İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2021/1417 E. 2021/1605 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2021/1417
Karar No
2021/1605
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/561 Esas KARAR NO : 2024/248 Karar DAVA : Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) DAVA TARİHİ : 27/09/2024 KARAR TARİHİ : 20/11/2024 G. K. YAZILDIĞI TARİH : 29.11.2024 Davacı tarafından mahkememizde açılan Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili ....'ın, muhatap şirketin pay sahibi olarak şirket ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğunu, diğer ortaklarının ... ve ....'ın yönetim kurulu üyeleri ve imzaya yetkili yöneticileri olduğunu, .... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi(... Plastik olarak bahsedilecektir)nin temsil ve ilzama yetkili kişilerinin 30.04..... tarih ... sayılı ticaret sicil gazetesinde görüleceği üzere ... ... ve ... ... olduğunu, genel kurulda yapılan secim sonrası şirket idare heyeti üyesi seçilip temsil ve ilzam yetkisi aldıktan sonra Bakırköy ... noterliğinin 6/5/2024 tarih ... yevmiye sayılı imza sirkülerini çıkarttıklarını, diğer şirket hissedarlarının ve pay sahibi müvekkilinin onayını ve rızasını almadan, ... Plastik A.Ş. ... Mah. .... Sokak No: 2 K /1 - 4 Esenyurt/İstanbul adresinde bulunan makineleri, kendi hakimiyetlerinde olan ... Dış Ticaret Ltd. Şti.'ye .... Sakarya adresine kaçırdıklarını, ... Plastik Esenyurt adresinden yaklaşık olarak 600 tır mamül mal kaçırıldığını, söz konusu mamül malların toplam değerinin 12.000.000 USD değerinde olduğunu, mamüller hakkında ... Plastik'in Kahramanmaraş şubesine irsaliyeler kesildiğini, fakat bu mamüllerin onun yerine ... Dış Ticaret'in Ferizli/Sakarya adresine sevk edildiğini, şirketin temsile ve ilzama yetkili yöneticilerinin davalı taraflar olduğunu, dava süresince şirketin temsil ve ilzam edilmesine yönelik davalı taraftan başkaca bir yönetim kurulu üyesi bulunmadığını, bu nedenle 4721 sayılı TMK 427 maddesince davanın devamı süresince şirkete kayyım atanması gerektiğini, zira davalı hakkında yazılı belge ve kayıtlarla sabit olan iddiaların şirketin içinin boşaltılıp yok edilmesi amacıyla yönetim ve temsil ilzam yetkisinin kullanıldığının sabit olduğunu, bu nedenle şirketin devamı mal varlığının korunması için tedbiren acil olarak bir yönetim kayyımının atanması gerektiğini, Davalılar hakkında şirket lehine açacağımız tazminat ve alacak haklarımız saklı kalmak kaydıyla, davalıların dava konusu şirketteki yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılmasına, şirketin devamının sağlanması ve mal varlığının korunması amacıyla 4721 sayılı yasanın 427 maddesine göre şirkete davanın devamı süresince tedbiren yönetim kayyımı atanmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Zamanaşımı süresi geçtiğini, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, dava için hak düşürücü sürelerin geçtiğini, hakdüşürücü süreler bakımından itirazda bulunduklarını, yetki itirazlarının olduğunu, ... Plastik Sanayi ve Ticaret Şirketi ile ... Dış Ticaret Limited Şirketi davalı olarak gösterilmediğinden husumet yokluğu sebebiyle davanın reddinin gerektiğini, Anonim şirketlerde yönetim kurulu üyelerinin mahkeme aracılığı ile azli kanunen ve yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre mümkün olmadığını, anonim şirketlerde yönetim kurulu üyelerinin mahkeme kararı ile azli TTK’da düzenlenmediğini, yönetim kurulu üyelerinin azlinin genel kurulun devredilemez yetkileri arasında olduğunun TTK m. 408/2-b’de açıkça düzenlendiğini, anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin azli talebiyle mahkemede dava açılmasının mümkün olmadığını, ancak TTK m. 549 vd. hükümleri çerçevesinde yöneticilere karşı şartları mevcutsa sorumluluk davası açılabileceğini, yönetim kurulu üyelerinin azlinin mahkemeden talep edilemeyeceğini, aşağıda yer verilen Yargıtay kararları ile de yerleşik uygulama olarak kabul edildiğini, davacının suçlama yönelttiği ... ... ve ... ...'ın ortağı ve yöneticisi oldukları şirketler için büyük bir özveri ve fedakarlıkla çalışırken, davacı ... ...'ın kendi menfaatleri doğrultusunda hareket ettiğini, şirketlerini zarara uğrattığını, şirketin işleyişine, faaliyetlerini sürdürmesine katkı da bulunmak bir yana şirketin faaliyetlerini sürdürmesini engellemeyi amaçladığını, şirkete zarar vermesine davalı müvekkillerinin dur demesi üzerine, kötü niyetli olarak şirkete kayyım atanmasını, neticede davanın reddine, Kayyum atama taleplerinin reddine, davacı kötü niyetli olduğundan HMK 329 uyarınca 5000 TL disiplin para cezası ile cezalandırılmasını ve yine AAÜT az olamamak üzere müvekkillerinin taraflarına ödeyeceği vekalet ücretinin davacıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dava, dava dışı şirkette yönetim kurulu başkan yardımcısı olan davalı ... ... ve yönetim kurulu başkanı olan ... ...' ın şirketi zarara uğrattığı iddiası ile davalıların yönetim ve temsil yetksinin kaldırılmasına ve tedbiren şirkete yönetim kayyımı atanması istemine ilişkindir. Dava konusu; davacının, davalıların yönetim yetkilerinin kaldırılmasını talep edebilme hakkının koşullarının oluşup oluşmadığı, dava dışı şirkette yönetim kurulu başkan yardımcısı olan davalı ... ... ve yönetim kurulu başkanı olan ... ...' ın şirketi zarara uğratıp uğratmadığı, yönetici olarak yükümlülüklerini özenle yerine getirip getirmedikleri ve haklı sebeple yöneticilikten azli koşullarının oluşup oluşmadığının tespitine ilişkindir. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı incelendiğinde; dava dışı .... sicil numarasında kayıtlı ... PLASTİK SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ' nin adresinin ... Mahallesi .... Merkezi 2. Cadde No:10 F Plaza Kat:5 Bağcılar/İSTANBUL olduğu görülmüştür. İhyası istenen şirket merkezinin mahkememiz yetki sınırlarında olması nedeniyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre; 6100 sayılı HMK' nın 14/2. maddesi gereğince, işbu davaya bakmaya mahkememiz kesin yetkili olup, dava 6102 sayılı TTK' nın 1521. maddesi gereğince basit yargılama usulünce incelenip sonuçlandırılmıştır. Davacı şirkete ait İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarının incelenmesinde; dava dışı şirkette 17.10.2023 tarihinde yapılan genel kurulda davalı ... ...' ın yönetim kurulu başkanı, davalı ... ...' ın yönetim kurulu başkan yardımcısı ve davacı ... ...' ın yönetim kurulu üyesi seçildiği görülmüştür. 6102 sayılı TTK'nın anonim şirketleri düzenleyen 530.maddesindeki düzenlemeye göre; anonim şirketlerde şirketin kanunen gerekli organların birisinin eksik olması veya genel kurulun toplanamaması hallerinde ilgililerin mahkemeye müracaatı ile mahkeme tarafından şirketin durumunun kanuna uygun hale getirilmesi için gerekli işlemler düzenlenmiş olup, bu süre içerisinde durumun düzeltilememesi halinde mahkemece şirketin feshine karar verileceği, bu aşamada mahkemece şirkete durumun uygun hale getirilmesi için kayyım da tayin edilebileceği anlaşılmakta olup, 531. madde hükmü de haklı sebeplerle feshi düzenlemiştir. Davacı tarafça, dava dilekçesindeki açıklamalarından, şirkette genel kurulun yapılamaması veyahut şirket organlarından birinin eksikliği ileri sürülmemiştir. Zaten, dosya kapsamındaki ticaret sicil kayıtlarından dava dışı şirket yönünden bu durumların olmadığı da anlaşılmaktadır. Davacı taraf; davalı şirket ortaklarının şirketi kötü yönettikleri, bilgi vermedikleri, kendi görüş ve menfaatleri doğrultusunda hareket ettikleri, mal kaçırdıkları ve gerekli dikkat ve özeni göstermeksizin şirketi yönettikleri iddiası ile davalı yöneticilerin azli ve kayyım atanmasını talep etmiş ise de, davacı tarafın iddialarının yönetim kurulu üyesi davalıların kişisel sorumluluklarını gerektirmekte olup, kanunda belirtilmiş olan kayyım atanması için gerekli koşulların bu davada oluşmadığı, tüm bu sebeplerin şirkete kayyım atanması için haklı neden teşkil etmediği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Şirketin organlarından birisinin eksikliğinin söz konusu olması veyahut da genel kurulun uzun zamandır toplanamıyor olması halinde şirkete kayyım atanabileceği oysa ki böyle bir durumun iş bu yargılama dosyasında söz konusu olmadığı; haklı sebeplerin varlığı halinde şirketin feshinin istenebileceği, oysa bu hususta da açılmış bir dava olmadığı; nitekim 6102 sayılı TTK' nın 365. maddesinde, anonim şirketlerin yönetim kurulu tarafından yönetilip ve temsil olunacağının düzenlendiği, davalı anonim şirkette organ boşluğu bulunmadığı, yönetim kurulunun görevden alınması ve seçilmesinin 6102 sayılı TTK' nın 408(2)-b gereği şirketin genel kuruluna tanınmış bir yetki olduğu, 6102 sayılı TTK' nın 364. maddesi uyarınca yönetim kurulunu azil yetkisinin genel kurulun mutlak yetkilerinden olması sebebiyle eldeki davanın dinlenemeyeceği anlaşılmaktadır. (Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 01.10.2021 Tarih ve 2021/1417 E. - 2021/1605 K. sayılı ilamı.) Asıl olan şirketlerin ortakları tarafından alınan kararlar ile belirlenen yöneticiler tarafından yönetilmesi olduğu, şirkette organ boşluğu olmadığı, mevcut yöneticilerin görevlerini gereği gibi yerine getirmiyor ve bu nedenle şirket zarara uğruyorsa zarara yol açan yöneticinin şirkete ve dolayısıyla diğer ortaklara verdiği zararların tazmini için her zaman dava açılmasının mümkün olduğu, yöneticilerin sorumluluğu davasına konu olabilecek hususların, tek başına şirkete kayyımı atanmasının gerekçesi olamayacağı: şirketi yönetenlerin şirkete ve paydaşlara verdikleri zararların tazmininin, açılabilecek bir sorumluluk davasında her zaman hükme bağlanabileceği ve davacının genel kurulun mutlak yetkilerinden ve dava ile istenemeyecek olan yönetim kurulu üyelerinin azli talebinde bulunamayacağından, açılan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan 427,60-TL peşin harcın karar ve ilam harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacı tarafça yatırılan ve yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, -Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/11/2024 Başkan ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Katip .... ¸e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2021/1417, K. 2021/1605, T. 01.10.2021, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2021-1417-e-2021-1605-k-22da55ff29d7