Bölge Adliye Mahkemesi · Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 2024/2342 E. 2024/2479 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2342
- Karar No
- 2024/2479
- Karar Tarihi
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/2342
KARAR NO: 2024/2479
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 25/09/2024
ESAS NO: 2023/1123
KARAR NO: 2024/862
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/12/2024
İSTİNAF KARAR
YAZIM TARİHİ: 13/12/2024
KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 25/09/2024 tarih ve 2023/1123 E - 2024/862 K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... tarafından müvekkili ... aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ...esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, söz konusu takibe dayanak olarak 09.12.2020 düzenleme tarihli, 30.03.2021 tediye tarihli, 30.000,00-TL bedelli davalı ... lehine keşide edilmiş ve davalı ... tarafından davalı ...'e ciro edilen bononun gösterildiğini, icra dosyası kapsamında müvekkilinin taşınır-taşınmaz malları üzerine haciz işlemi uygulandığını ancak söz konusu icra dosyası incelendiğinde davalı ... tarafından davalı ... aleyhine icra takip işlemine girişilmediğinin görüldüğünü, müvekkili ile davalılar arasında icra takibine konu edilen bononun düzenlenmesini gerektirir ne bir alışveriş yapılmış ne de bir sözleşme düzenlenmediğini, müvekkilinin ...'i ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... ada, ...nolu parselde kain taşınmazın satışına aracılık etmesi ve tapuda taşınmazın satış ve devir işlemlerinin yapılması sırasında tanıdığını, söz konusu taşınmazın satışı için müvekkili ile dava dışı ... arasında sözleşme imzalandığını ve davalı ...'in de tanık olarak imzasının bulunduğunu, müvekkilinin senedi dava dışı ... adına düzenlemiş olmasına rağmen davalı ...'nin hileli bir şekilde söz konusu senede lehtar olarak kendisini yazdığını ve senedi işleme koyduğunu, diğer taraftan dava dışı ... tarafından da aynı senet ile icra takibi başlatıldığını, davaya konu edilen senet incelendiğinde senetteki yazı ve imzaların müvekkiline ait olmadığının anlaşılacağını, davalı ...'nin bu hileli işlemin anlaşılmaması için bonoyu diğer davalı ...'e ciro ettiğini, bu işlemin muvazaalı bir işlem olduğunu, işlemin hileli olduğu hususun da takibin yalnızca müvekkili aleyhine başlatılmasından anlaşılacağını, dava konusu bononun kambiyo vasfını haiz olmadığından davalı tarafından müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatmasının hukuka aykırı olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alamadıklarından bahisle öncelikle dava konusu senedin kambiyo vasfını haiz olmadığı nazara alınarak dava sonuçlanıncaya kadar Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasındaki icra takibinin tedbiren durdurulmasını ve yapılacak yargılama sonunda takibin ve ödeme emrinin iptaline karar verilmesini, müvekkilinin mezkur bonodan dolayı herhangi bir borcu olmadığının tespitine ve senedin iptaline, davalının haksız ve kötü niyetli olarak takip başlatması nedeniyle %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderlerinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı ... vekili dosyaya sunduğu 31/08/2022 tarihli beyan dilekçesinde; menfi tespite konu edilen Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyası davacı tarafından dosya ödemesi yapılarak 31/08/2022 tarihinde kapatıldığını ve davanın konusuz kaldığını, açılan davanın konusuz kalması nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "...Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararının içeriğine göre icra takibine konu senedin adi senet hükmünde olduğu, davalılardan ...'in senet konusu alacağı temlik aldığını ispat külfeti altında olduğu, davalının süresinde cevap dilekçesi ve delil sunmadığı, bu nedenle davalı ...'in alacağı temlik aldığını ispat eder nitelikte yazılı delil sunmaması nedeniyle bu davalı yönünden açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Her ne kadar yemin davetiyesi bu davalının sehven vekiline tebliğ edilmiş ise de istinaf mahkemesinin kaldırma kararı içeriğine göre davacının bu davalıya karşı ispat yükü altında olmadığı, tam tersi davalı ...'in ispat yükü altında olması nedeniyle yeniden davalı asile yemin davetiyesi çıkarılmasına gerek görülmemiştir. Diğer davalı ... yönünden ise istinaf kaldırma kararı öncesi ve sonrasında gelinen aşama itibariyle davacının bu davalıya borçlu olmadığı yönünde her hangi bir delil sunamadığı, ancak dava dilekçesinde yemin deliline dayanması nedeniyle davacıya bu hakkı hatırlatıldığında yemin teklif edeceğini beyan ettiği, davacı tarafça verilen kesin süre içerisinde 06/05/2024 tarihli yemin metninin sunulduğu, yemin metninin davalı ...'e tebliğ edilmiş, davalının yeminin yapılacağı duruşma gün ve saatinde mahkememizde hazır bulunmuştur. Davacı vekilince sunulan 06/05/2024 tarihli yemin metni HMK 226/1-c maddesi uyarınca "Yemin edecek kimsenin namus ve onurunu etkileyecek veya onu ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak vakıalar" içerdiğinden yemin metninden bu nitelikteki ifadeler çıkartılarak HMK'nun 233. maddesine uygun şekilde davalı ...'in yemini yaptırılmış ve "ben Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasına dayanak yapılan 09/12/2020 tanzim tarihli, 30.000,00-TL bedelli, keşidecisi ..., lehtarı ... olan senet nedeniyle davacının tarafıma gerçek bir borcu bulunduğuna, davacı ile aramızda bu senedin düzenlenmesini gerektirir bir ticari ilişki bulunduğuna yemin ederim." şeklinde beyanda bulunduğu, davacının dava konusu senedi taşınmaz satışına binaen kendisine veriğini beyan ettiği görülmüştür. Böylelikle davacı bu davalı yönünden davasını ispat edemediğinden davanın ... yönünden reddine karar vermek gerekmiştir. Öte yandan istinaf kaldırma kararı uyarınca Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyasına müzekkere yazılarak dosya konusu borcun ödenip ödenmediği sorulmuş, verilen cevapta dosyaya 31/08/2022 tarihinde 6.830,00-TL, 16/08/2022 tarihinde 15.000,00-TL, 23/08/2022 tarihinde 15.000,00-TL, 09/08/2022 tarihinde de 10.000,00-TL alacaklı vekili tarafından tahsilatlar bildirildiği beyan edilmiştir. Bu nedenle İİK 72/6 maddesi uyarınca istirdat davasına dönüşen bu talepler yönünden her bir ödemeye ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsil hükmü kurulması gerekmiştir. Dava dilekçesinde kötü niyet tazminatı da talep edilmiş ise de yapılan yargılama sonucunda davalı ...'in kötü niyetli olduğu hususunda her hangi bir delil sunulmadığından bu talebin reddine karar verilerek aşağıdaki hükmün tesisi uygun görülmüştür. 1-Davalı ... yönünden açılan davanın REDDİNE, 2-Davalı ... yönünden açılan davanın kabulü ile, Kayseri Genel İcra dairesi'nin ... esas sayılı dosyasına konu 09/12/2020 keşide tarihli, 30/03/2021 vade tarihli, 30.000,00-TL bedelli, keşidecisi ... olan senet sebebiyle davacının davalı ...'e borçlu olmadığına ancak icra takibine konu borç tutarının yargılama sırasında ödendiği görülmekle, ödeme yapılan 6.830,00-TL'nin 31/08/2022, 15.000,00-TL'nin 16/08/2022, 15.000,00-TL'nin 23/08/2022 ve 10.000,00-TL'nin ise 09/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan tahsili - istirdadı ile davacıya ödenmesine, 3-Şartları oluşmamakla davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı ... vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemece müvekkil hakkında müvekkilin cevpa dilekçesi ile delil sunmadığından bahisle davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olduğunu, yasal delil olan ve son çare olarak davacı tarafından başvurulan yemin teklifi usule aykırı şekilde müvekkile tebliğ edilmeden aynı günlerde hastanede yatmakta olan müvekkile yemin teklifinin usule uygun şekilde yeniden tebliğ edilmeden hüküm kurulmasının isabetsiz olduğunu, bu evrak içeriğinden de anlaşılacağı üzere geçerli bir mazereti olan müvekkilin hastanede yatışının bulunmasına rağmen ve usulüne uygun tebligat çıkarılmadan hüküm kurulmasının isabetsiz olduğunu, bozma sebebi teşkil ettiğini, müvekkil cirantadan almış olduğu kıymetli evrağın bononun usulüne uygun olup olmadığını bilebilecek durumda olmayan iyi niyetli üçüncü şahıs olduğunu, müvekkilin iyi niyetinin bu hususta korunması gerekirken salt cevap dilekçesi vermediği ve delil ibraz etmediğinden bahisle müvekkil hakkında davanın kabulüne karar verilmesinin isabetsiz ve mevzuata aykırı olduğunu, zira müvekkilin tacir olmadığını, davacı tarafından dahi sunulan sözleşme içeriğinde diğer davalı ...'e borcu bulunduğunu ikrar ettiği gibi dosya kapsamında dinlenen tanığın beyanında vadeli evrak vererek tapu aldığı hususunda uyuşmazlık ve çelişki bulunmadığını, davacı ayrıca bu hususta ödemesi gereken rakamı ödemediğini de ikrar elmişken ve dosya kapsamında alacak- borç ilişkisinde herhangi bir uyuşmazlık bulunmamakta iken müvekkilin alacağı ispat edemediğinden ispat külfetinde bulunduğundan bahis ve gerekçe ile davanın kabulüne karar vermek usul ve yasaya açıkça aykırı olup verilen kararın duruşma açılmaksızın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini, ilk derece mahkemesi tarafından tesis edilen karar hatalı ve eksik incelemeler içerdiğinden ortadan kaldırılması gerektiğini, yerel mahkeme ilamını istinaf ederek, eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeler sonucu tesis edilen mütevellit yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılarak usul ve esasa yönelik itirazların kabul edilerek talepleri doğrultusunda müvekkil yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; Kambiyo vasfı taşımayan adi senedin kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla yalnızca müvekkil aleyhine icra takibine girişildiği, bu haliyle dahi davalıların kötü niyetli olarak müvekkilden haksız ve hukuka aykırı olarak menfaat elde etme gayesi içerisinde oldukları görüldüğünü, davalı ...'nın istinaf başvurusunun reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Dava, menfi tespit ve istirdat talebine ilişkindir.
Dosya kapsamında toplanan deliller, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, icra takibine konu senedin kambiyo senedi vasfını taşımaması nedeniyle adi senet hükmünde olması ve davalı ...'in söz konusu senedi temlik aldığını ve davacıdan alacaklı olduğunu yeterli ve kesin delillerle ispat edememesi nedeniyle davalı ... yönünden davanın kabulüne ilişkin kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davalı ...'in istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı ...'in istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-KAYSERİ 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 25/09/2024 tarih ve 2023/1123 E - 2024/862 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli olan 2.049,30 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 512,32 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.536,98 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalı ...'ten alınarak Hazineye Gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359.maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 12/12/2024