Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/631 E. 2024/2009 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/631
Karar No
2024/2009
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/631 KARAR NO : 2024/2009

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 31/12/2018 (Dava) - 14/09/2021 (Karar) NUMARASI : 2018/655 Esas - 2021/458 Karar DAVA : Maddi ve Manevi Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) BAM KARAR TARİHİ : 25/12/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 25/12/2024 İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/09/2021 tarihli 2018/655 Esas ve 2021/458 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA : Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in 09/04/2001 doğumlu, ... Lisesi pazarlama-perakende bölümü 12.sınıf öğrencisi bir genç kız olduğunu, müvekkilinin öğrenci olarak ... isimli işyerinde haftanın belirli günlerinde staj yaptığını, staj mahalline ulaştığı bir sırada, davalı sigorta şirketi nezdinde ... numaralı zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile kayıtlı bulunan davalılardan ...'ın maliki olduğu ... plaka numaralı aracın, davalılardan sürücü ...'nin sevk ve idaresinde 26/09/2018 günü saat 09:00 sıralarında seyir halinde iken o sırada karşıdan karşıya geçmekte olan müvekkili ...'e çarptığını ve yaralandığını, müvekkilinin kaza tarihinde 17 yaşında olduğunu, kaza nedeniyle müvekkilinde kalıcı zararlar meydana geldiğini, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde düzenlenen epikriz raporunda da görüldüğü üzere müvekkilinin kafa ve yüz kemiklerinde kırıklar, beyin ödemi, kafa içi yaralanma, kronik solunum yetmezliği oluştuğunu, uzun süreli yoğun bakımda tedavi gördüğünü, halen solunum cihazına bağlı olarak 24 saat ailesinin bakım ve gözetiminde evde devam ettiğini, bilincinin halen kapalı olduğunu, konuşamadığını, temel ihtiyaçlarını karşılayamadığını, meydana gelen kaza nedeniyle Zorunlu Tanımlı Mali Mesuliyet Sigortası nisabınca 26/11/2018 tarihinde yasal koşullara uygun olarak davalı ... Sigorta A.Ş'ne başvuruda bulunulduğunu, 29/11/2018 tarihinde davalı şirkete ulaştığını, davalı sigorta şirketinin yasal süresi içinde zararı gidermeye yönelik herhangi bir ödeme yapmadığını, kaza mahalline gelen trafik polis ekibi tarafından tutulan 26/09/2018 tarih ve 3859 sayılı trafik kazası tespit tutanağında " kazanın müvekkilinin kazaya karışan araca çarpması sonucu meydana geldiği ve müvekkilinin asli ve tam kusurlu olduğunu, sürücünün kusur ve kabahatinin olmadığı kanaatine varıldığını, bu tutanağı kabul etmediklerini, davalı sürücünün müvekkiline çarptığını, tahminen en fazla 30-40 km hızla seyir halinde olduğunu, sürücünün kaza anında müvekkilini altına alarak ezdiğini, yaralıyı aracın altında kurtarabilmek için bu seferde aracı geri çektiğini, müvekkilindeki en büyük hasarlarında bu esnada meydana geldiğini, vücut bütünlüğü ihlal edilen müvekkilinin bu ihlal nedeniyle ekonomik geleceğinin sarsıldığını, müvekkilinin hiçbir gelire sahip olmadığını ve bir mal varlığının da bulunmadığını, ailesinin durumunun da hiç iyi olmadığını, babasının emekli, annesinin ev hanımı olduğunu, davacıların ailecek ekonomik yönden zor durumda olduğunu, bu nedenle adli yardım talepleri olduğunu, adli yardım talebinin kabulü ile meydana gelen trafik kazası nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkili ... için 100.000,00 TL maddi, tazminatın tüm davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizleri ile birlikte ...'e verilmesine, ... için 100.000,00 TL manevi, müvekkili baba ... için 40.000,00 TL manevi, müvekkili anne ... için 40.000,00 TL manevi, müvekkili kardeş ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'tan kaza tarihinden işleyecek ticari avans faizleri ile birlikte alınarak davacılara verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın yaya ...'in asli ve tam kusuru ile meydana geldiğini, ... plakalı araç ile 521 sokak üzerinden 555 sokak yönüne dönmek üzere geldiğinde, güvenli geçiş yapabilmek için aracın kornasını iki defa çaldığını ve sola dönüş sinyalini vererek harekete geçtiğini, araç ile sola doğru 1-2 metre kadar çıktığı sırada yaya ...'in yayaların uymaları gereken kurallara uymadan, araç olduğu halde karşıdan karşıya aniden koşarak yola fırlaması, giydiği spor ayakkabıların kayması, kol çantasının ağırlığı ya da başka nedenle dengesini kaybetmiş şekilde aracın sağ tarafına çarpması sonucu sırt üstü yere düşmesi asfalt olan yere ya da sert bir cisme kafasını vurması sonucu beyin kanaması geçirdiğini, ...'in koşarak aniden yola çıkmasının hatalı bir davranış olduğunu, araç kullanan olarak dönüş kurallarına ve hız kurallarına uyduğunun açık olduğunu, davacı tarafın mağdurun araç altına alındığı iddiasının doğru olmadığını, ...'in aracın sağ tarafından koşarak gelerek ve araca sağdan çarpması ile ses duyulduğunu ve aracı durdurduğunu, araçtan indiğinde ...'in sırt üstü şekilde sağ ayağının aracın plastik aksamının altında, sol tekerleğe sıfır şekilde olduğunu, ambulans çağrıldığını, sağlık görevlilerinin yaralıyı kımıldatmadan durumunu anlayabilmeleri ve müdahale edebilmeleri için aracın bir miktar geriye alındığını, yayanın sürüklendiği iddiasının doğru olmadığını, kazadan sonra yakınları ile yapılan görüşmede yayanın staja geç kaldığı bu nedenle acele ettiği, koşarak iş yerine gitmek istediği şeklinde açıklamalar yaptıklarını, aracı hızlı olsaydı hızla yayaya çarpması ve yayayı ileri fırlatması gerekeceğini, ...'in koşarak yola çıktığını ve aracın sağ tarafına çarparak sırt üstü yere düştüğünü, kafasını sert zemine ya da zeminde bulunan taş vs. sert bir cisme çarparak kazaya ve zararın oluşmasına neden olduğunu, yaralının maddi durumunun iyi olmadığını bazı cihazlar gerektiğini, dosyaya sunulan fatura konusu cihazların bedeli tarafınca 22.500,00 TL ödenerek alındığını, cihaz bedelleri tarafından ödendiği halde SGK 11.000,00 TL kadar bir miktar davacı tarafa iade ettiğini, bu miktarın davacılarda kaldığını, bu nedenle görevli mahkemede açılmayan davanın görev nedeniyle reddine, haksız davanın reddine, takas ve karşı dava açma haklarının saklı tutulmasına, yargılama giderleri ile avukat tutması halinde vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ... poliçe numaralı, 11/08/2018-11/08/2019 vadeli Zorunlu Mali Mesuliyet Trafik Poliçesi ile sigortalandığını, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun, Karayolları Trafik Kanunu ve Poliçe Genel Şartları gereğince “Karayolu”nda meydana gelen zararların poliçe limiti dahilinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve gerçek zararın tazmini ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirket tarafından haricen aldırılan eksper raporunda ve kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunun tespit edildiğini, kusur sorumluluğu bulunan müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, poliçe tanzim tarihi 01.06.2015 sonrası olan poliçelere ilişkin geçici iş görmezlik talepleri teminat dışında tutulduğunu, davacı tarafın geçici iş görmezlik kaybı talebi 01.06.2015 tarihinde yürürlüğü giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları geçici iş görmezlik tazminat taleplerini sağlık giderleri kapsamında kabul ederek açıkça teminat kapsamı dışında bıraktığını, poliçe tanzim tarihi olan 09.06.2015 olduğunu ve dava konusu kazanın 15.11.2015 tarihinde meydana geldiğini, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren poliçe genel şartları A-5 b bendi uyarınca teminat kapsamında olmadığını, 01.06.2015 tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları ile birlikte, geçici iş göremezlik talepleri sürekli sakatlık teminatına dahil edilmemiş olması sebebiyle teminat dışı tutulduğunu, çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri olarak kabul edildiğini, sağlık gideri teminatı kapsamında olduğunu, sağlık gideri - tedavi giderleri dolayısıyla müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun kalmayıp tüm sorumluluğun SGK'nun olduğunu, trafik kazalarına sağlık teminatı sağlayan zorunlu sigortalarda, sigorta şirketlerince yazılan primlerin Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarımının gerçekleştirilmesi ile sigorta şirketlerinin bu teminat kapsamındaki yükümlülüklerinin sona ereceğini, müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğunun, Karayolları Trafik Kanunu ve poliçe genel şartları gereğince karayolunda meydana gelen zararların poliçe limiti dahilinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve gerçek zararın tazmini ile sınırlı olduğunu, müvekkil şirketin sorumluluğunun başlayabilmesi için müvekkili şirkete öngörülen şekilde ve gerekli belgelerle birlikte bir müracaatın varlığı ve bu müracaatı takip eden 8 iş günlük sürenin geçmiş olması gerektiğini, böyle bir müracaat olmaması halinde ise ancak dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini, bu durumda dava öncesi başvuru neticesinde sorumluluğunu yerine getirmek isteyen müvekkili şirketin temerrüde düşmeyeceğinin aşikar olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin poliçe teminatı ile sınırlı olarak sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumluluğunu yerine getirmek istediğini ancak davacıların buna izin vermediğini, bu sebeple müvekkili şirketin temerrüde düşmediği gibi davanın açılmasına da sebebiyet vermediğini, davacı tarafın ticari faiz talebi hatalı olduğunu, poliçede belirtilen bedelin her halükarda ödenecek bir bedel olmayıp eğer bir zarar oluşmuşsa yapılacak aktüer hesabı sonucunda oluşan zarar ile orantılı olarak ödenebildiğini, ilgili sosyal güvenlik kurumlarının tümüne vefattan sonra davacıya maaş bağlanıp bağlanmadığının ve varsa miktarının sorulması, müteveffanın destekten yoksun kalma iddiasında bulunan davacıya ölüme bağlı tasarruf yoluyla kazandırma yapıp yapmadığının tespiti ve yargıtay hukuk genel kurulu kararında yazdığı üzere her ne sebeple olursa olsun müteveffanın vefatından sonra destekten yoksun kalma iddiasında bulunanların herhangi bir sebeple sosyal ve ekonomik durumlarında bir artış olup olmadığının tam olarak tespitini, temerrüde düşmemiş ve davanın açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkil şirket aleyhine yargılama giderine, faize ve vekalet ücretine de hükmolunmamasını, hükmolunması halinde müvekkil şirketin sorumlu olduğu azami poliçe limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı dikkate alınarak yargılama giderine, faize ve vekalet ücretine hükmolunmasını talep etmiştir. Davalı ... davaya cevap vermemiş, 05/11/2019 tarihli duruşmadaki beyanında; ... plakalı aracın diğer davalı ...'den noter sözleşmesiyle satın aldığını, daha sonra aracını yine kendisi satın almak istediğini, İstanbul'da olduğu için satışı veremediğini, o arada olayın gerçekleştiğini bildirmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : Mahkemece, ''...İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 01/06/2021 tarihli raporu ile dava konusu kazanın oluşunda davalı araç sürücüsünün %70, davacı ...'in %30 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, raporun karar vermeye yeterli nitelikte olduğu, davaya konu kaza sonucu davacının maluliyet oranının %100 olarak belirlendiği, aşamada davacıların maddi tazminata yönelik taleplerinden feragat ettiklerini bildirerek davaya manevi tazminat talepleri yönünden devam ettikleri, davacı ...'in kaza tarihinde lise öğrencisi olduğu ve kaza sonucu sürekli bakıma muhtaç şekilde yaralandığı, davacı ...'in davacın ...'in kardeşi, diğer davacıların ise anne ve babası olduğu ve aniden meydana gelen kaza ile davacı ...'in %100 oranında maluliyetinin oluştuğu ve sürekli bakıma muhtaç kaldığı, olayın oluş şekli, tarafları sosyal ekonomik durumları, kusur durumuna göre davacıların dava konusu kaza nedeniyle duydukları acı ve elemin kısmen giderilmesi ve manevi huzurlarının gerçekleşmesi yönünden davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabul, kısmen reddi, maddi tazminat talebi yönünden davanın feragat nedeniyle reddi gerektiği...'' gerekçesiyle; ''...Maddi tazminat talebi yönünden açılan davanın feragat nedeniyle reddine, Manevi tazminat yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 70.000,00 TL, davacı ... için 25.000,00 TL, ... için 25.000,00 TL, ... için 7.000,00 TL manevi tazminatın 26/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile ilgili davacılara verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine...'' şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; maddi tazminat talebinin ödeme nedeniyle konusuz kaldığını ayrıca maddi tazminat talebinin tüm davalılara yöneltildiğini, maddi tazminat talebini davalılardan birisinin (... Sigorta A.Ş) taraflarına ödemiş olması "maddi tazminat talebimizin karşılanmış olması" anlamına gelecek olup diğer davalılara karşı maddi tazminat talebini ödeme nedeniyle sürdürmelerinin mümkün olmadığını, maddi tazminatla ilgili olarak diğer davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kaldı ki lehine karşı vekalet ücretine hükmedilen davalı ... vekilinin, duruşmalara katılmadığı gibi mazeret dilekçesi de sunmadığını, dosyaya tek bir beyanda dahi bulunmadığını, müvekkilleri lehine hükmedilen manevi tazminat tutarlarının da düşük olduğunu; Mahkemece, talep ettikleri miktarlardan indirime gidilmesinin hakkaniyetle bağdaşmadığını, davanın açıldığı tarihte müvekkili ...'ün durumunun bu kadar vahim olduğunun tahmin edilemediğini, durumun vahametinin tedavi sürecinde ortaya çıktığını, maddi tazminat talep miktarını ıslah yoluyla artırma imkanı da bulunmadığını, Mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının 1 yıldan daha uzun süre komada kalan, sonrasında da halen solunum cihazına bağlı olarak yaşama tutunmaya çalışan, kaza nedeniyle %100 oranında sakat kalan, bu nedenle ömrü karartılan, kaza tarihinde henüz 17 yaşında gencecik bir öğrenci olan müvekkilinin ve ailesinin duydukları acı, elem ve kederlerini tazmin etmede yetersiz kalacağının apaçık ortada olduğunu, ayrıca reddedilen miktarlar için müvekkillerinin karşı vekalet ödemeye mahkum edildiğini belirterek yerel mahkeme kararının aleyhlerine hükmedilen hükümlerinin kaldırılarak; maddi tazminatla ilgili olarak davalı ... lehine hükmedilen karşı vekalet ücretinin kaldırılmasına, talep ettikleri manevi talep miktarından Mahkemece yapılan indirimlerin kaldırılarak talep ettikleri gibi; kazazede ... için 100.000,00-TL, baba ... için 40.000,00-TL, anne ... için 40.000,00-TL, kardeş ... için 10.000,00-TL olarak belirlenmesine, vekalet ücretlerinin de belirlenen tazminat miktarlarına göre yeniden belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yargılamanın 11. duruşmasında, raporlara karşı itirazlarını bildirdiklerini, ek rapor alınması yada Adli Tıp Kurumu Yüksek İhtisas Dairesine dosyanın gönderilmesini talep ettiklerini, mahkemece eksikliklerin giderilmesi, eksiklikler giderildikten sonra sair husular hakkında karar verileceğine dair ara kararı oluşturduğunu, yargılamanın 12. duruşmasında ise, 11. duruşmada alınan ara kararların hiç birine uyulmadan, sözlü yargılama yapılması hakkında ara karar verilmeden ve sözlü yargılama yapılması konusunda herhangi bir süre öngörülmeden, yokluklarında doğrudan yargılamaya son verilerek hüküm kurulduğunu, dava konusu olayda davacı yaya ...'in en basit bir geçiş kuralına dahi uymadan, araçlara ayrılan yerde duraksamadan hareketine devam edip araç yolunda çapraz şekilde karşıya geçmeye çalıştığını bu hali ile yayanın asli kusurlu olduğunun açık olduğunu, müvekkilinin kavşağa geldiği sırada davalı yaya ise kavşağın henüz gerilerinde koşarak kavşağa doğru geldiğini bu nedenle 521 sokağa ilk giriş yapanın müvekkili olduğunu, müvekkilinin aracı ile hareket ettikten sonra yaya ...'in yolda çapraz koşu yaparak geçmeye çalıştığını, bilirkişi raporunda açıklandığı üzere yaya geçişi sırasında aracı görmesi ile panikleyerek ayağının kayması sonucu sert asfalt zemine kafasını çarptığını, davacı yayanın yasaya aykırı hareketinin bilirkişi tarafından kabul edildiğini bu halde geçiş üstünlüğünün yayada olduğu değerlendirmesinin yanlış olduğunu, olaydan sonra davacı ...'ün iyileşme gösterdiği, hatta ayağı kalktığı, konuştuğunun davacının sosyal medyada paylaştığı fotoğraflarda görüldüğünü, bir kısım fotoğrafların dosyaya sunulduğunu ve davacının son durumunun tespiti konusunda 9 Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden rapor alınması talep edilmiş ise de, taleplerinin değerlendirmeye alınmadığını, davacı vekilinin ise kaza olayından kısa süre sonra çekilmiş bir fotoğrafı mahkemeye ibraz ettiğini, mahkemenin bu fotoğrafa itibar ederek, maddi gerçekleri araştırmadan karar verdiğini, yaptıkları araştırmada, davacının fizik tedavi gördüğünü öğrendiklerini, yargılamada taraf iddialarının araştırılması ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılması gerektiği halde, maddi gerçekler araştırılmadan, davacının son durumu hakkında rapor alınmadan karar verilmesinin usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına göre tazminat miktarının tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerekmekte olup kararda davalı aleyhine 80.000,00- TL tazminata kaza tarihinden itibaren faizi ile birlikte hükmedilmiş olmasının fahiş bir miktar olduğunu, 6098 sayılı B.K.’nun 56. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılması gerektiğini, zira, M.K'nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceğinin öngörüldüğünü, belirtilen hususlar dikkate alındığında, davacılar için ayrı ayrı takdir olunan manevi tazminatın yüksek olduğunun açıkça görüleceğini, davacının kaza olayından sonra büyük oranda iyileşme göstererek normal hayatına devam ettiğini ancak mahkemenin davacının son durumunu araştırmadan fahiş miktarda tazminata hükmettiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, maddi tazminat talebi yönünden açılan davanın feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat yönünden açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, karar davacılar vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmiştir 1-Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı; hükme esas alınan ATK kusur raporunda tespit edilen kusur durumunun somut olayın özelliklerine uygun, alınan raporun denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, ayrıca soruşturma dosyası ve Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında alınan kusur raporu ile de uyumlu olduğu; hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak usulünce düzenlenmiş olduğu; davaya konu edilen kazada, davacıların kaza nedeni ile duydukları acı ve elem, kazanın oluş biçimi, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün kusur durumu, davacı ...'e yaralanmasının niteliği ve maluliyet durumu; olay tarihindeki paranın alım gücü, tarafların dosyaya yansıyan sosyal ve ekonomik durumları ve yerleşik uygulamaya göre manevi tazminatın amacı da göz önünde bulundurularak davacılar için takdir edilen manevi tazminatın hak ve nesafet kurallarına uygun olduğu anlaşılmakla, davacılar vekilinin manevi tazminatların miktarına yönelik istinaf itirazları reddi gerekmiş; dosya kapsamına göre davalılar vekilinin istinaf itirazları yerinde olmadığından tüm istinaf nedenlerinin esastan reddine, davacılar vekilinin ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davacılar vekili, maddi tazminat talebinin ödeme nedeniyle konusuz kaldığını ayrıca maddi tazminat talebinin tüm davalılara yöneltildiğini, maddi tazminat talebini davalılardan birisinin (... Sigorta A.Ş.) taraflarına ödemiş olması "maddi tazminat talebimizin karşılanmış olması" anlamına gelecek olup diğer davalılara karşı maddi tazminat talebini ödeme nedeniyle sürdürmelerinin mümkün olmadığını, maddi tazminatla ilgili olarak diğer davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek hükmedilen karşı vekalet yönünden itiraz etmiş; dosya kapsamına göre, davalı sigorta 03/02/2021 tarihli beyan dilekçesi ile davacılar ile sulh ibra sözleşmesi uyarınca asıl alacak ve ferileri ile birlikte 430.366,95 TL ödendiğini, davanın konusuz kaldığını, buna göre işlem yapılmasını talep etmiş, davacı vekili de 14/09/2021 tarihli duruşmada maddi tazminat talebinden feragat ettiklerini manevi tazminat taleplerinin devam ettiğini bildirmiş olduğundan, maddi tazminat talebinden sulh sözleşmesi uyarınca feragat edildiği anlaşılmakla, baştaki haklılık durumuna göre davacı ...'in maddi tazminat istemi ile dava açmakta haklı olduğu, bu durumda maddi tazminat talebi yönünden mahkemece hükmün 5. Bendinde "Reddedilen maddi tazminat talebi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 13.450,00 TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile kendisini vekil ile temsil ettiren davalı ...'ye verilmesine," şeklinde adı geçen davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının isabetli olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin bu yöne ilişkin itirazının kabulü ile kararın belirtilen yönden kaldırılması gerekmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalılar vekilinin tüm istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf itirazlarının HMK 353/1-b-2. maddesi uyarınca kısmen kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak Dairemizce yeniden hüküm tesisine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalılar ... ve ... vekilinin İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/09/2021 tarihli 2018/655 Esas ve 2021/458 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacılar vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜ ile, İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/09/2021 tarihli 2018/655 Esas ve 2021/458 Karar sayılı kararının HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE; "a-Maddi tazminat talebi yönünden açılan davanın feragat nedeniyle reddine, b-Manevi tazminat yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 70.000,00 TL, davacı ... için 25.000,00 TL, ... için 25.000,00 TL, ... için 7.000,00 TL manevi tazminatın 26/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile ilgili davacılara verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine, c-Alınması gerekli 8.675,37 TL harçtan, peşin alınan 990,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.684,87 TL nin davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, ç-Davacı tarafça peşin yatırılan harç bedeli 990,50 TL'nin davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile ilgili davacılara verilmesine, d-Talep olmadığından davalı ... Sigorta A.Ş lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, e-Kabul edilen manevi tazminat bölümü yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 16.015,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile ilgili davacılara verilmesine, f-Reddedilen manevi tazminat bölümü yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 8.990,00 TL nispi vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile kendisini vekil ile temsil ettiren davalı ...'ye verilmesine, g-Davacı tarafça yapılan ilk dava gideri 49,60 TL, ... Sigorta'ya gönderilen tebligatlar dışında yapılan normal ve e-tebligat gideri 361,90 TL, 7 müzekkere gideri 121,80 TL, 1 bilirkişi ücreti 400,00-TL, dosya fotokopi ücreti 120 TL, keşif harcı 384,90 TL, keşif araç ücreti 200 TL, dosya gönderim masrafı 37,90 TL ki toplam 1.676,61 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre 1.120,68 TL'sinin davalılardan ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, bakiye giderin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, h-Taraflarca yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili taraflara iadesine, " ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE, 3-Davacılar vekilinin sair istinaf itirazlarının REDDİNE, 4-İSTİNAF AŞAMASINDA; Davalılar ... ve ...'dan alınması gereken 8.675,37-TL istinaf karar harcından peşin alınan toplam 2.168,84-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 6.506,53-TL'nin anıla davalılardan alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacılardan alınan istinaf karar harcının talep halinde davacılara iadesine, (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine), 5-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 6-İstinaf incelemesi esnasında davacı tarafça yapılan 220,770-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 39,00-TL e-tebligat masrafı olmak üzere toplam 259,70-TL yargılama giderinin davalılar ... ve ...' de alınarak davacıya verilmesine, 7-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine, 8-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 9-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 25/12/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2022/631, K. 2024/2009, T. 25.12.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-631-e-2024-2009-k-e1e862d0c579