İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/778 E. 2024/1349 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/778
Karar No
2024/1349
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022 KARAR NO : 2024

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Menfi Tespit (Alım Satım) DAVA TARİHİ : 27/06/2022 KARAR TARİHİ : 17/12/2024 KARAR : RED GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/01/2025

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Alım Satım) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Gıda Enerji İç Ve Dış Ticaret Limited Şirketi tarafından Bursa 8. İcra Müdürlüğünün ... takip nolu dosyası ile borçlu/davacı müvekkilim ... hakkında icra takibi başlatılmıştır... Müvekkilim, davalı taraf ile, 110 adet (12 V 100 Ah) jell akü ve 4 adet (12 V 150 Ah) jell akü alınması konusunda 233.592,00 TL bedelle anlaşmışlardır. Karşılığında ise keşidecisinin ... Nakliye Petrol Sarrafiye sanayi ve ticaret anonim şirketi olan, 06.05.2022 ödeme tarihli ziraat bankasına ait ..5727936 seri numaralı çek, ciro edilerek davalıya teslim edilmiştir… davalı tarafından satış işlemine konu malları teslim etmemiştir. Müvekkilimiz, malların teslim edilmesi hususunda 18.05.2022 tarihinde Bursa 30. Noterliği 06158 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile, sözleşmeden döndüğümüzü, uğradığımız zararların tazmini ve bedelsiz kalan kambiyo senedinin (çek) tarafımıza iade edilmesini ihtar edilmiştir…müvekilimin davalı ... Gıda Enerji İç Ve Dış Ticaret Limited Şirketi'ne borcu olmadığının tespit edilmesine, davalının haksız ve kötü niyetli icra takibi yapmış olması nedeni ile dava değerinin % 20sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, dava süresi boyunca Bursa 8. İcra Dairesi’nin ... takip dosyasının tedbiren durdurulmasına, ödeme emrinin/takibin iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; usule ilişkin itirazlarımız kabil takdir edilmezse esasa ilişkin yapılan itirazlarımız uyarınca davanın reddine, karşı tarafın dava değerinin %20'sinden aşağı olmayacak şekilde tazminata mahkum edilmesine, her türlü yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini ve davanın reddini savunmuştur. HUKUKİ DELİLLER: Bursa 8. İcra Müdürlüğünün ... takip nolu dosyasının DYS üzerinden celp edildiği, Bursa Çekirg Vergi Dairesi Başkanlığı'ndan tarafların 2022 yılına ait BA formlarının celp edildiği, tarafların ticari defter, belge ve kayıtlarının incelenmesi adına defter inceleme günü verilmek suretiyle SMM bilirkişi marifetiyle rapor aldırıldığı görüldü. Mali müşavir bilirkişinin 05/06/2024 tarihli raporunda özetle: "T1- Davacının 1.Sınıf Tacir olduğu, bilanço usulü ticari defter tuttuğu, incelemeye sunduğu 2022 yılı defterinin açılış ve kapanış tasdiklerinin T.T.K. nun 69 ile 213 sayılı V.U.K. nun 220 ve 222 nci maddelerinde öngörülmüş olan tarihte yaptırıldığı. Kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama genel tebliğine ve Muhasebe İlke ve kurallarına göre eksikliklerin mevcut olduğu. 2-Davalının incelemeye sunduğu 2022 yılı defterinin açılış/kapanış tasdiklerinin ve beratlarının 13/12/2011 tarihli ve 28141 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Elektronik Defter Genel Tebliğinde belirtilen usul ve esaslar dahilinde, T.T.K. nun 69 ile 213 sayılı V.U.K. nun 220 ve 222 nci maddelerinde öngörülmüş hükümlere uygun olarak yaptırılmış olup defterlerin kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama genel tebliğine ve Muhasebe İlke ve kurallarına uygun olarak tutulduğu. 3-Taraflar arasındaki ticaretin 2022 yılından ibaret olduğu. Yıl içinde karşılıklı mutabakat yapıldığına dair dosya içerisine herhangi bir evrak sunulmadığı. 4-Dava konusu 07.04.2022 tarihli, AGR2022052 nolu, 232.611,77 TL tutarlı satış faturası davalı ticari defterlerinde mevcut olduğu, davacı ticari defterlerinde mevcut olmadığı. 5-Tarafların BA/BS forum bildirgelerinde her iki tarafında bildirmesi gereken rakamın 223.969,37 TL olduğu. Tarafların bu rakamı doğru olarak beyan ettikleri. 6-232.611,77 TL tutarlı mal faturasını davacı taraf ticari defterlerine işlemediği fakat Gelir idaresi müdürlüğüne bahse konu faturanın uhdesinde olduğunu BA/BS forumları ile beyan ettiği 7-Davacının davalıya FİNANSBANK hesabından 8.496,56 TL ödeme yaptığına dair banka işlem dekontunun sunması halinde davalının 232.611,77 TL davacıdan alacağının olduğu, sunulmaması halinde 236.860,87 TL davalının davacıdan alacaklı olduğu. " hususlarının tespit edildiği bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı tarafça davalı ile 110 adet 12 V 100 Ah jell akü ile 4 adet 12 V 100 Ah jel akünün alınması konusunda 233.592,00 TL bedelle anlaştıklarını, bedelin ödemesi olarak Ziraat Bankasına ait 06/05/2022 keşide tarihli 0222227nolu çekin cirolanarak davalıya verildiği, ancak davalının malları teslim etmediğini belirterek anılan çek borcundan dolayı başlatılan Bursa 8. İcra Dairesinin ... esas sayılı icra dosyasından ve çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti için eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davalı taraf ise, malların teslim edildiğini davacının çekin bedelsiz kaldığını ispatla yükümlü olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Olayları anlatmak taraflara hukuki nitelendirme yapmak hakime aittir. Davacı, davaya konu çeklerin davalıdan alınacak mallara karşılık olarak verildiğini, ancak davalı tarafından malların teslim edilmediğini, bu sebeple çeklerin bedelsiz kaldığını ileri sürmüştür. Davalı ise, davacının iddialarını kabul etmemiş ve malların teslim edildiğini savunmuştur. Taraflar arasında davalı şirketin davacıya 233.592,00 TL tutarında jell akü sattığı noktasında ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık davalıya ciro yoluyla teslim edilen çekin karşılığında davacıya mal teslimi yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda alınan 05/06/2023 tarihli raporda: "dava konusu 07.04.2022 tarihli, AGR2022052 nolu, 232.611,77 TL tutarlı satış faturası davalı ticari defterlerinde mevcut olduğu, davacı ticari defterlerinde mevcut olmadığı, 232.611,77 TL tutarlı mal faturasını davacı taraf ticari defterlerine işlemediği fakat Gelir idaresi müdürlüğüne bahse konu faturanın uhdesinde olduğunu BA/BS forumları ile beyan ettiği, davacının davalıya FİNANSBANK hesabından 8.496,56 TL ödeme yaptığına dair banka işlem dekontunun sunması halinde davalının 232.611,77 TL davacıdan alacağının olduğu, sunulmaması halinde 236.860,87 TL davalının davacıdan alacaklı olduğu" belirtildiği görülmüştür. Bu haliyle hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, davalı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun bir şekilde tutulduğu, dava konusu çekin davalı defterinde kayıtlı olduğu, alacak ve borç kayıtlarının birbiri ile uyumlu olmadığı anlaşılmıştır. Menfi tespit davalarında ispat yükü kural olarak, takip alacaklısı davalıya aittir. (TMK 6, HMK 190) Ancak davacı hukuki ilişkinin maddi hukuk bakımından hiç doğmadığını değil de sona erdiğini (ödeme yapıldığını) veya yerine getirilmesinden kaçınabileceğini (zamanaşımına uğradığını, ödeme yapıldığı, başkaca bir hukuki ilişkiye dayandırma) ileri sürüyorsa, bu iddiasını borçlu davacı ispat edecektir. Bu itibarla, çekin bir ödeme vasıtası olduğu, kural olarak mevcut bir borcun tasfiyesine yönelik olarak verildiğinin kabulü gerektiği, ispat yükü üzerinde olan davacının bu karinenin aksini, yani dava konusu çeklerin satın alınan mal bedeline karşılık avans olarak verildiğini ve malın da teslim edilmediğini HMK.'nun 200.maddesi hükmü uyarınca yazılı delille kanıtlaması gerektiğinden, açılan davada ispat yükünün davacı tarafta olduğu anlaşılmaktadır (Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 21/11/2019 tarih, 2017/2762 Esas ve 2019/5256 Karar sayılı ilamı). Yine bilindiği üzere, 6098 sayılı TBK.’nın 207. maddesinin ikinci fıkrasında da asıl olanın peşin satış olduğu düzenlenmiştir. Buna göre davacının malları teslim aldığının kabulü gerekir. Davacı dava dilekçesinde davalı şirkete çek yoluyla ödeme yaptığını, yaptığı bu ödeme karşılığında kendisine malların teslim edilmediğini ileri sürmüş olup bilindiği üzere çek bir ödeme aracı olup dava konusu çekin davalıya avans olarak verdiğini, bu meblağ kadar malları teslim almadığını iddia eden davacının, bu iddialarını yazılı delillerle ispat etmesi gerekmektedir. Davalının, dava konusu çek karşılığı malın teslim edildiğini savunması, ispat yükünü değiştirmemektedir. Dava konusu çekin avans olarak verdiğini, çekin bedeli kadar malları teslim almadığını iddia eden davacının, bu iddialarını yazılı delillerle ispat etmesi gerekir, ancak davacı tarafın dava konusu çekin avans olduğunu, malları teslim almadığını ve çeklerin bedelsiz kaldığını kesin delillerle ispat edemediği, 6100 sayılı HMK 200,201,202, 203 maddeleri uyarınca bahse konu hususta tanık dinlenilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Bununla birlikte, HMK 226/1-c maddesinde "yemin edecek kimsenin namus ve onurunu etkileyecek veya onu ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak vakalar" konusunda yemin teklif edilemeyeceği düzenlenmiş olup, davacı yemin deliline dayanmışsa da HMK'nın 226/1-c bendi gereğince yemin edecek kişi hakkında bedelsiz senedi kullanma suçundan dolayı cezai takibat yapılabileceğinden bu konuda yemin delilinin kullanılamayacak olması karşısında davacı tarafa yemin teklif etme hakkı hatırlatılmamıştır. Bu haliyle, davacının iddiasını usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı nazara alınarak davanın reddine karar verilmiştir. Diğer taraftan icra takibi için tedbir kararı verilmediği için İİK 72/4. Maddesindeki kötüniyet tazminat koşulları oluşmadığından davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmeyerek aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ; 1-Davacının davasının REDDİNE, 2-İİK'nın 72/4 maddesinde düzenlenen tazminata hükmedilmesine yer olmadığına, 3-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 427,60-TL harca peşin yatırılan 80,70TL harcın mahsubu ile 349,90TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, tahsili için müzekkere yazılmasına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT hükümlerine göre hesaplanan 41.846,70- TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-HMK madde 333 gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 8-Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/12/2024

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2022/778, K. 2024/1349, T. 17.12.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-778-e-2024-1349-k-2f2fbea9586a