İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/476 E. 2026/337 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/476
- Karar No
- 2026/337
- Karar Tarihi
T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2023/476 Esas - 2026/337 T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/476 Esas KARAR NO : 2026/337 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R HAKİM : ... ... KATİP : ... ... ... 1. Genel İcra Dairesi 2023/34353
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/07/2023 KARAR TARİHİ : 14/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 14/04/2026 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirketin davalıya “İç Kapı”, “PVC Profil”, “Çelik Kapı” ve “Laminant Parke” cinsi malları sattığını ve teslim ettiğini, bu ticari ilişkiye istinaden 20/01/2019 tarihli 023029 seri numaralı 197.006,00 TL ve 26/01/2019 tarihli 023030 seri numaralı 183.938,40 TL bedelli olmak üzere toplam 380.944,40 TL tutarında iki adet fatura düzenlediğini, bu faturaların davalıya iletildiğini ve TTK'nın 21/2. maddesi uyarınca sekiz günlük yasal süre içerisinde itiraz edilmeyerek kesinleştiğini, ancak fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine ... ...Müdürlüğünün 2020/8736 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının bu takibe haksız ve mesnetsiz bir şekilde itiraz ederek takibi durdurduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve alacağın likit olması nedeniyle davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmişti CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, öncelikle dava dilekçesinin müvekkilinin güncel adresine tebliğ edilmediğini, tebligatın usulsüz olduğunu, davadan ticari defter incelemesi aşamasında haberdar olduklarını, borca itiraz tarihi olan 17/03/2021'den itibaren İİK'nın 67. maddesinde öngörülen bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 07/07/2023 tarihinde açılan davanın reddi gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmelerde Kocaeli mahkemelerinin yetkili kılındığını belirterek yetki itirazında bulunduklarını ve alacağın zamanaşımına uğradığını ileri sürmüş; esasa ilişkin olarak ise, davaya konu faturaların taraflar arasında imzalanan 15/03/2018 ve 23/11/2018 tarihli eser sözleşmeleri kapsamında olduğunu, ancak daha sonra imzalanan 13/11/2019 tarihli yeni bir eser sözleşmesi ile tarafların önceki sözleşmelerden doğan tüm hak ve alacaklarından karşılıklı olarak feragat ettiklerini ve birbirlerini ibra ettiklerini, bu nedenle davacının herhangi bir alacağının kalmadığını, ayrıca aynı iddialarla daha önce ... 30. İcra Müdürlüğünün 2019/1229 Esas sayılı dosyası ile takip yapıldığını ve bu borcun haricen tahsil edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, ... ...Müdürlüğünün ... .... .... .... .... .... tarihli bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ticari satımdan kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir. Davacı, davalıya sattığı mallar karşılığında düzenlediği 2019 yılı Ocak ayı tarihli iki adet faturanın bedelinin ödenmemesi üzerine ... ...Müdürlüğünün 2020/8736 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı, davacının, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 oranında icra inkâr tazminatına karar verilmesi istemiyle bu davayı açtığı, davalı vekilinin ise davanın bir yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, ayrıca taraflar arasında imzalanan 13/11/2019 tarihli sözleşme ile önceki borçlardan dolayı karşılıklı olarak feragat edildiğini savunarak davanın reddini talep ettiği görülmüştür. İİK'nın ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmünü amirdir. Faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, faturanın dayandığı temel borç ilişkisinin varlığını tek başına ispatlamasa da, fatura içeriğindeki malın cinsi, miktarı ve bedeli gibi hususların kabul edildiğine dair bir karine teşkil eder. Faturanın alıcının ticari defterlerine kaydedilmesi ise, faturanın dayandığı temel hukuki ilişkinin ve malın teslim alındığının kabulü anlamına gelir. Bu durumda ispat yükü, malı teslim almadığını veya bedelini ödediğini iddia eden alıcıya (davalıya) geçer. Mali Müşavir bilirkişi Hidayet Korkmaz tarafından düzenlenen 30/11/2023 tarihli raporda, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, takip konusu 20/01/2019 ve 26/01/2019 tarihli faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, bu faturaların taraflarca ilgili dönem Ba-Bs formları ile vergi dairelerine bildirildiği ve davacı defterlerine göre takip tarihi itibarıyla davalıdan toplam 790.033,60 TL bakiye alacağı bulunduğu belirtilmiştir. Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi talimatı ile Mali Müşavir bilirkişi Ufuk Şentürk tarafından düzenlenen 06/03/2024 tarihli raporda, davalının ticari defterlerinin de usulüne uygun tutulduğu, takip konusu faturaların davalı defterlerine de borç olarak kaydedildiği ve davalı defterlerine göre 31/12/2019 tarihi itibarıyla davacıya 869.325,60 TL borçlu olduğu, takip konusu 380.998,40 TL'lik fatura borcunun her iki tarafın defter kayıtlarında da mevcut olduğu bildirilmiştir. Mali Müşavir Hidayet Korkmaz, Hukukçu ... .... .... .... .... .... 'dan oluşan bilirkişi kurulunca düzenlenen 29/12/2025 tarihli raporda, önceki mali raporlardaki tespitler tekrar edilmiş, takip konusu faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde ve Ba-Bs formlarında kayıtlı olduğu, davalının ödeme iddiasını ispatlayamadığı, ancak davalının dayandığı 13/11/2019 tarihli sözleşmede önceki sözleşmelerden doğan borçlardan feragat edildiğine dair hüküm bulunduğu, davacının bu sözleşmeye ve içeriğine açıkça karşı çıkmadığı, bu durum dikkate alındığında davacının faturalara ilişkin talep koşullarının oluşmadığı sonucunun doğabileceğinin, takdirin mahkemeye ait olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. İcra dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklının 380.944,40 TL asıl alacağın tahsili amacı ile ... ...Dairesinin 2020/8736 Esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine borçlu vekilinin yasal süresi içerisinde 17/03/2021 tarihinde icra dairesine başvurarak borca itiraz ettiği, itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının ise 07/07/2023 tarihinde bu davayı açtığı görülmektedir. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, ... ...Müdürlüğünün 2020/8736 Esas sayılı takip dosyası, 20/01/2019 ve 26/01/2019 tarihli faturalar, tarafların ticari defter ve kayıtları, Ba-Bs formları, mahkememizce dosyaya uygun ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan 30/11/2023, 06/03/2024 ve 29/12/2025 tarihli bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; takip konusu faturaların her iki tarafın da usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerine karşılıklı olarak alacak ve borç şeklinde kaydedildiği, yine taraflarca ilgili dönemlere ait Ba-Bs formları ile vergi dairesine bildirildiği, bu durumun TTK'nın 21/2. maddesi ve yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca faturaların dayandığı temel hukuki ilişkiyi ve fatura içeriğini ispatlar nitelikte olduğu, davalının, borcun 13/11/2019 tarihli sözleşme ile sona erdiği yönündeki savunmasının, söz konusu sözleşmenin takip konusu faturalardan sonraki bir tarihte düzenlenmiş olması ve içeriğindeki feragat beyanının hangi borçları kapsadığının açık ve net olmaması, bilirkişi raporunda da bu hükmün ibra niteliğinde olmadığının belirtilmesi karşısında yerinde görülmediği, borcun ödendiğine dair dosyaya herhangi bir delil sunulamadığı, bu itibarla davacının takip konusu faturalardan kaynaklanan 380.944,40 TL asıl alacağını ispatladığı, alacağın likit ve belirlenebilir olması nedeniyle davalının itirazının haksız olduğu anlaşıldığından, davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve davacı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, -... 6. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2020/8736 Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın 380.944,40 TL asıl alacak yönünden İPTALİNE, -Asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 76.188,88 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Kabul edilen 380.944,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 26.022,28 TL karar ve ilam harcından 4.077,99 TL peşin harç, 1.786,54 TL tamamlama harcı toplamı olan 5.864,53 TL harcın düşümü ile eksik kalan 20.157,75 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvuru harcı, 4.077,99 TL peşin harç, 104,00 TL vekalet harcı, 1.786,54 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 6.148,43 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının karşıladığı 353,00 TL tebligat gideri, 17.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 17.353,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 380.944,00 TL üzerinden takdir edilen 60.951,04 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/04/2026
Katip ... Hakim ... ¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır