Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/1730 E. 2025/589 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/1730
Karar No
2025/589
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/1730 Esas

KARAR NO: 2025/589

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 20/05/2021

NUMARASI: 2020/33 Esas, 2021/340 Karar

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 24/04/2025

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından davalıya topraklama ölçümü hizmeti başta olmak üzere verilen hizmetlere istinaden dava konusu icra takibine dayanak faturaların düzenlendiğini, faturaların davalıya tebliğ edilerek müvekkili şirket tarafından da ticari defterlere işlendiğini, taraflar arasında yapılan harici görüşmelere istinaden davalı tarafından ödeme yapılmadığını, davalı tarafından 31.12.2018 tarihli “Taşeron giderleri işçilik bedeli” adı altında iade faturası düzenlendiğini , müvekkiline tebliğ edilen iade faturasına Noter ihtarnamesi ile itiraz edilerek iade edildiğini, bunun üzerine davalıya önce tebliğ edilerek itiraz edilmemiş faturalara istinaden İstanbul ... İcra Müd. ... E. Sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından kısmi ödemede bulunularak borcun 14.683,72.TL'lik kısmına itiraz edildiğini belirterek icra takibine yapılan itirazların iptaline, takibin devamına, davalının, alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında taşeronluk ilişkisinin bulunduğunu, icra takibi ve dava konusu bedellere ilişkin işleri davacı firmanın hiç yapmadığını, müvekkili şirkete yapmadığı işler için fatura düzenlediğini, bu durumun tespiti akabinde derhal ilgili bedel için iade faturasının kesilerek davacı şirkete iletildiğini, ancak iade faturasının, davacı şirketçe haksız ve kötü niyetli olarak ihtarname ile iade edildiğini, akabinde İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra takibinin 32.655,11 TL alacak üzerinden başlatıldığını, müvekkilince borcun 17.981,39 TL sinin kabul edildiğini, 14.683,72 TL’sine kısmi itiraz edildiğini, davacının, müvekkilinin yüklenicisi olduğu işlerde taşeron olarak bir çok iş yapması, esas iş sahibi nezdinde yapılan işlerin müvekkilince derhal denetiminin sağlanamaması ve diğer bir çok iş kalemiyle birlikte yapılmayan işlerin de fatura edilmesi sebebiyle faturaya süresinde itiraz edilemediğini, esas iş sahibinden yapılan bildirim neticesinde müvekkilinin bazı işlerin hiç yapılmadığını öğrendiğini ve derhal davacı firmaya iade faturasını kestiğini, davacının hiç yapmadığı işler için düzenlediği faturanın işi yaptığını ispat niteliğinde belge olarak kabul edilemeyeceğini belirterek davanın reddini, davacı tarafın alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; 4 adet irsaliyeli fatura nedeniyle 32.665.11 TL asıl alacak üzerinden başlatılan takipte davacı şirket defter kayıt ve belgelerine göre; davalı şirketin takip tarihi itibariyle 28.665.11 TL borçlu olduğu, Davalı şirket defter kayıt ve belgelerine göre; davacı şirketin takip tarihi itibariyle 17.981,39 TL alacaklı olduğu, bakiyeler arasında 10.683,72 TL fark bulunduğu, farkın ihtilaflı davalı şirket iade faturasından kaynaklandığı, anılan faturanın davacı şirketçe 09.01.2019 tarihinde keşide edilen ihtarname ile davalı şirkete iade edildiği, Takip dosyasında kabul edilen 17.981,39 TL tutarındaki davacı şirket alacağının 01.02.2019 tarihinde ödendiği, işbu davada da (32.665,11-17.981,39) 14.683,72 TL’ye yapılan itirazın iptaline yönelik olduğu ancak davacı tarafça 30.10.2018 tarih, ... sayılı faturaya konu hizmetlerin verildiğine ilişkin herhangi bir belge ibraz etmediği gerekçesi ile davanın reddine, takibi başlatmakta davacı tarafın kötüniyetli olduğu hususu ortaya konulamadığı bu kapsamda tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesi bu talebinde reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; tarafların icra takibi ve davaya konu faturaları ticari defterlerine işlediklerini, faturaların davalıya tebliğinden sonra yasal süre geçtikten sonra iade faturasının düzenlendiğini, bu nedenle ispat yükünün taraflarına yüklenmesinin doğru olmadığını, fatura iadesi için yasal 8 günlük süre geçtikten sonra iade faturası düzenlendiğinden ispat yükünün davalıda olduğunu, fatura içeriği hizmetin verildiğine ilişkin sözleşmelerin sunulduğunu, davalının sözleşmeden kaynaklı danışmanlık ücretini hiç bir zaman müvekkiline ödemediğini, buna rağmen müvekkilinin imza sorumluluğu nedeniyle hizmeti gerçekleştirdiğini, davalının faturaya dayanak sözleşmeyi feshettiğine dair hiç bir belgesi olmadığını, hizmetin verildiğinin taraflarınca ispatlandığını belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından davalı aleyhine 32.665,11 TL asıl alacağın tahsili amacıyla 14/01/2019 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 25/01/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 29/01/2019 tarihine borca itiraz ettiği, davacının ise İİK 67. maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır. Bilirkişi tarafından sunulan 10/12/2020 tarihli raporda; her iki şirkete ait defterlerin usulüne uygun tutulduğu, 21.01.2019 tarihinde başlatılan takipte 4 adet irsaliyeli fatura nedeniyle 32.665.11-TL asıl alacak talep edildiği, davacı şirket defter kayıt ve belgelerine göre; davalı şirketin takip tarihi itibariyle 28.665.11TL borçlu olduğu, davalı şirket defter kayıt ve belgelerine göre; davacı şirketin takip tarihi itibariyle 17.981,39 TL alacaklı olduğu, bakiyeler arasında 10.683,72 TL fark bulunduğu, farkın ihtilaflı davalı şirket iade faturasından kaynaklandığı, anılan faturanın 09.01.2019 tarihinde keşide edilen ihtarname ile davalı şirkete iade edildiği, takip dosyasında kabul edilen 17.981,39 TL tutarındaki davacı şirket alacağının 01.02.2019 tarihinde ödendiği, işbu davada da (32.665,11-17.981,39) 14.683,72 TL’ye yapılan itirazın iptalinin talep edildiği, dosya içeriğinde 30.10.2018 tarih, ... sayılı davacı faturasına konu hizmetlerin verildiğine ilişkin herhangi bir belgeye rastlanmadığı bildirilmiştir. Somut olayda, icra takibine konu borç 09.07.2018 tarihli, ... numaralı 3.127,00 TL bedelli, 09.07.2018 tarihli, ... numaralı 9.832,11 TL bedelli, 10.08.2018 tarihli, ... numaralı 1.770,00 TL bedelli , 25.10.2018 tarihli, ... Numaralı 17.936,00 TL bedelli toplam 32.665,11 TL bedelli irsaliyeli faturalardan kaynaklanmaktadır. Davalı tarafından yukarıda belirtilen "... İşletme sorumluluğu" açıklamalı ... Numaralı 17.936,00 TL bedelli faturaya istinaden 31.12.2018 tarih, ... sıra numaralı 10.683,72 TL bedelli “Taşeron giderleri işçilik bedeli” açıklaması ile iade faturası düzenlenerek davacıya tebliğ edilmiştir. Davacı tarafından iş bu iade faturası Beyoğlu ... Noterliği’nin ... yevmiye numaralı, 09.01.2019 tarihli ihtarnamesi ile itiraz ve iade edilmiştir. Davacı tarafça, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra takibinin 32.655,11-TL alacak üzerinden takip başlatılmış ve davalı tarafça borcun 17.981,39 TL olduğu kabul edilerek 14.683,72 TL’sine kısmi itiraz edilmesi üzerine iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davacının incelenen defterlerine göre, davacı şirketçe düzenlenen faturalar nedeniyle oluşan 32.665,11 TL tutarındaki borca karşılık 03.11.2018 tarihinde 4.000,00 TL tahsilat yapıldığı ve davalı şirketin takip tarihi itibariyle 28.665.11-TL borçlu olduğu anlaşılmıştır. Davalı şirket defterlerine göre, davacı şirketin takip tarihi itibariyle 17.981,39 TL alacaklı olduğu, bakiyeler arasında 10.683,72 TL fark bulunduğu, farkın ihtilaflı davalı şirket iade faturasından kaynaklandığı, anılan faturanın davacı şirketçe 09.01.2019 tarihinde keşide edilen ihtarname ile davalı şirkete iade edildiği, takip dosyasında kabul edilen 17.981,39 TL tutarındaki davacı şirket alacağının 01.02.2019 tarihinde ödendiği, Bu durumda iş bu davada uyuşmazlık konusu 28.665,11 TL -17.981,39 TL = 10.683,72 TL davalı şirket iade faturasından kaynaklandığı anlaşılmıştır. Davalı şirket her ne kadar, takip dayanağı fatura konusu hizmeti almadıklarını savunmuşsa da, takip ve dava konusu 25.10.2018 tarihli ... numaralı 17.936,00 TL bedelli faturaya itiraz ve etmeyerek 25.10.2018 tarihinde davalının usulüne uygun tutulmuş olan ticari defter ve kayıtlarına işlenmiştir. Davalı tarafından bu faturaya istinaden 31.12.2018 tarih, ... sıra numaralı 10.683,72 TL bedelli iade faturası düzenlemiştir. Davalı tarafından düzenlenen fatura da süresi içinde davacı tarafından itiraz ve iade edilmiş, defterlerine de işlenmemiştir. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır. TTK'nın 21/2 fıkrası "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmünü düzenlemektedir. Ticari işletmesi ile ilgili bir faturayı alan tacir, faturaya aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde itirazda bulunmazsa o fatura münderacatını aynen kabul etmiş sayılır. YİBBGK'nın 27.06.2003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK’nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili HMK ‘nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. (Yargıtay15.HD'nin 2017/1445 Esas, 2018/1438 Karar sayılı kararı) Somut olayda, tarafların ticari defter ve kayıtlarının HMK'nun 222. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak tutulduğu, davalının ticari defterlerine göre, davalının 25.10.2018 tarihli ... numaralı 17.936,00 TL bedelli faturaya itiraz ve etmeyerek faturayı defterlerine kaydettiği, ayrıca davalı defterlerinde yer alan ve 8 günlük iade süresinden sonra 31.12.2018 tarihinde düzenlenen ... nolu 10.683,72 TL'lik iade faturasının davacı kayıtlarında yer almadığı anlaşılmıştır. İade faturasına dayanak 25.10.2018 tarihli ... numaralı 17.936,00 TL bedelli fatura, her iki tarafın usulüne uygun tutulan ticari defterlerinde kayıtlı olup buna göre taraflar arasında faturaya konu hizmetin sunulduğu sabittir. Davacının takip tarihi itibariyle defterlerine göre 28.665,11 TL alacaklı olduğu ve davalının da bu miktarın 17.981,39 TL'sine itiraz etmeyerek ödediği anlaşılmıştır. Takip konusu 17.936,00 TL bedelli faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine borç kaydeden davalı, bu faturanın münderecatını aynen kabul etmiş olduğundan bu fatura nedeniyle hizmet almadığını, dolayısıyla borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Oysa dosya kapsamı ve mevcut delil durumu itibariyle davalının bu anlamda ispat yükümlülüğünü yerine getirdiği söylenemez. Sonuç olarak davacının takip tarihi itibariyle, davalının faturayı defterlerine kaydettikten sonra süresinden sonra düzenlediği iade faturası miktarı olan 10.683,72 TL (28.665,11 TL-17.981,39 TL) kadar davalıdan alacaklı olduğu anlaşılmakla, davanın 10.683,72 TL yönünden kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken Mahkemece davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır. Ayrıca davalının, fatura ile belirlenmiş borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün olduğundan dava ve takip konusu alacağın likit olduğu anlaşılmakla hükmolunan alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/33 Esas, 2021/340 Karar sayılı ve 20/05/2021 tarihli kararının HMK 353/1b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 2-a)Davanın KISMEN KABULÜ İLE, b)Davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yaptığı kısmen İTİRAZIN İPTALİ ile, takibin 10.683,72 TL asıl alacak üzerinden takip talebinde belirtilen şartlarla DEVAMINA, c)Alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 2.136,75 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, d)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 729,80 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 87,44 TL harçtan mahsubu ile bakiye 642,36 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, e)Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 54,40 TL başvurma harcı ve 87,44 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, f)Davacı tarafından yapılan toplam 993,50 TL yargılama giderinin kabul red oranına göre hesaplanan 722,86 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, g)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine YER OLMADIĞINA, ğ)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 10.683,72 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, h)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 4.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, ı)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin gereği için sarf edilen 1.320,00 TL'nin 960,41 TL'sinin davalıdan arda kalan 359,59 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir olarak KAYDEDİLMESİNE,

İstinaf Giderleri Yönünden;3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacı tarafından karşılanan 221,40 TL istinaf harçları ile 56,50 TL istinaf yargılama giderleri olmak üzere toplam 277,90 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmın yatıran tarafa İADESİNE Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.24.04.2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/1730, K. 2025/589, T. 24.04.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-1730-e-2025-589-k-67abf2ecc0bf