İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2020/154 E. 2020/426 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2020/154
- Karar No
- 2020/426
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/154 Esas KARAR NO : 2020/426 DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 03/03/2020 KARAR TARİHİ : 14/10/2020 Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Çine Devlet Hastanesi'nin genel temizlik işleri için yapılan sözleşmeler çerçevesinde istihdam edilen işçilerin sözleşmelerinin fesih nedeniyle doğan işçilik alacaklarının üst işveren sıfatıyla davacı kurumdan talep ve tahsil edildiğini, ödemelerin yapılmasından sonra rücu davalarının açıldığını, bu davalardan birinin Çine Asliye Hukuk Mahkemesi'nde ... esas sayılı dosyada görülmekte olduğunu, bu dosyada davalı... Şirketi'nin terkin edilmesi nedeniyle mahkemece 13/09/2019 tarihli duruşmada ihya davası açmak üzere süre verildiğini, davanın görülebilmesi için şirketin ihya edilmesi ve bir tasfiye memuru atanması için verilen süre nedeniyle bu davanın açıldığını bildirmiş, Çine Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında taraf teşkilinin sağlanması ve ilamın icrası için davalı ... Şirketi'nin ihyasına, şirketi temsilen tasfiye memuru atanmasına, usulsüz olarak iş yerini terk ederek alacaklarını zarara uğratma amacıyla hareket eden şirketin taşınır ve taşınmaz mallarının araştırılarak tespit edilecek malları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA: Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü cevap dilekçesi sunmadığı gibi duruşmalara da katılmamıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, ticaret sicilinden terkin edildiği iddia edilen ... Hizmetleri Limited Şirketi aleyhinde Çine Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında görülmekte olan dava nedeniyle ve bu dava ile sınırlı olarak ihyası istemine ilişkindir. Dava dilekçesinde, terkin edilen şirketin mal varlığı üzerinden ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesi talep edilmiş ise de; ihya davasının bir miktar para alacağına ilişkin eda davası niteliğinde bulunmadığı, bu nedenle hukukun temel ilkeleri, usul ve yasa hükümleri karşısında bu nitelikli bir davada ihtiyati haciz kararı verilmesinin mümkün bulunmadığı göz önünde tutularak bu konudaki istemin reddine karar verilmiştir. Çine Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında; davacı tarafça ihyası talep edilen şirket aleyhinde 07/08/2018 tarihinde açtığı rücuen tazminat davasının derdest olduğu, 13/09/2019 tarihli duruşmada oluşturulan ara kararı ile davacı tarafa davalı ... Şirketi'nin terkin edildiği gerekçesiyle ihya davası açmak üzere bir sonraki duruşmaya kadar süre verildiği görülmüştür. İhyasına karar verilmesi talep edilen şirkete ait Ankara ve İzmir Ticaret Sicil Müdürlükleri'nden sicil kayıt örnekleri getirtilmiş, şirketin ilk kuruluş kaydının Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün Merkez ... sicil numarasında yapıldığı, 24/11/2008 tarih ve 7195 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nde şirketin merkezinin İzmir'e taşınmasına oy birliği ile karar verildiğine ilişkin ilanın yayınlanmasından sonra nakil işleminin yapılarak İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün Merkez ... sicil numarasına naklinin yapıldığı, bu kayıtta şirketin halen faal olup tasfiyesine ilişkin herhangi bir kararın bulunmadığı gibi terkin edilmediği anlaşılmıştır. Her ne kadar Çine Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından, terkin edilmediği halde davacı tarafa davalı... Şirketi'nin ticaret sicilinden terkin edildiği gerekçesiyle ihya davası açmak üzere süre verilmiş ise de; davacının, dava dosyasında davalısı olan şirketin herkese açık olan sicil kayıtlarını inceleyerek terkin edilmediğini tespit etmesinden sonra ara kararından dönülmesi talebinde bulunması gerektiği, gerekli incelemeyi yapmadan hatalı ara kararına uyarak terkin edilmemiş şirket hakkında ihya davası açılmasında bir hukuki yararı bulunmadığı halde dava açmış olması nedeniyle yasal hasım olan ticaret sicil müdürlüğü aleyhinde açılan davanın hukuki yarar yokluğu nedenine bağlı olarak dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafça, dava dilekçesinde şirketin tasfiye memuru atanmadan ve tasfiye sürecinden geçmeden terkin edildiği iddia edilmesine rağmen yasal hasım olan ticaret sicil müdürlüğü yanında terkin edildiği iddia edilen şirketin tasfiye memuru ya da yönetim kurulu üyesi hasım gösterilerek dava açılmış ise de; şirketin terkin edilmediği gibi tasfiye sürecine de girmediği, buna bağlı olarak tasfiye memuru atanmadığı, dava dilekçesinde şirketin yönetim kurulu üyesinin davalı olarak gösterildiği, ihya davalarında şirket yöneticilerine husumet yöneltilmesinin gerekmediği Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi kapsamında terkin edilen şirketler için husumetin yalnız Ticaret Sicil Müdürülüğü'ne, T.T.K.'nun 547. maddesi kapsamında tasfiye sonucu terkin edilen şirketler yönünden ise yasal hasım yanında tasfiye memur ya da memurlarına husumetin yöneltilmesinin yeterli ve gerekli olduğu, buna göre somut davada, davalı sıfatı ile yer alacak bir tasfiye memuru bulunmaması karşısında şirket yöneticilerinin taraf sıfatının bulunmadığı göz önünde tutularak şirket yönetim kurulu üyesi hakkında açılan davanın taraf sıfatı yokluğu nedeniyle HMK'nun 114 (1/d) maddesinin yollaması ile HMK'nun 115 (2) maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle; 1-Davalı ...Şirketi yöneticisi hakkında açılan davanın davalı taraf sıfatı yokluğu nedeniyle HMK'nun 114(1/d) maddesinin yollamasıyla HMK'nun 115(2) maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, 2-Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü hakkında açılan davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle HMK'nun 114(1/h) maddesinin yollamasıyla HMK'nun 115(2) maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, 3-Davacının harçtan muaf olması nedeniyle harç alınmasına yer olmadığına, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan gider avansından artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/10/2020
Başkan... E-İmzalıdır Üye ... E-İmzalıdır Üye... E-İmzalıdır Katip ... E-İmzalıdır