İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2019/95 E. 2025/215 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2019/95
- Karar No
- 2025/215
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/95
KARAR NO : 2025/215
DAVA : Maddi ve Manevi Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle)
DAVA TARİHİ: 12/01/2018
KARAR TARİHİ: 14/03/2025
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda;
İDDİA ;
Davacılar vekili dava dilekçesi ile özetle; 04/09/2017 günü saat 16:00 sıralarında müvekkili ...’nin kucağında 1 yaşındaki bebeği ... ve olay tarihinde 5 yaşında olan kazazede oğlu ...’yi elinden tutarak bakkala gitmek üzere evinden çıkıp sokağın bitimindeki yola geldiğinde küçük ...’nin annesinin elinden kurtulup karşıya geçmeye çalışırken Limontepe yönünden gelen davalı sürücü ...’ın araç sahibi ve işleteni Eshot Genel Müdürlüğü olan ... plakalı belediye otobüsünün altında kalarak hayati tehlike altında ağır yaralandığını ve hastaneye kaldırıldığını, kaza yerinin keskin kavşağı döndükten hemen sonra sağ yukarıdan gelen ara sokağın kesişme noktası olduğunu, kaza yapan belediye otobüsü sürücüsünün görgü tanıklarının anlatımlarına göre oldukça keskin olan viraja çok hızlı bir şekilde girerek ve aynı hızda devam ederek kazaya sebebiyet verdiğini, davalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunu, aracın şehir içi yolcu taşıyan bir belediye otobüsü olması sebebiyle seyir halindeyken normalden daha fazla dikkat ve özen gösterilmesi gerektiğini, haksız fiil faili olan davalı sürücünün kazada asıl sorumlu olan kişi olduğunu, davalı Eshot Genel Müdürlüğü’nün ise gerek araç sahibi ve işleten gerek adam çalıştıran sıfatına sahip olup sorumluluğunun kusura dayalı değil kusursuz sorumluluk olduğunu, bu nedenle zarardan sorumlu olacağını, davalı sigorta şirketinin de müvekkillerinin uğradığı zararlardan poliçe teminatları dahilinde sorumlu olduğunu; davacı kazazede küçüğün inşaat işçisi olan babasının 23/03/2016 tarihinde inşaattan düşerek vefat ettiğini, küçüğün davacı annesi ve kardeşleri ile birlikte büyükbabası ve büyükannesinin yanında oturduğunu, müvekkili davacı anne ve küçüklerin SGK tarafından bağlanan aylık 1.000,00 TL yoksulluk aylığı dışında herhangi bir gelirlerinin bulunmadığını, fakir bir aile olduklarını, fakirlik belgesini dilekçe ekinde sunduklarını, davayı adli yardım istekli olarak açtıklarını, müvekkili küçük...’in kaza sonrası yaşamasının mucize olduğunu, ancak gerek fiziksel gerek psikolojik bir yıkıma uğradığını, sağ kolunu kaybettiğini, sol kolda elde ve göğüs kısmında derin yaraların bulunduğunu, sol kulağının koptuğunu ve estetik operasyonla dikildiğini, bu kulakta işitme kaybı yaşadığını, yüzünde kalıcı iz- hasar kaldığını, tedavi sürecinde çok sayıda ameliyat ve estetik operasyon geçirdiğini, anksiyete ve kaygı bozuklukları yaşadığını, tedavisinin...çocuk psikiyatri servisinde devam ettiğini, uyku ve davranış bozuklukları nedeniyle sakinleştirici damla ve ilaç kullandığını, müvekkillerinin küçük...’in kaza geçirdiği 04/09/2017 tarihinden bu yana yapmak zorunda kaldığı tüm tedavi ve iyileşme giderlerinin davalılar tarafından karşılanması gerektiğini, SGK’nın karşılamadığı harcama ve giderlerin bulunduğunu, ileride yapılması zorunlu tedavi giderlerinin de gerçekleşmiş zarar niteliğinde olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla öncelikle müvekkillerinin adli yardımdan yararlandırmalarına; müvekkili davacı küçük ...’nin tedavi ve iyileşme giderleri karşılığı şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 04/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi (davacılar işleten İBB Eshot Genel Müdürlüğü ve ...Sigorta A.Ş. için), yasal faizi (davalı sürücü için) ile birlikte davalılardan alınarak müvekkili davacı ...’ye verilmesine; müvekkili davacı küçük ...’nin çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan sürekli iş göremezlik kaybı karşılığı şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 04/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi (davacılar işleten İBB Eshot Genel Müdürlüğü ve ...Sigorta A.Ş. için), yasal faizi (davalı sürücü için) ile birlikte davalılardan alınarak müvekkili davacı ...’ye verilmesine; müvekkili davacı küçük ...’nin ekonomik geleceğinin sarsılmasından doğan kaybı karşılığı şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 04/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi (davacılar işleten İBB Eshot Genel Müdürlüğü ve ...Sigorta A.Ş. için), yasal faizi (davalı sürücü için) ile birlikte davalılardan alınarak müvekkili davacı ...’ye verilmesine; müvekkili davacı küçük ...’nin bakıcı gideri karşılığı şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 04/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi (davacılar işleten İBB Eshot Genel Müdürlüğü ve ...Sigorta A.Ş. için), yasal faizi (davalı sürücü için) ile birlikte davalılardan alınarak müvekkili davacı ...’ye verilmesine; müvekkili davacı küçük ...’ye takılacak olan biyonik kol protezi ve pediatrik terapist giderleri karşılığı şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 04/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi (davacılar işleten İBB Eshot Genel Müdürlüğü ve ...Sigorta A.Ş. için), yasal faizi (davalı sürücü için) ile birlikte davalılardan alınarak müvekkili davacı ...’ye verilmesine; müvekkili davacı küçük ...’nin kullanmak zorunda kalacağı işitme cihazı giderleri karşılığı şimdilik 500,00 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 04/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi (davacılar işleten İBB Eshot Genel Müdürlüğü ve ...Sigorta A.Ş. için), yasal faizi (davalı sürücü için) ile birlikte davalılardan alınarak müvekkili davacı ...’ye verilmesine; müvekkillerinden küçük ... için 250.000,00 TL, ... için 200.000,00 TL, ... için 100.000,00 TL, ... için 100.000,00 TL, ... için 75.000,00 TL, ... için 75.000,00 TL olmak üzere toplam 800.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 04/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi (davacı işleten İBB Eshot Genel Müdürlüğü için), yasal faizi (davalı sürücü için) ile birlikte davalı sigorta şirketi hariç olmak üzere davalılardan alınarak müvekkili davacılara verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
Dava, toplam 821.500,00 TL üzerinden harcı yatırılmak suretiyle açılmıştır.
CEVAP ;
Davalı ...Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile özetle; temerrüt şartlarının oluşması için sadece başvurunun yeterli olmadığını, 8 günlük sürenin dahi gerekli belgelerin gönderilmesinin ardından başladığını, 2918 sayılı KTK’nın 97. maddesine göre dava yoluna gidilmeden önce sigorta şirketine başvuru yapılması ve yasal sürenin geçmiş olması gerektiğini, davacılar tarafından müvekkili sigorta şirketine dava öncesi başvurunun yapılmadığını, bu nedenle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilmesinin gerektiğini, davaya konu kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı aracın 27/06/2017- 27/06/2018 vadeli 60394094 numaralı ZMMS poliçesi ile müvekkili sigorta şirketine sigortalı olduğunu, poliçede verilen kişi başı sakatlanma ve ölüm teminatının 330.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, poliçede teminat limitinin gösterilmesinin bu rakamın mutlak surette ödeneceği anlamına gelmeyeceğini, sigortalı araç sürücüsüne yüklenen kusuru kabul etmemekle birlikte kazada davacı ...’nin asli kusurlu olduğunu, bu durumun kaza tutanağı ile de sabit olduğunu, tazminat hesabında bu hususun göz önünde bulundurulması gerektiğini, ayrıca kusur durumunun belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’ndan rapor aldırılmasının gerektiğini, tedavi giderleri SGK tarafından karşılanacak olup sigorta şirketlerinin sorumluluğunun bulunmadığını, aktüer hesaplamaları özel bilgiyi gerektirdiğinden yapılacak hesaplamanın aktüerya uzmanı bir bilirkişi tarafından yapılmasının gerektiğini, hesaplamada 01/06/2015 tarihinden itibaren yürürlükte bulunan yeni poliçe genel şartlarının ve TRH 2010 tablosunun kullanılmasının gerektiğini, davacı kaza tarihinde 5 yaşında olup bakım ve yetiştirme giderlerinin hesaplanacak tazminattan mahsup edilmesinin gerektiğini, bakıcı giderlerine yönelik isteğin 01/06/2015 tarihinden itibaren yürürlükte olan yeni poliçe genel şartlarına göre sürekli sakatlanma teminatına dahil olduğunu, davacının kalıcı sakatlığından dolayı herhangi bir sosyal kurumdan ve sigorta şirketinden tazminat alıp almadığının araştırılması gerektiğini ve varsa bu ödemelerin sakatlık ve tedavi gideri tazminatından düşülmesinin gerektiğini, müvekkiline usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından temerrüdün gerçekleşmediğini belirterek, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı İzmir Büyükşehir Belediyesi Eshot Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesi ile özetle; davanın hukuka aykırı olduğunu, davaya konu kazada otobüs sürücüsünün herhangi bir kusurunun bulunmadığını, sürücünün trafik kurallarına uymasına, tüm dikkate ve özeni göstermesine rağmen kazaya engel olamadığını, 2918 sayılı KTK’nın 68. maddesinde yayaların uyması gereken kuralların düzenlendiğini, davaya konu kazanın davacı küçüğün trafik kurallarına uymadan aniden yola doğru koşması sebebiyle meydana geldiğini, düzenlenen kaza tespit tutanağında davacı küçüğün kazada asli kusurlu olduğu hususunun belirlendiğini, tutanakta sürücünün tali kusurlu olduğu belirtilmiş ise de otobüsün hızının yavaş olduğu, davacı küçüğün koruma ve gözetimi altında bulunduğu annesi tarafından yeterince korunup gözetilmediği, henüz 5 yaşında olan küçüğün elinden tutulmayarak kazanın gelişine zemin hazırlandığı anlaşıldığından sürücüye kusur verilmesinin mümkün olmadığını; uyuşmazlığın TBK’nın 66. ve devamı maddeleri ile KTK’nın 85. ve devamı maddelerine göre çözümlenmesinin gerektiğini, davaya konu kazanın davacı küçüğün ve ebeveyni olan annesinin dikkatsizliği nedeniyle meydana geldiğini, davacı küçük için bakıcı gideri ödenmesi istenilmekte ise de ödendiği konusunda somut hiçbir delil sunulmayan bir ücretin istenmesinin haksız kazanç sağlamaya yönelik olduğunu, ayrıca gelenek ve göreneklerimize göre hasta, çocuk ve korunmaya muhtaç kişilere yakın çevreleri tarafından bakılıp gözetildiğini; müvekkilinin dava konusu kazada kusuru bulunmadığından manevi tazminat ta istenemeyeceğini, ayrıca istenen tazminat tutarının kusur durumu, olayın oluş şekli ve tarafların mali ve sosyal durumları ile bağdaşmayacak ölçüde fahiş olduğunu; alacağa avans faizi işletilmesi yönündeki isteğin de hukuka aykırı olduğunu, zira; müvekkilinin TTK’nın 16/2 maddesi uyarınca tacir sıfatının bulunmadığını, müvekkilinin kamu idaresi olması nedeniyle avans faizi işletilemeyeceğini, davacı tarafın adli yardım isteğinin reddedilmesinin gerektiğini belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile özetle; asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğunu, müvekkilinin İzmir Büyükşehir Belediyesi Eshot Genel Müdürlüğü’nde otobüs şoförü olarak çalıştığını, kaza günü yönetimindeki otobüs ile Yeşilyurt yönüne seyrederken 9726 sokak kavşağına geldiğinde sokağın içinden yola doğru üç tane çocuğun koştuğunu gördüğünü aracın frenine basıp sola doğru kaçmaya çalışmışsa da mesafe kısa olduğu için duramadığını, davacı çocuğun kayarak otobüsün sağ ön tekerine çarparak yere düştüğünü, kazada müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, uğranılan maddi zararı ispat yükünün davacı tarafa ait olduğunu, istenen maddi zararı kabul etmediklerini, itirazları saklı kalmak kaydıyla zarar varsa da trafik sigortası kapsamında olduğunu, istenen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu ve sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet vereceğini belirterek davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER ;
Poliçe, hasar dosyası, ekonomik ve sosyal durum araştırmaları, İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesi’nin ... Esas ve ... Karar sayılı dava dosyası, bilirkişi raporları.
GEREKÇE ;
Dava; trafik kazasına dayalı maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Dava dosyası İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 31/01/2019 tarihli... Esas ve ... Karar sayılı görevsizlik kararı ile birlikte mahkememize gönderilmiştir.
Görevsizlik kararı veren mahkeme tarafından düzenlenen 16/01/2018 tarihli tensip tutanağı ile birlikte davacıların adli yardım isteklerinin kabulüne, ileride haksız çıkan taraftan tahsil edilmek üzere yargılama giderlerinin suçüstü ödeneğinden karşılanmasına karar verilmiştir.
Davacılar vekili 05/11/2019 tarihli duruşmada; dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine maddi tazminat isteklerine ilişkin başvuruda bulunmadıklarını belirterek, başvuruda bulunmak üzere süre verilmesini istemiştir.
Aynı duruşmada mahkememizce, davacı vekiline “kaza ve dava tarihinde yürürlükte olan 6704 sayılı kanunun 5. maddesi ile değişik 2918 sayılı KTK'nun 97.maddesi ile dava şartı olarak kabul edilen ‘davalı sigorta şirketine başvuru’ zorunluluğunu yerine getirmek üzere 6100 sayılı HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süre verilmiş ve “kesin süre içinde davalı sigorta şirketine davacı ...'nin 04/09/2017 tarihinde gerçekleşen trafik kazası nedeniyle tedavi ve iyileşme gideri, sürekli iş göremezlik zararı, ekonomik geleceğin sarsılması zararı, bakıcı gideri, biyonik kol protez ve pediatrik terapis giderleri, işitme cihazı gideri isteklerine ilişkin başvuruda bulunmadığı takdirde, davalı sigorta şirketi yönünden açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddedileceği” hususu ihtar edilmiştir. Davacı taraf, verilen kesin süre içerisinde başvuru şartını yerine getirmiştir. 2918 sayılı KTK'nun 97. maddesinde düzenlenen davalı sigorta şirketine başvuru şartı tamamlanabilir şartlardan olup, davacı tarafça tamamlanmış olduğundan, bu yöndeki özel dava şartının tamam olduğu kabul edilmiştir.
Yapılan ön inceleme duruşmasında taraflar arasındaki uyuşmazlığın; “a) Davacının bu kaza nedeniyle sürekli iş göremezliğinin bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise maluliyet oranının ne olduğu, ekonomik geleceğinin sarsılıp sarsılmadığı, sürekli iş göremezlik durumu ile kaza arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı, b) Davacının sürekli iş göremezliği bulunuyor ve ekonomik geleceği sarsılmış ise tazminat miktarının ne olması gerektiği, bakıcı gideri, tedavi giderleri, biyonik kol protezi gideri, pediatrik terapist giderleri, işitme cihazı giderlerinin sigorta teminatı kapsamında bulunup bulunmadığı, bu maddi tazminat alacak kalemlerinin davalılardan tazminini isteyip isteyemeyeceği, c) Davacı yayanın, davacı yayanın annesi davacı ...'nin, davalı araç sürücüsünün veya üçüncü kişilerin ya da dış faktörlerin meydana gelen kazada kusurlarının bulunup bulunmadığı, varsa kusur oranlarının ne olduğu, d) Davacılar tarafından talep edilen manevi tazminat isteme koşullarının oluşup oluşmadığı, talep edilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olup olmadığı, e) Davacının hangi tarihten itibaren ve hangi oranda faiz talebinde bulunabileceği” konularında olduğu belirlenmiştir.
Davacılar vekili 17/12/2019 tarihli duruşmada; açmış oldukları maddi tazminata ilişkin belirsiz alacak davasında şimdilik tedavi ve iyileşme giderleri için 1.000,00 TL, sürekli iş göremezlik zararı için 5.000,00 TL, ekonomik geleceğin sarsılması nedeniyle oluşan zarar için 5.000,00 TL, bakıcı gideri için 5.00000 TL, biyonik kol protezi ve pediatrik terapi giderleri için 5.000,00 TL, işitme cihazı giderleri için 500,00 TL olmak üzere toplam 21.500,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan; aynı davacı için 250.000,00 TL manevi tazminatın, davacı anne ... için 200.000,00 TL manevi tazminatın,...'in kardeşleri olan ... ve ... için ayrı ayrı 100.000,00'er TL manevi tazminatın ve yine...'in büyükbabası ve babaannesi için ayrı ayrı 75.000,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren davalı sigorta dışındaki davalılardan yasal faizi ile birlikte, maddi tazminatın ise sürücü için yasal faiz diğer davalılar yönünden avans faizi ile birlikte tahsilini istediklerini belirtmiştir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigorta Poliçesi incelendiğinde; 27/06/2017 başlangıç ve 27/06/2018 bitiş tarihli olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından ... plakalı araç için düzenlendiği, poliçede sakatlanma ve ölüm durumunda kişi başına teminat limitinin 330.000,00 TL olduğu, yine tedavi giderlerinin kişi başına 330.000,00 TL olduğu görülmüştür.
Aile nüfus kayıt tablosu incelendiğinde; ...’nin 28/07/1962 doğumlu olduğu, eşi ...’nin 01/01/1963 doğumlu olduğu, davacı ...’nin 01/01/1992 doğumlu olduğu, davacı ...’nin 03/09/2012 doğumlu olduğu görülmüştür.
Yapılan ekonomik ve sosyal durum araştırması sonucunda; “davalı ...’ın; “Eshot Genel Müdürlüğü’nde şoförlük yaptığı, 2.000,00 TL civarında gelirinin olduğu, başkaca gelirinin olmadığı, kirada oturduğu, 525,00 TL kira ödediği, 1 yaşında bir çocuğunun olduğu, eşi ve çocuğuyla birlikte kaldığı, eşinin ev hanımı olduğu, üzerine kayıtlı evin bulunmadığı, üzerine kayıtlı 1988 model aracın bulunduğu, ortaokul mezunu olduğu, fiziksel engelinin bulunmadığı”; davacı ...’nin; “ev hanımı olduğu, çalışmadığı, oturduğu evin kendisine ait olduğu, kira ödemediği, eşi ve çocuklarıyla birlikte yaşadığı, ilkokul mezunu olduğu, mal varlığının bulunmadığı”; davacı ...’nin; “serbest inşaatçılık yaptığı, aylık ortalama 1.500,00 TL kazandığı, başkaca gelirinin bulunmadığı, oturduğu evin kendisine ait olduğu, kira ödemediği, eşi ve çocuklarıyla birlikte kaldığı, ilkokul mezunu olduğu”; davacı ...’nin; “ev hanımı olduğu, çalışmadığı, oturduğu evin kendilerine ait olduğu, kira ödemediği, kayın pederi, kayın validesi ve çocuklarıyla birlikte yaşadığı, üç tane erkek çocuğunun olduğu, ilkokul mezunu olduğu” belirlenmiştir.
04/09/2017 tarihli kaza tespit tutanağı incelendiğinde; “kazanın özeti” kısmında “sürücü ... yönetimindeki ... plakalı aracıyla 9757 sokağı takiben Yeşilyurt istikametine seyri esnasında 9726 sokak kavşağına geldiğinde aracının sağ ön tekerlek kısmı ile 9726 sokaktan koşarak gelip aniden yola fırlayan ...’ye çarpması sonucunda yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelir. Kazanın oluşumunda yaya ... 2918 sayılı KTK’nın 68/1-b-3 maddesini ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu, diğer sürücü ... 2918 sayılı KTK’nın 52/1-a maddesini ihlal ettiğinden tali kusurlu olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır” dendiği görülmüştür.
Davaya konu ceza yargılamasının yürütüldüğü İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesi’nin ...Esas ve ...Karar sayılı dava dosyası incelendiğinde; katılanların ... ve ..., sanığın ..., suç tarihinin 04/09/2017 olduğu, sanık hakkında “taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olmak” suçu nedeniyle açılan kamu davasında tanıkların dinlendiği, bilirkişi raporunun aldırıldığı, yargılama sonucunda “…sanığın kazanın meydana gelmesinde Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurulu’ndan alınan bilirkişi raporuna göre tali kusurlu olduğu, böylece üzerine atılı suçu işlediği” gerekçesiyle eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 89/1, 89/3-b, 62 maddeleri gereğince cezalandırılmasına ve aynı kanunun 51/1 maddesi uyarınca cezanın ertelenmesine, 51/3 maddesi uyarınca sanığın bir yıl denetim altında bulundurulmasına ilişkin 03/10/2019 tarihli kararın verildiği; karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine mahkemenin kararının esasa ilişkin konularda değil, usule ilişkin konularda İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi’nin ...Esas ve ... Karar sayılı kararı ile bozulduğu, bozma kararı sonrasında davanın aynı mahkeme nezdinde ... Esas sayısını aldığı ve yapılan yargılama sonucunda aynı gerekçelerle sanığın mahkumiyetine ilişkin 02/02/2021 tarihli ... Karar sayılı kararın verildiği, bu kararın itiraz edilmeksizin 26/02/2021 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
Ceza davasının dayanağı olan İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 29/07/2019 tarihli raporda; sanık sürücü ...’ın, yönetimindeki otobüsle olay yeri yolda seyir halindeyken yola gereken dikkatini vermesi, seyrini mahal şartlarını ve ara sokaktan ana yola doğru koştuğunu gördüğü çocukları da dikkate alarak tedbir alabilecek vaziyette sürdürmesi, mağdur yayaya karşı zamanında etkin fren ve direksiyon tedbirine başvurması gerekirken bu hususlara riayet etmemesi, aldığı tedbirde yetersiz kalarak koşarak kaplamaya giren mağdur yayaya çarptığı olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile tali kusurlu olduğu; 2012 doğumlu mağdur yaya ...’nin olay yeri yolda kaplamaya girmeden önce seyir halinde olan araçların hız ve konumunu dikkate alması, kendi can güvenliğini tehlikeye atmaması, geçiş yapan araçlara karşı korunma tedbirlerine başvurması gerekirken bu hususlara riayet etmemesinin kontrolsüz ve dikkatsiz bir şekilde koşarak taşıt yoluna çıkmasının yaşı gereği davranış faktörlerinin sonuç üzerinde asli etken olduğu bildirilmiştir.
Ceza mahkemesi tarafından verilen kararın kesinleşmesi ve mahkumiyet kararındaki maddi vakanın gerçekleşme şeklinin hukuk hakimini bağlayacak olması, kusur oranının takdirinin hakime ait olması sebepleriyle 10/11/2022 tarihli duruşmada davalı Eshot Genel Müdürlüğü vekilinin yeniden kusur raporu aldırılmasına ilişkin isteğinin reddine karar verilmiştir.
SGK Başkanlığı Alsancak Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından gönderilen 30/01/2020 tarihli yazıda; davacı ... adına 04/09/2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sebebiyle herhangi bir ödeme gerçekleştirilmediği bildirilmiştir.
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Konak Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından gönderilen 29/01/2020 tarihli yazıda; davacı ...’ye geçici ve sürekli iş göremezlik ödeneği ödendiğine ilişkin herhangi bir kayda rastlanmadığı, dolayısıyla iş kazasından rücuya tabi bir gelir bağlanmadığı ve peşin sermaye değeri oluşturmadığı bildirilmiştir.
Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 13/07/2021 tarihli raporda; davacı ...’nin 04/09/2017 tarihinde geçirdiği kaza nedeniyle meydana gelen yaralanmasından kaynaklı sürekli iş göremezliğinin bulunduğu, sürekli iş göremezlik ile kaza arasında illiyet bağının olduğu, mevcut sekelleri sebebiyle kişisel bakımı için son muayene bulgularına göre başka birinin sürekli bakımına muhtaç olmadığı ancak sağ kolunu kullanamadığı için temizlik, yemek yapmak ve gündelik ev işlerinde bir başkasının desteğine halen gereksinimi olduğu, kişisel faktörlere bağlı olmakla birlikte ileride yapılması muhtemel estetik operasyon olabileceği, ruh sağlığı ve hastalıkları anabilim dalından istenen konsültasyona verilen yanıtta olgunun yaşadığı olaydan sonra bir yıl süre boyunca travma sonrası stres bozukluğu tanı ölçütlerini karşılamakta iken süreçte yoğun ve düzenli takip ve tedavi ile bulguların gerilediği, şu an için herhangi bir psikiyatrik rahatsızlığa ait uluslararası tanı ölçütlerini karşılamadığı; sağ kol ampütasyonu nedeniyle biyonik protez ihtiyacının olduğu, en uygun protez için gerekli ürünün yapılacak EMG tetkiki sonrası belirlenebileceği, hastanın 6 ay süreyle günlük veya sportif faaliyetlerinde potansiyelini artırıcı çalışma ve alıştırma egzersizlerini yaptıracak pediatrik terapiye ihtiyacının olduğu, hastanın meydana gelen sekelleri 30/03/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20/02/2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik kapsamında değerlendirildiğinde özür oranının % 57 olduğu, 03/08/2013 tarihli ve 28727 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ve 11/10/2008 tarihli ve 27021 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği Ekindeki Meslekte Kazanma Gücünün Azalma Oranları Tespit Cetveli kapsamında en yakın karşılığı alınarak değerlendirildiğinde; 2021 yılında 9 yaşında olduğundan meslekte kazanma gücünde azalma oranının % 70 olduğu, olay tarihinde 5 yaşında olduğundan meslekte kazanma gücünde azalma oranının % 70 olduğu, sağ kol humerus distalinde ampütasyon sonucu geçici iş göremezlik süresinin 180 gün olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Dosyaya 9 Eylül Üniversite Hastanesi Başhekimliği tarafından davacıya en uygun protez kolun hangisi olduğuna ilişkin 09/03/2022 tarihli sağlık kurulu raporu gönderilmiştir.
Efor tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı, tedavi ve iyileşme giderleri, bakıcı giderleri zararlarının belirlenmesi, hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden, davacının geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, tedavi giderleri ve bakıcı giderleri zarar miktarlarının hesaplanması için bilirkişi raporu aldırılmıştır.
Nitelikli hesaplamalar uzmanı Selma Mert Karaarslan ve tıp doktoru-aktüerya uzmanı ...’den oluşan bilirkişi heyeti 22/08/2022 tarihli raporlarında özetle; uyuşmazlık konusu kazanın oluşumunda taraf kusurları anlaşılamadığından kusur indirimi mahkemenin takdirinde olmak üzere davacı için % 57 maluliyet derecesine göre kalıcı iş gücü kaybı zararının 2.198.146,88 TL olarak hesaplandığı, davalı sigorta şirketinin bu bedelden kaza tarihinde ölüm/sakatlık halleri için geçerli olan 330.000,00 TL ile sınırlı olarak sorumlu olduğu, davacının ilkokul dönemi dahil bakım ihtiyacı olduğu kabul olunarak 209.078,30 TL bakım giderinin hesaplandığı, tedavi giderlerinden kaynaklı alacağının 528.000,00 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin bakım ve tedavi giderlerinden kaza tarihinde sağlık giderleri için geçerli olan 330.000,00 TL ile sınırlı olarak sorumlu olduğu; davacının ekonomik geleceğinin sarsılmasından kaynaklı istekleri bakımından mahkemece hesaplama kriterlerinin belirlenebilmesi durumunda (özürlü olarak elde edeceği kazanç ile özürlü olmasaydı elde edebileceği kazanç miktarlarının tespit edilmesi gerekli olduğundan) hesaplama yapılabileceği davacının yaşı itibariyle kazanç kaybından söz edilemeyeceğinden geçici iş göremezlik tazminatı hesabının yapılamadığı; davacı tarafça işitme cihazı alındığı ve bu doğrultuda ek harcamalar yapıldığı yönünde de iddialarda bulunulmuş ise de; mevcut düzenlenen adli rapor kapsamında kaza ile ilişkili olarak tespit edilen maluliyet oranlarının sağ kol amputasyonu ve travma sonrası stres bozukluğu tanıları ile yapıldığı, işitme kaybı konusunda herhangi bir değerlendirmede bulunulmadığı, bu nedenle bu yöndeki maddi tazminat isteği konusunda ek bir değerlendirme yapılmasının mümkün olamayacağı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi tarafından düzenlenen 30/12/2022 tarihli durum bildirir sağlık kurulu raporu incelendiğinde; “2017 yılında araç dışı trafik kazası sonucunda sağ kol uç bölgesinden amputasyon sonrası ortopedi bölümünce güdük kapatılması yapılan ve tarafımızca eşlik edilerek operasyonda güdük hattı kısmi kalınlıkta deri grefti konulan hasta değerlendirildi. Hastanın bilinci açık, koopere, oryante. Hastanın sağ kolu üç eşit parçaya bölündüğünde yaklaşık olarak 2/3'ü korunmuş şekilde ampute olarak izlendi. Güdük hattından kol ön iç yüz ve omuz bölgesinde uzanan 18*5 cm boyutunda greftle onarıma bağlı alan ve sağ uyluk dış kısmında 17x6 cm boyutlarında greft donör alanla uyumlu alan izlendi. Omuz hareketleri olağan olarak izlendi. Duyu muayenesi hasta kolda belirgin duyu kaybı ya da duyu hissinde artma tarif etmedi. Omuz eklemini ilgilendiren kontraktür izlenmedi. Sol el dorsalinde tabanı 7 cm, yüksekliği 9 cm olan üçgen şeklinde sekonder iyileşmeye bağlı skar izlendi. Sol el motor ve duyu muayenesi olağan saptandı. El bileği ve parmaklarını ilgilendiren kontraktür izlenmedi. Yüzde sol kulak ön bölgesinde 2,5*0,7 cm boyutlarında, sol çene alt bölgesinde 2*0,5 cm boyutlarında, sol kulak arkasında 2*2 cm boyutlarında skar izlendi. Sağ gövde üst bölümünde 2,5*2 cm boyutunda skar izlendi. Hastanın sol kolunda büyümeyle birlikte olan kemik uzaması ile yumuşak doku büyümesi arasında uyumsuzluk ile güdük hattında açılma durumunda kemik törpüleme ile güdük revizyon işlemi gerekebilir. Sol koldaki skarinaâ yönelik ileride skar revizyonu, yağ grefti enjeksiyonu gerekebilir. Hastanın yüz ve kulak bölgesindeki izlerine yönelik ileri dönemde skar revizyonu işlemi yapılabilir. Hastanın sol el dorsalindeki izine bağlı ileri dönemde skar revizyonu, yağ grefti revizyonu işlemi yapılabilir. Bu operasyonların tamamı SGK kapsamında sağlık bakanlığına bağlı hastaneler ve üniversite hastanelerinde yapılabilir ve bu sağlık birimlerinde yapıldığında hizmet gideri hastaya yansımayacaktır” dendiği görülmüştür.
Aynı bilirkişi heyeti Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne "davacının ihtiyaç duyacağı estetik operasyonları ve giderleri" bakımından yazılan yazı cevabı ile taraf itirazlarını ek raporlarıyla değerlendirmişlerdir.
Bilirkişiler 28/08/2022 tarihli bu ek raporlarında özetle; uyuşmazlık konusu kazanın oluşunda taraf kusurları anlaşılamadığından kusur indiriminin takdirinin mahkemeye ait olduğunu, % 57 maluliyet derecesine göre kalıcı iş gücü kaybı zararının 2023 yılı verileri ile 4.392.529,87 TL olarak yeniden hesaplandığını, davalı sigorta şirketinin bu bedelin 310.000,00 TL’si ile sınırlı olarak sorumlu bulunduğunu, davacının ilkokul dönemi dahil bakım ihtiyacı içinde olduğu kabul olunarak 209.078,30 TL bakım giderinin hesaplandığını, tedavi giderlerinden kaynaklı alacağının 528.000,00 TL bulunduğunu ve Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi tarafından mahkemeye hitaben yazılan 04/01/2023 tarihli cevabi yazıda “plastik cerrahi giderlerinin SGK kapsamında Sağlık Bakanlığı’na bağlı hastaneler veya üniversite hastaneleri tarafından yapılabileceği ve bu hizmetler karşılığında hastaya yansıyacak herhangi bir ödemenin olmayacağı” ifade edilmiş olmakla bu yönü ile kök raporda değişiklik bulunmadığını, davalı sigorta şirketinin bakım ve tedavi giderlerinden kaza tarihinde sağlık giderleri için geçerli olan 330.000,00 TL ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu, davacının ekonomik geleceğinin sarsılmasından kaynaklı istekleri bakımından mahkemece hesaplama kriterlerinin belirlenebilmesi durumunda (özürlü olarak elde edeceği kazanç ile özürlü olmasaydı elde edebileceği kazanç miktarlarının tespit edilmesi gerekli olduğundan) hesaplama yapılabileceğini, davacının yaşı itibariyle kazanç kaybından söz edilemeyeceğinden geçici iş göremezlik tazminatı hesabının yapılamadığını bildirilmişlerdir.
Milli Savunma Bakanlığı Asker Alma Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 02/11/2023 havale tarihli yazıda; davacı ...’nin 2012 doğumlu olduğu, askerlik çağına 20231 yılında gireceği; yükümlünün askerliğe elverişli olup olmadığına ilişkin yoklama işlemlerini askerlik çağına girdiği 2031 yılında yaptıracağı, askerlik hizmetini yapmasının mümkün olup olmadığına işlemlerini yaptırdığı tarihte yürürlükte olan Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Sağlık Yeteneği Yönetmeliği’ne göre karar verileceği bildirilmiştir.
Mahkememizce davacılar vekilinin sunduğu 02/10/2023 tarihli protez bedeline ilişkin yazılı itirazlarının değerlendirilmesi ve Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi’nin ... Esas-...Karar sayılı, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin ... Esas-... Karar Sayılı, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin ... Esas-... Karar sayılı ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin ... Esas,-... Karar sayılı emsal kararlarında belirtildiği üzere davacı ...’nin o tarihte 11 yaşında bir erkek çocuğu olduğu dikkate alınarak davacının eğitim durumu, okuldaki başarısı, ailesinin eğitim durumu, gelir durumu, ileride evlenme ihtimali, ileride edineceği mesleği gibi hususlar göz önüne alındığında, sağ kolunu kaybedecek şekilde yaralanmış olmasının etkileri değerlendirilerek ekonomik geleceğinin sarsılması sonucu oluşan zararının belirlenmesi için bilirkişilerden yeniden ek rapor aldırılmıştır.
Bilirkişiler 07/03/2024 tarihli ek raporlarında özetle; uyuşmazlık konusu kazanın oluşumunda taraf kusurları anlaşılamadığından kusur indirimi mahkemenin takdirinde olmak üzere davacı için % 57 maluliyet derecesine göre kalıcı iş gücü kaybı zararının 2024 yılı verileriyle 7.390.113,77 TL olarak hesaplandığını, davalı sigorta şirketinin bu bedelden kaza tarihinde ölüm/sakatlık halleri için geçerli olan 330.000,00 TL ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu, ekonomik geleceğinin sarsılmasından kaynaklı zararlarının 4.742.130,00 TL olarak hesaplandığını, davacının ilkokul dönemi dahil bakım ihtiyacı olduğu kabul olunarak 209.078,30 TL bakım giderinin hesaplandığı, toplam protez maliyetinin güncellenerek 1.309.305,00 TL olduğunun hesaplandığını, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından mahkemeye hitaben yazılan 04/01/2023 tarihli cevabi yazıda “plastik cerrahi giderlerinin SGK kapsamında Sağlık Bakanlığı’na bağlı hastaneler veya üniversite hastaneleri tarafından yapılabileceği ve bu hizmetler karşılığında hastaya yansıyacak herhangi bir ödemenin olmayacağı” ifade edilmiş olmakla bu yönüyle kök raporda değişikliğin bulunmadığını, davalı sigorta şirketinin bakım ve tedavi giderlerinden kaza tarihinde sağlık giderleri için geçerli olan 330.000,00 TL ile sınırlı olarak sorumlu bulunduğunu, davacının yaşı itibariyle kazanç kaybından söz edilemeyeceğinden geçici iş göremezlik tazminatı hesabının yapılamadığını bildirmişlerdir.
Davacılar vekili 07/06/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile; 7.390.113,77 TL’si sürekli iş göremezlik tazminatı, 4.742.130,00 TL’si ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklı zarar karşılığı tazminat, 209.078,30 TL’si bakım gideri, 1.309.305,00 TL’si biyonik kol protez gideri olmak üzere toplam 13.650.627,10 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 04/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi (davalı sürücü için yasal faiz) ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, olay tarihinden yaklaşık 7 yıl gibi uzunca bir sürenin geçmesi nedeniyle yüksek enflasyon kaynaklı paranın değerindeki aşırı düşüş ve alım gücünün azalması gibi etkenler dikkate alınarak dava dilekçelerindeki manevi tazminat isteklerinin tam kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Islahla birlikte dava değerinin heyet sınırına ulaşması sebebiyle davaya heyetçe bakılmasına ilişkin 18/10/2024 tarihli ara kararı oluşturulmuştur.
Davacılar vekili 25/12/2024 tarihli dilekçesi ile; maddi tazminat miktarının 2025 yılı için belirlenmiş olan asgari ücret üzerinden hesaplanarak güncellenmesi için ek rapor aldırılmasını istemiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamalardan davacının alacağının daha fazla olduğu anlaşılıyor ve istem bölümünde “fazlaya ilişkin haklarını saklı tutması” ya da “alacağın şimdilik şu kadarını dava ediyorum” şeklinde bir ifadeye yer veriliyor ise, bu husus davanın kısmi dava olarak kabulü için yeterli sayılacaktır. Hukuk Genel Kurulunun 02/04/2003 tarihli ... Esas ve ...Karar sayılı kararı da bu yönde olup, aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 16/05/2019 tarihli ...Esas ve ...Karar sayılı kararında da benimsenmiştir. Somut dava yönünden değerlendirme yapıldığında; davacılar vekili dava dilekçesinde “fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere” şeklinde beyanda bulunarak maddi ve manevi tazminat isteğinde bulunmuş ise de; 17/12/2019 tarihli duruşmada; "müvekkil ...'nin trafik kazasında yaralanması nedeniyle açmış olduğumuz maddi tazminata ilişkin belirsiz alacak davasında..." demiş olması ve karşı tarafın bu beyana itiraz etmemiş olması sebebiyle mahkememizce davanın belirsiz alacak davası niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.
Haksız fiile dayalı tazminat isteklerinde gerçek zararın belirlenmesi yönünden karar tarihine en yakın tarihlerdeki ölçütlerin kullanılması gerektiğinden, asgari ücret kamu düzeni ile ilgili olup, mahkemece re’sen göz önünde tutulması zorunluluğunun yanı sıra eldeki davada davacılar vekili de 25/12/2024 tarihli dilekçesi ile tazminat hesabının 2025 yılı için belirlenen asgari ücret üzerinden hesaplanmasını istemiş olduğundan; 28/08/2022 tarihli bilirkişi raporunu ve 07/03/2024 tarihli ek raporu düzenleyen bilirkişilerden; "2025 yılı için belirlenen asgari ücret verileri ışığında davacı ... için istenebilecek ve dava konusu edilen maddi tazminat miktarının ne olacağı" konusunda ve itirazlar konusunda ikinci ek raporun aldırılmıştır.
Hesap uzmanı bilirkişiler hazırlayıp sundukları 06/01/2025 tarihli ek raporlarında özetle; dosya kapsamından uyuşmazlık konusu kazanın oluşunda taraf kusurları anlaşılamadığından kusur indiriminin takdirini mahkemeye bıraktıklarını; % 57 maluliyet derecesine göre kalıcı iş gücü kaybı zararının 2025 yılı verileriyle 9.538.150,21 TL olarak yeniden hesaplandığını, davalı sigorta şirketinin bu bedelden kaza tarihinde ölüm/sakatlık halleri için geçerli olan 330.000,00 TL ile sınırlı olarak sorumlu bulunduğunu; ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklı zararın 5.973.838,60 TL olarak yeniden hesaplandığını; davacının ilkokul dönemi dahil bakım ihtiyacı içinde olduğu kabul olunarak 209.078,30 TL hesaplanan bakım gideri alacağında değişiklik bulunmadığını; toplam protez maliyetinin bu rapor tarihi itibariyle 1.309.305,00 TL olduğunu, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi tarafından mahkemeye yazılan 04/01/2023 tarihli yazıda plastik cerrahi giderlerinin SGK kapsamında Sağlık Bakanlığı’na bağlı hastaneler veya üniversite hastaneleri tarafından yapılabileceği ve bu hizmetler karşılığında hastaya yansıyacak herhangi bir ödemenin olmayacağı ifade edilmiş olduğundan bu yönüyle kök raporda değişiklik bulunmadığını, davalı sigorta şirketinin bakım ve tedavi giderlerinden kaza tarihinde sağlık giderleri için geçerli olan 330.000,00 TL ile sınırlı olarak sorumlu bulunduğunu, davacının yaşı itibariyle kazanç kaybından söz edilemeyeceğinden geçici iş göremezlik tazminat hesabının yapılmadığını bildirmişlerdir.
Davacılar vekili 27/01/2025 tarihli değer artırım dilekçesiyle; 9.538.150,21 TL’si sürekli iş göremezlik tazminatı, 5.973.838,60 TL’si ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklı zarar karşılığı tazminat, 209.078,30 TL’si bakım gideri tazminatı ve 1.309.305,00 TL’si biyonik kol protez gideri tazminatı olmak üzere toplam 17.030.372,10 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 04/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi (davalı sürücü için yasal faiz) ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminat isteklerinin tamamının kabul edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Eshot Genel Müdürlüğü vekili ve davalı sigorta şirketi vekili değer artırım dilekçesine karşı zaman aşımı itirazında bulunmuşlardır.
6098 sayılı TBK’nın 72. maddesinde; “(1) Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır. (2) Haksız fiil dolayısıyla zarar gören bakımından bir borç doğmuşsa zarar gören, haksız fiilden doğan tazminat istemi zamanaşımına uğramış olsa bile, her zaman bu borcu ifadan kaçınabilir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109/2. maddesindeki davanın cezayı gerektiren bir fiilden doğmuş olması ve ceza kanununun bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunması halinde, bu sürenin maddi tazminat istekleri için de geçerli olacağına ilişkin düzenleme uyarınca davada uzatılmış ceza zaman aşımı süresinin uygulanması gerekecektir. Dava, belirsiz alacak davası olarak açılmıştır. Davacı tarafın ilk artırım dilekçesi bedel artımı, ikincisi ise ıslahtır. Olayda uzamış ceza zaman aşımı süresi (8 yıl) uygulanacaktır. Kaza tarihinin 04/09/2017 olduğu, ıslah dilekçesinin 27/01/2025 tarihinde verildiği dikkate alındığında 8 yıllık sürenin henüz dolmadığı anlaşıldığından, davalı tarafın zaman aşımı itirazı haklı görülmemiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde; 'İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.'; 85/1. maddesinde; 'Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.'; 6098 sayılı TBK'nın 49/1.maddesinde; “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar verenin bu zararı gidermekle yükümlüdür.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A-1. maddesinde de benzer şekilde; 'Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.' düzenlemesine yer verilmiştir. 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1 maddesinde; “Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir.” şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise Genel Şartlar'ın A.3. maddesinde; “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” şeklinde düzenlenmiştir. Yukarıda yazılı yasal düzenlemelerde de açıkça belirtildiği üzere 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. maddesi gereğince Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, sigorta ettirenin, 3. kişilere verdiği zarardan dolayı hem üçüncü kişileri hem de sigorta ettireni koruma amacıyla oluşturulmuş bir zarar sigortası türüdür. Dolayısıyla 2918 sayılı KTK'nın 85/son maddesine göre işleten, araç sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğundan, oluşan zararın niteliği yönünden de sigortacının sorumluluğunun da işleten gibi değerlendirilmesi gerekir. 2918 sayılı KTK'nın 91/1. ve 85/1. maddeleri uyarınca Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasını yapan sigortacı, işletenin sorumluluğunu üstlenmektedir.
Nitekim; davacılar vekili de bu düzenlemeler kapsamında, sigortalı aracın sürücüsü tarafından uğratılan zararın aradaki poliçe ilişkisi nedeniyle davalı sigorta şirketi, TBK'nın 49. maddesinde düzenlenen haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler çerçevesinde davalı araç sürücüsü ve 2918 sayılı kanunun 85. maddesi hükmü çerçevesinde ise araç işleten tarafından karşılanmasını istemiştir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013-01/06/2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015-20/02/2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gereklidir. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nin emsal 01/07/2021 tarihli, 2020/2210 Esas ve 2021/612 Karar sayılı kararı da bu yöndedir. Dava konusu kaza 04/09/2017 tarihinde gerçekleştiğinden, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 13/07/2021 tarihli rapordaki Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yapılan değerlendirme benimsenmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre; davacıların maddi tazminat istekleri yönünden; olay günü olan 04/09/2017 tarihinde davalı sürücü ...'ın yönetimindeki ... plakalı belediye otobüsü ile Yeşilyurt yönüne doğru seyir halinde iken, 9726 sokak kavşağına geldiğinde bu sokaktan koşarak gelen davacı ...’ye çarptığı, ceza mahkemesinin kararına dayanak tutulan ve kaza tespit tutanağı ile de uyumlu bulunan bilirkişi raporuna göre davalı sürücünün tali kusurlu olduğu, davacı ...'nin ise asli kusurlu olduğu, raporda kusur oranları belirtilmemiş ise de yerleşik BAM ve Yargıtay kararlarına göre mahkememizce davalı sürücünün kusur oranının takdiren % 25, davacı ...'nin kusur oranının ise takdiren % 75 olarak kabul edildiği, davacı ...'nin bu kaza nedeniyle Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre % 57 oranında sürekli iş göremezliğinin oluştuğu ve tıbbi iyileşme süresinin 180 gün olarak belirlendiği; davalı sürücü yönetimindeki ... plakalı aracın bir belediye otobüsü olduğu ve kaza tarihini kapsayacak şekilde ZMMS poliçesinin davalı sigorta şirketi tarafından düzenlendiği, TRH 2010 adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” esas alınmak, peşin değer hesabı olarak her yıl % 10 artırım ve iskonto yöntemi uygulanmak suretiyle yapılan ve mahkememizce de benimsenen 06/01/2025 tarihli ek raporda hesaplanan zarar kalemlerinden davacı ...'nin davaya konu kazadaki % 75 kusuru sebebiyle mahkememizce yapılan indirim sonucu 2.384.537,55 TL sürekli iş göremezlik tazminatına, 1.493.459,65 TL ekonomik geleceğinin sarsılmasından kaynaklı tazminata, 52.267,57 TL bakım gideri tazminatına ve 327.326,25 TL biyonik kol protez giderini istemeye hak kazandığı, yaşının küçük olması sebebiyle geçici iş göremezlik zararının oluşmadığı, davacının ekonomik geleceğinin sarsılması nedeniyle uğradığı zararın sürekli iş göremezlik zararı içerisinde değerlendirildiği, davalı sürücünün 6098 sayılı TBK'nın 49 ve devam eden maddeleri, davalı sigorta şirketinin 2918 sayılı KTK'nın 91/1, 85 ve araç sahibi ve işletenin aynı kanunun 85/son maddeleri gereğince zarardan dolayı sorumluluklarının bulunduğu, davalı işleten Eshot Genel Müdürlüğü'nün TBK'nın 66. maddesi gereğince adam çalıştıran sıfatıyla da sorumluluğunun bulunduğu, kazanın poliçe teminat süresi içerisinde gerçekleştiği, davalıların yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler çerçevesinde zarardan sorumluluklarının bulunduğu; zarardan davalı sigorta şirketinin sürekli sakatlık teminat limiti olarak 330.000,00 TL ile ve ayrıca tedavi gideri teminat olarak 330.000,00 TL ile sınırlı olarak sorumlu olduğu anlaşıldığından, davacı ...'nin maddi tazminat isteğinin toplam 4.257.591,02 TL üzerinden kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacılar vekilinin manevi tazminat isteğine gelince; 6098 sayılı TBK'nın 56. maddesinde düzenlenmiştir. TBK'nın 56/2 maddesindeki “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” şeklindeki yasal düzenleme gereğince davacıların manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. Bu düzenlemeye göre; hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilecektir. Dolayısıyla; manevi tazminat, zarar görende manevi olarak huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir nitelik taşıdığından, bir ceza olmadığı gibi bu düzenleme ile mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinmemiştir. Yani; zarar görenin zenginleşmemesi, zarara sebebiyet verenin de fakirleşmemesi gerekecektir. Amaç; olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi olduğundan, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile birlikte olayın meydana geliş şeklinin de göz önünde bulundurulması, hakkaniyete uygun ve adaletli bir sonuca varılması önem taşıyacaktır. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar belirtilmiştir. Bu hal ve şartlar her olaya göre değişebilecektir. Bunun yanısıra tatmin duygusunun yanında caydırıcılık uyandıracak oranda manevi tazminata karar verilmesi önemlidir. Olaya bu açıdan bakıldığında; dava konusu kazanın oluş şekli, etkenleri ve özellikleri, kazadaki kusur durumu, kazanın gerçekleştiği tarih, olayın ağırlığı, duyulan acı, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik koşullar, paranın satın alma gücü, davacı ...'nin iş göremezlik oranı ve süresi göz önüne alındığında davacılardan ... için 230.000,00 TL, ... için 180.000,00 TL, ... için 80.000,00 TL, ... için 80.000,00 TL, ... için 60.000,00 TL, ... için 60.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin hakkaniyete uygun düşeceği kanaatine varıldığından, davacılar vekilinin davalılar hakkındaki manevi tazminat isteğinin bu miktarlar üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiş, tüm dava hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davalı sigorta şirketine dava tarihinden önce başvuruda bulunulmamış olması sebebiyle, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüdün dava tarihinde oluştuğu; diğer davalılar yönünden ise temerrütün kaza tarihi olan 04/09/2017 tarihinde oluştuğu kabul edilmiştir.
Sigortalı araç kamu hizmeti gören bir araç olduğundan, Yaegıtay 17. Hukuk Dairesi'nin emsal ... Esas ve ... Karar sayılı kararı da gözetilerek hükmolunan tazminata yasal faiz yürütülmüştür.
HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Davacı ...’nin davalılar hakkında açtığı maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile;
a-2.384.537,55 TL’si sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.493.459,65 TL’si ekonomik geleceğinin sarsılmasından kaynaklı zarar, 52.267,57 TL’si bakım gideri, 327.326,25 TL’si biyonik kol protez gideri olmak üzere toplam 4.257.591,02 TL maddi tazminatın (davalı sigorta şirketinin sürekli sakatlık teminat limiti olarak 330.000,00 TL ile ve ayrıca tedavi gideri teminat olarak 330.000,00 TL ile sınırlı olarak sorumlu olması kaydı ile) davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 04/09/2017 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacı ...’ye verilmesine,
b-Davacı ...’nin maddi tazminatla ilgili fazlaya ilişkin isteğinin reddine,
2-Davacı ...’nin manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile;
a-230.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 04/09/2017 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalılar ESHOT Genel Müdürlüğü ve ...’tan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacı ...’ye verilmesine,
b-Fazlaya ilişkin isteğin reddine,
3-Davacı ...’nin manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile;
a-180.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 04/09/2017 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalılar ESHOT Genel Müdürlüğü ve ...’tan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,
b-Fazlaya ilişkin isteğin reddine,
4-Davacı ...’nin manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile;
a-80.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 04/09/2017 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalılar ESHOT Genel Müdürlüğü ve ...’tan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,
b-Fazlaya ilişkin isteğin reddine,
5-Davacı ...’nin manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile;
a-80.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 04/09/2017 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalılar ESHOT Genel Müdürlüğü ve ...’tan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,
b-Fazlaya ilişkin isteğin reddine,
6-Davacı ...’nin manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile;
a-60.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 04/09/2017 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalılar ESHOT Genel Müdürlüğü ve ...’tan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,
b-Fazlaya ilişkin isteğin reddine,
7-Davacı ...’nin manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile;
a-60.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 04/09/2017 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalılar ESHOT Genel Müdürlüğü ve ...’tan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,
b-Fazlaya ilişkin isteğin reddine,
8-Maddi tazminat davası yönünden Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 290.836,04 TL harcın (davalı sigorta şirketinin bu miktarın 45.084,60 TL’lik kısmı ile sınırlı olarak sorumlu olması kaydı ile) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, Hazine'ye gelir kaydına,
9-Manevi tazminat davası yönünden Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 47.133,90 TL harcın davalılar ESHOT Genel Müdürlüğü ve ...’tan müştereken ve müteselsilen alınarak, Hazine'ye gelir kaydına,
10-Suç üstü ödeneğinden karşılanan 2.300,73 TL'si posta tebligat gideri, 1.200,00 TL'si bilirkişi ücreti ve 1.200,00 TL'si Dokuz Eylül Üniversitesi rapor ücreti olmak üzere toplam 4.700,73 TL'lik yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren 1.304,33 TL'sinin (davalı sigorta şirketinin bu miktarın 174,00 TL'lik kısmı ile sınırlı olarak sorumlu olması kaydı ile) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak; kalan 3.396,40 TL'lik kısmının davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
11-Davacıların yapmış olduğu posta-tebligat gideri olan 70,00 TL'lik yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren 19,42 TL'sinin (davalı sigorta şirketinin bu miktarın 2,59 TL'lik kısmı ile sınırlı olarak sorumlu olması kaydı ile) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, kalan kısmının davacılar üzerinde bırakılmasına,
12-Davalı ESHOT Genel Müdürlüğü'nün yapmış olduğu 150,00 TL'si posta tebligat gideri ve 2.500,00 TL'si bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.650,00 TL'lik yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren 1.914,70 TL'sinin davacılardan alınarak, davalı ESHOT Genel Müdürlüğü'ne verilmesine, kalan kısmının davalı ESHOT Genel Müdürlüğü'nün üzerinden bırakılmasına,
13-Davalı ...Sigorta Anonim Şirketi'nin yapmış olduğu bilirkişi ücreti olan 2.500,00 TL'lik yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren 2.403,12 TL'sinin davacılardan alınarak, davalı ...Sigorta Anonim Şirketi'ne verilmesine, kalan kısmının davalı ...Sigorta Anonim Şirketi'nin üzerinde bırakılmasına,
14-Davalı ...'ın yapmış olduğu bilirkişi ücreti olan 1.500,00 TL'lik yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren 1.083,79 TL'sinin davacılardan alınarak, davalı ...'a verilmesine, kalan kısmının davalı ...'ın üzerinden bırakılmasına,
15-Davacı ...'nin kısmen kabul edilen maddi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 484.607,28 TL vekalet ücretinin (davalı sigorta şirketinin bu miktarın 75.122,48 TL’lik kısmı ile sınırlı olarak sorumlu olması kaydı ile) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacı ...'ye verilmesine,
16-Davacı ...'nin kısmen reddedilen maddi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 484.607,28 TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak, bu miktarın 75.122,48 TL'sinin davalı sigorta şirketine; 409.484,80 TL'sinin diğer davalılara eşit olarak verilmesine,
17-Davacı ...'nin kısmen kabul edilen manevi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 36.800,00 TL vekalet ücretinin davalılar ESHOT Genel Müdürlüğü ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacı ...'ye verilmesine,
18-Davacı ...'nin kısmen reddedilen manevi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak, davalılar ESHOT Genel Müdürlüğü ve ...'a eşit olarak verilmesine,
19-Davacı ...'nin kısmen kabul edilen manevi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ESHOT Genel Müdürlüğü ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacı ...'ye verilmesine,
20-Davacı ...'nin kısmen reddedilen manevi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak, davalılar ESHOT Genel Müdürlüğü ve ...'a eşit olarak verilmesine,
21-Davacı ...'nin kısmen kabul edilen manevi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ESHOT Genel Müdürlüğü ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacı ...'ye verilmesine,
22-Davacı ...'nin kısmen reddedilen manevi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak, davalılar ESHOT Genel Müdürlüğü ve ...'a eşit olarak verilmesine,
23-Davacı ...'nin kısmen kabul edilen manevi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ESHOT Genel Müdürlüğü ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacı ...'ye verilmesine,
24-Davacı ...'nin kısmen reddedilen manevi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak, davalılar ESHOT Genel Müdürlüğü ve ...'a eşit olarak verilmesine,
25-Davacı ...'nin kısmen kabul edilen manevi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ESHOT Genel Müdürlüğü ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacı ...'ye verilmesine,
26-Davacı ...'nin kısmen reddedilen manevi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak, davalılar ESHOT Genel Müdürlüğü ve ...'a eşit olarak verilmesine,
27-Davacı ...'nin kısmen kabul edilen manevi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ESHOT Genel Müdürlüğü ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacı ...'ye verilmesine,
28-Davacı ...'nin kısmen reddedilen manevi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak, davalılar ESHOT Genel Müdürlüğü ve ...'a eşit olarak verilmesine,
29-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair; davacılar vekilinin, davalı ... vekilinin, davalı Eshot Genel Müdürlüğü vekilinin ve davalı ...Sigorta A.Ş. vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 14/03/2025
Başkan ...
E-imza
Üye ...¸
E-imza
Üye ...
E-imza
Katip ...
E-imza