İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/807 E. 2025/738 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/807
- Karar No
- 2025/738
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/807 Esas KARAR NO :2025/738
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:16/11/2023 BİRLEŞEN ....ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2023/... E SAYILI DAVADA;
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:16/11/2023 KARAR TARİHİ:05/11/2025
... 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... sayılı gönderme kararı üzerine mahkememizin ... esasına kaydı yapılan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... (...) ve dava dışı ... ile davalı/borçlu ... arasında imzalanan bila tarihli sözleşme uyarınca; %20 hisse 120.000-TL karşılığında ..., %30 hisse 180.000-TL karşılığında ... ve %50 hisse ...’a ait olacak şekilde 01.01.2023 tarihinde ortaklık başladığını, sözleşmede kurulacağı belirtilen ve hissedarlık oranları verilen ortaklığın konusunun bir şirket mi, ticari işletme mi ya da başka bir şey mi olduğunun belli olmadığını, hissedarlık yapısının nasıl belirlendiğinin belirtilmediğini, sözleşmenin 14. maddesinde; “Vergi affı çıkıp yapılandırma yapıldıktan sonra noterde şirket ortaklığı resmileşecektir” şeklinde bir metin yazılmış olsa da kurulacağı ve resmîleştirileceği kastedilen şirketin ticari unvanı, mevcut ortaklık yapısı vs. diğer bilgilerine yer verilmediğini, TTK md.595/1 uyarınca, esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemlerin yazılı şekilde yapılması ve tarafların imzalarının noter tarafından tasdik edilmesi gerektiğini, bu hüküm kapsamında davacı müvekkile ile davalı/borçlu arasında hukuka uygun olarak yapılmış herhangi bir hisse devri sözleşmesi bulunmadığını, sözleşmenin tamamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; kurulacağı belirtilen ortaklığın ve devredileceği belirtilen (şirket) hisse devrinin hukuken yok hükmünde olduğunu, bununla birlikte davacı müvekkile ... ...’ün, sözleşme koşullarının davalı tarafından yerine getirileceğine dair duyduğu güven çerçevesinde, sözleşmenin kendisine yüklenen yükümlülüğün tamamına yakınını yerine getirdiğini, davalı/borçluya; elden nakit 05.01.2023 tarihinde 40.000-TL., ... Bankası A.Ş. üzerinden 06.01.2023 tarihinde 40.000-TL., 10.01.2023 tarihinde 30.000-TL., 14.01.2023 tarihinde 20.000-TL., 01.02.2023 tarihinde 40.000-TL. olmak üzere toplam 170.000,00 TL ödeme yaptığını, ... 4. Noterliğinin 25.04.2023 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnameyi keşide ederek, TBK md.125 ve diğer mevzuat hükümleri kapsamında müvekkilenin işbu sözleşmeden döndüğünü, ödenen 170.000-TL ile 8.072-TL işlemiş ticari temerrüt faizinden oluşan toplam 178.072,00 TL’nin ödenmesini ihtaren bildirdiğini, davalı/borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davalı/borçlu hakkında ... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, 30.05.2023 tarihinde ödeme emri tebliğ edildiğini, borca itiraz ettiğinden takibin durduğunu, 6325 sayılı Kanun kapsamında arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşmama yönünde 16.11.2023 tarihli tutanak düzenlendiğini beyanla, ihtiyati tedbir talep etmiş, icra takibine ve borca ilişkin itirazların iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu sözleşmede adı yazılı dava dışı ... tarafından da ikame edildiği, davacının imzaladığı sözleşmenin ne olduğunu bilmediğini iddia etiği, sözleşme incelendiğinde; "eksen yayınları, nuh kırtasiye, ...yayınları, veli görüşmeleri, eğitim saatleri, kayıt, muhasebe, hatta 11. Maddede davacının çalışma saatleri" şeklinde birçok bilgiye yer verildiği, dava dilekçesinin delillerimiz başlığı altında 5 nolu maddede "davalıya ait Özel ... Dil Kursu kayıtları" şeklinde delile de dayandığı, davacı taraf, bu delile dayanmasına rağmen, dava dilekçesinin açıklamalar kısmında Özel ... Dil Kursundan hiç bahsetmediği, tüm bunlara rağmen, davacının neye ortak olduğunu bilmediğini iddia ettiği, davacı tarafın aşağıda açıklayacağımız hususları mahkemeden gizlemeye çalışılması ve işin esasının farklı lanse edilmesinin esasen mahkemeyi yanıltma amacı güttüğü, ...'nin (VKN: ... V.D.-...) tek yetkilisi davalı ...'ın eskiden "dershane" olarak tabir edilen öğrencileri sınava hazırlayan bir kurs merkezi olduğu, davacının ise bu kurumda yönetici, eğitmen ve ortaklık pozisyonu bulunduğu, davacının, arkadaşı ... ile müvekkilin kurs merkezine ortak olmak istediğini belirttiği, sözü edilen sözleşmeyi kendileri hazırlayarak davalı ile imzaladığı, sözleşmede açıkça tarafların ortaklığının yazıldığı, ortaklığın 01.01.2023 tarihinde başladığı ve 180.000-TL karşılığında %30 hissenin davacıya ait olacak şekilde anlaşıldığı, eğitim dönemi bitene kadar ve vergi affı çıkıp yapılandırma yapıldıktan sonra şirket hisse devri yapılacağı konusunda anlaşıldığı, sözleşmenin imzalanmasıyla birlikte ... ve ...’ın yönetimi ele aldığı, öğrenci kayıtları, veli görüşmeleri, ders planları gibi birçok konuda baş gösterdiği, doğrudan yetkili hale geldiği,davalının ise daha pasif bir duruma geçtiği ve kurum yönetimini tamamen davacı ve diğer ortak ...'a bıraktığı, 01.01.2023 tarihinde başlayan ortaklık süresince, davacı ve arkadaşı ...’un eğitim kurumunu iyi yönetemeyince kurumun zarar ettiği, öğrenci kaydının beklenen düzeyde olmadığı, mevcut kayıtlı öğrencilerde ise velilerin çocukları için ödediği taksitlerde aksamalar yaşandığı, tahsilatların geciktiği ya da hiç yapılamadığı, 06 Şubat depremi sonrasında kurumun eğitim verdiği binanın eski ve depreme dayanıksız olabileceği endişesinde olan velilerin, kayıt sildirdiği, yeni kayıt yaptıran velilerin kayıt iptaline gittiği, bu sebeplerle tahsilatların olmaması, öğretmen maaşlarının da ödenmesinde gecikme yaşanması nedeniyle kurum içi huzursuzluk ortaya çıktığı, öğretmenlerin kurum içi gelişmelerden davalıyı bilgilendirmesiyle kurumdaki gelir gider dengesizliğinden haberdar olduğu, bu duruma gelinmesinin sebebini ortakları davacı ... ve ...'a sorduğunda ise, kendileri artık daha fazla uğraşamayacaklarını belirterek mart ayının ortasında kurumu terk ettikleri, eğitim kurumunun geldiği enkazlık durumla müvekkilini tek başına bıraktıkları, sözleşmede açıkça yazıldığı halde, davalıya birtakım ödemelerin yapılması ve vergi yapılandırmasından sonra yaz mevsiminde noter devirlerinin yapılmasının kararlaştırıldığı, 25.04.2023 tarihli ... yevmiye numaralı ... 4. Noterliğinin ihtarnamesini keşide ederek müvekkiline gönderildiği, müvekkilin, davacı ve arkadaşının tüm bu yaptıklarına rağmen, sözleşmeyle bağlı kaldığı, eğitim döneminin bittiği haziran ayına kadar sözleşmede yazılı kendi edimlerini yerine getirdiği, karşılıklı mutabık kalınarak imzalanan sözleşmede açıkça yazılı vergi yapılandırılması yapılmadan ve yaz ayı gelmeden daha nisan ayında ihtarname gönderildiği, ihtarnamede ise sözleşmenin şeklen eksik olduğu için geçersiz olduğu ileri sürülerek ödediği paranın iadesinin istendiği, davacının açıkça mahkemeyi kandırmaya, yanıltmaya yönelik talihsiz beyan ve iddialarda bulunduğu, icra takibinde 01.01.2023 tarihinden itibaren temerrüt faizi istenmesinin doğru olmadığı, takas mahsup talebinin bulunduğu, ... ticari defter ve belgelerinde bilirkişi incelemesi yapılarak, taraflar arası ortaklığın başladığı 01.01.2023 tarihi ile ortaklığın bittiği tarihler arasında kurum zararının tespit edilmesini, sözleşmede yazılı ortaklık oranları doğrultusunda tespit edilecek zararın taraflara pay edilmesini, davanın reddini, davacı aleyhine icra takibine konu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, .... Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... ve dava dışı ... (...) ile davalı/borçlu ... arasında imzalanan bila tarihli sözleşme uyarınca; %20 hisse 120.000-TL karşılığında ..., %30 hisse 180.000-TL karşılığında ... ve %50 hisse ...’a ait olacak şekilde 01.01.2023 tarihinde ortaklık başladığını, sözleşmede kurulacağı belirtilen ve hissedarlık oranları verilen ortaklık nedeniyle ödenen tahsili amacıyla davalı/borçlu aleyhinde başlatılan ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki vaki itirazlarının iptali ile takibin devamına karar verilmesini, itirazın haksız ve kötüniyetli olması nedeniyle takibe konu asıl alacağın % 20' sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatının borçludan alınarak davacı/alacaklıya ödenmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu tarihsiz sözleşme incelendiğinde "eksen yayınları, nuh kırtasiye, ...yayınları, veli görüşmeleri, eğitim saatleri, kayıt, muhasebe, hatta 11. Maddede davacının çalışma saatleri" şeklinde birçok bilgiye yer verildiğini, dava dilekçesinin 7 nolu paragrafında, davacı taraf, davalıya ait işletmede 2023 yılının ocak, şubat, mart ayında fiilen çalıştığını dahi iddia ettiğini, hatta ve hatta, dava dilekçesinin delillerimiz başlığı altında 5 nolu maddede "davalıya ait Özel ... Dil Kursu kayıtları" şeklinde delile de dayandığını, davacı tarafın bu delile dayanmasına rağmen, dava dilekçesinin açıklamalar kısmında Özel ... Dil Kursundan hiç bahsetmediğini, müvekkili ..., işyerinin bulunduğu adreste uzun yıllardır eğitim sektöründe faaliyet gösteren ve bu uzun yılların verdiği tecrübe ve birikimle yöredeki halk, esnaf, meslektaş, veli ve öğrenciler tarafından tanınan bir kişi olup, ... üzerinden işlerini yürüttüğünü, davacı ise, SGK kayıtlarından anlaşılacağı üzere, işbu şirkette daha önce (31.01.2022) çalıştığını, belli bir süre çalışmış, sonrasında işten (12.12.2022) ayrıldığını, davacı, diğer arkadaşı ... ile birlikte müvekkilin kurs merkezine ortak olmak istediğini belirtmiş, sözü edilen sözleşmeyi kendileri hazırlayarak davalı müvekkili ile işbu sözleşmeyi imzaladıklarını, sözleşmeye göre taraflar arası ortaklığın 01.01.2023 tarihinde başlamış ve yaz mevsimine kadar yani eğitim dönemi bitene kadar ... tarafından 30.000 TL peşin, yaza kadar da 5.000 USD verilecek, müteakiben şirket hisse devri yapılacağını, müvekkil sözleşmede yazılı kendi edimlerini yerine getirdiğini, davacı henüz kendi edimlerini yerine getirmemiş iken, ayrıca karşılıklı mutabık kalınarak imzalanan sözleşmede açıkça yazılı olan 5.000 USD ödenmeksizin ve yaz ayı gelmeden daha nisan ayında ihtarname gönderildiğini, ihtarnamede ise sözleşmenin şeklen eksik olduğu için geçersiz olduğu ileri sürülerek ödediği paranın iadesinin istendiğini, müvekkilin şahıs olarak bir sorumluluğu bulunmadığını, davacının var ise bu istemini ...'ne yöneltmesi gerektiğini, husumet nedeniyle davacının bu isteminin reddi gerektiğini, takas mahsup taleplerinin bulunduğunu, ... ticari defter ve belgelerinde bilirkişi incelemesi yapılarak, taraflar arası ortaklığın başladığı 01.01.2023 tarihi ile ortaklığın bittiği tarihler arasında kurum zararının tespit edilmesini, sözleşmede yazılı ortaklık oranları doğrultusunda tespit edilecek zararın taraflara pay edilmesini talep ettiklerini, davacı taraf müvekkilinin tek yetkili ve temsilcisi olduğu şirketini maksatlı ve kasıtlı olarak zarara uğrattığını, sonrasında ise, bu zarardan kaçmak için, kendilerinin hazırladığı sözleşmenin geçersizliğini ileri sürerek ödediği paranın iadesini haksız bir şekilde isteyerek, müvekkili zarara uğrattıklarını, bir de haksız bir menfaat temin etme çabası içerisine girdiğini, davacının bu talebi, müvekkili sebepsiz fakirleştirme ve kendisini ise sebepsiz zenginleştirme amacı güttüklerine beyanla davanın reddini savunmuş, davacı aleyhine icra takibine konu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini ve vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Asıl dava ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... sayılı gönderme kararı üzerine Mahkememize tevzi edilerek Mahkememizin 2023/807 esas sırasına kaydedilmiştir. Birleşen dava ise ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... sayılı gönderme kararı üzerine .... Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilerek .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/... esas sırasına kaydedilmiş, bu dosyada verilen birleştirme kararı üzerine Mahkememiz işbu dosyasına gönderilmiştir. Asıl dava; davacı ... ve davalı ile dava dışı ... arasında akdedilen ortaklık tesisi ve hisse devrine ilişkin bila tarihli sözleşmenin yok hükmünde olduğundan ve davacı tarafça sözleşmeden dönüldüğünden bahisle, bu sözleşme kapsamında davalıya banka aracılığıyla gönderilen ödemelerin davalıdan tahsili için ... İcra Dairesinin 2023/... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Birleşen dava; davacı ... ve davalı ile dava dışı ... arasında akdedilen ortaklık tesisi ve hisse devrine ilişkin bila tarihli sözleşmenin yok hükmünde olduğundan ve davacı tarafça sözleşmeden dönüldüğünden bahisle, bu sözleşme kapsamında davalıya banka aracılığıyla gönderilen ödemelerin davalıdan tahsili için ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Asıl davaya konu ... İcra Dairesinin 2023/... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... ..., borçlunun ... olduğu, takibin 170.000-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının bulunmadığı, 12.5.2023 tarihli ödeme emrinin 29.5.2023 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 31.5.2023 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği görülmüştür. Birleşen davaya konu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... AKKUR, borçlunun ... olduğu, takibin 5.000-TL.si Mart ayı çalışma bedeli olmak üzere toplam 35.000-TL. alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının bulunmadığı, 12.5.2023 tarihli ödeme emrinin 29.5.2023 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 9.6.2023 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği görülmüştür. Bilirkişi heyeti 01/11/2024 tarihli raporunda özetle; huzurdaki davanın; davacı tarafından, davalı aleyhinde, borcun "01.01.2023 tarihli Sözleşme ile ... 4. Noterliği, ... yev. no.lu ihtarnamesine dayalı alacak bakiyesinden" kaynaklandığını ileri sürerek takip borçlusu/davalı aleyhine 11/05/2023 tarihinde .... İcra Müdürlüğü'nün 2020/... E. sayılı dosyası ile 10.000,00 TL asıl alacak ve 1.000,00 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 11.000,00 TL alacağı için başlatılan takibe davalının yaptığı itirazın iptali davası olduğu, davacı ve davalı tarafın gerçek kişi oldukları ve kendi adlarına dava konusu itibariyle bir ticari defter ve kayıt tuttuklarına ilişkin dava dosyasında herhangi bir belge ve bilgi görülemediği, dava dışı (Ancak İlişkili) ... ... Tic. Ltd. Şti.’nin ticari defterlerin TTK hükümlerine uygun tutulduklarının anlaşıldığı, davacı ..., dava dışı ... ve davalı ... arasında tek sf. ve 18 maddeden ibaret bir sözleşme akdedildiği, sözleşme ile 01.01.2023 tarihinde başlamak üzere; % 20’si 120.000,00 TL karşılığında dava dışı ... ve % 30’u 180.000,00 TL karşılığında davacı ...’a ait olmak üzere bir ortaklık sözleşmesi akdedildiği, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin TTK md 595/1 uyarınca emredici hükümlere uygun surette akdedilmemesi nedeniyle hükümsüz olduğunun değerlendirilebileceği, geçersiz ve/veya hükümsüz sözleşmeye istinaden verilen paranın, sözleşme taraflar bakımından hak ve borç doğurmadığından Türk Borçlar Kanunu kapsamında düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümlerine istinaden talep edilebileceği, ... 4. Noterliği, ... yevmiye nolu ihtarnamesinin davalıya tebliğ edildiğine dair tebliğ şerhi bulunmadığından davalının iyiniyetli olması halinde temerrüt tarihinin takip tarihi olduğu, davalının kötüniyetli olduğunun kabulü halinde temerrüt tarihinin zenginleşme tarihi olduğu, taraflar nezdinde borç ve hak doğurmayan sözleşme nedeniyle davacı yanın şirket ortağı da olamayacağı ve ortak olarak zarardan mesul olmayacağı, davacının verdiği bir zarar söz konusu ise Borçlar Kanunu’nun ilgili hükümleri kapsamında talep edilebileceği, 1. seçenek olarak; (Davacının davalıya ödediği tüm bedelleri talep edebileceği kabulünde) davacının 11.05.2023 icra takip tarihinde, davalıdan 170.000,00 TL alacaklı olduğunu iddia ettiği, alacağının varlığının davacının davalıya ödediği/yukarıda listede belirtildiği üzere; davacının nakit ve banka ödemeleri olmak üzere toplamda 5 adet ödeme belgesi ile 170.000,00 TL ödendiği/dolayısıyla davacının davalıdan 170.000,00 TL alacaklı olabileceği, davalının Kötüniyetli olduğunun kabulü halinde; davacının talebine istinaden ticari temerrüt faizine ilişkin hesaplama; davacının 170.00,00 TL asıl alacağına; davalının kötüniyetli olduğunun kabulü halinde 5.881,58 TL işlemiş faiz alacağının olduğu, davacının iyiniyetli olması halinde ihtarnamenin tebliğ şerhi dosya kapsamında bulunmadığından temerrüt tarihinin takip tarihi olarak kabulü gerektiğinden takip öncesi faiz alacağı doğmadığı hesaplanmakla birlikte, davacının 5.881,58 TL işlemiş faiz alacağının olabileceği mütalaa edilmekle birlikte takdiri Sayın Mahkeme'nize ait olduğu, Bu halde Davacının talebine istinaden avans faizi üzerinden hesaplama yapıldığı takdirde, TCMB verilerinden 11.05.2023 takip tarihi itibariyle avans faizinin % 10,75 olduğu görüldüğünden, davacının belirlenen 170.000,00 TL asıl alacağına takip tarihinden itibaren % 10,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği, Temerrüt faizine ilişkin hesaplama: (yasal faizi göre kabulünde) ödeme tarihlerinden 11.05.2023 takip tarihine kadar geçen sürede davacının davalıdan 4.924,11 TL alacaklı olabileceği, sebepsiz zenginleşme nedeniyle temerrüt faizi üzerinden hesaplama yapıldığı takdirde 11.05.2023 takip tarihi itibariyle temerrüt faizinin 31.05.2024 tarihine değin % 9 (yasal faiz) olduğu, 01.06.2024 tarihinden itibaren %24 görüldüğünden, davacının belirlenen 170.000,00 TL asıl alacağına takip tarihinden itibaren %9 ve değişen oranlarda kademeli olarak temerrüt faizi yürütülebileceği, Davalının takas/ mahsup talebinin kabulü halinde; 2023/2. Geçici Beyanname döneminde (01.01.2023-30.06.2023) - 452.199,53 TL dönem net zararı elde ettiği, bu veriye göre; Şirketin 1 gündeki zararının - 2.512,22 TL olduğu, 25.04.2023 ihtarname tarihine göre şirketin 114 günde - 286.393,08 TL zararı hesaplandığı, davacının sözleşmedeki % 30 payına göre – 85.917,92 TL zararda payı olduğu, bu halde ise davacının 170.000,00 TL asıl alacağından – 85.917,92 TL zarar payı mahsup edildiğinde ise davacının davalıdan 84.082,08 TL alacaklı olabileceğinin hesaplandığı, dosya kapsamında ihtarnamenin tebliğ şerhi bulunmadığından takip tarihi itibari ile faiz işlemeye başlayacak olup, dosya kapsamında bulunan veriler ile ayrıca faiz hesaplaması yapılması mümkün olmadığı, davalının kötüniyetli olduğunun kabulü halinde ise: (Davalının takas/mahsup talebinin kabulü halinde) davacının 84.082,08 TL asıl alacağına; davacının talebine istinaden ticari temerrüt faizine ilişkin hesaplama: bakiye 84.082,08 TL tutara göre; ödeme tarihlerinden 11.05.2023 takip tarihine kadar geçen sürede davacının davalıdan 2.713,69 TL alacaklı olabileceği, davacının talebine istinaden avans faizi üzerinden hesaplama yapıldığı takdirde, TCMB verilerinden 11.05.2023 takip tarihi itibariyle avans faizinin %10,75 olduğu görüldüğünden, davacının belirlenen 84.082,08 TL asıl alacağına takip tarihinden itibaren %10,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği, temerrüt faizine ilişkin hesaplama: (yasal faizin kabulünde) bakiye 84.082,08 TL tutara göre; ödeme tarihlerinden 11.05.2023 takip tarihine kadar geçen sürede davacının davalıdan 2.271,93 TL alacaklı olabileceği, bu halde 11.05.2023 takip tarihinden 31.05.2024 tarihine değin temerrüt faizinin % 9 olduğu, 01.06.2024 tarihinden itibaren %24 olduğu görüldüğünden, davacının belirlenen 84.082,08 TL asıl alacağına takip tarihinden itibaren % 9, %24 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği, olabileceğinin mütalaa edildiği, görüş ve kanaati bildirilmiştir. Bilirkişi heyeti 20/09/2025 tarihli ek raporunda özetle; Asıl dava yönünden; görüşünü değiştirecek bir husus görülemediği, davacı ve davalı tarafın gerçek kişi oldukları ve kendi adlarına dava konusu itibariyle bir ticari defter ve kayıt tuttuklarına ilişkin dava dosyasında herhangi bir belge ve bilgi görülemediği, dava dışı (Ancak İlişkili) ... ... Tic. Ltd. Şti.’nin 2023 yılına ait yukarıda listelenen ticari defterlerin TTK hükümlerine uygun tutulduğu, davacı ..., birleşen dava davacısı ... ve davalı ... arasında tek sf. ve 18 maddeden ibaret bir sözleşme akdedildiği, sözleşme ile 01.01.2023 tarihinde başlamak üzere; % 20’si 120.000,00 TL karşılığında birleşen dava davacısı ... ve % 30’u 180.000,00 TL karşılığında davacı ...’a ait olmak üzere bir ortaklık sözleşmesi akdedildiği, davacının alacaklı olduğunun kabulü halinde; taraflar arasında akdedilen sözleşmenin TTK md 595/1 uyarınca emredici hükümlere uygun surette akdedilmemesi nedeniyle hükümsüz olduğu, geçersiz ve/veya hükümsüz sözleşmeye istinaden verilen paranın, sözleşme taraflar bakımından hak ve borç doğurmadığından TBK kapsamında düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümlerine istinaden talep edilebileceği, ... 4. Noterliği, ... yev. no.lu ihtarnamesinin davalıya 27.04.2023 tarihinde tebliğ edildiği, 3 gün içinde ödenmesi ihtar edildiği, buna göre davalının 02.05.2023 tarihinde temerrüde düştüğü, davalının kötüniyetli olduğunun kabulü halinde temerrüt tarihinin zenginleşme tarihi olduğu, taraflar nezdinde borç ve hak doğurmayan sözleşme nedeniyle davacı yanın şirket ortağı da olamayacağı ve ortak olarak zarardan mesul olmayacağı, davacının verdiği bir zarar söz konusu ise anılan Borçlar Kanunu’nun ilgili hükümleri kapsamında talep edilebileceği, yapılan ayrıntılı ve seçenekli hesaplamada; temerrüt tarihlerinden 11.05.2023 takip tarihine kadar geçen sürede davacının davalıdan 377,26 TL alacaklı olabileceği görüş ve kanaati bildirişmiştir. Birleşen dava yönünden; huzurdaki davanın; davacı tarafından, davalı aleyhinde, borcun "01.01.2023 Tarihli Sözleşme ile ... 4. Noterliği, ... yev. no.lu ihtarnamesine dayalı alacak bakiyesinden" kaynaklandığını ileri sürerek takip borçlusu/davalı aleyhine 11/05/2023 tarihinde ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile 35.000,00 TL asıl alacak (5.000,00 TL Mart ayı çalışma bedeli + 30.000,00 TL alacak) ve 1.469,16 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 36.469,18 TL alacağı için başlatılan takibe davalının yaptığı itirazın iptali davası olduğu, davacı ve davalı tarafın gerçek kişi oldukları ve kendi adlarına dava konusu itibariyle bir ticari defter ve kayıt tuttuklarına ilişkin dava dosyasında herhangi bir belge ve bilgi görülemediği, dava Dışı (Ancak İlişkili) ... ... Tic. Ltd. Şti.’nin 2023 yılına ait yukarıda listelenen ticari defterlerin TTK hükümlerine uygun tutuldukları, davacı ..., birleşen dava davacısı ... ve davalı ... arasında tek sf. ve 18 maddeden ibaret bir sözleşme akdedildiği, sözleşme ile 01.01.2023 tarihinde başlamak üzere; % 20’si 120.000,00 TL karşılığında birleşen dava davacısı ... ve % 30’u 180.000,00 TL karşılığında davacı ...’a ait olmak üzere bir ortaklık sözleşmesi akdedildiği, davacının alacaklı olduğunun kabulü halinde; davacının 11.05.2023 icra takip tarihinde, davalıdan 30.000,00 TL alacaklı olduğunu iddia ettiği, alacağının varlığının davacının davalıya ödediği toplamda 30.000,00 TL dolayısıyla davacının davalıdan 30.000,00 TL alacaklı olabileceği, ödeme tarihlerinden 11.05.2023 takip tarihine kadar geçen sürede davacının davalıdan 66,58 TL faiz alacaklı olabileceği sonuç ve kanaati bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde; 2004 sayılı İİK madde 67 uyarınca; "takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde Mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir". Asıl davaya konu ... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... ..., borçlunun ... olduğu, takibin 170.000-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının bulunmadığı, 12.5.2023 tarihli ödeme emrinin 29.5.2023 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 31.5.2023 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına dair bir kararın alacaklı/vekiline tebliğine dair takip dosyası kapsamında mazbataya ve sair bilgi belgeye rastlanmamakla birlikte, asıl davanın 16/11/2023 tarihinde açıldığı, alacaklı/vekiline itiraz üzerine takibin durdurulması kararının tebliğine dair mazbata, sair bilgi belge de bulunmadığından İİK madde 67'de öngörülen bir yıllık sürenin işlemeye başlamadığı gibi takip tarihi ile dava tarihi arasında da 1 yıldan az süre bulunduğu görülmekle eldeki itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığının kabulü gerektiği anlaşılmıştır. Birleşen davaya konu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, takibin 5.000-TL.si Mart ayı çalışma bedeli olmak üzere toplam 35.000-TL. alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının bulunmadığı, 12.5.2023 tarihli ödeme emrinin 29.5.2023 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 9.6.2023 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına dair bir kararın alacaklı/vekiline tebliğine dair takip dosyası kapsamında mazbataya ve sair bilgi belgeye rastlanmamakla birlikte birleşen davanın 16/11/2023 tarihinde açıldığı, alacaklı/vekiline itiraz üzerine takibin durdurulması kararının tebliğine dair mazbata, sair bilgi belge de bulunmadığından İİK madde 67'de öngörülen bir yıllık sürenin işlemeye başlamadığı gibi takip tarihi ile dava tarihi arasında da 1 yıldan az süre bulunduğu görülmekle eldeki itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığının kabulü gerektiği anlaşılmıştır. Yapılan incelemede, asıl ve birleşen davanın davacıları ile davalı arasında tek sayfa ve 18 maddeden ibaret bila tarihli bir sözleşme imzalanmış ve bu sözleşmeye göre 01/01/2023 tarihinde başlamak üzere, %30 hissenin 180.000,00-TL karşılığında asıl davada davacı ...'e, %20 hissenin 120.000,00-TL karşılığında birleşen davada davacı ...'ya %50 hissenin de ...'a ait olacağına dair ortaklık anlaşması yapıldığı, devamında 14. Maddede vergi affı çıkıp yapılandırma yapıldıktan sonra noterde şirket ortaklığının resmileştirileceğinin kararlaştırıldığı görülmüştür. Asıl ve birleşen davaya konu takip dosyaları incelendiğinde; her iki takip dosyasında takip dayanağının taraflar arasında akdedilen sözleşme ile ... ve ... tarafından ... adına keşide edilen ... 4. Noterliği 25/04/2023 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi olduğu görülmüştür. Davacıların davalıya yaptığını iddia ettiği ödemelere dair yapılan incelemede, Sözleşmede ödemelerin yapılacağı şeklinde kararlaştırıldığı, ödeme alındığına dair sözleşme metninde ifade bulunmadığı görülmüş, ihtarnamede ikinci sayfada davacıların elden ve banka aracılığıyla ödemeler yaptığı belirtilmiş, dava dilekçeleri ekleri incelendiğinde ise banka aracılığıyla gönderilen tutarlara dair dekontların yer aldığı, elden verildiği belirtilen tutarlar için davacılar ile davalı arasında 05/01/2023 tarihli belge imzalandığı görülmüş, bu durumda davacı ...'in toplamda 170.000,00-TL ödediği, davacı ...'nın toplamda 30.000,00-TL ödediği anlaşılmıştır. Alınan bilirkişi ek raporu ile dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler birlikte incelendiğinde; taraflar arasında akdedilen sözleşmede kararlaştırılan hisselerin hangi şirkete ait olduğu açıkça belirtilmediği, ancak davalının tek hissedarı ve yöneticisi olduğu şirketin ... ... Ltd Şti olduğu, birleşen davada davacı ...'nın çalıştığı şirketin bu olduğu, davacıların davalı adına keşide ettiği ihtarnamede şirketin adının yer aldığı, ihtarname içeriğinden ve tarafların iddia ve savunmaları içeriği ile dava dilekçeleri ekinde sunulan dekontların açıklamalarında da şirket adının açıkça yazılarak hisse bedeli olduğunun belirtilmesi göz önüne alındığında hisse devrinin ... ... Ltd Şti'ne ilişkin olduğunun açık olduğu değerlendirildiği gibi ayn gerekçe ile tarafların da anılan ortaklık sözleşmesinde adı açıkça belirtilmese de hisse devrinin ... ... Ltd Şti'ne ilişkin olduğu konusunda bilgi sahibi oldukları anlaşılmıştır. Bu durumda resmi şekilde yapılması gereken sözleşmede şekil kurallarına uyulmadığından ve tüm taraflar bakımından da özellikle tek sayfalık sözleşmenin 14. Maddesinde vergi affı çıkıp yapılandırma yapıldıktan sonra noterde şirket ortaklığının resmileştirileceğinin kararlaştırıldığı hususu göz önünde bulundurulduğunda şekil kurallarının tüm taraflar bakımından bilinebilir olduğu değerlendirilmiştir. Bu durumda taraflar bakımından hak ve borç doğurmayan bir sözleşme olduğu ortadadır ve resmi şekil şartı yerine getirilmediğinden davalının davacılardan hisse karşılığı olarak tahsil ettiği tutarları sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade etmesi gerekmektedir. Yukarıda davacı ...'in toplamda 170.000,00-TL ödediği, davacı ...'nın toplamda 30.000,00-TL ödediği belirlendiğinden ve anılan ödemelere dair takip dosyalarındaki alacak tutarlarının tahsil edilen tutar ile uyumlu olduğu belirlenmiş, davalının takas defi değerlendirildiğinde ise, takas definin şirket zararları yönünden davacıların sorumlu olduğu iddiasına dayandığı ve anılan sözlemede şirketin hisse devrine dair resmi şekil şartına uyulmaması ve bu nedenle de sözleşmenin taraflar bakımından hak ve borç doğurmadığı belirlendiğinden ve davacıların ödediği bedellerle hisse sahibi olamadıklarından dava dışı şirket nezdinde hakları bulunmadığı gibi şirketin borçlarından da sorumlu olmayacakları değerledirilmiş ve davalının takas define itibar edilmemiştir. Bu durumda davacıların davalıya hisse karşılığı ödedikleri tutarı talep etme hakkı bulunduğu anlaşılmış, davacı ...'in Asıl davaya konu ... İcra Dairesinin 2023/... esas sayılı dosyasında 170.000,00-TL asıl alacak tutarının yerinde olduğu, davacı ...'nın ise Birleşen davaya konu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında ise 30.000,00-TL asıl alacak tutarının yerinde olduğu ve davalının bu tutarlara dair asıl ve birleşen davaya konu takip dosyalarına yaptığı itirazlarının haksız olduğu değerlendirilmiştir. İşlemiş faiz yönünden yapılan değerlendirmede; 6098 sayılı TBK'nın 117. Maddesi dikkate alındığında davalının kötüniyetli olup olmadığı hususu değerlendirilmeli ve yukarıda da değinildiği üzere sözleşmenin tüm tarafları olan davacılar ile davalının, hisselerin devrinin ... ... Ltd Şti'ne ilişkin olduğu, bu devrin sözleşmenin 14. Maddesine göre resmi şekle tabi olduğu, şekil kurallarına aykırı anlaşma yapıldığı konusunda bilgileri olduğundan ve davalının sebepsiz zenginleşmede kötüniyetli olduğuna dair dosya kapsamında somut herhangi bir delil bulunmadığı değerlendirildiğinden, TBK'nın 117. Maddesi son cümlesi uyarınca temerrüt için bildirim yapılması gerekmektedir ve her iki davacının da birlikte davalı adına ... 4. Noterliği 25/04/2023 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ettiği ihtarname bulunmakla birlikte raporda tebliğ şerhi bulunmadığı belirtilerek işlemiş faiz hesabı yapılmamışsa da takip dosyalarının içeriği incelendiğinde takip dayanağı belgeler arasında tebliğ şerhi bulunduğu ve ihtarnamenin 27/04/2023 tarihinde ...'a tebliğ edildiği görülmüş, ihtarname ile verilen 3 günlük sürenin bitimi itibariyle davalının 02/05/2023 tarihi itibariyle temerrüte düştüğü belirlenmiş, davacılar takiple ticari temerrüt faizi talep etmişse de davacılar ile davalı tacir olmadıklarından işleyecek faiz türünün ticari temerrüt faizi olamayacağı değerlendirilmiştir. Alınan bilirkişi raporunda işlemiş faiz hesabı yapılmadığından Mahkememizce resen bu hususta hesaplama yapılarak asıl davada davaya konu takip dosyasında 170.000,00-TL asıl alacak tutarı için temerrüt tarihi olan 02/05/2023 tarihinden takip tarihi olan 11/05/2023 tarihine kadar işlemiş temerrüt faiz tutarının 377,26-TL olduğu, birleşen davada davaya konu takip dosyasında 30.000,00-TL asıl alacak tutarı için temerrüt tarihi olan 02/05/2023 tarihinden takip tarihi olan 11/05/2023 tarihine kadar işlemiş temerrüt faiz tutarının 66,58-TL olduğu anlaşılmıştır. Birleşen davada davacı ...'nın takip dosyasında konu ettiği alacak kalemlerinden 5.000,00-TL mart ayı çalışma bedeli ve faizi alacağı yönünden davalı ... husumet itirazında bilinmiş, tarafların iddia ve savunmalarından davacı ...'nın dava dışı şirkette çalıştığı, ihtarnamede de bilgi sahibi olarak şirketin yer aldığı, raporda değinildiği üzere davalının hissedarı olduğu tek şirketin ... ... Ltd Şti olduğu ve anılan şirketin sermaye şirketi olması ve ayrı bir tüzel kişiliğinin bulunması nedeniyle davacı ...'nın ücret alacağı taleplerini ayrı tüzel kişiliği bulunan şirkete yöneltmesi gerektiği ve bu durumda davalının bu husustaki husumet itirazının haklı olduğu değerlendirildiğinden ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasındaki 5.000,00-TL mart ayı çalışma bedeli ve 213,70-TL mart ayı çalışma bedelinin işlemiş faizi alacakları yönünden talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Netice olarak; asıl davada ... İcra Dairesinin 2023/... esas sayılı dosyasında davalının takibe itirazının 170.000,00-TL asıl alacak ve 377,26-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 170.377,26-TL alacak üzerinden iptaline, 170.000,00-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren temerrüt faizi işletilmek suretiyle takibin devamına ve fazlaya dair 6.737,12-TL talebin reddine karar vermek gerekmiş, birleşen dava yönünden de ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında davalının takibe itirazının 30.000,00-TL asıl alacak ve 66,58-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 30.066,58-TL alacak üzerinden iptaline, 30.000,00-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren temerrüt faizi işletilmek suretiyle takibin devamına ve fazlaya dair 6.402,60-TL talebin reddine karar vermek gerekmiştir. 2004 sayılı İİK madde 67/2.maddesi uyarınca; "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." neticeten işbu dosyada hem asıl davada hem de birleşen davada davalı borçlunun itirazının haksızlığına karar verildiğinden Asıl davada hükmolunan 170.377,26-TL'nin %20'si oranında ve birleşen davada da hükmolunan 30.066,58-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının asıl ve birleşen davada davalıdan alınarak asıl ve birleşen davada davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; A) Asıl Davada; 1-Davanın Kısmen Kabulüne, ... İcra Dairesinin 2023/... esas sayılı takip dosyasında davalının itirazının 170.377,26-TL alacak üzerinden iptaline, takip tarihinden itibaren 170.000,00-TL asıl alacağa temerrüt faizi işletilmek suretiyle takibin devamına, Fazlaya dair talebin reddine, 2-Alacağın %20'si oranında 34.075,45-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 11.638,47-TL harçtan peşin alınan 2.139,11-TL harcın mahsubu ile bakiye 9.499,36-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 md ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26. md göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin 3.001,44-TL tutarındaki kısmının davalıdan, bakiye 118,56-TL tutarındaki kısmının ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 537,00-TL posta gideri, 12.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 12.537,00-TL'nin haklılık durumuna göre 12.060,59-TL tutarındaki kısmı ile 269,85-TL başvurma harcı, 2.139,11-TL peşin harç, 38,40-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 14.507,95-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine reddedilen kısım yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 6.737,12-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine, B) Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/... Esas Sayılı Davada; 1-Davanın Kısmen Kabulüne, ... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasında davalının itirazının 30.066,58-TL alacak üzerinden iptaline, takip tarihinden itibaren 30.000,00-TL asıl alacağa temerrüt faizi işletilmek suretiyle takibin devamına, Fazlaya dair talebin reddine, 2-Alacağın %20'si oranında 6.013,32-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 2.053,84-TL harçtan peşin alınan 440,46-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.613,39-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 md ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26. md göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinden haklılık durumuna göre 2.572,13-TL tutarındaki kısmının davalıdan, bakiye 547,87-TL tutarındaki kısmının ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 1.235,00-TL posta gideri, 12.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 13.235,00-TL'nin haklılık durumuna göre 10.910,93-TL tutarındaki kısmı ile 269,85-TL başvurma harcı, 440,46-TL peşin harç, 38,40-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 11.659,64-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.066,58-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine reddedilen kısım yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 6.402,60-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine, Dair, asıl ve birleşen davada davacı vekili ile asıl ve birleşen davada davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/11/2025
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır