İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/766 E. 2024/88 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/766
- Karar No
- 2024/88
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/766 KARAR NO : 2024/88 DAVA : İstirdat DAVA TARİHİ : 09/10/2023 KARAR TARİHİ : 01/02/2024 Mahkememizde görülmekte olan İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile dava dışı ... arasında bir ticari ilişki kurulduğunu, bu ticari ilişkiye istinaden dava dışı...nin müvekkiline, 30/05/2022 tarih,... numaralı 42.500,00 TL bedelli çeki borcu karşılığında teslim ettiğini, ancak çekin müvekkilinin yedinde iken yeniden iktisabı mümkün olmayacak şekilde kaybolduğunu, kaybolan çekin iptali için Adana... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile çek hakkında iptal davası açıldığını, çek hakkında ödeme yasağı tesis edildiğini ve gerekli ilanlar yapıldığını, bu ilanlardan sonra çek iptali konulu dava dosyaya ibraz bankası tarafından çekin görselinin sunulmasıyla çekin davalı şirket tarafından bankaya ibraz edildiğinin öğrenildiğini, bunun üzerine mahkemece çeki elinde bulunduran davalıya karşı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 763. maddesi uyarınca çek iadesi davası açmalarının istenildiğini, iadeye konu çekin müvekkiline dava dışı ... tarafından verildiğini, müvekkilinin bu çeki kimseye ciro ve teslim etmediğini, kendi yedinde iken çek elinden kaybolduğunu, çek kaybolduktan sonra müvekkilline hiçbir ticari ilişkisi olmayan yetkili olmayan kötü niyetli kimseler tarafından ciro edildiğini ve çekin tedavüle yetkisiz kimseler tarafından çıkarılduğını, bu sebeple yasal ve yetkili hamil olmayan davalının elinde bulundurduğu 30/05/2022 tarih,... numaralı 42.500,00 TL bedelli çeki mahkeme kararıyla müvekkile iade etmesini talep zaruriyeti hasıl olduğunu belirterek 30/05/2022 tarih, ... numaralı 42.500,00 TL bedelli çekin müvekkilinin iradesi dışında elinden çıkması ve şuan davalı tarafın elinde bulunması sebebiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 763. maddesi gereğince taraflarına iadesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu çekin ciro silsilesinde kopukluk bulunmadığını, müvekkili şirketin dava konusu çeki bir önceki cirantadan ticari ilişki sebebiyle dindiğini, çekin meşru hamili olduğunu, müvekkili şirketin üçüncü ciranta olan ... ile aralarındaki ticari ilişkinin varlığının mahkemece gerekli görüldüğü takdirde ticari defterlerin incelenmesi ile de ispat olunacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : 1-...Anonim Şirketi Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi Şubesine ait,... seri numaralı, keşidecisi ... olan, lehtarı ... İhracat İthalat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olan, 30/05/2022 tarihli, 42.500,00-TL bedelli çeke ait kayıtlar, 2-Adana... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...sas sayılı dosyası, 3-Davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, 4-Davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, 5-Sair deliller. DAVA KONUSU : Açılan dava,...Anonim Şirketi Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi Şubesine ait,... seri numaralı, keşidecisi ... olan, lehtarı ... İhracat İthalat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olan, 30/05/2022 tarihli, 42.500,00-TL bedelli çekin, davacı şirketin yedinde iken kaybolduğu iddiası çerçevesinde davacı şirket tarafından açılan çek iptali davası yargılaması sırasında çekin ortaya çıkması sonucunda çek iptali davasının görüldüğü Adana ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında davacı şirket vekiline verilen süre doğrultusunda ortaya çıkan dava konusu çekin istirdadı talebine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava konusu çekin davalı tarafından devralınma ve dava tarihi itibariyle olaya uygulanması gereken 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 788/1 maddesi (6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 700) uyarınca açıkça “emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çek, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebilecek olup yine cirosu kabil çeklerin teşhis işlevini düzenleyen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 790. maddesi; “Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır.” hükmünü haizdir. Ayrıca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 818/1-d maddesindeki yollamayla çekler hakkında da uygulanacak olan aynı Kanun'un 684/1. maddesi uyarınca da; ciro ve zilyetliğin geçirilmesi ile poliçeden doğan bütün hakların devrolunacağı düzenlenmiştir. Anılan kanunî hükümlerden hareketle çeki muntazam bir ciro zinciriyle elinde bulunduran kişi, meşru hamil sıfatını kazanarak çekten doğan tüm hakları kullanabilecektir. Somut uyuşmazlıkla ilgisi nedeniyle değinilmesi gereken 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 792. maddesi; “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.” hükmünü haiz olup anılan kanunî hüküm bağlamında iyi niyetli hamilin hak sahibi olmayan kimselerden elde ettiği kazanımlar korunmaktadır. Bu kapsamda bir kimsenin muntazam bir ciro zinciriyle çeki iktisabı, kendisine ancak şekli anlamda meşru hamil sıfatını kazandıracak olup maddi hukuk anlamında hak sahipliğinin mevcudiyeti için devralanın çeki iktisabında kötü niyetinin yahut ağır kusurunun bulunmaması gerekmektedir. Aksi takdirde 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesi uyarınca açılacak istirdat davası sonucu çeki iadeye mecbur kalır (Kendigelen, A.: Çek Hukuku, İstanbul 2019, s. 237-238). İstirdat davası olarak nitelenen bu dava özü itibariyle menkullerin iadesini sağlamak için açılan menkul davası niteliğindedir. Medeni hukukta bu dava gasp, çalınma veya zayi hâllerinde sadece kötü niyetli değil, iyi niyetli hamile karşı da açılmakta ise de, kambiyo senetleri yönünden bir sınırlama getirilmiş ve aynî haklardaki genel prensipten ayrılmak suretiyle, söz konusu davanın yalnızca kötü niyetli veya senedi iktisabında ağır kusuru bulunan kimselere karşı açılabileceği esası benimsenmiştir. Bu tür davalarda, davacının senedin rızası hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın kötü niyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir (Öztan, F.: Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara 2000, s. 294). Bu kapsamda yukarıda anılan kanunî düzenleme, emre yazılı çeklerle ilgili olarak, hamile yazılı senetlere ilişkin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 990. maddesine paralel bir koruma sağlamakta olup bahse konu maddeye göre, “Zilyet, iradesi dışında elinden çıkmış olsa bile, para ve hamile yazılı senetleri iyiniyetle edinmiş olan kimseye karşı taşınır davası açamaz.” Ancak hamilin çeki kötü niyetle iktisap ettiği veya iktisabında ağır kusuru bulunduğu takdirde iade davası açılabilecektir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise, senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Yine, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesindeki “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa...” ibaresi, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir. Ancak çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hamil korunur. Bu tür davalarda, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkarak yeni hamil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfeti davacıya ait olup anılan olgular tanık dâhil her türlü delile kanıtlanabilir. Uyuşmazlığın çözümünde ayrıca önem arz etmesi nedeniyle çek istirdadına ilişkin davalarda taraf sıfatına (husumete) değinilmesinde yarar bulunmaktadır. Davada sıfat, tarafın, dava konusu maddi hukuk ilişkisinin süjesi olup olmamasıyla ilgilidir. Taraf sıfatı (husumet), maddi hukuka göre belirlenen, bir sübjektif hakkı dava etme yetkisini ya da bir sübjektif hakkın davalı olarak talep edilebilme yetkisini gösteren bir kavram olup dava konusu sübjektif hakka ilişkindir. 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesi kapsamında çek istirdadı istemiyle açılacak davalarda husumet kural olarak çeki elinde bulunduran kimseye (hamile) yöneltilir. Başka bir anlatımla, çeki muntazam bir ciro zinciri ile elinde bulundurması nedeniyle şekli anlamda meşru hamil sıfatını haiz kimseler, kendilerine karşı, çekin iktisabında 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesi anlamında kötü niyetli veya ağır kusurlu oldukları iddiasıyla açılacak davalarda davalı olarak yer alırlar. Bu anlamda yeni hamilin çeki devraldığı kimsenin çeki iktisabındaki kötü niyetine veya ağır kusuruna dair iddia, çekin istirdadı istemine ilişkin olarak yeni hamile karşı açılan davada uyuşmazlık konusu olmadığından mahkemece yapılacak değerlendirmede nazara alınmaz. Bu tür davalarda uyuşmazlık, çeki elinde tutan hamilin çeki iktisabında kötü niyeti yahut ağır kusurunun mevcudiyeti noktasında toplanmakta olup yargılama, çekin istirdadını talep eden davacı ile çeki elinde bulunduran hamil arasında görülüp karara bağlanır. Çek istirdatı davalarında davacı çekin yetkili hamili olduğunu, çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve davalının çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekmektedir. Çeki elinde bulunduran davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır. Adana... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacının...İhracat İthalat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi olduğu,... Anonim Şirketi Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi Şubesine ait, ... seri numaralı, keşidecisi ... olan, lehtarı... İhracat İthalat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olan, 30/05/2022 tarihli, 42.500,00-TL bedelli çekin davacının elinde olmayan sebepler dolayısıyla zayi olduğundan bahisle çekin iptali talebi ile davanın ikame edildiği, yargılama sırasında çekin bankaya ibraz edildiğinin tespit edilmesi üzerine davacı vekiline çek istirdadı açmak üzere iki haftalık kesin süre verildiği anlaşılmaktadır. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi... Hukuk Dairesinin ... Karar sayılı kararında aynen; ''.....Somut olayda davacı, dava konusu çekin lehtarı, dava dışı...keşidecisi olup çekte birinci ciranta olarak lehtar davacının cirosu ile hemen altında davalı...in isim ve cirosu yer almaktadır. Davalı ...in davalı bankaya olan kredi borcu nedeniyle konulan ipoteğin kaldırılması için dava konusu çeki bankaya teslim ettiği, böylelikle temlik cirosuyla çekin bankaya geçtiği anlaşılmaktadır. İspat yükü davacıda olup ciro silsilesi doğru olan çekin davalı...'in kredi borcuna mahsuben alınması eylemi nedeniyle davalı bankaya ağır kusur veya kötü niyet atfedilemeyeceği, aksinin davacı tarafça ispatlanmadığı kanaatine varılmakla mahkemece davalı... yönünden husumetten, davalı banka yönünden esastan davanın reddi doğrudur. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine.....'' gerekçelerine yer verilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin Esas Karar sayılı kararında; ''.....Davacı şirket ticari defterlerine göre davalı ile ya da davalıdan önceki dava dışı ciranta ile davalı arasında ticari ilişkinin bulunmaması ve ispat külfeti üzerinde olmadığından çeki ne şekilde iktisap ettğini açıklama yükümlülüğü bulunmayan davalının açıklamada bulunmamaması da çeki kötüniyetli iktisap ettiği anlamına gelmez. İmzaların istiklali prensibine göre geçerli bir ciro silsilesi ile çeki elinde bulunduran hamil kötüniyeti kanıtlanmadığı sürece yetkili hamil sayılacaktır. Açıklanan nedenlerle TTK 'nın 792. maddesi uyarınca davalının çeki kötü niyetli olarak, davacının elinden rıza hilafına çıktığını bilerek ve ağır kusurlu olarak iktisap ettiği davacı tarafça ispat edilemediğinden davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu nedenlerle HMK 353/1.b.1.maddesi uyarınca, istinaf başvurusunun reddine.....'' ibareleri doğrultusunda istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi... Hukuk Dairesinin... Karar sayılı kararında aynen; ''.....Eldeki çekin davacı-lehdar-1.ciranta olarak cirosu ile dava dışı ...a geçtiği, ...'ın cirosu ile davalı-yetkili hamile geçtiği, ciro silsilesinin düzgün olduğu tespit edilmektedir. Çek sebepten soyut olup çekin üçüncü kişiye teslim edilmek üzere cirolandığı bir borç ikrarı olan çek nedeniyle borçlu olmadığını ispat yükü iddia eden davacı üzerindedir. Çekin rızası dışında elinden çıktığı davacı tarafından kanıtlanamamıştır. Çekteki cirodaki imzanın davacı tarafından inkar edilmediği görülmüştür. Çekin davacı tarafından cirolandığı çekişmesiz olup çek üzerindeki imzasını kabul eden davacının çek nedeniyle sorumlu olmadığını ve davalının çeki iktisabında kötü niyetli olduğu veya ağır kusurunun bulunduğunu ispatlayamamıştır......'' ibarelerine yer verilerek, ciro silsilesinin düzgün olduğu durumlarda çekin rızası hilafına elinden çıktığını ispat yükünün davacı üzerinde olduğuna dikkate çekilmiştir. Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, ... Anonim Şirketi Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi Şubesine ait, ...seri numaralı, keşidecisi ... olan, lehtarı... İhracat İthalat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olan, 30/05/2022 tarihli, 42.500,00-TL bedelli çeke ait kayıtlar, Adana .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası, davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın ... Anonim Şirketi Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi Şubesine ait,...seri numaralı, keşidecisi ... olan, lehtarı ... İhracat İthalat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olan, 30/05/2022 tarihli, 42.500,00-TL bedelli çekin, davacı şirketin yedinde iken kaybolduğu iddiası çerçevesinde davacı şirket tarafından açılan çek iptali davası yargılaması sırasında çekin ortaya çıkması sonucunda çek iptali davasının görüldüğü Adana ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında davacı şirket vekiline verilen süre doğrultusunda ortaya çıkan dava konusu çekin istirdadı talebine ilişkin olduğu, Adana... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sırasında zayi olduğu iddiası çerçevesinde iptali talep edilen ... Şirketi Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi Şubesine ait,...seri numaralı, keşidecisi ... olan, lehtarı ... İhracat İthalat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olan, 30/05/2022 tarihli, 42.500,00-TL bedelli çekin bankaya ibraz edildiğinin tespit edilmesi üzerine davacı vekiline çek istirdadı açmak üzere iki haftalık kesin süre verildiği, dava konusu çeklerin rızası hilafına elinden çıktığını ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, imzaların istiklali prensibine göre geçerli bir ciro silsilesi ile çeki elinde bulunduran hamil davalı bankanın kötüniyeti veya iktisapta ağır kusurlu olduğu kanıtlanmadığı sürece yetkili hamil sayılacağı, dava konusu çeklerin arkasında yer alan cirantaların tamamının aynı olması,, yine taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığı veya cirantaların ticari defter ve belgelerinde birbirleri arasında ticari ilişki bulunduğuna dair herhangi bir emareye rastlanılması veya rastlanılmamasının cirantanın veya yetkili hamilin kötüniyetini ya da iktisapta ağır kusurlu olduğunu ispatlamayacağı, aksi bir düşüncesinin çekin illetten mücerretlik ilkesine aykırılık teşkil edeceği, ayrıca çeklerin ticari defter ve belgelere işlenmesinin zorunluluk olmadığı, bu kapsamda her ne kadar davacı vekilince davalı şirkete ait ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yaptırılması talep edilmiş ise de, talebin ve yaptırılacak bilirkişi incelemesinin yargılamaya herhangi bir katkısı bulunmayacağı, davalı şirketin çeki iktisabı sırasında üzerine düşen yükümlülüğünün çek üzerinde bulunan ciro silsilesinde kopukluk bulunup bulunmadığına yönelik bir incelemeden ibaret olduğu, ciro silsilesinde herhangi bir kopukluk bulunmadığı, her ne kadar davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde çekin davacı şirket ile herhangi bir ilgisi bulunmayan yetkisiz kişiler tarafından ciro edildiği belirtilmiş ve akabinde duruşmada çekte bulunan kaşe ve imzaya itirazları bulunduğu beyan edilmiş ise de, çekin davacı şirket ile herhangi bir ilgisi bulunmayan yetkisiz kişiler tarafından ciro edildiği ve kaşe ile imzanın sahte olduğu iddiası kapsamında çekin zayi olmadığının tespit edildiği ibraz tarihinden davanın açıldığı tarih ve sonrasına kadar Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğuna dair herhangi bir delilin de mahkememize sunulmadığı, kaldı ki dava dilekçesinde davalı şirketin dava konusu çeki kötü niyetli olarak iktisap ettiğinin dahi iddia edilmediği, bu kapsamda açıklanan gerekçeler dahilinde davacı tarafın davasını usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatlayamadığı anlaşılmakla, açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davanın REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında yatırılan 269,85-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 157,75-TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 4-Davalının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333.maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.01/02/2024
Katip ... eimza
Hakim... eimza