İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/1043 E. 2026/427 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/1043
Karar No
2026/427
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/1043 Esas KARAR NO : 2026/427

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/12/2024 KARAR TARİHİ : 21/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı olarak, müvekkilinin davalı borçludan 104.009,60 -TL alacağı bulunmakta olduğunu, müvekkili ile ..... Mağazacılık Ticaret Ve İnşaat Sanayi Limited Şirketi arasında ticari bir ilişki mevcut olduğunu, davalının müvekkilinden hizmet satın almış olduğunu, müvekkilinin, davalı şirketin Zeytinburnu/İstanbul pazar alanındaki binasının dış cephesine dijital reklam panosu kurulumu ve montajını (led ekran) yapmış olduğunu, işbu led ekran/dijital reklam panosunun halen çalışmakta ve davalı tarafça kullanılmakta olduğunu, ancak davalı ..... Mağazacılık Şirketi’nin, müvekkilinden hizmet almasına rağmen ödemeyi yapmadığını, ifa borcunu yerine getirmemiş olduğunu, işbu sebeple Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyasında taraflarınca davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibi başlatılmış olduğunu ve borçlu tarafından borca itiraz edildiğini, davalı tarafın, müvekkili ile yapmış olduğu mail yazışmalarında, icra takibi başlatıldıktan sonra 18.10.2024 tarihinde müvekkilinden güncel cari hesap ekstresini istendiğini ve müvekkilinin de davalıya cari hesap ekstresini mail üzerinden göndermiş olduğunu, bu durumun dahi davalı borçlunun müvekkiline olan borcunu kabul ettiğinin en bariz göstergesi olduğunu beyanla, davalı borçlunun Küçükçekmece İcra Müdürlüğü ..... E. sayılı dosyasına haksız ve mesnetsiz olarak yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, haksız ve kötü niyetle itiraz eden davalının dava değeri %20 den asağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf dava dilekçesinde her ne kadar tabela yapım işini gereği gibi yerine getirdiğini iddia etse de dava konusu tabelanın eksik ve kusurlar ile birlikte imal edilmiş olduğu, işbu hususun Davalı Müvekkili tarafından Davacı tarafa sözlü olarak bildirilmiş olup taraflar arasındaki görüşmeler neticesinde Davacı taraf tabelanın gereği gibi yapılması yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğunu, tabelanın gereği gibi yapılmaması nedeniyle Davalı Müvekkilin ilgili tabelayı dava dışı şirkete yaptırmış olup basiretli bir tacir olarak tabeladaki kusurların işbu dava dışı 3. Şirket tarafından Davalı Müvekkiline bildirilmiş olduğu, işbu hususun Sayın Mahkemece yaptırılacak keşif sonucunda çıkacak bilirkişi incelemesi ile kolaylıkla tespit edilebilecek olup Davacı Tarafın gereği gibi yerine getirmediği tabela yapım işine istinaden Davacı Müvekkilinden yapım bedelini talep etmekte olduğu, Dava konusu tabelanın yapımındaki eksikliklere ilişkin olarak Davacı taraf ve Müvekkili Şirket ilgililerinin ortak “whatsapp” grubu üzerinden montaj işlemlerinin hatalı ve eksik olduğu bildirilmiş ancak işbu bildirimlere Davacı Şirket yetkilileri mütamadiyen olumsuz karşılık vermiş, Davacı Şirket ilgili konuşmalarda Müvekkili Şirket’in herhangi bir kusurunun olmadığı, yapılan montaj işinin hatalı olduğunu kabul etmekte birlikte eksikliklerin kendilerinden kaynaklanmadığını iddia etmekte olduklarını, Dava konusu tabela yağmurlu havalarda çalışmamakta olup hatalı imal sonucunda, dış mekan için yapılan tabelanın dış mekana uygun olarak yapılmaması nedeniyle ilgili kusurları aradan geçen zaman içerisinde fark etmiş olup ilgili eksikliklerin tamamlanması için yapılan masraf kalemlerine ilişkin haklarını saklı tutmakta olduklarını, taraflar arasında tabela yapımına ilişkin herhangi bir sözleşme bulunmamakta olduğu, davacı taraf dava dilekçesinde tabela yapım işine istinaden düzenlenen fatura bedeline ilişkin herhangi bir delil sunmadan salt kendi iradesi ile kesmiş olduğu fatura ile tabela yapım bedeline ilişkin alacaklarını talep etmekte olup faturaya itiraz edilmemiş olması fatura içeriğinin ve fatura bedelinin kabul edildiği anlamına gelmemekte olduğu, davacı tarafın fatura konusu tabela yapım işini gereği gibi yerine getirip getirmediğini ispat etmesi gerekmekte olduğunu, Sayın Mahkemece verilecek keşif kararı ile de görüleceği üzere ilgili tabelanın Davalı Müvekkili tarafından tamamlatılmak suretiyle eksiklikler giderilmiş olup, Davacı’nın teslim yahut işin gereği gibi yapıldığına ilişkin herhangi bir delili bulunmamakta olduğu, Sayın mahkemece takdir edileceği üzere Davacı tarafın, dava konusu yapım işini gereği gibi bitirip teslim ettiğini ispat edememiş olup huzurdaki davanın reddi gerekmekte olduğunu beyanla, davanın reddine, yargılama masrafı ve vekalet ücretinin davacılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 04.11.2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda: "1-) Davacı ve Davalı yan 2023 ve 2024 yılları Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, 2-) Her iki taraf ticari defterlerine göre de, icra takip tarihi olan 19/09/2024 tarihi itibariyle davacının davalı yandan 104.009,60 TL Alacaklı oldukları, icra takip tarihinden yaklaşık 1,5 ay sonra 31.10.2024 tarihinde davalı tarafından davacı yana ..... Numaralı 104.009,60 TL Tutarlı İade E-Faturası düzenlenmiş olduğu, İcra takip tarihi olan 19/09/2024 tarihinden sonra, davalı tarafından davacı yana KDV Hariç Tutarı 86.674,67 TL, KDV Dahil Tutarı 104.009,60 TL olan İade E-Faturası düzenlenmiş olduğu, Davacı yan tarafından işbu İade faturasına Noter kanalı ile yapılmış itiraz belgesine dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu, 3-) Taraflar arasında imzalanmış bir sözleşmeye ve Davalı tarafı temerrüde düşürecek Noter kanalı ile yapılmış bir ihtarnameye dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu, 4-) Elektrik Elektronik Mühendisi yönünden sonuç Sistemin toplam 1010 panelden oluştuğu, sol bölümdeki panellerin büyük ölçüde çalışır durumda olduğu, buna karşılık orta ve sağ bölümde yer alan panellerin bir kısmında piksel ve görüntü kusurları bulunduğu, ayrıca sağ bölümde 10 panelin hiç monte edilmediği tespit edilmiştir. Kusurlu alana tekabül eden yüzey yaklaşık %45 olmakla birlikte, bu bölgedeki panellerin tamamı tam işlev kaybına uğramamış olup bir kısmı kısmi görüntü sunmaya devam etmektedir. Panel arızalarına ek olarak, sistemde su sızdırmazlığı, drenaj, kablo izolasyonu ve güç kaynağı sabitleme gibi dış mekân kurulum standartlarına aykırılıklar ile korozyon bulguları mevcuttur. Bu kapsamda hem eksik montaj hem de kısmi fonksiyon kaybı birlikte değerlendirilmiş, sistemin tamamen çalışamaz olmadığı ancak ticari görüntü kalitesi ve güvenli işletim şartlarını sağlayacak seviyede olmadığı kanaatine varılmıştır. Tüm teknik unsurlar dikkate alındığında ekonomik değer esaslı ayıp oranı yaklaşık %28 olarak belirlenmiştir. 5-) Genel Değerlendirme Sonucu Her ne kadar tarafların ticari defterleri incelenmişse de her iki tarafın da ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olduğu, lehlerine delil niteliğini haiz olduğu ve takip konusu alacak noktasında mutabık olmadıkları nazara alındığında salt ticari defterlerin tetkiki neticesinde sonuca ulaşılabilmesinin mümkün olmadığı, Bu noktada incelenmesi gereken husus, davacının edim yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirip getirmediğine ilişkin olduğu, heyetimiz teknik üyesince yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde İşlevsel kullanım, görüntü kesintileri, ticari görünüm kaybı ve nihai çıktı kalitesi birlikte değerlendirilerek kusur oranı ekonomik değer düşümü yöntemi ile yaklaşık %28 olarak belirlendiği, bu noktada ayıbın maddi koşulunun gerçekleştiği noktasında gerekli teknik inceleme ve değerlendirmenin yapıldığı, Nihai takdir ve kanaat Muhterem Mahkemeye ait olmak üzere şayet Sayın Mahkemece davalının bahse konu ayıpları “uygun sürede” davacıya bildirdiği kanaatinde olunması durumunda somut olayda ayıbın şekli koşulunun da sağlanmış olduğunun ifade edilebileceği, Bu noktada heyetimizce kusur oranı ekonomik değer düşümü yöntemi ile yaklaşık %28 olarak belirlendiğinden, takdiri Muhterem Mahkemeye ait olmak üzere 2. bentte yer alan “(...) ayıp oranında bedelden indirim” hükmünün somut olaya tatbikinin uygun olduğunun düşünüldüğü, bu noktada davacının heyetimizce de kadri maruf nitelikte olduğu tespit edilen 740.559,60 TL tutarındaki toplam iş bedeline %28 ayıp oranının uygulanması halinde, davacı tarafın hak edişi önemli ölçüde azalmakta olup, mevcut ayıplar giderilinceye veya ayıp oranına göre bedel indirimi yapılıncaya kadar davacının 104.009,60 TL üzerinden icra takibinde bulunması yerinde değildir. Başka bir deyimle, %28 oranındaki ayıp indirimi uygulandığında davacı tarafın talep ettiği bakiye tutar yönünden alacaklı olmadığı anlaşılmakta; bu nedenle icra takibine konu edilen bedelin davacı tarafından talep edilebilir nitelikte olmadığı değerlendirilmektedir. 6-) Davacı taraf, 19/09/2024 tarihli icra takibinde 104.009,60 TL bakiye alacak talep etmiş ve bu tutara ilişkin 30.837,42 TL işlemiş faiz isteminde bulunmuştur. Ancak dosya kapsamında taraflar arasında imzalanmış bir sözleşmeye ya da davalı tarafı temerrüde düşürmeye elverişli Noter ihtarnamesine rastlanmamış olup bu nedenle ayrıca işlemiş faiz hesabı yapılmamıştır. Öte yandan teknik inceleme neticesinde tespit edilen %28 oranındaki ayıp, toplam iş bedeline uygulandığında davacının bakiye alacak iddiasında bulunamayacağı kanaatine varılmıştır. Bu çerçevede, mevcut durumda davacının talep ettiği 104.009,60 TL bakiye alacağın teknik değerlendirmeye göre oluşmadığı dikkate alındığında, bu bedel üzerinden faiz talep edilebilmesi de mümkün görülmemektedir. Takdir Sayın Mahkemenize aittir, 7-) Davacı talebinin kabulü gerektiği varsayılsa dahi, davacının ancak icra takip tarihi olan 19/09/2024 tarihinden itibaren alacağına yıllık %51,75 ve değişen oranlarda reeskont avans faizi talep edebileceği değerlendirilmektedir. Ancak yukarıda açıklandığı üzere %28 ayıp oranı uygulandığında davacının bakiye alacak talebi bulunmadığından, faiz hesaplamasına esas alınacak bir alacak tutarı da oluşmamaktadır. Takdir Sayın Mahkemenize aittir Değerlendirmelerimiz, asli ve nihai hukuki takdiri ile tavsifi HMK m. 266/c.2 ve m. 279/f.4 hükmü ile 6754 sayılı Kanun m.3/f.3 hükmü icabı tamamen ve münhasıran Mahkemeye ait olmak üzere Sayın Mahkemenin takdirine saygıyla arz olunur. Ancak, Muhterem Mahkemeyi bilirkişi görüşü takyit etmediğinden, sayın yargı makamının tamamen davacı savları veya tamamen davalı savunmaları yönünde hüküm kurmakta bütünüyle muhtar olduğu, meselenin asli ve nihai hukuki tavsifinin sadece Sayın Mahkemeye ait bulunduğu tartışma dışıdır." şeklinde görüş bildirilmiştir. 31/03/2026 tarihli bilirkişi heyet ek raporunda: "Ek Rapor Kapsamında yapılan tespit ve değerlendirmeler sonucunda, Mali Yönden; 1-) Mali yönden kök raporda yapılan tespit ve değerlendirmelerde bir değişiklik olmadığı, Kök Raporda da açıklanmış olduğu üzere, her iki taraf ticari defterlerine göre de, icra takip tarihi olan 19/09/2024 tarihi itibariyle davacının davalı yandan 104.009,60 TL Alacaklı oldukları, İcra takip tarihinden yaklaşık 1,5 ay sonra 31.10.2024 tarihinde davalı tarafından davacı yana ...... Numaralı 104.009,60 TL Tutarlı İade E-Faturası düzenlenmiş olduğu, 2-) Davacı yan tarafından kök rapora itiraz dilekçesi ekinde, davalı tarafından davacı yana düzenlenmiş ..... Numaralı 104.009,60 TL Tutarlı 31.10.2024 tarihli İADE Faturasına Davacı yan tarafından Noter kanalı ile itiraz edilmiş olduğuna dair 01.11.2024 tarihli Beşiktaş ...... Noterliği ve ..... yevmiye numaralı İhtarnamenin sunulmuş olduğu, 3-) Kök Raporda Davacı ticari defterlerine göre davalı cari hesap ekstresinde de görüldüğü üzere, işbu iade faturasının davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, Ek Rapor kapsamında; Davacı yan 10.11. ve 12.ay E-Defterlerinde işbu iade faturasının kayıtlı olup olmadığının tekrar kontrol edildiği ve Davacı ticari defterlerinde Davalı tarafından Davacı yana düzenlenmiş 31.10.2024 tarihli ...... numaralı 104.009,60 TL Tutarlı İADE Faturasının kayıtlı olmadığı tekrar tespit edilmiş olduğu, 4-) Davalı yan tarafından 16.01.2026 tarihinde dosyaya sunulu Beyan dilekçesi ekinde, Dava dışı ...... REKLAM AYDINLATMA TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ tarafından Davalı yana Dava tarihinden sonra 18-03-2025 tarihinde düzenlenmiş ...... numaralı ve açıklaması ..... TABELA İŞLERİ olan 125.000 TL+KDV=150.000 TL Tutarlı E-Faturanın ve bu faturaya ilişkin ödemenin yapılmış olduğuna dair muhasebe fiş görüntüsünün sunulmuş olduğu, Bu belgelerin yeterli görünmemesi nedeniyle, dava dışı ...... REKLAM ticari defterlerinin ve belgelerin talep edilmiş olduğu, dava dışı ..... REKLAM tarafından ticari defterlerin ve 150.000 TL ödeme belgesinin e-mail ile tarafıma gönderilmiş olduğu, Dava dışı ...... REKLAM’ın incelemeye sunulan 2025 yılı Ticari defterlerinin, envanter defteri açılış tasdikinin süresinden sonra yaptırılmış olması sebebiyle, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmamış olduğu tespit edilmiş olduğu, 5-) Dava dışı ...... REKLAM ticari defterlerinde ve sunulan Cari hesap ekstresinde de görüldüğü üzere, dava dışı ..... REKLAM tarafından Davalı yana Dava tarihinden sonra 18- 03-2025 tarihinde ...... numaralı ve açıklaması .... İŞLERİ olan 125.000 TL+KDV=150.000 TL Tutarlı E-Faturanın düzenlenmiş olduğu, işbu faturaya ilişkin 150.000 TL ödemenin 20.03.2025 tarihinde davalı ..... bank hesabından, dava dışı ..... Reklam ..... Bankası hesabına ödenmiş yapılmış olduğu, davalı ile Dava dışı ..... REKLAM arasında bu fatura sonrasında da çalışmalar olduğu görülmekte olduğu, Elektrik Elektronik Mühendisi yönünden sonuç Yukarıda ayrı başlık açılarak, Ek rapor kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; 1-) Kök rapordaki elektrik-elektronik mühendisliği yönünden teknik tespitlerde bir değişiklik bulunmamaktadır. Sistem 1010 panelden oluşmakta olup sol bölümdeki 560 panel büyük ölçüde çalışır durumda olmaya devam etmektedir. Orta ve sağ bölümde piksel, renk ve senkronizasyon bozuklukları bulunan panellerle birlikte 10 adet monte edilmemiş panel mevcut olup toplam ayıplı alan yaklaşık %45 yüzeye karşılık gelmektedir. Kısmi fonksiyon kaybı, yapısal kurulum kusurları ve IP koruma yetersizliği birlikte değerlendirilerek belirlenen ekonomik değer esaslı ayıp oranı %28 olarak korunmaktadır. 2-) Tespit edilen ayıplar nitelik itibariyle ikiye ayrılmaktadır: 10 adet monte edilmemiş panel açık ayıp niteliği taşımaktadır. IP koruma yetersizliği, PSU sabitleme eksikliği, kablo izolasyon sorunları ve sızdırmazlık/drenaj yokluğu ise teslim anında olağan muayene ile fark edilemeyecek, ancak kullanım sürecinde yağmurlu hava ve rutubet koşullarında kendini belli eden gizli ayıp niteliği taşımaktadır. 3-) Dava dışı ..... REKLAM tarafından 18.03.2025 tarihinde düzenlenen ..... TABELA İŞLERİ açıklamalı fatura ve buna ilişkin ödeme belgesi, ilk kurulumun yapıldığı Aralık 2023 tarihinden yaklaşık 15 ay sonraya ait bir müdahaleyi kapsamakta olup hangi teknik kusurların bu firma tarafından giderildiği belirlenememektedir. Bu nedenle söz konusu belge, kök rapordaki teknik ayıp tespiti ve %28 ayıp oranı değerlendirmesini değiştirmemektedir. Genel Değerlendirme Yönünden: i. Heyetimiz teknik üyesi tarafından huzurdaki ihtilaf bakımından; Dava dışı ..... REKLAM tarafından 18.03.2025 tarihinde düzenlenen ..... TABELA İŞLERİ açıklamalı fatura ve buna ilişkin ödeme belgesi, ilk kurulumun yapıldığı Aralık 2023 tarihinden yaklaşık 15 ay sonraya ait bir müdahaleyi kapsamakta olup hangi teknik kusurların bu firma tarafından giderildiği belirlenememektedir. Bu nedenle söz konusu belge, kök rapordaki teknik ayıp tespiti ve %28 ayıp oranı değerlendirmesini değiştirmemektedir. şeklinde değerlendirmede bulunulduğundan açıklamalarımıza ayıbın dava dışı üçüncü kişinin fiilinden kaynaklanmadığı ihtimaline binaen devam edildiği, ii. Kök raporda belirttiğimiz ayıbın maddi şartının somut olayda bulunduğuna yönelik görüşümüzün korunduğu, iii.Davalı iş sahibinin davacıya yaptığı usulüne uygun bir -açık ihbarlar yönünden 2 günlük süre, gizli ayıplar yönünden makul süre- ayıp bildirimi bulunup bulunmadığının anlaşılamadığı, Mahkemece davalının bahse konu ayıpları usulüne uygun olarak davacıya bildirdiği kanaatinde olunması durumunda somut olayda ayıbın şekli koşulunun da sağlanmış olduğunun ifade edilebileceği, iv.İstanbul BAM tarafından verilen “(…) Ayıp ihbarı itiraz olmayıp, def'i niteliğinde bulunduğundan yüklenici tarafından ileri sürülmedikçe mahkemece re'sen dikkate alınıp değerlendirilemez. Davacı yüklenici tarafından ayıp ihbarının yapılmadığı ya da süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığına yönelik bir savunma sebebi ileri sürülmediğine göre süresinde yapıldığının kabulü gerekir (…)” şeklindeki kararla ve dava dilekçesi incelendiğinde ise ayıp ihbarının bulunmadığına yönelik bir savunmaya rastlanılamadığı hususuyla birlikte değerlendirildiğinde ayıba ihbarın süresinde yapıldığından söz edilebileceği, v. Ayıbın maddi ve şekli şartının var olduğuna Mahkemece de kanaat getirilmesi ihtimalinde 740.559,60 TL tutarındaki toplam iş bedeline %28 ayıp oranının uygulanması halinde %28 Ayıp Oranı İndirim Tutarı: 207.356,69 TL (740.559,60 x 0,28) İndirim Sonrası Kalan Tutar: 533.202,91 TL (740.559,60 - 207.356,69) olacak ve yüklenicinin hak ettiği tutarın 533.202,91 TL olduğundan söz edilebileceği, vi.Borçlu takip tarihinden önce yasal olarak temerrüde düşürülmediği için, davacının talep ettiği 30.837,42 TL tutarındaki işlemiş geçmiş gün faizi talebinin hukuki dayanağının bulunduğunun söylenemediği ve raporda da bu nedenle işlemiş faiz hesabı yapılamadığı, sonuç ve kanaatine varılmıştır. " şeklinde görüş bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı taraf davalı aleyhine Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı icra takip dosyası ile 104.009,60 TL asıl alacak ve 30.837,42 TL işlemiş faz olmak üzere toplam 134.847,02 TL‬ üzerinden takip başlattığı, davalının süresinde takibe itirazı üzerine işbu itirazın iptali davasının dava değeri 134.847,02 TL‬ üzerinden açıldığı anlaşılmakla ; davacı taraf, davalı ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı alacaklarının bulunduğunu, davalının davacıdan hizmet satın aldığını, davalı şirkete ait binanın dış cephesine dijital reklam panosu kurulumu ve montajına dair işin yapılmış olduğunu ve davalının halen kullandığını ancak davalının ödeme yapmadığını belirterek güncel cari hesap bakiyesinin tahsili amacıyla başlattıkları icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın haksız olduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiş, davalı ise davacının üstlendiği işin eksik ve kusurlu imal edildiğini, davalıya sözlü olarak bildirildiğini ancak tabelanın gereği gibi yapılması yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, buna göre davacının alacak talebinde bulunmayacağını, dava dışı şirketten tabelanın yapımına ilişkin hizmet alındığını belirterek davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde ve keşfen bilirkişi incelemesi yapılması sağlanmış olup, buna göre, davacı ve davalının 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulmuş olduğu, her iki taraf ticari defterlerine göre, icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 104.009,60 TL alacaklı olduğu, icra takip tarihinden sonra 31.10.2024 tarihinde davalı tarafından davacı yana ..... Numaralı 104.009,60 TL tutarlı iade faturası düzenlenmiş olduğu, davacı tarafından davalıya 2023 yılında KDV Hariç tutarı 617.133,00 TL, KDV Dahil tutarı 740.559,60 TL olan 2 Adet Temel E-Faturası düzenlenmiş olduğu, davalı tarafından davacıya 2023 yılında toplam tutarı 636.550,- TL olan ödeme yapılmış olduğu anlaşılmıştır. Teknik yönden yapılan değerlendirmede ise, dava konusu reklam panosu sisteminin toplam 1010 panelden oluştuğu, sol bölümdeki panellerin büyük ölçüde çalışır durumda olduğu, buna karşılık orta ve sağ bölümde yer alan panellerin bir kısmında piksel ve görüntü kusurları bulunduğu, ayrıca sağ bölümde 10 panelin hiç monte edilmediğinin tespit edildiği, kusurlu alana tekabül eden yüzey yaklaşık %45 olmakla birlikte, bu bölgedeki panellerin tamamı tam işlev kaybına uğramamış olup bir kısmının kısmi görüntü sunmaya devam ettiği, panel arızalarına ek olarak, sistemde su sızdırmazlığı, drenaj, kablo izolasyonu ve güç kaynağı sabitleme gibi dış mekân kurulum standartlarına aykırılıklar ile korozyon bulguları mevcut olduğu, bu kapsamda hem eksik montaj hem de kısmi fonksiyon kaybı birlikte değerlendirildiğinde sistemin tamamen çalışamaz olmadığı ancak ticari görüntü kalitesi ve güvenli işletim şartlarını sağlayacak seviyede olmadığı kanaatine varıldığı, teknik olarak tespit edilen ayıpların önemli bir bölümünün (IP koruma yetersizliği, PSU sabitleme eksikliği, kablo entegrasyon kusurları, sızdırmazlık ve drenaj yokluğu) kurulum aşamasında yapılan teknik tercihlere ve montaj standartlarına ilişkin olduğu, bu nitelikteki kusurların zamanla ortaya çıktığı (gizli ayıp niteliği taşıdığı), dolayısıyla kurulumun yapıldığı tarihteki uygulamadan kaynaklandığı, dava dışı .... REKLAM tarafından gerçekleştirilen sonraki müdahaleye ilişkin faturada yer alan "..... TABELA İŞLERİ" açıklaması genel nitelikte olup, hangi teknik kusurların bu firma tarafından giderildiği veya hangi bölümlerde müdahale edildiğinin belirlenemediği, panonun sağ bölümde 10 adet panelinnin hiç monte edilmemiş olması, olağan bir muayene ile teslim anında fark edilebilecek nitelikte açık ayıp niteliği taşıdığı, IP koruma yetersizliği, PSU sabitleme eksikliği, kablo izolasyon ve entegrasyon sorunları ile sızdırmazlık ve drenaj yokluğu ise teslim anında olağan bir gözden geçirme ile fark edilemeyecek, ancak zamanla kullanım sürecinde (bilhassa yağmurlu hava ve rutubet koşullarında) kendini belli eden gizli ayıp niteliği taşıdığı, tüm teknik unsurlar dikkate alındığında ekonomik değer esaslı ayıp oranının yaklaşık %28 olarak belirlendiği anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının yerine getirmeyi üstlendiği davalıya ait binaya reklam panosu yapma ve montajına ilişkin eser sözleşmesi kapsımında olup, davacı işi gereği gibi yerine getirdiğini ve bakiye alacağının ödenmediğini belirterek alacak talebiyle icra takibi başlatmış, davalı ise işin gereği gibi yerine getirilmediğini davacının iş bedelinin tamamına hak kazanmadığını ileri sürerek talebin reddini savunmuştur. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakta olup, işin niteliği ve kapsamı teknik bilirkişice yapılan tespitlere göre yerinde ve eksiksiz yapılıp yapılmadığını denetlemekle kalmıştır. Buna göre keşfe yapılan incelemede davacının üstlendiği işi gereği gibi noksansız ifa etmemiş olduğu, panoda açık ve gizli ayıpların bulunduğu, ayıpların panonun tamamen kullanılmasına engel olmadığı ancak beklenen faydanın sağlanamadığı , davalının bu kapsamda ayıplı-eksik ifa iddiasının yerinde olduğu ve buna ilişkin davacıya gerekli bildirimlerin yapılmış olduğu dosyadaki yazışmalardan bunun anlaşıldığı buna göre davacının işin tamamına ilişkin bedele hak kazanamadığı anlaşıldığından bilirkişice de kadri maruf kabul edilen davacının iş bedeline ilişkin davalıya kestiği toplam 740.559,60 TL fatura bedeline ayıp oranı olan % oran uygulandığında ve davalının davacıya yaptığı 636.550,- TL ödeme dikkate alındığında davacınını talep edebileceği bakiye bedelin kalmamış olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00-TL karar harcından dava açılırken yatırılan 1.628,61-TL'nin mahsubu ile bakiye 896,61-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki bulunan AAÜT uyarınca dava değeri üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınması ile hazineye gelir kaydına, 6-Kullanılmayan yargılama gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesine müteakiben yatırana iadesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/04/2026

Katip ..... e-imzalıdır Hakim .... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/1043, K. 2026/427, T. 21.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-1043-e-2026-427-k-1f054c2ef8bc