İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2020/714 E. 2021/183 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2020/714
Karar No
2021/183
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/714 Esas KARAR NO : 2021/183 DAVA : Ticari Şirket (Olağanüstü Genel Kurul İstemli) DAVA TARİHİ : 22/12/2020 KARAR TARİHİ : 23/02/2021 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Olağanüstü Genel Kurul İstemli) dava dosyasına ilişkin düzenlenen tensip tutanağı uyarınca dilekçeler teatisinin tamamlanması ve müzekkere cevaplarının toplanmasından sonra dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili davacının davalı şirketin % 60 payına sahip ortağı olduğunu, % 40 paya sahip ortak ve şirket muhasebecisinin, şirket defterlerini, müvekkiline vermediği gibi genel kurul çağrısı da yapmadığını, 01/02/2016 tarihinden beri şirketin genel kurulunun yapılamadığını, TTK'nun 617(1) maddesi uyarınca olağan genel kurul toplantısının her yıl hesap döneminin sona ermesinden itibaren üç ay içinde yapılması gerektiğini, toplantının yapılamaması halinde TTK'nun 410(2) maddesi uyarınca yönetim kurulunun, devamlı olarak toplanamaması, toplantı nisabının oluşmasına imkân bulunmaması veya mevcut olmaması durumlarında, mahkemenin izniyle, tek bir pay sahibinin genel kurulu toplantıya çağırabileceğini, müvekkilinin genel kurulu toplantıya çağırmak amacıyla şirketin % 40 pay sahibi ortağı ... ile şirket muhasebecisi ...'e 02/11/2020 tarihli ihtarnameyi keşide ederek, şirket karar defterini, genel kurul müzakere defteri ile tüm yasal defterleri istemişse de defterlerin verilmediğini, şirket defterlerinden yoksun olan müvekkilinin genel kurul çağrısı yapamadığını, birlikte hareket eden şirketin diğer ortağı ve muhasebecinin tek amacının şirketin içini boşaltmak ve şirketi ele geçirmek olduğunu, şirket ortağının, şirkete zarar verip halen şirket mallarına ilişkin usulsüz tasarruflarının mevcut olduğunu bildirmiş TTK'nun 410(2) maddesi gereği müvekkiline genel kurulu toplantıya çağırma izni verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA: Davalı şirket cevap dilekçesinde; beş senedir toplantı yapılamamasının kusurunun tamamen davacının kendisinde olduğunu, genel kurul toplantısının bugüne kadar yapılmamış olmasında yasal sorumluluğun müdürler kurulu başkanı olan davacıya ait olup yıllardır ihmal ettiği görevini yersiz bahanelerle başka kişiler üzerine yıkmaya çalıştığını, defter ve belgelerin şirket merkezinde mevcut olup müdürler kurulu başkanı olarak davacının uhdesinde olup beş senedir bu evraka ulaşmamış olmasını anlamanın mümkün bulunmadığını, davacının keşide ettiği ihtarnamelere cevap verildiğini, davacının dilekçesinde diğer ortak ve muhasebe çalışanı hakkında şirketin içini boşaltmak ve şirketi ele geçirmek gibi gerçek dışı ve çirkin iddialarda bulunduğunu, tersine davacının usulsüz işlem ve kararları için İzmir 1 ve 6.Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılan davaların derdest olduğu, davacının kendisine yarar sağlamak umuduyla bu davayı açtığını, iyi niyetli olmadığını bildirmiş, toplantıyı düzenleme yetki ve görevlerinin davacıya ait olup davayı açmakta hukuki yararı bulunmaması nedeniyle davanın reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davacının bu konudaki görevini yerine getirmemiş olması nedeniyle mahkeme tarafından olağan genel kurul toplantısı çağrısının yapılmasına, davalı şirketin kusurunun bulunmaması nedeniyle yargılama giderleri ile sorumlu tutulmamasına karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, T.T.K.'nun 410(2). maddesinden kaynaklanan yönetim kurulunun toplanamaması ve toplantı nisabının oluşmasına imkan bulunmaması nedeniyle toplantı yapılmasına karar alınamadığı iddiasına dayalı olarak davalı limited şirketin genel kurulunun toplantıya çağrılması istemine ilişkindir. T.T.K'nun 412(1). maddesinde; zorunlu olmadıkça mahkemenin dosya üzerinde inceleme yaparak karar vereceği düzenlenmiştir. Bununla birlikte davalı tarafa H.M.K'nun 27 (3). maddesi uyarınca hukuki dinlenme hakkı çerçevesinde tebligat yapılarak cevap ve delillerini sunması imkanı tanınmış, davalı şirket tarafından cevap dilekçesi ve ekleri sunulmuş, dosyada toplanan bilgi ve belgelerin karar vermek için yeterli olduğu dikkate alınarak duruşma açmayı gerektirir bir zorunluluk hali görülmemekle dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilmiştir. Limited şirketlere ilişkin hükümlerin düzenlendiği TTK'nun genel kurulun toplanması başlıklı 617(1). maddesinde; genel kurulun müdürler tarafından toplantıya çağrılacağı, olağan genel kurul toplantısının her yıl hesap döneminin sona ermesinden itibaren üç ay içinde yapılacağı, maddenin üçüncü fıkrasında toplantıya çağrı konusunda anonim şirketlere ilişkin hükümlerin kıyas yolu ile uygulanacağı, TTK'nun 617(3) maddesinin yollaması ile limited şirketler hakkında da uygulanması gereken TTK'nun 410(2) maddesinde; yönetim kurulunun, devamlı olarak toplanamaması, toplantı nisabının oluşmasına imkân bulunmaması veya mevcut olmaması durumlarında, mahkemenin izniyle, tek bir pay sahibinin genel kurulu toplantıya çağırabileceği, mahkemenin kararının kesin olduğu düzenlenmiştir. TTK'nun 617(1) maddesinde genel kurul toplantısı konusunda müdürlerin yetkili olduğu düzenlenmiştir. 624(1) maddesinde ise şirketin birden fazla müdürünün bulunması halinde bunlardan birinin şirket ortağı olup olmadığına bakılmaksızın genel kurul tarafından müdürler kurulu başkanı olarak atanacağı, ikinci fıkrasında ise başkan olan müdür veya tek müdürün bulunması halinde tek müdürün genel kurulun toplantıya çağrılması ve genel kurul toplantılarının yürütülmesi konularında olduğu gibi genel kurul başka yönde bir karar almadığı ya da şirket sözleşmesinde farklı bir düzenleme öngörülmediği takdirde tüm açıklamaları ve ilanları yapmaya yetkili olduğu düzenlenmiştir. Açıklanan düzenlemeler uyarınca şirketin birden fazla müdürü varsa genel kurul bir müdürler başkanı seçmiş ve ana sözleşmede farklı bir düzenleme yapılmamış ise genel kurulu çağırma yetkisine sahip olan başkandır. Somut olayda davalı şirketin iki müdürü bulunup bunlardan biri davacı, diğeri ise dava dışı ortak ... olup 05/08/2023 tarihine kadar şirketi münferiden temsile yetkilidirler. Davacı 10/10/2012 tarihli sicil gazetesinde yayınlanan 27/09/2012 tarihli ortaklar kurulu kararı ile TTK'nun 624.maddesi uyarınca müdürler kurulu başkanı olarak seçildikten sonra yine 19/08/2016 tarihli ticaret sicil gazetesinde yayınlanan 05/08/2016 tarihli genel kurul kararları uyarınca yedi yıllığına müdürler kurulu başkanı olarak seçilmiştir. Davalı şirketin 2016 yılından bu yana genel kurul toplantılarının yapılamadığı anlaşılmaktadır. Açıklanan yasal düzenlemeler çerçevesinde davalı şirketin genel kurulunu toplantıya çağırma yetkisi TTK'nun 624(1) maddesi uyarınca davacıya ait olup ana sözleşmede aksine bir hüküm düzenlenmemiştir. Her ne kadar davacı şirkete ait defterlerin kendisine verilmediğini iddia etmiş ise de bu iddiasını kanıtlar hiçbir delil sunmadığı gibi şirketin diğer ortağı ve şirket muhasebecisi tarafından şirket defterlerinin kendisine teslim edilmesine ilişkin davacı tarafından gönderilen ihtarnamelere karşı keşide edilen cevabi ihtarnamelerde defter ve evrakların şirket merkezinde olup şirket dışındaki adrese teslim edilmesinin mümkün olmadığı, mesai saatleri içinde defterlere istenilen zamanda erişiminin mümkün olduğu bildirilmiş olup davacının şirket defterlerine ulaşamaması nedeniyle genel kurulu toplantıya çağıramadığına dair iddiası şirketin faal olmasına rağmen beş yıla yakın genel kurul toplantısının yapılamaması karşısında haklı görülmemiş, mahkemenin kararına gerek bulunmaksızın genel kurulu toplantıya çağırma yetkisi bulunan davacının talebi konusunda TTK'nun 410(2) maddesinde yazılı yasal koşulların oluşmaması nedeniyle talebin hukuki yarar yokluğuna bağlı olarak dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle: 1-Hukuki yarar yokluğu nedeniyle HMK nun 114(1)/h maddesinin yollaması ile HMK nun 115(2) maddesi uyarınca davanın, dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 59,30-TL harçtan peşin yatırılan 54,40-TL harcın indirilmesi ile geriye kalan 4,90-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artacak yargılama giderinin HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 412 (1/son cümlesi) uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 23/02/2021

Başkan ... ¸ eimza Üye ... ¸ ¸ eimza Üye ... ¸ ¸ eimza Katip ... ¸ ¸ eimza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2020/714, K. 2021/183, T. 23.02.2021, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2020-714-e-2021-183-k-c61d063ec9f6