İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2021/57 E. 2026/767 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2021/57
Karar No
2026/767
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/57 Esas KARAR NO : 2026/767 DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) DAVA TARİH İ : 15/11/2013 KARAR TARİHİ : 15/09/2026

Mahkememizin .../... E. ... /... K. sayılı kararının İstinafın esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi ... . Hukuk Dairesinin ... tarih ve ... /... E ... /... K. sayılı kararının Yargıtay ... . Hukuk Dairesince bozularak kaldırılması üzerine HMK. 373/1. Md. uyarınca gönderilen dava dosyası, ... /... esas sırasına kaydı yapılan davanın açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... ... Ltd.Şti 'nin ortağı olduğunu, şirketin 4 ortaklı bir şirket olup ... tarihinde Ticaret Odası'na kaydının yapıldığını, şirketin kuruluş amacının resmi kurum ve kuruluşların inşaat ihalelerine girmek, inşaat yapmak, yarım kalmış inşaatları devralmak, devretmek olduğunu, şirketin ticari faaliyetlerinin devamı kapsamında inşaat yapıp satmak amacı ile ... İli ... İlçesi ... ada, ... parsel, ... Ada, ... parsel, ... ada ... parsel ... Blok ... ve ... nolu daireler olmak üzere 4 adet gayrimenkul satın aldığını, şirkete büyük ortak olan müvekkilinin girişimlerine rağmen, diğer ortakların söz konusu gayrimenkuller üzerinde inşaat çalışmalarının başlamasına rıza göstermediklerini, şirketi ve mal varlığını stabil halde tutma eğilimi gösterdiklerini, şirket sözleşmesi ile birbirlerine karşı sorumlulukları olan ortakların ticari amaçlara ve özen yükümlülüğüne uymamaları, sözleşme ilkesine duyulan güvenin de müvekkili açısından yok olmasına sebep olduğunu, şirketin en yüksek sermayeli ortağı olan müvekkili açısından, şirketin olmazsa olmazlarından güven ilişkisinin ve müşterek gaye unsunlarının zedelendiğini beyan ederek müvekkilinin şirket ortaklığından çıkarılmasını, şirketin nam ve hesabına alınan gayrimenkuller üzerine satışı ve 3. kişilerin hak ididasını önler nitelikte ihtiyati haciz mahiyetinde tedbir konulmasını, esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesinin ödenmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ortaklar arasında güvensizlik sebebiyle ortaklıktan ayrılmak istediğini belirttiğini,davacı şirketin ana mal varlığı olan gayrimenkullerden en değerli arsayı şirketin önceki müdürlerinden ağabeyi ... ... 'e devrettiğini ve bu işlem ile ilgili tapu iptali ve tescil davasının halen devam ettiğini, yine davacı şirkete ait iki daireyi davacının yeğeninin şirketi olan ... ... 'a sattığını, bu işlem içinde açılan tapu iptali ve tescil davasının devam ettiğini, davacı şirket defterlerinin kendisinden istenmesine rağmen 2010 yılı öncesinin defterlerini şirkete vermediğini, güvensizlik var ise sorumluluğunun kendisi olduğunu, davacının kötü niyetli olarak ve şirket faaliyetlerini baltalamak için şirket mal varlıklarının üzerine tedbir konulmasını talep ettiğini, tedbir talebinin teminatsız verildiğini, davacının teminat göstermesi gerektiğini, şirketin görüşmelerde bulundukları müteahhit firmaların tedbir durumunda inşaatı üstelenmekten kaçınacaklarını,şirketin zarara uğraması halinde davacının bu zararın karşılığı olarak teminat yatırması gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Antalya ... .Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... /... esas sayılı dosyasının bir örneği Uyap sistemi üzerinden gönderilmiş, dosya içerisine konulmuştur. Davacıları ... ... ... davalıları ... ... olduğu, Tapu İptali ve Tescil talepli açılan davanın yapılan yargılaması sonunda ... tarihinde dosyanın karara çıktığı,davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkememiz dosyanın re'sen seçilecek hukukçu, muhasebeci ve mimar veya inşaat mühendisi bilirkişiden oluşan heyete tevdi ile ortaklıktan çıkma veya çıkarılma talebi bulunan davacının ayrılma payının hesaplanmasına karar verilmiştir. Mahkememizce seçilen mali müşavir ... ... , hukukçu bilirkişi Doç.Dr. ... mimar ... ... ... tarihli raporunda sonuç olarak; davalı şirketin kaydi değerlere göre ... tarihi itibariyle borçlarının ... TL tutarında aktif varlıklarından fazla olduğu ve şirketin ... tarihi itibariyle borca batık durumda olduğu,bu nedenle şirket ticari defter kayıtlarına göre davacının hissesinin artı bir değerinin olmadığı, davalı şirketin rayiç değerlere göre ... tarihi itibariyle varlıklarının ... TLtutarında ve borçlarından fazla olduğu, bu öz varlık tutarına göre TTK. Nun 641/1 hükmü anlamında davacının sermaye hissesine isabet eden ayrılma akçesinin ... TLx...= ... TL olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Mahkememiz dosyasının, daha önce rapor veren heyete bir gayrimenkul değerleme uzmanı da eklenerek tevdi ile tarafların bilirkişi raporuna itirazlarını da değerlendirerek ve şirketin gayri menkullerinin rayiç değerlerinin de tespiti de davacının şirketten ayrılması halinde payına düşen ayrılma akçesinin belirlenmesine karar verilmiş, daha önce rapor veren bilirkişiler mali müşavir ... ..., hukukçu bilirkişi Doç.Dr. ... ... ... , mimar ... , gayrimenkul değerleme uzmanı bilirkişi ... ... katılarak, müşterek imzalı ... tarihli raporlarında sonuç olarak, davalı şirketin kaydi değerlere göre, ... tarihi itibariyle borçlarının ... TL tutarında aktif varlıklarından fazla olduğu ve şirketin ... tarihi itibariyle borca batık durumda olduğu,bu nedenle şirket ticari defter kayıtlarına göre davacının hissesinin artı bir değerinin olmadığı, davalı şirketin rayiç değerleri göre, ... tarihi itibariyle varlıklarının ... TL tutarında borçlarından fazla olduğu ve bu öz sermaye tutarına göre davacının sermaye hissesine isabet eden şirket öz sermaye değerinin, ... TL x...= ... TL olduğunu bildirmişlerdir. Dosyanın tekrar bilirkişi heyetine tevdii ile, davacının çıkma talebinin haklı sebeplere dayanıp dayanmadığı hususunun ve ayrıca TTK.nun 542. Maddesi uyarınca değerlendirme yapılarak hesaplanan ayrılma akçesinin muaccel olup olmadığının ve yine taraf vekillerinin rapora itirazlarının değerlendirilerek ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişiler ... tarihli ek raporlarında sonuç olarak; davalı şirketin eski ortakları ve yöneticileri ile yeni ortakları (yabancı ortaklar) ve aynı zamanda yeni yöneticileri arasında çeşitli ihtilaflar olduğu, karşılıklı davalar açıldığı, davacı tarafın bilirkişi raporuna itirazında ileri sürdüğü hukuki iddiaların davalar yolu ile çözülmesi imkanı bulunduğu, mevcut ve sona ermiş davaların davacının haklı sebeple çıkma talebine mesnet teşkil etmediği ve sona ermiş davaların davacının haklı sebeple çıkma talebine mesnet teşkil etmediği ve bu yüzden davacı ortak bakımından TTK.nun 636 kapsamında haklı sebeple çıkma koşullarının oluşmadığı, davalı şirketin kaydi değerlere göre, ... tarihi itibariyle borçlarının ... TL tutarında aktif varlıklarından fazla olduğu ve şirketin ... tarihi itibariyle borca batık durumda olduğu, bu nedenle şirket ticari defter kayıtlarına göre davacının hissesinin artı bir değerinin olmadığı, davalı şirketin rayiç değerlere göre davalı şirketin ticari deflerlerinde kayıtlı olan bu ... TL tutarındaki diğer çeşitli borçlarının; a-) kabul edilmesi durumunda ... tarihi itibariyle varlıklarının ... TL turarında borçlarından fazla olduğu ve öz sermaye tutarına göre davacının sermaye hissesine isibat eden şirket öz sermaye değerinin, ... TL X0,345=... TL olduğu, b-) kabul edilmemesi durumunda, ... tarihi itibariyle varlıklarının ... TL tutarında borçlarından fazla olduğu ve bu öz sermaye tutarına göre davacının sermaye hissesine isabet eden şirket öz sermaye değerinin; ... TLx0,345= ... TL olduğu sonuç ve kanaatine varıldığını beyan etmişlerdir. Mahkememiz yargılama sonunda: "TTK 638/2 maddesi uyarınca her ortak haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Davacının dava dilekçesinde haklı sebep olarak gösterdiği olguların Mahkememizce ve dosyaya alınan bilirkişi raporları ile yapılan değerlendirilmesinde; şirketin ... tarihi itibariyle ticari defter kayıtlarına göre borca batık durumda olduğu, rayiç değerlere göre ise varlıklarının ... TL tutarında borçlarından fazla olduğu, Antalya ... . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... /... Esas sayılı dosyasında yabancı ortaklar tarafından ... , ... ... ve şirket aleyhine dava açıldığı, yine Antalya ... . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... /... Esas-... /... Karar sayılı dosyasında şirketin ... aleyhine defter ve belgeleri teslim etmesi için dava açtığı, dolayısıyla somut olayda davacının TTK 638/2 maddesi uyarınca şirketten çıkmasını haklı gösterecek bir sebebinin bulunmadığı, şirketin borca batık durumda olması halinin Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarına göre şirketten çıkma haklı sebebi olarak görülmediği de dikkate alınarak" gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... . Hukuk Dairesinin ... tarih ve ... /... E ..../... K. sayılı kararı ile; "....Dava, TTK'nın 638/2 maddesine dayalı çıkma davasıdır. İlk Derece Mahkemesince yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce davalı şirketin ana sözleşmesinde belirtilen şirketin kuruluş amacı kapsamında hangi alanlarda fiilen iş yaptığı, kamu kurum ve kuruluşlardan ihale alıp almadığı, inşaat yapıp yapmadığı, yarım kalmış inşaatları devralıp almadığı yada devretmediği, halen şirketin maliki olduğu taşınmazlar üzerinde fiilen her hangi bir iş yada işlemin yapılıp yapılmadığı, 6102 sayılı TTK'nın 68-88 maddeleri kapsamında davalı şirketin ... tarihi itibariyle ve rapor tarihi itibariyle davacının hissesine isabet eden şirket öz sermaye değerinin davacı vekilinin istinaf dilekçesinde belirttiği itirazlarda karşılanmak suretiyle tespit edilmesi yönünde ek bilirkişi raporu düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiş, bilirkişilerin Dairemize sunduğu ... tarihli raporlarında davalı şirketin rayiç değerlerine göre ... tarihi itibariyle varlıklarının ... TL tutarında borçlarından fazla olduğu ve bu sermaye tutarına göre davacının sermaye hissesine isabet eden öz sermaye değerinin ... TL olduğunu, ticari defterlerde diğer borç olarak kayıtlı olan ... TL tutarındaki şirket borcu kaydının gerçek bir borç olmadığının kabul edilmesi halinde ise davacının ... tarihi itibariyle hisse değerinin ... TL olduğunu, rapor tanzim tarihi itibariyle rayiç değerlere göre varlıklarının ... TL borçlarından fazla olduğu ve bu öz sermaye tutarına göre davacının sermaye hissesine isabet eden öz sermaye değerinin eski sermaye oranına göre ... TL yeni sermaye oranına göre ... TL olduğu, taraflar arasındaki ihtilaf konusu olan diğer borçlar hesabındaki borçlar ile arttırılan sermaye artış işlemlerinin kabul edilmemesi durumunda, davacının rapor tanzim tarihi itibariyle hisse değerinin ... ... TL olduğunu, davalı şirketin 2010 yılından sonra herhangi bir ticari faaliyetinin olmadığını beyan etmişlerdir. TTK'nın 638. maddesine göre "şirket sözleşmesi ortaklara şirketten çıkma hakkını tanıyabilir, bu hakkın kullanılmasını belirli şartlara bağlayabilir. Her ortak haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir." Davacı taraf şirketin gayri faal durumda olduğunu, ortaklar arasındaki güvenin zedelendiğini ileri sürerek, ayrılma akçesi ile çıkma talep etmektedir. Haklı sebep kavramının ne olduğu hususunda TTK'da açık bir düzenleme mevcut değildir. Yargıtay ... . Hukuk Dairesinin ... /.... Esas ... /... Karar sayılı ilamında limited şirketin finansal yapısı ( sürekli zarar) sermaye ihtiyacına rağmen bu ihtiyaca cevap verilmemesi, kötü yönetim, diğer ortakların kötü tutum ve davranışları haklı sebep olarak sayılmıştır. Dosya kapsamı incelendiğinde, davacı şirketin ana mal varlığı olan gayrimenkullerden en değerli arsayı davacının ağabeyi Ayhan Çelik'e devrettiği bu işlemle ilgili davalı şirket tarafından Antalya ... . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... /... Esas sayılı dosyasında tapu iptal ve tescil davası açıldığı, yine davacı şirkete ait iki daireyi kardeşinin oğlunun hissedar olduğu şirkete sattığı, bu satışa ilişkin şirket tarafından tapu iptali ve tescil davası açıldığı ve davanın derdest olduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafça şirketin faaliyetsiz olduğu ileri sürülmüş ancak davalı tarafça da tapu iptal ve tescil davalarının şirket lehine sonuçlanması halinde davalı şirketin gerek inşaat gerekse toptan satış halinde daha yüksek kar elde edeceği savunulmuştur. Davalı şirketin tapu iptal ve tescil davalarıyla şirkete iadesini istediği taşınmazlar davacının döneminde bir kısmı davacının kardeşine, bir kısmı da yeğenine intikal eden taşınmazlardır. Dairemizce alınan bilirkişi raporuna göre, şirketin borca batık olmadığı anlaşılmaktadır. Tapu iptali ve tescili davaları sonunda davalı şirketin faaliyetini sürdürebileceği, kendisine ait taşınmazlar üzerinde esas sözleşmedeki amacına uygun faaliyette bulunabileceği sabittir. Şirketin faaliyetlerinin duraksamasının nedeni davacının yönetici olduğu dönemdeki tasarruflardır. Kimse kendi kusuruna dayanarak hak elde edemeyeceğinden davacı yönünden haklı sebeplerle çıkma şartları oluşmadığından davacı vekilinin istinaf talepleri yerinde görülmemiş ve açıklanan gerekçesi ile" esastan reddine karar verildiği, Yargıtay ... . Hukuk Dairesi ... tarihli ... /... Esas, ... /... Karar sayılı ilamı ile; "1- Dava, şirket ortaklığından haklı sebeple çıkma ve esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesinin tahsili istemine ilişkindir. Davalı vekili, ... tarihli dilekçesinde müvekkilinin davayı kabul ettiğini, şirket faaliyetlerine engel olan ve sürekli olarak şirketi zor durumda bırakan davacının ortaklıktan ayrılmasının şirketin ve diğer ortakların menfaatine olacağını beyan edip dilekçesinin istem sonucu bölümünde davacının çıkma talebinin kabulü ile ...’in şirketten ayrılmasına karar verilmesini istemiş; ayrıca ... tarihli celsede “Her ne kadar son bilirkişi raporu davacının şirketten haklı nedenle çıkma sebebi bulunmadığını belirlemiş ise de, dava sırasında konulan tedbirler nedeniyle müvekkil şirketin faaliyeti adeta durmuş durumda olup, iflasa süreklenmektedir. Biz de çıkma bedeli neyse vermeye hazırız.” şeklindeki beyanı duruşma tutanağına geçmiştir. Bu durumda, mahkemece davalının yukarıda anılan beyanı değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde olmamış; kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir. 2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının" bozulmasına karar verildiği, Mahkememizin... tarihli duruşma ara kararı ile; Çıkma payı hesabı için dosyanın bir mali müşavir bilirkişi, bir gayrimenkul değerlendirme uzmanı bilirkişi, bir inşaat mühendisi bilirkişi ve bir ticaret hukukunda hesap uzmanı bilirkişiye tevdi ile şirketin karar tarihine en yakın mal varlığının (aktif rayiç bedeli) gerçek değerinin tespiti ile yapılacak hesaplamaya göre davacıya ödenmesi gereken çıkma payının hesaplanmasının istenmesine, (dosya kapağına alınan Yargıtay 11 HD, İstanbul BAM 12 HD emsal kararlarının dikkate alınmasına) karar verilmiş olup, Mahkememizce alınan ... tarihli bilirkişi heyet raporu özetle: "Dosya içerisinde mevcut belgeler dahilinde tespit edilebilen dava konusu taşınmazların güncel rayiç piyasa alım satım değerleri üzerinden değerlendirilmiş olup yukarıda ayrı ayrı tabloda gösterildiği üzere toplam bedeli **... .TL** olduğu hesaplanmıştır. Heyette Mali Müşavir görevlendirilmemiş olmasından dolayı ilgili defter kayıtlırdaki taşınmazlar ve hisse oranları yönünden ayrılma akçesine ilişkin değerlendirme yapılamamıştır. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi, ... /... Esas, .../... Karar Sayılı ilamında davalı şirketin faaliyetlerini sürdürebileceği, davacının yönetici olduğu dönemde şirket faaliyetlerinin duraksadığı ve hiç kimsenin kendi kusurundan hak elde edemeyeceği hususlarının tespit edildiği, Yargıtay .... Hukuk Dairesi, .../... E., .../.... Sayılı İlamında davacının şirketten ayrılmasının şirket ve diğer ortakların menfaatine olacağından bahisle davalının davacının şirkete katkı istemini kabul ettiği, Buna göre davanın davalı tarafından kabul edildiğinden davacının şirketten çıkmasına yönelik talebinin yerinde olup olmadığı hususunda takdiri Sayın Mahkemeye ait olduğu," görüş ve kanaat bildirildiği, Mahkememizin ... tarihli duruşma ara kararı ile; Dosyanın itirazlar doğrultusunda ek rapor alınmak üzere bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş olup, Mahkememizce alınan ... tarihli bilirkişi ek raporu özetle: "Sonuç: Dosya içerisinde mevcut belgeler dahilinde tespit edilebilen dava konusu taşınmazların güncel rayiş piyasa alım satım değerleri üzerinden değerlendirilmiş olup yukarıda ayrı ayrı tabloda gösterildiği üzere toplam arsa bedeli ... .-TL, toplam bina bedeli ... .TL olduğu hesaplanmıştır. Kök raporda alıntılanan Yüksek Mahkeme kararları uyarınca davanın davalı tarafından kabul edildiğinden davacının şirketten çıkmasına yönelik talebinin yerinde olup olmadığı hususunda takdiri Sayın Mahkemeye ait olduğu, Rapor Tarihi İtibari İle ; - A.... Ltd. Şti.’nin toplam işleme sermayesinin ... .-TL tutarında olduğu, - Davacı vekilinin ... tarihli, beyan dilekçesinde belirtiği ve Ticaret sicil Gazetesinin ... tarih ... sayısında yayınlanan ortaklık yapısına göre İşletme sermayesinin %5,75’i üzerinden davacı ...’in ... -TL ayrılma akçesi alacağı olabileceğini, Sermaye Azaltması Sonrası Ticaret sicil Gazetesinin ... tarih ... sayısında yayınlanan ortaklık yapısına göre İşletme sermayesinin %34,50’i üzerindein davacı ...’in ... -TL ayrılma akçesi alacağı olabileceğini," görüş ve takdir bildirildiği, Mahkememizin ... tarihli duruşma ara kararı ile: Dosyanın ek rapor için yeniden bilirkişi heyetine tevdi ile; davalı şirketin güncel tapu kayıtları esas alınmak sureti ile; halen davalı adına kayıtlı olduğu anlaşılan ... ilçesi, ... Mah. ... Ada, ... Parsel ... blok ... ve ... bağımsız bölümler, ... ilçesi, ... Mah. ... Ada, ... Parselde kayıtlı arsa vasıflı taşınmaz, Antalya .... ATM .../... Esas .../... Karar sayılı kararı ile davalı adına tesciline karar verilen ... ilçesi, ... Mah. ... Ada, ... Parsel, ... blok ... ve ... parsel sayılı taşınmazların güncel değerleri esas alınarak, şuan hala davalı adına kayıtlı olmayan taşınmazlar hesaplamaya dahil edilmeksizin rapor tanzim edilmesinin istenilmesine, bilirkişilere tüm taşınmazları yerinde inceleme yetkisi verilmesine, bu şekilde davacının çıkma payının karar tarihine en yakın değerinin belirlenmesinin istenilmesine, ayrıca rapor tanzim edilirken davalı şirketin sermaye artışına ilişkin genel kurul kararının Antalya .... ATM .../... Esas - .../... Karar sayılı kararı ile yok hükmünde sayıldığı ve kararın kesinleştiği hususunun dikkate alınmasına karar verilmiş olup, Mahkememizce alınan ... tarihli bilirkişi ek raporu özetle: "...Dosya içerisinde mevcut belgeler dahilinde tespit edilebilen dava konusu taşınmazların güncel rayiş piyasa alım satım değerleri üzerinden değerlendirilmiş olup yukarıda ayrı ayrı tabloda gösterildiği üzere toplam bedeli ...-TL olduğu hesaplanmıştır. Kök raporda alıntılanan Yüksek Mahkeme kararları uyarınca davanın davalı tarafından kabul edildiğinden davacının şirketten çıkmasına yönelik talebinin yerinde olup olmadığı hususunda takdiri Sayın Mahkemeye ait olduğu, Rapor tarihi itibari İle ; A...Ltd.Şti.'nin rayiç toplam işletme sermayesinin ...,%( TL olduğu, Ortaklık yapısına göre işletme sermayesinin %34,50'i üzerinden davcı ...’in ...-TL ayrılma akçesi alacağı olabileceğini" görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. Sonuç olarak uyulmasana karar verilen Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda davacının şirketten haklı nedenle çıkma talebinin kabul edilmesi gerektiği anlaşılmış, bu nedenle davacının TTK 641.maddesi uyarınca çıkma payı alacağının, karar tarihine en yakın tarihteki şirket aktifi rayiç değerinin belirlenerek ( Yargıtay 11. HD 2016/12350 E-2018/6242 K, 2019/1328 E-2019/8099 K sayılı, İstanbul BAM 2019/1654 E-2022/50 K sayılı emsal kararlar) hesaplanması için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi heyetince düzenlenen kök ve ek raporlara itibar edilerek davacının ayrılma akçesi alacağının ... TL olduğu belirlenmiştir. Davacı yanca eksik harcın ikmal edilmesi ile davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının şirket ortaklığından çıkma ve çıkma payı alacağına ilişkin davasının KABULÜ ile; davacının Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı ... ortaklığından çıkmasına, çıkma payı olan ... TL 'nin davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli ... TL harçtan ... TL peşin ve ... TL tamamlama harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsiline, hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan ... TL başvurma, ... TL peşin ve ... TL harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan bilirkişi, tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam ... TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Sarf edilmeyen gider avansının HMK 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.15/09/2026

Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2021/57, K. 2026/767, T. 15.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2021-57-e-2026-767-k-e3299dd2b9ca