İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2021/427 E. 2026/366 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2021/427
Karar No
2026/366
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/427 Esas KARAR NO : 2026/366 DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/06/2021 KARAR TARİHİ : 21/04/2026

DAVA:Davacı vekili mahkememize sunduğu 29/06/2021 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalının --------- Şti.'ne % 50, %50 ortak iken aralarında çıkan anlaşmazlık sonucu ayrılmaya karar verdiklerini, tarafların aralarında müvekkilinin hem şirket hisselerini, hem de şirkete ait --------- Sk. --------- ada --------parsel --------adresindeki taşınmaz üzerindeki hisselerini davalıya devretmesi hususunda anlaşma sağlandığını, tarafların aralarındaki anlaşmaya göre davalının, hisselerin devri karşılığında davalı yanın noterde hisse devrinden sonra müvekkilinin tüm hak ve alacaklarını eksiksiz vereceğini, davacı yanın kendi adına kayıtlı olan ve şirketin zor gününde banka kredisine karşılık verdiği -------- ada --------- parsel --------- Mah. ---------- adresindeki taşınmazın bankalara olan borçlarının ödenerek üzerindeki ipoteklerin kaldırılacağını ve müvekkilinin şahsi kefaletinin sonlandırılacağını, kalan para alacağının nakit olarak müvekkiline ödeneceğinin kararlaştırıldığını, anlaşma doğrultusunda müvekkilinin ortağının vaatlerine inanarak; 26.04.2019 tarihinde ---------- Noterliği sözleşmesi ile hisselerini ve --------- Sok. ---------- ada ----------- parsel ----------- adresindeki taşınmaz üzerindeki hisselerini davalıya devrettiğini ancak hisse devrinden sonra davalı yanın müvekkilinin haklarını vermediğini ve vermemeye de devam ettiğini, müvekkilinin ortaklığı sırasında devre konu şirkete kredi kullanımı için verdiği şahsına ait taşınmazın bankalara olan borçlarının, davalı tarafından ödenmediğini, sonrasında yeniden kredi kullanımı gerçekleştirildiğini, konu ile ilgili müvekkili tarafından 18.02.2021 tarihinde ---------- Noterliği'nin ----------- yevmiye no'lu ihtarnamesi ile “ipoteğin kaldırılması, davacı yanın şahsi kefaletinin sonlandırılması, aksi halde yasal yollara başvurulacağı” hususunun davalı ihtar edildiğini, davalı yanın 01.03.2021 tarihli, ----------Noterliği'nin ----------- yevmiye no'lu cevabi ihtamamesinde özetle; davacı yanın talep etmiş olduğu kredi ödemelerinin yapılması, ipoteğin kaldırılması, müvekkilinin şahsi kefaletinin sonlandırılması hususlarına hiç bir surete itiraz etmediğini, davalı yanın böyle bir borcu olduğu konusunu reddetmediğini ve ancak müvekkilinin de bir kısım başka borçları olduğunu beyan ettiğini, şirket ve taşınmazın hisse devir işleminin iptali ile şirket ve taşınmazın hisselerin yeniden müvekkili adına tescilini talep etme zorunluluğunun hasıl olduğunu, Mahkeme aksi kanaatte ise; dava konusu şirketin hisselerinin bilirkişi vasıtası ile gerçek değerlemesinin yapılmasını, yine aynı şekilde şirket ile birlikte devredilen taşınmazın gerçek satış bedelinin hesaplanmasını hem şirket hem de taşınmazın değerinden müvekkilinin payına düşen kısmın davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesinin talep etmiştir.

CEVAP : Davalı vekili 07/09/2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili arasında akdedilen limited şirket pay devri sözleşmesinin noter huzurunda düzenlendiğini, davacı tarafça da imzasının inkar edilmediğini, taraflarca imza altına alınan ve noterde düzenlenen ---------- Noterliği'nin 26.04.2019 tarih, ---------- yevmiye numaralı limited şirket pay devri sözleşmesi incelendiğinde açıkça limited şirket pay devir sözleşmesi yazdığını, devir bedelinin 28.000-TL olarak belirlendiğini, bu bedel karşılığında şirketin aktifine ve pasifine ilişkin tüm hak ve borçları ile birlikte devir ettiğinin belirtildiği, herhangi bir önalım, geri alım,, önerilmeye muhatap olma ve alım hakkının, sözleşme cezasının, kanunda belirtilen rekabet yasağı dışında şirket sözleşmesi ile ağırlaştırılmış bir rekabet yasağı hükmünün ve özetle TTK 595. maddesinde belirtilen hak ve koşulların mevcut olmadığı hususlarının açıkça belirtildiği, noter huzurunda imza altına alındığını, davacının iddia ettiği hisse devrine ilişkin başkaca bir yükümlülüklerinin bulunmadığını, bu hali ile davacının iradesinin hile ile sakatlandığından bahsedilmesinin mümkün olmadığını, davacı bu iddiasını ancak yazılı delil ile ispatlaması gerektiğini, davacı tarafça hisse devri karşılığında şirkete ait-------- Sk. --------- ada-------- parsel --------- adresindeki taşınmaz üzerindeki hisselerini devretmesi hususunda anlaşıldığından bahsedilmişse de taraflar arasında bu yönde anlaşma olmadığını, taşınmaz satışını, resmi görevliler önünde ve huzurunda yapıldığını, taşınmaz satış işlemi tüm resmi prosedüre uygun olarak gerçekleştirildiğini, tapu satış senedi taraflarca okunduğunu, satış bedeli de ödenerek tarafların özgür iradeleri ile akit gerçekleştirilerek ve tapu memuru huzurunda imza edildiğini, davacı haksız kazanç elde etmek için, satmış olduğu taşınmazını geri almaya çalıştığını, taşınmazın limited şirket pay devir sözleşmesine istinaden verildiğini, satış işlemi olmadığının ancak davacı tarafından aynı güçte başka bir delille kanıtlanması gerektiğini, anılan taşınmazında davacı adına hiçbir zaman tescil edilmemiş olup dava açma ehliyeti bulunmadığını, her ne kadar davacı tarafından --------- Hesap Görüm cetveli sunularak, müvekkilinin yükümlülükleri olduğundan bahsedilmiş ise de söz konusu ----------- Hesap Görüm cetvelinin, limited şirket pay devir sözleşmesi ile bağlantısı bulunmadığını, davacının şirketteki hissesini bedeli karşılığında devretmesi üzerine, taraflar bir araya gelerek ------------ Hesap Görüm Cetveli adlı protokol ile şirketin mal varlıkları, borçlarının belirlenerek ve mutabakata varıldığını, ancak bu protokolün, hisse devir sözleşmesinin bir şartı olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:--------- Tapu Müdürlüğü'nün yazı cevabı --------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün yazı cevabı -12/09/2022 tarihli bilirkişi raporu -04/07/2023, 27/08/2024 ve 31/10/2025 tarihli bilirkişi ek raporları -17/03/2026 ıslah dilekçesi -Mahkememiz dosyasına Gayrimenkul Değerleme Uzmanı ve Mali Müşavir Bilirkişi Heyeti tarafından sunulan 12/09/2022 tarihli bilirkişi raporunda; davalı asil tarafından dosyaya inceleme için sunulan, davaya konu -----------Şti.'nin 2014-2019 dönemi arası ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, dava dışı --------- ticari defterlerine göre; davacı yanın çıkış tarihi itibarıyla net şirket değerinin (Öz varlık tutarının) 745.984,40 TL olduğu, şirket değerinin davacı yanın ortaklık yüzdesi ile (% 50) çarpılması sonucu davacı yanın ortaklıktan gerçek çıkma payının 372.992,20 TL olduğu, ----------- Mah. - --------- ------- ada ----------- parselde bulunun ---------- nolu bağımsız bölümün rayiç değerinin belirlenebilmesi için mahallinde keşif ve inceleme yapılması gerektiği, davacı yanın davaya dayanak olarak gösterdiği belgenin 25.04.2019 tarihli “----------” olduğu, --------- “davacı yanın hisselerini davalı yana devretmesi karşılığında tarafların yükümlülerini içerdiğinin” davacı vekili tarafından iddia edildiği ve dava dilekçesinde de bu yükümlülüklerin sayıldığı, raporun (4.6 maddesinde) içeriğinde de aynen yer verilen, davacı yanın iddia ettiği yükümlülükleri Hesap Görüm Cetvelinin lafzi olarak içermediği kanaatine varıldığı, Hesap Görüm Cetvelin de imzaların üzerindeki satırda aynen “Bu hesapları görmede -------- Ve -------- şahıslarına almış oldukları hesapta mutabık kalınamamıştır.” şerhinin de mevcut olduğunun tarafımızdan görüldüğü, illiyet olup-olmaması, hesap cetvelinin hisse devrinin parçası olup-olmadığı, yine davacı yanın iddia ettiği yükümlülükleri hesap cetvelinin içerip-içermediği husususun da takdirin mahkemede olduğu, yine Hesap Görüm Cetveli'nin; davacı yanın hisselerini devrettiği, “Limited Şirket Pay Devir Sözleşmesi” ile bağlantısı bulunmadığı kanaatine varıldığı, pay devir sözleşmesinde davacı yanın “devir bedelinin nakden ve tamamen aldığını” beyan ettiğinin görüldüğü yönünde görüş ve kanaate varılmıştır. -Mahkememiz dosyasına Gayrimenkul Değerlenme Uzmanı ve Mali Müşavir Bilirkişi Heyeti tarafından sunulan 04/07/2023 ve 27/08/2024 tarihli bilirkişi ek raporlarında; 09.02.2023 tarihli celsede verilen ara kararı gereğince dava konusu gayrimenkulün değerine olumlu ve olumsuz yönde tesir eden unsurlar da ayrı ayrı irdelenerek emsal karşılaştırma yöntemi ile rayiç değerlerinin; Güncel Rayiç Değeri 1.620.000,00 TL, dava tarihi itibariyle rayiç değeri 515.614,73 TL olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. -Mahkememiz dosyasına Gayrimenkul Değerlenme Uzmanı ve Mali Müşavir Bilirkişi Heyeti tarafından sunulan 31/10/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda; Mahkemece taşınmazın satış tarihi olan 09/10/2019 tarihi itibariyle ve dava tarihi olan 29/06/2021 tarihi itibariyle rayiç değerinin belirlenmesi görevi verildiği, yapılan tespit ve incelemeler neticesinde, taşınmazın satış tarihi olan 09/10/2019 tarihi itibariyle ve dava tarihi olan 29/06/2021 tarihi itibariyle rayiç değerinin; dava tarihi olan 29.06.2021 itibariyle rayiç değeri 515.614,73 TL, satış tarihi olan 09.10.2019 itibariyle rayiç değeri 335.527,99 TL, ek raporlara yönelik itirazların daha önce cevaplandığı, taraflarca rapor tarihinden sonra dosyaya başkaca somut belge bilgi sunulmadığından, sunulu itirazlar detaylıca cevaplandırıldığından, tanzim edilen kök ve ek raporlarda değişikliğe gidilmediği yönünde görüş ve kanaate varılmıştır. Davacı vekili 17/03/2026 tarihli ıslah dilekçesinde özetle ; "İşbu davada dosyaya sunulan 31/10/2025 tarihli bilirkişi raporu ile ek bilirkişi raporu kapsamında yapılan tespitlerde, müvekkilin ortaklıktan ayrılma payının 372.992,20 TL olduğu, dava konusu taşınmazın ise dava tarihi olan 29/06/2021 itibariyle değerinin 515.614,73 TL olarak belirlendiği anlaşılmıştır. Her ne kadar tarafımızca bilirkişi raporuna karşı gerekli itirazlar sunulmuş ise de, yargılama sürecinde ortaya çıkan bu veriler karşısında ve usuli haklarımızın korunması amacıyla dava değerinin bilirkişi raporunda tespit edilen tutarlar esas alınmak suretiyle ıslah edilmesi zarureti doğmuştur. Bu doğrultuda, müvekkilin ortaklıktan ayrılma alacağı 372.992,20 TL olup, dava konusu taşınmaz yönünden talebimiz taşınmazın 1/2 hissesine ilişkin olduğundan, dava tarihi itibariyle belirlenen 515.614,73 TL’nin yarısı olan 257.807,36 TL’nin de davalıdan tahsili gerekmektedir. Bu suretle toplam talep miktarımız 630.799,56 TL’ye yükseltilmiş bulunmaktadır. Fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava haklarımız saklıdır. Bu nedenle fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL olarak açmış olduğumuz davamızın, bilirkişi raporu doğrultusunda ve fazlaya ilişkin haklarımızı saklı tutarak toplam 630.799,56 TL olacak şekilde ıslah edilerek artırılmasına karar verilmesini ve bu tutarın dava tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini .." talep ve beyan etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; Dava dışı ---------- Şti.'ne %50'lik hisse devir işleminin iptali ile ortaklığının devamına; şirket hissesinin devri ile bağlantılı olarak tapuda gerçekleştirilen taşınmaz satış işleminin iptali ile --------- ilçesi ---------Mahallesi -------- ada -------- parsel--------nolu bağımsız bölümün tesciline, mümkün değil ise dava konusu şirketin ve taşınmazın gerçek değerlemesinin yapılmasının şimdilik 10.000 TL'nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesi istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki temel uyuşmazlığı "Taraflar arasında dava dışı ----------şirketine ortak oldukları ve şirket ortaklığındaki davacı hissesinin davalıya --------- Noterliğinde devredildiği, yine dava dışı-------- Şirketi adına tapuda kayıtlı davaya konu ---------- ada/parsel sayılı taşınmaz hissesinin davacı tarafından davalıya devredildiği hususlarında ihtilaf bulunmadığı,Terditli davaya konu (dava dışı) ---------- şirketi hisseleri ile dava konusu -------- ada/parsel sayılı taşınmaz hissesinin iptali ile davacı adına tesciline konu limited şirket hisse devir sözleşmesi ile taşınmaz hisse satışında tarafların karşılıklı edimlerini yerine getirip getirmediği, davacının satışlar nedeniyle satış bedellerini alıp almadığı, davalının limited şirket hisse devri ve taşınmaz satışı nedeniyle davacıya borçlu olup olmadığı, alacak/borç miktarı, dava dışı ---------Şirketi ile dava dışı şirket adına kayıtlı --------- ada parsel sayısına kayıtlı taşınmaz hissesinin devrinin devir sırasında veya devirden sonra hile/aldatma ile devredilip devredilmediği, TBK 39. Maddesine istinaden davanın bir yıllık hak düşürücü sürede açılıp açılmadığı, faiz ve oranı hususlarında ihtilaf olduğu" hususlarında uyuşmazlığa düştükleri anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekili davacının kendi adına kayıtlı olan ve şirketin zor gününde banka kredisine karşılık verdiği --------- Mah.---------- adresindeki --------ada ---------- parsel sayılı taşınmazın bankalara olan borçlarının ödenerek üzerindeki ipoteklerin kaldırılacağını ve davacının şahsi kefaletinin sonlandırılacağını, kalan para alacağının nakit olarak davacıya ödeneceğinin kararlaştırıldığını, anlaşma doğrultusunda davacının ortağının vaatlerine inanarak; 26.04.2019 tarihinde ---------- Noterliği sözleşmesi ile hisselerini devrettiğini ve ---------- ilçesindeki -------- ada ------- parsel sayılı taşınmaz üzerindeki hisselerini davalıya devrettiğini ancak hisse devrinden sonra davalı yanın haklarını vermediğini beyan etmiş , davalı ise taraflar arasında akdedilen limited şirket pay devri sözleşmesinin noter huzurunda düzenlendiğini, davacı tarafça da imzasının inkar edilmediğini, taraflarca imza altına alınan ve noterde düzenlenen --------- Noterliği'nin 26.04.2019 tarih, --------- yevmiye numaralı limited şirket pay devri sözleşmesi incelendiğinde açıkça limited şirket pay devir sözleşmesi yazdığını, devir bedelinin 28.000-TL olarak belirlendiğini, bu bedel karşılığında şirketin aktifine ve pasifine ilişkin tüm hak ve borçları ile birlikte devir ettiğinin belirtildiği, davacının iddia ettiği hisse devrine ilişkin başkaca bir yükümlülüklerinin bulunmadığını, davacının iradesinin hile ile sakatlandığından bahsedilmesinin mümkün olmadığını yine davacı tarafça hisse devri karşılığında şirkete ait -------- Sk. -------- ada -------- parsel ---------- adresindeki taşınmaz üzerindeki hisselerini devretmesi hususunda anlaşıldığından bahsedilmişse de taraflar arasında bu yönde anlaşma olmadığı yönünde beyanda bulunmuştur. Dosyaya celp edilen ---------Noterliği'nin 26.04.2019 tarih,--------- yevmiye numaralı Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi incelendiğinde “---------- Şti. ünvanlı şirket ortaklarından ben devreden -------- adı geçen şirketteki 28.000 TL hissemin tamamını şirketin aktifine ve pasifine ilişkin tüm hak ve borçlarıyla birlikte ---------- isimli kişiye 28.000 TL bedel karşılığında devir ettim. Devir bedelinin kendisinden nakten ve tamamen aldım.” şeklinde olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan bilirkişi raporu ile dava dışı ----------- incelenen 2014-2015-2016-2017-2018- 2019 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfının bulunduğu , davaya konu ----------- Şirketinin 06.05.2019 tescil tarihi itibarıyla ortaklıktan ayrıldığı, tescil tarihi itibarıyla şirketin sermayesinin 2240 adet hisse karşılığı 56.000,00 TL olduğu, yarısının (1.120 Pay Karşılığı 28.000,00 TL’sinin) davacı, yarısının (1.120 Pay Karşılığı 28.000,00 TL’sinin) davalı yana ait olduğu, Davacı yanın hisselerinin tamamını davalı yana devrederek ortaklıktan ayrıldığı ve davacı yanın çıkış tarihi itibarıyla net şirket değerinin (Öz varlık tutarının) 745.984,40 TL olduğu davacı yanın ortaklıktan gerçek çıkma payının 372.992,20 TL olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce dosyanın kök rapor düzenleyen bilirkişi heyetine tevdine, davalı vekilinin rapora karşı itiraz ettiği hususlar da gözetilerek davacının ortaklıktan çıkma payının hesabında taraflarca imza altına alınan ---------- Hesap Görüm Cetveli adlı protokolün dikkate alınıp alınmadığı, ticari defterlerde yer alan tüm kredi borçları ve dava konusu--------- ili ,--------- İlçesi ,--------- Mah. -------- ada -------- parsel ---------- nolu bağımsız bölümün satışından kaynaklı gelirin hesaplamaya dâhil edilip edilmediği yine dava konusu taşınmazın satışından kaynaklı gelirin şirket kayıtlarında yer alıp almadığı hususlarının araştırılarak davacının çıkma tarihi olan 26/04/2019 tarihi itibariyle çıkma payının olup olmadığı hususunun değerlendirilesine ayrıca dava konusu--------- ili ,---------- İlçesi ,----------- Mah. ---------- ada -------- parsel ------- nolu bağımsız bölüme kıyasen uygulanabilecek resen emsal satışların araştırılarak satış tarihi olan 09/10/2019 tarihi itibariyle ve dava tarihi olan 29/06/2021 tarihi itibariyle rayiç değerinin hesaplanmasının istenilmiş düzenlenen 31/10/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda; taşınmazın dava tarihi olan 29.06.2021 itibariyle rayiç değerinin 515.614,73 TL, satış tarihi olan 09.10.2019 itibariyle rayiç değeri 335.527,99 TL olduğu ve davacı yanın ortaklıktan gerçek çıkma payının 372.992,20 TL olduğu tespit edilmiştir. Dosyaya sunulan taraflar arası akdedilen davaya konu 25.04.2019 tarihli “-------- Hesap Görüm Cetveli” ile tarafların anlaştıkları ve mutabık kalmadıkları hususlar tespit edilmiş olup davacı yanın hisselerini davalı yana devretmesi karşılığında tarafların yükümlülerini içerdiğinin” davacı vekili tarafından iddia edildiği ve dava dilekçesinde de bu yükümlülüklerin sayıldığı, davacı yanın iddia ettiği yükümlülükleri Hesap Görüm Cetvelinin lafzi olarak içermediği anlaşılmış her ne kadar davacı tarafça buna dayalı olarak iş bu dava ikame edilmiş ise de; davacı tarafça bu belgenin düzenlendiği tarihten sonra düzenlenen ---------- Noterliği'nin 26.04.2019 tarih, ---------- yevmiye numaralı Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi şirketin aktifine ve pasifine ilişkin tüm hak ve borçlarıyla birlikte bedelini alarak devrettiği hususu beyan edildiğinden davacı tarafça bu belgenin aksinin aynı nitelikteki bir delil ve senet ile bertaraf edilmediği anlaşılmıştır.Dava konusu --------- ilçesi --------- Mahallesi-------- ada --------- parsel --------- nolu bağımsız bölümün 09/10/2019 tarihinde dava dışı -------- Şti.'ne ait hisselerin dava dışı--------- 75.000,00 Tl bedelle devredildiği anlaşılmış olup her ne kadar davacı ---------- ilçesindeki -------- ada--------- parsel sayılı taşınmaz üzerindeki hisselerini davalıya devrettiğini ancak hisse devrinden sonra davalı yanın haklarını vermediğini beyan ederek tapu iptal tescil aksi halde payına üdşen bedelin tahsilini talep etmiş ise de -------- Kaymakamlığı Tapu Müdürlüğü'nden gelen yazı cevabına -------- Mahallesi------- Ada, --------- parsel, ------- no.lu bağımsız bölümlerin --------- Şti. adına kayıtlı iken -----------nolu bağımsız bölümün 14.07.2015 tarihinde, --------- nolu bağımsız bölümün 14.07.2015 tarihinde ve --------- nolu bağımsız bölüm 09.10.2019 tarihinde muhtelif kişilere satıldığı,------- ve ---------- nolu bağımsız bölümlerin 14.07.2015 tarihinde Limited şirket pay devir sözleşmesi tarihinden (26.04.2019) önce olduğu dava konusu10 nolu bağımsız bölümün ise huzurdaki davaya konu edilen bağımsız bölüm olduğu, taşınmazın 09.10.2019 tarihinde --------- satıldığı görülmüş olup dava konusu taşınmazın dava dışı şirket adına kayıtlı iken devrinin gerçekleştiği , taşınmazın devir tarihi itibariyle davacının dava dışı şirkette payının bulunmadığı , ---------- Noterliği'nin 26.04.2019 tarih, --------- yevmiye numaralı Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi ile şirketin aktifine ve pasifine ilişkin tüm hak ve borçlarıyla birlikte bedelini alarak devrettiği hususu beyan edildiğinden davacı tarafça dava konusu taşınmazın yarı hissesinin kendisine ait olduğu ve buradaki hissesini anlaşma doğrultusunda davalıya devredildiği iddiasının ispata muhtaç olduğu kanaatine varılmış olup davacının ---------- ilçesi --------- Mahallesi -------- ada -------- parsel --------- nolu bağımsız bölümün tescili ve dava dışı ----------- Şti.'ne %50'lik hisseye ilişkin tescil işleminin iptali ile ortaklığının devamına ilişkin asıl talepleri ile mümkün değil ise ıslah dilekçesindeki talep miktarı da gözetilerek taşınmazın dava tarihi itibariyle belirlenen 515.614,73 TL değerinin yarısı olan 257.807,36 TL’nin ve ortaklıktan ayrılma alacağı içim 372.992,20 TL toplamının temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ilişkin terditli taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacının asıl ve terditli talepleri yönünden davanın reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL harcın başlangıçta peşin olarak alınan 170,78 TL harçtan, 307,40 TL tamamlama harcından ve 10.601,71 TL ıslah harcından mahsubu ile bakiye 10.347,89 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T 13/1 uyarınca 103.619,93 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafça yapılan 5.000,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 1.320,00 TL'nin davacı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Karar kesinleştiğinde HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair, tarafların yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile---------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/04/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2021/427, K. 2026/366, T. 21.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2021-427-e-2026-366-k-f980057df979