İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/741 E. 2025/699 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/741
Karar No
2025/699
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/741 Esas KARAR NO : 2025/699 Karar

DAVA : Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) DAVA TARİHİ : 02/12/2024 KARAR TARİHİ : 24/10/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; Müvekkil şirketin, Muhatap şirketten 14.06.2024 tarihinde 44.999,00 TL bedel ile bir adet ... ürün koduyla) satın aldığını, müvekkil şirket tarafından satın alınan ürünün garanti belgesinde “orijinal temizleme solüsyonu kullanılmazsa ana istasyonun arızalanmasına yol açar” “yalnızca resmi olarak onaylanmış deterjanlar kullanın” “lütfen bu ürünü kullanıcı kılavuzundaki talimatlara uygun bir şekilde kullanın. Bu ürünün uygunsuz kullanımından kaynaklanan kayıp ve zararlardan kullanıcılar sorumludur” uyarıları yer aldığını, müvekkil şirketin, ürünün kutusu içerisinden çıkan orjinal temizleme solüsyonu kullanıldığı fakat solüsyonu bitince talimatlar doğrultusunda original solüsyonu almak istendiğinde Türkiye’de solüsyonun satılmadığını öğrendiğini, müvekkil şirketin ürünün solüsyonu için ... satış sonrası destek birimine mail gönderdiği cevapta "şu an aksesuar ve diğer yan ürünler tedarik sürecindedir. Yakın zamanda sitemiz ve iş ortaklarımız üzerinden aksesuar ve diğer yan ürünlerimizin satışı devreye sokulacaktır ‘’ denildiğini, aradan geçen zamana rağmen solüsyon temin edilemediğini, müvekkil şirket tarafından alınan üründen beklenen fayda alınamadığından ürün iade edilmek istendiği ancak davalı şirketçe kabul edilmediğini, davalı şirkete... tarih ve ... 3. Noterliği ... yeymiye numaralı ihtarname keşide edilerek "iş bu ihtarın tarafınıza ulaşmasından itibaren 7 gün içerisinde, tarafınızca satışı yapılan ve ayıplı olduğu anlaşılan 14.06.2024 tarih ... nolu faturaya konu ... marka ve model süpürgeyi iade almanızı, fatura bedelinin müvekkile şirkete ait ... Nolu IBAN hesabına aktarılmasını aksi halde ürünün iadesi için dava ikame edileceği mahkeme masraf ve vekalet ücretlerinin tarafınızdan talep edileceğini " ihtar edildiği ancak davalı tarafça olumlu bir cevap verilmediğini, müvekkil şirket davacı tarafından satışı yapılan ürünün kullanımı için gerekli olan solüsyonu tedarik edememekle, ürünün kullanımını imkansız hale getirdiğini, henüz garanti süresinin başında olan ürünün başka bir solüsyon kullanılması halinde garanti kapsamından çıkacağı garanti belgesinde açıkça yazdığı için, başka bir solüsyon kullanma imkanı da bulunmadığını, üründen beklenen fayda elde edilemediğinden Borçlar Kanunu 219 Madde kapsamında ayıplı olan ürünün iadesi ve fatura bedelinin davacı tarafa ödenmesi gerektiğini, davalı şirket aleyhine 25.09.2024 tarihinde ... Arabuluculuk Bürosuna başvuru yapıldığı ve ...sayılı dosyadan yapılan arabuluculuk görüşmesi anlaşamama olarak sonuçlandığını, 01.11.2024 tarihinde son oturum tutanağı düzenlendiğini, arz edilen nedenlerle davalı şirketten 14.06.2024 tarihinde 44.999,00 TL bedel ile satın alınan ürünün, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıplı olması nedeniyle Borçlar Kanunu 219 Madde kapsamında ayıplı olan ürünün iadesi ve fatura bedelinin ödeme tarihinden itibaren ticari avans faizi ile tarafımıza ödenmesi, yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde; Davacı tarafından davaya konu ürün 14.06.2024 tarihinde müvekkil şirketin ... mağazasından 44.999,00TL bedel ile satın alındığını ve dava konusu ürün davacıya sorunsuz bir şekilde teslim edildiğini, dava konusu cihaza ilişkin herhangi bir kusur ve ayıp olmadığını, herhangi bir arıza meydana gelmediği davacı dilekçesinden de anlaşılacağını, dava konusu cihaza ilişkin ayıp olmamasına rağmen davacı cihazın ayıplı olduğu iddiasında bulunduğunu, cihazın garanti kapsamında kullanılabilmesi için belirtilen şartları öne sürerek cihazın kusurlu olduğu iddiasıyla müvekkil şirketin sorumluluğuna gidilmesinin haksız olduğunu, garanti belgesinde belirtilen “orijinal temizleme solüsyonu kullanılmazsa ana istasyonun arızalanmasına yol açar” ibareleriyle cihazın uygun kullanım koşullarına yönelik kullanılması için talimatlar verildiğini, üretici firmanın davacının sormuş olduğu cihaza yönelik açıklamasında; robot süpürgenin kendisinden beklenen temizlik işini su ile yaptığını, garanti kapsamında onaylı kullanılması belirtilen solüsyona temizlik için ihtiyaç duymadığı belirtildiğini, onaylı solüsyon robot süpürgenin kendi temizliğini yapması için kullanıldığını, robot süpürgesinden beklenen fayda; ilgili alanlara yönelik temizliği yerine getirmesi olduğunu, dava konusu cihazın ayıplı olduğu iddiasının dinlenebilmesi, teslim tarihinde cihazın ayıplı olduğu hususunun ispat edilmesine bağlı bulunduğunu, tarafımızın teslim tarihinde var olmayan arızalar bakımından ayıba karşı sorumluluğun bulunmayacağını, bir malın ayıplı sayılabilmesi için belirli koşulların bir arada gerçekleşmiş olması gerektiğini, 6502 Sayılı Kanun'un 8. maddesine göre de ayıplı mal; tüketiciye teslimi anında, taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmaması ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan maldır. 6502 sayılı Kanun, bir malın ayıplı sayılabilmesi için, söz konusu ayıbın teslim anında malda var olması gerektiği esasını kabul etmiştir. Bu itibarla, cihazda teslim anında var olmayan ve ayıp niteliğinde bulunmayan arızalar "ayıp" kavramı kapsamında değerlendirilemeyeceğini, açıklanan nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın husumet yokluğu sebebi ile usulden reddine, husumete ilişkin itirazlarımızın kabul görmemesi halinde dahi davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, davacının davalıdan satın almış olduğu ... (... marka süpürgeye ilişkin sözleşmeden dönerek satış bedelinin iade edilmesine ilişkindir. Davacı taraf, davalıdan satın aldığı ... (... marka süpürgenin garanti belgesinde “orijinal temizleme solüsyonu kullanılmazsa ana istasyonun arızalanmasına yol açar” “yalnızca resmi olarak onaylanmış deterjanlar kullanın” “lütfen bu ürünü kullanıcı kılavuzundaki talimatlara uygun bir şekilde kullanın. Bu ürünün uygunsuz kullanımından kaynaklanan kayıp ve zararlardan kullanıcılar sorumludur” uyarıları yer almakta olduğunu ancak ürünün kutusu içerisinden çıkan orjinal temizleme solüsyonu kullanılmış fakat solüsyonu bitince talimatlar doğrultusunda original solüsyonu almak istendiğinde Türkiye’de solüsyonun satılmadığı öğrendiklerini, Üründen beklenen fayda elde edilemediğinden Borçlar Kanunu 219 Madde kapsamında ayıplı olan ürünün iadesi ve fatura bedelinin tarafına ödenmesi gerektiğini belirtmiştir. Davalı taraf uyuşmazlık konusu üründe herhangi bir ayıp bulunmadığını belirtmiş ve husumet itirazında bulunmuştur. Dosya taraflar arasında satıma konu olan süpürgenin original solüsyonunun Türkiye’de satılmamasının ve solisyonunu türkiyeye getirilmemesi durumunda kullanılması halinde ayıplı olup olmayacağı ayıplı ise davacının sözleşmeden dönerek davalıya ödemiş olduğu bedeli davalıdan talep edip edemeyeceği hususunda rapor tanzim edilmesi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti dosyaya sunduğu 16/06/2025 tarihli raporda; a) Süpürge solüsyonunun Türkiye'ye getirilip getirilmediği konusu detaylı incelenmiş Türkiye'de satışının yapılmadığı ancak yurt dışı internet sitelerinden temininin mümkün olabileceği, b) Türkiye'ye getirilmemesi durumunda kullanılması halinde ayıplı olup olmayacağı ayıplı ise davacının sözleşmeden dönerek davalıya ödemiş olduğu bedeli davalıdan talep edip edemeyeceği hususunda yapılan inceleme; Makinenin Kullanım süresi ve sarf malzeme ihtiyacı tüketicinin şartlarına göre değişebileceği, makinenin kullanım sıklığı sarf malzemelerinin miktarının artmasına sebep olacağı değerlendirilmiştir. Bu nedenden dolayı ise sarf malzemelerine kolay ulaşılması, tüketicinin makineden faydalanma süresini ve memnuniyetini artıracağı somut bir gerçekliktir. Tüketici sarf malzemelerine satıcı ve ithalatçının politikası doğrultusunda kolay ulaşamamaktadır. Bu durum makineden tüketicinin faydalanmasını kısıtlamakta ve tüketiciyi mağdur duruma düşürmekte olduğu, c) Makinenin kullanım kılavuzunda orijinal ... kullanılmadığı takdirde “Resmi olarak onaylanan solüsyondan başka bir sıvı koymayın aksi takdirde bu durum ana istasyonun arızalanmasına yol açabilir.” Diye belirtilerek garanti süresi olan 2 yıl içerisinde makinede meydana gelecek bu tür bir arızanın sorumluluğu tüketiciye yüklenmiştir. Yukarıda belirtilen nedenlerle Davacı satın aldığı ... sarf malzemesini kolay temin edebilme imkanı olmadığı için, süpürgeden faydalanma imkanı sınırlanmakta olduğu, d) Tüketici olarak; “Tüketicinin seçimlik hakları MADDE 11- (1) Malın ayıplı olduğunun anlaşılması durumunda tüketici; a) Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, b) Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme, c) Aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, ç) İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme, seçimlik haklarından birini kullanabilir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür” maddesindeki haklarını kullanabileceği, e) Sayın Mahkemenin davacının tüketici sıfatının bulunmadığının kabul edilmesi halinde, satılan ürünün ayıplı olarak değerlendirilmeyeceği dolayısıyla davacının taleplerinin yerinde olmadığı, yönünde rapor ibraz etmişlerdir. Tüketici, TKHK m.3/1-K uyarınca, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişidir. Bunun yanı sıra TTK m.864/5’te yapılan tüketici tanımı ise “Tüketici, sözleşmeyi ticari veya mesleki faaliyeti ile ilgili olmayan bir amaçla yapan bir gerçek ya da tüzel kişidir.” biçimindedir. Tanımdan dolayı tüketici sıfatına haiz olabilmek için öncelikle gerçek ya da tüzel kişinin hangi saikle hareket ettiğine bakılması gerekir. Tüzel kişi tacirlerin hangi durumlarda tüketici sayılabileceğinin saptanmasında bahsi geçen işin işletme faaliyeti ile doğrudan ya da dolaylı biçimde ilişkili olmaması hususu önem taşımaktadır. Tüzel kişi tacirin bahsi geçen işlemi yapmaktaki amaç unsuruna dikkat edilmesi gerekir. Bu bağlamda “amaç teorisi” bir kimsenin tüketici sıfatına haiz olmasında taraflardan birinin diğerine göre zayıf olması dolayısıyla değil, bahsi geçen işlemi yapmakta hedeflediği amaca göre belirlenmesini savunmaktadır. Dosya kapsamında davacı taraf satın aldığı ürünü işletmesinde kullanmak için 1 adet almış olup bu durumda davacının dosyaya konu satım sözleşmesinde tüketici olarak değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmış, dosyaya sunulan bilirkişi raporunda davacının tüketici sayılması halinde Tüketicinin korunması hakkında kanunun 11. Maddesinde belirtilen hakları kullanabileceğini belirtmiş olup davacı taraf MADDE 11/1-a maddesi gereği Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme hakkını kullandığını belirtmiştir. Bu sebeple satıma konu süpürgenin sarf malzemesini kolay temin edebilme imkanı olmadığı için, süpürgeden faydalanma imkanı sınırlanmakta olduğunun rapor edilmesi ve davacının dava ile MADDE 11/1-a maddesi gereği Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme hakkını kullanması karşısında davanın kabulü ile, ...'nin davacı tarafından davalıya iadesi ile 44.999,00 TL'nin ürünün davacı tarafından davalıya iade edildiği tarihten işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın kabulü ile, ...'nin davacı tarafından davalıya iadesi ile 44.999,00 TL'nin ürünün davacı tarafından davalıya iade edildiği tarihten işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 3.073,88-TL karar harcından peşin olarak alınan 768,48-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.305,40 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcının 768,48-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından sarf edilen toplam 10.100,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 7-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı diğer tarafın yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.24/10/2025

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/741, K. 2025/699, T. 24.10.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-741-e-2025-699-k-fbf94e5b25aa