İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/7 E. 2024/610 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/7
Karar No
2024/610
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO :... Esas KARAR NO:2024/610

DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:05/01/2022 KARAR TARİHİ:16/09/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, davacılar hakkında .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile bonoya müstenit kambiyo senetlerine mahsus takip yolu ile icra takibine geçmiş bulunduğunu, davacıların davalıya hiçbir borcu bulunmadığını, senet üzerindeki imzaların kendi imzalarına benzese de, yazıların kesinlikle davacılara ait olmadığını, davacıların davalıya takip konusu senetten kaynaklanan hiçbir borcu olmadığını, senette “nakten” kaydı mevcut olduğunu, davacıların davalıdan nakit para almadığını, davacıların, icra ve haciz tehdidi altında davalının avukatlarına ödemeler yapmak zorunda kaldığını, bu kapsamda davacılar tarafından 04.04.2017 tarihinde davalı vekili Av. ...’a nakit olarak 20.000 TL., 01.05.2018 tarihinde davalı vekili Av. ...’a nakit olarak 15.000 TL., 03.07.2018 tarihinde davalı vekili Av. ...’a nakit olarak 24.000 TL., 26.04.2019 tarihinde davalı vekili Av. ... banka hesabına 20.000 TL olmak üzere toplam 84.000 TL ödeme yaptığını, ancak davalının alacaklı ve avukatlarının bu ödemeleri de inkar ettiğini ve dosya borcunun tamamı üzerinden haciz işlemlerine devam ettiğini, davacıların, davalıya dava konusu senetten kaynaklanan hiçbir borcu olmadığını, davacıların .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına konu 09.07.2015 tanzim, 17.08.2015 vade tarihli, 124.000 TL bedelli senet nedeniyle ayrı ayrı davalıya borcunun olmadığının tespitini ve senedin iptalini, haciz tehdidi altında ödenen 84.000 TL’nin ödeme tarihinden itibaren faizi ile birlikte istirdadını talep ettiklerini, davacıların, haciz tehdidi altında olduğunu, icra takibinin devamının davacıların telafisi imkansız zararlarına neden olacağını, bu sebeple, icra takibinin teminatsız olarak durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini belirterek öncelikle davacılar hakkındaki icra takibinin dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasını, davacıların davalıya 09/07/2015 tanzim, 17.08.2015 vade tarihli, 124.000 TL bedelli senet nedeniyle ayrı ayrı borçlu olmadığının tespitini ve senedin iptalini, cebri icra tehdidi ile ödemiş olduğu 84.000 TL’nin ödediği tarihten itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile istirdadını, dava masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkememizin 10/01/2022 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin takibin tedbiren durdurulması talebinin reddine, İİK 72/3 maddesi uyarınca menfi tespit davası ile icra takibinin durdurulmasına karar verilemeyeceğinden %20 teminat yatırılması halinde .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasına yatırılacak paranın tedbiren alacaklıya verilmemesine ilişkin karar verilmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın hukuka aykırı olduğunu, davalının bu ödemelerden 54.000,00 TL. sini 11.11.2021 tarihinde dosyaya bildirdiğini, bu miktarla ilgili açılan menfi tespit davasının reddi gerektiğini, davacının iddia ettiği bakiye kalan 25.000,00 TL. ile ilgili davalının haberi bulunmadığını, vekilleri ile sağlıklı iletişim kuramadığından vekillik ilişkisinin sona erdiğini, davalının davacıya başka ödemelerin yapılıp yapılmadığını sorduğunu fakat cevap alamadığını, İcra dosyasında talep açarak borçluya ödemeler var ise dosyaya bildirilmesi için muhtıra çıkarılmasını talep ettiğini, icra müdürlüğünün talebi red ettiğini, bundan olayı davacının yaptığı ödemeleri dava açmadan önce icra dosyasına bildirmiş olsa idi dava açılmasına gerek kalmayacağını, davacının iddia ettiği ve ilk defa dava dilekçesi ile haberdar oldukları 79.000,00 TL. lik ödemeden 54.000,00 TL. sinin icra dosyasına 11.11.2021 tarihinde bildirmiş olduğundan bu kısım için açılan davanın reddi gerektiğini, davacının Arabuluculuk yoluna başvurmadan doğrudan dava açtığını, bu yönüyle davanın reddi gerektiğini, icra işlemi olan tahsilat işlemi ile ilgili olarak icra dosyasına ödemeleri bildirmeden doğrudan dava açılmış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, 79.000,00 TL. ödeme yapıldığını belirtmiş olmasına rağmen icra dosyasının tümü için borçlu olmadığının tespiti davası açıldığını, bunun da usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek davanın reddine, lehlerine %20 den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun davetiye tebliğ olunmuş, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... CBS Soruşturma sayılı dosyasının UYAP sureti, davacı vekili tarafından sunulan ödeme belgeleri, ... ... Müdürlüğünden ihale için verilen teminat mektupları ve teminat mektuplarına karşılık yapılan ödeme bilgileri içeren bilgiler, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosya UYAP sureti, davalı vekili tarafından sunulan ödeme dekontları, ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin ...Ceza Dava dosyası UYAP sureti, .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosya UYAP sureti dosyamız içerisine alınmıştır. ....İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davalı tarafından davacı ... aleyhine 124.000,00 asıl, 5.313,32 TL işlemiş faiz, 12.501,92 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 141.815,24 TL üzerinden takip başlatıldığı anlaşılmıştır. Dosya Mali Müşavir / Nitelikli Hesaplama uzmanı bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 17/04/2023 tarihli raporda: davalı tarafın .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile 16.11.2016 takip tarihli davacı ...’den 124.000,00 TL. asıl alacak ve 17.815,24 TL. işlemiş faiz olmak üzere toplam 141.815,24 TL. alacak talebinde bulunduğu, davacı tarafın dosya içerisine, 26.04.2019 tarihli 20.000,00 TL., 04.04.2017 tarihli 20.000,00 TL., 03.07.2018 tarihli 24.000,00 TL. ve 01.05.2018 tarihli 15.000,00 TL. bedelli olmak üzere toplam 79.000,00 TL. bedelli ödeme belgesi sunduğu, davalı tarafından .... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası içerisine sunmuş olduğu 11.11.2021 tarihli dilekçesinde, tahsil edilen toplam 49.000,00 TL., yine azlettiği vekillerden Av. ... ve ... tarafından 5.000,00 TL. tarafına ödendiği, çeşitli tarihlerde toplam 54.000,00 TL. borçlunun tarafına ödemesi bulunduğunu bildirdiği, Orman Genel Müdürlüğü ... ... Müdürlüğü’nün dosya içerisine sunmuş olduğu 19.04.2022 tarihli yazısında, ...’in Müdürlük ihalelerine hiç katılmadığını dolayısıyla ihale alıp teminat mektubu vermediğini, ...’in Müdürlüğe ihale karşılığı vermiş olduğu (... adına) teminat mektupları ve ödemelerine ait bilgilerin, Teminat Mektubu Tutarı : 141.649,00 TL, Teminat mektubuna ait satış tarihi :10.11.2014, Teminat mektubu tahsil tarihi : 08.02.2016, Teminat Mektubu Tutarı : 29.671,00 TL, Teminat mektubuna ait satış tarihi :12.06.2015, Teminat mektubu tahsil tarihi :12.04.2016, Teminat Mektubu Tutarı : 61.249,00 TL, Teminat mektubuna ait satış tarihi :15.10.2015, Teminat mektubu tahsil tarihi :14.11.2016, Teminat Mektubu Tutarı : 67.837,00 TL, Teminat mektubuna ait satış tarihi :22.06.2015, Teminat mektubu tahsil tarihi :21.06.2016, Teminat Mektubu Tutarı : 83.111,00 TL, Teminat mektubuna ait satış tarihi :16.12.2015, Teminat mektubu tahsil tarihi :16.01.2017 olduğunun bildirildiği, Orman Genel Müdürlüğü ... ... Müdürlüğü tarafından dosya içerisine sunulan 26.09.2022 tarihli yazısında, ... Esas sayılı sicil dosyasında adı geçen Teminat Mektuplarının ödemeleri ... tarafından yapıldığını, yazı ekinde, ... Bankası A.Ş 21.06.2016 tarihli ... İşlem Nolu dekontta, “odun karşılığı” açıklamalı 67.837,00 TL., ... Bankası A.Ş 12.04.2016 tarihli ... İşlem Nolu dekontta, “odun karşılığı” açıklamalı 29.671,00 TL., ... Bankası A.Ş 14.11.2016 tarihli ... İşlem Nolu dekontta, “odun karşılığı” açıklamalı 61.249,00 TL., ... Bankası A.Ş 16.01.2017 tarihli ... İşlem Nolu dekontta, “odun karşılığı” açıklamalı 83.111,00 TL., ... Bankası A.Ş 08.02.2016 tarihli ... İşlem Nolu dekontta, “teminat mektubu karşılığı” açıklamalı 141.649,00 TL olmak üzere 5 adet toplam 383.517,00 TL. bedelli banka dekontu sunduğu, davacının borçlu veya alacaklı olup olmadığının Mahkememiz taktirinde olduğu belirtilmiştir. Dosya yeniden Mali müşavir bilirkişinin yanına Nitelikli Hesaplama Uzmanı bilirkişi de eklenmek suretiyle yeniden bilirkişilere tevdi edilmiş düzenlenen 27/01/2024 tarihli ek raporda; davacılardan ... ile davalı arasında, ...'ın orman idaresine sunarak ihaleye girmesini sağlamak üzere teminat mektubu temin edilmesi ve ihaleye girilerek alınan emvalin batın alınmasına yönelik bir sözleşme oluştuğu, icra takibine konu senedin düzenleme tarihi itibariyle, davalı tarafından senet bedeli üzerinde bir miktarda teminat mektubu riskinin üstlenildiği, bilahare yeni teminat mektuplarını verildiği, icra takibi itibariyle üç ayrı teminat mektubu bedelinin Orman İdaresine ödendiği ve riskin gerçekleştiği, belirtilen teminat mektubu bedellerinin toplam miktarının senet bedelinin üzerinde olduğu, davalıların icra takibine yönelik ödeme yapmak ve taahhütte bulunmak gibi kabul edici davranışlarda bulundukları ve bunları icra baskısı ve tehdidi altında yaptıkları yönünde değerlendirme yapılacak sürelerin geçirilmesi ile bir buçuk yıllık zaman diliminde yaptıkları, davanın icra takibinin üzerinden beş yılı aşkın bir süre sonra açıldığı, davalıların icra takibi sonrasında ancak davadan önce 59.000 TL ödediklerine yönelik belgelerin sunulduğu, 26.04.2019 tarihli ve 20.000 TL bedelli ödeme ile icra takibi arasında bağlantının kurulamadığı belirtilmiştir. Dosya yeniden bilirkişilere tevdi edilmiş, düzenlenen 30/06/2024 tarihli raporda: davacının 05.01.2022 dava tarihi itibariyle davalı tarafa 124.000,00 TL. ana para, 39.197,59 TL işlemiş faiz ve tahsil edilen 59.000,00 TL.’ye ait tahsil harcından kalan 27,59 TL. olmak üzere toplam 163.225,18 TL borçlu olduğu, dava tarihinden sonra davacı tarafından yapılacak ödemelere ilişin icra dairesince tahsil harcının hesaplanması gerektiği belirtilmiştir. Dava Kambiyo senedine dayalı takibe konu bonodan dolayı borçlu bulunulmadığı iddiasına dayalı menfi tespit ve cebri icra tehdidi altında ödenen tutarın istirdadı davasıdır. Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacılar tarafından davalının .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına konu senet ile icra takibine geçmiş olduğunu, davacıların davalıya hiçbir borcu bulunmadığını, senet üzerindeki imzaların kendi imzalarına benzese de yazıların kesinlikle davacılara ait olmadığını, davacıların davalıya takip konusu senetten kaynaklanan hiçbir borcu olmadığını, senette “nakten” kaydı mevcut olduğunu, davacıların davalıdan nakit para almadığını, davacıların, icra ve haciz tehdidi altında davalının avukatlarına ödemeler yapmak zorunda kaldığı iddiası ile 09/07/2015 tanzim, 17.08.2015 vade tarihli, 124.000 TL bedelli senet nedeniyle ayrı ayrı borçlu olmadığının tespitini ve senedin iptalini talep etmiştir. Davalı vekili ise cevap dilekçesi ile davacının iddia ettiği ve ilk defa dava dilekçesi ile haberdar oldukları 79.000,00 TL'lik ödemeden 54.000,00 TL'sinin icra dosyasına 11.11.2021 tarihinde bildirmiş olduğundan bu kısım için açılan davanın reddi gerektiğini savunmuş olup, 27.01.2022 tarihli dilekçesi ile davalının odun ticareti yapan bir kişi olduğunu, davacının davalıya gelerek ... Müdürlüğünden ihale alacağını, bu ihale için teminat mektubu vermesini (kendisinin bankadan alamadığını), ihaleyi alınca kestiği odunların bir kısmını davalıya satacağını, elde ettiği gelir ile ihale bedelini ödeyeceğini teminat mektuplarının iade edileceğini belirttiğini, davalının da odunların daha hesaplı olması nedeniyle ile teklifini kabul ettiğini, çeşitli tarihlerde ihaleler olduğunu ve davacıların aldığı ihalelere davacılar adına teminat mektubu verdiğini, davacının bir süre sonra hem odun vermediğini hem de teminat mektupları karşılığı ihale bedellerini ödememeye başladığını, kestiği odunları başkalarına sattığını, davalıya ne odun sattığını ne de mektup karşılıklarını ödemediğini, davalının davacılar adına ... müdürlüğüne vermiş olduğu teminat mektuplarını davacıların ihale bedelini ödeyip teminat mektuplarını almayınca davalının teminat mektuplarını almak için davacılar yerine teminat mektubu miktarı kadar ödeme yapmak zorunda kaldığını, kısaca davacılar yerine ... ... Müdürlüğüne “NAKDEN” ödeme yaptığını iddia etmiştir. Dosya delillerinin incelemesinde; Davacılar vekili 13.01.2022 tarihli dilekçesi ile senet üzerindeki imzaların davacının kendi imzası olduğunu ancak yazıların kesinlikle müvekkiline ait olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır. ... Cumhuriyet Başsavcılığı Hazırlık Bürosu ... Soruşturma Nolu ... Karar Nolu Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararında, “… Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda; her ne kadar müştekiler, şüpheli ...’e 17/08/2015 tarihinde 124.000 TL ödeme yapılacağına ilişkin senedi kendilerinin oldurmadığını ancak imzanın kendilerine ait olduğunu iddia etseler de, şüphelinin dosyaya sunduğu ilgi ve belgelerde müştekilerin şüpheli ile devamlı olarak iş ilişkilerinin bulunduğu ve ticari alış veriş içinde olduklarının anlaşıldığı, bahse konu senedin şüpheli tarafından hukuka aykırı olarak ele geçirilip gerçeğe aykırı olarak doldurulduğu hususunda müştekilerin soyut iddiasından öteye geçemediği, .... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında yapılan icra takibine ilişkin müştekilerin yaklaşık 5 yıl sonra suç duyurusunda bulunduğu, şüphelinin başlattığı icra takibi sonrası müştekilerde ödeme yapıldığının anlaşıldığı, bu nedenle bedelsiz senedi kullanma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla, Şüpheli hakkında üzerine atılı suçlardan Kamu Adına Kovuşturma Yapılmasına Yer olmadığına… kararı verilmiştir. ... ... Müdürlüğü tarafından davacıların ihale için vermiş olduğu teminat mektuplarına ve bu teminat mektuplarına karşılık yapılan ödemelere ilişkin bilgi ve belgeler istenmiş olup, kurumun cevabi yazısında; "...'in Müdürlüğümüz ihalelerine hiç katılmamış dolayısıyla ihale alıp teminat mektubu da vermemiştir. ...'in Müdürlüğümüze ihale karşılığı vermiş olduğu (... adına) teminat mektupları ve ödemelerine ait bilgiler aşağıya çıkartılmıştır. ... 1- Teminat Mektubu Tutarı : 141.649,00 TL. Teminat mektubuna ait satış tarihi :10.11.2014 Teminat mektubu tahsil tarihi : 08.02.2016 2-Teminat Mektubu Tutarı : 29.671,00 TL Teminat mektubuna ait satış tarihi :12.06.2015 Teminat mektubu tahsil tarihi :12.04.2016

3-teminat Mektubu Tutarı : 61.249,00 TL. Teminat mektubuna ait satış tarihi :15.10.2015 Teminat mektubu tahsil tarihi :14.11.2016

4- Teminat Mektubu Tutarı : 67.837,00 TL.

Teminat mektubuna ait satış tarihi :22.06.2015 Teminat mektubu tahsil tarihi :21.06.2016

5- Teminat Mektubu Tutarı : 83.111,00 TL. Temina mektubuna ait satış tarihi :16.12.2015

teminat mektubu tahsil tarihi :16.01.2017” olduğu bildirilmiş yine ... ... Müdürlüğü tarafından dosya içerisine sunulan 26.09.2022 tarihli yazısında, ... Esas sayılı sicil dosyasında adı geçen Teminat Mektuplarının ödemeleri ... tarafından yapıldığını, yazı ekinde, T.C. ... Bankası A.Ş. 21.06.2016 tarihli ... Nolu dekontta, “odun karşılığı” açıklamalı 67.837,00 TL., T.C. ... Bankası A.Ş. 12.04.2016 tarihli ... Nolu dekontta, “odun karşılığı” açıklamalı 29.671,00 TL., T.C. ... Bankası A.Ş 14.11.2016 tarihli ... işlem Nolu dekontta, “odun karşılığı” açıklamalı 61.249,00 TL., T.C. ... Bankası A.Ş 16.01.2017 tarihli ... işlem Nolu dekontta, “odun karşılığı” açıklamalı 83.111,00 TL., T.C. ... Bankası A.Ş 08.02.2016 tarihli ... işlem Nolu dekontta, “teminat mektubu karşılığı” açıklamalı 141.649,00 TL., olmak üzere 5 adet toplam 383.517,00 TL. bedelli banka dekontu sunulu olduğu anlaşılmıştır.

Yine, dosya içerisine sunulu sözleşmelerin incelenmesinde; 01.11.2014 tarihli ... Ve ... imzasının bulunduğu el yazısı ile yazılı 01.11.2014 tarihli sözleşmede, “1) ... 141.649,00 TL.’lik teminat mektubunu ... ORM. İŞL.MD.LÜĞÜNE verecek 2) ...’in vereceği odun fiyatı ve süreleri aşağıda belirtilmiştir. -kalın odun 240 -ince odun 260 -uzun odun 15 TL. daha eksik Kasım ayı 150 Ton Aralık ayı 250 Ton Ocak ayı kalanı Not: Fiyatlar İstanbul Bağcılar teslimidir.” şeklinde yine 09.06.2015 tarihli ... Ve ... imzasının bulunduğu el yazısı ile yazılı 09.06.2015 tarihli sözleşmede, “1. ...97.508,00 TL. lik teminat mektubunu ... ORM. İŞL. Müdürlüğüne 2. ...’in vereceği odun fiyatı ve süre aşağıda belirtilmiştir. -kalın odun 230 TL.

Haziran ayı 100 Ton Temmuz ayı 200 Ton Ağustos ayı 190 Ton ------ toplam 490 Ton, alınan Mektup= 7.508 TL. alınan Nakit= 15.124,56--------- toplam 112.632,56” şeklinde düzenlendiği anlaşılmıştır.

Davacı vekili 30.12.2022 tarihli dilekçesi ile, ... ... Müdürlüğü'nün cevabi yazılarında sunulan teminat mektuplarına ilişkin ödemelerin senet tanzim tarihinden sonra yapılmış olduğu, bahsi geçen teminat mektuplarının ve ödeme dekontlarının dava konusu senet ile hiçbir ilgisinin bulunmadığının, davalının yaptığı ödemelerin teminat mektubu karşılığı değil odun karşılığı yapılmış olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır. ....İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası incelendiğinde, alacaklının davalı borçluların davacılar olduğu anlaşılmakta olup, dayanağının 124.000 TL bedelli senet olduğu, söz konusu dosya içerisinde davalılardan ... ödeme emrinde borçlu olarak yer aldığı, buna karşılık ...’in ödeme emrinde adının bulunmadığı, ... tarafından icra dosyasına yönelik 04.06.2018 tarihinde ödeme taahhüdünde bulunulduğu ve alacağa itirazın olmadığının bildirildiği anlaşılmıştır. Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6).Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru-El Kitabı, s.370 ilâ 372). Davacı tarafça takip konusu senedin üzerindeki imzanın kendisine ait olduğu ancak yazıların kendilerine ait olmadığı iddia edilmiş olup, davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını ileri sürmüş ise de; davacı iddiasını HMK 200. maddesi gereğince senetle ispat zorunludur. HMK 201 maddesi gereğince senede karşı tanıkla ispat yasağı, HMK m.202 delil başlangıcının varlığı halinde tanık dinlenebileceği, HMK m.203 ise senetle ispat zorunluluğunun istisnaları düzenlenmiştir. Davacı tarafça senet üzerindeki imzaya itirazda bulunulmamış olup, senette nakden ödeme kaydı bulunduğu davacının nakit borç para almadığı ve söz konusu senetten dolayı borçlu olmadıkları iddiasıyla yetindiği anlaşılmış ancak senedin anlaşmaya aykırı dolduğu veya bedelsiz kaldığına ilişkin herhangi bir geçerli yazılı delil sunulmamış, icra ve haciz tehdidi altında ödemelerin yapıldığına dair somut delil sunulmamıştır. Tüm dosya kapsamı itibariyle yapılan inceleme neticesinde; taraflar arasında 2014 yılından itibaren davalı tarafından davacılardan ...’in orman envalini konu alan ihalelere katılmasını sağlama amacıyla teminat mektupları verildiği ve bunun karşılığında elde edilen emvali satın almaya yönelik bir ilişkinin bulunduğu, teminat mektuplarının iki tanesinin (141.649,00 TL + 29.671,00) icra takibine konu 09.07.2015 tarihli senet tanzim tarihinden öncesinde verildiği ve bunların bilahare davalı tarafından ödenmek zorunda kalındığı, icra takibinin 16.11.2016 tarihli olup, beş teminat mektubundan dördünün ödendiği dolayısıyla davalı tarafın ödenen teminat mektubu bedellerinden kaynaklanan bir alacağının bulunduğu anlaşılmış olup, icra takibine yönelik olarak davacı itirazlarının incelenmesinde de, davacılardan ... tarafından icra takibine yönelik 04.04.2017 tarihinde ödeme yapıldığı (icra takibi tarihinden yaklaşık beş ay sonra), keza aynı borçlu tarafından 01.05.2018 tarihinde de ödeme yapıldığı (icra takibinden bir buçuk sene sonra) diğer davacı ... tarafından da söz konusu takibe ilişkin olarak icra dairesine ödeme taahhüdünde bulunurken, icra takibini ve borcu kabul ettiğine yönelik 04.05.2018 tarihli taahhütte bulunduğunun anlaşıldığı, öte yandan davacı tarafından sunulan ve doğrudan icra dairesine yönelik olduğu kabul edilen 04.04.2017 tarihli 20.000 TL'lik ödemenin, 01.05.2018 tarihli 15.000 TL'lik ödemenin, 03.07.2018 tarihli 24.000,00 TL'lik ödeme olmak üzere(26.04.2019 tarihli ödeme dekontu üzerinde "mahkeme vekalet ücreti" açıklaması yazılı olup, icra takibi ile bağlantılı olmadığı değerlendirilmiştir) toplam 59.000 TL’nin icra takibinden sonra, davadan önce ödendiğinin anlaşılması nedeniyle Borçlar Kanunu’nun 100. Maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerin öncelikle faiz ve masraflara mahsubuyla suretiyle hazırlanan bilirkişi raporuna göre davacının 05.01.2022 dava tarihi itibariyle davalı tarafa 124.000,00 TL ana para, 39.197,59 TL. işlemiş faiz ve tahsil edilen 59.000,00 TL.’ye ait tahsil harcından kalan 27,59 TL. olmak üzere toplam 163.225,18 TL. borçlu olduğu anlaşılmış olup, açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-İİK 72/4 mad uyarınca İhtiyati Tedbir kararının uygulanmamış olması nedeniyle davalı lehine kötüniyet tazminatı verilmesine yer olmadığına, 3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 1.690,01-TL'nin yatıran tarafa iadesine, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 19.840,00-TL nisbi vekalet ücretinin tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davacılardan müştereken müteselsilen alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yapılan 18,25 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 16/09/2024

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2022/7, K. 2024/610, T. 16.09.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-7-e-2024-610-k-360ee9c24183