İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/210 E. 2025/310 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/210
Karar No
2025/310
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2021/210 Esas KARAR NO :2025/310

DAVA:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ:30/03/2021 KARAR TARİHİ:30/04/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Tic. Ltd. Şti, 'nin yurtiçi ve yurtdışı kargo taşımacılığı alanında hizmet verdiğini, davalı ... Sanayi Ve Ticaret A.Ş.'nin talepleri üzerine kargo hizmeti verildiğini, müvekkil şirketinin davalı borçludan 7.906,21-TL tutarında alacağı bulunduğunu, davalı ... Sanayi Ve Ticaret A.Ş.'nin taşıma kaynaklı borcunu ödemediğini, alacaklarının tahsili için .... İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, müvekkili şirketinin alacağının davalıya verilen hizmeti likit olduğundan davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, arabuluculuğa başvurulduğunu, anlaşmaya varılamadığını belirterek davanın kabulünü, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Tic, Ltd. Şti. ile cari hesap üzerinden ticari ilişki yürüttüklerini, 120 ila 180 gün vade ile çalışmalarına rağmen davacı tarafın vade gününü beklemediğini, müvekkilinin aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile haksız icra takibi başlattıklarını, yetki itirazında bulunduklarını, haksız takibe itiraz edip takibi durdurduklarını, davacı ile yapılan cari hesap ödeme anlaşması uyarınca takip tarihinde müvekkilinin muaccel olmuş bir borcu bulunmadığını belirterek davanın reddini, davacının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. Mahkememiz dosyasının 28/01/2022 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye verilmesine karar verilmiş olup, 10/03/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Davaya konu alacakların uluslararası taşımadan kaynaklı kargo taşıma ücretine ait oldukları, Davacı ve Davalı taraflar arasında 04.04.2017 tarihinde “Özel Kargo Taşımacılığı Sözleşmesi” imzalandıkları ve bu sözleşme hükümleri gereği çalışmakta oldukları, Davaya konu taraflar arasında 04.04.2017 tarihinde imzalanan Özel Kargo Taşımacılığı Sözleşmesinde “ÖDEME KOŞUL VE SÜRESİ” başlığı altında davacının davalıya düzenleyeceği faturaların vade süresinin 15 gün olarak belirtildiği, Davaya konu taraflar arasında 04.04.2017 tarihinde imzalanan Özel Kargo Taşımacılığı Sözleşmesine göre davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği tüm faturaların 30.10.2019 tarihinde başlatılan icra takip tarihinde vade sürelerinin dolup ödeme tarihlerinin geldiğinin görüldüğü; Davacı tarafın dava dosyasına sunduğu 16 adet taşımaya ait 10 adet faturanın toplam bedelinin 8.445,90 TL olduğu; Davacı tarafından dava dosyasına sunulan “Cari Hesap Ekstresi” dökümünde bakiye 10.907,35 TL olarak görülmesine rağmen davacı 30.10.2019 tarihinde başlattığı .... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası 7.906,21 TL olarak icra takibi başlattığı,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. Mahkememiz dosyasının 27/05/2022 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye verilmesine karar verilmiş olup, 15/07/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" 1-) Davacıya ait 2019yılı yasal defterlerin sahibi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, 2-) Davalı vekiline 30.06.2022 tarihinde inceleme için gerekli evraklarla ilgili e posta gönderildiği, 13.07.2022 tarihinde dava dosyasında yerinde inceleme talebinde var olan av... ya ait ... nolu telefondan aranarak e posta hatırlatıldığında tekrar gönderilmesinin söylendiği, e posta tekrar edildikten sonra mesaj olarak da e postanın gönderildiğinin bilgisinin verildiği, fakat herhangi bir dönüş gerçekleşmediği, dolayısıyla davalı şirket yasal defterleri ibraz edilmediği, 3-) Davacı şirket ile davalı şirket arasında aralarındaki ticari ilişkiye ilişkin 04.04.2017 tarihli bir sözleşmenin var olduğu, 4-)Teknik bilirkişinin; “Davaya konu alacakların uluslararası taşımadan kaynaklı kargo taşıma ücretine ait oldukları,” tespitinin var olduğu, 5-)Dava dosyasında mevcut olan 04.04.2017 tarihli Sözleşmenin Anlaşmazlıklar, Cari Hesap ve Kanıt Sözleşmesi başlıklı maddesi; “İşbu sözleşmeden doğacakher türlü uyuşmazlıkta taraflar, ...” nin ticari defter, evrak ve bilgisayar kayıtlarının HMK uyarınca münhasır delil olarak kabul edileceğini kabul ve taahhüt ederler.” Sözleşmede yazılı olduğundan, değerlendirmede davacı şirket kayıtları esas alındığı, 6-) Davacı şirketin davalı şirketten 30.10.2019TAKİP tarihi itibariyle 10.907,35 TL ALACAKLl olduğunun gözüktüğü, bu alacak rakamına karşılık davacı şirket faturaların tamamını icra işlemine almadığı, 21.02.2019 tarih 630038 nolu 227,76 TL, 28.02.2019 tarih ... nolu 287,72 TL, 13.03.2019 tarih 829894 nolu 104,31 TL, 01.04.2019 tarih ... nolu 2.381,35 TL tutarlı faturaların icra islemi dısında tutulduğu. 7-) Davacı ... TAŞIMACILIK Ltd Şti” ne ait 2019 yılı yevmiye defterinde davalı ... A.Ş. ... cari hesap koduyla kayıtlı olduğu, bu cari kodla yevmiye defterinde yapılan işlemler kayıt altına alındığı, davacı şirketin davalı şirketten 30.10.2019TAKİP tarihi itibariyle 7.906,21 TL ALACAKL olduğu, takip talebinin de 7.906,21 TL ile birbirlerini teyit ettiği, dolayısıyla davacının alacağının 7.906,21 TL olarak kabul edilmesinin gerektiği, 8-) Davacı ile davalı arasında 04.04.2017 tarihli sözleşmenin Ödeme Koşul ve Süresi başlıklı maddesinde; “Müşteri, fatura tarihinden itibaren en geç 15 gün içerisinde ödemeyi yapmakla yükümlüdür. İşbu sözleşmede belirtilen ödeme süresi kesin vade olup, bu süre sonunda ödemenin yapılmaması halinde Müşteri kendiliğinden temerrüde düşer.” Maddesine istinaden icra işlemine başladığı, 9-)Davacı ile davalı arasında 04.04.2017 tarihli sözleşmenin Ödeme Koşul ve Süresi başlıklı maddesine istinaden, faiz talep edebileceğinin değerlendirilmesinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, 10-) İcra takibinin davalıya 25.11.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalıborçlunun 02.12.2019 tarihinde itiraz dilekçesini verdiği, dolayısıyla davalı borçlu 7 günlük yasal sürede itiraz ettiği,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. Mahkememiz dosyasının 16/11/2022 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca ek rapor alınmak üzere dosyanın bilirkişiye verilmesine karar verilmiş olup, 22/02/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" 1-) Davalı vekili tarafından 05/12/2022 tarihinde Sayın Mahkemeye verdiği beyanda; Ticari defterlerin hacimlerinin büyük olması ve kalemde incelenmesi mümkün olmadığından yerinde inceleme talebimiz mevcuttur. Gereğinin yapılmasını arz ve talep ederiz." yazılı olduğu, hem davalının hem de vekilinin adreslerinin ... olması nedeniyle yerinde inceleme imkanının var olmadığı, davalı vekiline 19.02.2023 tarihinde tekrar e posta gönderildiği, şayet Sayın Mahkeme ayrı kanaatte olması halinde talimat yoluyla davalının defterlerinin incelenmesinin değerlendirilmesinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, 2-) Bilirkişi kurulumuzun kök rapordaki görüş ve kanaatinde bir değişiklik oluşmamıştır." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. Mahkememiz dosyasının 03/04/2024 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca ek rapor alınmak üzere dosyanın bilirkişiye verilmesine karar verilmiş olup, 10/09/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" Sadece 15.07.2022 tarihli kök raporun 7.maddesinin aşağıdaki gibi düzeltildiği, davalı defter ve belgeleri sunulduğundan 2.maddenin hükümsüz kaldığı, 7-) Davacı ... TAŞIMACILIK Ltd Şti” ne ait 2019 yılı yevmiye defterinde davalı ... A.Ş. ... cari hesap koduyla kayıtlı olduğu, bu cari kodla yevmiye defterinde yapılan işlemler kayıt altına alındığı, davacı şirketin davalı şirketten 30.10.2019 TAKİP tarihi itibariyle 7.906,21 TL ALACAKLI olduğu, bu rakamın davalı şirket yasal defterlerinde 7.761,50 TL BORÇLU, takip talebinin de 7.906,21 TL Alacaklı olarak gözüktüğü, aradaki farkın davacı tarafından davalıya düzenlenen 07.06.2019 tarih ... nolu 144,71 TL tutarlı faturanın (son düzenlenen fatura) davalı yasal defterlerinde kayıtlı olmadığı, dolayısıyla davacının alacağının (7.906.21-144.71-7.761,50) 7.761,50 TL olarak kabul edilmesinin gerektiği..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava; taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce yapılan incelemede dava dilekçesinde davacı olarak ... Ticaret Ltd. Şti. nin davacı olarak gösterildiği, arabuluculuk tutanağında ve itirazın iptaline konu icra dosyasında da davacının bu isimde olduğu, her ne kadar tevzi formunda ... Ticaret Ltd. Şti./... Şubesi olarak yer almışsa da bu hususun maddi hataya ilişkin olduğu değerlendirilmiş ( emsal mahiyette ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi 2020/1631 E.,2022/256 K.) davanın dava dilekçesi üzerinden yürütüldüğü ve sonuçlandırıldığı bu hali ile davacının ... Ticaret Ltd. Şti. olduğu, davacı şirketin ünvanının 01/07/2022 tarihli 609 sayfa no.lu ticaret sicil gazetesinde yer alan ilan ile ... ... Limited Şirketi olarak değiştiği görülmüş ve karar başlığında dava dilekçesinde gösterilen şirketin eski ve yeni ünvanı birlikte gösterilmiştir. İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrol ile davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır. Mahkememizce icra dosyası celp edilip incelendiğinde davalı borçlunun borca itiraz ile birlikte icra dairesinin yetkisine de itiraz etmiş olduğu görülmekle esas girilmeden önce icra dairesinin yetkisine yönelik yapılmış olan itiraz öncelikli olarak değerlendirilmiş olup bu doğrultuda yerleşik içtihatlar uyarınca itirazın iptâli davasının görülebilmesi, geçerli bir icra takibinin varlığına bağlıdır. Ortada geçerli takip yoksa itirazın iptâli davasının görülebilmesine usulen olanak yoktur. İcra dairesinin yetkisine itiraz halinde bu itiraz usulünce incelenip sonuçlandırılmadığı sürece geçerli bir takibin varlığından söz edilemez. O halde mahkemece, icra dairesinin yetkisine itiraz edildiği gözetilerek eldeki dava da öncelikle bu itiraz incelenerek doğru bir şekilde karar verilmelidir. Hukuk Genel Kurulunun 06/04/2004 tarih, 2004/19-410 esas, 2004/471 karar sayılı ilamı da bu yöndedir. İcra takiplerinde yetki hususu, 2004 sayılı İİK’nın 50. maddesi yollaması ile usul Kanunu hükümlerine göre yapılmaktadır. İİK’nın 50. maddesi; "(Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.) Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe yetkilidir. Yetki itirazı esas hakkındaki itirazla birlikte yapılır. İcra mahkemesi tarafından önce yetki meselesi tetkik ve kati surette karara raptolunur. İki icra mahkemesi arasında yetki noktasından ihtilaf çıkarsa Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 25 inci maddesi hükmü tatbik olunur." düzenlemesini içermektedir. HMK 17.maddesi “Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.” hükmünü haizdir. HMK'nın 6. maddesine göre genel yetkili icra dairesi, davalı gerçek veya tüzel kişinin takibin yapıldığı tarihteki yerleşim yeri icra dairesidir. Aynı Kanunun 10.maddesine göre ise sözleşmeden doğan takiplerde, sözleşmenin ifa edileceği yer icra dairesi de yetkilidir. Bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Takip davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir. 6100 sayılı HMK'nın 17. maddesinde tacirler ve kamu tüzel kişilerinin aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşme ile yetkili kılabilecekleri, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça davanın sadece sözleşme ile belirlenen bu mahkemelerde görülebileceği şeklinde düzenleme yapılmıştır. Yetki sözleşmesi de ancak kesin yetki bulunmayan hallerde ve tarafların tacir veya kamu tüzel kişisi olmaları halinde geçerli olarak yapılabilir. Somut olayda taraflara arasında akdedilmiş olan sözleşmede İstanbul Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili kılınmış olması sebebiyle davalının icra dairesinin yetkisine yönelik itirazının reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. Yargılama esnasında tarafların ticari defter ve belgeleri, dosya arasına celbedilen bilgi belgeler üzerinde 1 mali müşavir ve 1 taşıma hukuku alanında uzman bilirkişiden bilirkişi raporu alınmış ve ek raporlar dosyaya kazandırılmıştır. Dosya kapsamında hazırlanan 10/09/2022 tarihli rapor ile; " 7-) Davacı ... Ltd Şti’ ne ait 2019 yılı yevmiye defterinde davalı ... A.Ş. ... cari hesap koduyla kayıtlı olduğu, bu cari kodla yevmiye defterinde yapılan işlemler kayıt altına alındığı, davacı şirketin davalı şirketten 30.10.2019 TAKİP tarihi itibariyle 7.906,21 TL ALACAKLI olduğu, bu rakamın davalı şirket yasal defterlerinde 7.761,50 TL BORÇLU, takip talebinin de 7.906,21 TL Alacaklı olarak gözüktüğü, aradaki farkın davacı tarafından davalıya düzenlenen 07.06.2019 tarih ... nolu 144,71 TL tutarlı faturanın (son düzenlenen fatura) davalı yasal defterlerinde kayıtlı olmadığı, dolayısıyla davacının alacağının (7.906,21-144,71=7.761,50) 7.761,50 TL olarak kabul edilmesinin gerektiği, Görüş ve kanaatine varılmıştır. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede; davacı tarafından taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için davalı aleyhine başlatılan takibe davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine huzurdaki davanın açıldığı, davalının davaya cevap dilekçesinde, takibe konu faturaların vade tarihlerinin gelmediği savunmasında bulunduğu, dosya kapsamında alınan ve hükme de esas teşkil edin usul ve yasaya uygun 11/09/2024 tarihli bilirkişi ek raporu ile davacının takip konusu yaptığı faturalardan 07.06.2019 tarih ... nolu 144,71 TL tutarlı fatura dışında kalan faturaların davacının ve davalının defterlerinde kayıtlı olduğunun anlaşıldığı, taraflar arasındaki sözleşmede faturalarının vade süresinin 15 gün olarak belirlendiği, icra takip tarihi ve fatura tarihlerine bakıldığında davacının takibe konu ettiği faturaların vade tarihlerinin gelmiş olduğunun görüldüğü ancak davacının takip talebine konu ettiği faturalardan 07.06.2019 tarih ... nolu 144,71 TL tutarlı faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı görüldüğünden bu fatura yönünden alacak iddiasının ispatlanamadığı, bu fatura dışında kalan diğer faturaların davalının defterlerinde kayıtlı olması da dikkate alınarak davacının bu faturalara ilişkin olarak davalıya hizmet verdiği ispatladığı ve takip tarihi itibari ile de alacağın muaccel olduğu anlaşılmakla açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar vermek gerekmiş, alacak faturaya dayalı olup likit ve belirlenebilir olduğundan davacının kabul edilen tutar üzerinden belirlenen icra inkar tazminatı istemi de kabul edilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasına davalının yaptığı itirazın KISMEN İPTALİ ile takibin 7.761,50-TL asıl alacak üzerinden takip talebinde belirtilen koşullarla devamına, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2- Asıl alacak 7.761,50-TL nin %20 sine denk gelen 1.552,30-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 95,49 TL harcın mahsubu ile bakiye 519,91 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına. 4-Davacı tarafından yatırılan 95,49 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 7.761,50 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 198,71 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafça yapılan 94,00 TL müzekkere ve tebligat gideri, 3.200,00 TL bilirkişi ücreti ile 67,80 TL ilk masraf (59,30 TL başvurma harcı + 8,50 TL vekalet harcı) olmak üzere toplam 3.361,80 TL yargılama giderinin, davanın kabul red oranına göre hesaplanan 3.277,88 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafça yapılan 1.000,00 TL bilirkişi ücreti yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre hesaplanan 24,96 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 9-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendisine iadesine, 10-Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin, davanın kabul red oranına göre hesaplanan 32,95 TL'sinin davacıdan, 1.287,05 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına. Dair, davacı vekilinin (e duruşma ile) yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/04/2025

Katip ... E

Hakim ... E

Atıf: İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/210, K. 2025/310, T. 30.04.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-18-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-210-e-2025-310-k-a53729f34935