kazanç Kaybı Bedeli Yönünden kazanç kaybının hesaplanması için, yapılan iş ile ilgili ticari defter, belge, faturalar ile vergi kayıtları üzerinde inceleme yapılması gerektiği, davacının yapmak zorunda olduğu (araç kullanılırken yapılacak olan yakıt, sigorta, periyodik bakım ve arıza masrafları, OGS/HGS vb.) zorunlu giderler düşüldükten sonra günlük ticari kazancının belirlenmesi gerektiği, bu hususun ise mesleki uzmanlık alanının dışında kaldığını; davaya konu kazanın,... plaka sayılı aracın kiralık olduğu dönem içinde gerçekleştiği anlaşılmakta olup, filo kiralama aracının (günlük, aylık) riziko tarihi kiralama bedelini içerir kiralama sözleşmesinin dosya kapsamında yer almaması nedeniyle de bu seçenek yönünden de kazanç kaybı tespiti yapılmasının mümkün olmadığı, şayet Sn. Mahkeme davaya konu aracın onarımı süresince ikame araç bedelinin tespitini talep ediyorsa, 2020 model... SEDAN EASY 1.3 M.JET 95 E6D konseptindeki benzer bir aracın model yılı itibarıyla günlük kiralama bedelinin 27.10.023 riziko tarihi itibarıyla KDV dahil 750,00 TL mertebesinde olduğu, hasarı söz konusu aracın makul onarım süresinin 15 gün olarak tespit edildiği ve 11.250,00.-TL ikame araç bedeli olarak hesaplandığı hususlarında görüş bildirilmiştir. TBK'nun 74. maddesi uyarınca kusurun varlığı ile kusur oranının belirlenmesinin hukuk hakimine ait olduğu göz önünde tutularak Mahkememizce 18/02/2025 tarihli celsenin 2 nolu ara kararı ile "Yerleşmiş yargı kararları gereği kusurun ve kusur oranının belirlenmesinin mahkemeye ait olması nedeniyle, gerek aktüer bilirkişinin yaptığı hesaplamanın kusur oranına göre yargılama sırasında belirli olmasının tarafların yapacakları iddia ve savunmalar gereği adil yargılanma hakkı çerçevesinde gerekli olduğu, gerekse davacı tarafça ıslah yoluna gidildiği takdirde ıslahın belirlenen kusur oranı üzerinden yapılabileceği dikkate alınarak, gereksiz ve karmaşıklığa yol açacak yeni sorunların yaratılmaması açısından kusur oranının mahkememizce belirlenip taraflara açıklanmasının gerekli olduğu göz önünde tutularak; tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ile mahkememizce alınan kusur bilirkişisi raporu ile davaya konu kazada davalı sürücünün %25, davacıya ait araç sürücüsünün ise %75 oranında kusurlu olduklarının tespitine," şeklinde hüküm kurularak yargılamaya devam olunmuştur. 18/02/2025 tarihli duruşmanın 3 nolu ara kararı ile davacı vekiline müvekkiline ait ticari defter ve belgelerin bulunduğu yerin bildirilmek üzere iki hafta süre verilmiş ve süresi içerisinde beyanda bulunulması akabinde dosya SMMM bilirkişiye tevdi edilerek rapor aldırılmıştır. 03/04/2025 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı ... İnş...A.Ş.'nin 2023 yılı inceleme dönemlerine ait tutulan yevmiye defteri ve defter-i kebirin e-defter beratlarının incelendiği, oluşturma tarihlerinin yasal süresi içinde yapıldığı, davacıya ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun şekilde tutulduğu, 6102 sayılı TTK 64/3.Maddesine göre, ticari defterlerin elektronik ortamda tutulması halinde bu defterlerin açılışlarında ve yevmiye defteri ile yönetim kurulu karar defterinin kapanışında noter onayı aranmayacağı, ayrıca 2023 yılına ait envanter defterinin de kanuni süresi içinde açılış tastiğinin usulüne uygun olarak tanzim edildiğinin görüldüğü, ticari defter ve belgelerin sahibi lehine delil vasfı taşıyıp taşımadığı hususunun hukuki olması sebebiyle değerlendirilmesi ve takdirinin mahkemeye ait olduğu, davaya konu kazaya karışan ... plakalı aracın, davacı şirket tarafından, dava dışı ...A.Ş.'ne kiralandığı ve aylık kira bedelinin 2.700,00.-TL + 540,00.-TL %20 KDV = 3.240,00.-TL toplam tutarında olduğu, ancak 01.10.2023 ve 01.11.2023 tarihli faturaların tutarlarının birebir aynı olduğu, dava dilekçesinde ise "3- Müvekkil şirketin faaliyet konusu araç kiralama olup, araç tamir süresince kiralanamadığından müvekkil şirketin kazanç kaybı oluşmuştur.” denilmişse de kazadan kaynaklı aracın çalışmadığı iddia edilen 15 günlük tamir süresince düzenlenen faturanın %50 daha düşük yani yarı yarıya düzenlenmesi gerekirken 30 günlük kira bedeli faturası düzenlendiğinin görüldüğü, ancak dosya içeriğindeki teknik bilirkişi raporunda makul onarım süresinin devamlı ve düzenli bir çalışma ile 15 gün olarak belirlendiği, kaza yapan aracın yerine ikame araç verildiği görüş ve kanaati hasıl olur ise yapılan hesaplamada Sayın Mahkemeniz tarafından “tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ile mahkememizce alınan kusur bilirkişisi raporu ile davaya konu kazada davalı sürücünün %25, davacıya ait araç sürücüsünün ise %75 oranında kusurlu olduklarının tespitine,” karar verildiği görülmekle, 2.700,00-TL/30 gün=90,00.-TL 1 günlük kira geliri (net kazanç); 90,00-TL/%75 kusur oranı=67,50-TL; 90,00.-TL 1 Günlük Net Kazanç-67,50-TL %75 Kusur Oranı=22,50-TL 1 günlük kalan kazanç; 22,50.-TL * 15 gün 337,50.-TL 15 günlük kira geliri (kazanç kaybı) olacağının hesap edildiği, anılan araca ait yakıt vb.giderlerin aracı kiralayan firma tarafından karşılanacağından yakıt vb. giderlerin hesaba dahil edilmediği hususlarında görüş bildirilmiştir. Davacı vekilinin 18/06/2025 havale tarihli dava değeri artırım dilekçesi ile özetle; dava dilekçesinde 100,00-TL olarak belirttikleri hasar bedeli tazminatı taleplerini 10.153,00-TL'ye, 50,00-TL olarak belirttikleri kazanç kaybı bedeli tazminatı taleplerini 337.50-TL'ye arttırdıklarını, değer kaybı talebine yönelik taleplerinin İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün... E.sayılı dosyası ile tahsil edilmiş olduğunu ve artırmadıklarını beyan ederek müvekkili şirkete ait ... plakalı araçta oluşan 10.153,00 TL hasar bedeli ve 337,50-TL kazanç kaybı bedeli olmak üzere toplam 10.490,50 TL alacağın kaza tarihi olan 27.10.2023 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, konusuz kalması nedeniyle değer kaybı yönünden karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına, bedel arttırım dilekçesinin duruşma günü beklenmeksizin davalı vekiline tebliğine karar verilmesini talep ettiği ve artırılan dava değeri üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırdığı görülmüştür. Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, 08/12/2024 havale tarihli bilirkişi heyet raporu, 03/04/2025 havale tarihli bilirkişi raporu, davacı vekili tarafından sunulan dava değeri artırım dilekçesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacıya ait aracın davalıya ait araç ile karıştığı trafik kazası neticesinde hasar gördüğü, yerleşmiş yargı kararları gereği kusurun ve kusur oranının belirlenmesinin mahkemeye ait olması nedeniyle yapılan değerlendirmede tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ile mahkememizce alınan kusur bilirkişisi raporu ile davaya konu kazada davalı sürücünün %25, davacıya ait araç sürücüsünün ise %75 oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, usul ve yasaya uygun bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere hasar onarım bedelinin 250.615,07-TL, değer kaybının 70.000,00-TL, kazanç kaybının 337,50-TL olduğu, davacı vekilinin 18/06/2025 tarihli dava değeri artırım dilekçesi ile 10.153,00-TL hasar bedeli tazminatı, 337,50-TL kazanç kaybı tazminatı talep ettiği, yukarıda belirtilen gerekçeler dahilinde davacı tarafın hasar tazminatı ve kazanç kaybı yönünden olan iddialarını usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatladığı anlaşılmakla bakiye hasar tazminatı ile kazanç kaybı tazminatı talebinin kabulüne, değer kaybı tazminatı talebinin ise dava dışı sigorta şirketi tarafından karşılandığı anlaşılmakla reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davacı vekilinin arabuluculuk taraf vekalet ücretinin yargılama giderleri arasında davalıdan tahsili ile davacıya verilmesi talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 2. maddesinde; ''Bu Tarifede yazılı avukatlık ücreti, kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemler ücreti karşılığıdır. Avukat tarafından takip edilen dava veya işle ilgili olarak düzenlenen dilekçe ve yapılan diğer işlemler ayrı ücreti gerektirmez. Hükümlerin tavzihine ilişkin istemlerin ret veya kabulü halinde de avukatlık ücretine hükmedilemez. Buna karşılık, icra takipleriyle, Yargıtay, Danıştay ve Sayıştayda temyizen ve bölge idare ve bölge adliye mahkemelerinde istinaf başvurusu üzerine görülen işlerin duruşmaları ayrı ücreti gerektirir.'' hükmüne yer verilmiş olup, avukatlık ücretinin kapsadığı işlere yer verilmiştir. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 16. maddesinde ise 'Arabuluculuk, Uzlaşma Ve Her Türlü Sulh Anlaşmasında Ücret' hususunda; ''1136 sayılı Kanunun 35/A maddesinde uzlaşma sağlama, arabuluculuk, uzlaştırma ve her türlü sulh anlaşmalarından doğacak avukatlık ücreti uyuşmazlıklarında bu Tarifede yer alan hükümler uyarınca hesaplanacak miktarlar, akdi avukatlık ücretinin asgari değerlerini oluşturur. (2) Ancak, arabuluculuğun dava şartı olması halinde, arabuluculuk aşamasında avukat aracılığı ile takip edilen işlerde aşağıdaki hükümler uygulanır: a) Konusu para olan veya para ile değerlendirilebilen işlerde avukatlık ücreti; arabuluculuk sonucunda arabuluculuk anlaşma belgesinin imzalanması halinde, bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hesaplanır. Şu kadar ki miktarı 7.200,00 TL’ye kadar olan arabuluculuk faaliyetlerinde avukatlık ücreti, 1.080,00 TL. maktu ücrettir. Ancak, bu ücret asıl alacağı geçemez. b) Konusu para olmayan veya para ile değerlendirilemeyen işlerde avukatlık ücreti; arabuluculuk sonucunda arabuluculuk anlaşma belgesinin imzalanması halinde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde davanın görüldüğü mahkemeye göre öngörülen maktu ücrettir. c) Arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması halinde, avukat, 1.080,00 TL. maktu ücrete hak kazanır. Ancak, bu ücret asıl alacağı geçemez. ç) Arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması halinde, tarafın aynı vekille dava yoluna gitmesi durumunda müvekkilin avukatına ödeyeceği asgari ücret, (c) bendine göre ödediği maktu ücret mahsup edilerek bu Tarifeye göre belirlenir.'' hükmü düzenlenmiştir. Yine her ne kadar davacı vekilince dava dilekçesinde, arabuluculuk vekalet ücretinin hüküm altına alınması talep edilmiş ise de, yukarıda yer verilen kanun ve tarife hükümleri kapsamında, avukatlık ücretinin kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemler ücreti karşılığı olduğunun, arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması halinde, avukatın ücrete hak kazanacağının, ancak bu ücretin asıl alacağı geçemeyeceğinin, arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması halinde, tarafın aynı vekille dava yoluna gitmesi durumunda müvekkilin avukatına ödeyeceği asgari ücretin (c) bendine göre ödediği maktu ücretin mahsup edilmesi ile bu tarifeye göre belirleneceğinin düzenlendiği, avukatın müvekkili olan tarafın yargılama sonucunda vekili olan avukata ödeyeceği vekalet ücretinin, anlaşmazlık ile sonuçlanan arabuluculuk faaliyeti kapsamında ödemesi gereken vekalet ücreti miktarının mahsup edilmesi neticesinde hesaplanacak bakiye bedelden ibaret olduğu dikkate alındığında, yapılan yargılama neticesinde ödenecek vekalet ücreti açısından avukatın müvekkili olan tarafa anlaşmazlık ile sonuçlanan arabuluculuk faaliyeti vekalet ücretinin ek bir külfet olarak yüklenmediği, müvekkili tarafından ödenecek sonuç vekalet ücreti içerisinde arabuluculuk faaliyeti vekalet ücretinin de yer aldığı, belirtilen sebepler dahilinde arabuluculuk faaliyeti vekalet ücretinin, yargılama sonucunda hüküm altına alınan vekalet ücretinden hariç tutulduğuna dair herhangi bir düzenlemenin yer almadığı, aksine arabuluculuk vekalet ücretinin, avukatın yargılama sonucunda hak edeceği vekalet ücreti içerisinde yer alacağının düzenlendiği, ilgili kanun ve mevzuat hükümleri kapsamında avukatın müvekkiline yüklenmeyen arabuluculuk vekalet ücretinin karşı taraftan tahsilinin talep edilmesinin hakkaniyete uygun düşmeyeceği gibi iyi niyet kurallarına da aykırılık teşkil edeceği ve hukuk düzeni tarafından korunmasının mümkün olmadığı göz önünde bulundurularak talebin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle: Davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile, 1-10.153,00-TL bakiye hasar tazminatının 27.10.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-337,50-TL kazanç kaybı tazminatının 27.10.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-100,00-TL değer kaybı tazminatı talebinin REDDİNE, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 716,60-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 427,60-TL harç ile 179,00-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 110,00-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan 140,00-TL elektronik tebligat, 365,00-TL tebligat posta masrafı, 6,00-TL (KEP) posta masrafı, 9.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.511,00-TL yargılama giderinin davanın kabul oranı dikkate alınarak 9.421,19-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harç, 427,60-TL başvurma harcı ve 179,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.045,20-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 10.490,50-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 100,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 3.800,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davanın kabul oranı dikkate alınarak, 35,88-TL'sinin davacıdan tahsili, 3.764,12-TL'sinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 10-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafların yokluğunda miktar itibariyle KESİN nitelikte olmak üzere karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.21/10/2025

Katip... ¸e-imza

Hakim ... ¸e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/109, K. 2025/1007, T. 21.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-109-e-2025-1007-k-fc7af596c2f2