Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2021/1771 E. 2025/590 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2021/1771
- Karar No
- 2025/590
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1771 Esas
KARAR NO: 2025/590
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 06/07/2021
NUMARASI: 2019/891 Esas, 2021/561 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali ( Sigorta Poliçesinden Kaynaklı )
KARAR TARİHİ: 24/04/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline İşyeri Paket Sigorta Poliçesi ile (Endüstriyel Paket Yangın Poliçesi) sigortalı Eyüp -İSTANBUL adresindeki ... Yatırım A.Ş. nin işlettiği işyerinde 01.12.2018 tarihinde binadan su kaçağı meydana gelmesi ve tavandan işyerine sirayet etmesi neticesinde sigortalı değerlerde hasar meydana geldiğini, söz konusu hasar nedeni ile müvekkili şirket tarafından sigortalı emtealar-değerler üzerinde yaptırılan ekspertiz incelemesinde hasar tazminatı olarak saptanan 9.168,34-TL'nin poliçe özel ve genel şartları gereği 17.12.2018 tarihinde sigortalısına ödendiğini, müvekkilinin sigortalısının haklarına halef olduğunu, rücu hakkına istinaden hasar dosyası kapsamında 1 nolu davalı-borçlu site yönetimi aleyhine İstanbul. ... İcra Müdürlüğü nezdinde başlatılan ... E. Nolu icra takibi itiraz edildiğini ve site yönetimi tarafından müvekkiline "Sigortalımızın da faaliyet gösterdiği sigortalı işyerinde bulunduğu ... Sitesi'ni ... İnşaat tarafından yeni yapıldığı su sızması hasarına neden olan boruların ve benzer surette su sızması olaylarının yaşandığı ve bu haşanı mesnedinin ... İnşaat firmasının imalat hatasından kaynaklandığı vs bilgisi verildiğini, bu gelişme üzerine işbu kere 2. Nolu davalı aleyhine İstanbul. ... icra Müdürlüğü nezdinde ... E. Nolu ilamsız takip başlatıldığını ve bu takibe de borçluca itiraz edildiğini belirterek her iki icra takibine yapılan itirazın iptali ile takiplerin devamına, davalıların %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı ... Site Yönetiminin vekili cevap dilekçesinde; davaya konu; ... Avm ve ... Projesi İstanbul İli, Eyüpsultan İlçesi, ... Pafta, ... ada, ... numaralı parselde diğer davalı ... İnşaat Proje A.Ş. tarafından yapıldığını, işbu projenin teknik şartnamesi, plan, proje ve yapımı ile müvekkili site yönetiminin hiç bir ilgisinin bulunmadığını, ayrıca davaya konu projenin AVM ve oturma alanları (residence kısmı) müteahhit ve proje sahibi diğer davalı ... Proje A.Ş. tarafından düzenlenen yönetim planına göre iki ayrı yönetim olarak düzenlendiğini, davacıya sigortalı iş yerinin bulunduğu ticarethanenin yönetim olarak kendilerine bağlı olmadığını, AVM Yönetiminin ise aynı zamanda yüklenici ve proje sahibi olan diğer davalı ... İnşaat Proje çalışanlarından oluştuğunu, müvekkilinin davacıdan aidat, ortak gider vs. herhangi bir nam ve/veya ad altında bir ödenti almadığını ve bu nedenle sorumluluğunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere; olayın gerçekleşmesi akabinde 04.12.2018 tarihinde müvekkili site yönetimi, AVM yönetimi yetkilileri tarafından gerekli inceleme ve muayene yapıldığını ve yapılan inceleme sonucunda binanın yapımı sırasında ”... A blok mekanik şaft içerisinde bulunan tesisat sisteminin herhangi bir gidere bağlanmadığı, gider sonlandırma ve tahliye hattı yapılmadığı, bu halde tesisat giderinin iş yerleri içerisinde açıkta bırakıldığı, bu durumun bir imalat eksiği ve aynı zamanda ayıbı olduğu, bu şekilde bir imalatın inşaatın plan, proje ve teknik şartnamesine ayrıca ilgili mevzuat hükümlerine, fen ve sanat normlarına uygun imal edilmediğinin görüldüğünü, bundan dolayı müvekkilinin sorumlu olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Proje AŞ. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın sigorta şirketi olup, dava dışı sigortalı ... Yat. A.Ş'nin iş yerine su basması sonucunda sigortalıya 9.168,34 TL ödeme yaptıklarını iddia ederek diğer davalı ... Yönetimi aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ilgili site yönetiminin sorumluluğunda olan hususlardan kurtulmak için açılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini, sorumluluğun söz konusu AVM'yi inşa eden müvekkili şirkette olduğunu iddia ettiğini , ... Yönetiminin icra dosyasına sunduğu bu haksız itiraz dilekçesinden sonra söz konusu sigorta şirketinin aynı bedeli talep için İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile müvekkili şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, iki ayrı mükerrer takip yapıldığını ve tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile icra takibi başlatılmadığından mükerrer takibin iptal edilmesi gerektiğini, sigorta şirketi tarafından hazırlanan eksper raporunda hasar sebebi ve sorumlusunun dahi belirlenemediğini, 2015 yılında sitede oturum başladığını ve 2016 tarihinden itibaren site yönetiminin kat malikleri kuruluna devredildiğini, müvekkili şirketin site üzerinde tasarruf yetkisi kalmadığını, davaya konu olay ile ilgili gerek site yönetiminden ve gerekse kat maliklerinden hiçbir ihtarname tebliğ edilmediğini, AVM ve sitenin mimari projesine uygun olarak tamamlandığını, davaya konu yaşanan olayın kiracının yaptığı tadilat ve dekorasyondan kaynaklandığını, davacı sigorta şirketinin sigortalısının kusurlu olduğunu, kendilerine hasar ve ödeme ile ilgili herhangi bir belge tebliğ edilmediğini belirterek davanın reddini ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; Mahkemece yapılan keşif sırasında ve bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere keşif mahallindeki mevcut durum ile mimari projesindeki şaftların birbiri ile uyumlu olmadığı, ayrıca mevcut durumdaki şaftın fen ve sanat kurallarına göre yapılmadığı anlaşıldığından davalı ... Proje A.Ş'nin sorumluluğunun bulunduğu, diğer davalı ... Site Yönetimi yönünden Kat Mülkiyeti Kanunun 35. Maddesinde yöneticinin genel yönetim işlerine dair görevlerinin düzenlendiği, A blok mekanik şaft içerisinde bulunan tesisat sisteminin herhangi bir gidere bağlanmadığı, gider sonlandırma ve tahliye hattı yapılmadığı, bu halde tesisat giderinin iş yerleri içerisinde açıkta bırakıldığı, site yönetiminin bina içinde yapacağı kontrolde bu durumu görebileceği, ve gerekli tedbirleri alması gerektiği ayrıca ... site yönetiminin, yönetim planında kendisine ana yapının bakımı ve korunması ile ilgili görev yüklenildiği, yapılabilecek bir kontrol ile tesisat giderinin iş yerleri içerisinde açıkta bırakıldığını görebilecek durumda olduğu, bu nedenle belirtilen ana yapının korunma ve bakımı için gerekli tedbirleri alma görevini üstlendiği halde gerekli tedbirleri almadığı, ve davalı ... Site Yönetimi'nin de sorumluluğunun bulunduğu, hasarın ve zararın meydana gelmesinde her iki davalının da müştereken ve müteselsilen sorumluluğunun bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne a)Davacı tarafın davalı ... Site Yönetimi aleyhine başlattığı İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin takip talebindeki şartlarla (İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasıyla tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) kaldığı yerden devamına, b)Davacı tarafın davalı ... A.Ş aleyhine başlattığı İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin takip talebindeki şartlarla (İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasıyla tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) kaldığı yerden devamına, asıl alacak yargılamayı gerektirdiğinden, likit ve belirlenebilir olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı ... Proje A.Ş. vekili istinaf nedenleri olarak; aynı alacak için başlatılan icra takiplerinde tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla icra takibi başlatılmadığından , mükerrer takipten dolayı takibin iptalinin gerektiğini, davacı sigorta şirketinin diğer davalının farazi bir şekilde yönlendirmesiyle hareket ettiğini, eksper raporunda da hasar sebebi ve sorumlusunun belirlenemediğini, davacı, diğer davalı ... Site Yönetimi beyanlarına göre hareket ederek yaşanan su baskınının müvekkilinin imalat hatasından kaynaklı olduğunu iddia etse de bu iddiasını haklı kılacak hiçbir delilinin bulunmadığını, diğer davalının iddialarının aksine sitenin yeni tamamlanmadığını, 2014 yılında sitede oturum başladığını, 2016 tarihinden itibaren ise site yönetimnin kat malikleri kuruluna devredildiğini, müvekkilinin site üzerinde tasarruf yetkisi kalmadığını, Site Yönetimnin böyle bir problemin varlığından bahsetmesi halinde sorunu gidermenin görevleri arasında olduğunu, böyle bir durumu bilip, gerekli önlemleri almamasının görevini ihmal ettiği anlamına geldiğini, tüm bu itirazlarının, bilirkişi raporu ile ek raporuna itiraz dilekçeleri değerlendirilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporunda kusur oranlarının belirtilmediğini, hasarın sigortalının yaptığı tadilat sonucu olabileceği konusunda değerlendirme yapılmadığını, hasarın oluştuğu tarihte bağımsız bölümün bulunduğu ilçede aşırı yağış nedeniyle sel baskınlarının yaşandığı hususlarının değerlendirilmediğini, taraflarına ekspertiz raporu ile ödeme belgelerinin tebliğ edilmediğini, kabul anlamına gelmemek üzere müvekkilinin takip öncesi temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faize hükmedilmesinin yasal olmadığını, davacının talep edebileceği faizin takip tarihinden itibaren yasal faiz olduğu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı ... Site Yönetimi Adına ...vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkili ile ortaya çıkan zarar arasında hiçbir illiyet bağının bulunmadığını, bu durumda davanın müvekkili site yönetimine değil tek tek kat maliklerine yönetilmesi gerektiğini, ayrıca davaya konu projenin avm ve oturma alanları (residence kısmı) müteahhit ve proje sahibi diğer davalı ... Proje A.Ş. tarafından düzenlenen yönetim planına göre iki ayrı yönetim olarak düzenlendiğini, AVM Yönetiminin aynı zamanda yüklenici ve proje sahibi olan diğer davalı ... İnşaat Proje çalışanlarından oluştuğunu, müvekkili site yönetiminin, yönetim sorumluluğu alanında yer almadığını, müvekkilinin davacıdan aidat, ortak gider..vs. herhangi bir nam ve/veya ad altında bir ödenti almadığını, müvekkilinin herhangi bir bakım, onarım ...vs sorumluluğu bulunmadığından, zarardan sorumlu tutulmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, huzurdaki davanın Sulh Hukuk Mahkemesinde açılması gerekirken Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış olduğunu, davanın görev yönünden de reddi gerektiğini, eksik ve ayıplı imalattan tamamen müteahhit diğer davalının sorumlu olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili site yönetiminin 634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu Madde 35'e göre gerekli tedbirleri alabileceği ve gerekli kontrolleri yapabileceği ancak yapmadığından ötürü kusur yüklendiğini, kabul anlamına gelmemek üzere hiç imal edilmemiş, eksik bırakılmış, inşaatın imalatının müvekkili site yönetiminin bakım ve onarım sorumluluğunda olduğunun kabul edilemeyeceğini, Kat Mülkiyeti Kanuna göre müvekkili site yönetiminin inşaatı muayene etmek ve müteahhitten teslim alma yükümlülüğü ve sorumluluğunun bulunmadığını, teknik uzmanlık sonucu anlaşılabilecek bir durumdan kat maliklerinden oluşan site yönetiminin kusurlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının sigortalısı ... Yatırım A.Ş. Nin basiretli bir tacir olduğunu, kiralama yaparken kiralananı muayene ederek gözden geçirerek, kiralananı sonradan kusur izafe edilmeyecek şekilde teslim almış olduğunun kabülü ile işbu eksik ve/veya ayıplı işten kaynaklanan hasar ve zararı kabul ettiğini, dava dışı sigortalı şirketin muayene ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyerek zarara kendi davranışı ile sebep olduğunu, bu halde kusur yönünden paylaştırma yapılmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafından sigorta poliçesi düzenlenirken, gerekli inceleme ve muayene yapılarak durum raporu ile ortaya çıkacak ya da çıkması muhtemel zarar ve hasarların, eksikliklerin sigortalayana bildiriminin olması gerektiğini, davacının da bu bakımdan kusurlu olduğunu, zarar hesaplamasının eksik ve hatalı yapıldığı, davacı lehine sebepsiz zenginleşmeye yol açacağından usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi kök ve ek raporuna karşı itirazları ve hesaplama yönünden eksiklik giderilmeden raporun hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava; davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısının işlettiği ... AVM'de bulunan iş yerini su basması nedeniyle oluşan hasarın ödenmesi üzerine rücuen tahsili istemine ilişkindir. Dosya kapsamından, davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalı arasında, “Endüstriyel Paket Sigorta Poliçesi” düzenlendiği, davaya konu su hasarı nedeniyle kusuru bulunduğu iddiasıyla davalı Site Yönetimi ve imalatı yapan davalı ... Proje A.Ş'den rücuen tahsili amacı başlatılan icra takibine itiraz üzerine iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.Tarafların sıfatı, poliçenin niteliği, halefiyet ilkesinin özellikleri de göz önünde bulundurularak, öncelikle mahkemenin görevi ile ilgili dava şartının incelenmesi gerekmiştir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 22.03.1944 Tarih E. 37, K. 9, RG. 3.7.1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. Öte yandan, TTK'nun “Halefiyet” başlığı altındaki 1472. maddesinde “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir.6100 Sayılı HMK'nun “Sulh hukuk mahkemelerinin görevi” başlığı altındaki 4. maddesinde de “(1) Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; a) Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları, b) Taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davaları, c) Taşınır ve taşınmaz mallarda, sadece zilyetliğin korunmasına yönelik olan davaları, ç) Bu Kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hakimini görevlendirdiği davaları, görürler.” hükmüne yer verilmiştir. Görev kamu düzenine ilişkin olup re'sen dikkate alınmalıdır. (Bkz Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin ESAS NO: 2017/983 KARAR NO: 2019/9857 sayılı kararı) 634 sayılı Kanunun 35/b maddesinde ise "Anagayrimenkulün gayesine uygun olarak kullanılması, korunması, bakımı ve onarımı için gereken tedbirlerin alınması" hükmüne, 16. maddesinde “Kat malikleri anagayrimenkulün bütün ortak yerlerine, arsa payları oranında, ortak mülkiyet hükümlerine göre malik olurlar.” hükmüne, ayrıca 19/3. maddesinde de "Her kat maliki anagayrimenkule ve diğer bağımsız bölümlere, kusuru ile verdiği zarardan dolayı diğer kat maliklerine karşı sorumludur." hükmüne yer verilmiş; diğer yandan, aynı Kanunun Ek 1. maddesi ile de “Bu Kanunun uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlık sulh mahkemelerinde çözümlenir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Dosya kapsamında tapu müdürlüğünce gönderilen ... Ana Yapısı Yönetim planı kapsamında birbirine komşu iki parsel üzerinde kurulan tek bir ana yapı olarak inşa edilmiş ... adıyla maruf ana yapının yönetim planı mahkemeye gönderilmiştir. Somut olayda, davalı ... Site Yönetiminin binanın site yönetimi olduğu ve diğer davalının da site inşaatı yapan firma olduğundan bahisle zarardan sorumlu olduğu iddiasına dayanmaktadır. Görüldüğü üzere her iki davalı yönünden açılan davanın hukuki sebebine göre görevli mahkeme de değişmektedir. Kat mülkiyetinden kaynaklanan davalarda görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi olup sitenin inşaatını yapan firmanın sorumluluğundan kaynaklanan davanın ise tarafların ticari işletmesiyle ilgili olduğundan Asliye Ticaret Mahkemesi görevlidir. Ancak sorumluluk aynı maddî olaydan kaynaklanmış ve zarar tek olmakla, davanın da aynı mahkeme de görülmesi zorunludur. Bu sebeple bütün talepler yönünden ihtilafın özel mahkeme olan Sulh Hukuk Mahkemesince çözüme kavuşturulması gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, Mahkemece, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c, 115/2. maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi isabetli olmadığından davalıların istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin HMK 353/1.a.3 maddesi uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE, 2-İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/891 Esas, 2021/561 Karar sayılı ve 06/07/2021 tarihli kararının HMK 353.1.a.3 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Açılan davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle HMK.114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava dilekçesinin usulden REDDİNE, a)6100 sayılı HMK.20 maddesi uyarınca karar verildiği anda kesin olduğundan tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli NÖBETÇİ İSTANBUL SULH HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,b)Kararın tebliginden itibaren iki haftalık süre içinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,c)6100 sayılı HMK 331. maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerin görevli mahkemece, davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde ise yargılama giderlerinin davanın açıldığı mahkemenin dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA, d)Varsa artan gider avansının dosyasına AKTARILMASINA,e)Sair işlemlerin yapılması için dosyanın mahkemesine İADESİNE,4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davalı ... Proje A.Ş. tarafça peşin olarak yatırılan 175,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 439,50 TL harcın bu davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davalı ... Site Yönetimi Adına ... tarafından peşin olarak yatırılan 215,88 TL harcın mahsubu ile bakiye 399,52 TL harcın bu davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 6-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate ALINMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-3 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.24.04.2025