İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/818 E. 2026/164 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/818
Karar No
2026/164
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2023/818 Esas KARAR NO:2026/164

DAVA:Alacak DAVA TARİHİ :17/09/2014 KARAR TARİHİ:18/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; davalılardan ... Tic. A.Ş. adına kayıtlı ... 7729 ada 7 parselde bulunan gayrimenkulün 05/02/2009 tarihinde 210.000,00 TL bedelle diğer davalı ... Hizmetleri Nakliye San. ve Tic. A.Ş.’ne devredildiğini, ancak müvekkili ile davalı ... arasında diğer davalı ... ile dava dışı ... kefaleti ile 23/11/2007 tarihli ticari kredi sözleşmesi akdedilerek ödenmemiş bakiye alacağın bulunduğunu, .... İcra Müdürlüğü’nün 2009/... esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatılmış olup alacağın tasarruf tarihi 05/02/2009 tarihinden önce muaccel olduğunu, borca batık olan davalıların birlikte hareket etme kastıyla alacaklılardan mal kaçırmak için muvazaalı olarak taşınmazı devrettiğini, zira ... ve ... şirketleri ile borçlu ... şirketlerinde diğer borçlular...’nun yönetici ve hissedar olduğunu, dolayısıyla İİK’nın 280. maddesi uyarınca ödeme aciziyeti bulunan borçlunun alacaklılara zarar verme kastının olduğunu beyanla ... Tic. A.Ş. tarafından davalı ...'a devredilen taşınmazın 05/02/2009 tarihli tasarrufunun iptali ile .... İcra Müdürlü'ğünün 2009/... Esas sayılı icra dosyasından kaynaklı alacaktan ötürü gayrimenkulün cebri icra yoluyla satılması için İİK'nın 283. maddesi gereğince kendilerine yetki verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Ürünleri ile ... ... Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; müvekkillerinin yabancı ortaklı şirket olup yönetim kurulu kararına binaen eksper incelemesi yaptırılmak suretiyle rayicine uygun ve muvazaadan ari olarak taşınmazın satıldığını, yönetim kurulu toplantısının usul ve yasaya uygun olarak yapıldığını, tapu kaydı ve faturalardan anlaşılacağı üzere satış bedellerinin kayıtlara olduğu gibi yansıtıldığını, satışın gerçek olduğunu ve ücretin alındığını, kaldı ki müvekkillerinden ... A.Ş. tarafından davacı bankadan kredi kullandırılmış olup dava konusu gayrimenkulün malikinin ... A.Ş. olduğunu , bu şirketin krediye sadece kefil olduğunu, öte yandan gayrimenkul satışından sonra da işbu kredi cari hesap kapatılarak banka tarafından yeni krediler kullandırıldığını belirterek davanın reddini dilemiştir. Davalı ... ... Tic. A.Ş. Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; davacının dava açma ehliyeti bulunmadığını, tasarrufun iptalinin yasal şartlarının oluşmadığını, tasarruf esnasında söz konusu taşınmazın tapu kayıtlarında borca ilişkin herhangi bir takyidat bulunmadığını, takip borçlusu şirketler ile müvekkili arasında herhangi bir organik ve hukuki bağ söz konusu olmadığını kaldı ki ortaklık yapılarının birbirinden tamamen farklı olduğunu, davalı malikin yaptırmış olduğu ekspertiz raporuna göre bedelin piyasa rayicine uygun olarak belirlendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkememizce verilen 15/06/2022 tarih ve ... sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 25/10/2023 tarih ve 2023/150 Esas 2023/1910 Karar sayılı ilamıyla kaldırılmakla, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin 25/10/2023 tarih ve 2023/150 Esas 2023/1910 Karar sayılı kararının kaldırma gerekçesinde; '' Dosya kapsamına göre davacının, davalı ... San. Tic. A.Ş. bakımından ... İdaresinden İİK'nun 245. maddesi gereğince bu davayı takip için yetki almadığı sabittir. Ancak davalı ... davayı takip etme iradesini ortaya koymuş olduğuna göre davanın ... temsilcisi huzuruyla görülmesi ve verilecek kararın ... lehine veya aleyhine kurulması gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına'' şeklinde karar verilmiştir. DELİLLER: -... ... Müdürlüğünün 21.07.2025 tarihli müzekkere cevabı. -... ... Müdürlüğünün 08.07.2025 tarihli müzekkere cevabı. -Tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayanılarak tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Eldeki dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden sonra açılmıştır. Burada öncelikli olarak Asliye Ticaret Mahkemesinin davaya bakmakla görevli olup olmadığının belirlenmesi gerekir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunun veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Diğer taraftan, 6102 sayılı TTK'nın 19/2 maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri içinde ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK'nın 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve istinaf aşamasında Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından re'sen incelenir. İİK. m. 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan; nispi nitelikte yasadan doğan bir dava olup; tasarrufa konu olan malların aynı ile ilgili olmadığı gibi; tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veya borcun temeli görev yönünün belirlenmesinde, doğrudan bir etkisi yoktur. Bu nedenle tasarrufun iptali davalarında, HMK.m.2 hükmü uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. Yargısal uygulamalar da yerleşiktir. (HGK. 10/02/2016 gün ve 2014/17-2389;2016/129 sayılı; 17. HD. 21/10/2014 gün ve 17403/2644 sayılı emsal kararları). 6100 sayılı HMK'nın 1/(1) maddesinde "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir." hükmü düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 114/(1)-c maddesine göre, görev hususu dava şartlarından olup, aynı kanunun, 115. maddesine göre, dava şartlarının mevcut olup olmadığının mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılması ve gözetilmesi gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta, her ne kadar mahkememizce daha önce yapılan yargılama sonucu 15/06/2022 tarih ve ... sayılı kararı ile "Davalılar müflis ... San. Tic. A.Ş. ile ... Hiz. Nak. San. ve Tic. A.Ş. açısından kesinleşmiş bir alacak bulunmadığından HMK'nın 114/2 maddesi gereğince davanın özel dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, Diğer davalı ... Ür. ve Basım San. Tic. A.Ş.'nin ise dava konusu tapuda yapılan 05/02/2019 tarihli tasarruf işleminin tarafı olmadığı anlaşıldığından davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine" dair verilen kararın, davalı Müflis ... San. Tic. A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 25/10/2023 tarih ve 2023/150 Esas 2023/1910 Karar sayılı ilamıyla kaldırma kararı verilmiş ancak kaldırma kararında mahkemenin görevi hususunda hiçbir inceleme yapılmaksızın; davalı ... San. Tic. A.Ş. bakımından ... İdaresinden İİK'nun 245. maddesi gereğince bu davayı takip için yetki almadığının, davalı ...'nin davayı takip etme iradesini ortaya koymuş olduğuna göre davanın ... temsilcisi huzuruyla görülmesi ve verilecek kararın ... lehine veya aleyhine kurulması gerektiği belirtilmiş ve dosya mahkememize gönderilmiş ise de görev hususu kamu düzenine ilişkin olup mahkemece yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmesi gereken bir dava şartı olduğundan davanın tasarrufun iptali davası niteliğinde olduğu, ticari dava kapsamında bulunmadığı ve Ticaret Mahkemelerinin görev alanına giren davalardan olmadığı anlaşılmakla mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; 1- Davanın 6100 sayılı Yasanın 114/1-c maddesi ve 115/2.maddesi gereğince görev dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE, 2- 6100 sayılı Yasanın 20/1 maddesi delaletiyle kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize başvurularak dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesinin talep edilmesi gerektiği, aksi durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin kararın tebliği ile birlikte ihtarına, 3- 6100 sayılı Yasanın 331/2.maddesi gereğince davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, davaya devam olunmaması halinde Mahkememizce dosya üzerinden durumun tespiti ile davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 18/02/2026

Katip ... Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/818, K. 2026/164, T. 18.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-818-e-2026-164-k-aeced0a54198