İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2018/903 E. 2025/388 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2018/903
Karar No
2025/388
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2018/903 Esas KARAR NO : 2025/388

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/09/2018 KARAR TARİHİ : 29/04/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/06/2025 Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketinin davalı taraf ile akdettiği 01/08/2016 tarihli Vize Danışmanlık Sözleşmesi uyarınca müvekkilinin davalı firmaya hizmet verdiğini, yurt içi ve yurt dışı olmak üzere 20'den fazla personel temin ettiğini ve üstlendiği işi layığı ile yerine getirdiğini, 2017 Yılı Ocak Ayı'ndan sonra müvekkili şirketine fatura kesilmemesi için talimat verildiğini, müvekkilinin sözleşmedeki edimleri yerine getirmesine rağmen 2017 Yılı Nisan Ayı'na kadar ödeme alamadığını, müvekkili şirketine, davalı firma tarafından sözleşmedeki maddi taleplerinden feragat ederek, sözleşmenin feshedilmesi hususunda baskı yapılmaya başlandığını, müvekkili tarafından sözleşme devam ederken davalıya verdiği hizmete ilişkin olarak 2017 Yılı Ocak-Şubat-Mart ve Nisan Aylarına dair 23/05/2017 tarih, 041030 sayı 201.333,00 TL meblağlı dava konusu faturanın tanzim edildiğini ve davalıya teslim edildiğini, her ne kadar davalı tarafın fesih gerekçesinde personeli denetlemediği ve raporlara görevini yerine getirmediğini ifade etmiş ise de Bakırköy ...... İş Mahkemesi'nin ..... Esas, .... Karar sayılı dosyasında dinlenen operasyon yöneticisi ve davalı tanığı ..... 'ın işe iade davasındaki tanıklık beyanında "işleyişte bir sıkıntı yoktu." demek sureti ile davalının ithamlarının doğru olmadığını ortaya koyduğunu, davalı tarafın fesih sebeplerinden bir tanesini ...... 'ın devamsızlığı iddiası üzerine bina ettiğini, diğer fesih gerekçesinin ülkeye giren Irak vatandaşlarının vize süresinin sonunda ülkeye dönüşlerinin sağlanmadığı ve bu giren çıkan kişilerin isimlerinin Türkiye Seyahat Acentaları Birliği'ne bildirilmediğine ilişkin olduğunu, fesih ihtarında bahsedilen tek somut fesih iddiasının ..... isimli kişilerin vizesinin yetişmediği ve bu nedenle 13/10/2016 tarihli uçuşta seyahat yapamadıkları iddiasının ise tamamen gerçek dışı olduğunu, davalı tarafın bir diğer fesih gerekçesinin ise vize müracaatlarının sisteme eksik girildiği, evrakların yanlış veya başka kişilerin detayları üzerinden girildiği iddiası olduğunu fakat bu iddianın gerçek dışı olduğnu, vize evraklarının gerçek olup olmadığının kontrolünün Irak'ta davalıya bağlı olarak çalışan acentaların görevi olup, sözleşme gereği müvekkili şirketinin görevinin yalnızca bu başvuruları konsolosluk sistemine girmek olduğunu, davalı tarafça akdin 05/06/2017 tarihinde feshedildilğini ve davalıya bu tarihe kadar fiilen hizmet verildiğini, müvekkili şirketinin ise iş bu feshe kadar davalıya akit gereğince hizmet etmeye devam ettiğini fakat davalının 2017 Yılı Ocak-Şubat-Mart ve Nisan aylarına ilişkin vize danışmanlık ücreti ödemediğini, toplamda 9622 adet başvuru kaydı yapıldığını ve bunun karşılığı olarak davaya konu 23/05/2017 tarih, ..... sayı, 201.333,00 TL meblağlı fatura tanzim edilerek davalıya teslim edildiğini ancak davalı tarafça müvekkili şirketinin hak ettiği bedelin ödenmediği gibi faturanın da iade edildiğini, davalı tarafın faturayı kötü niyetli olarak iade ettiğini ve sözleşmeden doğan borcunu ödemediğini, iş bu nedenle davalının müvekkiline 201.333,00 TL borcu bulunduğunu, bu tutar üzerinden Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyasından icra takibine geçildiğini itiraz üzerine takibin durduğunu beyan ederek Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyasından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.

YANIT: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ..... Havacılık A.Ş. (...... )nin, iç ve dış hatlarda tarifeli seferlerle yolcu ve Yük taşımacılığı faaliyetinde bulunmak üzere ruhsatlandırıldığını, yaklaşık 16 senedir havayolu yolu ve yük taşımacılığı işleriyle uğraşan Türkiye'nin önde gelen havayolu şirketlerinden birisi olduğunu, ..... ’in, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı tarafından vize rejimi kapsamında ülkemize giriş yapmak isteyen yabancı uyruklu kişilerin vize sürecini elektronik ortamda takip ettirmek amacıyla görevlendirildiğini, Müvekkilinin daha önce vize başvuru takip süreci hakkında herhangi bir faaliyeti bulunmadığı ve mahiyeti itibariyle hukuki ve güvenlik açısından Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan görevlendirme ile büyük bir sorumluluk yüklendiği için protokol konusu hususlarda danışma ve koordinasyon desteği almak amacıyla davacı ...... Turizm Danışmanlık Dış Ticaret Ltd. Şti (eski unvanı: ..... Turizm Kuyumculuk Gıda İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti) ile 01.08.2016 de Vize Danışmanlık Hizmeti Sözleşmesi (Sözleşme) imzaladığını, Ticaret sicil kayıtlarından da görüleceği üzere Liberte yurt içinde ve dışında her türlü turizm amaçlı organizasyonları düzenlemek, turlar tertiplemek, yerli ve yabancı turistler içinyurtiçinde ve dışında konaklama, seyahat ve rehberlik hizmetleri vermek ve konusuyla ilgili tüm konsolosluklarda vize işleri yapmak ve yaptırmak konularında faaliyet gösterdiğini, dava konusu fatura ve içeriğinin neye göre ve ne şekilde doldurulduğu belirsiz olduğunu, müvekkilinin davacıya söz konusu faturaya yasal süresi içerisinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 21. Maddesi gereğince itiraz edildiğini, davacının Sözleşme gereğince yerine getirmekle yükümlü olduğu görevlerini yerine getirmemesi sebebiyle Beşiktaş .... Noterliği'nin 17.05.2017 tarihli ve ..... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile uyarılmış ise de söz konusu uyarılardan herhangi bir sonuç alınamadığını, bu sebeple de Sözleşmenin müvekkili tarafından Beşiktaş ..... Noterliği'nin 29.05.2017 tarihli ve ..... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile Sözleşme'nin 5.5. maddesi doğrultusunda haklı sebeple derhal feshedildiğini beyan ederek bir yıllık süresi içerisinde açılmayan davanın zamanaşımı yönünde reddine, talebinin kabul edilmemesi durumuna haksız ve hukuki dayanağı bulunmayan davanın reddine,davacı tarafından kötüniyetli olarak açılmış dava sebebiyle davacının yüzde yirmiden az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine, ücret ve masraf takdirine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün esas sayılı takip dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. -Mahkememizce celp edilen iflas kayıtlarının incelenmesinde; davalı müflis şirketin Bakırköy ...... İcra Dairesi'nin ..... İflas sayılı dosyası üzerinden tasfiye işlemlerinin devam ettiği, iflas tarihinin 19/01/2023 olduğu, ilgili tasfiye dosyasında 2. Alacaklılar toplantısının gerçekleştirildiği, 09/07/2024 tarihinde tanzim edilen sıra cetvelinde alacağın ihtilaflı olarak masaya kaydedildiği görülmüştür.

-İflasın derdest davalara etkisi İcra ve İflas Kanunu'nun 194. maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrasında ; "Acele haller müstesna olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından on gün sonra devam olunabilir." düzenlemesine yer verildiği görülmektedir. -Bu ilkeler ve yasal düzenlemelerin bir arada değerlendirilmesinden ortaya çıkan sonuç şudur: Derdest bir alacak davası bulunan alacaklı davalının iflası üzerine (alacağını masaya yazdırmak zorunda olmaksızın) davasına devam edebilir ve dilerse alacağının masaya kaydı için de başvurabilir. Davacının masaya başvurması başlı başına davayı konusuz bırakmaz; bu ancak alacağın nizasız olarak masaya kaydıyla mümkündür. -Davacı davasına devam etmek istiyorsa mahkeme yargılamayı ikinci alacaklılar toplanmasından on gün sonrasına kadar ertelemelidir. Nitekim İcra ve İflas Kanunu'nun 224. maddesinde birinci alacaklılar toplanmasının görevleri arasında "muallak davalar" hakkında acele karar verilmesi de sayılmıştır. -Alacaklı eğer alacağını masaya yazdırmak için iflas idaresine başvurmuşsa iflas idaresi bu alacak hakkında red kararı vermeyip, bunu masaya "nizalı alacak" olarak kaydetmelidir zira ortada zaten derdest bir dava bulunmaktadır ve müflisin yerine iflas idaresince takip edilecek bu dava sonucunda verilecek karar doğrudan masaya etki edecektir. Davanın kabulü halinde niza kaydı silinecek ve bu tutar masaya kabul edilmiş olacak, davanın reddi halinde ise alacak tamamıyla sıra cetvelinden çıkartılacaktır. -Mahkememiz dosyasında davalı şirketin dava tarihinden sonra iflasına karar verildiği nazara alınarak tebligat ve taraf teşkili işlemleri yönünden iflas dairesine tebligat yapılmış ve bu doğrultuda yargılamaya devam olunmuştur. -Yukarıda yer verilen açıklamalar da da belirtildiği üzere davacı tarafın iş bu davayı itirazın iptali davası olarak ikame ettiği ancak dava tarihinden sonra davalı şirketin iflasına karar verildiği görülmektedir. Yine bu kapsamda yürütülen iflas tasfiyesi işlemleri sırasında davacı tarafın alacağının tamamının ihtilaflı olarak masaya kaydedildiği sabittir. Bu haliyle dava konusu alacak istemini konusuz kaldığı anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Dava konusu alacağın iflas masasına kabul edilerek sıra cetveline kaydedildiği anlaşılmakla, konusuz kalan dava konusu uyuşmazlık hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcın peşin alınan 2.431,61-TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.816,21 -TL harcın davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 615,40-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yargılama sırasında yatırılan 35,90 TL başvurma harcı, 1.255,70 TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere 1.291,60-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 30.000,00- TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.29/04/2025

Katip ..... e-imzalıdır

Hakim .... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2018/903, K. 2025/388, T. 29.04.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2018-903-e-2025-388-k-7df0ddd8a9a6