Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/1754 E. 2025/605 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/1754
Karar No
2025/605
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/1754 Esas

KARAR NO: 2025/605

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 20/05/2021

NUMARASI: 2020/447 Esas, 2021/291 Karar

DAVA: İSTİRDAT (Sigorta Ödemesine Dayanan, Rücuen)

KARAR TARİHİ: 24/04/2025

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ... AŞ'nin ... AVM'yi yönetim sözleşmesi çerçevesinde yapı malikine vekaleten yönettiğini, davalı sigorta şirketinin, AVM'de bulunan ... Mağazasında gider borularından sızan su nedeniyle meydana gelen hasar için sigortalısına hasar bedeli ödediğini, ödenen sigorta tazminatının rücuen tahsili için müvekkili aleyhine Antalya İcra Dairesi'nin ... Esas, ... Esas sayılı icra takibi başlatıldığını, takibe itiraz etmemeleri üzerine takibin kesinleştiğini ve icra borcunu ödemek zorunda kaldıklarını, müvekkilinin mal sahibinden aldığı yetki ile AVM'nin günlük operasyon ve kiralama işlerini yürüttüğünü ve yapı malikine vekaleten AVM'yi yönettiğini, müvekkilinin temsil yetkisi veren adına yaptığı işlemlerin temsil olunanı bağlayacağını, bu nedenle davalının sigortalısında meydana gelen hasardan yapı malikinin sorumlu olduğunu, davadan önce arabulucuya başvurmuşlarsa da anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek icra takibinde ödenen 10.353,00 TL'nin ödeme tarihi olan 22.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP Davalı vekili cevabında; davada görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi, yetkili mahkemenin taşınmazın bulunduğu Antalya Mahkemeleri olduğunu, malik ile aralarındaki sözleşmenin vekalet sözleşmesi olduğunu ileri süren davacının sözleşmeyi sunmak ve iddiasını bu yolla ispat etmek zorunda olmasına rağmen delilleri arasında bu sözleşmeye dayanmadığını, sözleşmenin sonradan sunulmasına muvafakatleri olmadığını, TBK'nın 301. maddesi gereği, kiraya verenin kiralananı sözleşme süresi boyunca kullanıma elverişli bulundurmak zorunda olduğunu, yasanın salt mülk sahibinden değil, kiraya verenden bahsettiğini, davayı kabul etmemekle birlikte davacının icra dosyasına ödediği bedelin tamamının kendilerine ödenmediğini, icra dairesince kesilen harç ve giderlerin icra dairesinden talep edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemece; davacı ... Yönetimi A.Ş.'nin AVM'nin bakımı tamiri ve ilgili diğer yapım sözleşmelerinden doğan hakları kullanma, bu sözleşmelerden kaynaklanan görevleri ifa konusunda AVM maliki şirketi temsile yetkili olduğu, davacı ile yapı maliki arasındaki 28/09/2008 tarihli ... AVM Yönetim Sözleşmesi'nde davacının AVM'deki bakım ve onarıma ilişkin yetki ve sorumluluklarına dair çeşitli hükümlerin bulunduğu, davacının AVM maliki şirket ile arasındaki Yönetim Sözleşmesi hükümleri uyarınca ve emsal Yargıtay kararı karşısında AVM'de meydana gelen zarardan davacının da sorumlu olduğu, davalı tarafça davacı aleyhine başlatılan takibin haklı olduğu ve davacının bu takip nedeniyle menfi tespit ve istirdat istemlerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkili ile dava dışı AVM yatırımcısı arasında düzenlenen Yönetim Sözleşmesinde müvekkilinin AVM'deki hasarlar ilgili olarak bizzat bakım ve onarım sorumluluğu olduğuna dair herhangi bir hüküm bulunmadığını, her bir yönetim sözleşmesi farklı hükümler içerdiğinden hükümde belirtilen Yargıtay kararının somut olayda emsal olamayacağını, davacının vekil konumunda olup, hasarın yapı malikinden istenmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE Dava, istirdat istemine ilişkindir. Dosya kapsamından, davalı sigorta şirketinin sigortalısına ödediği sigorta tazminatının rücuen tahsili için davacı aleyhine Antalya İcra Dairesi'nin ... Esas, ve ... Esas sayılı dosyalarında icra takibi başlattığı, takiplerin kesinleştiği, davacının 22.01.2020 tarihinde icra dosyası borcunu ödediği ve ödemeden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde ödediği paranın iadesini talep ettiği anlaşılmaktadır.İlk derece mahkemesi, davacının AVM yöneticisi olarak davalının sigortalısında su sızmasından meydana gelen hasardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili hükmü istinaf etmiştir. İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; AVM'de bulunan işyerinde meydana gelen hasarda davacı AVM yöneticisinin sorumlu olup olmayacağı, zararın salt yapı malikinden tazmini gerekip gerekmediği hususunda toplanmaktadır. Davacı ... A.Ş ile dava dışı mal sahibi arasındaki sözleşme incelendiğinde; AVM'nin tüm yönetimini üstlenmesi için davacının görevlendirildiği; yönetim sözleşmesinde kararlaştırılan tüm hususlarda davacının AVM malikini temsile yetkili olduğu; bu kapsamda davacının, AVM'deki işyerleriyle ilgili olarak kiralama da dahil her tür sözleşmeleri yapma, AVM'nin bakımı- tamiri ve ilgili diğer yapım sözleşmelerinden doğan hakları kullanma, bu sözleşmelerden kaynaklanan görevleri ifa konusunda AVM maliki şirketi temsile yetkili olduğu görülmektedir.Anılan yönetim sözleşmesi ile, davaya konu hasarın meydana geldiği AVM'nin tüm yönetimini üstlenmiş olan, AVM gibi çok sayıda işletmeyi bünyesinde barındıran yapıyla ilgili yönetim işlerini profesyonel olarak yerine getiren ve bu iş karşılığında ücret alan davacının, temsil yetkisinin kapsamı ve kiraya verenin sorumluluğuna ilişkin hükümler gereği, davalının sigortalısının işyerinde meydana gelen hasarda husumet ehliyeti bulunmaktadır. Buna göre davalı sigorta şirketine sigortalı işyerinde su taşkını sonucu meydana gelen hasarda, davacı AVM yöneticisinin sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmadığından, mahkemece davacının istirdat isteminin reddine karar verilmesinde yerindedir.Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/447 Esas, 2021/291 Karar sayılı ve 20/05/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.24/04/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2021/1754, K. 2025/605, T. 24.04.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-1754-e-2025-605-k-062f18c5f93f