İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/469 E. 2025/308 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/469
- Karar No
- 2025/308
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/469 Esas KARAR NO:2025/308
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:07/02/2021 KARAR TARİHİ:25/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan 30/06/2020 tarihli sözleşme uyarınca davalının kira sözleşmesini feshederek iş yerini davacıya devretmeyi vadettiğini, ancak edimin yerine getirilmediğini, peşinatın ve ceza-i şartın tahsili için başlatılan takibe haksız şekilde itiraz edildiğini ileri sürerek .... İcra Müdürlüğü'nün ...esasına yöneltilen itirazın iptalini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 30.06.2020 tarihli “İşyeri tahliye ve Menkul Mal satışı Sözleşmesi “ başlıklı sözleşme düzenlenerek müvekkile ait “... Mah. ... Cd. Noç41/A .../...'' adresinde bulunan eczanenin davacıya devredilmesi kararlaştırıldığını, 15.08.2020 tarihine kadar “ İşyerinin İl ve İlçe Sağlık Müdürlüklerinden alınan işyeri Kapanış nakil evrakı ile birlikte taşınmazın tahliye edilmesi” gerektiği, dolayısıyla Sözleşmenin işlevsellik ve yürütülebilirlik şartı “İl ve İlçe Sağlık Mi ünden işyeri kapanış nakil evrakının alınması “ konusuna bağlanmış ve sözleşme ancak ve ancak bu şart yerine getirildiği takdirde geçerli olacak bir duruma tabi tutulduğunu, Dünya ve ülkede yaşanan COVİD-19 salgımı süresince en yoğun çalışan sektörler içinde sağlık çalışan ve işkolu sağlık sektörü olduğunu, bu mücbir sebeplerle Müvekkil sözleşmeyele kendisine yüklenen edimleri yerine getirmek üzere aşırı bir efor sarf etmiş ve İl ve İlçe Sağlık Müdürlüklerinden işyeri kapanış/'nakil evrakının alınması için yoğun çaba sarf ettiğini, yapılan işlemlerin her safhasında davacıya bilgi verildiği, davacı da bu durum anlayışla karşıladığını, sürecin uzamasında müvekkilin her hangi bir kusuru bulunmadığını, ortada mücbir sebep olduğunun bilinmesine rağmen bu durumu fırsata çevirmek amacıyla ilk olarak ... Noterliğinin 09.09.2020 tarih ... yevmiyeli ihtarname keşide edilerek müvekkile göndermiş ve “İşyerinin 3 gün içinde işyeri kapanışı/nakil belgesiyle birlikte teslimini” talep ettiğini, müvekkilinin işyeri kapanış/nakil belgesi almak için uzun süre uğraşmış olması, ancak karşı taraf durumu fırsata çevirerek oldukça kötü niyetli olarak müvekkili aleyhine .... İcra Müdürlüğü ...E Sayılı dosyasından icra takibi başlattığını, hatta karşı tarafın ödemediği halde sözleşmede peşin ödeme olarak yazılan 50.000 TL'lık meblağı da icra takibiyle müvekkilden talep ettiğini, davanın reddini, karşı tarafın kötü niyetli olması nedeniyle %40'dan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir. DELİLLER: ... İcra Müdürlüğü dosyasının gönderildiği anlaşıldı. Vergi Müdürlükleri ile Ticaret Sicil Müdürlüklerine yazılan yazılara yanıt verildiği görüldü. ... il sağlık Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere cevapları mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Bilirkişiler İlaç Denetimi Sektör Uzmanı ... ve Mali Müşavir ... tarafından hazırlanan 04/07/2022 tarihli bilirkişi heyet raporu mahkememiz dosyası arasına alınmışıtr. Bilirkişiler İlaç Denetimi Sektör Uzmanı ... ve Mali Müşavir ... ve Hesaplama Uzmanı ... tarafından hazırlanan 13/06/2023 ve 09.10.2024 tarihli bilirkişi ek heyet raporları mahkememiz dosyası arasına alınmışıtr. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri tüm deliller celp ve incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir. Dava; 30/06/2020 tarihli ‘’İŞYERİ TAHLİYE VE MENKUL MAL SATIŞ SÖZLEŞMESİ''ne aykırılık nedenine dayalı olarak davalıya yapıldığı belirtilen ödemenin iadesi (50.000-TL) ve cezai şart (50.000TL) istemine ilişkin olarak başlatılan .... İcra dairesi'nin ...Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce celp edilen .... İcra dairesi'nin ...Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacı ... tarafından davalı ... ... aleyhine 27/11/2020 tarihinde 102.400,00-TL alacak yönünden ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde takibe ve borca itirazı ile takibin durduğu akabinde iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişiler İlaç Denetimi Sektör Uzmanı ... ve Mali Müşavir ... tarafından hazırlanan 04/07/2022 tarihli bilirkişi heyet raporundan özetle;"...Tarafların iddia ve savunmaları, taraflar arasında imzalanan sözleşme, Sözleşme konusu Eczanenin devri / kapatılması ... işyeri açılması vb konulardaki tarafların yükümlülüklerine ilişkin olarak detaylarına işbu raporun yukarıdaki ilgili bölümlerinde yapılan inceleme, tespit ve değerlendirmeler sonucunda, Nihaiyi hukuki değerlendirme ve takdir Mahkemenizde olmak üzere: davacı tarafından, davalı aleyhine ... İcra Md. 26.11.2020 Tarih ...E Sayılı ilamsız İcra takibinde, talep edilen 100.000.00 TL ( 50.000 TL ödeme * 50.000 TL Ceza bedeli olarak) Asıl alacak talebi ile ilgili olarak: davacı tarafından davalıya sözleşme imza tarihi itibariyle ödendiği iddia edilen 50.000 TL bedelin ödendiğinin somut belgelerle ispata muhtaç olduğu, taraflar arasında imzalanan 220.000 TL bedelli 30.06.2020 tarihli “İşyeri Tahliye ve Menkul Mal Satış Sözleşmesi “ ile İşyerinin kapatılması/devri ve İL ve İLÇE SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN DÜZENLENMİŞ İŞYERİ KAPANIŞ / NAKİL EVRAKININ alınması sürecinin 04.12.2020 tarihinde sonuçlanmasının sektörel olarak makul sayılabilecek bir sürede sonuçlandığının kabulü gerektiği, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin davacı tarafından haklı nedenle fesih edilmesinin hukuki değerlendirilmesi mahkemeniz takdirlerinde olduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşme ile kararlaştırılan ve 50.000-TL peşin ödeme ile ilgili olarak banka ödeme dekontu, ödeme makbuz, EFT. Havale vb somut belgelerin dosya kapsamında davacı tarafından sunulmaması karşısında söz konusu sözleşmeden tarafların sorumluluğuna ilişkin hukuki değerlendirmenin de Mahkemeniz takdirlerinde olduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşme ile belirlenen 50.000 TL'lik Cezai şart bedelinin davalının ekonomik mahvına neden olabilecek tutarda olmadığı, işbu tespit ve değerlendirmeler sonucunda, davacının davalıdan takipte talep edilen tutarların (50.000 TL peşin ödendiği iddia edilen tutar 50.000 TL sözleşme ceza bedeli) talep edilip edilemeyeceğinin takdiri Mahkemenizde olduğu, tarafların diğer talepleri de mahkemeniz takdirlerinde olduğu, Sonuç ve kanaatlerine varılmıştır. Nihai takdiri yüce mahkemeye ait olmak üzere işbu heyet raporumuzu arz ederiz.04.07.2022..." şeklinde görüş bildirmişlerdir. Bilirkişiler İlaç Denetimi Sektör Uzmanı ... ve Mali Müşavir ... ve Hesaplama Uzmanı ... tarafından hazırlanan 13/06/2023 tarihli bilirkişi heyet ek raporundan özetle; "....Yukarıda yapılan açıklamalar muvacehesinde, tarafların beyanları ve delilleri ışığında, takdirin sayın Mahkemenizin görev alanına ait olduğu işaret edilmek suretiyle, 30.06.2020 tarihli sözleşmenin davacı tarafından feshine sebebiyet veren davalı yanın takip tarihi itibariyle davalıdan 100.000,00 TL asıl alacak, 1.836,99 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 101.836,99 TL alacaklı olduğu yönündeki kanaatimizi Sayın Mahkemenizin takdirlerine saygılarımızla arz ederiz...." şeklinde görüş bidirmişlerdir. Bilirkişiler İlaç Denetimi Sektör Uzmanı ... ve Mali Müşavir ... ve Hesaplama Uzmanı ... tarafından hazırlanan 09.10.2024 tarihli bilirkişi heyet ek raporundan özetle; "....Sonuç Olarak Her İki raporda da : Sözleşme İmza tarihinin 30.06.2020, Başvuru Tarihinin 23.07.2020 tarihi, satış devrinin ise 15.08.2020 tarihi olacağı hususlarının yer aldığı, ek raporda, gerekli izinlerin alınması ile ilgili yazışmalara kök raporda detaylı olarak yer verildiği, iznin ise Kamu idaresi nezdindeki gecikmeler nedeniyle 04.12.2020 tarihinde veriliği İşbu gecikmenin de Sektörel anlamda Makul sürede olduğunun kabulü gerektiği hususu değerlendirilmiş idi. İki rapordaki çelişik durum olarak, dikkati çeken hususu ise; Sözleşmenin İmza tarihinde peşin olarak davacı tarafından davalıya ödenmesi gereken 50.000 TL'lık bedel ile ilgili olduğu, KÖK RAPORDA İşbu 50.000 TL'nın davacı tarafından davalıya ödendiğinin somut belgeleri ile ispata muhtaç olduğu hususunda tespit ve değerlendirme yapılmış olmasına karşılık, Heyete sonradan dahil dilen hukukçu/nitelikli hesaplama uzmanı tarafından Ek Raporda “... Sözleşmede söz konusu tutarın sözleşmenin imzalanmasıyla birlikte davalıya ödeneceğinin kararlaştırılmış olması ve davalının anılan beyanı dikkate alındığında 50.000 TL'nin davalıya sözleşmenin imzalanması sırasında ödendiğinin kabulünü gerektirmekte olup, takdir Sayın Mahkeme'ye aittir...” şeklindeki değerlendirmesinde ; Davalı yan Sözleşmeye atıf yapılarak işbu 50.000 TL'lık bedelin ödenmesi hususunda tarafların anlaştığı ündeki beyanına atıf yapıldığının kabulü gerektiği, Davalı yan Cevap dilekçesinde: ...27.11.2020 tarih ... NOTERLİĞİNİN ... yevmiyeli ihtarname keşide edilerek 3 gün içinde sözleşme bedelinin ödenmesi halinde devir teslim işlerinin yapılacağı aksi halde sözleşmenin fesih edileceği karşı tarafa ihtar edilmiştir. Davalı cevap dilekçesinde 50.000 TL'lık peşinatın davacıdan tahsil edildiği yönünde açık ve net bir beyanına rastlanmadığı, kaldı ki Ticari işlerde bu tutardfa bir ödemenin mutlaka banka, Ptt vb kanallardan yapılması gerektiği, İhtarnamede de Taraflar arasında kararlaştırılan bedellerin ödenmesi ihtarında bulunulduğu hususuna yer verilmiş idi. Söz konusu bedelin Kök raporda da tespit ve değerlendirildiği üzere, Davacı tarafından Davalıya ödendiğinin somut belgelerle ispatlaması gerektiği, aksi takdirde işbu tatarın davalıdan talep edilemeyeceği hususu Mahkemeniz takdirlerinde olacağı mütalaa edilmiş idi Keza, Kök raporda, Sözleşme ön şartı olan 50.000 TL peşinat bedelinin davacı tarafından ödendiğinin ispatlanamaması halinde, sözleşme ile kararlaştırılan Cezai şart bedelinin de talep edilemeyeceği yönünde kanaate varılmış ve mahkemeniz takdirlerine arz edilmiş idi. Ek Raporda ise; 50.000 TL'lık peşinat bedelinin ödendiğinin kabulü ile 50.000 TL'lık Cezai şart bedelinin de talep edilebileceği hususu Mahkemeniz takdirlerinde arz edildi; İşbu tespitler çerçevesinde: Davacı, tarafından davalı aleyhine ... İcra Md. 26.11.2020 Tarih ...E Sayılı İlamsız İcra takibinde talep edilen 100.000 TL asıl alacak (50.000 TL peşin ödenen* 50.000 Cezai şart bedeli) ile ilgili olarak: Davacı tarafından davalıya ödendiği iddia edilen 50.000 TL tutarındaki peşinatın ödendiğinin somut belgelerle ispata muhtaç olduğu, işbu bedelin davacı tarafından davalıya ödendiğinin ispatlanması halinde, işbu bedeli ve sözleşme ile kararlaştırılan cezai şart bedelini talep edebileceği AKSİ HALDE, davalıdan her hangi bir alacak (peşin ödemeden 50.000 TL ve cezai şart bedeli olarak 50.000 TL) talebinin yerinde olmayacağı , Doç. Dr. ...'nın anılan ek rapordaki “Sözleşmede davacının talep ettiği 50.000 TL'nin sözleşme tutarının bir kısmı olarak sözleşmenin imzalanmasıyla birlikte elden davalıya kararlaştırılmıştır. Davalı yan takip dosyasına sunmuş olduğu itirazda sözleşmenin geçerliliğini korumakta olduğunu belirtmiş, cezai şarta ilişkin şartların ise gerçekleşmediğini ifade etmiştir. Sözleşmede söz konusu tutarın sözleşmenin imzalanmasıyla birlikte davalıya ödeneceğinin kararlaştırılmış olması ve davalının anılan beyanı dikkate alındığında 50.000 TL'nin davalıya sözleşmenin imzalanması sırasında ödendiğinin kabulünü gerektirmekte olup, takdir Sayın Mahkeme'ye aittir.” şeklindeki görüşünü ve buna bağlı olarak cezai şarta ilişkin değerlendirmelerini aynen muhafaza ettiği ve takdirin Sayın Mahkeme'ye ait olduğu;..." şeklinde ek görüş bildirmişlerdir. Huzurdaki davada, taraflar arasında 30/06/2020 tarihli sözleşme uyarınca sözleşmeye konu iş yerinin 15/08/2020 tarihinde kullanıma hazır ve boş olarak davacıya teslim edileceğinin davalı tarafça taahhüt edildiği, belirlenen tarihte teslimin gerçekleşmemesi nedeni ile davacı tarafça keşide edilen 09/09/2020 tarihli ihtarnamede sözleşme konusu taşınmazın sözleşmede belirtilen koşullarda tebliğden itibaren 3 gün içerisinde teslim edilmemesi halinde sözleşmenin feshedileceğinin davalı tarafa bildirildiği, gereğinin yerine getirilmemesi halinde de ödendiği ifade edilen 50.000,00-TL'nin faiziyle birlikte iadesinin talep edildiği, işbu ihtarnamenin davalı tarafa 10/09/2020 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. Davalı tarafça 27/11/2020 tarihinde keşide edilen ihtarnamede sözleşme konusu iş yerine ilişkin işlemlerin tamamlandığı, iş yerinin devralınması ve sözleşme bedelinin ödenmesi hususunda davacı tarafa 3 gün süre verildiğinin görüldüğü, davacı tarafça keşide edilen 18/12/2020 tarihli ihtarnamede ise davalının icra takibi sonrasında sözleşmenin feshinden sonra ihtarname keşide ettiğini aradan geçen süre nedeniyle sözleşmenin geçerli olmadığını ve gönderilen ihtarnameyi kabul etmediklerini bildiren ihtarname keşide edildiği görülmüştür. Taraflar arasında bulunan sözleşmenin varlığı, sözleşmede belirlenen sürede gereklerinin yerine getirilmediği hususunda taraflar arasında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. İhtilafın konusu sözleşmede belirlenen sürede teslimin gerçekleşmemesinde davalının kusurunun bulunup bulunmadığı, mücbir sebebin bulunup bulunmadığı ve sözleşme kurulurken 50.000,00-TL bedelin davacı tarafça davalıya verilip verilmediği hususlarına ilişkin olduğu görülmüştür. Sözleşmede belirlenen sürede iş yerinin teslim edilmemesi nedeniyle kusurunun bulunup bulunmadığına ilişkin olarak içerisinde sektör uzmanı da bulunan bilirkişi heyetinden alınan raporlarda tespit edildiği üzere iş yeri kapanış ve nakil evraklarının alınması için davalı tarafça 21/07/2020 tarihinde başvuru yapıldığı, ... İl Sağlık Müdürlüğü Eczacılık Şube birimi tarafından yürütülen nakil ve ruhsat işlemlerinin tamamlanmasına geçen sürenin makul olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla davalı tarafça gecikmenin kendi kusurundan kaynaklanmadığına yönelik itirazlarına gerek sözleşmede teslim tarihinin 15/08/2020 olmasına rağmen davalının nakil için başvurularını 21/07/2020 tarihinde yapması, gerekse faaliyet gösterdiği iş kolu sebebiyle davalının işlemlerin ne kadar süreceği öngörmesinin bekleneceği, kendisinden ticari iş ve işlemlerini yürütürken taahhüt ettiği yükümlülüklerde basiretli tacir gibi davranma külfeti bulunmasına rağmen sözleşmede açıkça 15/08/2020 tarihinde taşınmazı teslim edeceğini taahhüt ettiği, davacı tarafça keşide edilen 09/09/2020 tarihli ihtarname sonrasında verilen sürede de teslimi gerçekleştiremediği göz önünde bulundurularak davalının itirazları mahkememizce yerinde görülmeyerek sözleşmenin feshine davalının kusurlu davranışlarının sebep olduğu kanaatine varılmıştır. Yine taraflar arasında imzalanan sözleşmede '' Satıcıya 220.000TL (İKİ YÜZ YİRMİ BİN TÜRK LİRASI) ödemeyi kabul ederim. İş bu bedelin 50.000,00-TL'si (ELLİ BİN TÜRK LİRASI) sözleşmenin imzalanması ile birlikte elden nakit olarak satıcıya ödenecek olup bakiye 170.000 TL ise taşınmazın 15/08/2020 tarihinde tahliye edilerek... Satıcıya ödenecektir'' şeklinde ifade edildiği, davalı tarafın keşide ettiği 27/11/2020 tarihli ettiği ihtarnamede sözleşmenin geçersizliğinin ileri sürülmediği bilakis 30.06.2020 tarihinde yapılan sözleşmede belirtilen iş yeri kapanış evrakları işlemlerin ancak tamamlanabildiği, sözleşme bedelinin tamamının kendilerine ödenmesinin istenildiği yine icra takibine yapılan borca itiraz dilekçesinde ''Gönderilen 7 örnek ödeme emrinin 4 sayılı bendinde alacak nedeni olarak ''30/06/2020 tarihli yazılı sözleşmeden kaynaklı peşin ödeme ve cezai şart bedeli” ibaresi kullanılmışsa da müvekkil ile karşı taraf arasında imza edilen işbu sözleşme halen geçerliliğini korumakta olup cezai şarta ilişkin şartlar gerçekleşmemiştir. '' denilmiş olup davalı tarafça sözleşmenin geçerli ve ayakta olduğunun kabul edildiği ancak cezai şart hükümlerinin gerçekleşmediği davalının beyanıyla kabul edildiğinden 50.000-TL bedelin sözleşme kurulduğu sırada ödendiği kanaatine varılmıştır. Taraflar arasında varlığı kabul edilen sözleşme hükümlerine göre davalı tarafça taahhüt edilen tarihte teslimin gerçekleştirilmediği, bu hususta herhangi bir mücbir sebep bulunmadığı, davalının başvuruları geç yaptığı ve sözleşmenin imzalandığı tarih ile taahhüt ettiği tarihte taşınmazı devrinin sağlamadığı, ön görülen sürenin tarafların serbest iradesine göre sözleşmede hüküm altına alındığı, davalının kendisinden beklenen basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırı hareket ettiği bu nedenle sözleşmenin feshine sebep olduğu, 30/06/2020 tarihli sözleşme uyarınca sözleşmenin feshine sebep olan davalının cezai şart bedelini ödemesi gerektiği kanaatine varılmıştır. TTK'nın 22. maddesi ile, tacir sayılan kişilerin cezai şartın indirilmesini isteyemeyecek ise de yerleşik Yargıtay içtihatlarında belirtildiği üzere tacirler arası cezai şart değerlendirilirken cezai şartın davalının iktisaden çöküntüye uğramasına yol açıp açmayacağı hususunda alanında uzman bilirkişilerden rapor alınarak değerlendirme yapılması gerektiği, mahkememizce uzman bilirkişi heyetinden alınan raporlarda belirtildiği üzere sözleşmede kararlaştırılan cezai şart bedeli davalının ekonomik mahvına sebep olmayacağından mahkememizce resen cezai şart bedelinde indirim yapılması yoluna gidilmemiştir. İşlemiş faiz talebi bakımından ise davacı tarafça sözleşme kurulduğu sırada ödenen 50.000-TL bakımından gönderilen ihtarname içeriğine göre davalı taraf temerrüde düşmüş olsa da cezai şart bedeli bakımından takip tarihinde davalının temerrüde düştüğünün kabul edilemeyeceği, davalı tarafça raporlar arasında çelişki bulunduğu ifade edilmiş ise de raporlar arasında teknik inceleme bakımından herhangi bir çelişki bulunmadığı, davalı tarafça itiraz edilen ve çelişki olduğu ifade edilen konuların hukuki değerlendirme kapsamında takdiri ve değerlendirmesinin mahkememize ait olduğu bu kapsamda raporlar arasında çelişki bulunmadığı, sözleşmenin feshinde kusur durumlarının değerlendirilmesi gerektiğinden alacağın likid olmadığı bu nedenle İİK 67/2. Maddesinin şartları oluşmadığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE; İİK.67/1. Maddesi uyarınca .... İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı icra takip dosyasında ilamsız icra takibine davalı tarafça yöneltilmiş olan İTİRAZIN KISMEN İPTALİ ile 100.000,00-TL asıl alacak ve 1.863,01-TL işlemiş faiz bakımımından, asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte tahsil edilmek üzere TAKİBİN DEVAMINA, 2-Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 3-Alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirmesi nedeniyle İİK 67/2. Maddesi şartlarını taşımayan icra inkar tazminatı talebinin reddine, 4-Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 6.958,26 TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 1.236,74 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.721,52 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 5-Davacı tarafça yapılan 10.665,7 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre (% 99,48) hesaplanan 10.609,77 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı taraf yargılama gideri yapmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, 8-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen talep üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 536,99-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 9-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde istek halinde ilgili tarafa iadesine, 10-Davacı tarafça peşin yatırılan 1.236,74 TL ve başvurma harcı olan 59,30 TL toplam 1.296,04 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
11-Devletçe karşılanan 1.320 TL arabuluculuk ücretinin, davanın kabul oranına göre (% 99,48) hesaplanan 1.313,08 TL 'sinin davalı taraftan, bakiye 6,92 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345/1. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 25/04/2025
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır