Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1446 E. 2026/929 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1446
Karar No
2026/929
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1446 - 2026/929 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/1446 KARAR NO : 2026/929

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/09/2024 NUMARASI : 2023/956 Esas 2024/861 Karar

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 15/05/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 12/06/2026

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı ... ve davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde;14.09.2021 tarihinde, davalı ... Sigorta Şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk poliçesi ile davalı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından Filo Plus Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı, davalı ... Otomotiv Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'ne ait davalı ...'un sevk ve idaresindeki aracın, davacının sevk ve idaresindeki motosiklete çarptığını, motosiklette ağır hasar meydana geldiğini zararlarından davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek, 108.748,00-TL hasar bedeli ve 50.000,00-TL değer kaybının davalılardan ... Sigorta Şirketi'nden Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi limiti ve davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nden ise Filo Plus Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi limiti ile sınırlı olmak ve tahsilde tekerrür olmamak üzere, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde; ZMMS poliçesi kapsamında sorumluluklarının sigorta limiti kusur ve zarar ile sınırlı olduğunu, davacının davasını kanıtlaması gerektiğini, savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. Davalı ... Otomotiv Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davaya konu aracın uzun dönem kiralama sözleşmesi ile ... Anonim Şirketine kiralandığını ve kira ilişkisinin devam ettiğini, kazanın da aracın kiracı firma hakimiyetinde iken meydana geldiğinden işleten sıfatı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde; aracın çalıştığı firma tarafından kiralanmış ve sigortalı olduğunu, kasıtlı bir eylem olmadığını, bu nedenle hakkında dava açılmasıın haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davanın, trafik kazası nedeni ile araç değer kaybı ve araç hasar bedeline ilişkin olduğu; araç maliki hakkında açılan davada, ... plaka sayılı aracın 28.04.2021 tarihli 12 ay uzun süreli kiralama sözleşmesi ile dava dışı ... AŞ’ye kiralandığı, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın fiili hakimiyetinin dava dışı ... AŞ’de bulunduğundan talep edilen tazminattan sorumluluğunun bulunmadığı nazara alınarak davalı ... Otomotiv Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar vermek gerektiği, diğer davalılar yönünden ise; alınan kusur raporuna göre gerisiden gelen araçları kontrol etmeksizin, sağ şeride doğru manevra yaparak, gerisinde şeridinde seyreden davacıya ait motosiklet ile kazaya neden olan davalının %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, buna göre davacının araç sürücüsü yanı sıra davalı ... Sigorta şirketinden ZMSS Sigortası kapsamında ve ... Sigorta şirketinden ise İMM Sigortası poliçe kapsamında zararlarını talep edebileceği, hasar miktarına ilişkin alınan bilirkişi raporunda 108.748,15TL hasar bedeli, 25.000,00 TL değer kaybı tespit edildiği, davalı ... Sigorta Şirketinin hasar ve değer kaybından poliçe limiti olan 43.000,00TL ile sınırlı olmak kaydıyla, diğer davalı ... Sigorta Şirketinin ise trafik sigortası poliçe limitinin aşan kısmından poliçe limiti olan 1.000.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla, davalı araç sürücünün ise tüm zarardan sorumlu olduğu, alınan rapor ile tespit edildiği, raporun karar vermeye elverişli olduğu gerekçesiyle;“Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; davalı ... Otomotiv Şti. Yönünden davanın pasif husumetten reddine, 108.748,15TL hasar bedelinin davalı ... Sigorta Şirketinden poliçe limiti olan 43.000,00TL ile sınırlı olmak kaydıyla, diğer davalı ... Sigorta Şirketinden trafik sigortası poliçe limitinin aşan kısmından poliçe limiti olan 1.000.000,00TL ile sınırlı olmak kaydıyla tahsili ile hüküm altına alınan tutarın diğer davalı ... yönünden kaza tarihinden itibaren işletilecek faizi ile diğer davalılarla müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulmasına, ... yönünden dava tarihinden itibaren ... Sigorta Şirketi yönünden ise 05/01/2022 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 25.000,00TL değer kaybı tazminatının davalı ... Sigorta Şirketinden poliçe limiti olan 43.000,00TL ile sınırlı olmak kaydıyla, diğer davalı ... Sigorta Şirketinden trafik sigortası poliçe limitinin aşan kısmından poliçe limiti olan 5.000,00TL ile sınırlı olmak kaydıyla tahsili ile hüküm altına alınan tutarın diğer davalı ... yönünden kaza tarihinden itibaren işletilecek faizi ile diğer davalılarla müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulmasına, ... yönünden dava tarihinden itibaren ... Sigorta Şirketi yönünden ise 05/01/2022 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,” karar verilmiş hüküm davalı ... sigorta AŞ ve davalı ... tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; tüm kusurun tarafına yüklenmesini kabul etmediğini, raporların davalıya tebliğ edilmeyerek itiraz hakkının elinden alındığını, arabuluculuk sürecinin usulüne uygun yürütülmediğini, poliçe limitinin gerçek limitin altında gösterildiği, artık miktardan sorumlu tutulamayacağını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvurusu dilekçesinde; Sigorta şirketine başvuru şartının usulüne uygun şekilde yerine getirilmediğini, davalıya yazılı başvuru yapılmamış olması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, araç maliki olan sigortalı hakkında davanın reddine karar verilmiş olmasına göre, davalı sigortacının sorumluluğuna karar verilmeyeceğini, sigortalının sorumluluğu olmadığı durumda, sigortacının da sorumluluğu olmayacağını, hükmün belirsiz ve eksik oluşturulduğunu, kurulan hükme göre 108.748,15 TL+25000 Tl olmak üzere 133.748,15 TL tazminattan, davalının (65.748,15 +5000 ) 70.748,15 TL ile sorumlu tutulduğunu, dolayısı ile zararın %52,89 unu ödemekle sorumlu tutulduğunu, bu durumda yargılama giderinden sorumluluğunun da buna göre sorumlu olduğu limit ile sınırlı olması gerektiğini, bu hususta HMK’nın 305/A maddesi gereğine hükmün tamamlanması talep edildiği halde mahkemece taleplerinin reddine karar verildiğini, bu nedenle ek karar ve gerekçeli kararın hatalı olduğunu, lehlerine takdir edilen vekalet ücretinin de Tarife’ye aykırı olduğunu,sigortalar açısından ret sebepleri ayrı olmasına göre ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda, aracın önceki hasar kayıtları dahi getirtilmeden eksik inceleme ile rapor tanzim ediliğini, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan inceleme neticesinde; Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı nedeniyle, hasar bedelinin ve araçta meydana gelen değer kaybının tazmini istemidir. Mahkemece, davalı ... Otomotiv Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın, sigorta şirketleri sigorta limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere kabulüne karar verilmiş hüküm ... Sigorta AŞ vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. Öncelikle davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından, araç işleteni hakkındaki davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmiş olması nedeniyle, davalı Sigorta şirketi hakkındaki davanın da pasif husumet nedeniyle reddi gerektiğini ileri sürmüş ise de, araç maliki hakkındaki davanın aracın uzun dönem kiralama sözleşmesi ile kiraya verilmiş olması nedeniyle pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş olmasına, araç malikinin işleten sıfatının sona ermesinin sigorta sözleşmesinin kendiliğinden poliçeden kaynaklanan sorumluluğu sona erdirmeyecek olmasına, kaldı ki poliçenin de rent a car faaliyeti çerçevesinde tanzim edilmiş olmasına göre davalının husumete yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmeyerek, tarafların esasa ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesine geçilmiştir. 1-HMK'nın 297/1-2. maddesinde; “(1) Hüküm "Türk Milleti Adına" verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar;…c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri….. (2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” düzenlemesi mevcuttur. Mahkeme kararlarının içermesi gereken gerekçenin ilgili ve yeterli olması, çelişki, tereddüt ve şüphe içermemesi gerektiği açıktır. Bunun yanı sıra hükümde, sorumluluklarına karar verilen kişiler ile hak ve borçları tereddüte neden olmayacak şekilde açık olarak gösterilmelidir. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hâl, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır. Hatta giderek denebilir ki, dava içinden davalar doğar. Hükmün hedefine ulaşmasını engeller, kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve denetim mahkemelerinin hukuka uygunluk incelemesi yapabilmesi için ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur. Somut olayda, davacı 14/09/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında aracında meydana gelen hasar bedelini ve değer kaybını araç maliki ve sürücüsü ile davalı ... Sigorta Şirketinden ZMMS poliçesi kapsamında, davalı ... Sigorta AŞ'den İMMS poliçesi kapsamında, sigorta şirketlerinde sıralı sorumluluk ilkesi çerçevesinde sigorta limitleri ile sınırlı olarak tahsilini istemiştir. Mahkemece alınan rapor sonrasında, davacının aracında 108.748,15 TL hasar meydana geldiği ve aracın hasarlanması neticesinde 25.000,00 TL değer kaybı oluştuğu kabul edilerek,hüküm fıkrasında ZMMS sigortacısının değer kaybından ve araç hasarından, sigorta limit 43.000,00 TL ile sorumlu olduğu her bir zarar için ayrı ayrı gösterilmiş, ayrıca İMMS kapsamında davalı sigortanın teminat limiti 1.000.000,00 TL olduğu belirtilerek hasar bedelinden 1.000.000,00 TL teminat ile sorumlu olduğu belirtilmişken, araç değer kaybından gerekçe gösterilmeksizin 5.000,00 TL ile sınırlı olarak davalı ... Sigorta AŞ'nin sorumlu olduğuna karar verilmiştir. Araç hasarı ve araç değer kaybı kaza tarihi itibariyle ZMMS kapsamında araç başına teminat limiti olan 43.000,00 TL ile sınırlı olması nedeniyle, ZMMS kapsamında sorumlu olunan miktar açısından, davalı sigorta şirketinin araç değer kaybından ve araç hasarından ayrı ayrı 43.000,00 TL limitle mi sorumlu tutulduğu, yoksa araç hasarı ve değer kaybından tek limit olan 43.000,00 TL ile mi davalının sorumlu tutulduğu kararda açıklığa kavuşturulmamış olup, diğer davalıların sorumlu olduğu miktarın belirlenmesi açısından nazara alınacak bu durum, kararda kuşku yaratmaktadır. Öte yandan istinaf eden davalı ... Sigorta AŞ araç hasarı yönünden İMMS limiti 1.000.000,00 TL olarak kabul edilmişken, değer kaybının bu limitten bağımsız olarak 5.000,00 TL'lik gösterilmiş olmasına yönelik karar gerekçe içermediğinden, kararın HMK'nın 297. maddesine uygun olduğu da söylenemez. Bu durumda, davacının dava dilekçesindeki talepleri ve sigorta limitleri gözetilerek denetime elverişli, gerekçeli infazda tereddüte neden olamayacak şekilde karar verilmesi için gerekirken, açıklandığı üzere tarafların hak ve borçların belirlenmesinde tereddüt ve kuşku yaratacak şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. 2-Kabul şekline göre; Davacı, dava dilekçesi ekinde 2021 model motosikletin bayi fiyatlarını da eklemek suretiyle meydana gelen kaza neticesinde aracında 108.748,00 TL hasar meydana geldiğini, ... marka, 2020 motosikletinde 50.000,00 TL değer kaybı oluştuğunu beyan etmiş, kaza tarihi itibariyle ... marka aracın, bayi satış fiyatını ekleyerek, kaza tarihinde aracın sıfırının bayi değerinin 258.300,00 TL olduğunu, ikinci el değerlerinin ise bu değerinde üzerinde olduğunu belirtmiştir. Davacının sigorta şirketine müracaatı üzerine sigorta şirketi tarafından tanzim edilen ekspertiz raporunda ise, davacının aracının ... 1000 marka olduğu belirtilerek kaza neticesinde motosikletin ağır hasarlı hale geldiği, KDV hariç hasar bedelinin 92.159,45 TL olarak belirlendikten sonra, aracın tamirinin ekonomik olmadığı değerlendirilerek serbest piyasada aracın ikinci el değerinin 152.500,00 TL olduğu belirtilerek, sovtajının 108.000,00 TL bakiye hasarın ise 43.700,00 TL olduğunun tespit edildiği taraflarca mutabakat sağlanamaması üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise; hasara ilişkin değerlendirmede ekpertiz raporunda tespit edilen hasar bedelinin makul olduğu değerlendirilerek, %18 oranında KDV eklenmek suretiyle hasar bedelinin 108.748,15 TL olduğu belirtilmiş, kaza tarihi itibariyle aracın değeri açısından ise dosya içerisinde bilgi ve belge olmadığı halde, ekpertiz raporunda 1000 motor gücünde olduğu belirtilen motosikletin, 1100 motor gücünde olduğu kabul edilerek, piyasa araştırmasına göre 2020 model ... 1100 model aracın 2024 tarihindeki ikinci el değerinin 650.000,00 TL olduğu, Tuik enflasyon verilerine göre bu değerin kaza tarihi itibariyle 187.000,00 TL olduğu, davacının aracını satın aldıktan sonra taktırdığı aksesuarların 2020 tarihindeki fatura bedelinin 13.007,92 TL olduğu, Tuik enflasyon verilerine göre kaza tarihine taşındığında bunun da 15.500,00 TL olduğu, bu değerinde ilavesi ile davacının aracının kaza tarihindeki değerinin 202.500,00 TL olacağı, aracın taimrinin ekonomik olup olmadığının değerlendirilmesinde ise KDV hariç 92.159,45 TL'nin hasar bedeline göre aracın tamirinin ekonomik olduğu ve davacının aracında 25.000,00 TL değer kaybı oluştuğunu, davacının değer kaybını ve KDV'li onarım bedelini davalılardan talep edebileceği belirtilmiş, mahkemece, rapor esas alınarak karar verilmiştir. Hükme esas alınan rapor ile sigorta ekpertizi tarafından tanzim edilen rapor arasında çelişki oluştuğu gibi, rapor karar vermeye de elverişli değildir. Şöyle ki; kazaya karışan aracın "1000 motor gücünde" olan model mi yoksa "1100 motor gücündeki" motosiklet mi olduğu hususunun netleştirilmediği, (Sigorta ekpertiz raporunda motorun 1000 motor gücünde olduğu belirtildiği dikkate alınarak), araç bir yaşında olmasına rağmen davacının kaza tarihi itibariyle sunduğu bayi fiyatına göre aracın rayiç değerinin belirlendiği, aracın değeri belirlenirken araca takılan aksesuarların mütemmim cüz (bütünleyici parça) olması halinde aracın değerine etki edebilecek ise de bunun da parçaların fatura bedeli ya da faturanın güncellenmiş değeri kadar değil aracın bütünleyici parçası olarak serbest piyasa koşullarında aracın değerine etkisi ölçüsünde nazara alınacağı, aksesuarın teferruat (eklenti) olması halinde ise parçada zarar oluşmuş ise talep edilebilecekse de, aracın değerine ayrıca etkisinin olmayacak olmasının gözetilmemesi, aracın hasar bedelinin tespitinde KDV'li bedele göre hasar belirlendiği halde, aracın tamirinin ekonomik olup olmadığının tespitinde, hasara dahil olan KDV'nin hasara dahil edilmeksizin tamirinin ekonomik oluğunun belirlenmiş olması nedeniyle rapor zararın tespiti açısından doğru, bilimsel ve teknik bilgi içermekten uzaktır. Bu durumda, öncelikle davacıya ait motosikletin modelinin doğru şekilde tespitine yönelik kayıtlar dosyaya kazandırılarak, bundan sonra dosya motosiklet hasarı ve değeri konusunda uzman makine mühendisi bilirkişiye veya bilirkişi heyetine tevdi edilerek, tespit edilen motor gücü ve modeli nazara alınarak, davacıya ait motosiklette meydana gelen hasar bedeli ve davacıya ait aracın kaza tarihi itibariyle serbest piyasa koşullarına göre ikinci el değeri tespit edilerek, tamirinin ekonomik olup olmadığının değerlendirildiği, tamirinin ekonomik olmaması halinde, araç sovtaj değeri ile araç rayiç değeri arasındaki farka göre zarar miktarının belirlendiği, aracın tamirinin ekonomik olduğunun anlaşılması halinde ise kaza neticesinde araçta değer kaybı meydana gelip gelmediği, değer kaybının kaza tarihindeki aracın marka, modeli yaşı kilometresi gibi özellikleri nazara alınarak, kaza tarihindeki hasarsız değeri ile meydana gelen hasarın onarılmasından sonra ki farka göre belirlendiği rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, karar vermeye elverişli olmayan rapora göre karar verilmiş olması da doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı ... Sigorta AŞ vekili ve davalı ...'un istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, öncelikle davacıya ait aracın modelinin doğru şekilde tespiti sağlanarak, bundan sonra dosyanın motosliklet hasarlarından ve rayiç değerleri konusunda uzman yeni bir makine mühendisi bilirkişi veya bilirkişi heyetine tevdi ile rapor alınarak davacıya ait araçta meydana gelen zararın ve varsa değer kaybının belirlenmesi, daha sonra davalı sigorta şirketleri açısından, kuşkuya yol açmayacak şekilde sorumluluklarının tespit edilmesi, ayrıca istinafa başvuran sigorta şirketinin yargılama giderlerinden tazminattan sorumlu oldukları orana göre sorumlu olacağı da gözetilerek HMK'nın 297. maddesine uygun denetime elverişli, gerekçeli bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davalıların sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı ... Sigorta AŞ ve davalı ...'un istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 2-Kararın kaldırılma sebebine göre davalı ... Sigorta AŞ ve davalı ...'un sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 3-İstinaf eden davalılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden davalılara iadesine, 4-İİK'nın 36. Maddesi gereğince, Ankara Batı 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2024/1110 D.iş 2024/1115 K. Sayılı icranın geri bırakılması kararına istinaden Ankara Batı İcra Dairesi 2024/48677 Esas dosyasına depo edilen 140.000,00 TL bedeli teminatın yatırana iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 15/05/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan- Üye Üye- Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.n

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1446, K. 2026/929, T. 15.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1446-e-2026-929-k-9282bd12555c