İlk Derece Mahkemesi · Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/621 E. 2025/230 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/621
- Karar No
- 2025/230
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... Esas - ... Karar T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : KARAR NO:
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ..., davalı şirketin Türkiye’deki işlerini operasyonel şekilde yürüten tüzel kişilik olduğunu, davacı şirket ile davalı/borçlu arasında gerçekleşen ticari ilişki çerçevesinde davalı/borçlu tarafça davacı şirkete alt taşıma hizmeti verildiğini, davalı/borçlu tarafından taşıma yapılan ürünler, davacı şirketin müşterisine eksik olarak teslim edildiğini, eksik ürün bedeline ilişkin olarak müşteri tarafından fatura düzenlendiğini, davacı şirket asıl taşıyan olarak zarara katlanmak durumunda kaldığını ve taşıtan müşteriye ödemede bulunduğunu, işbu müşteri tarafından davacıya düzenlenen fatura alt taşıma hizmeti veren (fiili taşıyıcı) davalı/borçluya rücu edilerek söz konusu hasar bedelinin ödenmesi amacıyla davalı/borçludan talepte bulunulduğunu, davaya konu İstanbul . İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra dosyası üzerinden ürünlerin eksik tesliminden kaynaklanan bedelin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine davalı/borçlu tarafından takibe, haksız ve hukuka aykırı bir şekilde kötü niyetli olarak itirazda bulunulduğunu ve itiraz neticesinde takip durduğunu, bu dahilde olmak üzere davalı/borçlunun davacı şirket tarafından başlatılan takipte de belirtildiği üzere takip tarihi itibariyle 125.587,20 TL tutarında eksik ürün tesliminden kaynaklı borcu bulunduğunu, davalı/borçlu aleyhine İstanbul . İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine, davalı/borçlu tarafından yapılan haksız itirazın iptaline, kötüniyetli takip borçlusunun takip miktarının %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında bir alt taşıma sözleşmesi bulunmadığını, davacı taraf ve dava dışı ... İhracat Limited Şirketi kardeş şirketler olduğunu, nakliye işlemleriyle ilgili görüşüldüğünü, daha sonra davalı, ... İhr. Ltd. Şti. ile irtibatlandırıldığını, ... İhr. Ltd. Şti. Davalı ile yük taşıma hususunda anlaştıklarını, davalıya ait araca, taşımak üzere önce İstanbul/Hadımköy, sonra Gebze/Şekerpınar'da iki farklı yükleme yapıldığını, her yükleme yapıldıktan sonra söz konusu araç açılmayacak şekilde mühürlendiğini, yüklemesi yapılan araç ilk önce Afyon'a uğrayarak yükün bir kısmını boşalttığını, ilk boşaltmadan sonra yeniden mühürlendiğini, akabinde kalan yük Konya'da boşaltıldığını, her iki boşaltma anında da yine yükü veren ... İhr. Ltd. Şti.'nin çalışanları boşaltmayı yaptığını, yani önce Afyondaki boşaltmadan sonra tır mühürlendiğini, ardından ikinci kez aynı firmanın yetkilileri daha önce yapmış oldukları mührü çözerek Konya'da boşaltmayı tamamladıklarını, yükleme ve boşaltmayla davalı veya araç şoförünün hiçbir ilgisinin bulunmadığını, davacı bu ticari ilişkinin tarafı olmadığından husumet itirazında bulunduklarını, ikinci taşıma işleminden sonra ilk taşıma işleminde bir kısım malların eksik olduğu belirtilmesi üzerine tarafların kamera kayıtlarını incelediklerini ve davalının bu husus ile ilgisinin bulunmadığının ortaya çıktığını belirterek, öncelikle husumet itirazının kabulü ile davanın reddine karar verilmesini, haksız ve hukuka aykırı açılmış davanın reddine, takip miktarının %20'sinden az olmamak kaydıyla davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır. Mahkememizce Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne, Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığı'na, Konya Vergi Dairesi Başkanlığı'na, Aksaray Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne, . İcra Dairesi'ne, Konya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na, Gebze . Asliye Ceza Mahkemesi'ne yazılar yazılarak gerekli bilgi ve belgeler getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır. Mali Müşavir bilirkişiden rapor alınarak, taraflara raporun tebliğinin temini sağlanmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, itirazın iptali davasına ilişkindir. Davanın yasal dayanağını oluşturan İİK.67. maddesinde; "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." şeklinde düzenlendiği, Mahkememizce İstanbul . İcra Müdürlüğü'nün ... takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ... Lojistik Ltd. Şti., borçlusunun ... olduğu, borcun 30/09/2020 tarihli faturadan kaynaklandığı, toplam 125.587,20 TL üzerinden takip başlatıldığı görülmüştür. Mahkememizce İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi kanalı ile davacı tanığı dinlenmiş, tanık Mahmut Peşin beyanında; "Tanıklık yapacağım olayı anladım. Ben davacı ... Lojistik Şirketinde yaklaşık 10 yıldır sevkiyat şefi olarak çalışmaktayım, davalı ...'i birebir tanımıyorum, ancak benim bildiğim kadarıyla kendisi nakliyecidir, 06/09/2020 yılında davalı ..., davacı şirkete ait bir takım ürünlerin taşınmasını yapmaktaydı, taşıma sırasında ...'in izlemesi gereken yol Gebze-Afyon-Konya rotasıydı, araç yola çıktıktan sonra Afyon'a gitmesinin akabinde Afyondaki davacı şubesinden bize bir kolinin eksik olduğu yönünde haber geldi, daha sonra araç Konyaya gittikten sonra Konyadaki davacı şubesinden de 6 kolinin eksik olduğu yönünde haber geldi, biz mutat uygulamamız gereği kolinin eksik olduğu haberi gelince aracın Gebze'den çıkışındaki çekilen kamera görüntüleri ile Afyon Şubesinde çekilen kamera görüntülerini karşılaştırdık, bunun üzerine birtakım kolilerin eksik olduğu ve kolilerin yerlerinin değiştirilmiş olduğunu tespit ettik, her ne kadar yüklemeden sonra tıra mühür vurulmakta ise de mühüre zarar verilmeksizin kolilerin indirilme ve bindirilme imkanı bulunmaktadır, biz kamera görüntülerinden mühürü göremiyor isek de mühür numaraları birebir tutmaktadır, taşıma sonrasında teslim edilmeyen kolilerin akıbeti hakkında bilgi sahibi değilim, ancak taşımayı gerçekleştiren şoförün aldığından şüpheleniyorum, bu olay nedeniyle davacı şirketin benim bildiğim kadarıyla 125.000,00 TL civarında zararı bulunmaktadır, benim bilgim görgüm bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Mahkememizce Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi kanalı ile davalı tanığı Deniz Koç'un beyanı alınmış, tanık beyanında; " Ben davalının yanında 2 öncesine kadar çalışıyordum. Davalının şoförüydüm. Tır kullanıyordum. Dava konusu yükün taşındığı tırın şoförü bendim. Ben davalının yanından ayrılmadan önce Esenyurt bölgesinden davacı şirketin deposundan yükü aldım. Gebze Şekerpınar'daki davacı firmanın deposuna geldik. Aracın geri kalan kısmı burada yüklendi. Kendileri yani davacı firma çalışanları kapatıp mühürlediler. Afyon ve konya'da yükler teslim edilmek üzere yola çıktı. Davacı şirketin Afyondaki aktarma merkezine vardım. Davacı şirket çalışanları aracı rampaya yanıştırıp mührü kendileri açarak yükün bir kısmını indirdiler. Oradan da davacı firmanın Konya aktarma merkezine gönderilmek üzere davacı firma çalışanları bir miktar yükü araca yüklediler. Tekrar mühürlediler Konya'ya yükü götürdüm. Davacı firmanın Konya aktarım merkezine varınca şirket çalışanları yükü kontrol edip mühürü açıp yükü indirdiler. Evrakları imzaladılar ben de imzaladım. Ben de irsaliye alarak oradan ayrıldım. Aradan 15 gün bir süre geçtikten sonra güvenlik amiri beni arayarak yükünün teslim edildiği söyledi. Ben de kendilerine yükün yükleme sırasında sayılarak, irsaliye imzalanarak ve tırın mühürlenerek naklinin ve tesliminin yapıldığını söyledim. Kendilerine eksikliğin ne olduğunu sorunca henüz bilmediklerini söylediler ve Şekerpınar'daki aktarma merkezine davet ettiler ben gittim ancak kimseyle görüşemedim. Kimse çıkmadı. Sonra benim yanında çalıştığım ... ile konuşulmuş kamera kayıtlarının olup olmadığı sorulmuş, davacı şirket çalışanları da sadece Şekerpınar'daki aktarma merkezinde kamera kayıtlarının olduğu söylenmiş. Sonra yanında çalıştığım davalı bana sorunca ben de araca yüklemenin davacı şirket çalışanları tarafından yapıldığını, aracın yükünün onlar tarafından mühürlendiğini, aracın çadırları ve gümrük halatlarında herhangi bir yırtılma ve kopma olmadığını, kendilerinin bunu gördüğünü, bunun üzerine irsaliyeyi imzalayarak bana verdiklerini söyledim, ben davacı ve davalı taraf arasında bir dava yada soruşturma dosyası olup olmadığını bilmiyorum. Gebze . ASCM'nin ... esas sayılı dosyasında müşteki ... Lojistik ve ben de sanık olarak yargılanıyorum. Mahkemenizdeki dava konusu ile ilgilidir. Ben mahkemeye ifade vermek üzere geldim ancak duruşmayı kaçırdım. Daha önce konu ile ilgili karakolda ifade vermiştim. Benim bilgi ve görgüm bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz (HMK 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mahkememizce davacının ticari defterlerinin incelenmesi yönünde İstanbul Anadolu . Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak SMMM bilirkişiden rapor alınmış, 17/03/2025 tarihli raporda sonuç olarak; Dava konusu fatura, Davacı ... Lojistik Ltd.Şti. tarafından davalı ... adına 30.09.2020 tarihli, ... nolu “ ... plakalı araç bilkom koli eksikliği bedeli yansıtması açıklaması ile 125.587,20 TL tutarlı ile e– arşiv fatura tanzim edildiği, davalının taşınan ürünü eksiksiz ve hasarsız teslim ettiğine dair bir belgeyi dosyaya sunmadığı, davacı şirketin ticari defterleri incelendiğinde davalı şirkete ait cari hesap ekstresinde davalıdan 125.587,20 TL cari hesap alacağı olduğunun tespit edildiği belirtilmiştir. Mahkememizce davalının ticari defterlerinde inceleme yaptırılmış, SMMM düzenlediği 01/10/2024 tarihli raporda sonuç olarak; yapılan inceleme ve tespitlere göre: davalı taraf defterlerinden uyuşmazlık dönemine ait yevmiye, defteri kebir ve envanter defterlerindeki kayıtlarının, görevlendirme kapsamında incelendiği kısımlarının mevzuata uygun bir şekilde Türkçe tutulduğu, kayıtların anlaşılır, doğru ve zamanında yapıldığı, anlaşılmayacak derecede kısaltma ve semboller kullanılmadığı tespit edildiğini, davalı taraf defterlerinde dava ve takip konusu faturanın kayıtlı olmadığı, davalı ve davacı taraf defterlerindeki kayıtların birbirini doğrulamadığı, dava ve takip konusu faturaya davalı tarafından süresinde itiraz edildiğine dair bir belge bulunmamakla beraber, davacının faturayı davalıya elektronik olarak tebliğ etmesi hususunun (davalının davacıdan elektronik ileti talebi bulunup bulunmadığının) açıklığa kavuşturulması gerektiği, davacı ile davalı arasında bir ticari ilişki bulunmadığı, davalı ile dava dışı ... şirketi arasında ticari ilişki bulunduğu, Günlük Navlun Hizmetleri Sözleşmesi’nin 4.6. maddesine göre dava ve takibe konu faturanın dava dışı ... şirketi tarafından düzenlenmesi gerektiği, dava dışı ... şirketinin dava konusu taşıma işlemine dayanak olan zarar ile ilgili davacı şirket lehine bir alacak temliki/devri yapılmadığı belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; davcının, davalı tarafından taşıması yapılan ürünlerin eksik teslim edildiğini ve buna ilişkin faturaların düzenlediğini, eksik teslimden kaynaklanan bedelinin tahsilinin davacı tarafından talep edildiği, davalının ise taraflar arasında alt taşıma sözleşmesinin bulunmadığını, davacıya ait aracın kullanıldığını, ancak yükleme ve boşaltmanın ... şirket yetkilileri tarafından yapıldığının beyan edildiği, 17/03/2025 tarihli raporda sonuç olarak; dava konusu faturanın, davacı ... Lojistik Ltd.Şti. tarafından davalı ... adına 30.09.2020 tarihli, ... nolu “ ... plakalı araç bilkom koli eksikliği bedeli yansıtması açıklaması ile 125.587,20 TL tutarlı ile e– arşiv fatura tanzim edildiği, davacı şirketin ticari defterleri incelendiğinde davalı şirkete ait cari hesap ekstresinde davalıdan 125.587,20 TL cari hesap alacağı olduğunun tespit edildiğinin belirtildiği, davalının ticari defterlerinde inceleme yapılması sonucu düzenlenen 01/10/2024 tarihli raporda sonuç olarak; davalı taraf defterlerinde dava ve takip konusu faturanın kayıtlı olmadığı, davalı ve davacı taraf defterlerindeki kayıtların birbirini doğrulamadığı, dava ve takip konusu faturaya davalı tarafından süresinde itiraz edildiğine dair bir belge bulunmamakla beraber, davacının faturayı davalıya elektronik olarak tebliğ etmesi hususunun (davalının davacıdan elektronik ileti talebi bulunup bulunmadığının) açıklığa kavuşturulması gerektiği, davacı ile davalı arasında bir ticari ilişki bulunmadığının, davalı ile dava dışı ... şirketi arasında ticari ilişki bulunduğu, Günlük Navlun Hizmetleri Sözleşmesi’nin 4.6. maddesine göre dava ve takibe konu faturanın dava dışı ... şirketi tarafından düzenlenmesi gerektiği, dava dışı ... şirketinin dava konusu taşıma işlemine dayanak olan zarar ile ilgili davacı şirket lehine bir alacak temliki/devri yapılmadığının belirtildiği anlaşılmakla, dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporları, taraf defterlerinin birbirini doğrulamaması, defterlerde yapılan inceleme sonucu taraflar arasında defterlere yansıyan ticari ilişkinin bulunmaması hususları bir arada değerlendirildiğinde; davacının iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmakla, davacının dava dilekçesinde yemin deliline dayandığı görülerek, Mahkememizce davacıya yemin delili hatırlatılmış, davacının yemin deliline dayanmayacaklarını beyan etmesi üzerine ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle ; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalının tazminat talebinin reddine, 3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.516,78 TL harcın mahsubu ile kalan 901,38 TL fazla harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (reddedilen dava değerinin 125.587,20 TL olduğunun kabulü ile) davalı vekili için 30.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 1.320 TL. yargılama giderinin, davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmının 6100 s. HMK.nun 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde re'sen davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, verilen kararın, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/04/2025
Katip Hakim
Bu belge 5070 sayılı kanun uyarınca Elektronik İmza ile imzalanmıştır.