İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/310 E. 2026/745 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/310
- Karar No
- 2026/745
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/310 Esas KARAR NO : 2026/745
DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 16/03/2016 KARAR TARİHİ : 24/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, yurtdışında çalışan T.C. vatandaşı olduğunu, davalı ...'ün Türkiye' de ve yurt dışında ticari faaliyetlerde bulunmak üzere kurduğunu ve bir kısım şirketleri bünyesinde topladığını iddia ettiği ... AŞ. in ticari çalışmalarından bahsetmek ve tanıtmak üzere Almanya'ın muhtelif şehirlerinde toplantılar yaptığını, Davalı ... toplantıya katılanlara Türkiye'de kurduğu şirketlere ve Avrupa da kurduğu ... Şirketine ortak olarak katılmaları yönünde çağrı yaptığını bu amaçla şirketlerin faaliyet ve çalışmalarını detaylı bir şekilde anlattıktan sonra sunulan ... bünyesinde faaliyet gösteren ve kişileri ortak olmaya davet ettiği işletmeleri (..., Türkiye” in muhtelif illerinde ... koyunda ...) olmak üzere bir çok işletmeden bahsettiğini ve ortaklığa davet ettiğini, Davalı ...' ün ,Yurt içinde ve dışında Vatandaşlarla irtibat kurarak yapacağı ticari yatırımlara ortak olmak üzere davette bulunduğunu ve bu ticari yatırım ortaklıklarına katılmak isteyenlerden para topladığını, Davalı ...' ün ticari yatırım vaadi sonucu bir çok kişinin kendisine para ödediğini, davacı müvekkilinin davalı ...'e kurulacak şirketlerin ticari faaliyetlerine ortak olmak üzere 824.380.87 Euro ödediğini, Davalının kendisine ödenen paralarla, Türkiye Cumhuriyeti yasalarının belirlediği çerçevede yatırım yapacağını duyurduğunu, Davalı ...' e ödenen paraların, ne davacının ne de başkaca ortaklık için para ödeyenlerin,...' in ve iştiraklerinin ortaklık kayıtlarına geçilmesi gerektiği halde parayı ödeyen kişiler adına her hangi bir kayıt girmeksizin muhtelif üçüncü kişiler adına kayıtlı şirketlere aktarıldığını ödeyenlerin adına değil farklı kişilerin adına ortaklıklar oluşturulması için kullanıldığını, Kişileri ortak olmaya davet edilmek üzere reklamı yapılan ve davacının ödediği paralarında aktarıldığı ...işleten şirket ve gayrimenkuller, para ödeyenler adına tescil edilmediğini (ortak olarak gösterilmedikleri gibi davalı ...'ün)kendi adına da ortaklık göstermediğini, en son kayıtlarda görüldüğü üzere ..., davalı...AŞ, Adına işletilmeye başlandığını, Hotelin üzerinde inşa edili bulunan ...... köyü atanaj deresi mevkii 101 ada 132 parsel sayılı gayrimenkulünde davalı ...AŞ. Adına tescil edildiğini, Davalılar dan ...' e ödenen paralardan oluşturulan ...işletmesi ve işletmenin gayrimenkulü ortakları ve para ödeyenleri etkisiz hale getirmek için ... AŞ. ve ya para ödeyenlerin tamamının ortak olarak katıldığı bir şirket, yahut davalı ... adına kurulmuş bir şirket göstermeyerek (davalı ...”' ün ablası ve Eniştesinin ortak olduğu ... AŞ adına işletmeye başlandığını, daha sonra ... adına işletildiğini, bu şirketin ....ŞTİ olarak ismini değiştirdiğini, daha sonra (... ŞTİ. olarak isim değişikliği yaptığını, şirket hisselerini tamamı da ...-( davalı ...” ün yeğeni ) adına devredildiğini, Davalı ...'ün, ... isimli dergiye verdiği mülakatta ... önünde verdiği fotoğratla birlikte "..." açıkladığını, ...' ün davacı dahil şirket ortaklığı için ödeme yapanlardan topladığı paraları taahhüt ettiği ticari ortaklık kurarak davacıların 'da ortak edeceğine amaca uygun kullanmayıp mutemet olarak belirlediği kişiler üzerine kurulan şirketlere devrettiğini, Kendi üzerine de her hangi bir şirket kurmaksızın ödeme yapanların brtaklığını ve geri ödeme taleplerini etkisiz kılmayı amaçladığını, ve bu amacını gerçekleştirmek için davalı şirketleri paravan olarak kullandığını, Davalı ..., uzun süre ticari yatırım amacıyla aldığı paralarla yaptığı yatırımlara ya da aldığı gayrimenkullere davacıyı ortak etmediğini, davacıyı ortak ettiği her hangi bir şirket kurmadığını, ödenen paraları ne yaptığını nerelere yatırım yaptığı konusunda da bilgilendirmediğini, Bunun üzerine davacının davalı ...' e ödediği parayı talep ettiğini ve bu nedenle konu yargıya ve icraya intikal ettirdiğini, ... 33.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası ile alacak ilamlı icra yoluyla takibe konulduğunu, icra dosyasında davalı-borçlu ... ile ilgili her türlü araştırma yapıldığını ancak hacze kabil menkul ya da gayrimenkul bir malının bulunmadığını, davalı borçlu ...' ün, davacıdan ve diğer kişilerden topladığı paralar dahil, üzerindeki malvarlıklarını da eş dost akraba ve yakınları üzerine mutemet kişi olarak belirlediği gerçek ve tüzel kişiler adına aktardığını, davalının kendisine karşı yönelecek takip ve alacak taleplerini sonuçsuz bırakmak ve icra takiplerinden kurtulmayı amaçladığını, müvekkilinin Yurt dışında ödediği 824.380.87 Euro' un ... şırketı ve davalı ...'den tahsiline karar verilen Yabancı mahkeme kararının ... 33.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra dosyası ile takibe konulduğunu, davalı ...' ün de ... AŞ. in her hangi bir mal varlığı olmadığı anlaşıldığını, Davalının paraları yatırdığı şirketlerin de üçüncü kişiler adına olduğunu, Davalının kasıtlı ve şuurlu bir şekilde ve Medeni kanun 2.maddede ifadesini bulan iyi niyet kurallarına aykırı biçimde paravan şirketleri kullanarak ticarete devam ettiğini, para ödeyenleri ortak olarak almadığı gibi topladığı paraları da geri ödemekten imtina ettiğini, Davalı ..., gerek davacıdan gerekse sair bir çok kişiden topladığı paraları toplama amacına uygun ve parayı aldığı kişiler adına ya da onları ortak olarak kabul etmeyi taahhüt ettiği şirket adına harcamayıp yakınları ya da mutemet olarak belirlediği üçüncü kişilere veya onlar adına kurulan şirketlere sarf ederek malvarlığını yok gibi gösterdiğini, bizzat kendisi tarafından kuruluşu pazarlaması ve ticari faaliyetleri takip edilen organik bağı bulunan kendisi ve diğer organik bağı bulunan şirketlerle özdeş olan gruplar üzerinden ticari faaliyetlerini yürüterek, elde edilen menkul gayrimenkul mallarla ,ticari emtiaları, üçüncü kişiler adına aktararak perdeleme yaptığını, bu durumun borçlu tarafından, alacaklıların alacaklarını tahsil etmelerini önlemek ve sözleşmeden veya kanundan doğan yükümlülükler ve sorumluluktan kurtulmak için tüzel kişilik çatısı altında faaliyet gösterme hakkının kötüye kullanılması mahiyetinde olduğunu, tüzel kişilik perdesinin kaldırılarak, aralarında organik bağlantı ve iktisadi özdeşlik bulunan tüm şirketlerin müteselsilen sorumlu olmalarını gerektiğini, ... A.Ş. ortaklık yapısının Yönetim kurulu ..., ... ve ...'tan oluştuğunu, yetkilisi ... olduğunu,... davalı ...” ün ablası diğerlerinin de eniştesi ve yeğeni olduğunu, ...ŞTİ, Mai Yiyecek içecek Ticaret Limited şirketi olarak kurulan bu şirket'in , ... ŞİRKETİ olarak değiştirildiğini, en seon ....ŞTİ' adını aldığını Şirketin eski ortağı davalı ...' ün akrabası ... iken yine yakın bir akrabaları olan ...'a devredildiğini, Şirketin yetkilileri ... ve ...' olduğunu, Dolayısıyla şirketin kontrolünün davalı ... de olduğunu, ... A.Ş.' in ortaklık yapısına bakıldığında ..., ..., ... 'tan oluştuğunu, ... olarak da kamuoyuna duyurulan bu şirketin tüm ticari faaliyetlerini, inşaat çalışmalarını ve pazarlama işlemlerini davalı ... yürüttüğünü ancak şirketin ortaklık yapısında davalı ...” ün her hangi bir irtibatının yokmuş gibi gösterildiğini, şirketi kardeşi, eniştesi ve akrabaları üzerine kurarak alacaklıların ve icra takiplerinin sonuçsuz bırakıldığını, ..., (... sicil nolu) kurulduğu zaman Ortaklık yapısının (..., ..., ..., ... ve ...) oluştuğunu En son görünen Yönetim Kurulu ...,...ve ...yetkili kişinin ... olduğunu, Şirketin tüm hisseleri ve sahibi, olarak davalı ..., eşi ve akrabasının gözüktüğünü, bu şirketinde üzerinde her hangi bir menkul gayrimenkul mal bulunmadığını, davalı ... tarafından para alınan kişilere gönderilen ve kamuoyuna güven oluşturmak amacıyla dağıtılan ... başlıklı ilan ile verilen desteğe teşekkür ediyor ve holding bünyesinde bulunan işletmeleri de tanıtan ilanların olduğunu, davalı ...'ün ... i oluşturduğu zaman kendisine bir kısım mutemet kişiler seçtiğini ve bu kişilere görevler verdiğini, ...'un bunlardan birisi olduğunu, ... ANONİM ŞİRKETİ, üzerinde ...'in kurulu bulunduğu bu şirket ortaklık yapısı olarak davalı ...'ün yakınları olmasına karşılık kendisinin her hangi bir ortaklığının gözükmediğini, ancak gerek otel işletilmesiyle gerekse pazarlamalarıyla davalı ... bir fiil ilgilendiğini, davalının davacıdan ve diğer kişilerden para tahsil ederken dağıttığı tanıtım broşüründe ... in tanıtımını yaparak avantajlar dünyasından bahsettiğini, Davalı ...'ün, ... da yaptığı her toplantıda katılımcıları ikna etmek ve para tahsil etmek üzere muhtelif reklam araçlarını da kullandığını, Davalının yurt dışında dağıttığı 2000 yılı ... Ajandası ile İmza markalı otomobil üretiminden, ... bölgesinde inşa edilecek Jet Kent konutlarından, tekstilden ve ...başlıkları altında ... koyunda yer alan ... reklamını yaptığını ve insanlardan para toplamaya devam ettiğini başlığıyla,... tanıtım broşürü olarak dağıtılan belgede "... incisi " Davalı ... Şirket adına kayıtlı gayrimekul üzerine kurulu .... tanıtıldığını, ... isimli Ekonomik konusunda yayın yapan dergiye konuşan ve kendisini, ... holdingi tanıtan davalı ...'ün ...önünde verdiği fotoğraflarla otel hakkında bilgi vererek otel işletmesinin kendisinin olduğunu açıkladığını, Davalının kendilerinden nakit para aldığını ancak her hangi bir şekilde ortak olarak göstermediği kişilere ...tanıtmak üzere gönderdiği broşür ile mektup mahiyetindeki açıklamada,... ve bir kısım inşaat faaliyetlerinden bahsettiğini ... LİMİTED ŞİRKETİ'de davalı tarafından para aktarılan hem davalı ...ile hem de diğer bağlantılı şirketlerle organik bağı ve özdeş faaliyeti olan bir şirket olduğunu, Ortaklık yapısına bakıldığı zaman ... ve ...'den oluştuğunu ve bu kişilerin, davalı ... eşi ve yeğeni olduğunu, Davalı ...'ün topladığı paraları hileli yollarla başka kişi ve şirketlere aktardığı ve bu perdeleme eylemini mütemadiyen şirket değişikliği ve ortak değişikliği yaparak devam ettirdiğini, açılan ceza davaları nedeniyle ... ve aynı mahalde bulunan villaların işletmesini ya da mülkiyetini yeğeni ...' un şirketlerine devrettiği kamuoyuna yansıdığını, davalı ...'ün sermaye aktarımı suretiyle şirketlerin içini boşalttığını ve bu amaçla ...' inde devredilen malvarlığı içinde olduğu kamuoyuna yansıdığını, Davalı ... ün üzerinde veya ortak olarak gözüktüğü hiç bir tüzel kişilik üzerinde menkul gayrimenkul mal ile para bulunmamasına karşın organik bağ içinde olduğu özel kişi yada tüzel kişiler üzerinde menkul gayrimenkul ve ticari işletmelerini yürüttüğünü, Davalı ... ile ... A.Ş., ...LTD.ŞTİ,.... ŞTİ, ...AŞ. ... AŞ.... AŞ. arasında organik bir ilişki bulunduğunu, davalı ...” ün nitelikli dolandırıcılık iddialarıyla yargılandığını, davalı şirketler arasındaki ilişki ve irtibatı gizleyerek ticari faaiyetini sürdürmesi, muhatap şirketlerin sürekli isim ve sahip değişikliği yaparak hukuku dolandırmaya çalıştıklarını, Davalı şirketlere ait hisse, menkul, Gayrimenkul ve diğer malvarlığı değerlerinin iyiniyetli üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için hisselerine ihtiyati tedbir konulmasını, davalıların mal kaçırma veya yeni bir tüzel kişilik üzerinden ticarete tevessül etmeleri durumları bulunduğundan tebligat yapılmaksızın Menkul ve Gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına teminatsız ihtiyari tedbir konulmasını Davalı ...' ün borcu görünen 1.301.326,87 Euro borçtan fazlaya dair haklarının mahfuz tutarının şimdilik 15.000 Euro borçtan, takip tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tüm davalı şirketlerin müteselsilen sorumlu tutulmalarına ve davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, masraf ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar ...ve ...A.Ş vekili Davaya Cevabında: Davalılar ..., ...A.Ş ve ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının müvekkilleri aleyhine açtığı davanın maddi ve hukuki mesnedi bulunmadığını, dava dilekçesinin HMK 121 e aykırı olduğunu, davacının öncelikle dava dilekçesi müstenidatı bilgi ve belgelerin kendilerine tebliğini ve davaya ayrıntılı cevap ve savunma haklarını saklı tuttuklarını, dava dilekçesi HMK 119 ve 194 de belirtilen amir hükümlere aykırı olduğunu, davacı hangi iddiasını hangi delil ile ispatlayacağını açıklamadığını bu sebeple HMK ya aykırı dava dilekçesinin usulden reddi gerektiğini, ayrıca davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkilleri ... ve ...AŞ yönünden dava dosyasının ayrılarak görevli ... Ticaret mahkemesine, diğer müvekkili ...Tic AŞ yönünden ... Asliye Ticaret mahkemesine gönderilmesini talep ettiklerini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı nedeni ile de davanın reddi gerektiğini, ayrıca belirsiz alacak yada kısmi dava açılmasının şartları bulunmadığından açılan davanın reddi gerektiğini, davacı iddialarını kabul anlamına gelmemekle beraber davacının belli olduğunu iddia ettiği alacağı sebebi ile belirsiz ve kısmi dava açamayacağını bu nedenle davanın reddi gerektiğini, müvekkilleri ile davacı arasında herhangi bir sözleşme olmadığını, davacı ile herhangi bir ticari alışverişi bulunmayan müvekkili şirketlere husumet yöneltilemeyeceğini, bu nedenle müvekkili şirketler aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı iddialarının varsayıma dayalı olduğunu, müvekkili şirketlerinin tümüyle ayrı ve bağımsız tüzülkişilikleri olduğunu, davacının iddialarını reddettiklerini, davacının müvekkillerine ödeme yaptığını yazılı deliller ile ispatlaması gerektiğini, davacının açıkça sebepsiz zenginleşme amaçlı hareket ettiğini, davacının dürüstlük kuralına aykırı davrandığını ve davacının ihtiyati tedbir talebinin haksız ve mesnetsiz olduğunu beyan ederek davanın öncelikle HMK 119,121 ve 194 maddelerine aykırı dava dilekçesinin usulden reddine, davaya kabul anlamına gelmemekle davacının belli olduğunu iddia ettiği alacağı sebebiyle belirsiz ve kısmi dava açılamayacağından davanın reddine, yetkisizlik ve zamanaşımı itirazlarının kabulüne, davacı ile müvekkilleri arasında herhangi bir hukuki ve ticari ilişki bulunmadığından müvekkilleri aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine, müvekkilleri aleyhine açılan davanın haksız, mesnetsi ve sebepsiz zenginleşme amaçlı davacı davasının esastan reddine kara rverilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER; Sicil kayıtları, uzman mütalaası, bilirkişi raporları, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesi ...Esas sayılı dosyası, davacı delil listesinin eklerinde sunulan ... Holdinge ait tanıtım ilanları, basın haberleri, ... AŞ nin ... sanayi odası tarafından verilen kayıt belgesi ve kayıt belgesinde yer alan ortaklık bilgileri, ... nin ...'nın iştiraki olduğuna dair tanıtım açıklaması, uzman mütalaası ve tüm dosya kapsamı. Mali bilirkişi tarafından hazırlanan 05.01.2019 tarihli bilirkişi raporunun sonuç bölümünde; Davacı ... in dava dosyasına sunduğu ortaklık kar payı sözleşmeleri ve banka ödeme dekontları ile ... ile ilişkisi olduğu ve dava dasyasında ...'ün sahip olduğunu medya kanalı ile ilan ettiğ iş ve davacının bu duruma karşı ortaklık ve kar payı alma karşılığı ...'ün kendisine bildirdiği şirket hesabına ortaklık ve kar payı karşılığı olarak 610.622,82.-EURO para gönderdiği ve buna karşı hiçbir kar payı ve ortaklık tesisi edilmediği, Davacının bu ödediği 610.622,82.-... A.Ş. sahibi yönetim kurlu başkanı...den, ve ilişkili olduğu ... talep edebileceği alacağı olduğu, Davalı ... ve diğer davalı şirketlerin ortaklık yapısıyla hiçbir ilişkisi olmadığı fakat diğer tüm şirketlerin birbiriyle aynı gerçek kişilerin olduğu, Davacının alacağının davalı, ... den, ve ... talep edebileceği kanaatinde olduğumu, Ticaret mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda bilirkişi, mali bilirkişi ve turizm alının uzman bilirkişiden alınan 19.10.2020 tarihli bilirkişi raporunda; Dosya kapsamında davacının davalı şirketler arasındaki organik bağ iddiasının somut deliller ile ispatlanamaması sebebiyle organik bağ bulunduğu ve muvazaalı işlemler gerçekleştirildiği iddialarının ispata muhtaç olduğu, ..., ... ve ... tarafından düzenlenen 18.05.2022 tarihli bilirkişi raporunun bir kısmı ve sonuç kısmında; ..Şti. ... adresine mukim olup yetkilileri ..., ..., ...ve ...'tur. ...A.Ş.'nin adresi ...olup yetkilileri ... Şti.-..., ..., ...ve ...'ur. ...A.Ş. ...adresinde mukim olup yetkilileri ..., ...ve ...'dür. ... Şti. ...adresinde mukim olup ortakları ... ve ... yetkilileri ise ... ve ...'tir. ...Şti. ...'de mukim olup ortak ve yetkilisi ...'dür. ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 09.08.2016 tarihli yazısında...Tic. A.Ş.'nin kaydı bulunmadığı; 03.08.2017 tarihli yazısında ... A.Ş. ve ...A.Ş.'nin kaydının bulunmadığı, ...Ltd. Şti.'nin yetkilisinin Hüseyin y olduğunu belirtmiştir. Dosyaya davalı ...'ün ...önünde 2002 yılında çekilmiş olan fotoğrafı, ...tanıtım broşürü, ...'in ... tarafından hizmete açıldığına ilişkin broşür, ...'nın inşaat, otomotiv, turizm, elektronik, medya, ilaç, finans, tekstil sektörlerinde faaliyet gösterdiğine dair teşekkür ve...'in mezkür sektörlerdeki faaliyetine ilişkin tanıtım ilanı sunulmuştur. ... A.Ş.'ne ait tapu, ...adresine Kayıtlıdır. Davacı ..., davalı ... aleyhine ... 3. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... tarih ... sayılı karar ilamı ile bu ilama dayanak ... Mahkemesi'nin 27.07.2006 tarihli kararı ve Konstanz Asliye Mahkemesi'nin 11.02.2009 tarihli ilamı uyarınca 824.380,87 avro asıl alacak olmak üzere toplamda 1.301.326,87 avronun tahsili için takip başlatmıştır. 05.01.2019 Tarihli bilirkişi raporunda davacının ...'e ortaklık ve kâr payı almak karşılığında 610.622,82 avro gönderdiği, hiç bir kğar payı ve ortaklık tesis edilmediğini belirtmiştir. Dosyaya sunulu belgelerden davalı ...ve diğer davalı şirketlerin adreslerinin, yetkililerinin ve ortaklarının hayatın olağan akışına aykırı olarak ve organik bağı tesis eder nitelikte olduğu görülmektedir. Yine mezkür şirketlerin ... Holding bünyesinde faaliyet gösterdikleri anlaşılmaktadır. Bu hâlin davalı gerçek kişi ile davalı şirketler arasında organik bağın mevcut olduğuna işaret ettiği açıktır Sonuç; Davalı ...ile diğer davalı şirketler arasında organik bağ bulunduğu, davacı ...'in davalı ...'den olan alacak tutarından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, Bağımsız denetçi mali müşavir ...' ın bir kısım davalıların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonrası sunduğu 17.03.2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; Davalı ...Şti. banka kayıtlarında ..., ... adlı kişilere şirketin ... Şubesi ... nolu TL hesabından maaş ödemesi yapıldığı, Tarafıma sunulan ...Ltd. Şti. mizanında davalı ... ŞTİ. ‘nin ... hesap kodlu Ticari Alacaklar hesabında takip edildiği ilgili hesabın bakiyesinin 12.684.089,75 TL olduğu, ... Ltd. Şti. mizanında davalı ... A.Ş ‘nin ... hesap kodlu Diğer Çeşitli Alacaklar hesabında takip edildiği ilgili hesabın bakiyesinin 2.601.242,53 TL olduğu, ...Şti. mizanında ...STİ ‘nin (Eski unvan: ....Ltd.Şti.) ... hesap kodlu Ticari Borçlar hesabında takip edildiği ilgili hesabın bakiyesinin 65.606.553,07 TL olduğu, ... üyesi ...’ün ...ortaklığı bulunduğu, ..kurulu üyesi ...’ün ...A.Ş ‘de yönetim Kurulu üyesi olduğu, ....Aş. yönetim Kurulu üyesi ...'un ... Şti. eski ortağı olduğu,...Ltd. Şti. ortağı olduğu, ...AŞ. Yönetim Kurulu üyesi olduğu, ...’un ...Şti. eski ortağı olduğu, Davalı şirketlerin yöneticileri, ortakları ve adreslerinde benzerlikler olduğu, davalı ... ile diğer davalı şirketler arasında organik bağ bulunduğu, Davacı ...'in davalı ...'den olan alacak tutarından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. İstinabe yolu ile mahkememiz yargı sınırları dışında bulunan bir kısım davalı ticari defterleri üzerinde Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ... aracılığı ile yapılan inceleme sonucu hazırlanan 15.05.2023 tarihli raporda; Davalı ... Şirketi'nin yevmiye kayıtları incelendiğinde; ... Şirketi'nin, .... A.Ş ve ... A.Ş.'nin iştirakçisi olduğu ve "242 İştirakler Hesabı" muavin hesabında takip edildiği, Buna göre ... A.Ş.'nin, ... A.Ş ve ...Tic. A.Ş.'nin en fazla % 50 oranında olan sermaye paylarına veya oy haklarına sahip olduğu, Defter kayıtlarına göre ... A.Ş ve ...'ün, ... A.Ş.'nin ortağı olduğu, ... A.Ş.'nin, ... Ltd. Şti.ve ...Şti.'ne "336 Diğer Ticari Borçlar Hesabı"nda takip edilen borçlarının olduğu, ... A.Ş.nin bazı ticari borçlarının, vergilerinin ... Ltd.Şti tarafından ödendiği, Davalı ... Şirketi'nin, diğer davalılar .... Ltd. Şti., ...Şti., ... Tic A.Ş. Ve...A.Ş. ile aralarında ticari ilişkilerinin bulunduğu, Davalı ...Şirketi'nin, diğer davalılardan ... Şti. olan ticari yıllar itibariyle artarak devam ettiği, Davalı ...Şirketi'nin, ... Tic A.Ş. Olan ticari borcunun Satış Vaadi Sözleşmesi Gereği alınan arsa devri ile ödendiği tespit edilmiştir. Tespitler neticesinde davalılar arasında iktisadi ve ticari bağımlılık, birlikte hareket etme olgusu olduğu, Davalı şirketler arasında defter ve kayıtlarına göre organik bağ bulunduğu, Davalı şirketlerin ekonomik anlamda bağımsız şirket vasfında olmadığı, unvan değişikleri yaparak dışa karşı tek bir ekonomik ünite algısı oluşturulduğu kanaatine varılmıştır. Görüş ve tespitlerine yer verilmiştir. GEREKÇE: Dava, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması suretiyle alacağın tahsili istemine ilişkindir. Davacı, ...'in ... Mahkemelerinde kesinleşmiş ve Türkiye'de tenfiz edilmiş ilam uyarınca ...'den alacağı bulunmaktadır. Davacı alacağın tahsilinin engellenmesi için davalıların (Dosyanın tefrik edildiği ...esas sayılı dosya davalıları ile birlikte) birlikte hareket ettiklerini, aralarında tüzel kişilik perdesi bulunduğunu, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması ve alacağın perdenin arkasındaki şirketlerden tahsilini talep etmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ... E., ... K., sayılı kararında; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “dürüst davranma” başlıklı 2. maddesine göre; herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır ve bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. Tüzel kişi ile ortaklarının faaliyet alanlarının ve malvarlıklarının iç içe geçmesi birbirine karışması, bir şirketin ticari defterlerinin ya da ticari sır kabul edilen belgelerinin diğer şirkete ait iş yerinde bulunması, ikisinde de aynı ticari defterlerin kullanılması ve ortak hesap yapılması (tek merkezden idare edilmesi), ortaklığın faaliyet konusunu sürdürebilmesi için yeterli sermayesi bulunmadığı hâlde alacaklıları ya da üçüncü kişileri zarara uğratmak niyetiyle bilinçli olarak faaliyet göstermeye devam edilmesi, şirket ortaklarının kendi kişisel malvarlıkları ile şirketin malvarlığı özdeş-tekmiş gibi hareket etmeleri, şirketlerin ya da ortağın üçüncü kişileri aldatacak şekilde kendi kişilikleri ile tüzel kişiliğin aynı olduğu izlenimini vermeleri, bu kapsamda birbirlerinin tanıtımlarını yapmaları, aynı tüzel kişilikmiş gibi anlaşılacak benzer isimleri ve logoları kullanmaları, yani dışarıya karşı tek bir tüzel kişilikmiş gibi intiba yaratmaları, şirketlerin aynı konuda faaliyet göstermeleri ve (tek başına bu hususa dayanılmamak koşuluyla) hâkim ortaklarının ya da yöneticilerinin aynı kişiler olması, tüzel kişilik kavramının arkasına sığınılacak şekilde art niyetli davranışlarla zararlandırıcı faaliyetlerde bulunulması, işlemlerin diğer tarafınca sözleşmelerin kiminle yapıldığı dahi anlaşılamayacak şekilde karışıklığa yol açılması, şirketin kendi çıkarları gözetilmeksizin yürütülmesi veya yalnızca ve bilinçli olarak açıkça hâkim ortak korunacak şekilde diğerleri zarara uğrayacak şekilde işlemler yapılması hâlleri gösterilebilir. Tüzel kişilik perdesinin kaldırılması ve alacağın perdenin arkasındakinden de istenebilmesi için sırf alacaklıdan mal kaçırmak ve onu zarara uğratmak amacıyla kötü niyetli işlemler yapıldığının da somut verilerle ispatlanması gerekmektedir. Organik bağ şirketlerin adreslerinin, faaliyet alanlarının, ortaklarının veya temsilcilerinin aynı olmasından ve aradaki hukuki ilişkiden tespit edilebilir. Tüzel kişiliğin kaldırılmasında her iki şirketin faaliyet alanı, ortaklık yapısı, ortakları gibi konularda öyle büyük ve derin bir kesişme vardır ki; bu şirketlerle iş yapan kişiler nezdinde tek bir şirketle iş yapılıyor algısı oluşmaktadır. Örneğin; üçüncü kişiler nezdinde uyandırılan bu algı neticesinde, ticaret yaparken güçlü bir yapıya sahip görüntüsü oluşturularak, şirketlerden birinin borca batırılması ya da içinin boşaltılıp iş alanının diğerine kaydırılması işlemleri tipik bir hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilebilir. Açıklamalarına yer vermiştir. Yargıtay 11. HD sayılı ilamı ile...E, ... K sayılı ilamında "davacının para yatırdığı diğer dava dışı ...'ye sattığı, bu suretle şirket arasında organik bağın bulunduğu, tüzel kişiliği kendisini oluşturan kişilerden ayrı ve bağımsız olmasına rağmen hukukun yasakladığı bir sonucu elde etmek veya getirilmiş bir yükümlülükten kurtulmak amacı ile tüzel kişiliğin bağımsız yapısının arkasına saklanıldığı hallerde TMK 2. maddesinin uygulanacağı, hakkın açıkça kötüye kullanılmasının söz konusu bulunduğu hallerde tüzel kişi perdesi arkasına gizlenerek yasanın dolanılması hallerinde "perdenin aralanması" ilkesinin uygulanması gerektiği, davalılar ile yurtdışında kurulan şirketler arasında güçlü bir hukuki ve fiili organik bir bağın bulunduğu" açıklaması ile dava dışı ... ile ...A.Ş. ... arasında tüzel kişilik perdesinin aralanması ilkesinin uygulanması gerektiğine ilişkin mahkeme kararı onanmıştır. (Benzer şekilde Y. 11.HD... E,... K,) Somut olayda: Davalı ... hakkında davacı tarafça ... 33. İcra Müdürlüğü ...esas (...) sayılı dosya üzerinden 1.301.326,87 Euro alacağın tahsili için takip başlatılmıştır. ...hakkında yapılan takip sonrası alacağın tahsil edilememesi nedeni ile eldeki dava açılmıştır. İş bu davada davalı şirketlerden ... 33. İcra Müdürlüğü ...esas (...) sayılı dosyasına konu edilen alacak tüzel kişilik perdesinin kaldırılmak sureti ile tahsili talep edilmiştir. 05.01.2019 tarihli, 19.10.2020 tarihli ve 18.05.2022 tarihli bilirkişi raporları ticari defter üzerinde inceleme yapılmadan taraflarca dosyaya sunulmuş dosyadaki mevcut bilgi ve belgelere göre hazırlanmıştır. Mahkememizce 16.12.2022 tarihli ara karar ile bu kez tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde incele yapılarak; davalılar adasında iktisadi ve ticari bağımlılık, birlikte hareket etme olgusu olup olmadığı, davalı şirketler arasında fiktif işlemler, defter ve kayıtlarına göre organik bağ bulunup bulunmadığı, alacaklılarını zarara uğratma kastıyla kötü niyetli işlemler yapılıp yapılmadığı, şirketlerin ekonomik anlamda bağımsız şirket vasfında olup olmadığı, dışa karşı tek bir ekonomik ünite algısı oluşturulup oluşturulmadığı hususlarında bilirkişilerden rapor alınmasına karar verilmiştir. Davalılar arasında birlikte hareket etme olgusu olup olmadığı, sicil kayıtlarına göre aralarında organik bağ bulunup bulunmadığı, dışa karşı tek bir ekonomik ünite algısı oluşturulup oluşturulmadığı hususlarında dosyadaki mevcut bilgi ve belgelere göre değerlendirme yapılabileceğinden bilirkişi raporlarındaki somut tespitler hükme esas alınmıştır. Anılan hususlar ve 15.03.2023 tarihli rapor ile 17.03.2023 tarihli bilirkişi raporunda ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan incelemeler sonucu elde edilen tespitler ile diğer raporlarda dosyada yer alan delillere göre yapılan somut tespitler bir bütün olarak mahkememizce takdir edilmiştir. Yukarıda yer verilen 15.05.2023 ve 17.03.2023 tarihli bilirkişi raporlarında yer alan somut tespitler, bu dosyanın tefrik edildiği mahkememiz ... esas sayılı dosyasında yapılan tespitler, dosya içeriğine sunulan soruşturma ve kovuşturma aşamasında davalı şirket yetkili ve ortaklarının alınan savunma/beyanlarındaki açıklamaları, medyaya verilen reklam ve yapılan haberler Yargıtay 11. HD sayılı ilamı ile ... E, ...K, ve ... E, ... K, sayılı ilamları birlikte değerlendirildiğinde; ... odaklı bir yapının bulunduğu ve ... tarafından davalı şirketin ve ... esas da davalı olan şirketlerin araç olarak kullanıldıkları ve tüzel kişiliklerinin bir öneminin bulunmadığı, davalı şirket ile davalı şirket yöneticisi arasındaki hukuki sınırların ortadan kalktığı, şirket mal varlığı ile şahsi mal varlığının birbirine karıştığı tespit edilmiştir. Davalı şirketin, kendi başına bağımsız bir ticari gaye gütmekten ziyade, davalı yöneticinin şahsi işlemlerini yürütmek, alacaklıların takibini zorlaştırmak amacını taşıdığı, şirket bağımsız bir kişi gibi hareket etmeyip yönetici tarafından bir araç olarak kullanıldığından, davalı müflis ..., ... borcundan sorumlu tutularak davanın kabulüne karar verilmiştir. HÜKÜM Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; Mahkememiz ...Esas ile hükmedilen miktardan tahsilde tekerrür olmamak üzere; 1- Davanın müflis ... yönünden kabulü ile 22.950.721,21 TL nin davalı müflis şirketin iflas masasına kayıt ve kabulüne, 2- Davanın davalı ... yönünden kabulü ile 1.301.326,87 Eurodan; 15.000 Euro ya dava tarihinden, bakiye 1.286.326,87 Euro ya ıslah tarihi olan 06.07.2022 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun 4.md/a bendi uyarınca fiili ödeme gününe kadar Devlet Bankalarının EURO ile açılmış bulunan bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte anılan davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Alınması gereken 732 TLmaktu karar harcın davalı Müflis ... A.Ş den alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, (Mahkememiz ... Esas ile hükmedilen miktardan tahsilde tekerrür olmamak üzere) 4-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince 45.000 TL maktu vekalet ücretinin davalı Müflis ... A.Ş den alınarak davacı tarafa verilmesine, (Mahkememiz ... Esas ile hükmedilen miktardan tahsilde tekerrür olmamak üzere) 5-Davacı tarafından yapılan başvuru harcı 10.000 TL bilirkişi ücreti 600,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 10.600 TL yargılama giderlerinin davalı Müflis ... A.Ş den alınarak davacı tarafa verilmesine, 6- Taraflarca yatırılan, kullanılmayan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, hazır bulunan tarafların yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/09/2026
Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır
TASHİH ŞERHİ
Davalı ... hakkında davacı tarafça ... 33. İcra Müdürlüğü ... esas (...) sayılı dosya üzerinden 1.301.326,87 Euro alacağın tahsili için takip başlatılmıştır.... hakkında yapılan takip sonrası alacağın tahsil edilememesi nedeni ile eldeki dava açılmıştır. İş bu davada davalı şirketlerden ... 33. İcra Müdürlüğü... esas (...) sayılı dosyasına konu edilen alacak tüzel kişilik perdesinin kaldırılmak sureti ile tahsili talep edilmiştir. Davada ... den alacak talebi bulunmamakta, .... den olan alacak ... 33. İcra Müdürlüğü... esas (...) dosyası ile zaten icraya konulmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun "Taleple bağlılık ilkesi" başlıklı 26 ncı maddesinin 1 inci fıkrası "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." şeklindedir. HMK’nın 304. maddesine göre hükmün tashihi müessesesi ile yalnızca hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar düzeltilebilir. Somut olayda; davalı ... hakkında alacak talebinin bulunmaması, bu davalının tüzel kişilik perdesi iddiası nedeni ile taraf gösterilmiş olması, davalı hakkındaki alacağın zaten ... 33. İcra Müdürlüğü ... esas (...) dosyası ile takipte olması ile ... 33. İcra Müdürlüğü ...esas (...) dosyası ile ...hakkında sehven hüküm kurulması HMK md. 304 de yer verilen düzeltilebilir "diğer benzeri açık hatalar" kapsamında kaldığı anlaşılmakla hükmün 2 numaralı bendinin hükümden çıkarılmasına ve hükmün HMK md. 304 gereği bu şekilde tashihine oy birliği ile karar verildi.
Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır