İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/864 E. 2026/359 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/864
Karar No
2026/359
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/864 Esas KARAR NO : 2026/359

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 09/09/2023 KARAR TARİHİ : 06/04/2026 KARARIN YAZILMA TARİHİ : 07/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; “25.10.2022 tarihinde; Davalılardan sürücü ....” nun idaresindeki ve davalı sigorta şirketinin KZMS Poliçesi ile sigortalayanı olduğu .... plakalı aracın çarptığı davacı müvekkilin yaralandığı, maddi ve manevi zarara uğradığı; Kazada ..... plakalı araç sürücüsü davalının asli ve tam kusurlu olduğu, Açıklanan nedenlerle; Fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik: Davacı müvekkil için 1.000,00 maddi ve 300.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 301.000,00 TL' nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (Davalı sigorta şirketi sadece maddi tazminat ve ferilerinden ve poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak kaydı ile) davalılardan müştereken ve Müteselsilen tahsiline; Yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalılara tahmiline karar verilmesi” talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; dava konusu 25/10/2022 tarihindeki kaza sebebiyle talep edilen sürekli iş görmezlik tazminatının reddini talep etmektedir, davalı şirket öncelikle sigortalı araç sürücüsünün kusur durumunun netleşmesi için ADli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini savunmakta dır, esasa ilişkin olarak ise davacının sunduğu %20 oranındaki maluliyet raporuna itiraz edilmekte olduğunu, yapılan medikal incelemeler neticesinde mevcut yaralanmanın (tibia kırığı) sekelsiz iyileştiği ve kaza ile maluliyet arasında bir illiyet bağı bulunmadığı, dolayısıyla gerçek maluliyet oranının %0 olduğunu ileri sürülerek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın 25/10/2022 tarihli trafik kazası nedeniyle tarafların kusur durumu, davacı tarafın maluliyet durumu, davacının maddi ve manevi tazminat talep şartlarının oluşup oluşmadığı varsa miktarının hesaplanmasına ilişkin tazminat davası olduğu görülmektedir. 2918 sayılı KTK nun 85. maddesi gereği, bir motorlu aracın işletilmesinin bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması durumunda, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ile bağlı olduğu teşebbüsün sahibinin, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları, aynı yasanın 88. maddesi gereği de, bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlarında müteselsilen sorumlu olacakları, bu durumda araç sürücüsünün kusuru oranında kendisinin haksız fiil esasına göre, araç sahibi ve sigorta şirketinin ise bu kusur oranından kusursuz sorumluluk ilkelerine göre sorumlu olacağı, 6098 sayılı TBK. madde 61 ve 62 ile müteselsil sorumluluk esaslarına göre; birden çok kişinin birlikte bir zarara sebebiyet vermeleri durumunda veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanacağı, müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her birinin, TBK. madde 162 ve 163 göre, borcun tamamından sorumlu olacakları, TBK. madde 167 uyarınca, sorumluların iç ilişkide kusur oranına göre, birbirlerine rücu haklarınında mevcut olacağı, davacının, dava dilekçesinde müteselsil sorumluluk ilkesi gereği zararın tamamını, isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından talep edebileceği, Motorlu araç işletenler, motorlu araç kazalarında doğabilecek zararların giderilmesini sağlamak amacıyla KTK.nın 91.maddesi uyarınca Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) yaptırmakla yükümlüdür. Davalı Sigorta şirketi söz konusu aracın ZMSS sigortacısıdır. Bu kapsamda Sigorta şirketi sigorta poliçesinde ve KTK'da belirlenen sorumluluk kalemleri ve poliçedeki maddi limit ile sınırlı olmak üzere, davalının kusuru oranında, davacının zararının tazmininden sorumlu olacağı bilinmektedir. Dosyanın yapılan incelemesinde; davacının dava dilekçesinde trafik kazasından kaynaklı yaralanması sebebiyle davalı gerçek kişinin kusurlu olduğunu söz konusu kaza neticesinde bedeni zararlar gördüğünü ameliyat geçirdiğini belirterek geçici ve sürekli iş göremezlik zararını talep ettiği anlaşılmıştır. Gerçekleşen kaza sebebi ile adli makamlarca tahkikat yapıldığı, açılan ceza davası neticesinde Bakırköy ...... Asliye Ceza Mahkemesi’nin ..... E ve ..... K sayılı dosyasının celp edildiği, kazada sanığın asli derece kusurlu olup katılanın yaralanmasına sebebiyet verdiği belirtilerek taksirle yaralama suçundan cezalandırıldığı, HAGB kararı yönelik tali karar fişinin düzenlendiği, 23/09/2025 tarihinde HAGB kararının kesinleştiği, Davacının sağlık raporlarının, hastane kayıtlarının ,araç kayıtlarına ilişkin belgelerin, sigorta poliçesinin, maluliyete ilişkin raporların, hasar dosyasının, emsal ücret ve SED araştırmasının celp edildiği, Kusur durumuna ilişkin hazırlanan 11/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda "Önceden teknik olarak belirlenmiş (KTK' nun (KTK' nun 84/fgij. Md. yoluyla 46, 47/c,d, 52/a,b, 53/b, 56/a, 67/a,c.. Md. ile KT. Yönet. 137/A. Md. Trafiğin akışı, Trafik İşaretlerine Uyma, Hızın Gerekli Şartlara Uygunluğunu Sağlama, Doğrultu değiştirme, şerit izleme, Araç manevraları) kurallara karşı dikkat ve özeni yükümlülüğünü yerine getirmeyen sigortalı .....5 plakalı kamyonet sürücüsü davalı .....' nun “%75 Oranında Asli Kusurlu” olacağı; 2- Yine önceden teknik belirlenmiş (KTK 68/b,c. Md. ile; KT. Yönet. 138. Md. Yayalarla ilgili) kuralları ihlal eden, kavşak başında, ancak yaya geçidi bulunmayan yerden taşıt yolu üzerinde karşıdan karşıya geçmekte iken, sola dönüş yapan araç tarafından çarpılmaya uğrayan, dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen davacı yaya ..... nin “%25 oranında Tali Kusurlu” olacağı görüş ve kanaatine varılmıstır." denilmek suretiyle davalının %75 oranında kusurlu olduğu tespit olunmuş denetime elverişli rapora karşı ileri sürülen itirazlar gerek raporun denetime elverişliliği ve olaya uygunluğu gerekse CBS'de alınan bilirkişi raporu ile arasında çelişki bulunmaması nedenleriyle reddolunarak yargılamaya devam olunmuştur. Kazanın meydana geldiği tarih 25/10/2022 olmakla, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliği kapsamında Adli Tıp Kurumu tarafından verilen 04/11/2025 tarihli raporda ; 1.Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %5 (yüzdebeş) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur. denilerek davacının maluliyetinin %5 olduğu, iyileşme süresinin ise 9 ay olduğu tespit edilmiştir. Söz konusu rapora karşı sunulan itirazlar reddedilerek yargılamaya devam olunmuştur. Bu çerçevede, aktüerya bilirkişisi raporu ile bahse konu iş göremezlikler nedeniyle davacının zararının hesaplanması istenmiştir. 02/02/2026 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında "Davacının müşterek ve müteselsil sorumluluk esasına göre talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 64.204,52 TL olduğu, Davacının müşterek ve müteselsil sorumluluk esasına göre talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 172.404,92 TL olduğu, Temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 09.09.2023 dava tarihi; davalı sürücü yönünde ise 25.10.2022 kaza tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu" denilerek davacı tarafından talep edilebilecek maddi tazminat bedelleri belirlenmiştir. Rapora karşı itiraz sürelerinin dolması beklenmiş ancak herhangi bir itirazın ileri sürülmediği, davacı tarafından sunulan bedel arttırım dilekçesinin de davalı taraflara tebliğ edildiği dosya kapsamında anlaşılmıştır. Davalı sigorta şirketi tarafından sunulan cevap dilekçesinde müterafik kusur iddialarına dayanılmış ise de davalının iddiasını ispata yarar herhangi bir evrak sunmadığından bu iddiasına itibar edilmemiştir. İstanbul BAM. ..... HD.nin ...... E ..... K Sayılı kararında da " TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici bakıcı gideri, geçici iş göremezlik ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine aittir. Başka bir ifadeyle geçici iş göremezlik zararı bedeni zarar teminatı ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında olup, 6111 sayılı yasa uyarınca tedavi gideri kapsamında değerlendirilemez. Bu nedenle geçici ve kalıcı bakıcı giderleri zararlarının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından, kalıcı iş göremezlik zararının ise sakatlık ve ölüm teminatından karşılanması gerektiğinden davalıların sorumluluklarının sona erdiğine ilişkin istinaf talepleri yerinde değildir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/13975 E. - 2022/7544 K. ve 2021/15255 E. - 2022/7709 K. sayılı kararları). " gerekçesinde belirtildiği üzere sigorta şirketi geçici iş göremezlik, tedavi ve iyileşme giderlerine ilişkin tazminat talebinden sorumlu olduğu dikkate alınarak yargılamaya devam olunmuştur. Bu bilgiler ışığında davacı ile davalı gerçek kişi arasında gerçekleşen trafik kazası neticesinde talep edilen maddi tazminat hususuna ilişkin yapılan yargılama neticesinde davalının kusur durumu ve davacıda mevcut maluliyet doğrultusunda yapılan hukuka uygun ve denetime elverişli hesaplamalar neticesinde davacı tarafından sunulan bedel arttırım dilekçesi dikkate alınarak maddi tazminat talebi yönünden hüküm kurulması gerektiği kanaatine varılmakla birlikte, davacının bir diğer talebi olan manevi tazminat talebi hususunda yapılan incelemede manevi zararın, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilme olduğu, duyulan acının, çekilen ızdırabın manevi zararın onun görüntüsü olarak ortaya çıkabileceği, manevi tazminatın, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşıdığı, manevi tazminatın, bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmediği, zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesinin gerektiği, takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan miktar kadar olması gerektiği, 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartların açıkça gösterildiği, bunların her olaya göre değişebileceğinden hakimin, bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermesi gerektiği dikkate alınmalıdır.

Somut olayda, davacının kazadan kaynaklı manevi tazminat isteminin kazanın meydana geliş şekli , yaralanma durumu, ATK'dan alınan maluliyet raporu, kusura ilişkin bilirkişiden alınan rapor, iyileşme süreçleri, paranın satın alma gücü, kaza tarihi, tarafların ekonomik ve sosyal durumu, kazadan kaynaklı duyulacak üzüntü ve keder dikkate alınarak manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilerek kazanın haksız eylem olması sebebiyle yasal faiz ve kaza tarihleri temerrütte dikkate alınarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının, davalılar aleyhine açtığı maddi tazminat davasının KABULÜ ile; 64.204,52 TL geçici iş göremezlik, 172.404,92 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 236.609,44 TL maddi tazminatın, davalılardan (sigorta poliçesi 1.000.000,00 TL teminat miktarı ile sınırlı olmak üzere), davalı ..... yönünden kaza tarihi olan 25.10.2022 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden ise dava tarihi tarihi olan 09.09.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Davacı tarafından davalı aleyhine açtığı manevi tazminat davasının Kısmen Kabul Kısmen Reddi ile; Sabit görülen 45.000,00 TL manevi tazminat talebinin kabulüyle kaza tarihi olan 25.10.2022’den itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı gerçek kişi ..... yönünden müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, 3-Alınması gereken 179,90 TL başvurma harcının davalılardan müşterek müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca maddi tazminat açısından alınması gereken 16.162,79.-TL karar harcının davalılardan müşterek müteselsilen, manevi tazminat açısından ise alınması gereken 922.18 TL harcın davalı gerçek kişi ..... tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Dosyada adli yardım kararı nedeni ile suç üstü ödenediğinden yapılan toplam 22.984,50.-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 10.134,65 TL sinin davalılardan müştereken müteselsilen 1.927,48 TL sinin davalı gerçek kişi ..... bakiye kalan 10.922,37 TL nin ise davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına 6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat açısından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00.-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 7-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat açısından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00.-TL vekalet ücretinin davalı gerçek kişi ..... tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 8-Davalı gerçek kişi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat açısından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, 9-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine, 10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.410,99.-TL'sının davalılardan müştereken müteselsilen 268,35 TL sinin davalı gerçek kişi .... bakiye 1.520,66 TL nin ise davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen kararın 2026 yılı istinaf yasa yolu kesinlik sınırı olan 40.000 TL nin altında kalması nedeniyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 06/04/2026

Katip .....

Hakim .... ¸e-imzalıdır

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TAVZİH KARARI

ESAS NO : 2023/864 Esas KARAR NO : 2026/359 HAKİM : Hasan Tamer BERBER 215034 KATİP : Hayati YILMAZ 291865

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Mahkememiz kararının hüküm son maddesi her ne kadar dosyanın miktar itibari ile kesin olarak verildiği görüşmüşse de; bu hususun miktar itibari ile sehven yazıldığı anlaşılmakla mahkememiz kararının aşağıdaki gibi tavzihine karar verilmesi gerekmiştir. KARAR: Mahkememizin kararının hüküm kısmı son maddesinin "Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda verilen kararının, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstanbul BAM ‘ne İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı." şeklinde TAVZİHİNE, İstinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden karar verildi 06/04/2026

Katip ..... ¸e-imzalıdır

Hakim .....

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/864, K. 2026/359, T. 06.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-864-e-2026-359-k-035900cc9784