İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/1897 E. 2022/1492 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/1897
Karar No
2022/1492
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/709 Esas KARAR NO : 2024/282 Karar DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 04/10/2024 KARAR TARİHİ : 27/11/2024 G. K. YAZILDIĞI TARİH : 05/12/2024 Davacı tarafından mahkememizde açılan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Takip dosyası kapsamında işlemler yürütülürken borçlu şirketin, davalı tasfiye memuru gözetiminde 17.08.2024 tarihinde tasfiye edildiği ve davalı ... Müdürlüğü tarafından ticaret sicilinden terkin edildiği fark edildiğini, icra takibinin henüz sonuçlandırılamadığını, müvekkilinin haklı alacağına ulaşamamış olması nedenleriyle borçlu şirketin ihyasını isteme zarureti hâsıl olduğunu, hukuka aykırı olarak tasfiyesi tamamlanan ... Tekstil aleyhine müvekkilinin alacağını tahsil amacıyla 02.10.2020 tarihinde Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile ( Ek-1 ) icra takibine başlandığını ve 16.12.2020 tarihinde ödeme emri tebliğ edilmek suretiyle icra takibinin kesinleştiğini, taraflarınca icra-i işlemler yürütülürken, borçlu şirketin, tasfiye kararı aldığını, işbu kararın 07.02.... tarihinde Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilan edildiğini, Tasfiye sürecindeyken 06.04.2023, 14.04.2023 ve 24.04....tarihlerinde Ticaret Sicil Gazetesinde alacaklılara çağrı ilanları yapılması akabinde şirketin tasfiyesinin tamamlandığını, şirketin tasfiyesinin tamamlandığı ve şirketin terkin olduğu, 17.08.... tarihinde sicil gazetesinde ilan edildiğini, her ne kadar şirketin tasfiyesinin sonuçlandırıldığı, şirketin alacağının ve borcunun olmadığı hususları 17.08.2024 tarihinde ilan edilmiş olsa da, borçlu şirkete TASFİYE SÜRECİ SONLANMADAN ÖNCE 16.12.2020 tarihinde ödeme emrinin tebliğ edilmesi sebebiyle, tasfiye edilen şirketin müvekkilinin alacağından haberdar olduğunun aşikâr olduğunu, buna rağmen tasfiye halindeki şirketin, tasfiye memuru olan davalı tarafından gerçeğe aykırı beyanda bulunularak tasfiye usule aykırı olarak sonuçlandırıldığını, kaldı ki, tasfiye memuru tarafından şirket defterleri ve belgelerinden şirkette alacaklı olduğu anlaşılan ve yerleşim yeri bilenen kimselere iadeli taahhütlü mektupla şirketin tasfiye halinde olduğunun bildirilmesi gerektiğini, fakat işbu tasfiye sürecinin alacaklı müvekkiline bildirilmediğini, tasfiye işlemlerinin, tasfiye memuru olan ... tarafından yapılmış olması sebebiyle, borçlu şirketin tasfiye müvekkile karşı borçlu olduğunun söz konusu davalı tarafından bilinmemesi ve bunun ileri sürülmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, şirketin ihyasını talep etmelerinde hukuki yararının bulunduğunu, neticede ... Dış Tic. Ltd. Şti.’nin ihyasına ve terkin kaydının iptali ile tesciline, davalı ... “Yasal Hasım” olduğundan, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin diğer davalı ve aynı zamanda tasfiye memuru olan “Zorunlu Hasım” tasfiye memuru ... üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili ...'nün , TTK M. 32 Ve Ticaret Sicili Yönetmeliği M. 34 Hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, Tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, şirketlerin tasfiye sürecinin sonuçlandırılıp, bakiyelerin mevcut pay sahiplerine dağıtıldığını ve şirket kayıtlarının sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliğinin ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebileceğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü’nün tespit etmesinin mümkün olmadığını, TTK m. 545/1’de düzenlendiği üzere, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yaptığını, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesinin kanuna aykırı olacağını, nitekim tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlâl ettikleri takdirde, şirkete ve şirketin alacaklılarına karşı sorumlu olduğunun düzenlendiğini, buna göre, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan ve tasfiye sürecini eksik/erken sonuçlandırdığı iddia edilen tasfiye memurunun/memurlarının kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğunun bulunmadığını, mahkemece, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK M. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, Tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabının tasfiye memurları olduğunu, bu nedenle, “yasal hasım” konumunda bulunan müvekkilinin yargılama masraflarından sorumlu tutulamayacağını, davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği "Yasal hasım" konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, neticede davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Öncelikle müvekkili adına açılan şirketin iş ve işlemleri verdiği vekalet nedeniyle akrabası tarafından yönetilmiş olduğunu, akrabalık ilişkisi nedeniyle bir hesap soramadığını ve şirketin iş ve işlemleri hakkında müvekkilinin bilgi sahibi olamadığını, devamla şirkette işlerin kontrolden çıktığını ve kendisine yansıdığını gören müvekkili şirketin kapanmasını ve bu ilişkinin sonlandırılmasını istemek zorunda kaldığını, şirketin üzerine herhangi bir taşınır ve taşınmaz mal varlığı olmadığı ve hesaplarında herhangi bir parası ve geliri olmadığı hususunun da açık olduğunu, davacı ..., 16.12.2020 tarihinde tebligatı yaptığını beyan ettiğini, ihyası talep edilen şirket hakkında 06.04.2023 tarihine hertürlü haciz işlemini yaptığı ve haczedilebilir bir mal bulamadığının açık olduğunu, icra dosyasıyla sabit olduğunu, öncelikle takibe konu çeke bakıldığında .... AŞ. Ye verildiğinin görüldüğünü, müvekkilinin bu şirkete borcunun bulunmadığını, şirketi vekaletle yöneten kişinin şirketi olduğunu, işbu durumda müvekkilinin çekten kaynaklı borcunun da bulunmadığının açık olduğunu, müvekkilinin gerek şirketin iş ve işlemlerinden habersiz olması ve gerekse de şirketin tebligat tarihinde ilgili adreste olmaması nedeniyle 35 maddeye göre tebligatın alınmış sayılması şeklinde bir tebligat yapıldığını, davacı ... şirketin ihyasını talep etmekte hukuki bir çıkarının bulunmadığını, şirketin tasfiye sürecinin kanunen belirlenmiş olduğunu, usulüne göre yapıldığını, tüm gerekli ilanların yapılmış olduğunu, davacı ... da dilekçesinde bu ilanların yapıldığını kabul ettiğini, ilanlarla birlikte davacı ... hakdüşürücü süre içinde davayı açması gerektiği halde, davacı ... süresi içinde işbu davayı açmadığını, işbu nedenle de davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre nedeniyle reddinin gerektiğini, şirketin tasfiyesinin Ticaret Sicili Müdürlüğü, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yapıldığını, şirketin herhangi bir malı olmadığının sabit olduğunu, alacaklıların da korunmayan bir hakkından bahsedilemeyeceğinin açık olduğunu, gözetilecek bir hak olmadığından tasfiyede de bir usulsüzlüğün bulunmadığını, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, taraf beyanları, gelen müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dava ; 6102 sayılı TTK' nın 547 maddesi kapsamında, tasfiye edilen şirketin ihyası ve yeniden ticaret siciline tescili istemine ilişkin olduğu görülmüştür. 6100 Sayılı HMK' nın 137. maddesi kapsamında taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu: Tasfiye sonucu sicilden terkin edilen şirketin ihya koşullarının oluşup oluşmadığı, şirketin ihyasına karar verilmesi halinde ek tasfiye için tasfiye memurunun atanmasının gerekli olup olmadığı noktalarında toplandığı görülmüştür. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı incelendiğinde; ihyası istenilen .... sicil numarasında kayıtlı TASFİYE HALİNDE ... DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin adresinin, ... Mah. ... Cad. No: 27/31 Bağcılar/İSTANBUL olduğu görülmüştür. İhyası istenen şirket merkezinin mahkememiz yetki sınırlarında olması nedeniyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre; 6102 sayılı TTK' nın 547/1. maddesi gereğince, işbu davaya bakmaya mahkememiz kesin yetkili olup, dava 6102 sayılı TTK' nın 1521. maddesi gereğince basit yargılama usulünce incelenip sonuçlandırılmıştır. 6102 TTK'nın 547. maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde şirketin yeniden tescilinin istenebileceği düzenlenmiştir. Belirtilen yasa maddesinde açıkça düzenlendiği üzere; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa davaya dayanak olan işlemlerin sonuçlandırılmasına münhasır olarak şirketin yeniden tescili talebi ile işbu davanın açılıp görülmesi mümkündür. Somut uyuşmazlıkta: Davacının, ihyası istenilen şirketin Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasının görülmesi, yürütülmesi ve infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere huzurdaki davayı açtığı; davacının ilgili takipte alacaklı sıfatında, ihyası istenen şirketin borçlu sıfatında olduğu ve talebin alacak istemine ilişkin olduğu, takibin derdest olduğu, bu haliyle derdest takipte taraf teşkilinin sağlanabilmesi ve takip işlemlerinin yürütülmesini temin bakımından ihya talep etmekte davacının hukuki yararının bulunduğu anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK' nın 547/2 maddesinde; '' Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye işlemlerinin yapılması için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.'' hükmü düzenlenmiştir. Bu hüküm dikkate alınarak, ihyası istenen şirketin ortağı ve yetkilisi ...'ın (TCKN:...) tasfiye memuru olarak atanmasına, kendisinin şirketin ortağı ve yetkilisi olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına karar verilmiştir. Davalı ..., dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmamıştır. Tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabı tasfiye memurlarıdır. Bu sebeplerle yasal hasım konumunda bulunan davalı ... Müdürlüğü' nün vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulması mümkün değildir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 10.11.2022 Tarih ve 2022/1897 E. - 2022/1492 K. sayılı ilamı) 6100 sayılı HMK.' nın 326/1. maddesi; " Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. " şeklindedir. Tüm dosya kapsamından; ihyası istenilen şirket tasfiye suretiyle sicilden terkin edilmiş ise de, terkinden evvel adı geçen şirket aleyhine yapılan takip bulunduğu, takibin tasfiye memurunun bilgisinde olduğu, takip sona ermedikçe tasfiyenin sonlandırılmasının mümkün olmadığı, hatta tasfiye kararının takipten evvel alınmasının dahi sonuca etkisi bulunmadığı; bu sebeplerle yargılama gideri ve vekalet ücretinin tasfiye işleminin eksik yapılması ve dava açılmasına sebebiyet verilmesinden ötürü tasfiye memurundan tahsiline karar verilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının KABULÜ İLE; -İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı TASFİYE HALİNDE .... DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ' nin 6102 Sayılı TTK' nın 547. maddesi uyarınca Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasının görülmesi, yürütülmesi ve infazı işlemleri ile sınırlı olmak kaydı ve şartı ile ek tasfiye işlemlerinin yapılması için tüzel kişiliğinin İHYASINA, 2-Şirketin ortağı ve yetkilisi ...'ın (TCKN:...) 6102 Sayılı TTK'nın 547/2. maddesi gereğince tasfiye memuru olarak atanmasına, kendisinin şirketin ortağı ve yetkilisi olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına, 3-Karar kesinleştiğinde keyfiyetin ...'nce TESCİL VE İLAN EDİLMESİNE, ilan ve müzekkere masraflarının davacı tarafça karşılanmasına, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harcın karar ve ilam harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, -Davacı tarafça sarf edilen toplam 916,00‬-TL harcın davalı Tasfiye Memurundan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından sarf edilen toplam 732,00-TL yargılama giderinin (Tebligat ve müzekkere) davalı Tasfiye Memurundan alınarak davacıya verilmesine, -Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalı tasfiye memurundan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı ... vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27/11/2024 Başkan ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Katip ... ¸e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2022/1897, K. 2022/1492, T. 10.11.2022, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-1897-e-2022-1492-k-80ab8a6d4c8c