İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/744 E. 2024/836 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/744
- Karar No
- 2024/836
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - *** T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : *** KARAR NO : ***
HAKİM : *** KATİP : ***
DAVACI : *** VEKİLLERİ : Av. Av. *** DAVALILAR : 1-*** 2- *** 3- *** 4- ***-93575] UETS
DAVA : Çek İstirdatı ve Menfi Tespit DAVA TARİHİ :*** KARAR TARİHİ : *** GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ***
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin, takibe dayanak çeki, çekte cirosu bulunmayan ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketine aralarındaki ticari ilişkiler nedeniyle teslim edildiğini fakat şirket tarafından 30 adet, toplamda 1.319.000,00 tl bedelli çek aras kargo ile İstanbul'da bulunan ve ticaret yaptığı şirkete gönderildiği sırada çalındığını, zira İstanbul'daki şirkete kargo gittiğinde içinin boş olduğunun belirtildiğini, bu nedenle söz konusu çek müvekkilinin rızası dışında kaybolup çalındığını, bu olaya ilişkin Develi Cbs'nin ... srş sayılı dosyası ile soruşturma açıldığını, ayrıca çeklerin iptali için de müdahil oldukları , ... Şirketi Tarafından Kayseri 1. asliye ticaret mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile dava da açıldığını, ticaret mahkemesinden ödemeden men yasağı alınarak ilan süresinin geçmesi beklenmekteyken dava konusu çekin, icraya konulduğunu, dayanak çeke bakıldığı zaman müvekkili çeki ... isimli bir şahsa ciro etmiş gibi görüldüğünü, fakat müvekkilinin bu şahısla hiçbir ticari veya başka türlü bir ilişkisi/bağlantısı bulunmadığını, müvekkilinin söz konusu şahsı tanımadığını, müvekkilinin bu şahısla hiçbir ticari faaliyeti, çek veya başka bir belge düzenlenmesini gerektirecek ilişkisi olmadığı gibi bu şahsın da elinde çek düzenlenmesini gerektirecek hiçbir fatura, irsaliye vb. en geniş manasıyla bilgi ve belge bulunmadığını, müvekkilinin bu şirketle ticari ilişki olmadan doğrudan 30.000 tl bedelli bir çeki ciro etmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, böyle bir kişinin dahi olmadığını düşündüklerini, tüm bunlar sonucunda kötü niyetle, çalınan senedi elinde bulunduran son hamil davalı ... Sistemleri San. Tic. AŞ.'ne ve diğer davalılara müvekkilinin hiçbir borcu olmadığını, dava dışı ... Şirketi tarafından gönderilen başka çekler de takibe konulmuş olup söz konusu çekler, dava konusu çek gibi ... isimli şahsa ciro edilmiş gibi gözüktüğünü, sonraki cirantalara baktığımız zaman da aynı şahıs ve şirketler olduğu görüldüğünü, nitekim dava dışı müvekkillerinden ... (İstanbul 11. İcra Hukuk Mahkemesinin ... E. Sayılı Dosyası) ve ... (İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas Sayılı Dosyası) aynı şekilde dava dışı ... isimli şirkete teslim ettiğini ve kargo sırasında çalınıp kaybolduğunu, bahsi geçen çeklerin de cirantalarının neredeyse aynı olduğunu, kısacası çek çalınmış ve kaybolduğunu, bulan veya çalan kişi çekin zilyetliğini ... isimli şahsa devretmiş ve bundan sonra da çek cirolarla dolaşıma sokulduğunu, veya çalan kişi ... olabileceği gibi bu kişilerle bağlantısı da olabileceğini, Kayseri ili Develi ilçesinde ticaretle uğraşan dava dışı başka müvekkilinin (... Hayvancılık Ve Tarım Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti.) aynı şekilde aras kargo ile bu sefer İstanbul değil, izmir'e gönderilen çeklerin çalındığını ve bu çekler de aynı şirketler tarafından ciro edildiğini, hatta cirantalardan Oceon Şirketinin kurucusu olan şahsın bu sebeple ifadesinin alındığını ve şahsın da tutuklu olduğunu, Develi Cbs ... soruşturma dosyası ile soruşturmanın devam ettiğini, bu şekilde çekin, müvekkilinin elinden rızası dışında çıktığını bilerek ilk edinen ... ve sonraki cirantalar açıkça kötüniyetli olduğunu, çeki bankaya teslim eden ... Sistemleri San. Tic. A.ş.ye ayrı açtıkları dava dosyalarıyla diğer davalarda davalı olan ve kayıp çeklerin son hamili olan ... Paslanmaz Elektronik Nakliyat Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi arasında bağlantılar olduğunu, iki şirketin de ortağının Cihan Yıldız olduğunu, iki şirketin avukatının bile aynı olduğunu, diğer çeklerin de aynı kişi ve kişiler tarafından çalınarak piyasaya sürüldüğünü, nitelikli şekilde birden fazla şirkete ciro ettirilerek müvekkilinin yasal haklarını kullanımını engellenmeye çalışıldığını, iş adamından beklenmesi gereken dikkat ve özenin gösterilmediğini ve hırsızlık sonucu ele geçirilen çekin iktisabı ile müvekkilinin zarara uğratılmaya çalışıldığını, takibin öncelikle dava müddetince tedbiren durdurulmasını, dava müddetince icra ve haciz işlemlerinin durdurulmasını, haciz konulmuşsa kaldırılmasını, Qnb Finansbank Kayseri şubesi, 30/06/2023 tarihli, 30.000,00-TL bedelli, keşidecisi ... olan ... seri nolu çeke ilişkin ve İstanbul 4. icra dairesinin ... esas sayılı dosyası bakımından davalılara borcu olmadığının ve çekin müvekkiline ait olduğunun tespitine ve müvekkile iadesine karar verilmesini, alacaklı açıkça kötü niyetle takipte bulunduğundan % 20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... Sistemleri Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; somut olayda yaklaşık ispat dahi gerçekleşmemiş iken ihtiyati tedbir kararının verilmesi hukuka aykırılık teşkil ettiğini, mahkemece oluşturulan 11/08/2023 tarihli ihtiyati tedbirin kabulüne ilişkin ara karar ile davacı tarafın ihtiyati tedbir talebi dava değerinin %20'i oranında teminat sunulması halinde kabul edilerek icra takibinin tedbiren durdurulmasına karar verilmiş ise de işbu kararın usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, İİK 72/3.maddesinde; icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği ancak gösterilecek teminat karşılığında ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesine karar verilebileceği hükme bağlandığını, İİK'nun 72/3. maddesinin emredici hükmü gereği icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında takibin durdurulmasına karar verilemeyeceğini, öte yandan HMK madde 390/3 gereğince, ihtiyati tedbir kararının verilebilmesi için davacının ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmesi ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi gerektiğini, müvekkilinin dava konusu; Qnb Finansbank Kayseri çarşı şubesine ait, ... seri numaralı, 03.05.2023 keşide tarihli, 30.000,00 tl bedelli çeki ticari faaliyetleri neticesinde mal ve hizmet satımı sonucu iktisap etmiş olup söz konusu çekin yetkili ve meşru hamili olduğunu, davacı taraf dava konusu çekin kendileri tarafından keşide edildiğini ikrar ettiğini, davacı tarafın, dava konusu çekin kendileri tarafından keşide edildiğini ifade ettiğini, bu durumda davacı taraf çekteki imzasını ikrar etmekle birlikte kıymetli evrak hukukunun sonucu olarak yetkili hamile karşı olan borç sorumluluğunu kabul etmiş bulunmadığını, zira cironun kabulü, çekin ve ona bağlı sorumlulukların varlığının da kabulü sonucunu doğurduğunu, çekin kendileri tarafından keşide edildiğini açıkça ikrar eden davacı tarafın dava konusu çekin yetkili ve meşru hamili olan müvekkiline karşı kambiyo sorumluluğu altında bulunduğu konusunda herhangi bir tereddüt bulunmadığını, iyiniyetli üçüncü kişi olan müvekkilinin çekin kaybolduğuna ilişkin iddiaları bilmesine imkan olmadığı gibi kendisinden bilinmesinin beklenmesinin de mümkün olmadığını, davacı tarafın dava konusu çekin dava dışı ... Şirketi uhdesindeyken kaybolduğu yönündeki soyut iddialarının müvekkili tarafından bilinme ihtimali bulunmadığı gibi iyiniyetli üçüncü kişi konumunda olan çek hamili müvekkilini de bağlamadığını, TTK 790. maddesinde, meşru hamilin teselsül eden cirolardan anlaşılacağının belirtildiğini, ciro silsilesinin muntazam bir şekilde birbirini takip edip etmediğini incelerken dış görünüşü incelemek yeterli olup, sair diğer iddialar ciro zincirini etkilemeyeceğini, karşı yan tarafından da çekin, çekte bulunması gerekli kanuni şekil şartlarını haiz olduğu dava dilekçelerinde açıkça kabul edildiğini, müvekkilce dava konusu çek tam ve düzgün ciro silsilesi ile iktisap edildiğine göre müvekkilinin TTK'nun 790. maddesine göre yetkili ve meşru hamili olduğunu, çekin ciro yoluyla geçmesi nedeniyle müvekkilinin çekin kayıp/çalıntı olup olmadığı hususunda bir bilgisi olmadığını, müvekkilinin, çekte ödeme yasağı bulunduğunu ancak çeki bankaya ibrazı anında öğrendiğini, bu nedenle davacı yanlar karşısında iyiniyetli 3. kişi sıfatını haiz olduğunu, çek hakkında iptal davası açılması çekin icra takibine konu edilmesine engel olmadığını, davacı tarafın, dava konusu çekin zayii olması sebebiyle Kayseri 1. asliye ticaret mahkemesinin ... E. sayılı dosyasıyla çek iptali davası ikame edildiğini ifade ettiğini, ancak müvekkilinin işbu dosyanın tarafı olmadığı gibi bu dosyadan da ancak hamili olduğu çekin tahsili amacıyla bankaya ibraz ettiğinde haberdar olduğunu, nitekim çek hakkında iptal davası açılmış olması ve bu davadan ödeme yasağı kararı verilmiş olması çekin icra takibine konu edilmesine engel olmadığını, çek iptali kararı bir ilam değil, tespit niteliğini haiz bir karar olduğunu, bunun haricinde maddi hukuk açısından hukuki neticesi olmadığını, hasımsız olarak açılan zayi nedeniyle iptal davasında çekin iptaline karar verilmesi, senedi elinde bulunduran meşru hamilin takip hakkına etki etmeyeceğini, nitekim kıymetli evrakın zilyedi, ticari senetlerin güvenli tedavül etmesinin tabii sonucu olarak senedin meşru hamili olduğunu iddia ederek kıymetli evraka dayalı haklarını her zaman ileri sürebileceğini, davacı tarafın ... ile ticari ilişkisinin bulunmadığı iddiası müvekkilinin bağlamadığını, davacı tarafın dava konusu çekte lehtar olan ... ile ticari ilişkisinin bulunmadığını, ...'ın dava konusu çeki çalmış olabileceğini ya da ...'ın gerçek bir kişi bile olmayabileceğini iddia ettiğini, müvekkilinin dava konusu çeki arasındaki ticari ilişkiye binaen bir üst cirantası olan ... International Mağazacılık Ticaret Anonim Şirketinden iktisap ettiğini, müvekkilinin şirket çeki ciro yolu ile iktisap etmesi nedeniyle hem davacı keşideciyi hem de lehtar ...'ı tanımadığını, davacı tarafın çekin keşidecisi olduğu ve kendi imzasına itiraz etmediği, çekin hamiline yazılı olduğu, ilk lehtar cirosunun ... tarafından yapıldığı ve davalı müvekkilin de son hamil olarak dava konusu çeki düzgün bir ciro silsilesi ile iktisap ettiğini, davacı tarafın dava konusu çeki ...'a değil de söz konusu çekin ciro silsilesinde dahi bulunmayan dava dışı ... Şirketi lehine keşide ettiği iddiasının müvekkili tarafından bilinme ihtimali bulunmadığını, müvekkilinin ticari faaliyetinin devamı için nakit paraya ihtiyaç duyan tüm firmaların yapacağı şekilde senedin yasal yollardan tahsili yoluna gittiğini, müvekkilinin dava konusu çeki üst cirantası olan dava dışı ... International Mağazacılık Anonim Şirketinden ticari faaliyetleri neticesinde mal ve hizmet satımı sonucu fatura ve tahsilat makbuzu karşılığı iktisap ederek ticari defter ve belgelerine de bu şekilde yansıttığını, kestiği fatura nedeniyle ortaya çıkan vergisel yükümlülükleri dahi yerine getiren müvekkilin gelinen aşamada sattığı mal ve hizmet karşılığı edindiği çeki tahsil edemediğini, zarar ettiğini, müvekkili tarafından bir üst cirantası olan ... International Mağazacılık Anonim Şirketi ve yetkilisine karşı suç duyurusunda dahi bulunulduğunu, Soruşturmanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma no'lu dosyası ile devam ettiğini, davacı taraf dava dilekçesinde söz konusu çekin kendilerini rızası dışında kaybolduğunu ve çalındığını iddia ederek dava konusu çekin kendilerine ait olduğunun tespitine ve çekin kendilerine iadesine karar verilmesini talep ettiğini, bu itibarla davacı tarafın dava dilekçesinden anlaşıldığı üzere davacı taraf menfi tespit talebinin yanında dava konusu çekin istirdatını da talep ettiğini, ancak davacının dava konusu çekin keşidecisi olduğunu, istirdat davası açma hakkı ise çek rızası dışında elinden çıkan ve yetkili hamil olduğunu iddia eden kişiye tanınmış bir hak olduğunu, çekin keşidecisi ise çekin yetkili hamili olamayacağından ancak dava konusu çek nedeniyle borçlu bulunmadığının tespitini isteyebileyeceğini çekin istirdadını ise isteyemeyeceğini, zaten somut olayda da çekin rıza dışında elinden çıktığını iddia ederek çek iptali davasını ikame eden taraf davacı değil; dava dışı ... şirketi olduğunu, bu nedenle çekin keşidecisi olan davacı, çekin istirdatını talep edemeyeceğini, TTK'nun 792.maddesi, çek eline geçmiş bulunan yeni hamilin, çeki iktisapta kötüniyetli veya ağır kusurlu olması halinde çeki geri vermekle yükümlü olduğunu hükme bağladığını, kötüniyetin ve ağır kusurun bulunması gereken zaman ise çekin bankaya ibraz anı değil, çekin iktisap anı olduğunu, davacı, bu maddeye göre müvekkilinin kötüniyetli olduğunu yani iktisap anında çekin çalıntı olduğunu bile bile bu çeki iktisap ettiğini somut delillerle ispat etmesi gerektiğini, davacı taraf dosyaya ispat ile yükümlü olduğu işbu iddialarını kanıtlar nitelikte herhangi bir delil sunmadığını, davacı tarafın iddialarına yönelik olarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 200. maddesi ile hüküm altına alınan senede karşı "senetle ispat zorunluluğu" hükmünü karşılayacak senet niteliğinde herhangi bir delil sunamamış olup ileri sürülen hususlar iddiadan öteye geçemediğini, tedbir kararının kaldırılmasını talep ederek, davacı tarafça haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak ikame edilen işbu davanın ve tazminat taleplerinin reddini, davacı aleyhine takip konusu alacağın %20 oranında tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar, ... Internatıonal Mağazacılık Ve Ticaret Anonim Şirketi, ... Sistemleri Tekstil Kağıtçılık Limited Şirketi, ... Kimya Ve Temizlik Malzemeleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi usulüne uygun dava dilekçesi, tensip tutanağı, duruşma gün ve saatini bildiren davetiye tebliğ edilmesine rağmen süresinde cevap dilekçesi sunmadıkları görülmüştür.
DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. Mahkememizin 11/08/2023 tarihli dava sonuna kadar davalı Anadolubank A.Ş. Tarafından İstanbul 4.İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin ihtiyati tedbir kararı verilerek dava müddetince durdurulmasını , dosyada konulan tüm haciz ve blokelerin kaldırılmasını arz ve talep ettiğini, davacının ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile, dava değeri olan 33.213,70 TL'nin % 20'si oranında nakdi teminat ya da banka teminat mektubu karşılığında; dava konusu Qnb Finansbank Kayseri şubesine ait, keşidecisi ... olan, ... seri numaralı, 30/06/2023 keşide tarihli, 30.000,00-TL bedelli çeke dayalı olarak İstanbul 4. icra dairesi'nin ... esas sayılı dosyaları üzerinden davalı ... Sistemleri San. Tic. A.ş. tarafından başlatılan icra takibinin tedbiren durdurulmasına, icra ve haciz işlemlerinin kaldırılması talebi mahkememiz görevi kapsamında olmadığından ilgili talebin reddine, karar verilerek karardan bir suretin taraflara tebliğ edildiği görülmüştür. Davalı ... Sis. San. Ve Tic. A.Ş. vekilinin vekillikten istifa dilekçesi sunduğu, dilekçenin davalıya tebliğ edildiği, Davacının eksik harcı olan 297,36 TL eksik nispi harcının ikmal edilmediği, davalı ...'ın TC kimlik numarasını ve adresini mahkememize bildirmediği, dosyanın tefrik edilerek, davalı ... yönünden davanın ... Esas sayılı dosyasına kaydının yapıldığı ve Mahkememizin ... Esas ... karar sayılı kararı ile davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği görülmüştür. Bilirkişi Prof. Dr. ...'dan alınan 08/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerle davacıya ait ticari defterlerin incelenmesinden ulaşılan bulgular; 1. Davacı tarafça dava konusu ... numaralı, 30.05.2023 tarihli, 30.000 TL bedelli tacir çekinin hamiline olarak keşide edildiği, söz konusu çekin davalı ... tarafından ciro edilerek tedavüle sokulduğu ve davalılardan *** Sistemleri A.Ş. tarafından bankaya ibraz edilerek karşılıksız işlemine tabi tutulduğu ve takibe konulduğu anlaşılmaktadır. 2. Davacının incelememize sunulan 2023 yılı ticari defterlerinde dava konusu çekin ve dava konusu yapılmayan başka çeklerin dava dışı ... şirketine satın alınan emtialar karşılığında verildiği davacının ticari defterlerinde kayıtlıdır. Davacı ile dava dışı ... şirketi arasındaki ticari ilişkiyi gösteren muavin defter kaydı rapor ekinde sunulduğu yönünde kanaatini mahkememize bildirmiştir. Rapordan birer suret taraflara tebliğ edilmiştir. Davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı beyanlarını sunduğu, görülmüştür. Bilirkişi Mali Müşavir ...'den alınan 09/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalı şirketlerle ilgili incelemenin yapılması için İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından ilgili davalı şirketlere tebligat yapıldığı görülmüş, 2 hafta olarak belirtilen kesin süre dolmasına rağmen herhangi bir dosya, muhasebe defteri veya yerinde inceleme ile ilgili adres, dosyaya sunulmamıştır.
Bu sebeple; herhangi bir inceleme yapılamamıştır. Gerekli belge ve defterlerin dosyaya uyap üzerinden sunulması halinde tekrar inceleme yapılabilecektir , yönünde rapor bildirmiştir. Rapordan birer suret taraflara tebliğ edilmiştir. Davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı beyanlarını sunduğu, görülmüştür.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; keşidecisi davacı olan olan, Finansbank Kayseri Çarşı şubesi nezdinde, lehtarı hamiline olan, 30/05/2023 tarihli, 30.000,00-TL bedelli ... seri numaralı çekin dava dışı ... ... Ltd. Şti.'ye teslim ettiğini, ancak şirket tarafından Aras Kargo ile taşınması sırasında çalındığını, çekin davalı ... ... A.Ş. tarafından İstanbul 4. İcra Dairesinin ... esas numaralı dosya ile takip yapıldığını belirterek davalıların çeki hukuka aykırı olarak ele geçirdiğini ve davalılara borçlu olmadığının tespiti ile çekin istirdadını dilemiştir. Taraflar arasında uyuşmazlık konuları; keşidecisi davacı olan olan, Finansbank Kayseri Çarşı şubesi nezdinde, lehtarı hamiline olan, 30/05/2023 tarihli, 30.000,00-TL bedelli ... seri numaralı çekin istirdadının gerekip gerekmediği, davalıların ve davacının yasal hamil olup olmadığı, çekten dolayı ve İstanbul 4. İcra Dairesinin ... dosyasında davacının borçlu olup olmadığı olmadığı noktasında toplanmaktadır. Uyuşmazlıkların çözümü için öncelikle konu ile ilgili kavramlar ile yasal mevzuatın irdelenmesinde yarar bulunmaktadır. Eldeki dava, çalınan çek nedenli borçlu olmadığının tespiti ile TTK'nun 792. maddesine dayalı olarak dava konusu çeklerin istirdatı istemlerine ilişkindir. Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat, davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı HMK m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru-El Kitabı, s.322-323). 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun kambiyo senetlerine ilişkin hükümleri poliçe esası üzerine kurulmuştur. Kanun, kambiyo senetlerinin ortak olan hükümlerine poliçe başlığı altında yer vermiş; bono ve çek hakkında ise ortak hükümlere yollama yapmakla yetinmiştir. Çek, 6102 sayılı TTK’nın üçüncü kitabı ile 5941 sayılı Çek Kanunu ve bu Kanun uyarınca çıkarılan tebliğlerle düzenlenen bir kıymetli evraktır. 6102 sayılı TTK'nun 670 ve devamı düzenlemelerine göre çek de poliçe ve bono gibi bir kambiyo senedidir. 6102 sayılı TTK'nun üçüncü kitabında 780-823. maddeleri arasında düzenlenen çeke 818. maddenin yaptığı atıflar çerçevesinde poliçeye ilişkin hükümlerin uygulanması kabul edilmiştir (Bozer, Ali /Göle, Celal: Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara, 2018, s. 221). Çek, 6102 sayılı TTK'nda tanımlanmamıştır. Çeke ait hükümler göz önüne tutularak çek şöyle tarif edilebilir: Çek, Kanun’un öngördüğü belirli şekil şartlarına bağlı, soyut ve kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi konusunda sadece bankalar üzerine düzenlenebilen, kıymetli evraktan sayılan özel bir havaledir (Tuna, Ergun/ Göç Gürbüz, Diğdem: Ticaret Hukuku Prensipleri Kıymetli Evrak, Ankara 2018, s. 268). Bu havalenin yazılı şekilde yapılması, belli şekil şartlarını içermesi ve kayıtsız şartsız bir ödeme yetkisi biçiminde olması gerekir. Çek düzenleyen, muhataba belirli bir bedeli lehtara ödeme, lehtara da tahsil yetkisi veren bir kambiyo senedidir. Çek bir ödeme aracıdır. Ancak poliçe ve bonodaki gibi kredi işlevine haiz değildir. Ticarî hayatta yaygın olarak ileri tarihli çek düzenlenerek çekin kredi veya teminat aracı olarak kullanıldığı görülmektedir. Bu kullanım şeklinin dahi çekin ödeme aracı olma özelliğini ortadan kaldıramayacağı unutulmamalıdır. Çek muhatap banka tarafından görüldüğünde meşru hamil olan kişiye nakden ödenir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 757/1. maddesine göre, iradesi dışında çek elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatap bankayı çeki ödemekten menedilmesini isteyebilir. Aynı Kanun’un 759. maddesi uyarınca, çeki eline geçiren kişi bilinmiyorsa, çekin iptaline karar verilmesi istenebilir. İptal isteminde bulunan kişi, çek elinde iken zıyaa uğradığını inandırıcı bir şekilde gösteren delilleri mahkemeye sağlamak ve senedin bir suretini ibraz etmek veya senedin esas içeriği hakkında bilgi vermekle yükümlüdür. TTK'nun 792. maddesine göre, çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür. TTK'nun 788/1. maddesinde, açıkça “emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çekin, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebileceği, TTK'nun 790. maddesinde ise, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişinin, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılacağı düzenlenmiştir. Ayrıca çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır. Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (HMK 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. İspat yükü kendisinde olmayan diğer taraf da ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz (HMK 191). TTK'nun 792. maddesi içeriği itibariyle önceki hamilin elinden herhangi bir şekilde çıkan çeki iktisap eden yeni hamilin, TMK'nun 3. maddesi anlamında iyi niyetli olduğunu kabul etmiştir. Burada ispat yükü üzerinde olan davacıların, kötüniyete veya ağır kusura dair iddialarını her türlü delille ispat etmesi mümkündür. HMK'nun 222. maddesi uyarınca, tarafların ticari defterlerinin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Belirtilen bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın yukarıda belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ise ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Somut olayın değerlendirilmesinde; keşidecisi davacı olan olan, Finansbank Kayseri Çarşı şubesi nezdinde, lehtarı hamiline olan, 30/05/2023 tarihli, 30.000,00-TL bedelli ... seri numaralı çekin davacı tarafından dava dışı ... Ltd Şti'ye verdiğini, ilgili firma kargoya verildiği ve bu çeklerin kargo taşıması sırasında çalındığı ileri sürerek işbu dava açılmış, davalılardan Mahkememizde aynı davalıya yönelik aynı iddia ile birden fazla dava açıldığı görülmüştür. İşbu davalardan biri olup Mahkemizin ... Esas sayılı dosyada devam eden davada İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma numaralı dosyası celp edilmiş olup incelenmesinde, ...'ın da aralarında bulunduğu birden çok şüpheli tarafından MNG Kargo üzerinden çeklerin çalınması sonrası paravan şirketlerce kaşe ve imzalanıp haksız kazanç elde ederek dolandırıcılık suçunu işledikleri iddiası ile başlatılan soruşturma mevcut olup halen devam ettiği anlaşılmıştır. Davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonunda düzenlenen mali müşavir bilirkişi raporunda, davacının ticari defter kayıtlarına göre; dava konusu edilen keşidecisi tarafından .... Ltd Şti'ye verildiği tespit edilmiştir. Açıklanan nedenlerde eldeki davada, davalıların dava konusu çekleri kimden aldığı, gerçek bir alacağının olup olmadığı noktasında bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş ancak yapılan ihtaratlı tebligata ve verilen kesin süreye rağmen davalılar tarafından ticari defterleri sunmaktan kaçınıldığı, yürütülen savcılık soruşturmaları, davacının sunduğu ticari defter kayıtları ve mali müşavir bilirkişiden alınan açıklamalı rapor ile diğer tüm delillere göre davalıların dava konusu çekleri ticari ilişki kapsamında .... Ltd Şti'ye verdiği, defter ve kayıtlarını ihtaratlı tebligata rağmen sunmadıklarından menfi tespit isteminin kabulüne karar verilmiştir. Çekin istirdatı istemine ilişkin ise, çekin yasal hamili .... Ltd Şti olduğundan çekin istirdatını isteyemeyeceğinden ilgili talep reddedilmiştir. Davacı, dava dilekçesinde davalı aleyhine kötüniyet tazminatı hükmedilmesi istemiştir. İİK'nun 72/5. maddesinde ''Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılırsa talebi üzerine, borçlunun dava sebebiyle uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir." denilmektedir. Takip hukuku açısından İİK'nun 72/5. maddesine göre, kötüniyet tazminatı sadece takibi yapan alacaklı yan aleyhine verilebilecek bir tazminattır. Ceza soruşturmalarının henüz sonuçlanmadığı da gözetilerek, davalıların dava konusu çekleri kötüniyetli takibe koyduğuna kabule yeterli delil bulunmadığından bu nedenle mahkememizce İİK'nun 72/5. maddesinin koşulları bulunmadığından dolayı davacının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle: 1-Davanın kabulü ile, dava konusu keşidecisi davacı olan Qnb Finansbank Kayseri Çarşı şubesi nezdinde lehtarı hamiline olan 30/05/2023 tarihli 30.000,00 TL bedelli ... seri numaralı çek nedeniyle davacının davalılara ve İstanbul 4. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası kapsamında davalı ... ... Ltd. Şti.'ne borçlu olmadığının tespitine, 2-Davacının çekin kendisine iadesi isteminin reddine,
3-Kötüniyet tazminatı koşulları oluşmadığından reddine,
4-İİK 72/5 uyarınca takibin davacı yönünden derhal durdurulmasına, bu konuda ilgili icra dairesine müzekkere yazılmasına,
5-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması alınması gerekli 2.268,82 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 269,85TL'nin mahsubu ile eksik 1.998,97 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından peşin yatırılan 269,85TL başvurma harcı, 269,85TL peşin harç ve 444,60TL tedbir talebi harcı olmak toplam 984,30TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat, talimat posta masrafı ve kep reddiyat gideri olmak üzere toplam 3.771,50TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 1.885,75 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı ... Sistemleri Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 9-Davalılar, ... Internatıonal Mağazacılık ve Ticaret Anonim Şirketi, ... Sistemleri Tekstil Kağıtçılık Limited Şirketi, ... Kimya Ve Temizlik Malzemeleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda mahkememizce herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına, 10-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap edilen 17.900,00TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 11-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 12-Kararın mahiyeti gereği davalılar lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 13-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.19/09/2024
Katip *** e-imzalıdır
Hakim *** e-imzalıdır