İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/502 E. 2025/340 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/502
Karar No
2025/340
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/502 Esas - 2025/340 TÜRK MİLLETİ Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/502 KARAR NO : 2025/340

....

DAVA : Alacak / Eser Sözleşmesinden Kaynaklı Cezai Şart Alacağı DAVA TARİHİ : 23/07/2018 KARAR TARİHİ : 24/04/2025 KARAR Y.TARİHİ : 06/05/2025

Mahkememizde görülmekte olan "Alacak" davasının yapılan açık yargılaması sonucunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir. I-İDDİALAR 1. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile (....) adi ortaklığı arasında otomasyon, sulama sistemi ve bitkisel uygulama işleri konulu 05.07.2012 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşme uyarınca yüklenici konumunda olan müvekkilinin 23.11.2012 tarihinde işi eksiksiz olarak adi ortaklığa teslim ettiğini, ancak davalının sözleşmeden doğan yükümlülüğü yerine getirmediğini, bu kapsamda taraflar arasında 07.05.2015 tarihli protokol düzenlendiğini, protokol gereği .... bağımsız bölümün müvekkiline intikali ve 80.000-TL ilave ödeme konusunda tarafların anlaştığını, protokolde taşınmazın alt yapı eksiklikleri tamamlanarak iskâna alınmış şekilde en geç 15.07.2015 tarihinde teslimi, aksi halde 100.000 USD cezai şart öngörüldüğünü, taşınmazın tesliminin protokole aykırı olarak 29.06.2015 tarihinde yapıldığını, nakit ödemenin ise 30.06.2015 tarihinde havale edildiğini, protokolde ön görülen tarih itibariyle taşınmazın teslime hazır olmadığının,...'ndan alınan rapor ile saptandığının, taraflar arasındaki protokolden kaynaklanan geç teslime bağlı cezai şartın tazmini için ....Esas sayılı dosyası ile açılan davada fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak şimdilik 10.000-USD'nin tahsilinin talep edildiğinin, Mahkemece taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verildiğini, hükmün temyiz edilmekle derecattan geçerek kesinleştiğini belirterek 100.000-USD cezai şart alacağının saklı tutulan 90.000-USD'sinin temerrüt tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir. II-SAVUNMALAR 2. .... vekilinin davaya cevap dilekçesinde; dava konusu uyuşmazlık hakkında kesin hüküm bulunduğundan dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, aynı uyuşmazlığa ilişkin taraflar arasında görülüp kesinleşen dava olduğunu, dava dilekçesinde hasım olarak gösterilen adi ortaklığın taraf sıfatı bulunmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, davacının dayanak aldığı satış vaadi sözleşmesinin resmi şekil şartlarına uygun olarak yapılmadığı için geçersiz olduğunu, taraflar arasındaki protokolün satış vaadi sözleşmesi niteliğinde olup, TMK'nın 706 maddesi uyarınca zorunlu şekil şartına tabii olup, buna uygun olmayan sözleşmenin hüküm ve borç doğurmayacağını, mülkiyeti devir anında davacının cezai şart yönüyle herhangi bir çekince ileri sürmediğini, davacı tarafından keşide edilen 16.07.2015 tarihli ihtarnamenin ise ihtirazi kayıt niteliğinde olmadığını, gayrimenkul devri işleminin özel yetki gerektiren hususlardan olup, vekil sıfatıyla protokole imza koyan kişinin böyle bir yetkisi bulunmadığını, protokolde devri ön görülen taşınmazın müvekkiline ait olmadığını, taşınmazın teslim edilmiş halinin eksik imalat olarak nitelendirilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 3. Adi ortaklardan ... vekili davaya cevap dilekçesinde; cezai şartın tıpkı manevi tazminat gibi parça parça istenecek alacaklardan olmadığını, taraflar arasında imzalanan sözleşme geçersiz olduğundan feri nitelikteki cezai şart alacağının doğmadığını, davacının talep ettiği cezanın ifaya ekli cezai şart olduğunu, davacının tapuda gerçekleşen devir işlemi sırasında herhangi bir itirazi kayıt düşmediğini, bu kapsamda davacının cezai şart talep hakkının düştüğünü, davacı vekilinin dayanak gösterdiği protokolü imza yetkisi bulunmadığından ötürü davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar 4. Davacı şirket ile ....adi ortaklığı arasında 07.05.2015 tarihli "Protokol" başlıklı ve yine taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tasfiyesini konu alan sözleşme imzalandığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları 5. Uyuşmazlık; taraflar arasında akdedilmiş olan 07.05.2015 tarihli protokol hükümleri uyarınca davalı adi ortaklığı oluşturan şirketlerin edimini süresinde gereği gibi yerine getirip getirmediği, davacının ifayı itirazı kayıt ileri sürmeksizin kabul edip etmediği ile buradan varılacak sonuca göre protokol hükmü gereğince öngörülen cezai şart koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktalarında toplanmaktadır. IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER 6. Davacı ve ... Ortaklığı yetkilisi .... arasında adi yazılı şekilde 07.05.2015 tarihinde düzenlenen Protokolün incelenmesinde; davacı...'nin, .... olan 536.776,11-TL bakiye alacağının tahsili konusunda anlaşma yapıldığı, protokolün 1. maddesinde; ... bağımsız bölümün taşınmazın gerçek satış değeri(...-TL KDV) toplam 456.776,82-TL bedelle tüm alım satım masrafları, noter masrafları, tapu harcı, geçmiş ve şu ana kadar intikal eden emlak vergisi vb giderler ....tarafından ödenmek kaydıyla davacı şirkete teslim edileceği; 2. maddesinde; ... tarafından taahhüt edilen taşınmazın tapusu üzerinde hiçbir kısıtlama olmadan en geç 15.05.2015 tarihine kadar tapuda devir işlemi gerçekleşeceği; 3. Maddesinde; taşınmazın tüm gerekli iskan, yapı kullanma izin belgesi ve izinleri alınmış ve hiçbir taahhütname, feragatname, geniş yetkili vekaletname talep etmeden tüm, site, bina ve alt yapı eksikliklerinin tamamlanarak, vergi harç vb masraflar ödenmiş şekilde ve kullanıma hazır, kiraya veya satmaya hazır olacak şekilde eksiksiz olarak fiilen en geç 15.07.2015 tarihinde teslim edileceği; 4. Maddesinde; bakiye kalan 80.000-TL alacağın derhal ödenmesi konusunda mutabakata varıldığı; 5. Maddesinde, taşınmazın, 15.07.2015 tarihinde yukarıda belirtilen şartlarda teslim edilmemesi halinde 100.000-USD cezai şart ödeneceği ve davacı şirketin bu durumdan dolayı her türlü zarar ve hak kayıplarının ortaklık tarafından karşılanacağı hususlarında düzenleme yapıldığı görülmüştür. 7. Mahkememizce İnşaat Mühendisi, Mali Müşavir ve Nitelikli Hesap Uzmanından oluşan bilirkişi heyetinden alınan rapor ve ek raporun sonuç kısmında özetle; taşınmazın Protokole uygun olarak 15.07.2015 tarihinde kullanıma hazır eksiksiz bir şekilde fiilen teslime hazır olmadığı, elektrik su tesisatı ile duvar sıvasının yapılmadığı, wc tesisatının ve kapısının takılmadığı tespit edildiği, buna göre dükkanın teslim tarihinde %85 oranında tamamlandığı, %15 oranında ise eksik işlerinin bulunduğu, bu nedenlerle davalılarca Sözleşmeye göre dava konusu taşınmaz 17.05.2015 tarihinde kullanıma hazır eksiksiz bir şekilde davacıya fiilen teslim edilmediğinden ve davacı tarafından taşınmazın tesliminin 16.07.2015 tarihli ihtarname ile ihtirazı kayıtla kabul edileceği belirtildiğinden davacının, davalılardan 90.000-USD cezai şartı talep edebileceği, Davalı ....'nin dosyaya sunduğu bilançolara göre, dava konusu cezai şartı ödemesi halinde ticari hayatının mahvolmayacağının tespit edildiği bildirilmiştir. V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE 8. Dava, eser sözleşmesinin tasfiyesi kapsamında akdedilen protokol hükmüne dayalı cezai şart alacağının istemine ilişkindir. 9. Mahkememizce 13/11/2019 tarihinde, davanın kabulüne, 90.000,00.-USD'nin davalılardan tahsiline, alacağa dava tarihinden itibaren devlet bankalarının USD cinsinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına uyguladığı en yüksek faizin uygulanmasına dair karar verildiği, verilen karara karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, mahkememiz kararının ...., sayılı ilamı ile davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği, verilen karara karşı temyiz kanun yoluna başvurulduğu, .... sayılı ilamı ile mahkememiz kararının bozulduğu görülmüştür. 10.... sayılı ilamında;...Karar sayılı ve 15/05/2018 tarihli kararı ile incelenen kararın miktar itibarı ile kesinlik sınırının altında kaldığından temyiz isteminin reddine karar verildiği, .... esastan bir inceleme yapılmadığı, bu hali ile kısmi davada kesinleşen hükmün tümü ile inceleme konusu yapılmadığı, tüm yargısal yollarından geçerek toplam alacak miktarını ortaya koyacak şekilde kesinleşmediği ve taraflar yönünden yargısal denetim yolları tüketilerek usulü kazanılmış hak doğurmadığı, maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmeyen kısmi davadaki ilk karar karşısında, eldeki davada tarafların iddia ve savunması doğrultusunda esasa ilişkin inceleme yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm verilmesinin doğru olmadığı bildirilerek, mahkememiz kararı bozulmuştur. 11. Yukarıda uyuşmazlık kısmında da belirtildiği üzere taraflar arasında 07.05.2015 tarihli "Protokol" imzalanmış olup davalı adi ortaklığı oluşturan şirketlerin davacı şirkete olan toplam 536.776,11.-TL bakiye alacağın ödenme şekline yönelik taraflar arasında akdedilen protokol maddeleri; "i-.... nolu bağımsız bölümü (dükkan) taşınmazın gerçek satış değeri (387.099,00.-TL + 69.677,82.-TL KDV) toplam 456.776,82.-TL KDV dahil bedelle, tüm alım satım masrafları, noter masrafları, tapu harcı, geçmiş ve şu ana kadar intikal eden emlak vergileri vb. gibi giderler ... teslim edilecektir. ii-...tarafından taahhüt edilen gayrimenkulün tapusunun üzerinde hiçbir kısıtlama, ipotek, taahhüt vb. şerh velhasıl takyidat olmadan en geç 15.05.2015 tarihine kadar tapuda devir işlemi gerçekleşecektir. iii-Taşınmaz, tüm gerekli iskan, yapı kullanma belgesi ve izinleri alınmış ve hiçbir taahhütname, feragatname, geniş yetkili vekaletname vs. talep etmeden tüm, site, bina ve alt yapı eksiklikleri tamamlanarak, vergi harç vs. masrafları ödenmiş şekilde ve kullanıma hazır, kiraya veya satmaya hazır olacak şekilde eksiksiz olarak fiilen en geç 15.07.2015 tarihinde teslim edilecektir. iv-Bakiye kalan 80.000,00.-TL alacağın nakdi olarak derhal ödenmesi konusunda mutabakata varılmıştır. v-Taşınmazın 15.07.2015 tarihine kadar yukarıdaki şartlarla teslim edilmemesi halinde 100.000,00.-USD cezai şart ödenecek olup ve ... tarafından karşılanacaktır." hükümlerini içermektedir. 12. Davacı yan, davalı adi ortaklığı oluşturan şirketlerle yapılan 07.05.2015 tarihli protokol hükümleri gereğince devri kararlaştırılan taşınmazın 15.07.2015 tarihinde protoktol hükümlerine uygun biçimde teslim edilmediğini ileri sürerek davalılardan 90.000,00.-USD cezai şartın tahsilini talep ve dava etmiş, davalı şirketler ise resmi şekil şartına uygun bir sözleşme bulunmadığı, uyuşmalık hakkında kesin hüküm bulunduğu, cezai şartın bölünebilecek taleplerden olmadığından kesin hükme bağlanan 10.000,00.-USD talepli dava ile tüm cezai şartın talep edilmiş olduğu ve ifanın çekincesiz olarak kabul edilmiş olması nedeni ile ifaya ekli cezai şart talep edilemeyeceği savunmaları ile davanın reddini talep etmişlerdir. 13. Davalılar, davacı ile yapılan taşınmaz satış vaadini içeren sözleşmenin resmi şekilde yapılmadığını ve taşınmazın da maliki kendileri olmadığından geçerli olmadığını iddia etmiş olup; bu husus yönünden değerlendirme yapmak gerekmiştir. 14. Taraflar arasında 07.05.2015 tarihinde adi yazılı şekilde düzenlenen protokolde; davalı adi ortaklık, davacıya olan borçlarına karşılık dava dışı ...'ye ait 6 nolu dükkanı devretmeyi taahhüt etmiş olup; dükkanın davacı yana 29.06.2015 tarihinde devrinin yapıldığı görülmüştür. 15. Taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, ileride taşınmaz mülkiyetinin tapuda devrini yapılmasının taahhüt edildiği ön sözleşmelerdir. Türk Borçlar Kanununun 29. Maddesi uyarınca taşınmaz satış vaadi sözleşmelerinin, aynı Kanunun 237. Maddesiyle 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 706 ve 1512 Sayılı Noterlik Kanunu'nun 89. Maddesi hükümlerine göre noter önünde re'sen düzenlenmesi gerekmektedir. Diğer bir ifade ile taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, geçerliliği resmi şekil şartına bağlanan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşmelerdir. 16. Dolayısıyla tapulu taşınmazlarda mülkiyetin devrini öngören bu sözleşmelerin noterde resen düzenleme şeklinde yapılmaları geçerlilik koşuludur. Emredici kural gereği, resmi şekle uyulmadan yapılan sözleşmeler geçersizdir. Ancak ...'ın yerleşik kararlarında şekil şartına uygun olarak yapılmayan geçersiz olan taşınmaz satış vaadini içeren sözleşmelerin tarafların edimlerini büyük ölçüde yerine getirmesi halinde geçerli olacağı kabul edilmiştir (.... sayılı kararları). 17. Diğer yandan taşınmaz satış vaadini içeren sözleşmeler kişisel borç doğuran bir sözleşme olması nedeniyle sözleşmenin geçerli olması için vaat borçlusunun satış vaadinin yapıldığı tarihte tapuda kayıtlı taşınmazın maliki olması gerekmez. Bu durumda borç doğuran bir sözleşmenin geçerliliği hiçbir zaman satıcının satış tarihinde veya daha sonra o şeye malik olması şartına bağlı değildir. Vaatte bulunanın satış vaadinin konusunu oluşturan taşınmaz üzerinde tasarruf yetkisinin varlığını aramak da gerekmez. Satış vaadi sözleşmelerinde; satış vaat eden, sözleşmede devir tarihi olarak belirtilen tarihte sözleşme konusu taşınmazı devretmekle yükümlüdür. Satış vaat eden devir sırasında taşınmaza malik değilse ve sözleşmeden kaynaklı borcunu ifa edemezse Borçlar Kanununun ifa imkansızlığı ve borca aykırılık hükümleri gereği tazminata mahkum edilir (...). 18. Somut olayda; taraflar arasında adi yazılı şekilde düzenlenen Protokol gereğince, 6 nolu dükkanın tapuda davacıya 29.06.2015 devredildiği görülmekle, taşınmaz devrine konu, resmi şekil şartına uygun olarak yapılmayan dava konusu protokolün başta geçersiz olduğu ancak,...'ın yerleşik uygulaması gereğince taşınmazın tapuda davacıya devri ile geçersizliğin ileri sürülmesi TMK m. 2 hükmü uyarınca iyiniyetli kabul edilemeyeceği, ayrıca yine yukarıda yapılan açıklamalar ve TMK m. 2 hükmü uyarınca dava konusu taşınmazın maliki davalılar olmasa da sözleşmenin geçerli olduğu kanaatine varılmıştır. 19. Davalı yan, protokol gereğince devri kararlaştırılan taşınmazın davacı tarafından kayıtsız olarak devir alındığı ve böylece ifanın çekincesiz kabulü sonucu ifaya ekli cezai şartın talep edilemeyeceği yönünde savunmada bulunmuş olup; bu husus yönünden de değerlendirme yapılması gerekmiştir. 20. Bu noktada cezai şarta ilişkin hükümlerin değerlendirilmesinde yarar görüldüğünden aşağıda kısaca değinilmiştir. 21. Cezanın sözleşmenin ifası ile ilişkisine ilişkin düzenleme 179. maddede yer almaktadır. Düzenleme; "Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir. Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir. Borçlunun, kararlaştırılan cezayı ifa ederek sözleşmeyi, dönme veya fesih suretiyle sona erdirmeye yetkili olduğunu ispat etme hakkı saklıdır." şeklindedir. 22. Cezai şart, borçlunun alacaklıya karşı mevcut bir borcu hiç veya gereği gibi ifa etmemesi halinde ödemeyi vaad ettiği, hukuki işlem ile belirlenmiş ekonomik değeri olan bir edimdir. Cezai şartın amacı, borçluyu borca uygun davranmaya sevketmektir. Cezai şart, asıl alacağı kuvvetlendirme amacı güder. Bu bakımdan cezai şart, kuvvetlendirilecek asıl borcun mevcut olmasını gerektirir. Asıl borç yoksa cezai şart da söz konusu olamaz. 23. Bu niteliği itibariyle cezai şart asıl borca bağlı fer'i bir borçtur. Asıl borç, mevcut ve geçerli ise, cezai şart da borç doğurur. Asıl borç sona ermiş ya da geçersiz doğmuşsa, cezai şart bağımsız bir borç oluşturamaz. Cezai şart, asıl borcun bağlı olduğu şekle tabidir. Asıl borç bir geçerlilik şekline bağlanmışsa, cezai şartın borç doğurabilmesi aynı şekilde kararlaştırılmış bulunmasına bağlıdır. Ancak, geçerlilik şekline bağlı olan bir sözleşme bu şekle uygun olarak yapılmadığı halde, şekle aykırılığı ileri sürmenin dürüstlük kurallarıyla bağdaşmaması nedeniyle dinlenmediği hallerde, sözleşme geçerli sayıldığından, onun fer’i nitelikte olan cezai şart da geçerli sayılacaktır. Cezai şartın fer’ilik niteliği asıl borca bağlı olduğu sürece devam eder. Başka bir anlatımla cezai şartın fer’iliği, muaccel olduğu ana kadar devam eder. Borçlu borca aykırı davrandığında cezai şart muaccel hale geldiğinden artık fer’i değil, asli (bağımsız) bir alacak niteliğini kazanır. Cezai şart, sağlararası hukuki işlemlerde ve özellikle sonuçlarını hayatta doğuran sözleşmelerde kararlaştırılır. (...). 24. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun “Ceza Koşulu” başlığı altında üç çeşit ceza koşulu düzenlenmiştir. Bunlar öğretide ortaya atılan kavramlara göre "seçimlik ceza koşulu" (TBK m. 179/I), "ifaya eklenen ceza koşulu" (TBK m. 179/II) ve "ifayı engelleyen ceza koşulu (dönme cezası)" (TBK m. 179/III) olarak tasnif edilmektedir. 25. Taraflar arasındaki Protokolde taşınmazın 15.07.2015 tarihinde fiilen teslim edilmesi koşuluna bağlı olarak belirlenen cezai şart ifaya ekli cezai şarttır. 26. Yargıtay'ın yerleşik uygulamasında da “ifaya ekli cezai şartın istenebilmesi için sözleşmede açıkça kararlaştırılmış olmadıkça gecikmiş ifanın çekincesiz olarak kabul edilmemesi gerektiği aksi hâlde cezai şartı isteme hakkının düşeceği kabul edilmiştir. 27. Taraflar arasında akdedilen protokolün 2. maddesi uyarınca devri kararlaştırılan taşınmazın her hangi bir kısıtlayıcı şerh olmaksızın 15.05.2015 tarihine kadar devrinin yapılacağı, akabinde yine protokolün 3. maddesi uyarınca site, bina ve alt yapı eksiklikleri tamamlanarak, vergi harç vs. masrafları ödenmiş şekilde ve kullanıma hazır, kiraya veya satmaya hazır olacak şekilde eksiksiz olarak fiilen en geç 15.07.2015 tarihinde teslim edileceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. 28. Dosya kapsamında delil olarak sunulan tapu kayıt belgelerinden protokolde devri kararlaştırılan taşınmazın tapuda 29.06.2015 tarihinde davacı adına tescil edildiği, davacı tarafından keşide edilen ... sayılı ihtarnamede, taşınmazın protokole göre 15.07.2015 tarihinde fiilen eksiksiz olarak teslim edilmediği, bu nedenle 100.000,00.-USD cezai şartın 3 gün içinde ödenmesi hususunun davalılara ihtar edildiği görülmektedir. 29. Yine protokole konu taşınmazın bulunduğu kısımla ilgili .... sayılı Yapı Kullanma İzin Belgesi(iskan) alındığı ancak, ... sayılı dosyası kapsamında bulunan ... Şubesi tarafından davacının talebi üzerine düzenlenen 24.08.2015 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu ....nolu dükkan niteliğindeki bağımsız bölümün 04.08.2015 tarihinde elektrik ve temiz su tesisatının yapılmamış olduğu, .... tarafından onaylanan mimari projede yer alan wc alanının duvarlarının örülmüş olduğu fakat tesisatlarının tamamlanmamış olduğu, duvar sıvasının yapılmamış, kapısının takılmamış olduğu, kullanılabilir durumda olmadığı, ortak alanlardaki aydınlatma direklerinin tamamlanmadığı ve bazı aydınlatma direklerine lamba takılmadığının tespit edildiği, netice itibariyle bağımsız bölümün % 85'inin tamamlandığı, tespit edilen bu eksik işlerin ise işin tamamına göre % 15 oranına denk geldiği, sözkonusu eksikliklerin protokol hükmüne göre kullanılabilir olmadığı değerlendirilmiştir. 30. Taraflar arasında akdedilen protokolün 2. maddesinde taşınmazın hangi tarihe kadar devrinin yapılacağı, 3. maddesinde ise fiilen teslim tarihi ve teslimde aranan taşınmazın nitelikleri kararlaştırılmış olup taşınmaz 29.06.2015 tarihinde devredilmiş, fiili teslim tarihi olarak kararlaştırılan 15.07.2015 tarihinde protokolde kararlaştırıldığı biçimde teslim yapılmadığı hususunda davacı yanca davalılara ihtarname keşide edilmiştir. Bu anlamda TBK m. 179 anlamında ihtirazi kayıtsız ifanın kabul edildiğinden sözedilemeyecektir. Zira protokolde devir için ayrı, teslim için ayrı tarihler ve yine her iki edim için de aranan nitelikler ayrı ayrı kararlaştırılmıştır. 31. Yapılan tespitler ve mahkememizce alınan bilirkişi raporu dikkate alındığında taraflar arasında akdedilen protokol hükümleri uyarınca kararlaştırılan tarihte gereği gibi ifanın yerine getirilmemiş olması nedeni ile davacının protokol hükmünde kararlaştırılan cezai şart tutarını talep etme koşulu gerçekleştiğinden davacı yanın, davalılardan 90.000,00.-USD cezai şartı talep edebileceği kanaatine varılmıştır. 32. Davacı yanın talep edebileceği cezai şartın davalıların ekonomik olarak mahvına sebep olup olmayacağı yönünden de değerlendirme yapılması gerekmektedir. 33. Taraflar, sözleşme özgürlüğü ve irade özerkliği ilkeleri gereğince ifaya eklenen ceza tutarını TBK md. 182/1 hükmünde de belirtildiği gibi serbestçe belirleyebilirler. Ancak, bazı hallerde belirlenen ceza tutarı, taraflar arasındaki menfaat dengesi dikkate alındığında büyük oranda adaletsizliğe yol açacak nitelikte aşırı olabilmektedir. Bu nedenle de Türk Borçlar Kanunun 182/3 maddesinde “Hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirebileceği” hüküm altına alınmıştır. 34. İfaya eklenen ceza koşulunun aşırılığından söz edebilmek için, ceza koşulu ile korunmak istenen menfaat arasında açıkça bir oransızlığın bulunması gerekmektedir. ....'ın uygulamasında cezai şartın tacirin ekonomik olarak yıkımına neden olacak miktarda ise, Borçlar Kanunu'nun ilgili hükümleri gözetilerek ahlak ve adaba aykırılık sebebiyle indirime tabi tutulabileceği, bunun için borçlunun cezai şartı ödemesi durumunda eskisi gibi ticari hayatını sürdüremeyeceğinin belirlenmesinin gerektiği kabul edilmiştir. 35. Davalı şirketlerin güncel bilançosu ve gelir tablolarının bilirkişi marifetiyle incelenmesi neticesinde; ibraz edilen 2022 tablolarına göre 2.960.037,00.-TL (90.000,00.-USD) tutarındaki cezai şartın ödenmesinin davalı tarafların ekonomik olarak mahvına neden olmayacağı, bu itibarla davacının talebine konu 90.000,00.-USD cezai şarta, TBK'nın 182/3 maddesi gereğince indirim yapılmasına gerek olmadığı kanaatine varılmıştır. 36. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; Mahkememizce toplanan deliller ve bilirkişi raporu dikkate alındığında davacının taraflar arasında akdedilen protokol hükümleri uyarınca süresinde gereği gibi ifa yükümlülüğünün yerine getirilmemesi nedeni ile ifaya ekli cezai şartı talep etme koşullarının gerçekleştiği değerlendirilmiş olup, davacının davasının kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir. VI-HÜKÜM 1-Davanın KABULÜNE 2-90.000,00.-USD cezai şartın dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun’un 4/a hükmü uyarınca Devlet bankalarınca ABD Doları üzerinden açılmış bir yıllık vadeli mevduata uygulanan en yüksek faizi ile davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, Karar ve İlam Harcı 3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 29.632,88.-TL harçtan peşin alınan 7.303,56.-TL harcın mahsubu ile bakiye 22.329,32.-TL harcın, Mahkememizce düzenlenen 22/01/2020 tarih, 2020/30 harç numaralı harç tahsil müzekkeresi ile tahsil edilmiş olduğu anlaşıldığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı 4-Davacı tarafından bozmadan önce yapılan 145,88.-TL posta ve tebligat masrafı, 7.303,56.-TL peşin harç, 35,90.-TL başvuru harcı, 5,20.-TL vekalet harcı ile bozmadan sonra yapılan 295,00.-TL posta ve tebligat gideri, 12.000,00.-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 19.785,54.-TL yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-HMK'nun 333. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde YATIRANA İADESİNE, Vekalet Ücreti 6-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 69.070,00.-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacı tarafa ödenmesine,

Dair davacı vekilinin, davalı ....vekilinin yüzüne karşı, yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren .... ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile .... yasa yolu açık olmak üzere 24/04/2025 tarihinde oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 24/04/2025

.... E-İmza

BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/502, K. 2025/340, T. 24.04.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-502-e-2025-340-k-0a11111c2c7f