İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/1897 E. 2022/1492 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/1897
Karar No
2022/1492
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/523 Esas KARAR NO : 2024/249 Karar DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 26/09/2024 KARAR TARİHİ : 20/11/2024 G. K. YAZILDIĞI TARİH : 28/11/2024 Davacı tarafından mahkememizde açılan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalılardan ....’nın tasfiye memurluğu gözetiminde tasfiyesi gerçekleştirilen dava dışı .... Tasarım Ltd. Şti.’ni ( .... Mimarlık ) davacı müvekkili .... San. ve Tic. A.Ş. ( ... Alüminyum ) aleyhine 28.12.2018 tarihinde Bakırköy ... F.S.H.H. Mahkemesi’nde ... E. sayılı dosyasında derdest ettiği dava ... K. sayılı dosyada 13.12.2019 tarihinde müvekkili lehine sonuçlanması üzerine taraflarınca 20.01.2020 tarihinde İstanbul .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, takip dosyası kapsamında işlemler yürütülürken borçlu şirketin, davalı tasfiye memuru gözetiminde 18.10.2021 tarihinde tasfiye edildiği ve davalı ... Müdürlüğü tarafından ticaret sicilinden terkin edildiği fark edildiğini, icra takibinin henüz sonuçlandırılamadığını, müvekkilinin haklı alacağına ulaşamamış olması nedenleriyle borçlu şirketin ihyasını isteme zarureti hâsıl olduğunu, hukuka aykırı olarak tasfiyesi tamamlanan .... Mimarlık aleyhine müvekkilinin alacağını tahsil amacıyla 20.01.2020 tarihinde İstanbul .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını ve 20.02.2021 tarihinde ödeme emri tebliğ edilmek suretiyle icra takibinin kesinleştiğini, taraflarınca icra-i işlemler yürütülürken borçlu şirket tasfiye kararı aldığını ve işbu kararın 27.01.... tarihinde Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilan edildiğini, tasfiye sürecindeyken 02.02...., 10.02.... ve 18.02.... tarihlerinde Ticaret Sicil Gazetesinde alacaklılara çağrı ilanları yapılması akabinde şirketin tasfiyesi tamamlandığını, şirketin tasfiyesinin tamamlandığı ve şirketin terkin olduğu, 18.10..... tarihinde sicil gazetesinde ilan edildiğini, ihyası talep edilen şirket aleyhine açılmış ve hala derdest bulunan icra takibi mevcut olmasına rağmen ticaret sicilinden re’sen terkin edilmesi ve bu nedenle müvekkilinin terkin işlemi öncesi başlattığını, derdest icra takibinin sonuçlandırılmadığını, davacı müvekkilinin, ihyası istenen .... Mimarlık Tasarım Ltd. Şti.’nden olan alacağına istinaden derdest edilen İstanbul .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasının neticelendirilmesi için davalılar aleyhine derdest ettikleri ihya davasının kabulü ile ... Mimarlık Tasarım Ltd. Şti.’nin ihyasına ve terkin kaydının iptali ile tesciline, davalı .... Müdürlüğü “ Yasal Hasım” olduğundan, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin diğer davalı ve aynı zamanda tasfiye memuru olan “Zorunlu Hasım” tasfiye memuru ... üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün , TTK M. 32 Ve Ticaret Sicili Yönetmeliği M. 34 Hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, Tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, şirketlerin tasfiye sürecinin sonuçlandırılıp, bakiyelerin mevcut pay sahiplerine dağıtıldığını ve şirket kayıtlarının sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliğinin ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebileceğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü’nün tespit etmesinin mümkün olmadığını, TTK m. 545/1’de düzenlendiği üzere, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yaptığını, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesinin kanuna aykırı olacağını, nitekim tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlâl ettikleri takdirde, şirkete ve şirketin alacaklılarına karşı sorumlu olduğunun düzenlendiğini, buna göre, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan ve tasfiye sürecini eksik/erken sonuçlandırdığı iddia edilen tasfiye memurunun/memurlarının kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğunun bulunmadığını, mahkemece, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK M. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, Tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabının tasfiye memurları olduğunu, bu nedenle, “yasal hasım” konumunda bulunan müvekkilinin yargılama masraflarından sorumlu tutulamayacağını, davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği "Yasal hasım" konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, neticede davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Tasfiye Memuru vekili cevap dilekçesinde; İşbu dava süresinde açılmamış olduğunu, davanın reddinin gerektiğini, Zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden itirazda bulunduklarını, husumet yönünden itirazda bulunduklarını, Tasfiye Memuru olarak tarafıma karşı açılan bu davanın husumet yönünden reddinin gerektiğini, yargılama masrafları ve vekalet ücreti yönünden sorumlu olmadığını, sayın mahkeme aksi kanaatte ise tasfiyeye giren .... Mimarlık şirketi sorumlu olduğunu, davacı yanın İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasında ilam vekalet ücreti alacaklarının bulunduğunu, icra takibinin 20.01.2021 tarihinde başlatıldığını ve o zamanki şirket vekiline ödeme emrinin tebliğ edildiğini iddia ettiğini, her ne kadar şirket vekiline tebliğ işlemi yapılmış olsa da vekilin şirket tasfiye işlemlerinden haberi bulunmadığını, zira sadece vekalet verilen işle ilgili işlemlerini yerine getirdiğini, söz konusu icra takibinden ise tasfiye memuru olarak bilgisinin bulunmadığını, davacının iddia ettiği icra takibi ise o dönem kesinleşmiş bir mahkeme ilamına dayanmadığını, Bakırköy ...Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ...E. Sayılı dosyası 13.12.2019 tarihinde davanın reddine karar verdiğini ve işbu kararın o dönemki şirket vekili tarafından 30.01.2020 tarihinde itiraz edilerek Bölge Adliye Mahkemesine gönderildiğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ....Hukuk Dairesi ...E., ....K. sayılı 14.12.2023 tarihli kararında esastan bozma kararı vererek dosyayı tekrar yerel mahkemesine gönderdiğini, ancak şirketin tasfiye olmasından dolayı yerel mahkeme tarafından verilen bilirkişi ücretleri yatırılamadığını ve mahkeme kararı ilk haliyle kesinleştiğini, kesinleşme tarihi ise 02.07.2024 tarihi olduğunu, yani dava konusu icra takibine konu alacağı esasen 02.07.2024 tarihinde kesinleştiğini, bu tarihten önce kesin yargı kararıyla kesinleşmiş bulunan bir alacağı kesinlikle bulunmadığını, davacı ... iddialarında haksız olduğunu, neticede davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletinde karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, taraf beyanları, gelen müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dava ; 6102 sayılı TTK' nın 547 maddesi kapsamında, tasfiye edilen şirketin ihyası ve yeniden ticaret siciline tescili istemine ilişkin olduğu görülmüştür. 6100 Sayılı HMK' nın 137. maddesi kapsamında taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu: Tasfiye sonucu sicilden terkin edilen şirketin ihya koşullarının oluşup oluşmadığı, şirketin ihyasına karar verilmesi halinde ek tasfiye için tasfiye memurunun atanmasının gerekli olup olmadığı noktalarında toplandığı görülmüştür. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı incelendiğinde; ihyası istenilen ... sicil numarasında kayıtlı TASFİYE HALİNDE .... LİMİTED ŞİRKETİ'nin adresinin, .... Mah. ... Cad. No: 2/2 Avcılar/İSTANBUL olduğu görülmüştür. İhyası istenen şirket merkezinin mahkememiz yetki sınırlarında olması nedeniyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre; 6102 sayılı TTK' nın 547/1. maddesi gereğince, işbu davaya bakmaya mahkememiz kesin yetkili olup, dava 6102 sayılı TTK' nın 1521. maddesi gereğince basit yargılama usulünce incelenip sonuçlandırılmıştır. 6102 TTK'nın 547. maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde şirketin yeniden tescilinin istenebileceği düzenlenmiştir. Belirtilen yasa maddesinde açıkça düzenlendiği üzere; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa davaya dayanak olan işlemlerin sonuçlandırılmasına münhasır olarak şirketin yeniden tescili talebi ile işbu davanın açılıp görülmesi mümkündür. Somut uyuşmazlıkta: Davacının, ihyası istenilen şirketin İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasının görülmesi, yürütülmesi ve infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere huzurdaki davayı açtığı; davacının ilgili davada da takip alacaklısı sıfatında, ihyası istenen şirketin takip borçlusu sıfatında olduğu ve talebin alacak istemine ilişkin olduğu, takibin derdest olduğu, bu haliyle derdest takipte taraf teşkilinin sağlanabilmesi ve icra takibinin yürütülmesini temin bakımından ihya talep etmekte davacının hukuki yararının bulunduğu anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK' nın 547/2 maddesinde; '' Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye işlemlerinin yapılması için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.'' hükmü düzenlenmiştir. Bu hüküm dikkate alınarak, ihyası istenen şirketin son tasfiye memuru olan davalı ....'nın (TCKN:...) tasfiye memuru olarak atanmasına, kendisinin şirketin son tasfiye memuru olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına karar verilmiştir. Davalı .... Müdürlüğü, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmamıştır. Tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabı tasfiye memurlarıdır. Bu sebeplerle yasal hasım konumunda bulunan davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü' nün vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulması mümkün değildir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 10.11.2022 Tarih ve 2022/1897 E. - 2022/1492 K. sayılı ilamı) 6100 sayılı HMK.' nın 326/1. maddesi; " Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. " şeklindedir. Tüm dosya kapsamından; ihyası istenilen şirket tasfiye suretiyle sicilden terkin edilmiş ise de, terkinden evvel adı geçen şirket aleyhine açılmış takip bulunduğu, takibin tasfiye memurunun bilgisinde bulunduğu, takip sona ermedikçe tasfiyenin sonlandırılmasının mümkün olmadığı, hatta tasfiye kararının takipten evvel alınmasının dahi sonuca etkisi bulunmadığı; bu sebeplerle yargılama gideri ve vekalet ücretinin tasfiye işleminin eksik yapılması ve dava açılmasına sebebiyet verilmesinden ötürü tasfiye memurundan tahsiline karar verilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının KABULÜ İLE; -İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı TASFİYE HALİNDE .... LİMİTED ŞİRKETİ' nin 6102 Sayılı TTK' nın 547. maddesi uyarınca İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı icra dosyasının görülmesi, yürütülmesi ve infazı işlemleri ile sınırlı olmak kaydı ve şartı ile ek tasfiye işlemlerinin yapılması için tüzel kişiliğinin İHYASINA, 2-Şirketin son tasfiye memuru ...'nın (TCKN:...) 6102 Sayılı TTK'nın 547/2. maddesi gereğince tasfiye memuru olarak atanmasına, kendisinin son tasfiye memuru olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına, 3-Karar kesinleştiğinde keyfiyetin İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nce TESCİL VE İLAN EDİLMESİNE, ilan ve müzekkere masraflarının davacı tarafça karşılanmasına, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harcın karar ve ilam harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, -Davacı tarafça sarf edilen toplam 916‬,00‬-TL harcın davalı Tasfiye Memurundan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından sarf edilen toplam 732,00- TL yargılama giderinin (Tebligat ve müzekkere) davalı Tasfiye Memurundan alınarak davacıya verilmesine, -Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) 6-Davalı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, -Davalı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın talep halinde yatıran davalı tarafa İADESİNE, 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalı tasfiye memurundan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı tasfiye memuru vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/11/2024 Başkan ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Katip ... ¸e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2022/1897, K. 2022/1492, T. 10.11.2022, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-1897-e-2022-1492-k-1c0fc2d480e4