İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2021/672 E. 2025/271 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2021/672
Karar No
2025/271
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2021/672 Esas KARAR NO:2025/271 DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:07/10/2021 KARAR TARİHİ:09/04/2025

Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı taraf arasında ticari ilişki mevcut olup, davalının müvekkili şirketten takip konusu faturaların içeriğinde belirtilen nitelik ve miktarda ürün satın aldığını, ancak faturaların bedelini müvekkili şirkete ödemediğini, tarafların ticari defterleri incelendiğinde söz konusu ticari ilişkinin ortaya çıkacağını, takip konusu 7 adet faturanın E-arşiv fatura şeklinde düzenlendiğini, davalıya gönderilmesi üzerine davalı tarafından 8 günlük yasal itiraz süresinde itirazda bulunulmadığını, dolayısıyla faturaların içeriğinin kesinleştiğini, davalı tarafından süresi içinde faturalara itiraz edilmediği gibi, faturaya dayalı olarak çeşitli tarihlerde 110.265,70 TL’lik kısmi ödeme yapıldığını, ancak 73.017,83 TL bakiye borcun yapılan tüm uyarılara rağmen ödenmediğini, bunun üzerine davalı aleyhine ----- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirtmiş olup, davanın kabulüne, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının, alacağının varlığını yalnızca fatura ile ispatlayamayacağını, müvekkili şirket ile davacı arasında maske makinalarında kullanılan ultrasonic kaynak makinesi alım satımına dair eser sözleşmesi ilişkisinin mevcut olduğunu, bu kapsamda taraflar arasındaki uyuşmazlığa Eser Sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerektiğini, müvekkili şirketin, davacı şirketten aldığı makinaları 3.kişi firmalara satıp montajını gerçekleştirdiğini, bu firmalardan ------ firmasına satarak montajı gerçekleştirdiğini, ancak makinelerde oluşan arızaların sıklıkla meydana gelmesi, müvekkili şirketin ---- ilindeki alıcıya dahi her bir makinanın tamir için ortalama 10 kez gitmesi nedeniyle müvekkili şirkete iade edildiğini, müvekkilinin de makineleri kargo yoluyla davacıya iade ettiğini, buna ilişkin her defasında arızaları davacı şirkete bildirdiğini, davacı şirketin bu ayıp bildirimleri ile ilgilenmediği gibi, ayıplı makinalar yerine yenisini de göndermediğini, son olarak ------ ilindeki alıcının, makineyi müvekkili aracılığı ile davacı şirkete iki kez yolladığını ve davacının ücret karşılığı tamir işlemini gerçekleştirdiğini, bu kadarının dahi makinelerin ayıplı olduğunu ortaya koyduğunu, üç tane alıcıdan ayıplı makineleri iade alan müvekkili şirketin,------ adet makineyi davacıya iade ettiğini, takibe konu faturaya konu makinelerin, davacı şirketin zilyetliğinde olduğunu, buna dair müvekkili tarafından iade faturasının da kesildiğini, davacı şirketin, kararlaştırılan işi gereği gibi ifa etmediğini, ayıplı ifa gerçekleştirdiğini, makinalardaki ayıpların gizli ayıp niteliğinde olduğunu, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin, satım ilişkisi olarak değerlendirilse dahi, satıma konu üründe kullanımla ortaya çıkan gizli ayıp niteliğindeki ayıpların TTK.23’teki 2 ve 8 günlük sürelere tabi olmadığını, sonradan ortaya çıkan gizli ayıplar ile ilgili TTK ve TBK’daki düzenlemelerin bu yönde olduğunu, Borçlar Kanunun ilgili maddesinde herhangi bir süre ile bağlı olmaksızın sonradan ortaya çıkan gizli ayıpların da ayıbın tespit edildiği anda karşı tarafa işbu ayıbın bildirilmesi gereğini düzenlediğini, müvekkilinin de gizli ayıbın kesin olarak ortaya çıkması ile birlikte derhal delil tespiti yaptırdığını ve bu süreci devam ettirdiğini, bu kapsamda müvekkilinin makineleri iadesinin davacı yana karşı sahip olduğu ayıplı ifadan kaynaklı sözleşmeden dönme iradesini de içerisinde barındırdığını, müvekkilinin bu seçimlik hakkını kullanmasıyla borcun da ortadan kalkacağından işbu davanın reddi gereğinin ortaya çıkacağını, müvekkili şirket ile davacı arasındaki eser sözleşmesi ilişkisi kapsamında yapılan işte, gizli ayıp bulunduğundan TBK’nın 475.maddesince iş sahibi müvekkilinin ayıptan kaynaklı seçimlik haklarının işbu davada defi olarak ileri sürüldüğünü, bu hususun ve müvekkilinin ayıplı ifa nedeniyle müşterilerine gidip geldiği, tamirat sırasında yaptığı tüm masrafların ve uğradığı zararların da yapılacak bilirkişi incelemesi sonrasında dikkate alınması gerektiğini, davacının icra inkar tazminatı taleplerinin de yerinde olmadığını belirtmiş olup, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, davacı aleyhine %20’den az olmamak üzere, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, Mahkemenin davacının alacaklı olduğuna kanaat getirmesi halinde müvekkilin de davacıdan ayıplı ifa sebebi alacaklı olduğunun tespiti ile müvekkilinin alacağının davacının alacağından mahsup edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibariyle davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine itirazın İİK 67. maddesi uyarınca iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinden ibarettir. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda;uyuşmazlığın davalının ---- Sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın İİK 67 md. Gereğince iptaline ve %20 icra inkar tazminatına yönelik olduğu tespit edilmiştir. Dosyanın ----- Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilerek davalı şirkete ait ----- yıllarına ait ticari defterleri üzerinde bir mali müşavir seçilerek inceleme yaptırılmasının istenmesine, davalı şirkete tebligat çıkarılarak mahkemece tayin edilecek inceleme gün ve saatinde ticari defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ve ibraz etmediği taktirde ibrazdan kaçınmış ve vazgeçmiş sayılacağına dair uyarının çıkarılacak tebligata yazılmasına, karar verilmiştir. Talimatla alınan ---- tarihli raporda, dava dosyası ve davacının mahkemeye ibraz ettiği ----- yılı resmi ticari defter kayıtları üzerinde istenilen hususlar doğrultusunda mahkeme kaleminde yaptığı inceleme ve tespitleri neticesinde; Davalı şirketin ----nolu yevmiye kapanış kaydında ---- satıcılar hesabında davacı şirkete 50.000,00.-t1 borcunun gözüktüğünün tespitine dair rapor sunmuştur. Davacı tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıdığından, TTK 83-85.maddeleri ile HMK 222.maddesi uyarınca Davacı tarafın 2020-2021 yıllarına ilişkin tüm yasal ticari defterleri (defteri kebir, yevmiye, envanter defterleri ile ve var ise muavin kayıtları ve dayanak belgeleri) üzerinde Mahkememizce resen seçilen mali müşavir eşliğinde bilirkişi incelemesi yapılmasına, karar verilmiştir. Bilirkişi 28/09/202 Tarihli raporunda; Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Verilen yetki ile incelenen, davacı şirketin 2020 ve 2021 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, takip konusu alacağı oluşturan faturaların kendi defterlerinde kayıtlı olduğu, Davalı şirketin ticari defterlerinin talimat ile incelendiği, 2020 ve 2021 yıllarına ilişkin açılış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, kapanış tasdiklerinin bulunmadığının tespit edildiği, Davacı Alacağı Yönünden: davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen 183.283,54 TL’lik mal teslimi ve iade faturalarına karşılık, davalı şirket tarafından yapılan 110.265,70 TL’lik ödeme ve iade faturaları toplamının düşümü yapıldığında, davacı şirketin 73.017,83 TL’lik alacağının bulunduğu, Ancak, davalı vekilinin cevap dilekçesinde belirtmiş olduğu, ------ yazışmaları ve taraflar arasındaki ilişkinin eser sözleşmesi olarak kabul edilmesi, malların gizli ayıplı olması nedeniyle müşterileri tarafından iade edilen ürünlerin davacıya teslim edildiği, satıma konu üründe kullanımla ortaya çıkan gizli ayıp niteliğindeki ayıpların TTK.23’teki 2 ve 8 günlük sürelere tabi olmadığını, müvekkilinin de gizli ayıbın kesin olarak ortaya çıkması ile birlikte derhal delil tespiti yaptırıldığı, müvekkilinin tamirat sırasında yaptığı tüm masrafların ve uğradığı zararların da yapılacak bilirkişi incelemesi sonrasında dikkate alınıp, eğer davacının alacağının bulunduğu yönünde karar verilmesi halinde mahsup edilmesi yönündeki taleplerinin uzmanlık alanı dışında kalması nedeniyle hukuki değerlendirmelerin Mahkemeye ait olduğu, Faiz: her ne kadar davacı şirket tarafından takip öncesi faiz talep edilmişse de taraflar arasında imzalanmış herhangi bir sözleşmenin bulunmadığı, davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin tebliğ şerhine havi ihtarname bulunmadığından, takip öncesinde alacak muaccel olmadığından, takip öncesi faiz talebinin yerinde olmadığı değerlendirildiği, Mahkeme’nin kısmen ya da tamamen Davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faiz talebinin yerinde olduğu rapor edilmiştir. Bilirkişi raporu ve davalı savunması birlikte değerlendirildiğinde; davalının ayıp nedeni ile 3 adet makinenin davacıya iade edildiğine dair savunması vardır. Davalı kayıtlarında iade faturası görünmeseydi bu savunmasına itibar edilemeyeceği değerlendirilebilirdi ancak kayıtlarda iade faturası yer aldığı, öte yandan davacı satıcı ihtirazı kayıtsız bu malları teslim aldığı taktirde defterine işlemese dahi ayıbı mevzuat gereği kabul etmiş sayılacağı, mevzuat gereği olduğundan davacı vekilinden bu üç makinenin ellerinde olup olmadığı sorulmuştur. Davacı vekili söz alarak " 3 adet makine tarafımızca teslim alınmamıştır. İade faturası da tarafımızı da gönderilmemiştir. Ayrıca davalı tarafça savunma dilekçesi süresinde sunulmamıştır. Bu nedenle davalı tarafından ileri sürelin hususlar davanın genişletilmesi yasağına aykırıdır " şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı vekili de " Söz konusu ayıplı malların iade edilip edilmediğine ilişkin beyanda bulunmak için ve 3 makine dışında satın alınan makinelerde de ayıp olup olmadığı hususunda beyanda bulunmak için süre talep ederiz. Ayrıca rapora karşı itiraz ve beyanlarımızı tekrar ederiz" şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı vekilinin davalı tarafından sunulan -------- yazışmalarında açıkça 7.080,00 USD bedelli iade faturasından bahsediliyor olduğundan -------- görüşmelerine karşı şirketten yada şirket yöneticilerinden sadır olmadığına dair iddiası olup olmadığı sorulmuştur. Talimatla dinlenen Davalı Tanığı ------ beyanında " Ben davalı şirket olan -------imalattan sorumlu ustabaşı olarak görev yapmaktaydım ancak emekli oldum. Yine de kendilerine yardımcı olmak için şirkete sık sık gidip gelirim.Pandemi döneminde davacı şirketten, maske imalatı için cihaz alıyorduk biz de bunu üçüncü şahıslara satıyorduk. ---- çeşitli illerine tedarik sağlıyorduk. Davacı gruptan almış olduğumuz cihazlar sürekli bozuluyordu. Sattığımız firmalar da bozuk olduğu için davalı şirkete gönderiyorlardı biz de davacı ------gönderiyoduk. Arıza dolayısıyla çeşitli illere sık sık gidip geliyorduk. Bundan dolayı davalı şirketin masrafları oluyordu. Daha sonrasında davacı şirket davalı şirket ile ilgilenmemeye başladılar. Davalı şirket de bu cihazları iade ettiler Davacı ile davalı arasında ticari ilişkiden kaynaklı alacak ve borçlar hakkında bir bilgim yoktur. Tanıklık ücreti talebim yoktur " şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Talimat mahkemesince ---- yazılan ihzar müzekkeresine cevap verildiği, tanığın adresinde kendisine ulaşılamadığı yönünde tutanak tutulduğu anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından, davalıya teslim edilen mallar karşılığı düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla davalı hakkında icra takibi başlattığı, davalı yanca--- tarihli dilekçesinde davacı tarafa herhangi bir borcu olmadığını ileri sürdüğü anlaşılmıştır. Tarafların tacir olması ve yapılan işlerin de faturaya bağlanıp ve buna binaen takip başlatılması nedeni ile öncelikle tarafların defter incelemelerine bakılmıştır. Davacı defterlerinin usulüne uygun açılış kapanış tasdiklerinin yapıldığı, sahipleri lehine delil olma özelliği taşıdığı davalı şirket ile aralarında ticari ilişki bulunduğu, takip konusu faturaların kendi defterlerinde kayıtlı olduğu ve takip tarihi itibariyle 73.017,83 TL alacaklı gözüktüğü, davalı ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, kapanış tasdiklerinin yapılmadığı ve davacı şirket tarafından düzenlenen bütün faturaların davalı şirket defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı şirketin kendi defterlerinde davcı şirkete 50.000,00 TL borçlu gözüktüğü, tarafların ticari defter ve kayıtlarındaki uyumsuzluk sebebi olan davacı şirketin defterlerinde kayıtlı olup davalı şirketin defterlerinde kayıtlı olmayan ----- davalı tarafından yapılan ödemeler ile davalı şirketin defterlerinde kayıtlı olan, davacı şirketin defterlerinde kayıtlı olmayan ---- kasa ödemesi açıklamalı kayıt, ----- tutarlı iade faturasından kaynaklanmıştır. Davacı şirket defterlerinde kayıtlı olup, davalı şirket defterlerinde kayıtlı olmayan ---- davalı tarafından yapılan ödemelerin, davacı şirket defterlerinde kayıtlı olması nedeniyle, işbu ödemeler davalı lehine değerlendirilmiş; davalı şirket defterlerinde ----olmak üzere toplam----- kasa ödemesi açıklaması ile kayıtlı olup, davacı şirket defterlerinde kayıtlı olmayan işbu tutarlara ilişkin borcun ödemesi anlamındaki işlemler kapsamında ispata yönelik dosya kapsamında somut herhangi bir belgenin bulunmaması nedeniyle işbu tutarlar davalı lehine değerlendirilememiş; davalı şirket defterlerinde kayıtlı olup, davacı şirket defterlerinde kayıtlı olmayan, --------- no.lu faturanın iadesi amacıyla düzenlenen faturanın 8 günlük yasal süresinde iade edilmediği, fatura içeriği malların ayıplı olduğuna dair gönderilen herhangi bir ihtarın bulunmadığı, faturanın ve fatura içeriği malların da davacı şirkete teslimine ilişkin somut herhangi bir belge bulunmadığından, iade faturası içeriğinin dosya kapsamındaki delil durumuna göre ispata muhtaç kaldığı değerlendirilmiştir. Hal böyle olunca, cevap dilekçesi süresinde olmadığı ve davacının muvafakati olmadığı bu nedenle ayıp konusuna Mahkemece girilmemiştir. Sadece iade faturasına konu emtiaların iade edilip edilmediği hususuna girilmiştir. Davalı yanca bildirilen adrese Mahkemece yazı yazılmış ancak iade dönmüştür. İade ispat edilemediğinden davacının alacağını ispat ettiği anlaşılmakla; davanın kabulüne karar verilmiştir.Davacı taraf, inkar tazminatı da talep etmiş olup; alacağın likit olduğu, hükme esas alınan miktar yönünden de davalının itirazında haksız olduğu nazara alınarak asıl alacak üzerinden inkar tazminatına da hükmedilmek suretiyle aşağıdaki karar tesis olunmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere: Davanın KABULÜ ile; 1-Davalının ------ Sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin sadece 73.017,83 TL asıl alacak üzerinden ve sadece asıl alacağa takip talebindeki faiz cinsi ve oranla faiz uygulanarak takibin DEVAMINA, 2-Davalının İİK 67/2.maddesi gereğince 73.017,83 TL asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatına mahkumiyetine davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 4.987,85 TL harçtan, peşin alınan 232,68 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.755,17 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı taraf yararına AAÜT uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 5-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 59,30 TL başvurma harcı ve 232,68 TL peşin harcın ve 2.341,80 TL bilirkişi ücreti ve posta giderleri olmak üzere toplam 2.633,78 TL' nin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 6-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 1.320,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 8-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Dair, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yoluna başvurma yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı.. 09/04/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2021/672, K. 2025/271, T. 09.04.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2021-672-e-2025-271-k-cd455a7de0f7