İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/143 E. 2026/791 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/143
Karar No
2026/791
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/143 Esas KARAR NO : 2026/791

DAVA : İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/02/2026 KARAR TARİHİ : 17/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin portföy yönetim şirketi olduğunu, müvekkilinin fon yatırımcılarının haklarını koruma konusunda temsil yetkisine sahip olduğunu, davalı şirketin 10/01/2025 tarihinde toplam 400.000.000,00-TL tutarında anapara itfa ödemeli ve her taksiti 46.372.800,00-TL olacak ve 4 taksitte gerçekleştirilecek 46.372.800,00-TL kupon ödemeli finansman bonosu ihraç ettiğini, söz konusu finansman bonosunun 09/01/2026 vade tarihinde muaccel olmasına rağmen davalı şirketin müvekkili şirketin iş bu finansman bonosundan kaynaklanan anapara itfa ödemesi olan 4.000.000,00-TL ve 4. Kupon ödemesi olan 463.728,00-TL tutarında toplam 4.463.728,00-TL bedeli ödeyemediğini, davalı şirketin 09/01/2026 tarihinde ... Platformu'ndan yaptığı açıklamayla ödeme yapamadığını kabul ve ikrar ettiğini, davalı şirket aleyhine 12/01/2026 tarihinde ihtiyati haciz talep edildiğini, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/... D. İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz taleplerinin kabul edildiğini, söz konusu kararın icrası için .... İcra Müdürlüğünün 2026/... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının borca itiraz ettiğini ve bu itiraza istinaden takibin durdurulmasına karar verildiğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile itirazın iptali ve takibin devamını, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesindeki iddia ve beyanlarını ispat ve mükellef olup delillerini sunması gerektiği halde dava dilekçesi içinde davaya konu somut olayı ve taleplerini ispatlayan yeterli belge veya evrakların sunulmadığını, müvekkili şirket aleyhine davacının talebi üzerine ihtiyati haciz kararı verildiğini ancak söz konusu kararın hukuka aykırı olduğunu, ihtiyati haciz kararına konu olan borçlanma aracı ile ilgili olarak alacaklı tarafın talebinden önce usulüne uygun olarak Tertip Borçlanma Sahipleri Kurulu toplantısı yapıldığını, bu toplantı için gerekli tüm duyuruların yapıldığını ve pay sahiplerinin davet edildiğini, nominal değer üzerinden katılımcıların oylarının alındığını ve müvekkilinin vade öteleme ve faiz teklifinin kabul edildiğini, söz konusu toplantıda tedavülde bulunan toplam nominal bedelin 2/3'ünden fazlasını temsil eden yatırımcıların olumlu oyu ile kupon ödemelerinin 3 ay süreyle ertelenmesine ve faiz oranının TLREF + %1 olarak revize edilmesine karar verildiğini, bu karar ile alacağın vadesinin ötelenmiş olup, mevcut durumda muaccel bir alacaktan söz edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacının usulüne uygun çağrıya rağmen toplantıya katılmamış olsa dahi yasal nisapla alınan bu karar gereği erteleme şartlarına uymakla mükellef olduğunu, bu nedenlerle davanın reddini, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Dava, finansman bonosundan kaynaklanan alacağın ödenmemesi üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 5. maddesinin beşinci fıkrasında, özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak daireler arasındaki iş dağılımının Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebileceği düzenlenmiştir. HSK'nın 25.11.2021 gün 1232 sayılı kararı ile İstanbul ilinde Finans İhtisas Mahkemesi kurulup, faaliyete geçtiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; 1)13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden, 2)22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden, 3)19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'ndan (142.maddesinde düzenlenenler hariç), 4)23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan, 5)21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan, 6)06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan, 7)20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’dan, Kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere 15.12.2021 tarihinden itibaren ..., 7, 8 ve 9. Asliye Ticaret Mahkemesine ihtisas mahkemeleri sıfatıyla tevzi edilmesine karar verilmiştir. Finans İhtisas Mahkemelerinin görev alanının tayininde uyuşmazlığın yukarıda belirtilen kanunların ilgili maddelerinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı esas alınır. Somut olayda; uyuşmazlığın davacının davalıya ihraç ettiği finansman bonosu alacağından kaynaklandığı görülmekle, dosyanın ..., 7, 8 ve 9. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmek üzere İstanbul Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilerek esasın bu şekilde kapatılmasına karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi ve ayrıntısı açıklanan nedenlerle; 1-İş bu davanın İhtisas Mahkemesi olarak belirlenen ..., 7, 8 ve 9. Asliye ticaret Mahkemelerine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna GÖNDERİLMESİNE, 2-Mahkememiz dosyasının gönderme kararı uyarınca kapatılmasına, Dosya kapsamı dikkate alınarak duruşmada yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile karar verildi.17/09/2026

Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Bu belge elektronik imza ile imzalanmış olup ayrıca ıslak imza uygulanmayacaktır.“5070 sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.”

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/143, K. 2026/791, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-143-e-2026-791-k-92be52246f9e