İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/1103 E. 2023/1103 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/1103
Karar No
2023/1103
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/1103 Esas - 2026/797 T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2023/1103 Esas KARAR NO : 2026/797

HAKİM : KATİP :

DAVACI : ... - VEKİLİ : Av. DAVALI : ... VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 13/12/2023 KARAR TARİHİ : 16/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 16/09/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının ... Plakalı araç içerisinde yolcu olarak bulunmaktayken; 09.07.2023 günü sürücü ... sevk idaresindeki ... plakalı araç ile Bekir Yıldız Bulvarını takiben Metal Sanayi istikametinden Kayseri Şehir Hastanesi istikametine seyir halinde iken 3100 Sokak kavşağına geçtiklerinde aracın ön kısmı ile aynı istikamette sağ şeritte bulunan ve seyir halinde duraklama haline geçmekte olan sürücü ... sevk ve idaresindeki... plakalı aracın arka kısmından çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, sunmuş oldukları Kaza Tespit Tutanağında davacının yolcu olduğu ... Plakalı araç sürücüsü ... 99100 kusurlu bulunarak, kusurun davalı sigortalı şirkete sigortalanan araçta olduğu tespit edilmiş olduğunu, kazada davacı dışında birden fazla kişinin yaralanmış olduğunu, davacı ...’in, 09.07.2023 kaza tarihinde ... Plakalı araçta yolcu olarak bulunmakta olduğunu, kaza nedeniyle pelvis (leğen kemiğinde) asetabulum (eklem içi) kırıklar oluştuğunu, bu nedenle yoğun bakım ünitesinde 10.07.2023 tarihinde ameliyata alındığını, arka arkaya iki (2) sefer ameliyat geçirmiş olduğunu, bu ilk iki (2) ameliyatta 12-13 tane vida takılmış, üçüncü (3.) Ameliyatını 17.08.2023 tarihinde olmuş olduğunu, Üçüncü (3.) ameliyatta takılan vidalardan iki adeti iltihaplanma oluşması nedeniyle geri çıkartıldığını, ameliyatlarda ayrıca 1 adet plak/platin ile fiksasyon sağlanmış olduğunu, leğen kemiğinin topuz kısmı parçalı olması nedeniyle bacak ve kalça kısımlarında 3 ayrı noktada kesi yapılarak ameliyatlar gerçekleştirilmiş olduğunu, kalça kemiği yerinden çıkmış, leğen kemiği tuz-buz olmuş olduğunu, fizik tedavi süreçleri devam etmekte olup düşük ayak sendromu gelişmiş, ayak üzerine basamamakta olup, parmak uçlarından diz kapağına kadar uyuşma ve halsizlik mevcut, kalça üzerinde oturma ve ayakta durma sağlanamamakta olduğunu, davacının ilk yatışta hastanede yaklaşık 35 gün kalmış, evde 3 hafta istirahat verildikten sonra durumunun ağırlaşması ile ambulansla yeniden hastaneye kaldırılmış olduğunu, yeniden hastaneye kaldırılışında ise yaklaşık 28 gün daha hastanede yatırılmış olduğunu, bunlar haricinde 5 hafta yaklaşık 35 gün de fizik tedavi için hastanede yatırıldığını, hastanede tedavisi devam ettirilmesi gerekse de fizik tedavi için devlet yardımı senede 3 sefer ile sınırlı olduğu için hastaneden ayrılmak durumunda kalmış olduğunu, maddi imkanı olmadığından özel sağlık kuruluşlarında fizik tedavi sürecini devam ettirememiş, sene dolması İle devlet hastanesine yeniden fizik tedavi süreci başlatacak olduğunu, davacının kaza nedeniyle geçici ve sürekli olarak iş göremezlik durumuna düşmüş, alınacak raporlarla sabit olacağı üzere maluliyet/sakatlık durumu oluşmuş olduğunu, davacı kazadan evvel apartman görevlisi olarak çalışmakta olup, apartman görevlisinin yanı sıra evlere gündelik temizliğe giderek aile ekonomisine katkı sağlamakta olduğunu, bu kazadan sonra iş göremez, çalışamaz olmuş olduğunu, davacının Hatice (21 yaş), Yusuf (18 yaş) ve Betül (10 yaş) isimlerinde 3 çocuğu bulunmakta olduğunu, çocukların üçü de eğitim hayatlarına devam etmekte olduğunu, davacının kızı Hatice Sinop Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Sosyal Hizmetler Bölümü 3. Sınıf öğrencisi olduğunu, bakımını ve hizmeti sağlamak adına kızı üniversite eğitimini dondurmuş, davacıya bakıcılık yapmakta olduğunu, kaza nedeniyle her türlü fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla; davacının tedavi giderleri ve iyileşme süresince yapılan tüm masraflar, geçici iş göremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı, sürekli iş göremezlik (kalıcı sakatlık/maluliyet) nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı, bakıcı giderlerinin karşılığı maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmekte olduklarını, davanın 6100 sayılı yeni Hukuk Yargılama Yasası'nın 107, maddesine göre belirsiz alacak davası olarak açılmış bulunmakla, yargılama sırasında toplanacak delillere, mahkemece yapılacak incelemelere ve tazminat hukuku alanında uzman bilirkişiden alınacak rapora göre belirlenecek maddi tazminat tutarının peşin harcı yatırıldıktan sonra hüküm altına alınması isteminde bulunduklarını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı için şimdilik 100,00 TL (müvekkilin tedavi giderleri ve iyileşme süresince yapılan tüm masraflar, bakıcı gideri maluliyet, sakatlık, geçici ve sürekli iş göremezlik) maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden sorumluluk sınırı içerisinde tahsilini talep ettiklerini belirterek, fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla; davacının tedavi ve masraf giderleri için şimdilik 50,00 TL, bakıcı giderleri için şimdilik 50,00 TL, maluliyet, sakatlık, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı için şimdilik 50,00 TL olmak üzere şimdilik toplam 150,00 TL MADDİ TAZMİNATIN ve Davamız 6100 sayılı yeni Hukuk Yargılama Yasası'nın 107. maddesine göre belirsiz alacak davası olarak açılmış bulunmakla, yargılama sırasında toplanacak delillere göre belirlenerek peşin harcı yatırıldıktan sonra hüküm altına alınacak maddi tazminat tutarlarının (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere) davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. CEVAP: Davalı Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle : Haksız ve hukuka aykırı işbu davanın reddini talep ettiklerini, Başvuru (dava) şartı usulüne uygun şekilde yerine getirilmemiş ve davalı temerrüte düşürülmemiş olduğunu, bu nedenle de davanın usulden reddini talep ettiklerini, yargıtay 17. hukuk dairesi 2018/3847 e. 2020/823 k. ilamının dikkate alınması gerektiğini, dava dilekçesi HMK M. 119/1-Ğ hükmünde belirtilen "açık bir şekilde talep sonucunu" içermemekte olup hangi maddi tazminat kalemlerinden ne kadar talep ettiğinin davacı tarafa açıklattırılması için HMK M.119/2 uyarıca 1 hafta kesin süre verilmesini talep ettiklerini, dosyanın adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesi'ne gönderilerek kusur oranının tespit edilmesini talep ettiklerini, davanın kabulü halinde tazminattan müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılmasını talep Ettiklerini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusurlu olduğu iddiasını kabul etmediklerini, davanın kabulü halinde; tazminat hesabından davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmasını talep etiklerini, zira; kaza tespit tutanağına göre; davacının kaza esnasında emniyet kemeri taktığı tespit edilmemiş olduğunu, KTK m.78 ve TBK m. 52 hükümleri gereği davacı zararın oluşmasında müterafik kusur sahibi olduğundan tazminat hesabından en az %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, bu kapsamda Yargıtay 17. HD. 2018/920 E. 2018/10827 K. 19.11.2018 K.T. ilamının dikkate alınması gerektiğini, bununla birlikte davacının herhangi bir ücret ve menfaat karşılığı olmaksızın taşınmış olması nedeniyle hatır taşımasının olduğunun kabulü ve tazminat hesabından en az %20 oranında hatır taşıması indirimi de yapılması gerektiğini, bu kapsamda Yargıtay 17. HD. 2014/13301 E. 2016/11634 K. 19.12.2016 K.T. ilamının dikkate alınması gerektiğini, davacı, dava konusu trafik kazası ile ilgili olmak üzere maluliyeti olduğunu iddia ediyorsa bu iddiasını ispatla mükellef olduğunu, adli tıp kurumu 3. ihtisas dairesinden maluliyet raporu alınmasını talep ettiklerini, Mahkemece Maluliyet raporu alınması halinde, davacı muayeneye sevk edilerek, adli tıp kurumu 3. ihtisas dairesinden; 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe uygun rapor alınması gerektiğini, ayrıca davacının kaza tarihindeki yaşı, kazadan önceki yıllara ait hasta geçmiş raporları da dikkate alınarak, sakatlığın kazada olup olmadığı ve geçen sürede iyileşme olup olmadığı da araştırılarak ve "emniyet kemerinin takılmamış olmasının maluliyete etkisi ve derecesi tespit edilerek" raporda yer verilmesi gerektiğini, rapor alınmadan önce davacının tüm sağlık kayıtlarının SGK Sağlık İşleri Merkez Müdürlüğünden celbini talep ettiklerini, bu kapsamda Yargıtay 4. HD. 2018/1622 E. 2019/3029 K. 22.05.2019 K.T. ilamının dikkate alınması gerektiğini, “geçici iş göremezlik zararı, bakıcı gideri ve tedavi gideri” poliçe teminatı kapsamında olmadığını, bu talepler yönünden davanın reddini talep Ettiklerini, bu kapsamda YARGITAY 17. HD. 2018/3528 E. 2020/1241 K. 11/02/2020 K.T. ilamının dikkate alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte; bakıcı gideri hesaplamasında net asgari ücretin esas alınmasını, davacının hastanede kaldığı günlerde bakımları hastane tarafından gerçekleştirildiği için geçici bakıcı hesaplaması yapılırken bu günler hesaplama dışı bırakılmasını ve dava dilekçesinde davacının bakımını çocuklarının üstlendiği belirtildiğinden aile içi bakım indirimi yapılmasını talep etiklerini, hesap raporu alınması halinde; tazminat hesabının, 2918 sayılı kanun'un 90/c maddesi uyarınca "trh-2010 hayat tablosu ile en az %1.65 teknik faiz (devre başı ödemeli belirli süreli rant yöntemi) kullanılarak yapılması gerekmekte olduğunu, somut olayla ilgili varsa açılmış davalar, soruşturma-uzlaştırma dosyaları ve tahkim başvuruları araştırılarak celp edilmeli ve dosyaların sonucu değerlendirilmeli, henüz sonuçlanmamışsa iş bu dosya açısından bekletici mesele yapılması gerektiğini, davaya konu olan kaza neticesinde sgk başta olmak üzere kurum ve kuruluşlardan davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı irdelenmesi gerektiğini, kazaya karışan ... plakalı araç davalı şirket nezdinde 26.06.2023-26.06.2024 tarihleri arasında zorunlu mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğunu, davalı şirketin sorumluluğu poliçe teminatı ve limiti ile sınırlı olduğunu, yapılacak bir tazminat hesaplamasında davalı şirketin poliçedeki sorumluluğunun göz önüne alınması gerekmekte olduğunu, davanın sigortalı ömer çako'ya ihbar edilmesini talep ettiklerini, 6100 sayılı kanun uyarınca davacı yan, tüm delillerini dava dilekçesi ekinde tebliğ etmesi gerektiğini, bu nedenle taraflarına tebliğ edilmeyen delillere karşı beyanda bulunma ve delil sunma hakkımızı saklı tutuklarını belirterek, zamanaşımı itirazları olduğunu bildirir, haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, davanın kabulü halinde ise; dava açılmasına sebebiyet verilmediğinden, davalı şirket aleyhine faize, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini, kabul anlamına gelmemekle birlikte faize hükmedilmesi halinde "dava dilekçesinde yazılı miktar yönünden dava tarihinden, ıslahla artırılan miktar yönünden ise ıslah tarihinden itibaren" yasal faize hükmedilmesinin talep edildiği görülmüştür. YARGILAMA VE GEREKÇE Dava, Davacının Kayseri Merkezi Takip Sisteminin 2022/1215498 sayılı dosyası nedeni ile davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı hususlarına ilişkindir. Kayseri Şehir Hastanesine, SGK ya, Trafik Tescil Müdürlüğüne yazılan müzekkereye cevap verilmiş olduğu görülmüştür. Davacı vekilinin 22/03/2025 Tarihli dilekçesi ile adli yardım talebine ilişkin dilekçesini dosyamıza sunduğu, mahkememiz 31/10/2025 Tarihli ara kararı ile adli yardım talebinin kabulüne karar verildiği görülmüştür. Mahkememiz 15/05/2024 Tarihli celsesinin 9 nolu ara kararı gereği dosyanın Ankara ATK'ya gönderildiği, ATK raporunun 24/09/2024 Tarihinde dosyamıza sunulduğu, incelenmesinde özetle; "Sürücü ...’nun % 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Sürücü ...’nın kusursuz olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklinde rapor tanzim edildiği görülmüştür. Mahkememiz 09/10/2024 Tarihli celsesinin 2 nolu ara kararı gereğince Davacının Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalına sevkine karar verildiği, 19/02/2025 Tarihli Erciyes Üniversitesi raporunun 26/02/2025 Tarihinde dosyamıza sunulduğu, incelenmesinde özetle; "Adı geçenin istenilen tibbi konsültasyon cevaplarının Anabilim Dalımıza ulaşmasını takiben yapılacak tıbbi evrak tetkiki ve adli tıbbi değerlendirme ile yukarıda tanımlı koşullar çerçevesinde ilgili adli raporun düzenlenerek gönderilebileceği kanaatini bildirir rapordur." şeklinde rapor tanzim edildiği görülmüştür. Erciyes üniversitesi adli tap raporunun 02/12/2025 Tarihinde dosyamıza sunulduğu, incelenmesinde özetle; "Tıbbi evrak tetkiki ile muayenesinden elde edilerek yukarıda kaydedilen bilgi ve bulgular Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında birlikte değerlendirildiğinde, ...'in 09.07.2023 tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen akciğer kontüzyonu, travma sonrası Stres bozukluğu, sağ femur başı ve pelvisde mevcut (sağ peroneal sinir hasarı, ayak bileğinde mevcut kuvvet kaybı, pelviste parçalı deplase kırıklar, fiksatör materyalleri ile tespitli iliak kanat, asetabular çatı kırıkları ve deforme görünüm, sağ femur başı deformasyonu, ischiopubik ramusta ve pubik kol sypmhisis pubis komşuluğunda nonunion, kısalık) patolojileri nedeniyle; Altı (6) ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı (tıbbi şifa süresinin 6 (altı) ay olduğu, İki (2) ay süreyle bakıcı/yardımcı desteğinin tıbben uygun olacağı, Tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya engel oranının %51 (yüzdeellibir) olduğu, Emniyet kemeri kullanımı ile kişide meydana gelen yaralanmanın önlenmesi ya da hafifletilmesinin olasılık dahilinde olduğu, bununla birlikte yukarıda tanımlanan çeşitli faktörlere bağlı olarak yaralanmanın emniyet kemerinden bağımsız olarak meydana gelebilmesinin de tıbbi açıdan mümkün olduğu, mevcut evrak içeriğinden emniyet kemeri takılı olup olmadığı hususunun tıbben ayırt edilemediği kanaatini bildirir rapordur." şeklinde rapor tanzim edildiği görülmüştürk. Mahkememiz 25/03/2026 Tarihli celsenin 2 nolu ara kararı gereğince dosyanın hekim bilirkişisine tevdii edildiği, bilirkişi raporunun 02/04/2026 tarihinde dosyaya sunulduğu, incelenmesinde özetle; "Mevcut tıbbi evrak ve raporun incelenmesinden elde edilerek yukarıya kaydedilen bilgi ve bulgulara göre;...'in 09/07/2023 tarihinde trafik kazası geçirmesi nedeniyle 2023 yılı rayiçlerine göre SGK kapsamına girmeyen kaçınılmaz tedavi giderlerinin 27.346,00 (Yirmiyedibinüçyüzkırkaltı) TL olduğu, kanaatini bildirir raporumu saygılarımla sunarım." şeklinde rapor tanzim edildiği görülmüştür. Mahkememiz 25/03/2026 Tarihli celsenin 3 nolu ara kararı gereğince dosyanın aktüer bilirkişisine tevdii edildiği, bilirkişi raporunun 27/04/2026 Tarihinde dosyaya sunulduğu incelenmesinde özetle; "Davacının maluliyet zararının işlemiş dönem 811.178,55TL, işleyecek dönem 11.846.082,88TL, toplam 12.657.261,43TL, %51 maluliyet oranına göre maddi zararının toplam 6.455.203,33TL, Davacının geçici iş göremezlikten dolayı zararı:71.047,45 TL, Davacının bakım giderinden dolayı zararı: 26.829,00 TL, davacının toplam zararının 6.553.079,78TL olduğu, Dosyaya mübrez davalı ... AŞ tarafından düzenlenen ZMMS poliçesinin incelenmesinde poliçe limitinin; Kişi başına sağlık giderinde 1.200.000,00 TL, Kişi başına sakatlanma ve ölümde 1.200.000,00 TL olduğu görülmektedir. Takdir Sayın Mahkemenindir." şeklinde rapor tanzim edildiği görülmüştür. Davacı vekili tarafından 10/06/2026 Tarihli talep artırım dilekçesi sunulduğu, dilekçenin davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edildiği görülmüştür. Davacı tarafça davalı sigorta şirketine ve arabuluculuğa aynı tarihte, 21/11/2023 tarihinde başvurulduğu görülmekle temerrüdün arabuluculuğa başvuru tarihi olan bu tarih itibari ile oluştuğu anlaşılmış ve kararda bu temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir. Davacı tarafça kararda avans faiz uygulanması talep edilmiş ise de, davalı tarafça sigortalanan ... plakalı aracın trafik tescil kaydına göre kullanım amacının hususi olduğu görülmüş ve bu nedenle kararda yasal faize hükmedilmiştir. Davalı tarafça hatır taşıması nedeni ile tazminat miktarından indirim yapılması talep edilmiş ise de, davacı vekilinin 16/05/2024 tarihli beyan dilekçesine göre anlaşıldığı üzere, davacının kaza esnasında içinde bulunduğu aracın sürücüsü olan ... ile akrabalık ilişkisi/kardeş olduğu anlaşılmakla indirim yapılmasını gerektirir koşulların olmadığı görülmüş ve kararda indirim yapılması yoluna gidilmemiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, 09/07/2023 tarihinde meydana gelen kazaya ilişkin olarak tarafların kusur durumunun tespiti amacı ile Ankara Adli Tıp Kurumundan 24/09/2024 tarihli rapor alındığı ve raporda, meydana gelen kazada Sürücü ...’nun % 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Sürücü ...’nın kusursuz olduğunun belirtildiği görülmüştür. Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalının olay tarihi itibari ile uygulanması gerekli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında düzenlenen 02/12/2025 tarihli raporunda, davacı ...’in olay nedeni ile 6 (altı) ay olduğu süreyle iş göremezlik halinde kaldığı, İki (2) ay süreyle bakıcı ihtiyacının/yardımcı desteğinin tıbben uygun olacağı, tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya engel oranının %51 (yüzdeellibir) olduğu ve Emniyet kemeri kullanımı ile kişide meydana gelen yaralanmanın önlenmesi ya da hafifletilmesinin olasılık dahilinde olduğu, bununla birlikte yukarıda tanımlanan çeşitli faktörlere bağlı olarak yaralanmanın emniyet kemerinden bağımsız olarak meydana gelebilmesinin de tıbbi açıdan mümkün olduğu, mevcut evrak içeriğinden emniyet kemeri takılı olup olmadığı hususunun tıbben ayırt edilemediğinin bildirildiği görülmüş olup, rapor ile de emniyet kemeri takılı olup olmadığının tespit edilememesi, yaralanmanın kemerden bağımsız olarak meydana gelebileceğinin belirtilmesi, davacının sağ kalça bölgesinden tedavi olması, kaza tespit tutanağında emniyet kemerine ilişkin açıklama bulunmaması ve davalı tarafça davacının müterafik kusurlu sayılmasını gerektirir delil dosyaya sunulmaması hep birlikte dikkate alınarak hesap edilecek tazminattan indirim yapılması yoluna gidilmemiştir. Davacının tedavi gideri zararına ilişkin olarak hekim bilirkişiden 02/04/2026 tarihli rapor alınmış ve raporda, 2023 yılı rayiçlerine göre SGK kapsamına girmeyen kaçınılmaz tedavi giderlerinin 27.346,00 (Yirmiyedibinüçyüzkırkaltı) TL olduğunun tespit edildiği görülmüştür. Davacının asgari ücret kadar gelir durumu olduğu Mahkememizce kabul edilmiş ve bu miktar dikkate alınarak düzenlenen ve hükme esas alınan aktüer bilirkişisinin 27/04/2026 tarihli raporunda, davacının maluliyet zararının işlemiş dönem 811.178,55TL, işleyecek dönem 11.846.082,88TL, toplam 12.657.261,43TL, %51 maluliyet oranına göre maddi zararının toplam 6.455.203,33TL, Davacının geçici iş göremezlikten dolayı zararı:71.047,45 TL, Davacının bakım giderinden dolayı zararı: 26.829,00 TL, davacının toplam zararının 6.553.079,78TL olduğu, davalı ... AŞ tarafından düzenlenen ZMMS poliçesinin incelenmesinde poliçe limitinin; Kişi başına sağlık giderinde 1.200.000,00 TL, Kişi başına sakatlanma ve ölümde 1.200.000,00 TL olduğunun belirtildiği görülmüştür. Davacının oluşan bu maddi zarar taleplerinden davalı Sigorta Şirketinin kusurlu sürücünün kullandığı ... plakalı aracın olay tarihinde geçerli ZMMS poliçesini düzenlemekle poliçe kapsamında ve limiti ile sınırlı olmak üzere kusurlu sürücünün kusuru oranında sorumlu olduğu görülmüş, davacı vekilinin 10/06/2026 tarihli talep artırım dilekçesi ve davalı şirketin poliçe limitleri de dikkate alınmış ve böylece, Davanın KABULÜ ile, 1.200.000,00-TL Kalıcı iş göremezlik tazminatı ile (Sakatlık teminatı kapsamında), 27.346,00-TL tedavi gideri tazminatı (Sağlık teminatı kapsamında) olmak üzere toplam 1.227.346,00-TL tazminat bedelinin poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 21/11/2023 Tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Arabuluculuk ücretine ilişkin değerlendirmede; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir. Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir. Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır. Yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini sigortacıya da ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilerek arabuluculuk masrafları davacı üzerinde bırakılmıştır. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davanın KABULÜ ile, 1.200.000,00-TL Kalıcı iş göremezlik tazminatı ile (Sakatlık teminatı kapsamında), 27.346,00-TL tedavi gideri tazminatı (Sağlık teminatı kapsamında) olmak üzere toplam 1.227.346,00-TL tazminat bedelinin poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 21/11/2023 Tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 83.840,01-TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 269,85-TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 83.570,16-TL harcın, davalıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) gerekçede açıklandığı üzere DAVACIDAN alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 269,85-TL başvurma harcı, 269,85-TL peşin harç olmak üzere toplam 539,70-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat, kep reddiyat gideri vs olmak üzere toplam 4.304,75-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Dosyada yargılama esnasında adli yardım talebinin kabulüne karar verildiği anlaşılmakla, suçüstü ödeneğinden karşılanan bilirkişi ödemeleri, kep ve tebligat giderleri olmak üzere toplam 11.667,90-TL masrafın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 189.828,44-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 9-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 10-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 16/09/2026

Katip e- imzalıdır

Hakim e- imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/1103, K. 2023/1103, T. 16.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-1103-e-2023-1103-k-c639ce83ad7e