İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2020/109 E. 2020/192 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2020/109
Karar No
2020/192
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/109 Esas KARAR NO : 2020/192 DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) DAVA TARİHİ : 14/02/2020 KARAR TARİHİ : 16/06/2020 DAVA : Davacı dava dilekçesinde, müvekkil şirketin yetkililerinden...un 12/02/2020 günü müvekkil şirkete ait ...adına kesilmiş ... Bankası İzmir Atatürk Organize Sanayi Ticari Şubesi ... seri no'lu, 15/02/2020 keşide tarihli ve 15.000,00-TL bedelli çeki de alarak ikametinden ayrıldığı, ancak müvekkilin söz konusu çeki yolda kaybettiği, bütün aramalara rağmen bulamadığı, müvekkilinin hamili olduğu çekin dava sonuna kadar ödenmemesi için ... Bankası İzmir Atatürk Organize Sanayi Ticari Şubesi'ne müzekkere yazılmasına çekin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : 1-... Bankası İzmir Atatürk Organize Sanayi Ticari Şubesi ... seri no'lu, 15/02/2020 keşide tarihli ve 15.000,00-TL bedelli çek fotokopisi, 2-Sair deliller, DAVA KONUSU : Açılan dava,...mir Atatürk Organize Sanayi Ticari Şubesi...seri no'lu, 15/02/2020 keşide tarihli ve 15.000,00-TL bedelli çekin zayi olması nedeniyle iptali talebine ilişkindir. GEREKÇE: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 651. maddesi "Kıymetli evrak zayi olduğu taktirde mahkeme tarafından karar verilebilir. Kıymetli evrakın zayi olduğu veya ziyanı ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan kişi senedin iptaline karar verilmesini isteyebilir." hükmünü içermektedir. Zayi nedeniyle çek iptali davası açılabilmesi için öncelikle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 780. ve 781. maddeleri uyarınca yasal unsurlara haiz bir çekin bulunması esastır. Türk Ticaret Kanunu'nun poliçenin iptaline dair 757 ilâ 763. maddeleriyle 764. maddesinin birinci fıkrası hükümlerinin çekin iptalinde de uygulanması zorunludur. Kıymetli evrak iptali veya çek iptali davalarında amaç, kıymetli evrakı ibraz mecburiyetinde olan ve çekin zilyetliğini kaybetmesi nedeniyle bu zorunluluğu yerine getiremeyen lehtar veya hamile hakkının mevcudiyetini kanıtlamak bakımından bir imkan sunmak, aynı zamanda lehtar veya hamilin çeki ibraz edememekten dolayı alacak hakkını kullanmaktan mahrum kalmasını önlemektir. ''6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun iptali düzenleyen "Önleyici önlemler" başlıklı 757. maddesinde; (1) İradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebilir (2) Mahkeme, ödemeyi meneden kararında muhataba, vadenin gelmesi üzerine poliçe bedelini tevdi etmeye izin verir ve tevdi yerini gösterir." hükmü düzenlenmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "İade davası" başlıklı 763. maddesinde ise; '' (1) Elden çıkan poliçe mahkemeye sunulursa, mahkeme, iade davası açması için dilekçe sahibine uygun bir süre verir. Dilekçe sahibi bu süre içinde dava açmazsa, mahkeme, poliçeyi, sunmuş olana geri verir ve muhatap hakkındaki ödeme yasağını kaldırır." düzenlemesine yer verilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "İptal kararı" başlıklı 764. maddesi uyarınca; ''Elden çıkan poliçe, verilen süre içinde mahkemeye sunulmazsa, iptaline karar verilir. Poliçenin iptaline karar verilmiş olmasına rağmen, dilekçe sahibi kabul edene karşı poliçeden doğan istem hakkını ileri sürebilir.'' 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 651/2 maddesi uyarınca, kıymetli evrakın zayi olduğu veya ziyanın ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan kişi senedin iptalini karar verilmesini isteyebilir.'' denilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamalar ve dava dilekçesine ekli çek suretleri göz önünde bulundurulduğunda, davacının dava konusu çeki yetkili hamil sıfatıyla elinde bulundurduğu ve dava konusu çeke ilişkin çek iptali davası açmakta hukuki yararı bulunduğu ortadadır. 17/02/2020 tarihli tensip tutanağının 4 numaralı ara kararı gereğince Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde yapılacak ilanlar için gerekli olan gider avansının yatırılması amacıyla davacıya 2 haftalık kesin süre verildiği, verilen kesin süre içerisinde ilan bedelinin yatırılmaması halinde davanın usulden reddine karar verileceğinin ihtar edildiği, davacı vekili adına çıkartılan tensip tutanağını içerir tebligatın usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, buna rağmen davacının yatırması gereken gider avansını yatırmadığı görülmektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-g. maddesinde davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması dava şartları arasında sayılmıştır. Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115. maddesinde ise; ''Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.'' hükmü yer almaktadır. Tüm dosya kapsamı, davacı tarafın iddiaları, ... Bankası İzmir Atatürk Organize Sanayi Ticari Şubesi ... seri no'lu, 15/02/2020 keşide tarihli ve 15.000,00-TL bedelli çek fotokopisi ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekilinin dava konusu çeklerin zayi olması sebebiyle iptali talebi ile iş bu davayı ikame ettiği, davacı şirketin dava konusu çekin yetkili hamili olduğu ve iş bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, ancak 17/02/2020 tarihli tensip tutanağının 4 numaralı ara kararı gereğince Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde yapılacak ilanlar için gerekli olan gider avansının yatırılması amacıyla davacıya 2 haftalık kesin süre verildiği, verilen kesin süre içerisinde ilan bedelinin yatırılmaması halinde davanın usulden reddine karar verileceğinin ihtar edildiği, davacı vekili adına çıkartılan tensip tutanağını içerir tebligatın usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, buna rağmen davacının yatırması gereken gider avansını yatırmadığı anlaşılmakla, dava şartlarının bulunup bulunmadığı mahkemece re'sen gözetileceği, dava şartı noksanlığını belirleyen hakimin davayı usulden reddetmekle yükümlü olduğu göz önünde bulundurularak açılan davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-g. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 115/2. maddesi gereğince gider avansı dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi uyarınca kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, Dair, davacının yüzüne karşı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/06/2020

Katip ... (e-imzalıdır)

Hakim ... (e-imzalıdır)

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2020/109, K. 2020/192, T. 16.06.2020, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2020-109-e-2020-192-k-ab03641b50b1