İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/55 E. 2026/848 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/55
- Karar No
- 2026/848
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/55 Esas KARAR NO:2026/848
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 22/01/2025 KARAR TARİHİ : 22/09/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; müvekkilin yargılama giderleri ve harç giderlerini karşılayabilecek durumunun olmadığını, üzerine kayıtlı taşınmaz ve araç bulunmadığını, adli yardım talebinin kabul edilmemesi durumunda müvekkilin davayı takip etmekte zorluğa düşeceğini, müvekkilin zor şartlarda çalışarak ihtiyaçlarını karşıladığını, favaya konu kazanın da yaşanması ile malul kalmış ve çalışması oldukça zor hale geldiğini, üstelik bu kaza nedeniyle tedavi giderlerine, yol ve refakatçi masrafına katlanmak zorunda kaldığını, müvekkilin başka bir geliri olmadığı için geçinmekte zorlandı Dosyada yapılacak mali ve ekonomik durum araştırmalarından bu durum görülecektir. Maddi açıdan düzenli bir geliri olmayan müvekkilin, kendi geçimlerine ilişkin masraflarını karşılayabilmesi için en azından dava sonunda hesaplanacak tazminattan mahsup edilmek üzere Türk Borçlar Kanunu 76. Maddesi gereği 300.000.-TL geçici ödemeyi talep etme zorunluluğunun olduğunu, 03.04.2023 tarihinde saat 01.20 sularında plakası ve kimliği tespit edilemeyen aracın sürücüsü, trafik kurallarına riayet etmeksizin ve trafikte gerekli dikkat ve özeni göstermeksizin seyretmek suretiyle, ... plakalı araç sürücüsü müvekkil ...'e çarptığını, yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kaza sonucunda müvekkil ... ağır şekilde yaralanarak malul kaldığını, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı 2023/... soruşturma numaralı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, davanın ve adli yardım talebinin kabulünü, 300.000-TL geçici ödeme talebinin kabulüne, sürekli iş göremezlik tazmaninatı için şimdilik 100.-TL, geçici iş göremezlik tazminatı için şimdilik 100.-TL, bakıcı gideri tazminatı için şimdilik 100.-TL olmak üzere şimdilik toplam 300.-TL maddi tazminatın sorumlu olan davalı ... Hesabı'ndan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya ödenmesini arz ve talep etmiştir. Davalı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesini özetle; davacı tarafından müvekkile yapılan başvuru neticesinde 184650 Hasar numaralı dosya oluşturulduğunu, müvekkil yasal sorumluluğunu belirleyebilmek için gerekli incelemeleri yapmak zorunda olduğunu, davacı tarafından inceleme yapılması için gerekli belgelerin müvekkil iletilmeden huzurdaki dava ikame edildiğini, tazminat talebinin tüm evrakların eksiksiz olarak sigorta şirketine ulaştırılmasından itibaren başvurunun değerlendirilmesi gerektiğini, başvuru şartının yerine getirilmediğinden dava ikame edilmesinde müvekkilin kusurunun bulunmadığını, sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın varlığı, kusuru ve ZMMS yaptırma yükümlülüğü somut delillerle ispat edilemezse davanın reddedilmesi gerektiğini, erişkinler için engellilik değerlendirilmesi hakkında yönetmelik esasları çerçevesinde muayene edilmesi sağlanarak usul ve yasaya uygun olarak düzenlenmesi gerektiğini, şahsın trafik kazasından kaynaklanan arazları nedeniyle kesin ve kalıcı maluliyetini gösterir rapor aldırılması gerektiğini, tazminata hükmedilmesi halinde kabul anlamına gelmemek kaydıyla hükmedilecek ise dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, davacı tarafın haksız ve hukuka aykırı davasının usulden reddini, reddedilen kısım bakımından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini, arz ve talep etmiştir. Dava, trafik kazası nedeni ile sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararlarının ... hesabından tazmini istemine ilişkindir. 2918 sayılı KTK'nın 91.maddesinde; motorlu araçların trafik sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, ... Hesabı Yönetmeliğinin 9.maddesinde; trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu bedensel zararlar için ... Hesabına başvurulabileceği belirtilmiş, motorlu bisikletin tanımının yapıldığı 2918 sayılı KTK'nin 3.maddesinde; motorlu bisikletin, silindir hacmi 50 cc'yi geçmeyen içten patlamalı motorla donatılmış ve imal hızı saatte 50 km den az olan bisiklet olduğu düzenlenmiş, 2918 Sayılı KTK'nın 103. maddesinde ise; motorsuz taşıtlar ile motorlu bisiklet sürücülerinin hukuki sorumluluğunun genel hükümlere tabi bulunduğu öngörülmüştür. Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlâl etmesi hali 6098 sayılı TBK m. 54 de özel olarak hükme bağlanmıştır. Bu hüküm gereğince vücut bütünlüğünün ihlâli halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddî zararın türleri; masraflar, çalışma gücünün kısmen veya tamamen kaybından doğan zararlar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk hukukunun temel amacı, bir kimsenin malvarlığında iradesi dışında meydana gelen eksilmeleri aynen veya nakden gidererek zarar görenin zarar verici olay sonucunda malvarlığında eksilen değer yerine nitelik veya nicelik yönünden eş bir değer koymaktır. Zarar görenin malvarlığında eksilen değer yerine aynı nitelikte bir değer konulması mümkün olduğu takdirde bu değer; bu mümkün olmadığı takdirde, nicelik yönünden, yani para ile ona denk bir değer konulur ve zarar verenin yerine getirmek zorunda olduğu bu yükümlülüğe tazminat yükümlülüğü adı verilir. Tazminat yükümlülüğünün, bir diğer ifadeyle zarar verenin ödeyeceği tazminat miktarının tespit edilebilmesi için, öncelikle zararın hesaplanması gerekmektedir. Zarar görenin malvarlığının zarar verici olaydan sonraki durumu ile böyle bir olay meydana gelmeseydi göstereceği durum arasındaki farkı ifade eden zarar, eşyaya ilişkin olabileceği gibi kişiye ilişkin de olabilecektir. Vücut bütünlüğünün ihlalinden doğan zararların da kişiye ilişkin zarar kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Bununla birlikte Yargıtay'ın yerleşik uygulaması gereğince kişinin vücut bütünlüğünün ihlâli nedeniyle ortaya çıkan beden gücü kayıplarının gelirinde veya malvarlığında bir azalma meydana gelmese dahi tazminat gerektiği kabul edilmekte ve bu husus güç kaybı tazminatı olarak ifade edilmektedir. Bu durum ilk bakışta sorumluluk hukukundaki zarar kavramına aykırı gibi görünse de burada vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişinin aynı işi zarardan önceki durumu ve diğer kişilere göre daha fazla güç sarf ederek yaptığı gerçeğinden hareket edilmekte ve zararı, fazladan sarf edilen bu gücün oluşturduğu kabul edilmektedir. Bunun gibi çalışma yaşına gelmemiş küçükler yönünden de bedensel zarar sonucu oluşan maluliyet nedeni ile evde ya da dışarıda aileye yardımcı olma, eğitim alma, yeme, içme vb gibi tüm yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinde emsallerine göre sarfetmesi gereken fazla çaba veya güç (efor) bir ekonomik değer olarak gürülmeli ve bu nedenle bir zarar oluştuğunun kabulü gerekmektedir. (Yargıtay 17. H.D. 2016/10015 Esas 2019/4332 Karar sayılı emsal ilamı) ... Hesabı, plakası tespit edilmeyen bu aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda oluşan zarardan, araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olacaktır. Mahkememizce yapılması gereken dava konusu trafik kazası nedeniyle yapılan tedavilere ilişkin tüm evraklar toplanarak, Adli Tıp Kurumu'ndan maluliyet raporu almak, tarafların kusur oranları hususunda bilirkişi raporu almak ve tüm belgeler toplandıktan sonra aktüerya raporu almaktır. Adli Tıp Kurumunu 2. İhtisas Kurulunun düzenlediği 15.09/2025 tarihli 4 sayfadan ibaret raporunda özetle; ''... oğlu, 18/07/1996 doğumlu, ...’in 03/04/2023 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanması nedeniyle Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %5 (yüzdebeş) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, sürekli veya geçici bakıma muhtaç olmadığı'' kanaatine varılmıştır. Bilirkişinin düzenlediği 25.05.2026 tarihli 8 sayfadan ibaret raporunda özetle; ''Plakası bilinmeyen aracın bilinmeyen sürücüsünün, her ne şartlarda olursa olsun ilgili kanun maddeleri gereğince gerçekleşen kaza sebebiyle kazayı görevli ve yetkili memurlara bildirerek, özellikle yaralamalı trafik kazası nedeniyle kaza mahallinde gerekli tutanakları kolluk kuvvetlerine kendisini tanıtarak tanzim ettirdikten sonra olay yerinden ayrılması gerekirken, bunları yerine getirmediğinden tarafımızca “Firari Sürücü – Olay Yeri Terk” olduğu; plakası bilinmeyen aracın olay yerini terk eden firari sürücüsünün; 03.04.2023 tarihli yaralamalı, çift araçlı ve maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda; asli ve tam kusurlu olduğu, kusur oranınının %100 (yüzdeyüz) olduğu, 3. ... plakalı motosikletin sürücüsü davacı ...’in; 03.04.2023 tarihli yaralamalı, çift araçlı ve maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda, atfı kabil kusurunun bulunmadığı ve kusursuz olduğu, kolluk kuvvetlerince düzenlenen trafik kazası tespit tutanağında, kask takıp takmadığının belirlenemediği belirtilmiş olup, kişisel koruyucu ekipman kullanıp kullanmadığı yönünde değerlendirme yapılamayacağı ve müterafik kusurunun belirlenemeyeceği; plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün %100 kusur oranına göre yapılan hesaplama sonucu davacı ...’in; geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının = 94.783,85 TL, sürekli iş göremezlik dönemine ait %5 maluliyeti ile ilgili maddi zararının= 768.923,97 TL. olduğu, toplam =863.707,82 TL ATK tarafından davacının bakıma muhtaç olmadığı belirlendiğinden, bakıcı gideri nedeniyle zarar hesabı yapılmasının mümkün olmadığı, davacının maddi zararlarının kaza tarihindeki sakatlık teminat limitleri içinde kaldığı, başvuru tarihine göre davalı bakımından temerrüt tarihinin 05.02.2024 olarak belirlendiği'' sonuç ve kanaatine varılmıştır Bedel artırım dilekçesi; davacı vekili 25/06/2026 tarihli dilekçesi ile geçici iş göremezlik tazminatı talebini 94.783,85 TL olarak ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 768.923,97 TL olarak toplam talebini 863.707,82 TL olarak artırdığını bildirmiş, dilekçesi davalı vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Tüm dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesi neticesinde; 03/04/2023 tarihinde davacı ile sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen araç arasında trafik kazasının meydana geldiği, karşı aracın ve sürücüsünün tespit edilemediği anlaşıldığından davalı ... Hesabının sorumluluğu bulunduğu, davacının malul kaldığı, mahkememizce tarafların tüm delilleri toplandığı, Adli Tıp Kurumundan maluliyete ilişkin rapor alındığı, Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğine göre davacının tüm vücut engellilik oranının % 5 olduğu, iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, bu maluliyet oranına göre dosyanın kusur tespiti ve aktüerya hesabı yapılması amacıyla dosyanın bilirkişilere tevdi edildiği, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu ile davacının kusurunun bulunmadığı, plakası tespit edilemeyen aracın %100 oranınında kusurlu olduğunun bildirildiği, davacının gelirine göre yapılan hesaplamanın yapıldığı, davacının bilirkişi raporu doğrultusunda talebini artırdığı, davacı tarafından 23/01/2024 tarihinde davalıya başvuruda bulunulduğu, başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonrası olan 02/02/2024 tarihinde davalının temerrüt şartlarının oluştuğu, davacının belirsiz alacak davası olarak açtığı davasına bu tarihten itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği, atk raporu ile davacının dava konusu kaza nedeniyle bakıcı ihtiyacının bulunmadığı tespit edildiğinden bakıcı gideri zararı talebinin reddi kanaatiyle davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının maddi tazminat isteminin Kısmen Kabulü ile 94.783,85 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 768.923,97 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 863.707,82 TL maddi tazminatın 02/02/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, 2-Karar ve ilam harcı 58.999,88-TL nin ve dava açılış yılı itibariyle alınması gereken 615,40-TL başvuru harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 15.721,10-TL yargılama giderinin kabul edilen miktar oranlanarak takdiren 15.719,30-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 135.556,17-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, red edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ... Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır