İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/387 E. 2025/444 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/387
Karar No
2025/444
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ... VEKİLLERİ : DAVALI : ... - ... VEKİLİ : DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : KARARIN MAHİYETİ : KABUL

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ve davalı arasında imzalanan 04/01/2016 tarihli sözleşmeye göre 220.000,00 TL karşılığında yük kaldırma diagramı yapımı konusunda anlaştıklarını, buna göre müşteri tarafından gönderilecek araç üzerine 3 metre yarıçapında 35 ton kaldırma kapasiteli 2 adet mekanik uzatmalı, 2 kırmada 4 adet hidrolik teleskopik 3 adet mekanik uzatmalı 4 adet ayaklı, ön ve arka ayaklar açar ve basarlı hidromotor döndürücülü sonsuz dönüşlü hidrolik mobil vinç ve sabit çelik kasa yapılacak ve araca monte edilip çalışır şekilde gerekli test ve kontrolleri yapılarak teslim edileceğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmede yapılacak olan yük kaldırma diagramının ne şartlara ve niteliklere uygun olduğunun belirtildiğini, 35 ton kaldırma kapasiteli olacak olan makinenin teslim edilmesinin ardından makinenin arıza vermeye başladığını, belirli bir kaldırma kapasitesinin üzerinde yük yüklendiği zaman makinenin otomatik olarak kendisini kapatması gerekirken yani aşırı yükte çalışmaması gerekirken yapımda meydana gelen bir takım hatalar nedeniyle makinenin otomatik olarak kendisini kapatmadığını ve yük miktarını ölçmemekte ve buna göre çalışmamakta olduğunu, yani makinenin imzalanan sözleşme doğrultusunda belirlenen tonajının üzerinde yük ölçtüğünde otomatik olarak kendisini kapatması gerekirken makinenin bu ölçümü yapmadığını, metre başına belirlenen tonajı kaldırmada dahi zorlandığını ve bazen kaldıramadığını, sözleşmeye göre imalatçı firmanın her iki aya bir müvekkiline gelerek servis elemanı ile makinedeki hataların tamir edileceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin makinedeki arızalara karşılık davalı yanı defalarca kez aradığını, makinenin garanti kapsamında olmasına rağmen müvekkilinden 15.000,00 TL talep edildiğini, firmanın sözleşme şartlarına uymadığını, müvekkilinin tüm işlerinin arızalanan bu makineye bağlı olduğunu, tamir edilmeyen makineden dolayı müvekkilinin her geçen gün zararının arttığını, meydana gelen zararlardan dolayı davalı şirketin sorumlu olduğunu, Karaman . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... D.iş sayılı dosyası ile taraflarınca bilirkişi raporu aldırıldığı, alınan rapora göre ayıplı malın yenisi ile değiştirilmesi, mümkün olmadığı takdirde sözleşme bedelinin son ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte müvekkiline bugüne kadar ayıplı malı kullanamamasından kaynaklı zararı ile birlikte ödenmesi ihtarında bulunulduğu Karaman . Noterliği'nin 28/09/2017 tarihli ihtarnamesi ile bu durumu davalı yana bildirdiklerini, fakat henüz bir ödeme gerçekleşmediğini, davaya konu ayıplı mal ile ilgili yapılan toplam ödemelerin gerek müvekkilini ve gerekse davalı ticari defter ve belgelerin incelemesi yoluyla tespit edilmesini talep ettiklerini, satım sözleşmesinde özellikleri bildirilen makindeki ayıp nedeniyle sözleşme bedelinin tenziline, tenzil edilecek miktara son ödeme tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmesine, satılanın değerindeki eksikliğin satış bedeline çok yakın olmasının tespiti halinde müvekkilinin davalı şirkete iş bu ayıplı mal için yaptığı toplam ödemelerin tespiti ile yapılan toplam ödemenin müvekkiline iadesine, bu tutara son ödeme tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmesine karar verilmesi için iş bu davayı açtıklarını, açılan davanın kabulünü talep ettikleri görülmektedir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen sözleşme gereğince tespite konu olan vincin 2 yıl makine garantisi, teslim tarihinden sonra ödenecek 450 TL+KDV bedelinin ardından başlayacak olmakla beraberinde, imalat hatalarına karşı garantisinin devam edeceği hususu taraflarca kabul edilerek imza altına alındığını, teslim tarihinden sonra yukarıda bahsedilen bedelin ödenmediğini, bu sebeple ürünün garantisi müvekkil şirket tarafından verilemediğini, teslimden sonra ortaya çıkacak veya çıkmış olan hataların müvekkili şirkete atfedilmesinin mümkün olmadığını, kullanıcıdan (davacıdan) kaynaklandığını, Karaman . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... D. İş dosyasınca tanzim ettirilen bilirkişi raporunda tespite konu makinenin 35 ton kaldırma kapasiteli hidrolik mobil vinçtir olduğu tespitle sabit olduğunu, teslim aşamasında yapılan testlerde de iş bu davaya konu mobil vinç müşterinin de katılımıyla test edilmiş, vinç testlerden eksiksiz olarak geçtiğini, müşteri tarafından bu şekilde ıslak imzalı olarak teslim alındığını, teslim esnasında 35 Tonun kaldırılmasında herhangi bir sıkıntı yaşanmadığını, kullanım sonrasında yaşanan sıkıntının davacı ile alakalı olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmeye göre garantinin devamlılığının ön şartı 450 TL+kdv nin ödenip servis elemanı talebinde bulunmak olduğunu, hesap hareketleri incelendiğinde ödemenin yapılmadığı dolayısıyla garantinin devam etmediğini Karaman Asliyle Hukuk Mahkemesi tarafından aldırılan tespit raporunun varsayımlardan yola çıktığını, davacı yan tarafından açılan davanın reddini talep ettikleri görülmektedir. Mahkememizce verilen ara karar uyarınca Karaman Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazılarak dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edilmesi talep edilmiştir. Bilirkişiler ... ve ... tarafından düzenlenen raporda özetle; mobil vinçte var olan arıza ve ayıların oluşma sebebinin mobil vincin sözleşme gereği taşınması gereken özelliklerinden ötürü operatör hatası veya kullanımdan kaynaklı olmadığı, arıza ve ayıpların sebeplerinin mobil vincin yapımı aşamasında kullanılan malzemelerin mukavemetsiz olması sebebiyle veya sistem hesaplamalarının hatalı olmasından kaynaklı olabileceğinin bildirildiği görülmüştür. Mahkememizce verilen ara karar uyarınca Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazıldığı dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği görüldü. Bilirkişi ... raporunda özetle; davacının davalı adına düzenlediği 24/02/2016 tarihli davacıya yaptığı ödemeler tutarının da 150.664,00 TL olduğu, yapılan ödemeler ile kesilen fatura bedeli arasındaki farkın 70.424,00 TL nin de davacıya iade edildiği, bu durumda davalının davacıya karşı herhangi bir borcunun bulunmadığının bildirildiği görülmüştür. Mahkememizce verilen ara karar uyarınca dosyanın Selçuk Üniversitesi öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyetine dava konusu makinenin incelenmesi ve rapor tanzimi için dosyanın tevdi edildiği görülmüştür. Bilirkişiler Dr. Öğretim Üyesi ... , Dr. Öğretim Üyesi ... ve Arş. Gör. Dr. ... raporunda özetle; Mobil vinç üzerinde yerinde yapılan tetkikler neticesinde imalatçı firma tarafından sözleşmede belirtilen maddelere uygun kapasitede olduğu ve belirtilen yükü kaldırdığının görüldüğü, maksimum uzama mesafesinde imalatçı firma tarafından taahhüt edilen yükü mobil vinç in kaldırdığı, bomların sözleşmede belirtilen konfigürasyonda çalışabildiği, mobil vincin çalışması esnasında sehim yapıyor olmasının kapasitesi dahilinde çalışmasına engel teşkil etmediğini, yüksekliğin ve bom uzunluğunun artması malzemenin esnemesine ve sehim yapmasına neden olabileceğini, bu durumun ise sadece erişilecek yüksekliği etkileyeceğini, taraflar arasındaki sözleşmede ise sehim ve erişim yüksekliği ile ilgili bir maddenin bulunmadığının bildirildiği görülmüştür. Bilirkişiler Dr. Öğretim Üyesi ... , Dr. Öğretim Üyesi ... ve Arş. Gör. Dr. ... EK raporunda özetle; kök bilirkişi raporunu yinelediklerinin bildirildiği görülmüştür. Mahkememizce verilen 17/03/2021 tarih ve ... Esas ... sayılı kararı Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 30/03/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla kaldırılarak dosya mahkememize iade edilerek Mahkememizin ... esasına kaydı yapıldığı görülmüştür. Kaldırma kararı sonrası Mahkememiz ara kararı gereğince dosyanın Ankara Karayolları Fen Heyeti'ne tevdii ile bilirkişi ... , ... ve ... tarafından düzenlenen müşterek rapordan özetle; Ayaklarda oluşan çatlaklar yanı sıra sehim hususu dikkate alındığında anılan vincin imalatında kullanılan çelik malzemenin standartlara uygun olmadığı, Moment kontrol sisteminin de arızalı olduğu ve sistem olarak değişmesi gerektiği, 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 8. madde 1. fıkrası gereği dava konusu araç üstü mobil vincin ayıplı olduğunu bildirir rapor tanzim etmişlerdir. Dosyanın aynı bilirkişi heyetine tevdii ile düzenlenen 27/06/2024 tarihli ek rapordan özetle; Dava tarihi itibariyle (12.05.2022) ayıbın giderim bedelinin yaklaşık olarak 45.000,00 TL mertebesinde olduğu, Kök raporda dava konusu olayla ilgili oluşan kanaatlerin dosya kapsamında yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesi, irdelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde oluşturulması sebebiyle herhangi bir değişikliğe gidilmediğini bildirir rapor tanzim etmişlerdir. Dosyanın aynı bilirkişi heyetine tevdii ile düzenlenen 12/02/2025 tarihli 2. ek raporundan özetle; Dava tarihi itibariyle (10.10.2017) ayıbın giderim bedelinin yaklaşık olarak 15.445,36 TL mertebesinde olduğu, Dava konusu makinanın kullanılamaması sebebiyle kiralama tutarının yukarıda belirtilen dönemler itibariyle 825.000,00 TL olduğu, Kök ve ek raporda dava konusu olayla ilgili oluşan kanaatlerin dosya kapsamında yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesi, irdelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde oluşturulması sebebiyle herhangi bir değişikliğe gidilmediğini bildirir 2. Ek raporu tanzim etmişlerdir. Mahkememiz dosyasına kazandırılan bilirkişi raporları taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Dava; Alacak davasıdır. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekili müvekkili ... ve davalı arasında imzalanan 04/01/2016 tarihli sözleşmeye göre 220.000,00 TL karşılığında yük kaldırma diagramı yapımı konusunda anlaştıklarını, buna göre müşteri tarafından gönderilecek araç üzerine 3 metre yarıçapında 35 ton kaldırma kapasiteli 2 adet mekanik uzatmalı, 2 kırmada 4 adet hidrolik teleskopik 3 adet mekanik uzatmalı 4 adet ayaklı, ön ve arka ayaklar açar ve basarlı hidromotor döndürücülü sonsuz dönüşlü hidrolik mobil vinç ve sabit çelik kasa yapılacak ve araca monte edilip çalışır şekilde gerekli test ve kontrolleri yapılarak teslim edileceğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmede yapılacak olan yük kaldırma diagramının ne şartlara ve niteliklere uygun olduğunun belirtildiğini, 35 ton kaldırma kapasiteli olacak olan makinenin teslim edilmesinin ardından makinenin arıza vermeye başladığını, belirli bir kaldırma kapasitesinin üzerinde yük yüklendiği zaman makinenin otomatik olarak kendisini kapatması gerekirken yani aşırı yükte çalışmaması gerekirken yapımda meydana gelen bir takım hatalar nedeniyle makinenin otomatik olarak kendisini kapatmadığını ve yük miktarını ölçmemekte ve buna göre çalışmamakta olduğunu, yani makinenin imzalanan sözleşme doğrultusunda belirlenen tonajının üzerinde yük ölçtüğünde otomatik olarak kendisini kapatması gerekirken makinenin bu ölçümü yapmadığını, metre başına belirlenen tonajı kaldırmada dahi zorlandığını ve bazen kaldıramadığını, sözleşmeye göre imalatçı firmanın her iki aya bir müvekkiline gelerek servis elemanı ile makinedeki hataların tamir edileceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin makinedeki arızalara karşılık davalı yanı defalarca kez aradığını, makinenin garanti kapsamında olmasına rağmen müvekkilinden 15.000,00 TL talep edildiğini, firmanın sözleşme şartlarına uymadığını, müvekkilinin tüm işlerinin arızalanan bu makineye bağlı olduğunu, tamir edilmeyen makineden dolayı müvekkilinin her geçen gün zararının arttığını, meydana gelen zararlardan dolayı davalı şirketin sorumlu olduğunu, Karaman . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... D.iş sayılı dosyası ile taraflarınca bilirkişi raporu aldırıldığı, alınan rapora göre ayıplı malın yenisi ile değiştirilmesi, mümkün olmadığı takdirde sözleşme bedelinin son ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte müvekkiline bugüne kadar ayıplı malı kullanamamasından kaynaklı zararı ile birlikte ödenmesi ihtarında bulunulduğu Karaman 1. Noterliği'nin 28/09/2017 tarihli ihtarnamesi ile bu durumu davalı yana bildirdiklerini, fakat henüz bir ödeme gerçekleşmediğini, davaya konu ayıplı mal ile ilgili yapılan toplam ödemelerin gerek müvekkilini ve gerekse davalı ticari defter ve belgelerin incelemesi yoluyla tespit edilmesini talep ettiklerini, satım sözleşmesinde özellikleri bildirilen makindeki ayıp nedeniyle sözleşme bedelinin tenziline, tenzil edilecek miktara son ödeme tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmesine, satılanın değerindeki eksikliğin satış bedeline çok yakın olmasının tespiti halinde müvekkilinin davalı şirkete iş bu ayıplı mal için yaptığı toplam ödemelerin tespiti ile yapılan toplam ödemenin müvekkiline iadesine karar verilmesini talep etmiş, davalı yan yasal süresi içerisinde cevap dilekçesini ibraz etmiştir. ESER (İSTİSNA) SÖZLEŞMESİ (Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri Prof Dr. ... - Prof Dr. ... ) Kavram Türk Borçlar Kanunu'nun 470 vd. Maddelerinde yer alır. Türk Borçlar Kanunu'nun 470. Maddesine göre, yüklenicinin bedel karşılığında bir şeyi meydana getirme borcunu üstlendiği sözleşmeye eser sözleşmesi denir. Bu sözleşmeyle yüklenici, iş sahibi için bir iş görmeyi üstlenmektedir, fakat buradaki iş görmenin özelliği, yüklenicinin bu iş görmeyle belirli bir sonucu yaratmayı borçlanmış olmasıdır ki, bu sonuç Türk Borçlar Kanunu'nda eser terimiyle anılmıştır. Eser sözleşmesinin kendine özgü olan ve onu öteki işgörme amacını güden sözleşmelerden ayıran da işte bu özelliktir.(syf.463) Öğeleri A.Bir Eser Meydana Getirme 1.Eser Kavramı Sözleşmenin temel kavramı eserdir. Eserin meydana getirilmesi eser sözleşmesinde yüklenicinin temel edimidir. Fakat tek başına eserin meydana getirilmesi yeterli değildir, eserin teslimi de gerekir. Eser sözleşmesine özelliğini veren de yüklenicinin meydana getirdiği eseri teslim etmesidir.(syf. 464) 2.Meydana Getirme Kavramı Eserin meydana getirilmesine ilişkin faaliyet, niteliği itibariyle bir yapma edimidir. (Syf.468) B. Bedel (Ücret) Eser sözleşmesinin ikinci öğesi de, ortaya çıkarılacak eser karşılığında işsahibinin bir bedel ödeme borcu altına girmiş olmasıdır. Sözleşmenin aslî unsurlarından bir diğerinin işsahibinin bedel ödeme taahhüdü oluşturur. (Syf. 470) C. Anlaşma Eser sözleşmesinin üçüncü öğesi de, TBK'nın 470. Maddesinden anlaşılacağı üzere, yüklenicinin, işsahibi adına bedel karşılığında bir eser (sonuç) yaratacağı konusunda bunların anlaşmış olmalarıdır. Rızaî bir sözleşmedir Kural olarak bu sözleşme belirli bir biçime bağlı değildir. Eser sözleşmesi rızaî bir sözleşme niteliğini taşıdığından, işgörme sonucu üzerinde tarafların anlaşmış olmaları sözleşmenin kurulması için yeterlidir. İş sahibinin bedel ödemesine karşılık yüklenicinin bir edim sonucundan sorumlu olmasına ilişkin anlaşma, açıkça veya örtülü olarak yapılabilir. Bu sözleşme kural olarak şekle bağlı değildir. (syf. 473) 3. Sözleşmenin Tarafları Yüklenici ve işsahibi sözleşmenin taraflarını oluşturur. İş sahibi eseri ısmarlayan, sipariş veren kişidir. Diğer işgörme sözleşmelerinde olduğu gibi eser sözleşmesinde de işin görülmesinin talep eden taraflra, ki bu işsahibidir, deyim yerindeyse işin efendisidir. Yüklenici ise ısmarlanan, sipariş verilen eseri meydana getirme borcu altına olan kişidir. Kural olarak hak elyietine sahip herkes eser sözleşmesinin tarafı olabilir. Gerçek kişiler gibi tüzel kişiler de işsahibi veya yüklenici sıfatını taşıyabilir. Taraflar kamu hukuku veya özel hukuk tüzel kişisi de olabilir. Özellikle işsahibinin bir kamu hukuk tüzel kişisi olmasına sık rastlanılır. Buna karşın, yüklenici ile yapılan bu gibi sözleşmeler de özel hukuk karakterlidir. Yüklenici eseri bütünüyle veya kısmen meydana getirme borcu altına girebilir. Yüklenici eserin meydana getirilmesinde kullanılan plan projelerin hazırlanmasını da üstlenebilir. Eserin bütününü tamamlayarak teslimini de borçlanan yükleniciye "genel yüklenici" de denilmektedir. (Syf. 476-477) 4. Eser Sözleşmesinin Hukukî Niteliği ve Benzer Sözleşmelerden Farkları A. Eser Sözleşmesinin Hukukî Niteliği Tarafların edimleri birbirlerinin karşılığını oluşturduğu için eser sözleşmesi tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşmedir. Gerçekten eser sözleşmesinde yüklenicinin aslî edimi olan meydana getirilen eserin teslimi borcu ile, işsahibinin asl3ı edimi olan bedel ödeme borcu karşılıklılık ilişkisi içindedir. Fakat yüklenicinin aslî edimi yalnızca eserin meydana getirilmesi değil, aynı zamanda sözleşmeye uygun olarak meydana getirilen eserin teslim edilmesidir. Zira eser sözleşmesinde yüklenici sonuçtan sorumludur. Meydana getirme eylemi, sonucun elde edilmesine yönelik bir faaliyettir. Fakat meydana getirme, nitelikli bir işgörme faaliyetidir. Öğretide hakim olan görüşe göre eser sözleşmesi sürekli borç doğuran bir sözleşme değil, ani edimli bir sözleşmedir. (syf. 479) 5. Yüklenicinin Hak ve Borçları A. Borçları Yüklenicinin aslî edimi, meydana getirdiği eseri teslim etmektir. Buna bağlı olarak yüklenicinin borçları eserin meydana getirilmesi ve teslim edilmesiyle doğrudan ilgilidir. Aşağıda yüklenicinin borçları ayrı ayrı incelenmiştir. (Syf. 485) 1.Eseri Meydana Getirme ve Teslim Etme Borcu a. Eseri Meydana Getirme Borcu Bir eser sözleşmesinde, yüklenici, ıslanan eseri sözleşmedeki koşullara uygun biçimde meydana getirerek işsahibine teslim etme borcu altındadır. Yüklenicinin aslî borcu, eseri meydana getirerek işsahibine teslim etmektir. Bu, eser sözleşmesinde yüklenicinin sonuçtan sorumlu olmasının bir sonucudur. Asıl olan ısmarlanan eseri (sonucu) sözleşmeye uygun olarak meydana getirmektir. Eserin meydana getirilmesi yeterli olmayıp, ayrıca işsahibine tesliminin de ana borç olduğu kabul edilmektedir. Eser meydana getirme borcu TBK 470 hükmünde açıkça, eser sözleşmesinin esaslı unsuru olarak düzenlenmiştir. Fakat, yüklenicinin sonuçtan (ve dolayısıyla meydana getirilen eserin tesliminden) sorumlu olduğu ve sonuca ulaşılabilmesi için de eserin meydana getirilmesi gerektiği göz ardı edilemelidir.(syf. 485) b. Eseri Teslim Borcu Yüklenicinin eseri meydana getirerek teslim etme borcu, kanunda açıkça düzenlenmemiştir; ancak teslimden söz eden birçok maddede (TBK 473/I, 474/I, 475, 478, 479/I) bu borcun, yasakoyucu tarafından örtülü olarak (zımnen) kabul edildiği sonucu çıkmaktadır. Açıkça düzenlenmemiş olmasına rağmen, eser sözleşmesinde teslim borcunun yüklenicinin aslî borcu olduğu kabul edilmektedir. Zira işsahibinin sözleşmeye olan menfaati taamlanmış eserin teslimiyle gerçekleşir. aa. Genel Olarak Eseri Teslim Borcu Teslim, tamamlanmış eserin işsahibine ifa olarak sunulması, onun fiilî egemenliğine geçirilmesidir. Eserin meydana getirilmesinin ardından, eserin teslimi ile tamamlanır. Eser bütünüyle tamamlanmadan yaılan teslim önerisini iş sahibi kabul etmek zorunda değildir. Kural eserin bütün olarak tamamlanmasının ardından teslime elverişli hale gelmesidir. Teslimin ve teslim almanın önemli sonuçları vardır. Örneğin teslim ile birlikte ücret alacağı muaccel olur. (TBK 479), ayıptan sorumluluktan doğan zaman aşımı işlemeye başlar. (TBK 478), ayıp ihbarı ancak teslimden sonra yapılabilir vs. Teslimin iki unsuru bulunmaktadır. Bunlardan ilki eserin bütün olarak tamamlanması ve ikinci olarak da işsahibine arz edilmesidir. Kural larak sözleşmeye göre tarafların kararlaştırmış olduğu bütün işlerin bitirilmesi anlaşılır. Fakat eserin ayıplarının bulunması, tamamlanmış sayılmasına ve işsahibine sunulmasına engel değildir. Hatta tamamlanmamış olsa bile, eser, işsahibi tarafından ifa olarak kabul edildiği takdirde yine teslim edilmiş sayılır. Teslim alma kural olarak herhangi bir şekle bağlı değildir; açık örtülü ve farazî olarak gerçekleşebilir. Eserin teslim edildiğini yüklenici kanıtlamalıdır. Tamamlanmamış eserler, kural olarak teslim ve kabule konu olamaz, işsahibi tamamlanmamış eseri kabule zorlanamaz. Eserin bütünü dikkate alındığında küçük bazı işlerin henüz tamamlanmadığını ileri sürerek teslim almaktan kaçınma bazen dürüstlük kuralına (TMK 2) aykırı olabilir. Talî ve önemsiz sayılabilecek işlerdeki eksiklik ise eserin teslim edilmiş sayılmasına engel değildir. (Syf. 486-487-488-489) bb. Teslim Borçlunun İfa Şekli Taşınırlarda teslim borcu, eserin işsahibinin egemenlik alanına geçirilmesiyle yerine getirilir. Yüklenici işsahibinin esere doğrudan doğruya zilyet olmasını sağlamalı ve onun zilyetliğini engelleyici durumları ortadan kaldırmalıdır. (syf. 489) cc. Teslim Borcunun İfa Zamanı Eseri teslim borcunun ifa zamanını taraflar sözleşmede diledikleri gibi belirleyebilirler. Sözleşmede kararlaştırılmadığı takdirde teslim borcunun ifa zamanı TBK'nın 90. Maddesine göre belirlenir. TBK'nın 90. Maddesine göre teslim borcunun, eserin tamamlanması ile birlikte muaccel olduğu kabul edilir. Teslim borcunun ifa zamanı, eser sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların çözümünde de önem taşımaktadır. Özellikle ayıba karşı tekeffülle ilgili olarak gözden geçirme ve bildirim sürelerinin belirlenmesinde (TBK 474) ve zamanaşımının belirlenmesinde (TBK 478) ücret alacağının muaccelo lmasında (TBK 479) yarar ve hasarın işsahibine geçmesinde (TBK 483) kararlaştırılan ceza koşuluna etkisinde (TBK 179) teslim borcunun ifa zamanı önem taşır. (Syf. 493) dd. Teslim Borcunun İfa Yeri Konusu taşınmazlara ilişkin iş görme olan sözleşmelerde teslim borcunun ifa yeri doğal olarak taşınmazın bulunduğu yerdir. Teslim borcu aranılacak borç sayılır ve yüklenicinin bulunduğu yerde teslim edilmelidir. Fakat taraflar sözleşmeyle bunun aksini kararlaştırabilirler. (Syf. 493) ee. Teslim Borcunu İfada Temerrüt Teslim zamanının gelmesine rağmen eseri tamamlamayan veya tamamladığı halde teslim etmeyen yüklenici temerrüde düşer. Temerrüdün şartları bakımından TBK'nın 117 vd. Hükümleri eser sözleşmesinde teslim borcunu ifada temerrütte de uygulanır. Gerek fiili zarar gerek yoksun kalınan kâr, gecikme tazminatının kapsamına dahildir. Buna göre işsahibi, üretim veya kira kaybından, kredi faizlerinin artmasından veya daha fazla kredi faizi ödemekten doğan veya cezaî şartlar gibi üçüncü kişilere ödediği tazminatlardan kaynaklanan zararının yükleniciden talep edebilir. İşsahibi teslim borcunu ifada temerrüde düşen yükleniciye bir ihtar çekerek vereceği ek sürenin sonuçsuz kalması üzerine sözleşmeden dönerek menfi zararının tazminini de talep edebilir. 2. Eseri Sadakat ve Özenle Yapma Borcu a. Sadakat Borcu İşgörme sözleşmelerinde, kararlaştırılan işi yerine getirecek olan borçlu, işi görürken, alacaklının menfaatlerini de gözetmek zorundadır. Nitekim yüklenicinin, iş sahibinin haklı menfaatlerini gözetmek zorunda olduğu Türk Borçlar Kanununda açıkça hükme bağlanmıştır. (TBK 471/I). (Syf. 497) b. Özen Borcu aa. Genel Olarak Eser sözleşmesindeki özen borcu, sözlemeye tümden egemen olan genel bir -niteliğe sahiptir ve sadakat borcunun somutlaştırılmış bir şeklidir. Yüklenici, sözleşmenin her safhasında ve yerine getirmesi gereken borçların tamamında işini özenle yapmalıdır.(Syf. 499) bb. Yükleniciden Beklenen Özenin Ölçüsü Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmeside, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır. cc. Özen Borcunun Uygulanacağı Haller aaa. Eserin Meydana Getirilmesinden Önceki Safhada Özen Borcu: Yüklenici bir işi üstlenirken öncelikle, mesleki bilgi ve tecrübesinin uzmanlığın mali gücünün o iş için yeterli olup olmadığını iyice tartmalı ve kendisini yetersiz görürse işi almaktan kaçınmalıdır.(Syf. 501) bbb. Eserin Meydana Getirilmesi Aşamasında Özen Borcu: Yüklenici sadece işin başında gerekli tedbirler almakla yetinmemeli, eserin meydana getirilmesinde, hatta teslim aşamasına kadar, özen borcuna uygun hareket etmelidir. ccc. Eserin Meydana Getirilmesinden Sonraki Aşamada Özen Borcu: Eser tamamlanmış olsa bile, yüklenicinin özen borcu, eserin teslim edilmesine kadar devam eder. dd. Özen Borcuna Aykırılığın Hukuki Sonuçları Teslim edilen eserde bir bozukluk veya noksanlık söz konusu ise kural olarak özen borcuna aykırılık değil, ayıptan sorumluluk hükümleri uygulanır. (TBK 474 vd.). (Syf. 506) 3.Eser Bizzat Yapma veya Gözetimi Altında Yaptırma Borcu A. Kural: Yüklenicinin Eseri Şahsen Meydana Getirmesi Türk Borçlar Kanunu'nun83. Maddesinde göre, borçlu kural olarak edimini şahsen yerine getirmek zorunda değildir. Yüklenici işi bizat kendisi yapma ya da kendi yönetimi altında yaptırma borcuyla yükümlüdür. Ancak yapılacak iş, kişisel beceriyi gerektirmiyorsa, o zaman yüklenici işi bir başkasına yaptırabilir. (TBK 471/III). (Syf. 508) B. Yüklenicinin Eseri Başkasına Yaptırma Yetkisi İşin niteliğine göre kişisel yeteneklerin önemli olmadığı işleri yüklenici firma başkasına da yaptırabilir. (TBK 471/III,c.2) (Syf 511) 4. Araç, Gereç ve Malzemeye İlişkin Borçlar A. Araç ve Gereci Sağlama Borcu Aksine adet veya sözleşme yoksa, yüklenici eseri meydana getirmek için kullanağağı araç ve gereci, kendisi temin etmekle yükümlüdür. (TBK 471/ IV) (Syf. 513) b. Malzemeyi Sağlama Borcu Malzeme kavramı araç ve gereçten farklıdır. Eserin meydana getirilmesinde kullanılan ve onun bünyesine dahil olan maddeler malzemeyi oluşturur. 5. Genel Bildirim (ihbar) Borcu Yüklenicinin, ortaya çıkan önemli hususları, işsahibine gecikmeksizin bildirme (ihbar) borcu da vardır. İşsahibinin sağladığı malzemenin veya eserin yapılması için gösterdiği yerin ayıplı olduğu anlaşılırsa veya eserin gereği gibi ya da zamanında meydana getirilmesini tehlikeye düşürecek başka bir durum ortaya çıkarsa -grev ya da ulaşımın, dolayısıyla malzeme gelişinin durması nedenlerle aksama ve gecikme- yüklenici bu durumu hemen işsahibine bildirmek zorundadır; bildirmezse bundan doğacak sonuçlardan sorumlu olur. (TBK 472/III). (syf. 516) 6. Eseri Meydana Getirme Zamanında Başlama ve Eseri Zamanında Bitirme Borcu Yüklenici işe zamanında başlamaz veya sözleşme şartlarına aykırı olarak işi geciktirir ya da işsahibinin kusuru olmadan meydana gelen gecikme işin kararlaştırılan zamanda tamamlanmasına engel olacak derecede bulunursa, işsahibi teslim için kararlaştırılan zamanı beklemeye mecbur olmaksızın sözleşmeden dönebilir. (TBK473/I) (Syf. 519) 7. Ayıbı Üstlenme Borcu Ayıbı üstlenme borcu, yüklenicinin eseri teslim borcunun tamamlayıcısıdır. Yükleyicinin eseri meydana getiri teslim etmesine ilişkin aslı yükümlülüğüne, eserin ayıpsız olarak meydana getirilmesi de dahildir. Nitekim bu düşünceyle , ayıbı üslenme borcu TBK'da özel olarak düzenlenmiştir. (TBK 474-478). (Syf. 522) A. Ayıptan Doğan Sorumluluğun Koşulları Ayıplı ifa, ifa edememe hallerinden birini oluşturur. Satış, kira gibi sözleşmelerde olduğu gibi, eser sözleşmesinde de sözleşme konusunun ayıpsız biçimde teslimi gerekir. aa. Ayıplı Bir Eser Teslim Edilmiş Olmalıdır. Yüklenicinin ayıptan sorumlu tutulabilmesi için, eser tamamlanarak işsahibine teslim edilmiş olmalıdır. Henüz bitmemiş bir eser teslim edilmiş sayılamayacağı için, mevcut haliyle beklenen nitelikleri taşımasa bile ayıp sebebiyle sorumluluk hükümleri de uygulanmaz. Nitekim TBK'nın 474. Maddesinde eserin teslim edilmiş olması gerektiği açıkça ifade edilmiştir. (syf. 522-523) bb. Eser Ayıplı Olmalıdır. Sözleşme ile kararlaştırılan niteliklerin bulunmaması veya bulunması gereken niteliklerdeki eksiklik ayıp olarak nitelendirilir. cc. Ayıp İşsahibine Yüklenmemelidir. Yüklenici seri meydana getirirken, işsahibi de genellikle aktif bir role sahiptir. Yasakoyucu TBK'nın 476. Maddesinde yüklenicinin sorumlu tutulabilmesi için, eserdeki ayıbın işsahibine yüklenememesini bir şart olarak hükme bağlamıştır. Başka bir ifadeyle eserdeki ayıp işsahibine yüklenebilecek bir sebepten kaynaklanıyorsa yüklenici sorumlu tutulmaz. (syf524) dd. Eser Kabul Edilmemiş Olmalıdır Açıkça veya örtülü olarak işsahibi eseri kabul ederse yüklenici sorumluluktan kurtulur. Buna karşılık işsahibi eseri kabul etmiş olmasına rağmen ayıp kasten gizlenmişse veya gizli ayıp söz konusu ise yüklenici yine sorumlu olur.(TBK 477/I) Hakim, ayıbın zamanında bildirili bildirilmediğini resen araştıramaz ise de ayıbın geç bildirilmediği sabit olunca bunun sonucunu resen uygular. (syf. 525) ee. Gözden Geçirme ve Bildirim Külfeti Yerine Getirmiş Olmalıdır Eserin ayıplı olması dolayısıyla sahip olunan hakların kullanılabilmesi için gözden geçirme ve bildirim külfetleri de yerine getirilmiş olmalıdır. Gözden geçirme ve bildirim külfetinin yerine getirilmesi öncelikle eserin tamamlanarak ifa amacıyla işsahibine teslimine bağlıdır. (Syf.526) B. İşsahibinin Eserin Ayıplı Olmasından Doğan Hakları TBK'nın 475. Maddesine göre, eserin ayıplı olması durumunda işsahibi sözleşmeden dönebilir ya da bedelin indirilmesini talep edebilir veya eserin ücretsiz onarılmasını isteyebilir. Seçilebilecek hakların her üçü de kullanılmakla tükenir, geri alınması mümkün değildir. Bu haklardan biriyle birlikte işsahibi zararının tazminini de talep edebilir hakların kullanılması için yüklenicinin kusurlu olması şart değilse de tazminat tale edilebilmesi için kusurlu olması şarttır. aa. Sözleşmeden Dönme Hakkı Yukarıda belirlenen koşulların yanında, meydana getirilen eser, kullanılamayacak veya hakkaniyete göre kabulü beklenemeyecek derecede ayıplı olursa işsahibi sözleşmeden dönebilir (TBK 475/I, b.1) (syf.529) bb. Bedelin İndirilmesini İsteme Hakkı İşsahibi eseri alıkoyup, bedelden indirim yapılmasını da isteyebilir (TBK 475/I, b.2) (Syf. 531) cc. Eserdeki Ayıbın Giderilmesini Talep Hakkı Türk Borçlar Kanunu'nun 475/Ib.3 maddesinde, aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, masrafı yükleniciye ait olmak üzere eserin onarılmasının da istenebileceği düzenlenmiştir. dd. Tazminat Talep Etme Hakkı İşsahibi tazminat da talep edebilir TBK m.475/II hükmüne göre işsahibinin, genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. C. İşsahibinin Eserin Ayıplı Olmasından Doğan Haklarının Bağlı Olduğu Zaman Aşımı Yüklenici ayıplı bir eser meydana getirmişse, bu sebeple açılacak davalar, teslim tarihinden başlayarak, taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde iki yılın; taşınmaz yapılarda ise beş yılın ve yüklenicinin ağır kusuru varsa ayıplı eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yılın geçmesiyle zamanaşıman uğrar (TBK 478) yirmi yıl gibi uzun bir zamanaşımı süresinin kabul edilmesinde 1999 depreminden sonra karşılaşılan uyuşmazlıkların etkisi olduğu anlaşılmaktadır. Hükümde, adi iş - ticari iş ayrımı yapılmamıştır. Zamanaşımı kabulden itibaren değil, eserin işsahibi tarafından teslim alınmasından itibaren işlemeye başlar.(Syf. 534-535) B. Hakları Yüklenicinin ana talep hakkı, teslim ettiği eser karşılığında sözleşmeyle belirlenen ya da sözleşmeyle belirlenmemişse sonrada keşifle belirlenecek (bedelin) kendisine ödenmesini istemektir. Bedel Ödeme Borcunun İfa Zamanı TBK'nın 479/I. Maddesi hükmüne göre işsahibinin bedel ödeme borcu eserin teslim edildiği anda muaccel olur. İşsahibinin ana hakkı, ısmarladığı eserin sözleşmeye uygun biçimde kendisine teslimini istemedir.(Syf. 567) VII. Eserde Meydana Gelen Zararın (Hasarın) Geçişi TBK'nın 483. Maddesinde, eserde meydana gelen zararın (hasarın) kime ait olacağı sorunu yanında, kusursuz imkansızlık nedeniyle eser sözleşmesinin sona ermesi de düzenlenmiştir. (Syf. 567) Tamamlanınca ferdi ile belli olan (parça borcu haline gelen) bir eser söz konusu olmalıdır. (syf.568) Hasarın tesliminden önce yükleniciye ait olması kuralının istisnaları mevcut olmamalıdır. (syf. 570) VIII. Eser Sözleşmesinin Sona Ermesi Eser sözleşmesi de diğer bütün sözleşmelerde olduğu gibi ifa ile sona erer. (syf. 572) A.yaklaşık Keşif Bedelinin Aşılması Yüzünden Sözleşmeden Dönme B.tam Tazminat Karşılığı Sözleşmenin Feshi. C. Karşılıklı Anlaşma ile Sözleşmenin Sona Erdirilmesi D. Haklı(yada önemli) Nedenle Sözleşmenin Feshi Eser sözleşmesinin haklı(önemli) bir nedenle feshedilebileceğine ilişkin bir düzenleme TBK'da yer almamaktadır. Bununla birlikte öğretide taraflar için çekilmez, katlanılmaz hallerin ulunması durumunda, ileriye etkili olarak sözleşmenin sona erdirilebileceği kabul edilmektedir. Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamasında da, eser sözleşmesinin haklı sebeple feshedilebileceği benimsenmektedir. E. Kusursuz İfa İmkansızlığı Yüzünden Sözleşmenin Sona Ermesi. ESER SÖZLEŞMESİNDE KARİNE: Eser sözleşmesinde; "teslimden sonraki işlerin iş sahibi tarafından yapıldığı yada yaptırıldığı, teslimden önceki işlerin ve imalatların yüklenici tarafından yapıldığının karine olarak kabulü gerekir. " ESER SÖZLEŞMESİNDE İSPAT: Eser sözleşmesinde ispat yükümlülüğü; yapılan işin fen ve sanat kurallarına uygun olarak imal edildiğinin ispat yükümlülüğü YÜKLENİCİYE, iş bedelinin ödendiğinin ispat yükümlülüğü ise İŞ SAHİBİNE aittir. Hükme esas alınan kaldırma kararı sonrası Mahkememiz dosyasına bilirkişiler ... , ... ve ... tarafından düzenlenen 12/02/2025 tarihli 2. ek raporunda; Dava tarihi itibariyle (10.10.2017) ayıbın giderim bedelinin yaklaşık olarak 15.445,36 TL mertebesinde olduğu, Dava konusu makinanın kullanılamaması sebebiyle kiralama tutarının yukarıda belirtilen dönemler itibariyle 825.000,00 TL olduğu, Kök ve ek raporda dava konusu olayla ilgili oluşan kanaatlerin dosya kapsamında yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesi, irdelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde oluşturulması sebebiyle herhangi bir değişikliğe gidilmediğini bildirir rapor da dikkate alındığında, Karaman . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı dosyası ile 17/08/2017 tarihinde keşif icra edildiği, dosyanın bilirkişi Makine Mühendisi ... tevdi edildiği, bilirkişinin raporunu 20/09/2017 tarihinde sunduğu, bilirkişi raporunun taraflara tebliğe çıkarılmış olduğu, davalıya 22/09/2017 tarihinde tebliğ edildiği, davacıya 22/09/2017 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. Karaman . Noterliği'nin 28/09/2017 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesinin 02/10/2017 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. Ticari satış ve mal değişimi başlıklı 6102 sayılı TTK. 23/1 maddesinde; özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde TBK. satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulanacağı buna göre malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiği, açıkça belli değilse alıcının malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde inceleyip veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olacağı, diğer durumlarda, TBK. 223. maddesinin ikinci fıkrasının uygulanacağı düzenlenmiştir. 6098 sayılı TBK. ayıba karşı tekeffülü düzenleyen 219. maddesine göre “Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.” düzenlemesi mevcuttur. 6098 sayılı TBK. 222. maddesinde ise; satıcının, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu olmayacağı, satıcının, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da, ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu olacağı düzenlenmiştir. 6098 sayılı TBK. 223/2 madde hükmünde ise alıcının gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal etmesi halinde, satılanı kabul etmiş sayılacağı. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hükmün uygulanmayacağı, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmesi gerektiği; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Aynı kanunun ayıp durumunda ise alıcının seçimlik hakları 227. maddesinde düzenlenmiştir. Madde hükmüne göre ''Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir.'' 6098 Sayılı TBK'nun 231. maddesinde "Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def'i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz." hükümleri yer almaktadır." bilgileri ışığında, Ankara BAM . Hukuk Dairesi'nin ... Esas - ... K. Sayılı ilamı (... : TTK 18'inci maddesindeki düzenleme artık geçerlilik şartı değil, ispat şartıdır.) da dikkate alındığında, Somut olayda; davacı vekilinin talebi değerlendirildiğinde bedelden tenzil istediği ayıplı ifa olduğu (bilirkişi raporu ile sabit), davalı fen ve sanat kurallarına uygun ifada bulunduğunu ispat edemediği, ihbarın dosya kapsamına göre zamanında yapıldığı anlaşılmakla; davacının davasının kabulü gerekmiştir. (davacı yanın ticari defterinin incelenmesinde alacağı kalmadığı tespit edilmiştir.) TMK 1/3. Maddesinde; "Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır." Anayasa'nın 138/1. Maddesinde; " Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler." şeklinde düzenlemeler olduğu, Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, alınan bilirkişi rapor/ları, tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile davacının, davasının kabulü ile; 15.445,36TL ayıp tazmin bedeli 825.000,00TL makinenin kullanılamaması bedeli olarak toplam 840.445,36TL'nin temerrüt tarihi olan 02/10/2017 Tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp, davacıya verilmesine mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE 1-Davacının, davasının KABULÜ İLE; 15.445,36TL ayıp tazmin bedeli 825.000,00TL makinenin kullanılamaması bedeli olarak toplam 840.445,36TL'nin temerrüt tarihi olan 02/10/2017 Tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp, davacıya VERİLMESİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 57.410,82-TL harçtan dava başında yatırılan 512,33TL peşin harç ile 13.840,38TL ıslah harcının toplamı olan 14.352,71-TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 43.058,11-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 129.662,35-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan sarfına mecbur kalınan ilk yargılama harcı olan 548,33-TL ile 13.840,38-TL Islah Harcı, 253,80-TL Keşif Harcı, İstinaf Kanun Yolu Başvurma harcı 162,10-TL. 25.043,84-TL bilirkişi ücretleri, tebligat, posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 39.848,45-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 6-Davacı tarafça depo edilip kullanılmayan gider avansının bulunması halinde karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.02/07/2025

Katip ... Hakim ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2022/387, K. 2025/444, T. 02.07.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-387-e-2025-444-k-210b09b75eb0