İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2020/619 E. 2020/618 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2020/619
- Karar No
- 2020/618
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/619 ESAS
KARAR NO : 2020/618 KARAR
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/07/2016
KARAR TARİHİ: 01/12/2020
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin alacağının temini için borçlu hakkında icra takibi yapıldığını, borçlunun takibe süresi içerisinde itiraz etmediğini ve 04.04.2016 tarihinde şirket adresine hacze gidildiğini, borçlu şirket adına kayıtlı aracın haczedilerek muhafaza altına alındığını, haciz işlemi yapıldıktan sonra borçlu şirket vekili tarafından, İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesi'nde takibe ve borca gecikmiş itirazda bulunulduğunu, İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin takibin tedbiren durdurulmasına, hacizli menkulün borçlu şirket vekiline iadesine karar verdiğini, daha sonra ise usulsüz tebligat nedeniyle ödeme emrinin iptaline karar verdiğini, borçlu şirkete yeniden ödeme emri tebliğ edildiğini, bu kez borçlu şirketin süresinde borca itiraz ederek takibin durdurulmasını talep ettiğini, İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulduğunu, borçlunun, borcu olmadığını iddia ederek borca itiraz edip takibi durdurduğunu, borçlunun itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu, borçlu şirketin müvekkilinden 2014-2015 yılları arasında cari hesap ile boya malzemeleri aldığını, ancak bakiye borcu halen müvekkiline ödemediğini, taraflar arasındaki cari hesap dökümleri ile her iki tarafın ticari defterleri incelendiğinde, borçlu şirketin 18.12.2015 tarihi itibariyle müvekkiline 7.327,11 -TL borcunun olduğunun ortaya çıkacağını belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, borçlu aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; söz konusu dava ile müvekkilinden talep edilen icra takibi dayanağı asıl alacağının temelinin bulunmadığını, alacak olduğu iddia edilen bedelin karşılığının davacı yanca müvekkiline gönderilen boyaların gelen şikayetler üzerine davacı tarafından "incelenmek üzere" geri teslim alındığını, bir miktar boyanın müvekkilinde bırakıldığını, davacı tarafından, alınan boyaların bedellerinin de müvekkiline iade edilmeksizin cari hesap alacağı kalemi olarak müvekkilinden haksız ve hukuka aykırı olarak talep edildiğini, davacı yanca, müvekkiline anılı cari hesap alacağına dayanak olarak belirtilen boyalar ile müvekkili şirket tarafından ihracat kaydı ile yurtdışına ihraç edilen malların, ihraç edilen Almanya menşeili yabancı şirket tarafından (...) "Debit Kaydı" şerhine havi mektup ve mail yollu ihtarlar ile, müvekkili şirketten zarar olarak tahsil edildiğini ve hali hazırda da bu zarar taleplerinin devam ettiğini, zararlara ilişkin müvekkili elinden, zararı karşılar miktarda bedelsiz mal ihracı, yabancı şirkete bedelsiz olarak gümrük çıkışlı olarak gönderildiğini, davacı şirketin ayıplı malı neticesinde, müvekkilinin hiçbir kusuru olmaksızın zarara uğratılmasına neden olduğunu, hatalı çıkan boyaların iadesinin davacıya yapıldığını, alacağın dayanak yapıldığı ticari ilişkiden kaynaklı müvekkili şirketçe yapılan zarar ödemelerinin, davacı tarafça da bir çok kez uyarılmasına rağmen giderilmediğini, açıklanan nedenlerle haksız ve hukuka aykırı olarak talep edilen alacak iddiasını kabul etmediklerini, müvekkili şirketin, söz konusu ayıplı mal nedeni ile uğramış olduğu tüm maddi, manevi zararlar ile ticari itibarının zedelenmesi nedeni ile uğrayacağı zararların temini amacıyla açılacak olan her türlü dava haklarını saklı tuttuklarını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde; davalının TTK.da belirlenen süreler içerisinde ayıp ihbarında bulunmadığını, cevap dilekçesinde iddia edilen zararların ne şekilde oluştuğundan bahsedilmediğini, ticari defterlerinin incelenmesini istediklerini, ayıp iddialarını kabul etmediklerini bildirmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava; T icari satımdan kaynaklanan cari hesap alacağı nedeniyle açılan itirazın iptali davasıdır.
İzmir BAM ... HD. ... E. ... K sayılı 13.05.2020 tarihli istinaf ilamı ile; Mahkememiz tarafından verilmiş olan ... E. ... K. Sayılı 18.12.2017 tarihli kararı, Asliye Ticaret Mahkemelerinin değil Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli oldu gerekçesi kaldırılmıştır.
HMK.nun 114/c.maddesinde mahkemenin görevi dava şartı olarak sayılmıştır.
Yine HMK.nun 115/1. Maddesi uyarınca "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır."
Bu kapsamda dosya mahkememizin görevli olup olmadığı yönünden incelenmiş aşağıdaki hususlar tespit olunmuştur.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 Sayılı TTK.nun 4. Maddesinde ticari dava "(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a, b, c, d, e ve f bentlerinde sayılan davalar ticari dava olarak sayılmıştır.
TTK 5/1 maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkeme Asliye ticaret mahkemeleridir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden itibaren yasanın 5/3 maddesi gereği asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki işbölümü olmaktan çıkmış görev ilişkisi haline gelmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi gereği göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir.
Tüm bu yasal düzenlemeler ve istinaf ilamına göre; Somut olayda davacı ...' nın ticari sicilde kayıtlarının bulunup bulunmadığı, ticari işletme sahibi olup olmadığı yönünde yazışma yapılmış, ticaret sicil müdürlüğünden gelen yazıda davacının sicile kaydının bulunmadığının bildirildiği, Vergi dairesine yazılan müzekkereye verilen cevapta ise davacının işletme hesabına göre defter tuttuğu, işletme defteri tuttuğu, ticari kazancının 9.253,24 TL olduğu., işletme hesap özetine göre de ticari kazançtan vergilendirilen davacının alış ve satış miktarlarının VUK nun 72-77 maddelerine göre defter haddinin altında kaldığı ve Buna göre; davacının ticari işletme sahibi olmadığı tespit edilmiş,
Davanın TTK nun 4. Maddesi anlamında ticari dava olmadığı anlaşıldığından, işbu davada görevli Mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu kanaatina varılmakla görev dava şartı olduğundan HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca mahkememizin görevsizliğine ve davanın usulden reddine, HMK'nın 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurulması halinde dava dosyasının görevli Asliye Hukuk Mahkemelerine gönderilmesine, HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca görevsizlik kararından sonra Asliye Hukuk Mahkemelerinde davaya devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Asliye Hukuk Mahkemesince hükmedileceğinden bu aşamada yargılama harç ve giderlerine hükmedilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafından açılan iş bu davada mahkememizin görevsiz, İzmir Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğundan; davanın, HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE,
2-Kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içinde, kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde gönderme talebinde bulunulduğu takdirde dava dosyasının görevli İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK'nun 331/2 maddesi uyarınca harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
4- Kararın taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan incelemeyle tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.01/12/2020
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı