İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/788 E. 2024/891 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/788
- Karar No
- 2024/891
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/788 Esas KARAR NO : 2024/891
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/08/2023 KARAR TARİHİ : 26/09/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/10/2024 Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkilİ şirket tarafından 03.08.2023 tarihinde şirkete kayıtlı olan ..,..,..,... plakalı araçların satılması için işlemlere girişildiği vakit mezkur araçlara Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası üzerinden haciz konduğu fark edilmiş olduğunu, ilgili takip dosyası incelendiğinde müvekkili şirket aleyhine 500.000-TL takip çıkışı ile kambiyo senetlere özgü takibe girişildiği görülmüş olduğunu, taraflarınca mezkur icra takibi incelendiğinde 13.12.2020 düzenleme, 15.05.2021 ödeme tarihli, keşide yeri İstanbul olan, 500.000 TL bedelli, lehtarı ... olan senedin takibe konulduğu anlaşılmış olduğunu, mezkur senede ilişkin müvekkili şirket tarafından defter ve belgelerinde yeniden detaylı araştırma ve inceleme yapılmış fakat yukarıda da belirttiğimiz gibi mezkur senede ilişkin hiçbir kayda rastlanılmamış olduğunu, mezkur senede ilişkin herhangi bir kayda rastlanılmadığı gibi senet lehtarı olan davalı adına başka bir kayıt da bulunamamış olduğunu, müvekkili ... A.Ş. eğitim kurumu olup müvekkili şirketin neye istinaden düzenlendiği belirli olmayan 500.000 TL'lik bir senet düzenlemesi, ilgili senedi ticari defterler ve belgelerine işlememesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, İlgili senetin hiçbir hukuki ilişkiye dayanmadan müvekkili şirketin eski ortağı tarafından kötü niyetli olarak keşide edilmiş olduğunu, senedin şirket defter ve belgelerinde olmaması, senet üzerindeki tarihler, lehtar ile müvekkil şirket arasında hukuki bir ilişkinin olmaması ve eski ortak tarafından şirket üzerinden haksız kazanç sağlamaya yönelik işlemler senedin bedelsiz olduğunu açıkça göstermekte olduğunu, davalı şahıs ile müvekkili şirket arasında herhangi bir hukuki ilişkinin olabilmesinin mümkün olmaması, eski ortağın şirketi devretmeden önce kötü niyetli olarak haksız kazanç sağlama amacıyla fiktif senetler düzenlemesi nedeniyle davalının müvekkili şirketten alacaklı olmadığını, tüm bu nedenlerle; davanın kabulüne; müvekkil şirketin iş bu takibe konu borçtan ve senetten dolayı davalıya karşı sorumlu olmadığının tespitine, ilgili icra takibi ile cebren tahsilat gerçekleştiği takdirde tahsil edilen bedelin iadesine, ilgili icra takibi vesilesiyle girişilen haciz işlemleri neticesinde İİK72/3 hükmü uyarınca alacaklıya herhangi bir ödeme yapılmaması için ihtiyati tedbir konmasına, davalının kötü niyetli olmasından ötürü %20 tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın reddine, işbu davanın açılmasında ve borcun ödenmemesinde tamamen kötüniyetli olan davacının İ.İ.K. md 72/4 uyarınca alacağın %20’ sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmolunmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava İİK. 72. Madde uyarınca açılan menfi tespit davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasına konu senet nedeniyle davacının davalıya borcu olup olmadığı konularında olduğu anlaşılmıştır. İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi; menfi tespit davasını, bir hukuki ilişkinin ya da ondan doğan bir hak veya yetkinin mevcut olmadığının, bir belgenin sahteliğinin ya da herhangi bir nedenle hükümsüzlüğünün tespiti için hukuki yarar bulunması koşuluna bağlı olarak açılan ve sonucunda herhangi bir mahkumiyet istemini içermeyip, konusunu teşkil eden hususun bir kararla tespitini amaçlayan dava olarak tanımlamıştır. Menfi tespit davasında borçlu icra takibine süresinde itiraz etmediği ve takibin kesinleşmesi halinde borcunun bulunmadığını bu dava türü ile ileri sürebilir. Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak davalı alacaklıya düşer. Ancak kambiyo senedi niteliğinde bulunan bonolardan kaynaklanan alacaklarda ispat yükü borçlu bulunmadığını iddia eden davacı borçluya düşer. Kambiyo ilişkisinin altında esas itibariyle bir asıl/temel borç ilişkisi vardır. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. Dava konusu olayda, davacı/borçlu, senette yer alan imzasını inkâr etmiş değildir. Davalı ise borç verdiğini iddia etmektedir. Senet incelendiğinde nakden kaydının bulunduğu, davalı beyanı ile uyumlu olduğu, senedin talili durumunun söz konusu olmadığı, ispat yükünün davacıda olduğu, tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; kambiyo senetlerinde imzaların bağımsızlığı kuralının mevcut olduğu, kambiyo senetlerinin temelindeki borç ilişkisinden bağımsız olarak mücerret borç ikrarını içerdiği özellikleri göz önünde bulundurulduğunda, somut olayda senede karşı senetle ispat zorunluluğu söz konusu olduğu ve imza da inkar edilmediğinden, davacının senedin bedelsizliğini ancak yazılı delille ispatının mümkün olacağı, yine ciro silsilesinde kopukluğun olmadığı da göz önüne alınarak dosya kapsamına göre davacının davasını ispat edemediği kanatine varılarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 427,60-TL ilam harcından peşin alınan 8.538,75-TL harcın toplamı olan 8538,75 TL harçtan mahsubu ile bakiye 8.111,15-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 76.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 5-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/09/2024
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır