İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/716 E. 2024/924 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/716
- Karar No
- 2024/924
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/716 KARAR NO :2024/924
DAVA:Menfi Tespit DAVA TARİHİ:31/10/2022 KARAR TARİHİ:17/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ...'in, davalı sankanın ... Şubesi ile müvekkilinin oğlu ...'in tek hissedarı ve sahibi olduğu ... Limited Şirketi isimli şirket arasında yapılan 26/01/2016 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi gereği 1.000.000-TL'ye kadar kredisine kefil olduğunu, bu sözleşme gereğince kullandırılan tüm kredilerin asıl borçlu tarafından ödenmiş olduğunu, müvekkilinin oğlu ...'in tek hissedarı ve sahibi olduğu ... Limited Şirketi isimli şirket arasında bu kez KGF teminatlı olarak 14/03/2017 tarihli bir Genel Kredi Sözleşmesi daha yapılarak bu sözleşmede de 200.000 USD tutarına kadar müvekkilinin kefaletinin bankaca alındığını, ancak bu sözleşmede müvekkilinin eşinin rızası alınmadığını, bu nedenle de işbu sözleşmedeki kefaletin baştan beri geçersiz olduğunu, banka tarafından ayrıca müvekkilinden İ... de bulunan gayrimenkulü üzerinde tesis edilen ipoteğin, tüm borç asıl borçlu tarafından ödendikten sonra, Aralık 2019'da bankaca fek edildiğini, müvekkilinin oğlu ile arasında çıkan sorunlar, oğlunun maddi durumunda sıkıntı oluşmaya başlaması v.s. nedenlerle davalı bankaya kefaletten vazgeçtiğini, bu tarihten sonra kefaletine dayalı olarak herhangi bir kredi verilmemesi, verildiği takdirde herhangi bir sorumluluk kabul etmeyeceğine dair .... Noterliğinin 20/03/2020 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarname keşide edildiğini, bu ihtarname davalı bankanın ... Şubesine 24/03/2020 tarihinde tebliğ edildiğini, noter ihtarnamesinin tebliğ edildiği tarihte, müvekkilinin imzaladığı iki adet sözleşmeden kaynaklanan tüm borç, asıl borçlu tarafından ödenmiş olduğundan başkaca bir borcun da bulunmadığını, aradan uzun süre geçtikten sonra ise müvekkiline, aynı banka şubesinden .... Noterliğinin 15/12/2020 tarih ve ... Yev. Sayılı ihtarnamesi ile hesap kat ihtarı gönderildiğini, ancak bu hesap kat ihtarına karşı yasal süresi içerisinde, ....Noterliğinin 28/12/2020 tarihli ve 32834 yevmiye sayılı ihtarname cevabı ile kefalet ilişkisinin bitmiş olması nedeni ile kefaletine, hesap kat ihtarına, hesap özetine, bildirilen borç miktarına, tüm ferilerine, faiz oranlarına ve tüm masraflara itiraz edildiğini, davalı banka ile, müvekkilinin oğlu ve onun şirketi arasında, müvekkilimin imzası veya kefaleti bulunmayan, 03/04/2018 tarihli bir sözleşme ve öğrendiklerine göre iş bu icra takibine konu asıl kredinin kaynağı olan ve Pandemi sürecinde esnaflar için tanımlanan İşe Devam Destek Kredisi adı altında tanımlanan kredi için imzalanan 07/04/2020 tarihli ayrı sözleşmeler de bulunmakta olduğunun anlaşıldığını, her iki sözleşmede de müvekkilinin hiç bir şekilde kefaleti veya imza ve bilgisi bulunmadığını, bu iki sözleşmenin varlığından, bunlara davalı olarak da kredi kullandırıldığından müvekkilinin haberi dahi olmadığını, bankaca da bir bildirimde bulunulmadığını, müvekkilinin oğlunun şirketi arasında yaptıkları son sözleşme olan 07/04/2020 tarihli Genel Kredi sözleşmesinden kaynaklandığını, İhtiyati Hacze konu krediye asıl dayanak sözleşme tarihinin 07/04/2020 olan kredinin asıl borçlu şirkete 21/04/2020 tarihi olduğunu, buradan da anlaşılacağı üzere bu kredinin kullandırılma tarihinin müvekkilinin kefaletten vazgeçtiğine dair ihtarnamenin bankaya tebliği tarihinden yaklaşık 1 ay sonrasını gösterdiğini, müvekkilinin imzası olan sözleşmenin, Cari Hesap Şeklinde işleyen bir sözleşme olmadığının da asıl borçluyla daha sonradan yapılan sözleşmelerin varlığından anlaşıldığını, kefaleti ve sorumluluğu bulunmayan 07/04/2020 tarihli kredi sözleşmesi ile verildiği anlaşılan krediden kaynaklanan bu borçtan müvekkilinin sorumlu tutulmasına yasal imkan da bulunmadığını, diğer yandan miktarları belirsiz olan ve takipte istenen Kredi Kartı alacağı ve Gayri nakdi alacaktan, başkaca bir alacaktan ve bunların tüm ferilerinden müvekkilinin sorumlu olmasının da söz konusu olamayacağını, açıklanan nedenlerle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının müvekkil yönünden iptaline ve tüm hacizlerin fekkine, davalının kötü niyetli olduğu açık olduğundan müvekkili lehine %20 oranında kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili banka tarafından 14/03/2017, 03/04/2018, 07/04/2020 tarihli Genel Kredi sözleşmelerine istinaden borçlu ... Limited Şirketine kredi kullandırıldığını, söz konusu kredi sözleşmelerini borçlu ...'in müteselsil kefil sıfatı ile imzalandığını, borçlu ...'in ise 14/03/2017 tarihli Genel Kredi sözleşmesini kefil olarak imzalamış olduğunu, kredi borcu vadesinde ödenmediği için borçluların hesaplarının 15/12/2020 tarihinde 575.366,75-TL olarak kat edilerek, asıl borçlu ve kefilin gerek sözleşmedeki tebligat adreslerine gerek ise bilinen diğer adreslerine ....Noterliği'nin ... yevmiye nolu ve 15/12/2020 tarihli ihtarnamesi keşide edilmiş ise de borçlular tarafından ödeme yapılmadığını, davacı yanın dava dilekçesinin muhtelif yerlerinde ...'in kefaleten imzalamış olduğu kredi sözleşmelerinde eşinin rızası bulunmaması nedeniyle kredi sözleşmelerinin baştan itibaren hükümsüz olduğunu beyan ettiğini, yine davacı yanın dava dilekçesinde kefaletinin bulunduğu kredi sözleşmelerine ilişkin tüm borçların ödediği ve ipotek fekkinin yapıldığını beyan ettiğini, ancak, davacı tarafın kefaletinin eş rızasını gerektirmediğini, davacı yanın oğlu ile arasında çıkan sorunlar, oğlunun maddi durumunda sıkıntı oluşmaya başlaması vs. nedenlerle müvekkili bankaya kefaletten vazgeçtiğini, bu tarihten sonra kefaletime dayalı olarak herhangi bir kredi verilmemesi, verildiği takdirde herhangi bir sorumluluk kabul etmeyeceğine dair .... Noterliği'nin 20/03/2020 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile, kefaletten istifa ettiğine dair istifaname başlıklı ihtarname keşide ettiğini, bu ihtarnamenin müvekkili bankaya tebliğ edildiğini ve bankanın bu ihtarnameye cevap vermediğini beyan etse de davacının kefillikten istifasının kredi borcuna kefaletinden kaynaklanan sorumluluğunun sona ermesini sağlayan hukuki bir işlem olmadığını, göndermiş olduğu kefillikten istifa ihtarnamesinin kredi borcundan sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını, bankanın alacağına ilişkin takip başlatması ve takip kapsamında icrai işlemlere devam etmesinde tüm izah edilen hususlar da göz önüne alındığında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ve taraflar arasındaki tüm sözleşme ilişkileri nedeniyle davalı tarafa borçlu olunmadığının tespitine ilişkin bulunmaktadır. Mahkememizce, taraflarca sunulan deliller değerlendirilmiş ve dosya kapsamında rapor temin edilmiştir. Davacı vekili 13/12/2024 tarihli dilekçesi ile; mahkememizde açmış olduğu davasından feragat ettiğini beyan etmiştir. Davalı vekili dosyaya sunduğu 13/12/2024 tarihli beyan dilekçesi ile, davadan feragat edilmesi nedeniyle, davacı taraftan vekâlet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını belirtmiştir. Feragat yapıldığı andan itibaren maddi anlamda "kesin hükmün" tüm neticeleri ile doğuran ve davayı esastan sona erdiren bir hukuki işlemdir. Mahkemenin yaptığı ise bu durumun tespitinden ibarettir. Davacının davasından feragat ettiği, davanın kamu düzenine ilişkin bir dava da olmadığı anlaşılmakla, 6100 sayılı HMK'nın 307 ve devamı maddeleri gereğince, davanın feragat nedeni ile reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-6100 sayılı HMK'nın 307 ve devamı maddeleri gereğince, davacı tarafça açılan davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60-TL karar ve ilam harcının, davacı tarafça yatırılan 10.651,67-TL peşin harçtan mahsubu ile fazladan yatan 10.224,07-TL'nin, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Taraflarca vekalet ücreti talep edilmediğinden, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince davacı ve davalı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avanslarının, kararın kesinleşmesi sonrası yatıran tarafa iadesine, Dair, tarafların yokluğunda, HMK'nın 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer asliye ticaret mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.17/12/2024
Başkan ... ¸ Üye ... ¸ Üye ... ¸ Katip ... ¸