İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2021/217 E. 2026/50 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2021/217
Karar No
2026/50
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/217 Esas KARAR NO : 2026/50

DAVA : Markanın Hükümsüzlüğü, Markaya Tecavüzün Tespiti ile Maddi ve Manevi Tazminat DAVA TARİHİ : 10/09/2021

-BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN .... ESAS SAYILI DOSYASI -

DAVA : Markanın Hükümsüzlüğü, Markaya Tecavüzün Tespiti ile Maddi ve Manevi Tazminat DAVA TARİHİ : 07/10/2022 KARAR TARİHİ : 31/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 03/04/2026

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkil şirketin 2016 yılından beri ..... sayı ile tescilli markası olan "..." ibareli marka ile uzun yıllardır ticari hayatta faaliyet gösterdiğini, ancak davalının sonradan ... sayılı "..." ibareli marka tescilinin müvekkilin daha önce koruma altına alınmış markası ile ortalama tüketici nezdinde karıştırılacak derecede aynı ve benzer olduğunu, bu halde, davalı sonradan tescil edilen markasını kullanarak tüketici nezdinde tanınırlığı olan müvekkiline ait marka ile karıştırılmakta ve kötü yorumlar aldığını, davalı taraf ayrıca sonraki marka tescilini kötü niyetli olarak yaptığının da gayet açık olduğunu, zira davalının tescil edilen markası "...." şeklinde olup müvekkilinin sosyal mecralarda kullanmış olduğu kısaltma ile aynı olduğunu, davalının müvekkilinin Türkiye çapında tanınan markasını ayırt edilemeyecek derece benzer işaretler ile, ortalama tüketiciler nezdinde karıştırılmaya mahal verecek şekilde kullandığını ve bu nedenle müvekkili firmanın markasını itibarsızlaştırdığını iddia ederek, davalı ...'e ait ... tescil numaralı markanın hükümsüzlüğüne, müvekkiline ait markaya yönelik tecavüzün tespitine, şimdilik 1.000,00 TL ve 200.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili .... tarihli dilekçesi ile, 1.000,00 TL olan maddi tazminat taleplerini 50.000,00 TL tutarına ıslah ederek harcını yatırmıştır. CEVAP ; Davalı ... cevap dilekçesi ile, davacının dava dilekçesinde ihlal ve tecavüzden bahsetmiş olduğu, izinsiz olarak kullanıldığını belirtmiş olduğu görsellerin kullanıldığı sitenin tarafına ait olmadığını, tarafının bu site ile ilgili herhangi bir ilişkisi olmadığını, dava konusu "..." ibareli markanın da tarafına ait olmadığını, marka bülteninde davaya konu marka sorgulaması yapıldığında markanın ... olduğunu, kendisinin aktif husumetinin bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...'nce her ne kadar davanın esasına ilişkin bir cevap dilekçesi sunulmamış ise de, .... tarihli beyan dilekçeleri ile, devir sözleşmesi ile ...'den satın aldıkları markayı satan kişi satış aşamasında ve sonrasında markanın İptali veya başka hususlarda dava olduğunu bildirmediğini, yapılan tebligatlat ile marka hakkında dava olduğuna muttali olduklarını, marka satış ve devrini yapan ...'e bu güne kadar irtibat kurulamadığını, .... saat ... itibariyle kendisi ile irtibat kurulduğunu, davacı ile yıllara dayalı iş yaptıklarını, kişisel işler yaptıklarını, karşılıklı anlaşmalı dava ile markanın iptal edilmesi için birlikte hareket ettiklerini, tarafımızdan ödeme yapılması halinde anlaşma yapılacağını bildirdiğini, davalının yasa ve hukuka aykırı işlemler ile taraflarını zarara uğratma girişimini davalının bir sonraki celse beyanlarını mahkemeye bizzat katılarak beyan edeceğini bildirdiğini belirterek, diğer davalının davacı ile birlikte hareket edip, muvazzalı olarak açılan bu davadaki beyanlarını bir sonraki celse kayda alınmasını, haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. BİRLEŞEN DAVA :Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin 2016 yılından beri tescilli markası olan "..." markasını uzun yıllardır ticari hayatına konu ederek, faaliyetlerini sürdürdüğünü, müvekkili şirket tarafından tescil edilen markanın birçok platform sağlayıcıları aracılığıyla ticari olarak kullanıldığını, davalının, ... tarihinde devralınan ve ... tarafından tescil edilen ... başvuru numaralı "..." markasını müvekkilinin 2016 yılına ait tescilli markası ile aynı sınıfta tescil ettirdiğini, davalı marka tescilinin kötü niyetli olarak yapıldığının açık olduğun, tescil edilen markanın müvekkilinin sosyal mecralarda kullandığın kısalma ile aynı olduğunu, taraflarınca mahkememizin .... Esas sayılı dosyasında davalı ... tarafından dava konusu markanın bu dosya davalısı şirkete dava açıldıktan sonra devredildiğini beyan ettiğini, bu nedenle işbu davayı ikame ettiklerini beyan ederek, öncelikle işbu dava dosyasının, mahkememizin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini, esasen ise; davalının .... tarihinde devraldığı ... başvuru numaralı markanın hükümsüzlüğünü, markaya yönelik tecavüzün tespitini, şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE : Dava, davacı markasına yönelik tecavüzün tespiti, davalı adına tescilli ... tescil numaralı markanın hükümsüzlüğü ile maddi ve manevi tazminat taleplidir. Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, ... tescil numaralı "..." ibareli markanın davacı şirket yetkilisi .....(....) adına, hükümsüzlüğü talep edilen ... tescil numaralı "..." ibareli markanın ise .... tarihinden itibaren on yıl müddetle ... adına tescilli olduğu, 22 Kasım 2021 tarihinde (asıl dava tarihinden sonra) ... ile ... arasında düzenlenen Marka Devir Sözleşmesi ile, ... tescil numaralı markanın ... tarafından ...'ne ücreti karşılığında devredildiği anlaşılmıştır. 6769 Sayılı SMK'nın 29/1-b ve c maddeleri ile, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde, tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmanın marka hakkına tecavüz oluşturduğu belirtilmiştir. 6769 Sayılı SMK'nın 25. Maddesinde hükümsüzlük koşulları belirtilmiş olup, belirtilen madde ile, 5. veya 6. maddede sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. Menfaati olanlar, Cumhuriyet Savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir. Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır. Markanın hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf gösterilmez. Aynı kanunun 6/9 maddesi uyarınca kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir. Taraf vekillerince bildirilen deliller sunulduktan ve resen celbi gereken deliller de toplandıktan sonra dosyada bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, dosyanın tevdi olduğu bilirkişi heyetince hazırlanan ... tarihli rapor ile, davalıya ait olarak belirtilen ... alan adlı web sitesinin güncel durumda kapalı olduğu görüldüğü, .. tarihli arşiv kaydında “...” nolu telefon numarasının iletişim adresi olarak belirtildiği, web sitesinde başkaca iletişim bilgisi veya şirket unvanına rastlanmadığı, web sitesinin üst bölümünde “....” İbareli görseli ihtiva eder markasal şekilde kullanıldığı, söz konusu web sitesinde faaliyet alanı olarak “Kadın Giyim”, “Tesettür”, “Ayakkabı & Çanta” , “Takı & Aksesuar” ve İç Giyim şeklinde giyim ürünlerinin tanıtım ve satışının yapıldığı, web sitesinin yer ve erişim sağlayıcısının .... tarihi itibariyle ... olduğu, http://... alan adının yapılan ... sorgusunda alan adının .... tarihinde tescil edildiği, alan adının .... isimli alan adı kayıt şirketi üzerinden alınmış olduğu, alan adı sahiplik bilgilerinin gizlenerek kayıt edilmesi nedeniyle alan adı sahiplik bilgilerine ulaşılamadığı, ancak Mahkemece gerekli görülmesi halinde alan adı sahiplik bilgilerinin ....’ye sorularak öğrenilebileceği, söz konusu alan adının kim tarafından işletildiğine ...’ne sorularak öğrenilebileceği, davalı yana ait dava konusu ... tescil numaralı markaya ait görseli ihtiva eden markanın SMK 6/1 hükmü kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, davalı yana ait markanın SMK 6/9 hükmü kapsamında hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı, konu hakkında nihai takdirin mahkemeye ait olduğu, davalı yanın tespit edilen markasal kullanımlarının davacı yanın var olduğu dosyadan anlaşılabilen herhangi bir markasına tecavüz ettiğinin dosya içerisinden anlaşılamadığı, tecavüzün varlığının tespit edilememesi nedeni ile herhangi bir tazminat ve/veya yoksun kalınan kazancın bulunmadığı belirtilmiştir. Dava dilekçesinde dayanak marka tescil sahibi ...'un da davacı olarak gösterilmesi ve ayrıca marka sahibi ile davacı şirket arasında inhisari lisans sözleşmesi bulunması hususları gözetilerek, iltibas ve saire nedenlerle davalı adına tescilli markanın hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı, asıl ve birleşen dosya yönünden ayrı ayrı değerlendirilme yapılarak davalıların davacı marka haklarına tecavüzünün olup olmadığı, tecavüzün varlığı halinde istenebilecek maddi tazminat tutarını gösterir ek rapor düzenlenmesi için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup, heyet tarafından düzenlenen ve sunulan .... tarihli ek rapor ile, kök raporda arz edilen görüşlerin dışında kök raporda ...’un davacı sıfatına haiz olduğu ve davacılar arasında akdedilmiş olan lisans sözleşmesinin usulüne uygun olarak yapıldığının mahkemece kabulü halinde; davalı konusu ... kod numaralı, “....” ibareli, görselini ihtiva eden markanın SMK 6/1 hükmü kapsamında tümden hükümsüzlüğü koşullarının oluĢtuğu, davalı konusu ... kod numaralı, “....” ibareli, görselini ihtiva eden markanın SMK 6/9 hükmü kapsamında tümden hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı, kök raporda arz edildiği üzere heyetimizce yapılan bilişim incelemesinde, davalıya ait olarak belirtilen ... alan adlı web sitesinin güncel durumda kapalı olduğu görüldüğü, .... tarihli arşiv kaydında “...” nolu telefon numarasının iletişim adresi olarak belirtildiği, web sitesinde başkaca iletişim bilgisi veya şirket unvanına rastlanmadığı, web sitesinin üst bölümünde “....” İbareli görselinin markasal şekilde kullanıldığı, söz konusu web sitesinde faaliyet alanı olarak “Kadın Giyim”, “Tesettür”, “Ayakkabı & Çanta” , “Takı & Aksesuar” ve İç Giyim şeklinde giyim ürünlerinin tanıtım ve satışının yapıldığı, web sitesinin yer ve erişim sağlayıcısının ..... tarihi itibariyle ... olduğu, http://... alan adının yapılan ... sorgusunda alan adının ... tarihinde tescil edildiği, alan adının .... isimli alan adı kayıt şirketi üzerinden alınmış olduğu, alan adı sahiplik bilgilerinin gizlenerek kayıt edilmesi nedeniyle alan adı sahiplik bilgilerine ulaşılamadığı, ancak Mahkemece gerekli görülmesi halinde alan adı sahiplik bilgilerinin ....’ye sorularak öğrenilebileceği” tespit ve değerlendirmesi mahkemeye arz edilmiş ise de mahkemece ilgili alan adı içerisinde gerçekleştirilen ticari faaliyetlerin davalılara ait olduğunun değerlendirilmesi halinde ilgili kullanımların dayanak markaya tecavüz teşkil eder mahiyette olduğunun değerlendirilebileceği, Mahkemenin davacı lehine yoksun kalınan kazanç hesaplanmasını takdir etmesi halinde; davacının tercihinin SMK 151/2-a maddesi kapsamında olduğu, davalı yanın dava konusu marka üzerinden elde ettiği kazancın tespit edilmesi gerektiği, davalı şirketin defter ve belge incelemesi için heyetimize ve sayın mahkemeye mazeret sunduğu, mazeretin kabulünün ve gereğinin sayın mahkemenin takdirinde olduğu, nihayetinde davalı şirketin ticari defterlerinin incelenemediği, dava konusu markanın ticari defterlerde özel olarak takip edilip edilmediği, birim maliyeti, birim satış fiyatı ve satış miktarının tespitinin amaçlandığı, davalılar arasındaki marka devir sözleşme bedelinin 100.000,00 TL olduğu, bu tutarın davacının yoksun kaldığı kazanç sayılmasının sayın mahkemenin takdirinde olduğu, dosyaya sunulu .... tarihli marka devir sözleşmesi ile dava konusu markanın ... tarafından ....’ye 100.000,00 TL ile devredildiği, sözleşmeye göre markanın korumasının 21.07.2020 tarihinde başladığı, dava tarihinin ..... olduğu, bu durumda ...... ile ..... tarihleri arasında dava konusu markanın ... adına kayıtlı göründüğü, devir sözleşmesinin dava açılışından yaklaşık 2,5 ay sonra gerçekleştiği, sözleşmedeki bu verilere göre, sayın mahkemenin dava konusu markadan elde edilen kazancı davacının kazancı olarak takdir etmesi halinde ...’in markadan elde ettiği gelirlerin incelenmesinin gerektiği, gerçek kişi olan ...’in herhangi bir vergi mükellefiyetinin ve ticari defter kaydının tespit edilemediği, ...’in ...... tarihinde dava dışı tasfiye halinde ...’ne ortak olduğu, dava dışı mezkûr şirketin .... tarihinde tasfiyeye girdiği, dava konusu markanın üretim ve satışlarının koruma tarihi olan ... ile tasfiyeye giriş tarihi olan .... tarihleri arasında bahsi geçen şirketin üzerinden yapıldığı kabul edilse bile, şirket dava dışı olduğundan dava konusu marka yönünden bir inceleme yapılamayacağı, kaldı ki dava dışı bu şirketin ..... tarihi itibari ile tamamen kapandığı ve sicilden terkin edildiği, İstanbul Ticaret Odası kayıtlarına göre davalı şirketin iştigal konusunun “gayrimenkul acentelerinin faaliyetleri” olduğu, sicil kayıtlarında tekstil sektörü ile ilgili bir ifade görülemediği, internet ortamında yapılan incelemelerde dava konusu ürünün 2021 ve 2022 yılında internet ortamında satıldığı veya davacının markası ile karıştırıldığının anlaşıldığı, yukarıda izah edilmeye çalışılan bilgiler kapsamında davalının elde ettiği ve davacının yoksun kaldığı kazanca isabet eden tutarın sıhhatli şekilde hesaplanamayacağı, ancak, ülkemizdeki belli başlı pazaryerlerine (...., ...., .... gibi) müzekkere yazılarak “....” markasına yönelik satış yapıp yapmadıkları, yaptılar ise hangi tarihler arasında ve ne kadarlık satış yaptıklarına dair bilgilerin talep edilmesini mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir. Davalı ... yönünden dava tarihi olan .... tarihinden geriye doğru olan dönemde "..." markası ile yapılan ürün satışının tutarının ve ... yönünden ise dava tarihi olan ..... tarihinden geriye doğru dönemde "..." markası ile yaptıkları ürün satışının tutarları için trendyol ve hepsiburada pazaryerleri işleticilerine yazı yazılmış, gelen cevabi yazılar sonrası bu yazı cevaplarını değerlendirir ve istenebilecek maddi tazminat tutarını gösterir ek rapor düzenlenmesi için dosya tekrardan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olmakla, heyet tarafından düzenlenen .... tarihli ek rapor ile, markanın hükümsüzlüğü ve/veya sicilden terkinine ilişkin mali bilirkişi görüş belirtemeyecek olup, takdir tamamı ile mahkemeye ait olduğu, ancak, dosyanın üçüncü defa incelenmesi sonucunda da kök ve ek rapordaki mali yönden değiştirecek ve/veya tazminat hesabına esas olabilecek hiçbir veriye ulaşılamadığı, esas mahiyette birinci ek raporda arz edilen görüşlerin devam ettiği belirtilmiştir. Davacı vekilinin talebi doğrultusunda dosya; dosya kapsamı deliller, TPMK kayıtları, bildirilen internet adresleri, taraf iddia ve savunmaları, taraf ticari defterleri incelenerek ve yine önceki raporlar da değerlendirilerek asıl ve birleşen dosyalar yönünden ayrı ayrı olmak üzere tecavüz tarihinden dava tarihine kadar olan dönemde davacının tazminat seçeneğine göre yoksun kaldığı kazanç, davalıların eylemi nedeniyle uğradığı kazanç kaybı olmak üzere toplam maddi tazminat tutarını gösterir rapor düzenlenmesi için yeniden resen oluşturulan bir bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, heyet tarafından düzenlenen ve sunulan 10/07/2025 tarihli rapor ile, işaretsel ve sınıfsal benzerliğin söz konusu olduğu; karıştırılma ihtimali ve buna bağlı olarak gerçekleşecek hükümsüzlüğün varlığı için kural olarak hem işaret benzerliği hem de sınıfsal benzerlik gerektiği, belirtilen nedenlerle davalı ... tescil nolu “....” markası açısından SMK m.6/1 kapsamında 25. Sınıftaki Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler.” emtiaları açısından hükümsüzlük şartlarının mevcut olduğu tespit edilmiş olup, işbu tespitler doğrultusunda SMK'nın 6/1. Kapsamında nihai hukuki değerlendirme ve takdirin mahkemeye ait olduğu, davalı markasının tescilinde SMK m.6/9 kapsamında kötüniyetin bulunup bulunmadığı hususunun ve buna bağlı olarak verilecek hükümsüzlük kararının kapsamının mahkemeye ait olduğu, markaya tecavüz açısından gerekli iltibasın mevcut olduğu tespit edilmiş olup, dosya kapsamındaki bulgular çerçevesinde, davaya konu kullanımın davalıya aidiyetine ve Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 7 ve 29. maddeleri uyarınca davacının marka haklarına tecavüz oluşturup oluşturmadığına ilişkin nihai hukuki değerlendirme ve takdir mahkemeye ait olduğu, tazminat yönünden davalının ticari verilerine ulaşılamadığı ve markaya ilişkin satış cirolarının tespitinin yapılamadığı, müzekkerelerde somut veri bulunmadığı, tazminat tutarının belirlenemediği durumlarda TBK 50,51 maddeleri uyarınca tazminatın Mahkemece resen takdir edilebileceği belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı incelenmiş; davacının, marka sahibi ve aynı zamanda davacı şirket yetkilisi ... ile imzalanan 20/07/2020 tarihli inhisari lisans sözleşmesi ile kullandığı ... tescil numaralı markaya dayanarak asıl dava tarihinde davalı ... adına tescil edilen ancak asıl dava açıldıktan sonra birleşen dosya davalısı şirkete devredilen ... tescil numaralı markanın hükümsüzlüğünü ve bu markasal kullanım nedeniyle marka haklarına tecavüzünün tespiti ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğu, dava konusu edilen markanın asıl dava açıldıktan sonra ...'ne devredilmesi üzerine davacı tarafından aynı talepli yeni bir dava açıldığı ve bu dosyanın ... esası üzerinden işbu esas üzerinde birleştirildiği görülmüş; yapılan yargılama neticesinde davalının ... tescil numaralı "...." ibareli markası ile davacının ... tescil numaralı "..." ibareli markasının bilirkişi marifetiyle karşılaştırılması ile her iki markanın da "..." ibaresini içermesi ve davalı markasında yer alan "......" ibaresinin davacı markasında yer alan "....." ibaresinin kısaltılması olması nedeniyle ortalama tüketici nezdinde markaların ilişkilendirilme dahil karıştırılma ihtimali oluşacağı, bu nedenle SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca davalı markasının hükümsüzlük koşullarının oluştuğu anlaşılmış, bu kanaat dikkate alınarak birleşen dosya davalısına ait ... tescil numaralı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. Her ne kadar davacı tarafça hükümsüzlük talebinde SMK'nın 6/9 maddesinin de dikkate alınması talep edilmiş ise de dosya kapsamındaki mevcut delillerden davalının marka yedeklemesi yada ticareti yapma, başkasına ait olduğu bildiği markadan haksız olarak yararlanma amacıyla hareket etme gibi kötü niyet sayılan hallerin mevcut olmadığı anlaşılmış ve hükümsüzlük kararında SMK'nın 6/9 maddesi uygulanmamıştır. Asıl dava açıldıktan sonra dava konusu edilen markanın davalı ... tarafından davalı ...'ne devredilmesi nedeniyle karar tarihi itibariyle davalı ...'in hükümsüzlük davası yönünden taraf sıfatı kalmadığından Davalı ...'e karşı açılan hükümsüzlük talepli davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının marka haklarına tecavüz ve buna dayalı olarak talep ettiği maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkin bilirkişi marifetiyle yapılan inceleme ile; davalı ... tarafından .... tarihinde kaydedilen ve bir süre kullanılan ... sitesi üzerinden davacı markasının tescil kapsamında, markasal etki yaratacak şekilde ve davacı markası ile ortalama tüketici nezdinde ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali yaratacak şekilde kullanımının bulunması nedeniyle SMK'nın 7 ve 29.maddeleri uyarınca davalı ...'e karşı açılan marka haklarına tecavüze ilişkin davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak birleşen dosya davalısı ...'nin tecavüze sebebiyet verecek nitelikte bir kullanımı ispatlanamadığından bu davalıya karşı tecavüze ilişkin tespit ve maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı ...'in tecavüz teşkil eden eylemleri nedeniyle davalının ticari verileri incelenemediğinden TBK'nın 50-51.maddeleri uyarınca tazminatın miktarının belirlenmesi yoluna gidilmiş ve 20.000 TL maddi tazminatın, yine aynı davalının eylemleri nedeniyle lisans sözleşmesi ile kullanımında olan marka haklarının manevi olarak zarara uğraması nedeniyle 20.000 TL manevi tazminatın davalı ... tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiş, fazlaya ilişkin talepler reddedilmiştir. Tüm bu gerekçe ile aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; -ANA DAVA YÖNÜNDEN; 1-Davalı ...'e karşı açılan hükümsüzlük talepli davanın pasif husumet yokluğundan reddine, 2-Davalı ...'in davacının ... tescil numaralı markasından kaynaklanan haklarına tecavüzünün tespitine, 3-Takdiren 20.000 TL maddi tazminat ile 20.000 TL manevi tazminatın davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince peşin alınan 3.491,87 TL harç ile 854,00 TL ıslah harcının toplamı 4.345,87 TL'den 2.732,40 TL ilam harcının mahsubu ile, 759,47 TL fazla harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen tecavüz davası nedeniyle 55.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen maddi tazminat davası nedeniyle 20.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen manevi tazminat davası nedeniyle 20.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/3 maddesi gereğince reddedilen maddi tazminat davası nedeniyle 20.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10/2 maddesi gereğince reddedilen manevi tazminat davası nedeniyle 20.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

10-Davacı tarafından yapılan 3.551,17 TL harç giderinden, iade olunan 759,47 TL'nin mahsubu ile, 2.791,70 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 11-Davacı tarafından yapılan 1.710,00 TL tebligat - tezkere masrafı ile 32.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 34.210,00 TL yargılama giderinin, asıl dosyadaki davaların kabul - ret oranına göre hesaplanan 12.657,70 TL'sinden davalı ... payına düşen 6.201,93 TL'nin, bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin üzerinde bırakılmasına, -BİRLEŞEN ... ESAS SAYILI DOSYA YÖNÜNDEN; 1-Davalı adına tescilli ... tescil numaralı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, 2-Davalıya karşı açılan tecavüzün tespiti, maddi ve manevi tazminat istemli davanın reddine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince 732,00 TL ilam harcından 80,70 TL peşin harcın mahsubu ile 651,30 TL bakiye karar harcının, davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen hükümsüzlük davası nedeniyle 55.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen tecavüz davası nedeniyle 55.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/4 maddesi gereğince reddedilen maddi tazminat davası nedeniyle 50.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari ücret tarifesi gereğince reddedilen manevi tazminat davası nedeniyle 55.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan 161,40 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davacı tarafından asıl ve birleşen dosyalarda yapılan toplam 34.550,00 TL masraf olmak üzere toplam 34.711,40 TL yargılama giderinin, birleşen dosyadaki davaların kabul - ret oranına göre hesaplanan 8.677,85 TL'sinden davalı ... payına düşen 2.169,46 TL yargılama giderinin, bu davalıdan davacıya verilmesine, bakiyesinin üzerinde bırakılmasına, 9-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, 10-Talep halinde kararın taraflara tebliğine, Davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/03/2026

Katip .... e-imzalıdır

Hakim .... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2021/217, K. 2026/50, T. 31.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2021-217-e-2026-50-k-b2c58323e1ca