İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2020/405 E. 2026/171 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2020/405
Karar No
2026/171
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/405 Esas - 2026/171 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2020/405 Esas KARAR NO : 2026/171

... DAVA : Ticari Şirket (Adi Ortaklığın feshi ) DAVA TARİHİ : 03/09/2020 KARAR TARİHİ : 26/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket ( Adi Ortaklığını Feshi ) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ... ihalesine katılabilmek olduğunu ve bilahare ilgili ihalenin iş ortaklığı üzerine kaldığını ve iş ortaklığı ile kurum arasında 19.04.2018 tarihinde 415 günde iş teslimini esas alan, hizmet alım sözleşmesi imzalanarak işe başlanıldığını , sözleşme gereğince yapılması gereken 10 binanın RRR projelerinin hazırlanması kapsamında ... plan numaralı binaların işleri davacı ....tarafından, kalan 28,31,32,33 ve 46 plan numaralı binaların işlerinin ise 3 Kare tarafından yapılması konusunda şifahen anlaşıldığını, her ortağın işin bitirilmesinden müştereken ve müteselsilsen sorumlu olduğunu , davacı müvekkilinin taraflar arasındaki şifahi anlaşmaya göre edimini yerine getirdiğini, davalı tarafından İdareye veya İş Ortaklığı’na ilk çalışmalarını taahhüdün başlamasından 228 gün sonra teslim edildiğini, ancak projelere ilişkin eksiklikler ... Kurulu’na sunulmaya dahi hazır olmadığından idarece eksikliklerin giderilmesi için projeler ... olan davacı şirket yetkilisine 18.12.2018 tarihinde teslim edildiğini, eksikliklere rağmen teslimat yapılmaması üzerine İdare 15.02.2019 tarih ve ... sayılı yazısı ile “Gelinen gün itibariyle aşağıda yer alan tabloda da görüldüğü üzere uhdenizde bulunan işlere ilişkin olarak 24, 27, 29, 45 ve 49 plan numaralı binalara ilişkin olarak rölöve ve restitüsyon projelerinin bir kısmı eksiksiz teslim edilmiş olmakla birlikte 28, 31, 32, 33 ve 46 plan numaralara ilişkin olarak henüz bir teslim yapılmamıştır. ... İdaremize teslim edilmeyen projelerin eksikliklerinin tamamlanarak Sözleşmenin Madde 28. hükmü gereğince tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içerisinde idareye teslim edilmesi gerekmektedir. Aksi durumda sözleşme hükümleri çerçevesinde işlem yapılacaktır.” ihtarında bulunduğunu , 3 Kare’nin sunmuş olduğ.... plan numaralı binaların ise ... olarak belirlenmesine karar verildiği, davacının yapmasını kararlaştırdıkları 45 plan numaralı bina ile 3 Kare’nin yapmasını kararlaştırdıkları 46 plan numaralı bina aynı statüde olduğundan ve neredeyse aynı işlemleri gerektirdiğinden davacı ... tarafından daha fazla gecikmeye mahal verilmemesi adına, İdare’ye karşı sorumluluk kapsamında, 46 plan numaralı binanın da projeleri davacı şirket tarafından hazırlanmaya başlandığı, bu sırada ... olan davacı şirketin ihale kapsamında “ek süre” talebinde bulunmasına binaen İdare tarafından 09.01.2020 tarihli yazı ile bu talep kabul edilmişse de yazıda “... Gelinen gün itibariyle bu binalardan 46 plan numaralı binaya ait projeler tashih edilip rapor eksiklikleri giderilerek idaremize teslim edilmişse de, kurul kararları üzerinden 5,5 ay geçmesine rağmen 28, 31, 32 ve 33 plan numaralı binalara ilişkin olarak herhangi bir düzeltme projesi idaremize iletilmemiştir. İşin bir bütün olduğu ve iş ilerleyişinin iş programı ile doğru orantılı gitmesi gerçeğinden hareket edildiğinde ivedilikle 28, 31, 32 ve 33 plan numaralı binalara dair bütün mimari ve mühendislik projelerinin ve çevre düzenlemesi projesinin tamamlanarak işin süresi ve iş programı göz önünde bulundurularak teslim edilmesi gerekmektedir. ... Aksi durumda sözleşme hükümleri kapsamında işlem yapılacak olup...” şeklinde bildirimde bulunulduğunu , bunun üzerine ... davacı şirket tarafından özel ortak 3 Kare’ye edimlerini ifa etmesi gerekliliğini hatırlatan .... yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini, davalı 3 Kare'nin 22.01.2020 tarihinde 28, 31, 32 ve 33 plan numaralı binalara ilişkin projeleri İdare’ye sunduğunu , İdare tarafından 14.02.2020 tarih yazı ile 22.01.2020 tarihinde teslim edilen 28, 31, 32 ve 33 plan numaralı binalara ait projelerin eksik olduğu, eksikliklere rağmen yine taraflarınca imzalandığı ve ilgili belediye ve Kurul’a sunulduğu belirtildiği, bu projelerin istenilen şekilde hazırlanmadığından bahisle Kurul tarafından 21.02.2020 tarihli yazı ile 28, 31, 32 ve 33 plan numaralı binalara ilişkin raporların ayrı ayrı hazırlanarak sunulması, evrak karmaşası yaşanmaması adına yapılara yönelik paftaların ayrı ayrı üst yazılarla proje müellifinin güncel (2020) tarihli büro tescil belgesi ve sanat tarihçinin diplomasının bir örneği ile birlikte iletilmesi gerekliliği belirtilerek iade edildiği, bunun üzerine davalı firmaya ... yevmiye numaralı ihtarnamesini gönderildiği ancak buna cevap vermediği, davalının 29.06.2020 tarihine kadar eksikliklerin tamamlanması adına herhangi bir çaba gösterilmediği, bu nedenle sözleşme konusu iş kapsamındaki tüm planlara ait plan ve projeler eksiksiz olarak davacı şirket ... tarafından hazırlanarak sunulduğu, davalının iş ortaklığı sözleşmesi kapsamında yükümlü olduğu “özen borcunu” hiçe sayarak edimlerini tam ve gereği gibi yerine getirmediği, ihale konusu işi sürüncemede bıraktıkları, TBK 639/7 maddesi kapsamında davalının özen borcunu yerine getirmemesi , işleri tam ve gereği gibi gerçekleştirmemesi , ortak amaca ulaşmada gerekli gayreti göstermemesi, ortaklığın amacı olan ihale kapsamındaki hem iş ortaklığının hem de davacı şirketin menfaatlerini önemsemeyip olası cezai durumlarla karşı karşıya kalınması ihtimaline yol açması nedeniyle iş ortaklığının haklı nedenle feshini, tasfiye işlemlerinin yürütülmesi için ... yetkilisi ...'in tasfiye memuru olarak atanmasını aksi kanaat olması halinde tasfiye memuru olarak taraf yetkililerinden başka bir şahsın belirlenmesine karar verilmesi talep etmiştir. DAVALININ CEVABI: davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... Düzenlenmesi Projelerinin Hazırlanması'' işinin yürütülmesi amacıyla kurulduğunu ve bu işin bitirilmesinden sonra kendiliğinden son bulacak bir adi ortaklık olduğunu, işin bitirilmeden önce İş ortaklığının tasfiye edilmesinin mümkün olamayacağını , söz konusu işin yaklaşık %72 lik kısmını davalı şirket tarafından yapıldığını, iş ortaklığının almış olduğu işe ait 24, 28, 31, 32, 33, 45, 46, 49 plan nolu 8 adet binanın davalı şirkete ait .... Boyutlu ölçüm cihazıyla davalı şirket tarafından 3 boyutlu olarak ölçüldüğü, bu ölçümler yapıldıktan sonra davalı şirket tarafından 8 aylık bir çalışma sonucunda idareyle yapılan sözleşmeye uygun şekilde bu binalara ait 3 boyutlu ölçüm dataları 2 boyuta çevrilerek tüm çizim datalarını ortophoto’lu olarak oluşturulduğunu, bu çizim dataları; 8 adet binaya ait cepheler ve ortophotoları, görünüşler ve ortophotoları, kat planları ve ortophotoları, nokta bulutları ve tüm binalara ait kesitlerden oluştuğunu , sadece bu çalışmanın bile söz konusu işin %20 lik kısmını oluşturduğunu , davalı şirket internet paylaşım yoluyla davacıya bu dataları gönderdiğini, taraflar arasında şifahen anlaşma bulunmadığını dolayısıyla davacının tek başına yaptığı bir projenin de söz konusu olmadığını , davalı şirket 3 Boyutlu ölçüm cihazıyla elde etmiş olduğu dataları çizim datalarına çevirdiğini ve her bina için bu işle en az 1 ay (arazi, saha çalışmaları hariç arazi saha çalışmaları hariç )çalışma yaptığı ve ivedilikle 49, 24, 45 nolu binaların projelerine ve çizimlerine iş ortaklığının ofisinde başlandığı ve yapıldığını ve öncelikle 49, 24, 45 plan nolu binaların çizimine başlandığını , işin her türlü teknik alt yapı datalarını müvekkil şirket tarafından yapılarak davacıya sunulduğunu, 28, 31, 32, 33 ve 46 nolu binalara ait .... raporları, ...., fotoğraf albümleri; internet paylaşım yoluyla ve proje paftaları fiziki ve dijital olarak tüm materyaller çizimler ve raporlar, davalı şirket yetkilisi ve çalışanlarınca davacıya teslim edildiğini, bu binalara ait restorasyon projeleri de, statik projelerini yapması için ... Mühendisliği adlı firmaya, davalı şirketçe gönderildiğini, 28, 31, 32, 33, 46 nolu binalara ait m² ler toplamının işin %53 lik kısmını oluşturduğunu , işin diğer %47'lik kısmını teşkil eden 24, 27, 29, 45, 49 nolu binalara ait projeler ise, söz konusu iş ortaklığına ait teknik personellerce ve davalı şirket çalışanlarınca yapılmış olduğu , bu binalara ait mekanik, elektrik, makina ve statik projeleri için ise iş ortaklığına hizmet alımı yapıldığını , davalı şirket yapmış olduğu projelerin ... olan davalı şirket yetkilisi ...’e teslim edildiğini, projelerin kontrol edilmesi , eksiklerin tamamlaması işinin anahtar teknik personel olan ...’in kendi görev ve sorumluluğuna girdiğini, ..., yetkisini kötüye kullanarak teslim edilen projeler üzerinde değişiklikler/oynamalar yapmak suretiyle; sanki projeleri yapan müellif kendisiymiş gibi projelerin müelliflik kısmına kendi adını yazarak haksız kazanç elde etmeyi amaçladığını, davacının iş ortaklığı sözleşmesine ve Sanat Eserleri Kanuna Göre aykırı hareket ettiği, banka hesabı açılırken de davalı şirketi saf dışı etmek ve hakediş bedellerini banka hesabından çekmek için hukuksuz şekilde tek imza ile hesap açtığı ve kendisini tek imza ile yetkili kıldığı ve banka hesaplarını boşaltarak davalı şirkete zarar verdiği, bu hususlarla ilgili ... suç duyurusunda bulunulduğu, davacı şirket yetkilisi, projelerin bütünün müellifi kedisiymiş gibi göstererek iş bitirme belgesinin bütününü %100’nü almaya çalıştığı, davacı tarafından bu davanın açabilmesi için, fesih talebini öncelikle iş ortaklığı sözleşmesine göre yönetim ve yürütme kurullarına sunması gerektiği ancak yönetim ve yürütme kurulunu kasten oluşturulmadığı, projelerle ilgili bir sıkıntı varsa öncelikle bu durumu proje müdürüne sunması gerekeceği, davacının iş ortaklığı sözleşmesine göre ilgili kurulların oluşturmasını ve proje müdürünün atanmasını özellikle istemediği, bu kurulları oluşturmadan Fesih Davası açılmasının sözleşmeye de aykırı olduğu , tarafların İş ortaklığındaki payları dikkate alındığında ve paylar oranında değerlendirme yapıldığında; İş ortaklığı sözleşmesine göre, söz konusu işte davalı şirketin %30 görev ve sorumluluğu varken iken davacının %70 görev ve sorumluluğu olduğu davacı işlerin %72 lik sorumluluğunu davalı şirkete yaptırdığı, dolayısıyla, davacının dava dilekçesindeki, davalı müvekkil şirketin üzerine düşen görev ve sorumlulukları yerine getirmediği hususuna ilişkin iddia nedeniyle iş ortaklığının tasfiye edilmesi talebinin hukuki dayanağı bulunmadığı belirtilerek davanın esastan reddine karar verilmesi talep edilmiştir. DELİLLER VE DEĞERLENDİRME: Dava, adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, adi ortaklığın tasfiyesi için şartların gerçekleşip gerçekleşmediği, tarafların yapmış olduğu adi ortaklık sözleşmesi sonucu davalı ortağın edimini yerine getirip getirmediği hususlarında toplanmaktadır. Davacı ile davalı arasında .... % 30 oranında kar ve zararı paylaşacakları kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin 9 maddesinde "Taraflar projenin yürütülmesi bakımından işverene karşı ortaklaşa ve birlikte sorumlu oldukları,......." sözleşmenin 12 . Maddesinde de " yönetim kurulu iş ortaklığının en üst yetkili kuruluşu olduğu, taraflar ayrıca bir yedek üye atayacağı, yönetim kurulu başkanı pilot firma temsilcisi olduğu, yönetim kurulu iş ortaklığının genel yönetim ve denetim ilkelerini belirleyeceği yürütme kurulunca yerine getirilecek hizmetlerin çerçevesini belirleyeceği ,Yürütme Kurulu: tarafları temsilen birer kişi olmak üzere 5 kişiden oluşacağı, pilot temsilcisinin başkanlığında ve gerekli görülen sıklıkta toplanacağı ancak bu süre bir ayı geçmeyeceği " dair hükümler bulunmaktadır. İş ortaklığı ile dava dışı idare arasında 13/04/2018 tarihinde "003,12 m? Plan no:45 ve 46 binası RRR Projeleri, 872,82 m2 Plan n0:28,31 ve 33 binası RRR Projeleri,36991,41 m2 çevre düzenleme ve altyapı projesi hazırlanması" işine ilişkin olarak hizmet alım sözleşmesi imzalanmıştır. Taraflar karşılıklı olarak yapılan iş ortaklığı tarafından üstlenilen işe ilişkin birbirlene ihtar göndermiş olup ihtarların bir örnekleri dosyaya ibraz edilmiştir. Mahkememizce davalı tanıkları dinlenmiş, tarafların ibraz ettiği deliler toplanmıştır. Mahkememizce alınan 09/05/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle : dosyada yer alan bilgi, belge ve beyanlar doğrultusunda adi iş ortaklığı sözleşmesinde yer alan yönetim kurulu ve yürütme kurulunun oluşturulmadığı, bu nedenle bahse konu organlar tarafından alınacak kararlar ve uygulamaların, tarafların ve/veya tarafın şahsi inisiyatifiyle ele alınıp uygulandığı, bu uygulama biçiminin süreci tıkadığı ve bu durumun resmi, yazılı ve ortaklaşa karar alma sürecini ortadan kaldırarak anlaşmazlığa sebebiyet verdiği, tarafların iddialarına göre işin hizmet alım sözleşmesi süresince yetişmemesi veya eksik iletilmesi, iş ortaklığının tarafları ve idare arasında imzalanan sözleşmenin konusu olduğundan ve davanın hizmet alım sözleşmesinin uygulanmasına yönelik açılmaması nedeniyle mahkeme konusuna ilişkin değerlendirme yapılabilmesi için yegane dokümanın taraflar arasında imzalanan adi iş ortaklığı sözleşmesi olduğu, sözleşmede yer aldığı üzere, kar zarar ortaklığı şeklinde davacı tarafın %70, davalı tarafın %30 olarak anlaşma sağlandığı, ancak iş paylaşımının nasıl olacağına dair sözleşmede herhangi bir hüküm yer almadığından kendi aralarında bir iş paylaşımı yapıldığı, dolayısıyla tarafların iş paylaşımına dair aralarında resmi bir belge yer almadığından iş ortaklığı sözleşmesinde yer alan %70-%30 kar zarar akdinin esas alınarak tarafların bu oranlar çerçevesinde edimlerini yerine getirip getirmediklerinin tespiti halinde uyuşmazlığa konu durumun açıklığa kavuşacağı, TBK’nın ilgili maddeleri kapsamında fesih şartlarının oluşup oluşmadığının mahkemesince takdirinde olduğu, dosyada tarafların hangi işleri yaptığına dair teknik açıdan (mimari) inceleme için yeterli belgenin olmadığı (proje çizim paftaları veya dwg uzantılı dosyalar gibi), bu çerçevede davalı tarafın yaptığı işlere dair wetransfer ve/veya mail ortamında ya da diğer yollarla davacıya veya idareye ilettiği işleri tanzim ya da temin ederek mahkemesine sunması, aynı şekilde davacı tarafın da yaptığı işleri mahkemesine sunması, hizmet alım işi kapsamında iş programı varsa iş programının ve idaresinden temin edilerek teknik şartnamenin iletilmesi, idareye sunulan ve eksiklik nedeniyle iade edilen işlerin ilk halinin kim tarafından yapıldığı, iade edildikten sonra ise kim tarafından yapıldığı veya yaptırıldığı, eksikliklerin neler olduğu, sıfırdan mı yapıldığı ve eksikliklerin yapılan işin takribi olarak yüzde kaçına tekabül ettiği ile mali olarak oranın ne olduğunun tespit edilebileceği görüş ve kanaati bildirilmiştir. Mahkememizce alınan 16/09/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle ;Yapıların çizim paftası kapaklarında yer alan proje müellifi, proje yöneticisi ve firma onaylarının davalı veyahut davacı tarafından mı imzalanıp idareye sunulduğu, incelenmiş olsa da, bu durum projelerin hangi tarafça hazırlanıp sunulduğunun kanıtı olamayacağı , davalı tarafından wetransfer yolu ile projelerin datalarının davacıya iletildiği mail ortamındaki yazışmalar incelendiğinde de maillerin içeriğinin maillerde iletilen dosya adından veya iletildiğine dair ekran görüntüsünden anlaşılması mümkün olmamakla birlikte, dosyaların wetransferde belli bir süre dahilinde saklanıp silindiği göz önünde bulundurulduğunda, halihazırda mail ortamında hangi dosyanın gönderildiği de bulunamayacağından (görünürde 24-28-31-32-33-45-46-49 nolu yapılarla ilgili dokümanların iletildiği görülse de maillerin içeriği bilinmediğinden) mail firması yetkilileri ile irtibata geçilip mail içeriklerinin orjinallerine ulaşılabilmesi, weetransferle gönderilen datalara ulaşılmasının, edimlerin taraflardan hangisi tarafından yapıldığının anlaşılması anlamında katkısı olacağı aşikardır, ancak bu bilgi tek başına yeterli olmayacaktır. Bununla birlikte, çizim programlarında (dwg uzantılı çizim programı vb.) hangi projenin hangi pc de ve ne zaman oluşturulduğu bilgileri arka planda işlendiğinden ve/veya çizim programı firmasından alınacak verilere de başvurularak konu hakkında uzmanınca tarafların bilgisayarlarında yapılacak araştırma ve sahada yapılan işlerin de tetkik edilmesi neticesinde, davalı ve davacının 10 adet binanın RRR projelerinden yüzde kaçını üstlendiğinin tespitinin, takribi olarak mümkün olabileceği görüş ve kanaati bildirilmiştir. Mahkememizce alınan 13/12/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Davacı ve davalı şirketlerin oluşturduğu Adi Ortaklığın üstlendiği ... sahasında bulunan Hizmet evlerinin .... Hazırlanması işi kapsamında; ... ... ... Ltd Şti %70, 3 kare ... Ltd Şti %30 oranında kar ve zararı paylaşacakları, tarafların projenin yürütülmesi bakımından işverene karşı ortaklaşa ve birlikte sorumlu oldukları, üstlendikleri işin yapımında aralarında ihtilaf çıktığı, müştereken ihale konusu işi yürütmelerinin bu aşamada mümkün olmadığı davacı ve davalı tarafın ihale konusu işlerden ne kadarını yaptığı, davalının teslim ettiği işlerden idarece kabul olunanlar veya kabul olunmayanlar ile davacı tarafça düzeltilerek onaylanan veya tümden yeniden yapılan işlerin, taraflara ait bilgisayarlar üzerinde yapılan incelemede açık ve net bir şekilde tespit edilemediği , adi ortaklığın amacının gerçekleştirilemediği, ortaklar arasında sorunlar doğduğu ve anlaşmalarının bu aşamada mümkün olmadığının anlaşıldığı, bu durumda müştereken TBK 639 mad uyarınca adi ortaklığın haklı nedenle feshi ve tasfiye işlemlerine başlanılması konusundaki takdirin ve adi ortaklığa tasfiye memuru atanması hususun mahkemenin taktirinde olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir. Mahkememizce alınan 13/12/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Davacı ve davalı arasında iş ortaklığı sözleşmesi yapıldığı iş ortaklığı sözleşmesine göre toplam adet 10 binada yapılacak işlerde kar ve zararların bölünmesinde %70 ... (davacı), %30 özel ortak (davalı) sorumlu olduğu , sözleşme sonrasında kendi aralarında yapılan şifahi anlaşmaya göre 28,31,32,33,46 plan nolu projelerin (5 bina) davalı tarafından çizilmesinin 24,27,29,45,49 plan nolu projelerin (5 bina ) davacı tarafından çizilmesinin kararının alındığı, üstlendikleri işin yapımı sırasında, ortaklar arasında ihtilaf çıktığı, davacı tarafın çizdiği projelerin tamamının Kurul Onayından geçtiğini ancak davalı tarafın çizdiği projelerde eksiklikler olduğu tamamlatılması gerektiği, Kuruldan geçen projelerin bu çizimlerin datalarından faydalanıp faydalanmadığının tespitinin yapılamadığı, davalı tarafından hazırlanan ancak kuruldan geçmeyen projelerin (28,31,32,33) davacı çabası ile bizzat yapımının üstlenildiği nazara alınarak bu projelerin davacı tarafça tamamlanıp tamamlanmadığı hususunda takdirin Sayın mahkemeye ait olduğu, Ortaklar arasında yaşanan sorunlar sebebiyle; ihale konusu işi yürütmelerinin mümkün olmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir. ....12/12/2023 tarihli cevabi yazısından işin bitim tarihi 22/05/2022 olarak kabul edilerek işin sözleşme ve eklerine uygun olduğu , kabule engel olacak eksik , kusur ve arızaların bulunmadığı görüldüğünden 31/05/2022 tarihinde kesin kabulün yapıldığı anlaşılmıştır. Türk Borçlar Kanununun 620. maddesinde "Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir." hükmüne yer verilmiştir. Adi ortaklık TBK'nın 620 ve devam eden maddelerinde düzenlenmiştir. Adi ortaklığın sona erme sebeplerini düzenleyen TBK'nın 639. maddesinin birinci fıkrasında; ortaklık sözleşmesinde öngörülen amacın gerçekleşmesiyle ortaklığın sona ereceği düzenlenmiştir. Adi ortaklığın sona ermesi ile birlikte ortaklık tasfiye aşamasına girer. Ortaklar arasındaki hukuki bağ tasfiye tamamlanmadan ortadan kalkmış kabul edilemez. Tasfiye, ortaklar arasındaki ortaklık ilişkisinin tamamen sona erdirilmesine yönelik kanuni bir usuldür. Tasfiye ile artık ortaklık malvarlığı para haline dönüştürülecek, borçlar ödenecek, sermaye değerleri ortaklara iade edilecek ve geri kalan meblağ ortaklar arasında kar ve zararın paylaşılması esasına göre dağıtılacaktır. Tasfiye usulünü düzenleyen aynı yasanın 644. maddesine göre; "Ortaklığın sona ermesi hâlinde tasfiye, yönetici olmayan ortaklar da dâhil olmak üzere, bütün ortakların elbirliğiyle yapılır. Ancak, ortaklık sözleşmesinde, ortaklardan biri tarafından kendi adına ve ortaklık hesabına belirli bazı işlemlerin yapılması öngörülmüşse, bu ortak, ortaklığın sona ermesinden sonra da o işlemleri tek başına yapmak ve diğerlerine hesap vermekle yükümlüdür. Ortaklar, tasfiye işlerini yürütmek üzere tasfiye görevlisi atayabilirler. Bu konuda anlaşamamaları hâlinde, ortaklardan her biri, tasfiye görevlisinin hâkim tarafından atanması isteminde bulunabilir.''

Adi ortaklığın tasfiyesi ya tarafların anlaşması suretiyle ya da bizzat mahkemece yapılır. Taraflar tasfiye konusunda anlaşmadığı takdirde ortaklığın tasfiyesinin mahkemece TBK’nın 642 vd. madde hükümlerine uygun olarak yapılması gerekir. Somut olayda ; davanın 03/09/2020 tarihinde açıldığı , dava tarihi itibarıyla ortaklık sözleşmesinde gerçekleşen amacın gerçekleşmemesi nedeniyle Adi ortaklığın sona ermediği, davacının davalının aralarındaki sözlü anlaşmaya göre edimini yerine getirmemesi nedeni ile adi ortaklığın fesih ve tasfiyesini talep ettiği, yargılama sırasında 22/05/2022 tarihi itibarıyla adi ortaklık sözleşmesine konu işin bitirildiği ve 31/05/2022 tarihinde kesin kabulün yapıldığı anlaşılmış olup kesin kabul tarihi olan 31/05/222 tarihi itibarıyla TBK'nın 639. maddesinin birinci fıkrası gereğince ortaklık sözleşmesinde öngörülen amacın gerçekleşmesiyle ortaklığın sona erdiği ancak tasfiye konusunda ortakların anlaşamadığı anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından taraflar arasında yapılan sözlü anlaşma ile 24,27,29,45 ve 49 plan numaralı binaların işleri davacı ... tarafından, kalan 28,31,32,33 ve 46 plan numaralı binaların işlerinin ise 3 Kare tarafından yapılması konusunda anlaşıldığı bildirilmiş ise bu husus davalı tarafından kabul edilmemiştir. Adi ortaklık sözleşmesinin 8 maddesinde ... ... ... Ltd Şti %70, 3 kare ... Ltd Şti % 30 oranında kar ve zararı paylaşacakları kararlaştırılmıştır. Davacı tarafından iddia edilen şifahi anlaşmaya göre ise işin %50 'lik kısmının davacı ,% 50 lik kısmınında davalı tarafından yapılacağının kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Mahkememizce alınan bilirkişi raporlarından işin ne kadarlık kısmının davacı , ne kadarlık kısmının davalı tarafından yapıldığının tespit edilemediği bildirilmiştir. Mahkememizce dinlenen tanık beyanlarından davalı şirketin arazi ölçüm ve saha çalışmalarını, projede kararlaştırılan binaların fotoğraflaması, ölçümü gibi teknik işleri ve bir kısım proje çalışmalarını yaptığı , davacı şirketin sahada çalışmadığı anlaşılmıştır. Yapıların çizim paftası kapaklarında yer alan proje müellifi, proje yöneticisi ve firma onaylarının davacı tarafından imzalanıp idareye sunulduğu anlaşılmış ise de bu durum projelerin hangi tarafça hazırlanıp sunulduğunun kanıtı olamayacağı , her ne kadar davacı tarafından 24,27,29,45 ve 49 plan numaralı binaların işleri davacı ... tarafından, kalan 28,31,32,33 ve 46 plan numaralı binaların işlerinin ise 3 Kare tarafından yapılması konusunda şifan anlaşıldığı iddia edilmiş ise de bunun davalının kabulünde olmadığı, davalı vekilinin beyanına göre de işin %72 sinin davalı tarafından yapıldığının iddia edildiği, davacı ... tarafından sözleşmede kararlaştırıldığı şekilde yönetim kurulu ve yürütme kurulunun oluşturulmadığı, sözleşme gereğince işin yapılma oranlarının tespitinin mümkün olmadığı ancak kesin kabul tarihi olan 31/05/222 tarihi itibarıyla TBK'nın 639. maddesinin birinci fıkrası gereğince ortaklık sözleşmesinde öngörülen amacın gerçekleşmesiyle ortaklığın sona erdiği anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile adi ortaklık sözleşmesi esas alınarak adi ortaklığın tasfiyesine ve tasfiye memuru atanmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen Kabulü ile ... 04.04.2018 tarihli iş ortaklığı ( Adi ortaklık ) sözleşmesi ve sözleşmedeki kar - zarar oranları esas alınarak tasfiyesine, tasfiye memuru olarak Mali Müşavir Şeref Akbal'ın atanmasına, aylık 15.000,00 TL tasfiye memuru ücretinin yapacağı işe karşılık tasfiye memuruna ödenmesine, kararın kesinleşmesinden sonra 6 aylık tasfiye memuru ücretinin davacı tarafın ileride tasfiye edilen adi ortaklığın mal varlığından karşılanmak üzere peşin olarak depo edilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Alınması gereken 732,00TL harcın yatırılan 54,40TL peşin harçtan mahsubu ile eksik yatırıldığı anlaşılan 677,60TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına , 3-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 25.500,00TL bilirkişi ücreti, 20 e tebliğat gideri 154,50TL, 10 normal tebliğat ücreti 197,00TL , dosya kapağı 2,00TL, 17 posta ücreti 658,80TL, 13 kep ücreti 17,25TL olmak üzere toplam 26.529,55TL'nin davanın kabul/red oranı dikkate alınarak hesaplanan 13.264,80TL'si ile 54,40TL peşin harç ile 54,40TL başvurma harcı olmak üzere toplam oluşan 13.373,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan 1.128,05TL yargılama giderinin 564,025Tl lik kısmının davacıdan alınarak davalıya verilmesine , fazlaya ilişkin kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettiğinden kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettiğinden red edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, 7-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin red ve kabul oranına göre 660,00TL lik kısmının davalıdan, 660,00TL lik kısmının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,

Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememize ... gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/02/2026

...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2020/405, K. 2026/171, T. 26.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2020-405-e-2026-171-k-0f4c9bfccd56