İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/877 E. 2025/1011 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/877
Karar No
2025/1011
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:... Esas -... T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR ESAS NO : ... KARAR NO :...

HAKİM :... KATİP : ...

DAVACI :... VEKİLİ : Av.... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ...

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : ... KARAR TARİHİ : ... GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ...

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı borçlu şirket arasında tedarik sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilinin 330 adet iç oda kapısı tedarik etme yükümlülüğünü üstlendiğini, iş bu hizmet bedeli ve masraflar için 600.864,00-TL tutarında fatura kesildiğini, davalı şirketin, müvekkilinin hatalı olarak kapı ürettiğini, kendisinin de diğer şirkete müvekkili yüzünden 96.250,00-TL'lik cezai şart ödediğini, bu sebeple ödenecek tutardan düşüleceğini ilettiklerini, davalı ile aralarındaki ticari ilişki nedeniyle teslim edilen mallara ilişkin düzenlenen ... nolu 600.864,00-TL bedelli faturanın 96.250,00-TL'lik kısmının ödenmediğinden Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, başlatılan takibin haksız yapılan itirazla durduğunu iddia ederek; itirazın iptalini ve takibin devamını, davalının borç üzerinden %20 icra inkar tazminatı ödemeye hükmedilmesine, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile aralarındaki ticari ilişkin teslim edilen mallardaki ayıp nedeniyle uğramış oldukları cezai şart bedelinin fatura ile yansıtıldığını, yansıtma faturasının ve dayanaklarının ihtarname ile bildirildiğini ve itirazın olmadığını beyanla davanın reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. Kayseri Genel İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak... sayılı takip dosyasının uyaptan yapılan incelenmesinde, alacaklının ... Kapı Ve Mobilya Sanayi Ticaret Limited Şirketi, borçlunun ... Çelik Kapı İç Ve Dış Ticaret Sanayi Limited Şirketi olduğu, toplam 96.250,00-TL alacak üzerinde takibin başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 16/08/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 16/08/2022 tarihinde itiraz ettiği, iş bu davanın süresinde açıldığı görülmüştür. Erciyes Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak dava konusu faturanın davacı tarafından Form BS beyannamesi ile beyan edilip edilmediği sorulmuş, gelen yazı cevabıyla Form BA-BS analizi karşılaştırma bilgisi gönderilmiştir. Mimarsinan Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak dava konusu faturanın davalı tarafından Form BA beyannamesi ile beyan edilip edilmediğinin sorulmuş, gelen yazı cevabıyla, Form BA - Bs evrakları gönderilmiştir. Mahkememizin 05/12/2023 tarihli duruşmasında davacı tarafa tanıkları ...ve ...'ın beyanı alınmıştır. Tüm deliller toplandıktan tarafların ticari kayıtlarında bilirkişi incelemesi yaptırılmış, muhasebeci/mali müşavir bilirkişi ... 13/03/2024 tarihli raporunda özetle; Tarafların 2022 yılına ait defterlerinin açılış-kapanış tasdikinin ve berat yükelemelerinin süresinde yapıldığı, defterlerin içerdiği kayıtların birbirini doğruladığı, taraf defterlerin bu haliyle HMK 222/2 ye uygun olduğu, Taraflar arasındaki tek ihtilaflı belgenin 96.250,00-TL bedelli yansıtma faturasının olduğu; faturanın davacıya noter ihtarı ile teslim edildiği, davacının yazılı cevabi ihtarı veya itirazı olmadığı, faturanın vergi dairesi kayıtlarında form BA/BS lerde yer aldığı ancak davacının kayıtlarına almadığı, Davalının dayanakları ile birlikte düzenlediği yansıtma faturasının davacıya teslim edildiği ve yasal süresinde itirazın yapılmadığı birlikte değerlendirildiğinde; söz konusu faturanın takip ve davaya konu faturadan mahsubunun yapılması gerektiği, Taraf kayıtlarında yansıtma faturası mahsup edilmeden mutabık kalınan bakiye 96.248,00-TL davacı alacağından, davalı kayıtlarında yer alan ancak davacı kayıtlarında yer almayan 96.250,00-TL yansıtma faturası mahsup edilerek; davacının davalıdan alacaklı olmadığı, davalının davacıdan 2,00-TL (96.248,00-96.250,00) alacaklı olacağı yönünde tespit ve kanaatini bildirmiştir. Mahkememizin 26/03/2024 tarihli duruşmasında davacı tarafa iki haftalık kesin süre verilerek üretimini yaparak teslim ettikleri kapılara ilişkin (ölçü, model bilgisi, fotoğraf ) bilgileri sunmaları, davalı tarafa iki haftalık kesin süre verilerek cezai şarta mahkum edildikleri hatalı bozuk kapılarla ilgili (video, fotoğraf vs.) belgelerini sunmaları istenilmiş, taraf vekillerince ilgili konularda dosyaya beyan ve belgeler sunulmuştur. Malzeme mühendisi bilirkişi'den alınan 10/02/2025 tarihli raporda özetle; - Dosya kapsamı dikkate alınarak taraflar arasında anlaşmaya konu edilen kapılar ile dava dışı 3. Şirkete teslim edilen kapıların aynı kapılar olduğu, - Videoda ölçülen kapı ölçüleri ile sipariş edilen ölçülerin uyuşmadığı,imalatı yapılan kapıların ayıplı,olduğu, -Davalının dava dışı 3. Firmaya ödemiş olduğu cezai şarttan davacının sorumlu olduğu yönünde kanaatini bildirmiştir. Raporun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür. Hukukçu hesap bilirkişisinden alınan 23/03/2025 tarihli raporda özetle; Daha önce dosyaya rapor tanzim eden makine mühendisi bilirkişi tarafından ilk etapta, taraflar arasında mevcut (davacı-davalı, davalı-dava dışı 3.şirket) whatsapp yazışmaları ve mail içeriklerinin incelenerek taraflar arasında iç oda kapılarının üretimi ile alakalı olarak pervaz dahil /hariç herhangi bir netleştirmenin olup olmadığının tespit edilmesi ve bu noktada hatanın hangi taraftan kaynaklandığının tespit edilmesi gerektiğini, Dava dışı 3.kişi olan ... tarafından tanzim edilen 5.000 USD tutarlı 29.06.2022 tarihli faturanın davalı tarafından ödenip ödenmediği dosyada mevcut verilerden net olarak anlaşılamadığını, bu nedenle ödeme evrakının dosyaya kazandırılması gerekeceğini, Davalı tarafından, davacı aleyhine tanzim edilmiş olan yansıtma faturasının hesap edilmesinde hangi tarihli kur ya da tutarın nazara alındığı açıklandığı takdirde detaylı rapor tanzim edileceği yönünde kanaatini bildirmiştir. Rapordan birer suret taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi, davalı vekilinin beyan dilekçesi sundukları görülmüştür. Davalı tarafa dava dışı üçüncü kişiye yapmış olduğu ödemelere ilişkin belgelerini dosyaya sunmak üzere 2 haftalık süre verilmiş, davalı vekili 19/06/2025 tarihli dilekçe ile dava dışı üçüncü kişi ...'e yapılan ödemeye ilişkin ödeme dekontunu sunmuş, akabinde dosya raporu veren hesap bilirkişisi ve makine mühendisi bilirkişiye tevdi ile rapor alınmış, 25/09/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Malzeme mühendisi bilirkişi incelemesinde; Kök rapordaki kanaatinde değişiklik olmadığı yönünde, Nitelikli Hesap Uzmanı bilirkişi incelemesinde; Davacı tarafından üretilen ve sözleşmeye konu olan kapılar hakkında, heyette yer alan makine mühendisi bilirkişi tarafından yapılan incelemede kapıların ayıplı olduğu tespit edildiğini, ek rapor düzenlenmesi aşamasında da bilirkişinin bu yöndeki görüşünde herhangi bir değişiklik olmadığı, Bu durum dikkate alındığında, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 3-g, 7-e ve 7-f maddeleri gereğince davalının uğradığı zararların davacı tarafından karşılanması gerektiği sonucuna varıldığını, Nitekim davalı tarafından bu kapsamda bir yansıtma faturası düzenlenmiş, heyette yer alan mali müşavir bilirkişi de söz konusu faturaya davacı tarafından herhangi bir itirazda bulunulmadığını belirttiğini, Dolayısıyla, davaya konu kapıların davacı tarafından hatalı imal edildiği, ayrıca davalı tarafından düzenlenen yansıtma faturasının kabulü halinde, mali müşavir bilirkişinin tespitleri doğrultusunda davacının davalıdan alacaklı olmadığı; aksine, davalının davacıdan 2,00 TL (96.248,00 TL - 96.250,00 TL) tutarında alacaklı olduğunun hesaplandığı yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, fatura alacağından kaynaklı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Bilindiği üzere, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlayan bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süre içinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına da hükmedilebilir. (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, 2006, s.219, 223). İcra dosyasında itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ edildiğine ilişkin bir belge bulunmadığı gibi, eldeki davanın bir yıllık yasal süre içinde kısmi dava olarak açıldığı anlaşılmıştır. Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. ve devamı maddelerinde düzenlenen itirazın iptali davalarının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan ispat külfetiyle ilgili kurallar itirazın iptali davasında da geçerlidir. Taraflar iddia ve savunmalarını HMK’nda belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir. İtiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bu dava icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır ve takibe bağlılık alacağın hem miktarı hem de kaynağı yönünden mevcuttur. Satıcının ayıptan sorumluluğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 219-231. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Ayıp kavramının tanımı kanunda tam olarak bulunmamakla birlikte, ayıptan sorumluluk halleri bu maddelerde hüküm altına alınmıştır. Ayıp kavramı hakkındaki genel tanım, sözleşme gereği edimin taşıması gereken nitelik ile mevcut nitelik arasındaki fark şeklindedir. TBK'nun 219. maddesinde sözleşmeye aykırılık halinde iki ayrı durum mevcuttur. Bunların ilki, satıcının alıcıya birtakım nitelikler bildirmesi ve bu niteliklerin söz konusu şeyde bulunmamasıdır. İkincisi ise sözleşme konusu şeyden beklenen faydayı azaltan veya ortadan kaldıran durumların mevcut olmasıdır. Buna dürüstlük kuralı çerçevesinde karar verilmektedir. Alıcının beklediği faydanın dürüstlük kuralı çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Burada objektif değer baz alınır. Satıcı, sözleşmede taahhüt ettiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur. Satışa sunulan bir ürünün (aracın) ambalajında etiketinde tanıtma ve kullanma kılavuzunda ürünle ilgili reklam ve ilanlarda veya taraflar arasında kurulan sözleşmede, satıcı tarafından belirtilen hususların ve özelliklerin üründe bulunmaması veya tahsis ya da kullanım amacı bakımından malın değerinin veya müşterinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler ayıp sayılır. Bu eksiklikleri taşıyan mal ve ürünler ise ayıplı mal sayılır (TBK m. 219). TBK'nun 221. maddesine göre satıcı satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, ayıptan sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan her anlaşma kesin olarak hükümsüzdür. Satıcının ayıptan sorumluluğunun doğması için aranan şartlar: a) Ortada bir ayıp bulunmalıdır. Ayıp; maddi, ekonomik veya hukuki olabilir. Satılanın yırtık, bozuk, kırık, lekeli olması gibi haller maddi ayıp teşkil eder. Hukuki ayıp ise, satılanın değerini ve ondan beklenen faydaları etkileyen eksikliklerdir. Satıcının bildirimi yoksa fakat eşyanın niteliği gereği, eşyadan beklenen bir fayda varsa, dürüstlük kuralı çerçevesinde beklenen bu faydanın sağlanamaması durumunda ayıptan bahsedilebilir. b) Satılandaki ayıp önemli olmalıdır. Ayıp sonucunda, söz konusu şeyin değerinin veya elverişliliğinin önemli şekilde azalması veya tamamen ortadan kalkması gereklidir. Bu gibi durumlarda, satılan şeydeki ayıp önem kazanmış olur. Önemsiz ayıplardan dolayı satıcı sorumlu tutulamaz. c) Alıcı malın ayıplı olduğunu bilmiyor olmalıdır. Bu konu, TBK'nun 222. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, “Satıcı, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu değildir. Satıcı, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da, ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse olur.” Böylece alıcı, sözleşmenin kurulması esnasında ayıpları biliyorsa, bunları kabul etmiş sayılır ve satıcı ayıptan sorumlu olmaz. Ancak bunların gerçekleşebilmesi için, alıcının sözleşmeden önce, satın aldığı şeyi gözden geçirme imkânını bulabilmesi gereklidir . Burada gözden geçirmeden kasıt, olağan bir muayenedir. Alıcının satın aldığı şeyde, dikkatli özeni gösterseydi fark edebileceği ayıplardan da satıcı sorumlu değildir. Alıcının, malın ayıplı olduğunu bilmiyor olması gerekmektedir. Gizli ayıplarda, alıcının malın ayıplı olduğunu bilmesi mümkün değildir. Olağan gözden geçirme, malın alınırken kabaca gözden geçirilmesidir. İlk bakışta görülebilecek olan ayıplar mevcutsa, satıcının ayrıca bunu üstlenmesine gerek yoktur. Bu gibi durumlarda, sorumluluk aranmaz. d) Ayıptan sorumluluk sözleşme ile kaldırılmıyor olmalıdır e) Alıcı ayıbı kabul etmemiş olmalıdır f) Alıcı ayıptan doğan sorumluluk hükümlerinden yararlanabilmek için kanunun kendisine yüklediği külfetleri yerine getirmiş olmalıdır Alıcıya kanunen yüklenen külfetler, satılanı gözden geçirme ve varlığı iddia edilen ayıpları satıcıya bildirme külfetleridir. Alıcı, satın aldığı malı gözden geçirmek ve herhangi bir ayıp halinde de bunu satıcıya bildirmek zorundadır. Bu zorunluluklar TBK'nun 223. maddesinde düzenlenmiştir. TBK'nun 223. maddesine göre, “Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır.” Burada kesin bir süre belirlenmemiştir, ancak alıcı ayıbı en kısa sürede bildirmekle yükümlüdür. Tacirler arası ticari satımlarda, satılanın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli değilse, alıcı teslimden itibaren 8 gün, diğer hallerde ise 2 gün içinde satılanın gözden geçirilmesini sağlamakla yükümlüdür. Bu hüküm 6102 Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenmiştir. TTK'nun 23/1.c maddesine göre, “Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanunu’nun 223’üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.” TBK'nun 225. maddesine göre, satıcının ağır kusurlu olması halinde ayıbın kendisine zamanında bildirilmediğini ileri sürerek sorumluluktan kurtulamayacaktır. Aynı hüküm, satıcılığı meslek edinmiş kişiler için de geçerlidir. Sözleşmenin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplar nedeni ile satıcı sorumlu olmaz. Satıcı daha uzun bir süre için sorumluluk üstlenmemiş ise ayıplı maldan sorumluluk, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile, müşteriye teslim tarihinden itibaren 2 (iki) yıllık zaman aşımına tabidir (TBK m.231). Ancak satılan malın ayıbı satıcının ağır kusuru veya hilesi ile gizlenmişse satıcı iki yıllık zaman aşımı süresinden yararlanamaz. (TBK m.231/2). Ürün birden fazla parçadan ibaret ise, ayıplı parçanın yokluğu, diğer parçaların kullanımını etkiliyorsa, ayıbın tüm ürünü kapsadığı kabul edilir. Satıcı veya üretici tarafından ihtiyari veya zorunlu garanti kapsamında ayıp nedeni ile sorumluluk konusunda daha uzun bir süre kararlaştırılabilir. Alıcı, satılanın durumunu gecikmeksizin usulüne göre tespit ettirmekle yükümlüdür. Bunu yaptırmazsa, ileri sürdüğü ayıbın, satılanın kendisine ulaştığı zamanda var olduğunu ispat yükü alıcıya düşer. Bir sözleşmede ayıbın şartları mevcut ise ve alıcı da kendisinden beklenen külfetleri yerine getirmişse, bu durumda alıcı TBK'nun 227. maddesinde kendisine tanınan haklardan birini kullanabilir. Bu haklar; sözleşmeden dönme, bedelde indirim talebi, satılanın ücretsiz onarımı talebi, imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesi talebidir (Kaynakça: ARAL, Fahrettin, Borçlar Hukuku (Özel Borç İlişkileri), 8. Baskı, Ankara, 2009- YAVUZ, Cevdet, Borçlar Hukuku Dersleri (Özel H, 9. Baskı, İstanbul, 2011). Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; Tarafların 2022 yılına ait defterlerinin açılış-kapanış tasdikinin ve berat yükelemelerinin süresinde yapıldığı, defterlerin içerdiği kayıtların birbirini doğruladığı, taraf defterlerin bu haliyle HMK 222/2 ye uygun olduğu, taraflar arasındaki tek ihtilaflı belgenin 96.250,00-TL bedelli yansıtma faturasının olduğu, dosya kapsamı dikkate alınarak taraflar arasında anlaşmaya konu edilen kapılar ile dava dışı 3. Şirkete teslim edilen kapıların aynı kapılar olduğu, videoda ölçülen kapı ölçüleri ile sipariş edilen ölçülerin uyuşmadığı,imalatı yapılan kapıların ayıplı olduğu, 08/07/2022 tarihli ihtarname ile davalının kapıların ayıplı olduğunu ihtarname ile bildirdiği, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 3-g, 7-e ve 7-f maddeleri gereğince davalının uğradığı zararların davacı tarafından karşılanması gerektiği sonucuna varıldığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davanın REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 615,40-TL harcın davacı tarafından peşin yatırılan 1.205,60-TL harçtan mahsubu ile artan 590,20-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazine'ye Gelir Kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin kararın mahiyeti gereği davacı taraf üzerine bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan 116,00-TL posta giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 8-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/11/2025 Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2022/877, K. 2025/1011, T. 18.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-877-e-2025-1011-k-de5a3a360c79