İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/779 E. 2024/1264 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/779
Karar No
2024/1264
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/779 KARAR NO : 2024/1264

DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/09/2022 KARAR TARİHİ : 19/12/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/01/2025 Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili hakkında davalı tarafça Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve usule aykırı yapılan icra takibi neticesinde dosya borcunun tüm ferileriyle müvekkiline cebri icra baskısı altında ödettirildiğini, taraflar arasında ticari ilişki mevcut olduğunu ve davalı tarafça kimyasal madde/ürün teminiyle birlikte 03.12.2020-14.07.2021 tarihleri arası bir kısım e-arşiv fatura oluşturulduğunu, ancak söz konusu faturaların Türk Lirası cinsinden düzenlemiş ise de davalı tarafça döviz cinsinden (Euro) icra takibi yapıldığını, Vergi Usul Kanunu uyarınca döviz cinsinden fatura düzenlenmesine engel hal olmamasına ve taraflar arasında döviz cinsinden fatura düzenlenebileceğine dair sözleşme ve kayıt bulunmamasına rağmen, Türk Lirası fatura alacağının icra takibinde dövize uyarlanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı taraf takibin kesinleşmesine müteakip kötü niyetli olarak ve müvekkilin, ödemeye mecbur bırakmak maksadıyla tüm malvarlığına ve banka mevduatlarına haciz koydurduğunu, konulan bu hacizlerin müvekkilinin tüm ticari hayatını olumsuz etkilediğini ve işbu icra alacağını haciz tehdidi altında ödemek zorunda kaldığını, 03.02.2022 tarihinde dosya borcunun ödendiğini ve dosyanın kapatılıp hacizlerin fek olduğunu, müvekkilinin bahsi geçen şekilde bir borcu bulunmadığı halde fazladan ödemiş olduğu miktar ile davalı alacaklının haksız kazanç elde ettiğinin açık olduğunu, bu durumun sebebi ile önce dava şartı zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu ve anlaşma sağlanamadığını belirterek davanın kabülü ile müvekkilinin borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı ve bilirkişi incelemesiyle arttırılmak üzere şimdilik 55.000 -TL’nin ödeme tarihinden tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte istirdatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; Satışa konu faturaların Türk Lirası cinsinden düzenlenmesinin Vergi Usul Mevzuatı gereği yasal zorunluluk olduğunu, davalının Türk Lirasındaki değer kaybından zarar etmemek adına faturaları düzenlerken Euro karşılığını da faturalarda gösterdiğini, faturalara bu yönde itirazın hiçbir aşamada olmadığını. Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü ...... E. sayılı takip konusu faturaların VUK gereğince TL üzerinden düzenlendiğini, faturalar düzenlenirken Euro karşılığının sol alt kısımda gösterildiğini, faturaların davacıya GIB entegrasyonu kapsamında elektronik ortamda tebliğ edildiğini, Euro karşılıklarının belirtilmesine itiraz edilmediğini. Fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü ..... E. Sayılı dosya ile icra takibine geçildiğini, ödeme emrinin davacıya 08.12.2021 tarihinde tebliğ edildiğini ve itiraz edilmemesi üzerine 16.12.2021 tarihinde takibin kesinleştiğini, takibin kesinleşmesinden 4 gün sonra gerçekleştirilen haciz işlemi sırasında davacı şirket yetkilisi ......'nın “dosya borcuna istinadan Av. ..... hesabına 65.000,00-TL gönderdim, kalan borcumla alakalı anlaşma aşamasındayız” şekilde beyanda bulunduğunu hem şahsı hem şirketi adına zaptı imzalayarak borcu açıkça kabul ettiğini, kalan borcu 2-3 gün içerisinde ödeyeceğini ilettiğini fakat ödeme yapmadığını, kalan borcun ödenmemesi üzerine 4 gün sonra 24.12.2021 tarihinde aynı adrese cebri icra işlemi yapılmak üzere tekrar gidildiğinde ......'nın “icra dairesinde borç hesaplattırıp ona ödemesi yapılacaktır” şeklinde beyanda bulunduğunu, Euro cinsinden takip yapılmasına yine herhangi bir itirazda bulunulmadığını, haciz işlemleri bittikten sonra 25.12.2021 günü taraflar arasında borç tasfiye protokolü akdedildiğini, protokol incelendiğinde yine Euro üzerinden takibe geçilmesine itiraz edilmediğini aksine borcun Euro cinsinden ödenmesine dair uzlaşma sağlandığını, protokol kapsamında 1 adet Euro tutarlı bononun ödeme olarak davalıya verildiğini. İlgili bononun vadesinde ödenmediğini İstanbul ..... İcra Müdürlüğü ..... E. sayılı dosyadan tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile takibe konu edildiğini ve tekrar cebri icra işlemleri yapıldığını, tüm dosya borcunun bu şekilde tahsil edildiğini, işbu protokolün haciz günü değil sonrasında düzenlendiğini, istirdadı talep edilen ödemenin protokolden aylar sonra yapıldığını, icra baskısı altında yapılan bir ödemenin varlığının kabulünün mümkün olmadığını ne protokol imzalandığında ne de ödeme yapıldığında fiili bir haciz baskısının söz konusu olmadığını beyan etmiştir, sonuç olarak, davanın reddini, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememiz dosyasına SMMM bilirkişi .....'ten rapor aldırılmış, bilirkişi düzenlemiş olduğu 04.07.2023 tarihli raporunda özetle " Davalı yasal defter kayıtlarına itibar edilerek 55.554,90.TL tutarındaki asıl alacak üzerinden faiz ve ferileri ile ilgili yeniden kapak hesabının yapılması ve davacının Bakırköy ..... İcra Dairesi ..... esas sayılı dosyası için yapmış olduğu 65.000,00.TL tutarındaki ödemeden mahsup edilmesi gerektiğine ilişkin kanaatimin nihai takdir ve değerlendirmesinin Sayın Mahkemenizde olduğunu, " teknik kanaati olarak belirtmiştir. Bilirkişi .....'ten ek rapor aldırılmış, bilirkişi düzenlemiş olduğu 20.03.2024 tarihli raporunda özetle; "Taraflarca akdedilmiş 25.12.2021 tarihli protokol ile Bakırköy .... İcra Müd. ..... E. dosyasına konu borcun miktarının 25.12.2021 itibariyle işleyecek faiz hariç 3.964 EURO olduğunun kabulü halinde, Protokol tarihi (25.12.2021) sonrasında, davacının yaptığı ödemelerle alakalı ödeme tarihleri dikkate alınarak, ödenen tutarların öncelikle faiz, harç ve masraflardan düşülmesi sonrasında kalan varsa ana paradan düşülmesi gerektiği şeklindeki uygulama ve bu hususun ilgili icra dairesinin bilgisi ve hesaplaması ile mümkün olabileceğinden, söz konusu icra takip dosyasına, davacının 20.01.2022 tarihinde 47.000.TL, 21.01.2022 tarihinde 5.000.TL ve 03.02.2022 tarihinde 12.300.TL olmak üzere farklı tarihlerde davalıya yaptığı toplam 64.300,00.TL tutarındaki ödemenin, dosyadaki oluşan icra masrafları, faiz harç ve asıl alacak hesaplanması sonrasında taraflar arasındaki borç alacak durumunun net şekilde tespit edilebileceği, taraflar arasında akdedilen 25.12.2021 tarihli protokol ile Bakırköy ..... İcra Müd. ..... E. dosyasına konu borcun 25.12.2021 itibariyle işleyecek faiz hariç 3.964 EURO olduğu yönündeki kabul sebebiyle, protokol tarihinden önce (20.12.2021 tarihinde) ödenen 65.000.TL “nin ise bu durumda dikkate alınmaması gerektiği " teknik kanaati olarak belirtmiştir. Tarafların itirazı üzerine dosya yeniden bilirkişiye tevdi edilmiştir. Mahkememiz dosyasına SMMM bilirkişi ..... ve İcra Müdürü ......'dan rapor aldırılmış, bilirkişi heyeti düzenlemiş olduğu 04.07.2023 tarihli raporunda özetle "1- İstanbul ..... İcra Dairesi ..... Esas sayılı dosyasının takip çıkış rakamı 6.337,17 € nun tek ve başlı başına bir takip olduğu ve tarafların iradeleri gereğince alacağın Euro üzerinden cari hesap alacağı olarak gösterilmesi halinde, bakiyenin 192,32 € olarak hesaplandığı 2-Aynı takibin harca esas değeri üzerinden yapılan hesaplamada ise; davacıya 16.349,29 TL iade yapılması gerektiği 3-Mali Müşavir Bilirkişilerin tarafların ticari defterlerini baz alarak yaptıkları hesaplamaya göre asıl alacağın 55.554,90 TL olarak baz alınması halinde alacaklıya 58.764,72 TL iade yapılması gerektiği 4-Tarafların hazırladıkları protokol gereğince ve 65.000 TL ödeme dikkate alınmadan yapılan hesaplamaya göre ise; davalının 524,70 € alacaklı olarak hesaplandığı'' şeklinde kanaatleri olarak belirtilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... esas sayılı dosyasına konu fatura cari hesap nedeniyle davacının takip miktarını davalıdan iade alıp alamayacağı, taraflar arasında düzenlenen faturaların TL cinsinden olması iddiasına karşın davalının takip talebini yabancı para üzerinden başlatıp başlatmadığı, taraflar arasında düzenlenen faturaların TL olarak düzenlenip düzenlenmediği, yabancı para cinsinden düzenleneceğine dair aralarında sözleşme, örf-adet kuralı olup olmadığı noktalarındadır. Dava; ticari ilişkiden kaynaklı alacak davasıdır. HMK'nın MADDE 222. maddesinde; "(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir. Mevcut olayımızda hükme esas alınan bilirkişi raporunda tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı yasal defterlerine göre; davalının 55.555,47.TL tutarında alacaklı olduğu, davalı yasal defterlerine göre; davalının 55.554,90.TL tutarında borçlu olduğu, her iki taraf yasal defterlerinin 0,57.TL tutarında farkla uyumlu olduğu, davalı tarafından davacıya düzenlenen faturalarda Türk Lirasının yanında açıklama kısmına yabancı para tutarları ve kur değerleri yazılmış, fatura bedellerine karşılık davacı tarafından davalıya Türk Lirası cinsinden ödemler yapıldığı, her iki taraf yasal defterlerinde, yabancı para belirtilerek düzenlenen faturalar sebebiyle oluşan kur farkı ile ilgili herhangi bir kaydın bulunmadığı, incelemeye yabancı para cinsinden borç/alacak durumu ile ilgili herhangi bir hesaplama sunulmadığı, bu sebeple bilirkişi raporunda yasal defter kayıtlarında tespit edilen Türk Lirası cinsinden borç/alacak durumu temel alınarak değerlendirme yapıldığı, davalı tarafından her ne kadar protokol sunulmuş ise de cevap dilekçesinin süresinde olmaması sebebiyle protokole göre yapılan hesaplamanın mahkememizce esas alınmadığı, davalının kur farkı talep edemeyeceği kanaatine varılarak heyet raporundaki ticari defter ve kayıtlarda çıkan miktar esas alınarak yapılan hesaplamanın mahkememizce esas alındığı, davacı tarafça bedel arttırımında bulunulmadığı bu sebeple davanın 55.000,00 TL üzerinden kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Her ne kadar mahkememizce davanın kabulüne karar verilip harf hatası yapılmak suretiyle davacıdan alınarak davalıya verilmesine denmişse de bu durumun maddi hata olarak değerlendirilerek "Davanın KABULÜ İLE 55.000,00 TL'nin 03/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, " şeklinde TASHİHİNE karar verilmiştir. HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ İLE 55.000,00 TL'nin 03/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 3.757,05 TL ilam harcından peşin alınan 939,27 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.817,78 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.560,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-Davacı tarafından sarf edilen 7.000,00 TL bilirkişi ücreti, 217,00 TL posta masrafı, 80,70 TL başvuru harcı, 939,27 TL peşin harç olmak üzere toplam 8.236,97 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/12/2024

Katip ..... e imzalıdır

Hakim ..... e imzalıdır

TASHİH ŞERHİ

Mahkememizin ...... esas ve ..... Karar sayılı ilamının hüküm fıkrasından 1.maddesinin "1-Davanın KABULÜ İLE 55.000,00 TL'nin 03/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, " şeklinde TASHİHİNE karar verilmiştir.19/12/2024

Atıf: Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/779, K. 2024/1264, T. 19.12.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-779-e-2024-1264-k-dfbe04f7b1eb