İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/873 E. 2025/25 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/873
- Karar No
- 2025/25
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/873 KARAR NO : 2025/25
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/11/2022 KARAR TARİHİ : 16/01/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız -----Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ DAVA/TALEP; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacıya ait ----- Plaka No’lu araç, ---- plaka nolu aracın sebep olduğu 14.01.2022 tarihli kaza nedeniyle hasarlandığını, SBM kayıtlarına göre davacıya ait aracın kazada %0, 34 ----plakalı aracın %100 kusurlu olduğu bildirildiğini, sigorta şirketine yazılı başvuru yapılmış ise de sigorta şirketi süresi içerisinde herhangi bir dönüş yapmadığını, dava şartı arabuluculuk kapsamında anlaşamama olarak sonuçlandığını, kaza sonucunda uğranılan zarara ilişkin alacak değerinin tam ve kesin olarak belirlenememesi sebebiyle bu hususta yapılacak tespit sonucu artırılmak üzere hasar bedeli tazminini talep ettiklerini, arz ve izahına çalışılan nedenlere istinaden; HMK 107. maddesi uyarınca fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile; davacıya ait araçta meydana gelen 100,00-TL hasar tazminatı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek olan faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davalı şirketin poliçe kapsamında sorumluluğu, poliçe üzerinde yazılı azami teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, davalı şirket, azami poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, söz konusu teminat limitinin tamamının defaten ödenmesi söz konusu olmayıp, zarar görenlerin kaza nedeniyle uğradığı gerçek maddi zararın tespiti ve sigortalının kusuru oranında bu gerçek zararın tazmini esas olduğunu, davacı tarafından yapılmış geçerli bir başvuru söz konusu olmayıp, Mahkeme huzurunda ikame edilen başvuru anılan dava şartını haiz olmadığından ötürü, ilgili davanın başkaca hiçbir incelemeye gerek duyulmaksızın reddinin gerekeceği ortada olduğunu, davalı şirketin poliçe kapsamında sorumluluğu, poliçe üzerinde yazılı azami teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, davacı yan vekili tarafından Mahkemeye yapılan başvuruda alacağının sonradan arttırılabileceğinden bahisle şimdilik hasar bedeli talebi bakımından 100,00-TL olduğu belirtildiğini, ancak başvuran tarafından kesin olarak belirlenmiş bir rakam mevcutken kısmı dava açılması kabul edilemeyeceğini, bu nedenle, davanın reddi gerektiğini, davacı vekilinin kısmi dava açmasında hukuki yarar bulunmadığından karşı tarafa talep tutarının açıklattırılması aksi halde davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kesinlikle kabul anlamına gelmemek üzere, davacı tarafça sunulmuş olan ekspertiz raporu’nda belirtilen araç hasarına ilişkin tutarlar son derece fahiş olup işbu raporun taraflarınca kabulü imkansız olduğunu, kesinlikle kabul anlamına gelmemek üzere, söz konusu araç hasarının uzman sigorta eksperi tarafından yargıtay içtihatları doğrultusunda belirlenmesi gerektiğini, davalı şirket nezdinde tanzim edilen poliçe, trafik poliçesi olup bu poliçe ile şartların yerine gelmesi halinde, sigortalı aracın neden olduğu doğrudan zararlar karşılandığını, bunun tipik örneği araç hasarı olup araçta meydana gelen hasarlar, sigorta genel şartları dahilinde karşılandığını, değer kaybı ise bir hasar olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile başvuru konusu değer kaybının Uzman Sigorta Eksperi tarafından Yargıtay içtihatları doğrultusunda belirlenmesi gerektiğini, başvuru sahibince sunulan fatura bulunmamakta olup, afaki olarak talep edilen parça ve işçilik bedeli gerek mevzuat hükümlerine gerekse sigorta prensiplerine aykırı olduğunu, karşı tarafça parça fiyatları üzerinden iskontosuz bir şekilde hesaplanma yapılması istemi haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, kabul anlamına gelmemekle beraber, bir an için huzurda görülen davanın haklı olduğu varsayılsa bile, davalı şirketin faizden sorumluluğu sınırlı olduğunu, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, aleyhe hüküm kurulması halinde davalı şirket dava tarihinden itibaren ve ancak yasal faizle sınırlı olarak sorumlu tutulabileceğini, yukarıda açıklanan nedenler ile; öncelikle zamanaşımı def’imiz ve gerekçeli itirazlarımız dikkate alınarak Mahkeme nezdinde görülen olan haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, karşı taraf vekilinin belirsiz alacak dava açmasında hukuki yarar bulunmadığından davacı tarafa talep tutarının açıklattırılması aksi halde davanın reddine, aleyhe hüküm kurulması halinde kusur durumunun tespiti için Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden ve Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’nden rapor alınmasına, araç hasarı talebine ilişkin taleplerin reddine, aksi kanaatte olunması halinde uzman sigorta eksperinden rapor alınmasına, harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin başvurana yükletilmesine, karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER : Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, Nüfus Kaydı, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, ----- Noterler Birliği Trafik Tescil kayıtları, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Kayıtları, Hasar dosyası ve ZMMS Poliçesi, Kaza yeri ve Kazalı Araç Fotoğrafları, Ekspertiz Raporu, Bilirkişi Raporları, Dosyadaki Diğer Bilgi ve Belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI: Dava, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Nedeniyle davacı davacının maliki/işleteni olduğu aracında meydana gelen hasara bağlı olarak oluşan hasar onarım zararının, 6102 Sayılı TTK'nin 1401 vd. ile1483. maddeleri gereğince düzenlenen ZMMS Poliçesi teminatı kapsamında 2918 Sayılı KTK'nin 85/1-son, 91/1, 86/1, 88/1 maddeleri gereğince sigortalı araç sürücüsünün kusur durum ve oranına göre davalı sigorta şirketi tarafından tazmin edilmesi istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle dava şartı olduğu için resen gözetilmesi gereken KTK'nin 97.maddesi gereği sigortaya başvuru, zorunlu arabuluculuk ile HMK'nin 114.maddesinde sayılan genel dava şartları, taraf sıfatı ve harç hususlarının incelenmesi ve değerlendirilmesine müteakip ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez sulh teşviki yapılmasına karşın duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin beyanına göre tarafların sulh yoluyla çözümü tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine, tahkikata geçilerek delillerin toplanması ve incelenmesi tamamlanarak tahkikat bitirilmiş ve son duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin son sözleri dinlenip zapta yazılarak yargılama bitirilmiş ve aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır. 6102 sayılı TTK'nin 1401. maddesinde sigorta sözleşmesi düzenlenmiştir. Aynı yasanın 1483.maddesine göre sigorta şirketlerinin faaliyet gösterdikleri dalların kapsamında bulunan zorunlu sigortaları yapmaktan kaçınamayacakları, 1409. maddede, sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, 1459. maddede, sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği, 1461. maddede, sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu hususlarına yer verilmiştir.Bilindiği üzere haksız fiil ise öğretide; Hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nin 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören ,zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasa'nın 85/1. maddesinde, “ bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı” aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. Yine aynı yasanın 88/1 maddesi gereği de bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunması halinde sözkonusu olup poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır. İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. Zira sigorta şirketinin sorumluluğu 2918 Sayılı KTK'nin 86/1. maddesi gereğince işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlıdır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.Hasar onarım bedeli yönünden;Yargıtay uygulaması gereği davacının gerçek zararının tespiti için trafik kazası nedeniyle davacının maliki/işleteni olduğu aracın markası, modeli, yaşı ve hasarın boyutu, faturalar, fotoğraflar, varsa ekspertiz raporu ile kazaya konu aracın hasarlı haldeki fotoğrafları ile birlikte irdelenmek suretiyle, kaza tarihinde aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı, ekonomik ise hasar bedeli, ekonomik değil ise (pert) kaza tarihindeki ikinci el satış bedeli ile kazadan sonraki hurda (sovtaj) değerinin tespit edilerek belirlenen rayiç değerden de aracın hurda(Sovtaj) bedeli indirilmek suretiyle zararın tespit edilmesi gerekmektedir. Öte yandan Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre orjinal parçalara göre belirlenecek gerçek zararın ödenmesi gerekmektedir. Zira sigorta şirketi gerçek zarardan sorumlu olup, zarar gören aracını çıkma, eşdeğer ve yan sanayi parçalarla tamir ettirmeye zorlanamayacağı gibi araç bu şekilde tamir edilse bile bu durum davacının malvarlığında eksilmeye yol açacağı için orijinal parçaya göre zararın belirlenmesi gerekir. (Yargıtay -----HD. 15.12.2011 tarih-----) Yukarıdaki yapılan genel açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında somut olaya baktığımızda; 14/01/2022 tarihinde --- ili, --- İlçesi, ---- caddesinde davacının malik/işleteni olduğu ---- sevk ve idaresindeki ----- plakalı ticari nitelikteki kamyon ile dava dışı ---- adına kayıtlı yine dava dışı ---- sevk ve idaresindeki ----- plakalı hususi otomobilin karıştığı maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Kazaya ve dava konusu zarara sebep olduğu ileri sürülen ------ plakalı motorlu aracın kaza tarihini de kapsar şekilde 29/05/2021-29/05/2022 başlangıç ve bitiş tarihli araç başına maddi 43.000,00 TL, teminat limitiyle davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS sigortalı olduğu tespit edilmiştir. 2918 sayılı KTK'nin 83.maddesin gereğince kazaya ilişkin olarak C - Bölge Trafik Ekipler Amirliği tarafından düzenlenen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağının bir örneği dosyaya mübrezdir. Bu tutanağa göre kazada kusurun KTK'nin 56/1-a gereği şerit izleme ve değiştirme kurallarına aykırı davranarak kazaya sebep olan davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünde olduğu görülmüştür. Davacı vekili tarafından, 2918 Sayılı KTK'nin 97.maddesi gereğince davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı anlaşılmış olup, davalı sigorta şirketi tarafından oluşturulan hasar dosyası ve poliçe örneği de celp edilmiştir. Somut olayda uyuşmazlığın temelinin meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle doğrudan kusur ve hasara bağlı olarak oluşan hasar onarım bedeli üzerinde yoğunlaştığı, kusur oranının tespiti ile hasar onarım maliyetinin belirlenmesi ve varsa yapılan ödemenin gerçek zararı karşılayıp karşılamadığının tespiti halinde uyuşmazlığın çözüleceği aşikardır. Bu kapsamda taraf vekillerince gösterilen deliller toplanmış ve işin niteliği gereği resen getirtilmesi gereken bilgi, belge ve deliler de celbedilmiştir. Buna müteakip dava konusu uyuşmazlığın çözümü özel bilgi gerektirdiğinden 6100 Sayılı HMK'nin 266 vd. maddeleri gereğince dosya üzerinden kusur ve hasar yönünden delil niteliğinde bulunan maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı, hasar dosyası ve poliçeye göre olayın gerçekleşme biçimi ile dosya kapsamına nazarında öncelikle sürücülerin kusur durum ve oranı ile oluşan hasar onarım bedeline ilişkin rapor düzenlenmesi için dosya mahkememizin yargı çevresine göre ----- Bölge Adliye Mahkemesi Bilirkişilik Bölge Kurulu Listesinden resen seçilen makine mühendisi bir bilirkişiye verilmesine karar verilmiştir. Makine Mühendisi bilirkişi ---- tarafından düzenlenen 20/10/2023 tarihli raporda özetle ;1- ---- plaka sayılı araç sürücüsü ----' in; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu içinde hüküm altına alınan Madde 56/1A (Şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymamak) kuralını ihlal ettiği ve söz konusu trafik kazasına sebebiyet verdiği %100 oranında kusurlu olduğu, 2- ---- plaka sayılı araç sürücüsü --- -; Meydana gelen trafik kazasında kusurunun bulunmadığı, 3- Dosya içeriğinde bulunan belge ve bilgiler ile birlikte--- sicil numaralı eksper tarafından yapılan ---- dosya numaralı (SBM Eksper Rapor No:-----) ekspertiz raporunun ----- plakalı araca ilişkin hasar tespiti için yeterli olamayacağı, 4- Davalı ---- Şirketi'nin, 14.01.2022 tarihli trafik kazasında meydana gelen zarardan sigortalısı ---- plaka sayılı araç sürücüsü --- kusuru oranında sorumlu olduğu yönünde tespit, hesap ve görüşlerini içeren rapor verilmiştir. Bilirkişi raporu taraf vekillerine usulüne uygun olarak tebliğ edilerek taraf vekillerinin itirazları değerlendirilmiştir. Bu kapsamda dosya farklı bir bilirkişiye verilerek sadece hasar yönünden rapor düzenlemesi istenmiştir. Bilirkişi Makine Mühendisi ---- tarafından düzenlenen 16/08/2024 tarihli raporda ise özetle ;---- plakalı, ---- marka, ----- model dava konusu araçta meydana gelen HASAR TUTARININ= 59.034,81 TL baliğ olduğu, bu tutarın serbest piyasa koşullarına ve dosya kapsamına uygun olması ile Kadr-i Maruf değer taşıdığı, ----- plakalı, ----- model aracın 14.01.2022 tarihinde meydana gelen kazadan dolayı oluşan hasarın boyutu (hasar kalemleri dosya içeriğinde tek tek belirtilmiştir.) kaza tarihindeki aracın rayiç değerinin %50’sini aşmadığı ------plakalı aracın rayiç değerinin 300.000,00TL, hasar tutarının 59.034,81 TL olması kriterleri değerlendirilerek) ve tamirinin ekonomik olacağı değerlendirmesi yapılarak aracın perte ayrılamayacağı yönünde görüş bildirilmiştir. Bu raporda taraf vekillerine tebliğ edilmiş ve davalı taraf vekili tarafından itiraz edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce öncelikle kaza tespit tutanağı ve ilk bilirkişi raporuna göre davalıya sigortalı araç sürücüsünün KTK'nin 56/1-a maddesinde düzenlenen şerit izleme ve değiştirme kurallarına aykırı eylemiyle kazaya sebebiyet verdiği ve kazada yüzde yüz kusurlu olduğu kabul ve takdir edilmiştir. (TBK, 74, HMK 266 vd, 282 Yargıtay ----HD.-----.) Bilirkişi ----- tarafından yapılan hasar onarım bedeline ilişkin rapordaki hesaba gelince, araçtaki hasar ve onarım belgelerine göre onarımın ekonomik olduğu, onarım için tespit edilen bedelin ekspertiz raporuna dayandığı ve orijinal parça ile onarım hakkına göre gerçek zararın karşılanması ilkesinden hareketle bulunan 59.034,81 TL rakamın piyasa koşullarına göre kadri maruf olduğu kabul ve takdir edilmiştir. Davacı vekili tarafından dava HMK'nin 107.maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olarak açıldığından bedel artırım dilekçesi verilerek bedelin ikinci raporda belirlenen miktara göre poliçe limitine kadar artırıldığı ve buna göre harcın da tamamlandığı müşahede edilmiştir. Böylece somut olayda haksız fiil kapsamında gerçek zararın karşılanması ilkesinden hareketle belirlenen zararın, zarar veren aracın sigortacısı sıfatıyla davalı sigorta şirketi tarafından tazmin edilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Binaenaleyh, davacının davasını, TBK, 49, 50/1,51, KTK, 91/1, 85/1-son, 86/1 , 88/1 , Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-1 maddesi temelinde , TMK, 6 ve HMK, 190. maddeleri esaslarına göre esastan ispat ettiği ve davasında haklı olduğu sonuç ve kanaatiyle; vaki talep artırım işlemi ve taleple bağlılık ilkesine göre, sigortalı aracın kullanım şeklinin hususi olması ve dava dilekçeisnde genel olarak faiz talep edilmesi karşısında yasal faiz uygulanmasının gerekmesi, davalı sigorta şirketi yönünden 2918 sayılı KTK'nin 97.maddesi gereğince yapılan başvuruya bağlı olarak KTK'nin 99/1 maddesine göre hesaplanan sekiz iş günü sonrasına tekabül eden temerrüt tarihi ve kaza tarihinde uygulanan poliçe teminat limiti de gözetilmek suretiyle davanın kabulü ile; toplam 50.000,00 TL hasar tazminatının; 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine göre temerrüt tarihi olarak belirlenen 22/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin araç başına maddi 50.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalı sigorta şirketinden alınarak, davacıya verilmesine karar verilmiştir. (AY.9, 36 ,138, 141, TMK, 1/1, 6 ,KTK. 3, 56, 82,83 84, 85, 86, 88, 91, 109/1, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesi, TBK, 49, 50/1,51/1, 74/1 117/1,2, Sigortacılık Kanunu, 2/1,n, 22/13, 22/17, TTK, 16/1, 1401 vd,1409,1459,1461,1463 1483 vd, HMK, 25,26,27,29, 30,31,33, 146, 187/1-2, 190, 198, 266 vd , 282 ) 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan (geçici hukuki koruma tedbirleri kapsamında yapılan ekspertiz ücreti için ödenen fatura bedeli dahil) yargılama giderlerinden, 326/1. maddesi gereğince tamamen aleyhinde hüküm verilen davalı sigorta şirketi sorumlu tutulmuştur. Bu kapsamda ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle, 6100 Sayılı HMK'nin 26, 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davanın kabulü ile toplam 50.000,00 TL hasar tazminatının; 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine göre temerrüt tarihi olarak belirlenen 22/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin araç başına maddi 50.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalı sigorta şirketinden alınarak, davacıya verilmesine, 2-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.415,50 TL karar ve ilam harcından; peşin alınan 80,70 TL harcın ve tamamlama harcı olarak yatırılan 852,17 TL harcın mahsubuyla bakiye 2.482,63 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-)Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 TL peşin harç, 852,17 TL tamamlama harcı, 11,50 TL vekalet harcı, 118,00 TL posta masrafı ve 4.750,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.893,07 TL yargılama giderinın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL nispi/maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, ) Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.