İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/640 E. 2025/357 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/640
- Karar No
- 2025/357
- Karar Tarihi
T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/640 Esas - 2025/357 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/640 KARAR NO : 2025/357
BAŞKAN : .... ÜYE :.... ÜYE : .... KATİP : ....
DAVACI : .... VEKİLİ : Av... DAVALILAR : 1-... ... 2-... .... VEKİLLERİ : Av. ... Av.... DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 13/09/2023 KARAR TARİHİ : 28/05/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili, taraflar arasında 07/06/2021 tarihinde ... İli, Gölbaşı İlçesi, İncek Mahallesi, 11176 ada ve 20 nolu parselde bulunan inşaatın, kaba inşaat işleri anahtar teslimi konusunda sözleşme imzalandığını, sözleşmenin 6. maddesine göre işe başlama tarihinin 15/06/2021 ve işi tamamlama süresinin ay olarak belirlendiğini, işe fiilen 03.08.2021 tarihinde başlandığını, sözleşmeye göre belirlenen sürede işin bitirilemediğini, müvekkilinin iyi niyetine istinaden sözleşmede belirtilen sürelerin revize edildiğini, iş bitirme süresinin 10/04/2022 tarihi olarak yenilendiğini, yine bitirilmediğini, 07/06/2022 tarihinde ek protokol düzenlendiğini, teslim tarihinin 30/06/2022 tarihi olarak kararlaştırıldığını, sözleşme ve protokole aykırı şekilde 29/10/2022 tarihinde işin bitirildiğini, gerek ilk sözleşme gerekse ek protokolden kaynaklı cezai şart alacağının doğduğunu, ödenmediğini, tahsili için başlatılan icra takibinin itirazla durduğunu ileri sürerek, davalının icra takibine itirazının iptaline, takibin devamına ve %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili, ek protokoldeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, davacının imalatı teslim anında cezai şart alacağını saklı tutmadığını, bu hakkının düştüğünü, diğer müvekkili tarafından asıl sözleşmeye geçerli katılma sözleşmesi bulunmadığını, kötü niyet tazminatı talep ettiklerini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. KANITLAR : Taraflar arasında düzenlenen, davalı gerçek kişinin borca katılan, diğer davalının yüklenici ve davacının işveren sıfatının olduğu 07/06/2021 tarihli 'kaba inşaat işleri yüklenici sözleşmesi' örneği sunulmuştur. 07/06/2022 tarihli davacı ile davalı şirket arasında akdedilen 'ek protokol' başlıklı sözleşme örneği ibraz edilmiştir. Arabuluculuk anlaşamama tutanağı sunulmuştur. İcra dosyasının incelenmesinde ilamsız icra takibi niteliğinde olduğu, takip alacaklısının davacı, takip borçlusunun davalılar bulunduğu, sözleşmeye dayalı olduğu, takibin itirazla durduğu ve işbu itirazın iptali davasının süresinde açıldığı anlaşılmıştır. ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden davalı şirketin 07.06.2022 tarihindeki yetkilisi sorulmuş, .... TC kimlik numaralı davalı ... ... olduğu bildirilmiştir. Gölbaşı Sulh Hukuk Mahkemesi'nden 2023/40 D.İş sayılı dosyası getirtilip incelenmiştir. Taraflar arasında keşide edilen ihtarlar, faturalar ve yazışma örnekleri sunulmuştur. Mahkememizce İstanbul Adli Tıp Grup Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi'nden alınan 10/07/2018 tarihli raporda; inceleme konusu belgede "Alt Yüklenici" bölümünde yer alan ... ...'a atfen atılı imza ile ... ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzanın anılan davalı eli ürünü olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Mahkememizce resen belirlenen nitelikli hesap uzmanı, SMM ve inşaat mühendisinden oluşturulan bilirkişi heyetine dosyanın tevdii ile rapor alınmış, alınan bilirkişi raporunda; davalı ... ... Ltd. Şti. yönünden; davacı tarafın asıl sözleşme nedeni ile davalı şirketten cezai şart alacağı doğduğu kabul edilirse icra takibinde faiz dahil talep edebileceği toplam tutarın: 307.167,93 TL + 11.647,14 TL = 318.815,07 TL olarak hesaplandığı, davacı tarafın ek protokol nedeni ile davalı şirketten cezai şart alacağı doğduğu kabul edilirse icra takibinde davalı şirketten faiz dahil talep edebileceği toplam tutarın: 1.000.000,00 TL + 37.917.80 TL = 1.037.917,80 TL olarak hesaplandığı, davacı tarafın hem asıl sözleşme hem de protokol nedeni ile davalı şirketten cezai şart alacağı doğduğu kabul edilirse icra takibinde davalı şirketten faiz dahil talep edebileceği toplam tutarın: 318.815,07 TL + 1.037.917,80 TL = 1.356.732,87 TL; davalı ... ... yönünden ise ; davacı tarafın asıl sözleşme nedeni ile ... ...'tan cezai şart alacağı doğduğu kabul edilirse icra takibinde faiz dahil talep edebileceği toplam tutarın 307.167,93 TL olarak hesaplandığı, davalı ... ...'ın ek protokolde davalı şirketin borçlarına kefaletinin veya verdiği garantinin olmadığı, dava konusu icra takibinde davalı ... ...'tan ek protokole dayalı cezai şart alacağı talebinin bulunmadığı yönünde görüş ve kanaatleri bildirilmiştir. GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı cezai şart alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut uyuşmazlıkta davacının işveren, davalı şirketin yüklenici, diğer davalının ise borca katılan sıfatıyla aralarında 07/06/2021 tarihinde eser sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme ayakta iken davalı şirket ile davacı arasında sırasında 07/06/2022 tarihli 'ek protokol' akdedildiği, anılan ek protokolde davalı gerçek kişinin kişisel sorumluluğuna yönelik imzasının bulunmadığı, davacı işveren tarafından işin geç yapılması nedeniyle gerek asıl sözleşme gerekse ek protokol hükmü dolayısıyla gecikme cezası alacağının doğduğunun, ihtara rağmen ödenmediğinin, tahsili için başlatılan icra takibinin haksız itirazla durduğunun ileri sürüldüğü, davalı şirketin tarafın ise ek protokoldeki imzayı inkar ettiği, esasen davalıların anılan cezai şartın 'ifaya ekli cezai şart' niteliğinde bulunduğu, işin teslim edilmesi ve davacının teslim alırken ihtirazi kayıt koymaması nedeniyle bu hakkının düştüğünü savundukları hususları uyuşmazlık konusu değildir. Çekişme, davacı ile davalı şirket arasında 07/06/2022 tarihli ek protokolün düzenlenip düzenlenmediği, protokol altındaki davalı adına atılan imzanın temsilcisine ait olup olmadığı, davacının takip ve dava tarihi itibariyle davalılardan alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarı ile inkar tazminatı koşullarının olup olmadığı yönlerinde toplanmaktadır. Dava konusu uyuşmazlıkta taraflar arasında eser sözleşmesi bulunduğu açıktır. Eser sözleşmesi, taraflarına haklar sağlayan ve borçlar yükleyen tam iki taraflı iş görme akdidir. Ana edim olarak yüklenici, yapımını üstlendiği eseri sözleşmeye, eklerine, teknik ve sanatsal ilkeler ile amacına uygun imal edip iş sahibine teslim, iş sahibi de kararlaştırılan bedeli ödemekle yükümlüdür. Yüklenici teslimi, iş sahibi de bedeli ödediğini ispat etmelidir.
İddia, savunma, taraflar arasında düzenlenen sözleşme, ek protokol, hak edişler, faturalar, ihtarlar, tespit dosyası ve bilirkişi raporu kapsamından, davacının işveren, davalı şirketin yüklenici, diğer davalının ise borca katılan sıfatıyla 07/06/2021 tarihli eser sözleşmesi imzaladıkları sabittir. Anılan sözleşmede tarafların hak, yetki ve sorumlulukları belirlenmiş, işin teslim süresi açıklanmıştır. Süreçte davacı tarafından, yükleniciye ek süre verildiği, tekrar bir araya gelinerek işin tamamlanması yönünde 07/06/2022 tarihinde ek protokol düzenlendiği, işin bitirilmesi süresinin yeniden belirlendiği ve anılan işin tamamlandığı tespit edilmiştir. Her ne kadar ek protokoldeki imza davalı şirketin temsilcisi tarafından inkar edilmiş ise de denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun ATK raporu ile imzanın, davalı şirketin eli ürünü olduğu anlaşıldığından, bu savunmaya itibar edilmemiş ve ek protokolün geçerli olduğu hususu kabul edilmiştir. İşin tamamlandığı yönünde taraflar arasında çekişme bulunmamaktadır. Davacı işveren, süresinde teslimi yapılmayan iş nedeniyle gerek ana sözleşme gerekse protokolle belirlenen cezai şart alacağının tahsilini talep etmektedir. Taraflarca imzalanan 07/06/2021 tarihli asıl sözleşmenin 7. maddesinde gecikme halinde cezai şart düzenlenmiş, bunun toplam bedelinin %10'nu geçemeyeceği hükme bağlanmıştır. Ek protokolün 2.c maddesinde de işin 30/06/2022 tarihinde mutlaka teslim edileceği, aksi halde ana sözleşmede belirlenen cezalara ek olarak 1.000.000,00 TL cezai şart ödeneceği ve bu cezai şartın likit bir borç olacağı kabul edilmiştir. Anılan hükümler ile sözleşme bir bütün olarak değerlendirildiğinde, kararlaştırılan cezai şartın, 6098 sayılı TBK'nın 179/2. Maddesinde düzenlenen ifaya ekli cezai şart niteliğinde olduğu, alacaklı, yani eldeki davada davacı bu hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borcun yani edimin ifası ile birlikte cezanın ödetilmesini de isteyebilecektir. Eser sözleşmesinde işin bitirilmesi ile eser teslimi ayrı ayrı olgulardır. Eserin teslimini, yüklenici kanıtlamalıdır. Somut uyuşmazlıkta asıl sözleşmenin 9. maddesinde eserin kabulüne ilişkin hüküm mevcuttur. Davalı yüklenici tarafından eserin usulüne uygun teslim edildiği kanıtlanmamıştır. O halde, davacının cezai şartı talep etmesi mümkündür. Asıl sözleşmede davalı gerçek kişi, sözleşmenin 19. maddesinde açıklandığı üzere, TBK'nın 201. maddesine uygun şekilde yüklenici sorumluluğuna katılmıştır. Anılan sözleşmedeki cezai şart alacağı ile kendi temerrütünün sonuçlarıyla bağlıdır. Asıl sözleşmedeki cezai şart alacağı limit nedeniyle 307.168,00 TL'dir. Ek protokolde de asıl sözleşmedeki cezai şarta ek olarak 1.000.000,00 TL likit cezai şart belirlenmiş olup, tacir taraflar bu sözleşme hükmü ile de bağlıdırlar. Davacının, süresinde teslim edilmeyen iş nedeniyle bu cezai şart alacağına hak kazandığı sonucuna varılmıştır. Davalılar, davadan önce keşide edilen ihtarla davacı tarafından temerrüte düşürülmüşlerdir. Her ne kadar temerrüt ihtarında tarih itibariyle maddi hata yapılmış ise de bunun sonuca etkili olmadığı kanaatine varılmıştır. Davacının alacağı belli ve bilinebilir niteliktedir. Başka bir ifadeyle likittir. İnkar tazminatı koşulları da bulunmaktadır. Öte yandan, davacının gerek temerrüt faiz oranı bakımından gerekse davalı ... ... bakımından talebiyle de bağlı kalınması gerektiği anlaşılmıştır. Bu durum karşısında, davacının davasının kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının kabulüne, davalıların ... 6. Genel İcra Müdürlüğü’nün 2023/19201 takip sayılı dosyasında yaptıkları itirazların ayrı ayrı iptaline, davalı ... ...’ın asıl alacağın 307.168,00 TL’lik kısmıyla ve takip tarihinden itibaren %16,75 oranını geçmemek üzere avans oranında temerrüt faiziyle sınırlı sorumlu olmak kaydıyla 1.307.168,00 TL asıl alacak ve 49.564,95 TL işlemiş faiz üzerinden takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %16,75 oranını geçmemek üzere avans oranında temerrüt faizi uygulanmasına, Hüküm altına alınan alacağın %20’sine isabet eden 271.346,59 TL inkar tazminatının davalı ... ... 61.433,60 TL’lik kısmıyla sorumlu olması kaydıyla davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 92.678,43 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 16.385,95 TL harcın mahsubu ile noksan olan 76.292,48 TL'nin davalı ... ...'ın 4.096,69 TL'lik kısmıyla sınırlı olması kaydıyla davalılardan tahsili ile Hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafça yatırılan 16.385,95 TL peşin harcın davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Arabuluculuk aşamasında harcanan 3.200,00 TL giderin davalılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına hesaplanan 201.942,61 TL vekalet ücretinin davalı ... ...'ın 49.146,88 TL'lik kısmıyla sorumlu olması kaydıyla davalılardan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça yapılan 269,85 TL başvuru harcı, 691,00 TL posta/tebligat gideri ile 15.000,00 TL bilirkişi gideri toplamı 15.960,85 TL yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere 28/05/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan ... ⌞ e-imzalıdır⌝
Üye .... ⌞ e-imzalıdır⌝
Üye ... ⌞ e-imzalıdır⌝
Katip ... ⌞ e-imzalıdır⌝