Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1322 E. 2024/1581 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1322
Karar No
2024/1581
Karar Tarihi

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/1322 Esas 2024/1581 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2022/1322 KARAR NO : 2024/1581

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/05/2022 NUMARASI : 2021/668 Esas 2022/287 Karar DAVACI : VEKİLİ DAVALI

DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 10/11/2021 KARAR TARİHİ : 27/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/01/2025

Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... İnşaat Emlak Turizm Otomotiv Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin hissedarı olduğunu, anılan şirketin yapılan olağan genel kurulunda müvekkilinin bilgisi ve izni dışında müvekkilinin yerine müvekkili tarafından daha önce davalıya verilen 08.08.2007 tarihli vekaletname kullanılmak sureti ile müvekkiline ait şirket hisselerinin devrinin gerçekleştirildiğini, şirkete ait pay defterinde 160.000 pay karşılığı bedel olarak 160.000,00 TL gösterildiğini, ancak kötü niyetle ve daha önce verilen bir vekaletin kötü niyetli ve izinsiz kullanılması suretiyle yapılan bu devir işlemi nedeniyle pay sahibi olan müvekkiline yapılması gereken ödemenin de yapılmadığını, müvekkiline hiçbir surette nakden, elden ya da başka bir ödeme aracıyla hisse devrine ilişkin olarak hisse bedeline karşılık ödemede bulunulmadığını, şirket genel kurulunun müvekkili tarafından özel vekaletname verilmeden, kendisinin katılımı için tebliğ prosedürüne uyulmadan genel kurul toplantısının yapıldığını, şirket hisselerinin usulsüz olarak ve sahte imzalarla devredildiğini, şirket hisse bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalının icra takibine itirazının iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının ... İnşaat Emlak Turizm Otomotiv Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nde her hangi bir ortaklığı bulunmadığını, davacının 08/04/2016 tarihinde şirket ortaklığından ayrıldığını, hisse devrinin kanuna ve yasal hükümlere uygun şekilde gerçekleştirildiğini, sicile tescilinin yapıldığını, davacının alacağının bulunmadığını bildirerek davanın reddini, kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davalı tarafça sunulan ve davacı tarafça imzası inkar edilmeyen pay devir ve temlikinin şirkete bildirimi başlıklı belgeye göre, davacının ... İnşaat Emlak Turizm Otomotiv Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nde bulunan 1.600 adet hissesini bedeli mukabilinde davalıya devrettiği, söz konusu hisse üzerinde hiç bir hak ve alacağının kalmadığını beyan ve tasdik ettiği, belge içeriğine göre davacının hisse üzerinde hiç bir hak ve alacağının kalmadığını beyan etmekle, dava konusu hisse bedelini almış olduğu, davacının hisse bedeli olarak bir hak ve alacağının kalmadığının kabul edildiği gerekçesiyle davanın reddine, davacının kötüniyeti tespit ve ispat edilemediğinden kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar kardeş olup ... İnşaat Emlak Turizm Otomotiv Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nin hissedarı iken müvekkiline ait olan 160.000 pay 160.000,00 TL bedel karşılığında devredildiğini, ancak devir bedelinin davalı tarafça müvekkiline ödenmediğini, pay senedi çıkarmamış olan anonim şirketlerde, çıplak payların devrinin adi yazılı sözleşmeyle yapılması ve sözleşmenin alacağın temliki hükmünde olmasının yeterli olacağını, pay devir ve temlikinin şirkete bildirimi başlıklı belgede bedelin ödendiğine dair ibare bulunmadığını, "adı geçen hisseler üzerinde hiçbir hakkım ve alacağımın kalmadığını beyan ve tasdik ederim" ibaresine dikkat edilecek olursa ...’ın ...’a devir işlemi ile aynı olduğunu, sadece devir eden devir alan kısmının değiştiğini, bunun şirket muhasebecisi tarafından hazırlanmış matbu bir bildirim olduğunu, tanık olarak dinlenen şirket muhasebecisi ... şirket evraklarını kendisinin imzalattığını, ancak ödemenin aynı gün alınmadığını ancak daha sonra belgeli olarak ödendiğini ifade ettiğini, ancak böyle bir belgenin sunulmadığını, pay devir işlemi bir temlik olup, hisse üzerinde hak ve alacağım kalmadı demenin bir temlik ibaresi olup, şirket üzerinde hakların paya bağlı bulunduğunu, pay ile kullanıldığını, pay bedelini aldım demek olmadığını, payın kendisine bağlanan tüm hakları ve yükümlülükleri bünyesinde ihtiva edeceğini, her payın sermaye tamamına olan oranı ölçüsünde hak ve yükümlülük oluşturduğunu, bütün borçların, hakların, imtiyazların paya bağlı bulunduğunu, pay bedeli alınmış olsaydı daha açık olarak “pay bedeli nakit alınmıştır, temlik alandan hiçbir alacağım yoktur” ibaresinin olacağını, tanık ifadelerinde devir bedelinin nakit alındığı beyan edilmediğini, ...'ın devir işlemi aynı anda yapıldığından her şeyi bildiğini, ancak tanıklık yapmak istemeyip tanıklıktan çekildiğini, bu durumun da hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu, müvekkilinin sahte imza attığını iddia ettiğini, imzaların tamamının davacıya ait olduğunun davacı tarafından ikrar edildiğini, kötüniyet tazminatı taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kötüniyet tazminatı yönünden kaldırılmasına, kötüniyet tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava, anonim şirket hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Ankara 18. İcra Müdürlüğü'nün 2021/11188 sayılı takip dosyası sureti, geçici hisse senedi teslim tutanağı, vekaletname sureti, pay devir ve temlikinin şirkete bildirimi belgesi, davacı tarafından davalıya gönderilen ihtarname sureti, genel kurul toplantı tutanağı, dava dışı ... ... A.Ş. Pay defteri sureti, TTSG suretleri, geçici hisse senedi ilmuhaberi, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü müzekkere cevabı dosya içerisinde yer almaktadır. Tanıklar ..., ... ve ... 10/03/2022 tarihli celsede dinlenmiş, anılan celsede tanık ... tanıklıktan çekilmiş, tanık ... 26/05/2022 tarihli celsede tanıklıktan çekilmiştir. Dava konusu Ankara 18. İcra Müdürlüğü'nün 2021/11188 sayılı takip dosya incelendiğinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 160.000,00 TL alacağın tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 15/09/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 7 günlük hak düşürücü süre içerisinde 15/09/2021 tarihinde icra takibinde yer alan borca itiraz ettiği, işbu itirazın iptali davasının itiraz dilekçesinin alacaklı/vekiline tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 10/11/2021 tarihinde açıldığı görülmüştür. Davacı tarafından davalı ve dava dışı ...'a 08/08/2007 tarihli vekaletname ile, diğer yetkilerin yanı sıra ortağı olduğu şirketlere ilişkin yetkiler verilmiştir. Geçici hisse senedi teslim tutanağından, teslim edenin davalı ..., teslim alanın davacı ... olduğu, 28/05/2014 tarihli tutanakta ... ... A.Ş.'nin 1600 adet 160.000,00 TL bedelli geçici hisse senedinin şirket yönetim kurulu tarafından elden teslim edildiğinin belirtildiği görülmüştür. Pay devir ve temlikinin şirkete bildirimi başlıklı belgenin bila tarihli olduğu, devir eden sıfatıyla davacı ...'ın, devir alan sıfatıyla ...'ın isimlerinin ve imzalarının bulunduğu, 1600 hisse 160.000,00 TL hisse tutarı belirtiltildikten sonra "... ... A.Ş.'de bulunan 1600 adet hissemi 160.000,00 TL bedeli mukabilinde tüm hak ve vecibeleriyle ...'a devir ettim. Adı geçen hisseler üzerinde hiçbir hakkım ve alacağın kalmadığını beyan ve tasdik ederim, gerekli işlemlerin yapılmasını ve devrin kabulünü arz ederim." ibarelerine yer verilerek altında devir eden imzasının bulunduğu, "... ... A.Ş.'ye ait 1600 adet hisseyi tüm hak ve vecibeleri ile 160.000,00 TL'sı bedeli mukabilinde ...'tan devir aldım. Yukarıda bahsi geçen 1600 adet hissemi bundan böyle doğacak hak ve menfaatlerin ve yükümülüklerin bana ait olduğunu beyan ve tasdik ederim. Gerekli işlemlerin yapılmasını ve devrin kabulünü arz ederim." ibarelerine yer verilerek altında devir alan imzasının bulunduğu anlaşılmıştır. Dava dışı ....A.Ş.'nin 08/04/2016 tarihli genel kurul toplantı tutanağından, davacı, davalı ve dava dışı ...'ın toplantıya asaleten katıldıkları, davacı ...'ın şirketteki 1600 hisseye tekabül eden 160.000,00 TL itibari değerli hisselerini davalıya devrederek şirket ortaklığından ayrılmasına oy birliğiyle karar verildiği görülmüştür. Davacı tarafından davalıya gönderilen 05/05/2021 tarihli ihtarname ile, ....A.Ş.'deki hisselerini 08/04/2016 tarihli genel kurulda resmi işlemlerde öyle gözüksün diye aldığı halde bu güne kadar şirketin hissesine tekabül eden reel hisse değerini ödemediği belirtilerek bedelin 5 gün içinde ödenmesi ihtar olunmuştur. Davacı yan bilgisi ve rızası olmadan davalıya daha önce verilen vekaletname kullanılarak dava dışı ....A.Ş.'deki hisselerinin devredildiğini, hisse bedelinin ise ödenmediğini, hisse devir bedelinin tahsili talebi ile başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia etmiş, davalı yan ise davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Uyuşmazlık, davalının devraldığı davacı hisse senetleri bedelini davacıya ödeyip ödemediği, ödememiş ise davacının takip tarihi itibarıyla davalıdan ne kadar alacaklı bulunduğu, davalının icra takibine itirazının haklı olup olmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır. Davacı vekilinin istinaf başvurusu incelendiğinde, davacı yan dava dilekçesinde dava dışı ....A.Ş.'deki hisselerinin davalıya daha önce verdiği vekaletnameye dayanılarak devredildiğini, devirde bilgi ve rızasının bulunmadığını, vekilin genel kurula katılarak hisse devrini kabul ettiğini, devrin tescil edildiğini, devir bedelinin ödenmediğini ileri sürerek işbu itirazın iptali davasını açmıştır. Davaya dayanak olarak gösterilen pay devir ve temlikinin şirkete bildirimine ilişkin bila tarihli belgeden devir işleminin bizzat davacı tarafından yapıldığı anlaşıldığı gibi, dava dışı ....A.Ş.'nin 08/04/2016 tarihli genel kurul tutanağından da davacının genel kurul toplantısına bizzat katılarak şirketteki 1600 hissesinin 160.000,00 TL değer ile davalıya devrederek şirketten ayrılmasına ilişkin karara olumlu oy vermesi sonucu anılan kararın oy birliğiyle alındığı anlaşılmıştır. Davacının işbu davadaki talebi hisse devrinin geçersizliğinin tespitine/hisse devrinin iptaline ilişkin olmayıp, hisse devir bedelinin tahsiline ilişkin başlatılan takibe itirazın iptaline yöneliktir. Anılan talep karşısında işbu davada irdelenmesi gereken husus hisse devir bedelinin davalı tarafından davacıya ödenip ödenmediği, davacının takip tarihi itibarıyla davalıdan hisse devrinden kaynaklı bir alacağı bulunup bulunmadığıdır. Taraflar kardeş olduğundan mahkemece tanık dinlenilmesine karar verilerek tanıklar 10/03/2022 tarihli celsede dinlenmiştir. Kardeş olan davacı ile davalı arasında anonim şirket hissesinin devrine ilişkin geçici hisse senedi ilmuhaberinin teslimi ile pay devir ve temlikinin şirkete bildirimine ilişkin yazılı belge akdedilmiştir. Her ne kadar taraflar kardeş ve kardeşler arasındaki hukuki işlemlerde 6100 sayılı HMK'nun 203. maddesi uyarınca tanık dinlenebilir ise de; taraflar aralarındaki ilişkiyi yazılı belgeyle düzenlemişlerse artık yazılı belgenin aksi iddia ediliyor ise bu iddianın da yazılı belgeyle ispatı gerekir. Açıklanan bu durum karşısında pay devir ve temlikinin şirkete bildirimine ilişkin yazılı belgede de açıklandığı üzere hisse devir bedeli olan 160.000,00 TL'nin davalı tarafından davacıya ödendiğinin yazılı belgeyle ispat edilmesi gerekmekte olup, mahkemece tanık dinlenilmesinde isabet görülmemiştir (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 17/01/2024 tarih 2022/4159 Esas 2024/399 Karar sayılı ilamı). Öte yandan, üzerinde durulması gereken bir diğer husus, davada ispat külfetinin hangi taraf üzerinde bulunduğudur. Bir başka anlatımla, işbu davada davalının hisse devir bedelini davacıya ödediğini usulüne uygun yazılı belge ile ispatlaması mı yoksa davacının davalıdan hisse devir bedeli alacağı bulunduğunu usulüne uygun yazılı belge ile ispatlaması mı gerekecektir. Anonim şirket hisse devrinin şirkete bildirimine ilişkin davacı ve davalının imzasının yer aldığı bila tarihli belgede devir bedeli 160.000.00 TL'nin davacı tarafından alındığına dair, limited şirket hisse devir sözleşmelerinde olduğu gibi açık bir ibare bulunmamaktadır. Davacı tarafından devrolunan 1600 adet anonim şirket hissesi dava dışı ... ... A.Ş. genel kurulunda karara bağlanarak hisse devrine konu hisseler anılan anonim şirketin pay defterine davalı adına kaydedilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nun 207/2. maddesi uyarınca aksine adet veya sözleşme yok ise, alıcı ve satıcı borçlarını aynı zamanda ifa etmekle yükümlüdür. Bu durumda anonim şirket hisse devri menkul satımı hükmünde olup, menkul satımında aksinin kanıtlanamadığı hallerde satış bedelinin peşin olarak ödendiği karinesi gereğince devir bedelinin ödenmediğini ispat yükü davacı üzerindedir. Dosyaya ibraz edilen pay devir ve temlikinin şirkete bildirilmesine ilişkin belgede hisse devir bedelinin davalı tarafından davacıya ödendiğine ilişkin bir ibare yer almayıp, belgede yer alan ve davacının imzasının yer aldığı kısımda bulunan "Adı geçen hisseler üzerinde hiçbir hakkım ve alacağım kalmadığını beyan ve tasdik ederim." ibaresinin hisse bedelinin davalı tarafından davacıya ödendiğine ilişkin olmayıp, hisseden kaynaklanan şirkete ilişkin hak ve alacağın bulunmadığının şirkete bildirilmesine yönelik ibare niteliğinde ise de, menkul satış hükümleri uyarınca hisse devir bedelinin peşin ödendiği karine olarak kabul edilecektir. Hal böyle olunca, mahkemece taraflar kardeş olup, kardeşler arasındaki hukuki işlemlerde HMK'nun 203. maddesi uyarınca tanık dinlenebilir ise de; tarafların hisse devrine ilişkin ilişkiyi yazılı belgeyle düzenledikleri, yazılı belgenin aksi iddia ediliyor ise bu iddianın da yazılı belgeyle ispatı gerektiği, yazılı belgede de açıklandığı üzere hisse devir bedeli olan 160.000,00 TL'nin davalı tarafından davacıya ödendiğinin yazılı belgeyle ispat edilmesi gerektiği, tanık dinlenemeyeceği, anonim şirket hisse devrinin menkul satımı hükmünde olduğu, menkul satımında aksinin kanıtlanamadığı hallerde satış bedelinin peşin olarak ödendiği karinesi gereğince devir bedelinin ödenmediğini ispat yükünün davacı üzerinde bulunduğu, pay devir ve temlikinin şirkete bildirilmesine ilişkin belgede hisse devir bedelinin davalı tarafından davacıya ödendiğine ilişkin bir ibare yer almayıp, belgede yer alan ibarenin hisse bedelinin davalı tarafından davacıya ödendiğine ilişkin olmayıp, hisseden kaynaklanan şirkete ilişkin hak ve alacağın bulunmadığının şirkete bildirilmesine yönelik ibare niteliğinde olduğu gibi, anonim şirket hisseleri davacı tarafından davalıya teslim edilmesinin menkul satış hükümleri uyarınca satış bedelinin davalı tarafından davacıya peşin olarak ödendiğine karine teşkil edeceği, karinenin aksinin davacı tarafından usulüne uygun yazılı delillerle ispatlanması gerektiği, davacı yanın bu husustaki süresinde ve usulüne uygun olarak sunduğu delil listesi kapsamında yer alan yazılı delilleri toplanıp, delil listesinde yemin deliline de açıkça dayandığı da gözetilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi kararında isabet görülmediğinde, HMK'nun 353/1-a.6. maddesi kapsamında uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmayarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırma gerekçeleri gözetilerek davacı vekilinin sair istinaf itirazları ile davalı vekilinin istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6, 355. maddeleri gereğince KISMEN KABULÜNE, 2-Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/05/2022 tarih ve 2021/668 Esas 2022/287 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, kararın kaldırma gerekçesi gözetilerek davacı vekilinin sair istinaf itirazları ile davalı vekilinin istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 5-Davalı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 6-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 7-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 ve 362/(1)-g. maddeleri uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/12/2024

Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi - ... ... ... ... ...

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2022/1322, K. 2024/1581, T. 27.12.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1322-e-2024-1581-k-cf6009fcb934